içimdeki SEN gibi…

Archive for the ‘Soru-Cevap’ Category

Tövbe İle İlgili Tüm Bilinmeyenler

dua1714fx3.jpgİnsanlık hâli bir günah işleyince ne yapmak gerekir?
Tevbe istiğfar nasıl yapılır
Sıkıntıdan kurtulmak için
Günahı küçük görmek
Dedikodu
İyi amelin önemi
Büyük günah işleyen kimse, tevbeden başka ne yapması gerekir?
Yetmiş istiğfar
Tevbem kabul oldu mu?
Son nefeste tevbe
Çok günah işleyen biri, Allah’ın sevgili kulu olabilir mi?
BUYRUN 😉
(devamını oku…)

Kalu Bela’daki Anlaşmamız..

Misak, yani kalu beladaki “anlaşma” ne demektir

Misak, yani kalu beladaki “anlaşma” ne demektir? Ruhlar âlemindeyken Allah’a verdiğimiz sözü, niçin hatırlamıyoruz. Bu sözü hatırlamayışımız, bizi sorumluluktan kurtarır mı?

Tefsir alimlerinin büyük çoğunluğu, A’raf Sûresi, 172. Ayeti esas alarak, misakın ana rahminde başladığını, bu soru ve cevabın bedene ruh ilka edilme safhasında gerçekleştiğini ifade ederler.

Allah’ın zamandan münezzeh olduğu dikkate alındığında bu mânâyı kavramak kolay olur. Değişik zamanlarda yaratılan insanlar, birbirlerine göre önce ve sonra gelmiş olsalar bile, Allah’ın ezelî ilminde hepsi hazırdırlar ve bu soruya birlikte muhatap olmuşlardır.

Misakta “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuyla insanların dikkatleri kendilerinde icra edilen İlâhî terbiyeye çekilmiş ve insan olarak terbiye gören bu bahtiyar kulların Allah’ın bu ihsanına karşı Ona iman ve ibadet etmeleri gerektiği ders verilmiştir. Misak üzerinde tartışmalara girerek bu temel mesajı unutmak doğru olmaz.

*** Misak; “güçlendirme, anlaşma, sözleşme,” gibi mânâlara geliyor. Ve “misak-i ezelî,” Cenâbı Hakk’ın “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna, ruhların “Evet, sen bizim Rabbimizsin.” diye cevap vermeleriyle tahakkuk etmiş oluyor.

Tefsir âlimlerimiz ruhlara yapılan bu hitabın “kelamî” olmadığında yani Kur’an ve diğer semavî kitaplarda olduğu gibi bir hitap olmadığında ittifak etmişlerdir. Elmalılı Hamdi efendi, bunun, meleklere verilen emirler gibi olduğunu ve “kelam-ı lâfzi” ile olmadığını vurgular ve şöyle buyurur: “Bunda (da) mânâ-yı marufiyle (bizim anladığımız mânâda) bir işhad (şahit tutmak) ve sual ü cevap (soru ve cevap), hakiki mânâsıyla bir mukavele düşünmek lazım değildir.” (devamını oku…)

Söylenmesi Caiz Olmayan Sözler

Söylenmesi caiz olmayan sözler

Sual: Bir alet çalışmayınca veya bozulunca azizlik etti deniyor. Böyle söylemek uygun mudur?
CEVAP
Hıristiyan din adamları kastedilerek (papazlık etti) anlamında (azizlik etti) diyenler varsa da, yine uygun değildir. Çünkü dinimizde aziz; izzetli, şerefli, değerli, evliya gibi anlamlara gelir. Bozulunca şerefli bir iş yaptı denmez.

Sual:
(Anladıysam Arap olayım) demek küfür mü?
CEVAP
Eğer niyeti, Arabı, Peygamber efendimizi kötülemek ise küfür olur.

Sual: Müslüman oldum. Hıristiyan ana babam, çocuğumu vaftiz yaptıracak. Müsaade etmem caiz mi?
CEVAP
Müsaade edilmemeli. Sizden habersiz yapılırsa siz mesul olmazsınız.

Sual:
Yedinci kattan düştü. Mucize olarak kurtuldu demek caiz mi?
CEVAP
Hayır. Çünkü mucize sadece peygamberlerde görülür, çocuğa peygamber denmiş olur.

Sual:
Günahkâra veya kâfire, (Günah keçisi) demek caiz mi?
CEVAP
Hayır.

Sual:
Ana babam hıristiyandır. (Rabbenağfirli velivalideyye…) âyetini okumam caiz mi?
CEVAP
Namazda zammı sure olarak caiz, dua olarak caiz değildir.

Sual:
(Allah bana kulum demesin) diyerek yemin küfür olur mu?
CEVAP
Çok tehlikelidir, sakınmak gerekir.

Sual:
(Haram ama seviyorum) demek küfür olur mu?
CEVAP
Haram olur.

Sual:
(Allah yazdıysa bozsun) demek caiz mi?
CEVAP
Hayır. Dua niyetiyle söylemek caizdir.

Sual:
Kâfire, istemeyerek sayın anlamında hazretleri demek küfür olur mu?
CEVAP
Olmaz. Tazim için olursa küfür olur. (devamını oku…)

hz.Adem ve hz.Havva’nın Çocukları Neden Evlenmiş?

Hz adem ve havva nın çocukları neden evlenmiş.yani kardeş kardeşe nasıl nikah kıyılmış.bu mümkün müdür.böyle birşey varmıdır.bundan kardeşlere nikah düşer bunu mu çıkartmalıyız.?lütfen yardımcı olunuz.dinimizde böyle birşey varmıdır?

