içimdeki SEN gibi…

Görsel

Baş ağrısına bitkisel son
Başınız ağrıdığında hemen ağrı kesici ya da aspirin içmenize gerek yok. Bir bardak zencefil, papatya ve ıhlamur çayı kasları ve sinirleri gevşettir. Ağrıya sebep olan kimyasal maddelerin az salgılanmasını sağlar. Çayın tarifi şöyle: 1 tatlı kaşığı kıyılmış zencefil kökü, 1 tatlı kaşığı kuru papatya, 1 tatlı kaşığı ıhlamur karışımından yapacağınız çayı isterseniz bir kaşık balla tatlandırarak sıcak içebilirsiniz.
Rahatlayın…
Baş ağrısını hafifletmek için dayanabileceğiniz kadar sıcak suyu bir leğene koyun ve ayaklarınızı 15 dakika içinde tutun. Bu sırada buzlu suda bekletilmiş bir havlu ya da bezi başınızın ağrıyan kısmına koyun. Bu, ayak damarlarınızın sıcaktan genişlemesini ve kanın ayaklarınıza gitmesini sağlarken, soğuk bez de beyin damarlarınızın büzüşmesine ve daha az kanın gitmesine sebep loru. Ve ağrınızı hafifletir, sizi rahatlatır.

Bitkiler depresyona karşı!
Çok streslisiniz, hatta depresyonda da olabilirsiniz. Bir bardak bitki çayı sizi rahatlatacaktır. Papatya ve kedi nanesi çayı yapabilirsiniz. Bir tatlı kaşığı kuru papatya ile bir tatlı kaşığı kuru kedi nanesini bir bardak suda demlendirdikten sonra süzüp içebilirsiniz.
Lavanta kokladım biraz gevşedim
Rahatlamak için lavanta koklayın. Lavanta yağını bir mendile damlatın. Ara ara koklayın.

Uykusuz musunuz?
İyi bir uyku için çarkıfelek ve kuru papatya çayı yapabilirsiniz.

Bağırsak sorunları için
İshal: İshal için muz ve keçiboynuzu yiyin. İsterseniz muzu yoğurda katıp keçiboynuzu tozu serperek de yiyebilirsiniz. Kabızlık: Sabah kalkar kalkmaz bir bardak ılık suya yarım limon suyu karıştırıp için.

Hazımsızlık ve gaz sancıları
Zencefil, rezene tohumu ve kuru naneden yapacağınız çay birebirdir.
Ballı yoğurtlu yüz kesesi
Bir tatlı kaşığı öğütülmüş badem
2 tatlı kaşığı ince öğütülmüş yulaf
1 çorba kaşığı az yağlı yoğurt
1 tatlı kaşığı az yağlı yoğurt
1 tatlı kaşığı bal
1 damla lavanta esansiyel yağı
Malzemeleri karıştırın, cildinizi ılık su ile nemlendirdikten sonra karışımı nemli cilde uygulayın. Yüzünüzü ılık su ile durulayın, ardından tonik ve nemlendirici sürün.

Sivilce tedavisi
Sivilceleri sıkmayın. Onun yerine günde birkaç defa dönüşümlü olarak sıcak ve soğuk el bezleriyle kompres yapın. Bir dakika sıcak kompresin ardından bir dakika soğuk kompres yapın. Böylece kan dolaşımı hızlanarak cilt iyileşir. Son olarak yumuşak bir dokunuşla çay ağacı esansiyel yağı uygulayın.

Evinizi çiçeklerle güzelleştirin ve havasını temizleyin
Evde neden çiçek yetiştiririz? Sadece güzel görüntüleri için değil, evin havasını tazelemeleri için de. Mesela aloe vera (sarı sabır), devetabanı, kurdele çiçeği, kauçuk, duvar sarmaşığı, barış çiçeği ve schefflera gibi ev bitkileri evdeki havayı Karıncaları öldürmeyin, kovun!
Lavanta, nane, karıncaları evinizden uzak tutacaktır. Kapı önlerine veya cam önlerine bu bitkilerden ektiğiniz saksıları koyabilirsiniz.
temizliyorlar.

Hamamböceğine hoşçakal
Hamamböcekleri okaliptüs ya da biberiye yağlarının kokusunu sevmezler. Birkaç damla yağı pamuk parçalarına damlatın ve hamam böceği gördüğünüz yerlere koyun. Etkisi devam etsin diye pamuğu birkaç günde bir tazeleyin.

Sinek kovar kaseler
Birkaç kasenin içine taze limon ve portakal kabuğu rendesi ve kuru karanfil taneleri doldurun. Evin uygun köşelerine koyun.

Zor kirler için cam temizleyicisi
250 ml beyaz sirke, dörtte bir tatlı kaşığı doğal sıvı bulaşık sabunu ile 250 ml ılık suyu bir sprey şişesinde karıştırıp çalkalayın. Sert yüzeylere püskürterek iz bırakmayan, temiz bir havluyla silin.

Doğal öksürük şurubu
Anason, meyan kökü ve (arzu edilirse) yabani kara kiraz ağacı kabuğunu, ağzı kapalı bir kaptaki suyun içinde 15 dakika süreyle kaynatın. Ateşten alıp kekik ilave edin. Ağzını kapayıp oda sıcaklığına gelene kadar soğumaya bırakın. Süzün ve bal ilave edin. Buzdolabında ağzı kapalı bir kavanozda üç ay muhafaza edebilirsiniz. Öksürüğü yumuşatmak için ihtiyaç duydukça bir tatlı kaşığı alın.

Ülsere meyan kökü
Ülser hastaları sanıldığının aksine baharat yiyebilirler. Hatta ülser vakalarında kırmızıbiber iltihaplanmayı hafifletir, kanama varsa durdurur. Meyan kökü ülsere iyi geliyor. Hatta mideyi koruyan mukus sıvısının daha fazla salgılanmasını sağlar. Çiğnenebilen (DGL) meyan kökü tabletlerinden alabilirsiniz. 3 ay süreyle kullandığınızda faydasını göreceksiniz.

Sivilce ve lekelere son
2 çorba kaşığı bal
1 tatlı kaşığı kozmetik kil
2 damla lavanta yağı
Malzemeleri birleştirip ince bir macun haline getirin. (Gerekirse daha çok kil ilave edin.) Temiz ve nemli cilde sürün. 15 dakika sonra ılık suyla yıkayın. Cildinizdeki kahverengi lekeleri limon suyuyla ovun ve bunu sık sık yapın. Bir süre sonra lekelerin rengi açılacaktır.

Migren için zencefil
İlk migren belirtilerinde bir tatlı kaşığının üçte biri kadar toz zencefili, bir bardak suyla karıştırarak için. Zencefil, ağrı kesici ve ateş düşürücü etkisiyle migren krizinin önüne geçecektir.

YİYECEKLER HAKKINDA DOĞRU VE YANLIŞLAR

 Acı biber bağımlılık yapıyor
Şeker boğaz ağrısına, elma uçuğa iyi gelir, yaşlandıkça kilo alındığı inanışı da gerçektir. İşte yiyeceklerle ilgili doğru ve yanlışlar listesi…
Yiyeceklerin etkileri ile ilgili olarak bilinen doğru ve yanlışları haberleştiren İngiliz The Times gazetesi, acı biberin gerçekten bağımlılık yaptığını, yaşlandıkça kilo alındığı inanışının ise gerçeği yansıtmadığını yazdı.

Şeker boğaz ağrısına iyi gelir: Doğru
Şeker, bal ve pekmez, boğazdaki tahriş olmuş mukus zarının üzerini kaplar ve ağrıyı hafifletir. Hardal, yabanturpu ve güçlü soğanlar da mukusu sökerek boğaz ağrısını rahatlatır.

Bakırlı yiyecekler saçların ağarmasını önler: Yanlış
Bakır eksikliği saçların ağarmasını hızlandırsa da, bu minerali içeren yengeç, istiridye, ayçekirdeği, fıstık ve badem gibi yiyeceklerin yenmesiyle saç ağarması önlenemez. Saçlardaki pigment eksikliği renk kaybına yol açar.

Acı biber bağımlılık yapar: Doğru
Acı biber yendiğinde hissedilen acı, vücudun \”doğal ağrı kesici\” olarak bilinen endorfin hormonunu salgılamasına yol açar. Endorfin, aynı zamanda haz hissi de verdiği için insanlar bir süre sonra bu hazzı yeniden hissetmek için daha acı biberler yemeye başlar.

Pişirmek mineralleri yok eder: Yanlış
Demir, çinko, iyot, selenyum gibi çoğu mineral, besinlerin pişirilmesiyle kaybolmaz. Yalnızca potasyum pişirme sıvısına karışır ve bu sıvı kullanılmazsa mineral yok olur.

Çekirge, ıstakozdan daha besleyici: Doğru
İki çekirgede 28 gram protein (erkeklerin günlük ihtiyacının yarısı, kadınlarınkinin yüzde 75\’i) ve 6 mg demir (günlük ihtiyacın yarısı) bulunur. Bütün bir ıstakoz ise 22 gram protein, 0.8 mg demir içerir.

Pizza abur cubur grubuna girer: Yanlış
Yarım margarita pizza ve balzamik sirkeli bir salata yiyerek yalnızca 360 kalori ve 12 gram yağ tüketmiş olursunuz. Ayrıca, bir porsiyon sebze yemiş olursunuz.
Kadınlar yağlı ve tatlı yiyecekleri sever: Doğru
Birçok araştırma, kadınların bisküvi, kek gibi yağlı ve şekerli yiyecekleri, erkeklerinse cips gibi yağlı ve tuzlu yiyecekleri tercih ettiğini gösteriyor.

Yaşlandıkça kilo almak kaçınılmazdır: Yanlış
Yaşlandıkça kas kütlemiz azalsa ve kalori yakma hızımız düşse de, düzenli egzersiz yaparak bu durumun önüne geçebiliriz. Üstelik spor salonuna gitmeden evde basit hareketlerle kilo almayı önleyebilirsiniz.

Elma uçuğu iyileştirir: Doğru
Bir elmada 150 \”süper besleyici\” maddenin yanı sıra vitaminler, mineraller ile tansiyon ve kolesterolü düşüren pektin maddesi bulunur. Elmanın içindeki kuersetin maddesi, uçuğa yol açan virüsleri öldürür. Kuersetin maddesi kabuğun hemen altında bulunduğu için elmayı kabuğuyla yemek en iyisidir.

Jelatin tırnakları daha güçlü hale getirir: Yanlış
Tırnaklar her uzayarak 5-7 ayda bir tamamen yenilenir ancak jelatinli besinler bu süreci hızlandırmaz. Tırnak ve saçlar, muhtemelen kan dolaşımı daha iyi olduğu için yazın kıştan daha hızlı uzar.

ŞİFA KAYNAĞI KUDRET NARI    Uzun yıllardır, eski insanların şifa için kullandıkları kudret narı, günümüzde genç nesil tarafından pek tanınmıyor.

Kudret Narı\’nın faydaları şöyle biliniyor:
\”Mide ülseri, bağırsak iltihabı, kabızlık ve gastrit için 40 gün süre ile tüketilmesi gerekiyor. İki şekilde tüketiliyor. Eylül ayında taze olarak çıkan kudret narı, olgunları balla karıştırılarak tüketilebiliyor.
Olgunlaşarak kavuniçi rengi alan meyve, tabakta eziliyor, bir miktar balla karıştırılıp, sabahları aç karnına 1 çorba kaşığı yeniliyor. Üzerine hiçbir şey kullanılmıyor.
En az 41 gün kullanılması tavsiye ediliyor. Taze meyve bulunmayan mevsimde ise, halis zeytinyağı içinde 6 ay bekletilen kudret narı ise her sabah bir çorba kaşığı tabağa konularak, 1 çorba kaşığı süzme balla karıştırılarak aç karna yeniliyor.
Bu şekilde de 41 gün devam edilerek kabızlık, mide hastalıkları, iştahsızlık tedavi ediliyor. Hariçten ise yanıklar, kesikler ve yaralar için kullanılıyor.
Kadınların vajina yaraları için de kullandığı zeytinyağında bekletilmiş kudret narı, açık yaralar için ise en çabuk iyileştirici olarak biliniyor.\”

GEBELİKTE DÜŞÜKLERE KARŞI ÖNLEM

   Arslanpençesi: Olası düşükleri önlemek amacıyla, gebeliğin üçüncü ayından sonra her gün arslanpençesi çayı içilmelidir.
Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.

Gürgen ağacı: Gürgen ağacının genç sürgünleri uzun süre kullanılarak düşüklere karşı önlem alınabilir.
Bir avuç dolusu ince kıyılmış taze sürgün yarım litre sütün içinde kısaca kaynatılır. Süzülen sütün içine bir yumurta sarısı eklenir ve herkesin kendi yöntemine uygun biçimde, bir un çorbası hazırlanır. Haftalarca ve hatta hiç çekinmeden aylar boyunca, akşam yemeklerinden önce bir tabak çorba içilir.

Kekik: Yarım tatlı kaşığı kekik, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.

Bitki karışımı: Eşit oranda ince kıyılmış arslanpençesi ve civanperçemi iyice harmanlanır. Yarım tatlı kaşığı bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyuna yayılarak 2-3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.

Böğürtlen yaprağı(çevirenin önerisi): Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış böğürtlen yaprağı(taze bitki daha etkilidir), orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve iki dakika demlendikten sonra süzülür. Gebelik boyunca her gün 1-2 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.

ISIRGAN TOHUMU YAĞININ SIRRI  Genç kalmak isteyenlerin şifa listesinde bulunması gereken bir bitki ısırgan. Tohumundan elde edilen yağın da, gençlik için üretilmiş ürünlerin içeriğinde yer alması dikkat çekiyor. Vikingler de dahi kullanılmış olan ısırgan tohumu yağı, \”gençleştiren ürünler\” listelerinde bulunuyor. AHA maddesini içerdiği için, cilde çok yararlı olarak adından söz ettiriyor. Aynı zamanda \”Gençlik yağı\” olarak da adlandırılıyor. Avrupa\’da şifalı bitki dükkanlarında bu isimle satılıyor. Isırganın mucizevi gücünden, bazı ünlüler de yararlanıyor.
Örneğin, gençlik sırlarını açıklamaktan çekinmeyen sanatçı Nükhet Duru\’nun mutfağından hiç eksik etmediği bitkiler arasında yer alıyor. Genç ve güzel bir cilt için, içinde ısırgan tohumu yağı bulunan kremleri ya da ürünleri kullanmanız da çok daha faydalı. Öte yandan sağlıklı yaşam için, bir tatlı kaşığı ısırgan tohumunu balla karıştırıp her gün yiyebilirsiniz. Ancak günlük alınacak ısırgan tohumu 8-10 gramı geçmemeli.
GENÇLIK YAĞI VE MUCIZESI Kök hücrelerini onarıcı özelliği de olduğu söylenen ısırgan otunda demir, histanim, seratonin, formik asit, asetilkolin, potasyum, A ve C vitaminleri bulunuyor. Herbalium Şifalı Ürünler Merkezi\’nce hazırlanan kırışıklık giderici ürünün formülünde de bulunan mucizevi \”ısırgan tohumu yağı\”nı Herbalist Volkan Kurt anlattı: \”Sorunlu ve kırışıklık problemi olan ciltler için ürettilen üründe bir çok şifalı bitki yağı var. Hepsinin de kırışıklıkları önlemede, cilt sorunlarını gidermede farklı etkileri mevcut. Ancak, Gençlik yağı (Jugendöl) yani ısırgan otu tohumu yağı da bu karışım içinde özellikle yer alıyor. Hiçbir yan etkisi bulunmayan bu formülle, dokusal dayanıklılık korunuyor (yaşlanma geciktiriliyor), yeniden oluşumun güçlendirilmesiyle doğrudan bağışıklık sistemi ve direnci desteklenmiş oluyor\” dedi.
YEŞİL CEVİZ  Kafkas insanının uzun yaşaması ve sağlıklı olmasının sırlarından yeşil doping olarak adlandırılan yeşil ceviz şimdi Türkiye\’de.
Kafkas viagrası olarak da anılan yeşil cevizin özellikleri bilinenden çok daha fazla.
Bu ceviz bildiğimiz cevizin ham haline benzese de çok farklı. Kafkas bölgesinin özel doğa koşullarında yetişen nadir bir ürün yılda bir kez hasat edilen ürünlerin toplanma sezonu, Haziran ayının 5\’i ila 15\’i arasında kontrollü bir şekilde yapılıyor. Yüzde yüz doğal bir ürün.

YEŞİL CEVİZ CİNSEL GÜCÜ ARTIRIR
Kafkas kökenli yazar Ayson Karabağ, yeşil cevizin bölgede yaşayan insanların konuklarını ağırlamada önemli bir görev üstlendiğini anlatıyor.
“Kafkasların uzun yaşamasının sırlarından birisi, yaşadıkları ortam ise diğeri de aldıkları gıdalar Yeşil ceviz, Kafkaslarda ev sahiplerinin konuklarına ikram ettikleri en gözde yiyeceklerden birisi.”

Cevix-y\’nin basın danışmanlığı görevini üstlenen Ayson Karabağ, “Bildiğimiz cevizlerden farkı ne?” sorusuna ilgi çekici bir karşılık veriyor:
“Anzer balının öteki ballardan farkı ne kadar var ise, Kafkaslarda yetişen yeşil cevizin diğer yörelerde yetişenlerden o kadar farkı var
Kafkas cevizinin yiyenler ve yörede yaşayanlarca bildirilen özelliklerinden ve faydalarından bazıları şunlardır: “İlaç niyetine yenilir, hücre yenilenmesine faydası olur, cinsel gücü arttırır, cinsel isteksizliği giderir.

Beyin hücrelerini geliştirir, maksimum enerji sağlar, yaşlanmayı geciktirir, kolesterolü düşürür, kabızlığı giderir, astım ve bronşite iyi gelir. Kemik ve zeka gelişimine faydası vlardır. Farklı lezzetiyle yeşil ceviz özellikle vitamin deposu özelliğini taşır.” Bu özellikleri ve faydaları kullanan kişilerin tecrübe ettikleri ve faydalandıkları bilinmektedir.

NASIL KULLANILIR?
Sabah, akşam ikişer adet alınır, şerbeti ise bir bardak sıcak su veya çaya bir tatlı kaşığı alınarak içilir.
Cevix-y\’nin bir ilaç olmadığını belirten firma yetkilileri beslenme destek ürünü olduğuna dikkat çekiyorlar. Buna rağmen marketler yerine eczanelerde satılma yolunu seçmişler. Cevix-y, Türkiye\’de tek tip ambalaj ve gramajda piyasaya sunulmuş.

HÜCRE YENILEYICI KANTORON YAĞı

   Antiseptik, kanama durdurucu, yara ve yanık iyileştirici, iltihap önleyici bu mucizevi yağ, daha bir çok şifa özelliğini bünyesinde barındırıyor. Hem haricen, hem de içilerek hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Hücre yenileyici niteliği sebebiyle, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkili.
Kantaron yağı hem kantaron bitkisinin, hem de zeytinyağının şifasını bünyesinde barındırıyor. Eski çağlardan beri kullanılan kantaron yağının, mikrop öldürücü ve damar büzücü etkisi modern araştırmalarla da kanıtlanmış durumdadır. Sizlere de kantaron yağını evinizde bulundurmanızı ısrarla öneriyorum. Ona en beklenmedik anda ihtiyaç duyabilirsiniz. Zaten kantaron yağını kullanıp etkisini gördüğünüzde, ondan vazgeçemeyecek, çevrenizdeki insanlara da tavsiye edeceksiniz.

KANTARON YAĞININ ŞİFA ÖZELLİKLERİ:
Kantaron yağı her türlü yaralarda başarıyla kullanılmaktadır. Açık yaralar, taze yaralanmalar, kesikler, ezikler, çarpmalar sonucu oluşan morluklar vb durumlarda iyileşme sağlar. Kantaron yağı;
*Antiseptik özelliğiyle yarada mikrop üremesini engeller
* İltihap önleyici özelliğiyle yarada herhangi bir iltihap oluşmasına engel olur
*Damar büzücü etkisiyle kanamayı kısa sürede durdurur
*Hücre yenileyici özelliğiyle yaranın çabuk kapanmasını sağlar
*Aynı zamanda sürüldüğü sürece yaranın sebep olduğu ağrı ve sızıları yok eder, büyük bir rahatlama sağlar.

Yanıklarda ve haşlanmalarda da kantaron yağı bir numaralı yardımcınız olmalı. Yanıkları kısa sürede iyileştirdiği gibi, yanık anındaki acıyı dindirir. Yanığın mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller. Güneş yanıklarında da kantaron yağından yararlanabilirsiniz. Yanık bölgelerinize sürdüğünüzde acınızın azaldığını hemen hissedeceksiniz. Yanıklarınız kısa sürede iyileşecektir.

Trafik kazaları sonucu meydana gelen iç yaralanma ve iç kanamalarda hem sürülerek, hem de dahilen içilerek kullanılır. Damar büzücü oluşu sebebiyle iç kanamaların durmasına yardımcı olur.
Hematomlarda (derideki mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ilgili bölgeye sürülüp masaj yapılır

Pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek için, cilt bakım yağı olarak yararlanabilirsiniz
Bebeklerin karın ağrılarında kantaron yağı kullanıldığında ağlamaları sona erer. Ağlayan bebeğin karnına kantaron yağıyla, sağ avuç içi kullanılarak hafif hareketlerle masaj yapılır. Masaj yaparken bebeğinize sevginizi hissettirmeyi de sakın unutmayın.

Sırt ağrıları, lumbago, siyatik ve romatizmada masaj yağı olarak kullanılmaktadır. Yalnız bu rahatsızlıklarda 1/10 oranında ardıç veya kekik yağı (yada her ikisi de) eklenerek kullanılır. Ağrıyan bölgeye bu yağla masaj yapılır. Kısa sürede ağrılarınızın hafiflediğini göreceksiniz. Değişik bitki kürlerinin yanı sıra, bu masajla hastalığınızı tamamen tedavi etme şansına sahipsiniz

Dahilen kullanımda kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olur.
Yine dahilen iç ve dış varislerin tedavisinde etkilidir. Bunu damar büzücü özelliğiyle yapar
Mide ağrılarında ve mide ülserinin tedavisinde de dahilen kullanılır.
Uyarı: dahilen kullanımlarda günde bir tatlı kaşığından fazla içilmesi uygun değildir

GÜLSUYU VE GÜLYAĞININ FAYDALARI

 Osmanlı ve İslam dünyasında önemli yeri olan gülü tıp dünyası yeni keşfetti.

İşte gülün mucizevi faydaları;
Gül binbir derde devaTıp dünyası gül mucizesini yeni keşfetti. Oysa Osmanlı ve islam dünyasında gülün sağlık alanındaki kullanımı çok yaygındı.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, gül yağı, gül suyu, gül şerbeti, gül reçelinin, binlerce yıl çeşitli hastalıkların tedavisinde ilaç olarak kullanıldığını aktardı.5 yıldır bu alanda araştırma yapan Altıntaş, gülün faydalarını sıraladı.

Gül suyu;Ciltteki yaralanmalarda ve cilt hastalıklarının iyileştirilmesinde büyük etkiye sahip.-Serinletici ve ateş düşürücü özelliği bulunmakta.-Kırışıklıklara karşı ve yaşlanma etkilerini geciktirici özelliği var.

Gül yağı:Çağımızın hastalığı strese karşı iyi geliyor.-Osmanlılar\’da gül yağı psikolojik tedavilerde kullanılmış.-Gül yağı ile baş ovulduğunda baş ağrılarına iyi geldiği gözlenmiş.Gül reçeli, şurubu ve şerbeti ise mide için bire bir. Hazımsızlıkta, karaciğer hastalıklarında gül reçelinin tedavi etkisi büyük.Osmanlı ve İslam dünyasında önemli yeri olan gülü tıp dünyası yeni keşfetti.

DOĞAL YOLLARDAN GÖĞÜS BÜYÜLTME

   Bir tencereye yarım litre su koyup içine250 gr. kadar çemen otu filizi atın. Üzerine birer ya da ikişer çimdik anason, fesleğen, frenk kimyonu, dereotu, rezene, meyan kökü tozu, mercanköşk ve limon otu ekleyin. Hepsini karıştırıp kaynatın ve altını kapattıktan sonra soğumaya bırakın. Karışımın suyundan her gün 1-2 bardak için. Lezzet vermesi için limon suyu ve bal da ilave edebilirsiniz.
PORTAKAL YAĞI,Cildi sıkılaştırma özelliği vardır,ayrıca göğüslerinize masajla uygulayın MERSİN YAĞI,adele kuvvetlendiricidir,masajla uygulanabilir
ÇÖREK OTU YAĞI veREZENE YAĞI,anne sütünü arttırıcı özellik taşır,göğüsteki hormon gelişimi için,1 fincana 5 damla dökerek için BİTKİLERLE GELEN GÜZELLİK  Güzelleşmek için pratik küçük çözümler mevcut. Önemli olan bunları doğru zamanda, doğru şekilde uygulamak.
İşte güzelliğinize güzellik katacak küçük ama önemli ipuçları…

AKNELER İÇİN
Evde biraz sütle mayaladığınız doğal yoğurdu aknelerinizin üzerine sürün. Birkaç dakika bekledikten sonra bir parça pamukla silin. Ertesi gün akneden eser kalmadığını göreceksiniz.

TONİĞİNİZİ KENDİNİZ YAPIN
Kendi toniğinizi kendiniz yapın. Bir çay bardağı içme suyunun içine iki damla mentol ya da lavanta esansı damlattıktan sonra buzdolabında soğutun. Bir parça pamukla yüzünüze uygulayın. Gözle görülür bir canlanma hissedeceksiniz.

SAÇLARINIZ İÇİN MUZ Kuru saçları nemlendirmek ve canlandırmak için olgun bir muzu iyice ezin. Bir ay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınıza friksiyon yaparak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Sonuca inanamayacaksınız.

SAÇI YAĞLI OLANLARA BİR TAVSİYE
Aloe vera içeren bir parça saç jölesiyle aynı miktarda şampuanı karıştırın. Karışıma bir çorba kaşığı limon suyu katıp saçınıza uygulayın. En az iki haftada bir bu maskeyi yapın; saçınızın yağ oranı normale dönecek.

CİLDİNİZ VE TIRNAKLARINIZ İÇİN
İçebildiğiniz kadar su için. Cilt bakımı ve sağlıklı saç ve tırnaklar için su içmek şart. Günde en az sekiz bardak su vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlıyor. Su aynı zamanda diyet listelerinin de vazgeçilmez ögesi.

SAĞLIKLI VE GÜZEL DİŞLER İÇİN
Sağlıklı ve güzel dişlere sahip olabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken tek şey, bir miktar sodayla hidrojen-peroksidi karıştırıp haftada bir kez bu karışımla dişlerinizi fırçalamak. Diş ve dişetlerindeki bakteri ve plaklara yaşam şansı tanımayacaksınız böylece.

SELÜLİT İÇİN KAFEİN
Selülitle başınız dertteyse, selülitli bölgeye limon ya da greyfurt yağıyla masaj yapın veya yaptırın. Ancak ondan daha ilginç bir önerimiz daha var size. Piyasadaki selülit kremlerinin hepsinin içeriğinde kafein olduğunu biliyor muydunuz? Duş yaptığınız sırada, bir fincan ılık, kafeinli granül kahveyle selülitli bölgeye sıkı bir masaj yapın. Farkı hemen farkedeceksiniz.

GÜR VE UZUN KİRPİKLER İÇİN  Kirpiklerinizi Uzatmanız İçin:
1 bardak suyu kaynatın.1 çay kaşığı hint yağı ve 12 gr kakao yağı(1 yemek kaşığından biraz az) ekleyip karıştırın.Kabı sıcak su dolu bir başka kabın içine yerleştirip krem kıvamına gelene kadar ısıtın.Karışımı soğutup 15 gün boyunca yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize sürün.Sürme işlemini kirpik kökünden uca doğru uygulayın.

Kirpiklerinizi Gürleştirmek İçin:
Eşit ölçüde hint yağı ve badem yağını bir şişede karıştırıp 15 gün boyunca akşamları yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize dipten uca doğru sürün.

EL VE AYAK BAKIMI  Tıpkı cildimiz gibi ellerimiz ve ayaklarımız da bu soğuk kış günlerinde özel bir bakıma ihtiyaç duyuyor. Soğuk hava ve rüzgara karşı alacağınız önlemlerle, el ve ayaklarınızın bakımlı görünmelerini sağlayabilirsiniz.

Eller
Kışın elleriniz ve ayaklarınız rüzgara, soğuğa ve hatta güneşe maruz kalır. Ellerinizi kışın etkilerinden korumak için:
* Ellerinizi sürekli olarak uygun nemlendiriciler ile nemlendirin.
* Dışarıda iken daima eldivenlerinizi giyin.
* Güneş koruma faktörü içeren el kremleri kullanın.
* Eğer parmak veya ellerinizde çatlaklar varsa, bu bölgelere hidrokortizon uygulayın.
*Ev işlerinde lastik eldiven giyerek, ellerinizin su ve deterjan ile temasını minimize edin.

Tırnaklar
Cilt gibi tırnaklar da soğuktan ve kaloriferlerin sebep olduğu nem kaybından dolayı kurur. Tırnaklar nemsizlikten daha kırılgan hale gelir. Tırnaklarınızı korumak için:
* Tırnaklarınız, nemini etrafındaki tırnak etinden alır, tırnak etlerinizi nemlendirin.
*Tırnak etlerinizi mümkün olduğu kadar kendi haline bırakın; itin ama kesmeyin.
* Kurumuş tırnak etleriniz ve şeytan tırnaklarınız kışın artar ve yünlü giysilerinize takılırlar. Haftalık düzenli manikür bu sorunu ortadan kaldırır.
*Protein ve kalsiyum açısından zenginleştirilmiş tırnak kuvvetlendiriciler kullanın. Bu tip ürünler, nemlendiriciler ile güçlendirilmiştir ve tırnak üzerinde bir koruyucu katman oluşturur.
* Kışın meyve ve sebze tüketimi azalır, daha çok nişasta içeren besinler alınır. Bu da vitamin eksikliğine ve dolayısıyla tırnaklarınızın kalitesinin düşmesine neden olur. Kışın dengeli beslenmeye dikkat edin.
*Sıcak çay ve kahve çekici olsa da bol su içmeyi unutmayın.

Ayaklar
Kış aylarında açıkta olmasalar da ayaklarınız gerektiğinden daha fazla bakım ve özen ister. Kapalı ayakkabılar içinde olduklarından, sürekli çorap giyildiğinden daha çok terlerler ki bu da koku problemini ve mantar enfeksiyonu riskini artırır. Çatlayan topuklar da cabasıdır.

Ayaklarınızı korumak için:
* Sıcak su yerine ılık su ile banyo ya da duş yapın.
*Ayaklarınızı günde iki kere uygun kremler ile nemlendirin.
* Ayak tırnaklarınızı, parmak aralarınızı mantar riskine karşı çok fazla nemlendirmekten kaçının.
*Ayağınızdaki ölü derileri haftada bir kez ponzalayarak uzaklaştırın.
* Topuk çatlaklarına, yoğun nemlendiriciler, antibiyotik kremler ve ayaklarınızı nemli tutan özel gece çorapları ile bakım yapın.
* Mantar riskiniz varsa çoraplarınızı ve ayakkabılarınızı giymeden önce ayak pudrası kullanın.

SAMAN NEZLESİNE BİTKİSEL ÇÖZÜM    Saman nezlesi bir alerjidir. Nedeni ise, mukozaların çiçek ve çimen polenleriyle ilişkisidir. İlkbahar ve yaz aylarında polenler rüzgarlara kapılarak geniş alanlara yayılırlar. Saman nezlesine yatkın kişinin polenlerle temasının hemen ardından, burun, göz, damak ve yutak mukozaları şişmeye başlar. Şiddetli hapşırıklar eşliğinde burun suya benzer bir akıntı salgılamaya başlar. Bazen astım krizleri, deri tepkileri ve yüksek ateş de görülebilir.

Isırganotu: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu yaprağı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür.  Gün boyunca 3-4 bardak taze demlenmiş ısırganotu çayı soğutulmadan yudumlanır.

İsveç Şurubu: Isırganotu çayına günde 3 çay kaşığı İsveç Şurubu eklenerek, öğünlerden önce ve sonra içilir.

HERBALİST LEYLA ÇABUKTAN ÖNERİLER

   Birçok hastalığı bitkilerle tedavi etmek mümkün.Kellik,sedef,ve güneş lekeleri bunlardan birkaçı…
Yüzünü doğaya dönen herkes mutlu ve uzun yaşar.Bu sözler kendini doğaya ve altarnatif tıbba adayan Hülya Leyla Çabuğa ait..Leyla çabuk herkesin yemeğe kullandığı sebze ve meyveleri güzellik maskesi ve deri hastalıklarının tedavisinde kullanıyor.İstanbul Şaşkınbakkalda\’ki tedavi merkezinde bitkilerin şifalı güçlerinden faydalanarak sedef kellik ve güneş lekesi gibi hastalıklara çözüm üretiyor.Hemen hemen tüm sağlık sorunlarının çözümünün doğada olduğunu savunan çabuk sorunlu olan bölgeyi ve kişiyi görmeden yorumda bulunmuyor.İnsanların sorunlarını çözmekten büyük zevk aldığınıda belirtmeden geçemiyor

LEYLA ÇABUKTAN ÖZEL REÇETELER

SEDEF HASTALIĞI:Öncelikle dağlama tedavisi yapılıyor.Katırtırnağı ve bitkisinin kökü ve ayrıkotu üzümler budandığında çıkan suda bekletiliyor.Bu su sağlam yeri değil.Bozuk yeri yakıyor.Sonra ana tedaviye geçiliyor.Kaldirik kökü.böğürtlen kökü,tütün kökü ve sakarca kökü kaynatılıyor.Kaynayan su bir kenarda bekletiliyor.Topraktan yapılan lapayla karıştırılıp sorunlu bölgeye sürülüyor ve 3 saat bekletiliyor.

KELLİĞE KARŞI:Aynı yöntem uygulanıyor.Dağlama bitkisi suyu sorunlu bölgeye uygulanıyor.Bu üstteki deriyi dağlıyor.Alttaki deri kendine geliyor.Hücreler yenileniyor.

GÜNEŞ LEKELERİ:Karalahana ve pırasa çiçeğinin tohumları karanlık bir yerde ve kavanozda bekletiliyor.Daha sonra özleri alınıyor.Özleri kurutulup yoğurtla karıştırılıyor.Bu karışım cilde doing etkisi yapıyor.

DOĞAL ALLIK:Yabani böğürtlenden elde edilen su yüze sürülüyor.Bu losyon yüzde pembelik sağlıyor.

MASKELER:Bakla nohut ve fasülye gibi bitkilerin kabuğu alınıp içi eziliyor.Yoğurtla karıştırılıp yüze sürülüyor.

TÜYLER İÇİN:Karadeniz\’de yetişen tane bitkisi kandavuz ve zambak\’ın kökleri kurutulduktan sonra değirmende çekiliyor.Yaprakları kaynatılıyor.Aknıdırık bitkisi ile tüyler temizleniyor.Sonra üzerine bitki karışımı konuyor.Üç günde kıl kökleri kurutuluyor

AĞRILARA VİŞNE TADINDA ÇÖZÜMLER

 Kas ağrılarını hafifletmek için kullandığınız yöntemler arasında ağrı kesici haplar ve kremler en büyük yeri tutuyor değil mi?Peki;  vişne suyunu denemeye ne denersiniz?

Doğru duydunuz. Yapılan bir araştırmada düzenli olarak tüketilen vişne suyunun, ağırlık çalışmaları sırasında meydana gelen kas ağrılarının azalmasına yardımcı olduğuortaya kondu. Vişneler içeriğindeki fenol ve antosiyanin sayesinde, ağrıları hafifletiyor

Michigan Eyalet Üniversitesi\’nde yapılan çalışma sonrası Dr. Nair vişnede bulunan ve \’\’antosiyanin\’\’ olarak bilinen kırmızı renkteki kimyasalların kas ağrılarını hafifletebileceğini belirtti.
Elbette kullanacağınız ağrı kesici krem ve merhemlerin etkisini yadsımıyoruz, fakat neden daha tatlı kokan bir çözüme hayır diyelim ki!
Ağırlık çalışmaları uzun vadede kas yapımına yardımcı olur fakat kısa vadede geçici kas zedelenmeleri yaratır; özellikle de egzersiz sırasında aşırıya kaçarsanız.
Vücudunuz bu hasar olduktan sonra, ağrı kesici bileşenlerini hemen olay yerine yollayarak olaya müdahale eder. Fakat ertesi gün merdiven çıkarken bu hasarın sonucunu daha iyi görebilirsiniz…
Vişne suyuna evet diyin! Bir şişe vişne suyu yaklaşık olarak 100-120 vişnenin antosiyanin içeriğine sahiptir. Bunun yarısı ise size tamamen yetebilir.
Hem yumuşak tadı, hem de ağrı karşıtı özelliğiyle tatlı bir alternatif değil mi

SAÇLARINIZIN HIZLI UZAMASINI İSTERMİSİNİZ?

   Saç köklerimiz saç tellerine hayat veren organlarımızdır. Saç köklerimiz normal koşullarda saç tellerine yeni kısımlar ekliyerek saçları uzatırlar. Günümüzde saç yapımını hızlandıracak bir çözüm henüz bilinmemektedir. Bazı ilaçların kullanımı, beslenme bozuklukları stress gibi faktörlere bağlı olarak saç uzamasında yavaşlama olasıdır. Saç köklerinin beslenmesini bozan durumlarda da saç uzaması yavaşlar.

Sigara yine damaraları büzücü etkisi ile kan dolaşımını bozan ve besinlerin, oksijenin hücrelere ulaşımını engelleyen bir faktördür.
Dikkat edilecek olursa saç uzamasını olumsuz yönde etkileyen faktörler yaşantımızda sık karşılaştığımız faktörler. Saçlarının hızlı uzamasını isteyen kişileride etkileyen faktörlerdir. Saç yapımı ile ilgili olarak bazı vitaminlerin önemli olduğu günümüzde biliniyor. Ancak bu vitamin ve mineraller günlük beslenmemiz yolu ile zaten alınan vitaminlerdir.

Zaman zaman takviye olarak bu tip vitaminlerden almak eksiklik varsa düzeltir. Saçların uzamasını hızlandırmak için yapılacak en iyi şey saçların uzamasını azaltan faktörler ile savaşmaktır.
Sağlıklı beslenme, özellikle sebze ve meyvaların ağırlıklı olduğu beslenme tarzları, bol su içmek, düzenli ve yeterli uyku çok önemlidir. Stress yine salgılattığı adrenalin gibi hormonlar yolu ile damarlarda daralmaya yol açar ve saç köklerinde beslenmeyi bozar. Stresi düşürecek önlemlerde saç uzması açısından önemlidir.

 Sigara içerdiği nikotin ve karbon mono oksit gazı ile olumsuz etkileri olan bir faktördür. Nikotin damarları daraltırken, karbon mono oksit gazı kanda oksijen taşınmasını bozarak hücre beslenmesini bozarlar. Yeterli besin ve oksijen alamayan saç köklerinin normal üretimlerini yapması zordur. Saç derisine uygulanacak sıcak havlular, hafif masajlar bu bölgede dolaşımı arttıtacak ve saç köklerinin normal beslenmesini sağlayacaktır.

NÜKHET DURU\’NUN SIRRI ÇÖZÜLDÜ  Nükhet Duru sonunda sırrını açıkladı! Bol bol sebze ve meyve yemesi, spor yapması, vücuduna kaya tuzu sürmesi, kahverengi şekerle yüzünü ovması, sabahları limonlu ballı su hüpletmesi bir yana, Nükhet Duru\’nun esas sırrı başkaymış meğer. Kadınları kıskançlıktan çat çat çatlatan cilt güzelliğini, kırışmamasını özel bir kreme borçluymuş.

 OHT peptide-3. Nükhet duruya göre\”Anti-aging yaşlandıktan sonra değil, 20 li yaşlarda başlamalı\” Nükhet Duru bu kremi yıllar önce Amerika\’da keşfetmiş de söylememiş. Çünkü hanımlar ne kullandığını sorunca \”Türkiye\’de yok\” cevabını vermek istemezmiş. Sonra ısrar kıyamet, kremi kadınlara hizmet amacıyla yurdumuza getirtmiş. Neyse kadına, erkeğe, gence, yaşlıya duyurulur. Sosyete duruma çoktan hakim olmuş bile. Şimdilerde anti-aging hadisesinde bu konuşuluyor ve sadece eczanelerde satılıyor.  Çalı şeklinde bodur bir ağaçlardan olan gilaboru, kırmızı salkım şeklinde yuvarlak meyvelidir.

Bu meyveler sonbaharda toplanır. İlk toplandığında acı bir tadı vardır. Su içinde salamura yapılır.
Önceleri sert halde olan meyveler Ekim yada Kasım ayı gibi yumuşamaya başlar. Meyveler, salamura yapıldığında acılığını kaybeder.
Bu haliyle içilebilir hale gelir. Meyveler salamura küplerinden günlük içilecek miktar çıkarılır, sıkılır, su ilave ve tercihe göre bal ilave edilerek içilir, sıkılan meyvenin aynı gün tüketilmesi gerekmektedir”

Uzmanlar, Gilaboru suyunun, safra kesesi ve bazı karaciğer hastalıklarına iyi geldiğini, bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle ilgili olarak halen Amerika\’da, Harward Medicine School\’da yapılan ve The New England Journal of Medicine\’da yayınlanan çalışmada :
günde 250 gram gilaboru suyu tüketiminin sağlık üzerine olumlu etkilerinin olduğu, Üriner enfeksiyonlar ile kanser tümörlerindeki azalmaların gilaboru da bulunan antioksidan maddelerle olan bağını takip ettiklerini belirtiyorlar.

ISLAK LİPOSUCTİON NEDİR ?  YAĞ ALINDIKTAN SONRA SPORA DEVAM

 Liposuction bir zayıflama yöntemi değil. Sadece diyetisyen gözetiminde zayıflama diyeti yapan, beslenmesine dikkat edip sporu yaşam şekli haline getirdiği halde fazla yağlarından şikayet edenlerde kullanılacak bir yöntem. Bacak içleri, basen, karın, kol içlerinde biriken ve vücudun profilini bozan yağların alınmasında liposuction etkili oluyor. Ama her bölgeye özel, farklı çaplardaki kanüller (ince uzun boru) var. Prof. Dr. Atilla Arıncı, liposuction uygulanan her bölgeye özel bakımlar yapılmasını, karında uygulanıyorsa belli bir süre korse giyilmesini öneriyor. Yöntem 18 yaşın altındakilere pek sık uygulanmıyor. Daha çok 30-40’lı yaşlardaki kadınlardan talep geliyor.
KÖTÜ YAPILIRSA MORLUK VE ÇÖKÜNTÜ OLUŞUYOR Uzman ellerde uygulandığında, dokuda çöküntülerin oluşmadığını belirten Prof. Dr. Arıncı, “Kötü yapılırsa deride çöküntü oluşabilir. Liposuction yapılan ortamın şartları, yapanların deneyimi de önemli. Ameliyat sonrasında morluk, kanama olabilir, bunlar zamanla ortadan kalkar” dedi. Bu yöntemle yağ aldıranlar, işlemden bir ay sonra denize girebiliyor. Yağ alınmış yerlerde yeniden yağ fazlalıklarının oluşma riski az. Ancak, bu defa da yağ alınmayan yerlerde fazlalıklar oluşabileceğinden kontur bozukluklarından kaçınmak için, beslenmeye özen göstermek ve spora devam etmek gerekiyor.
 GÖMLEK GİBİ İNEN KARIN GERİLİYOR
 Yurtdışında ‘tummy tuck’ olarak adlandırılan karın germe ameliyatları, özellikle de hamilelikten sonra vücutlarını beğenmeyen kadınlar için ideal. Hamilelik sonrası dönemde karın bölgesindeki deride çatlak, sarkma, yağlanma oluyor. Zorlanmayla birlikte karın kasların arası açılarak karın fıtıkları oluşuyor. Karın adeta bir gömlek gibi aşağıya doğru sarkıyor. Karındaki sarkık olan deri, göbeğin altında kalan bölgede kalan tüm çatlaklar ve yağların hepsi, iç çamaşırı veya bikini altında kalacak bir yara iziyle ortadan kaldırılıyor.

Bu iz zamanla azalıyor, ince bir ip şeklini alıyor. Kişilerin yara iyileşmesi iyiyse erken dönemde iyi sonuç alınıyor. Bazı kişilerde yara iyileşmesine bağlı olarak izlerin geçmesi zaman alıyor. Ameliyattan sonraki iki aylık dönemde ağır sporlardan, efor gerektiren işlerden uzak durmak gerekiyor. Kilonun korunması amacıyla beslenme programı uygulanması, düzenli egzersiz yapılması önem taşıyor.

GENÇLER BÜYÜTÜYOR, ORTA YAŞLILAR KÜÇÜLTÜYOR
Meme ameliyatları kadınların en çok rağbet gösterdikleri ameliyatlar arasında gösteriliyor. Prof. Dr. Atilla Arıncı, genç kızların daha çok meme büyütme ameliyatlarına, 30-40 yaş grubundaki doğum yapmış kadınların ise meme küçültme ameliyatlarına yöneldiklerini belirtiyor. Meme büyütmede, son yıllarda silikon jel protezler tercih ediliyor. Meme altından girilerek operasyonun izi en aza indiriliyor.

Meme büyütmede kullanılan protezlerde de yenilikler var. Sertleşmeyi azaltan, doğal yapıda, olası bir kaza sırasında hasar görmeyen ve sızdırma yapmayan protezler kullanılıyor. İdeal ölçü omuzların genişliği, kişinin vücut yapısı ve isteğine göre belirleniyor. Meme küçültmeden sonra meme ucunda geçici bir his kaybı olabiliyor, ama bir süre sonra bu durum kendiliğinden düzeliyor. Süt kanallarıyla ilgili uygun teknik kullanılırsa emzirmede herhangi bir sorun yaşanmıyor.

ÇİKOLATA MASKESİ  Kozmetik dünyasının son çılgınlıklarından birisi de, çikolata kremleri ile maskeleri! Son zamanlara kadar aknelerden sorumlu tuttuğumuz, bizi şişmanlattığı için suçladığımız ve bir zaaf olarak gördüğümüz çikolatanın, gün gelip de kozmetik ürünlerin içine gireceğini kim hayal edebilirdi? Doğrusu kakao taneleri, Avrupa ile tanıştığı 16. yy\’dan bu yana bazen göklere çıkarıldı, bazen de yerden yere vuruldu. Ama giderek itibarı artmaya devam ediyor. Özellikle bitter çikolatalar, artık güçlü antioksidanlar olarak aklandılar. Hatta yeşil çay ve şarapla birlikte anılmaya başladılar.

Çikolata şarap gibidir
İyi bir çikolata, nadide bir şaraba benzer. Yapılış süreci, koku ve renginin önemi, tadım töreni, tanımlanışı şarabı çok andırır. Saf bir siyah çikolatada bol miktarda polifenoller, magnezyum, potasyum, fosfor ve E vitamini bulunur. Bazı araştırmalar, kakaodaki antioksidanların, kırmızı şarap ve yeşil çayla mukayese edilebilecek kadar güçlü olduğunu belirtiyor. Kleopatra\’dan bu yana şarabın cilde ne kadar yararlı olduğu biliniyor. Ardından yeşil çay kozmetikleri yayıldı veşimdi de sıra çikolata kremlerinde! Kakao yağı gerçekten iyi bir nemlendiricidir.

Ciltteki en belirgin etkisi onu yumuşatması, ince kırışıklıkları düzeltmesidir. Kakaodaki zengin antioksidanların cilt proteinlerini beslediği de sanılıyor, ancak bu özelliği kesin değil. Çünkü bazı doktorlar kakao moleküllerinin, cildin alt tabakasına geçemeyecek kadar büyük olduğunu söylüyor ve etkisinden kuşku duyuyorlar. Ama kakaonun cildi yumuşattığı kesin.
İşe yarıyor

Kozmetik dünyası bütün bunları tartışmaya ve araştırmaya devam ede dursun, biz çikolatayı cildimize sürmeyi deneyebiliriz. En azından cildimizi yumuşatır ve ruhumuzu okşar. Çikolata maskesi, özellikle olgun ciltlerde harikalar yaratır. O güzel kokusunun aromaterapi etkisi de yanımıza kar kalır.
* Yarım bardak kakao
* Bir çorba kaşığı süt kreması
* Bir tatlı kaşığı bal Bunlar temel malzemelerdir. İsterseniz içine yulaf unu, ezilmiş badem ve 1-2 damla da sızma zeytinyağı veya badem yağı ilave edebilirsiniz.
* Diğer bir seçenek de bitter çikolatayı biraz zeytin yağı ile birlikte buharda eritip sürmektir. Malzemeyi güzelce karıştırıp, sürülebilir bir kıvam elde edince; yüzünüze, boynunuza, dekoltenize, hatta isterseniz tüm vücudunuza uygulayın. On beş dakika bekleyin, sonra da ılık su ile yıkayın. Cildinizin kadifemsi bir yumuşaklık kazanacağına emin olabilirsiniz.

10 GÜZELLİK MASALI  En ünlü 10 güzellik masalı
Doğru bildiğiniz ama aslında yanlış olan güzellik sırlarını okuduğunuzda siz de şaşıracaksınız. İşte 10 güzellik yalanı.

\’Saçları günde 100 kez taramak, onları daha sağlıklı ve parlak yapar\’: Yanlış Saçlarınız, düzenli tarandıklarında daha sağlıklı olacaklar diye bir kural yok. Üstelik, düşük kaliteli fırçalar saç uçlarının kırılmasına yol açabiliyor .

Öneri: Saçlarınızı taradıktan sonra parmak uçlarınızla saç derinize masaj yaparsanız, bu şekilde kan dolaşımınız hızlanacak ve saç kökleriniz daha çok beslenecektir.

\’Karbonat, dişleri beyazlatır\’: Doğru
Karbonat, bize ışıltılı dişler sağlar. Bunun için, diş fırçasına biraz karbonat döküp dişlerinizi 2-3 dakika fırçalayın, sonra ağzınızı suyla iyice çalkalayın.

Öneri: Dişleri karbonatla sık sık fırçalamak, dişin en üst tabakası olan minesini incelteceğinden, bu işlemi haftada bir kez yapmak yeterlidir.

\’Çay, gözdeki şişkinlikleri hemen indirir\’: Doğru
Yorgun gözlerinize uygulayacağınız rahatlatıcı bir çay kompresi, kendinizi harika hissetmenizi sağlar. Çünkü, çayın dinlendirici ve şişkinlik giderici etkisi var.

Öneri: İki tane çay poşetinin üzerine sıcak su dökün ve biraz demlenmesini bekleyin. Soğuduktan sonra, gözlerinizin üstüne koyup beş dakika bekleyin.

\’Limon suyu saçın rengini açar\’: Doğru
Doğal kumral olan saçlarınızın rengini, limon ve güneş ışınlarıyla daha da sarartabilirsiniz. Limon suyunu, üçte bir oranında normal suyla seyreltip saçınıza sürün ve güneş altında bir saat bekleyin.

 Öneri: Bu işlem sadece doğal sarışınlarda ve kumrallarda işe yarar. Öte yandan, bu işlemi çok sık yapmamalısınız. Çünkü, limonun içeriğindeki asit, saçınızın tel tel olmasına ve mat görünmesine yol açabilir.

\’Vücudumuzdaki tüylerin jiletle alınması, onların daha gür çıkmalarına neden olur\’: Yanlış
Tıraş edilmiş tüyler, kimi zaman ele daha gürmüş gibi gelir. Ama bunun nedeni, jiletle kesilmiş tüylerin uçlarının, jiletle kesilmemiş tüylerdeki gibi sivri değil de küt olmasıdır. Tüyler bir süre uzadıktan sonra, bu sertlik de ortadan kalkar.

Öneri: Tüylerinizi jiletle aldıktan sonra, o bölgeye nemlendirici bir krem sürerseniz, cildinizin kurumasını ve kaşınmasını önlemiş olursunuz.

\’Diş macunu, uçuk ve sivilcelere iyi gelir\’: Yanlış
Diş macununun sivilceyi iyileştirdiği söylenir. Ama, macunun kurutucu özelliği olmasına rağmen, içerdiği \’flor\’ cildi tahriş edebilir

Öneri: Uçuklar ve sivilceler için, bu konuda özel olarak geliştirilmiş ürünleri tercih etmelisiniz.

\’Havuç yemek, cildi güneş yanığına karşı korur\’: Yanlış
Havuç yiyerek güneşin zararlı ışınlarından korunmamız mümkün değil. Güneşten zarar görmemek için, güneş ışınlarından ölçülü yararlanmalı ve yüksek koruma faktörlü güneş yağları kullanmalıyız.

 Öneri: Havuç tek başına yeterli olmasa da, güneş kremiyle birlikte kullanıldığında harikalar yaratır. Çünkü, havuçtaki \’beta-karoten\’, bronzlaşmayı hızlandırır.

\’Dudak bakım kremleri bağımlılık yapar\’: Yanlış
Dudak bakım kremlerine karşı bir bağımlılık gelişmez. Dudakların hassas derisinin kendi başına yağ üretme yeteneği yoktur. Dolayısıyla, düzenli olarak dudak bakım kremi kullanmanızda hiçbir sakınca yok.

Öneri: Güneşli havalarda, koruma faktörlü dudak bakım kremlerinden birini tercih edin ki, dudağınız zararlı ışınlara karşı da korunsun.

\’Limon suyu, çilleri ortadan kaldırır\’: Yanlış
Limon suyu zaten ince olan cildi tahriş edebilir. Yüzünüzde çilleriniz varsa, yüksek koruma faktörüne sahip güneş kremleri kullanabilirsiniz.

Öneri: Limon suyunu, diz ve dirseklerinizdeki sertleşmiş bölgeleri yumuşatmak için kullanabilirsiniz. \’

Selülite karşı kahve için\’: Doğru
Kahve, iki tarafı keskin bir bıçağa benzer: fazla içtiğiniz takdirde