19-Eylül-2006 – 12:12:18

 Cevabımız

Değerli Kardeşimiz;

İnsanlar Hz. Âdem’le Hz. Havva’dan doğarak çoğalmışlardır. Havva anamız hep ikiz doğum yapıyordu. Bunlardan birisi erkek, diğeri de kızdı. Hz. Âdem, aynı anda doğan ikizleri, bir önce veya bir sonra doğan ikizlerle evlendiriyordu. Habil’le beraber doğan kız çırkın, Kabil’le birlikte doğan kız ise güzeldi. Bu durumda Hz. Âdem, Habil’in, Kabil’le beraber doğan kızla, Kabil’in de Habil’le beraber doğan kızla evlenmesini istedi. Fakat Kabil buna razı olmadı, kendisiyle doğan güzel kızı Habil’e vermek istemeyerek kendisi almak istedi. (devamını oku…)

Mucize Nedir ?

mucizeMucize nedir?

Daha önce defalarca okumuş olmama rağmen, en son meal-tefsir çalışmam sırasında Kuran’ı “tertil” ile yani düşüne düşüne tekrar baştan sona okuma fırsatı buldum. Bir taraftantan da kendimce tespit ettiğim bazı konuların “özel olarak” izini sürdüm. Bunlardan birisi de “mucize” konusudur.

Önce sürdüğüm izden edindiğim izlenimi birkaç madde (öncül) olarak aktarayım, sonra bunlar ışığında konuyu açmaya çalışacağım. (devamını oku…)

Müzik Haram mı Değil mi ??

Müzikte vahiy ölçüsü

muzik.jpg

Manisa/ Demirci’den Büşra Nur ÜNLÜ: “Bir bayan olarak bağlama (veya herhangi bir müzik âleti) çalmanın dinimizce hükmü nedir? Caiz midir? Bayan ve dindar bir aile olduğumuz için çevredeki bazı insanlar tarafından hoş karşılanmıyor. Bu yüzden de tartışmalar oluyor… Bağlamayı sevdiğim için çalıyorum…. Fakat bunu herkese anlatamıyorum… Bu konuda aydınlatırsanız sevinirim.” Şanlıurfa’dan Uluç kardeşler: “Şimdiki müzik âletleri ile ilâhî, şarkı, türkü ve ezgi dinlemek câiz midir? Câizse ölçüsü ne olmalıdır? Çalgı âletini yasaklayan hadislerin olduğu söyleniyor. Böyle hadis var mıdır? Varsa nasıl anlayacağız? Radyoda kadın sesinden müzik dinlemenin hükmü nedir?”

Ne Kur’ân âyetleri içerisinde, ne de sahîh hadîs-i şerifler arasında; ne âletli, ne de âletsiz salt mânâda “mûsikî”yi yasaklayan bir habere, bir hükme rastlanmaz. Dînimizde haramlar açık bir dil ile, net bir şekilde hep beyan edilmiştir. Çalgılı veya çalgısız söylenen mûsikî yeni bir icat da değildir. Kur’ân âyetleri indiği günlerde mûsikî çalınıp söyleniyordu. Bizim Rabbimiz ise, kesinlikle unutkan değildir.1 Cenâb-ı Hak; “kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalmanız dışında, Allah size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamıştır”2 buyurur. Allah Resûlü de (asm) bir hadislerinde: “Allah’ın, kitabında helâl kıldığı helâl; haram kıldığı ise haramdır. Hakkında sustuğu da muaftır. Allah’tan onun affının kabulünü isteyin. Zira Allah bir şeyi unutacak değildir”3 buyurmuş; bir diğer hadislerinde de, “Allah bir şeyi farz kıldığında onu eksiltmeyin. Bir şeye sınır koyduğunda da sınırı aşmayın. Bir şey hakkında da unutmaksızın susmuşsa, onun ardına düşmeyin”4 buyurarak, haram kılacağı bir şey hakkında Allah’ın ne tereddüdü, ne de unutkanlığı bulunmadığını; binâenaleyh bir şeyi haram kılmamışsa eğer, o şeyin mubah olacağının anlaşılması gerektiğini, çünkü eşyada aslolanın “mubahlık” olduğunu beyan buyurmuş bulunmaktadır. (devamını oku…)

150 Genel Soru – Cevap

soru

150 GENEL SORU CEVAP

1-Müslüman mısın?
Cevap : Müslümanım, Elhamdülillâh.

2- Müslümanım demenin manâsı nedir?
Cevap : Allah’ı bir bilmek, Kur’anı Kerimi ve Muhammed Aleyhisselâmı hak bilmektir.
Müslüman teslim olan kimse, demektir. Yani cenâbu Allah’tan (c.c) emirlerini yerine getiren.

3- Ne zamandan beri müslümansın ?
Cevap : Gâlû belâ’dan beri müslümanım.

4- Galû Belâ ne demektir ?
Cevap : Daha dünya yaratılmadan önce Cenâb-ı Allah (c.c) dünyaya gelecek bütün insanların ruhlarını yarattı. Ve bütün ruhlara şöyle sordu : « Ben sizin Rabbiniz (Allah’ınız) değilmiyim ? »
O zaman bütün ruhlar : « Evet, sen bizim Rabbimizsin dedik ».
İşte Allah’ın varlığını ve birliğini kabul ettiğimiz bu güne Ga’lû Belâ denir. (devamını oku…)

%d blogcu bunu beğendi: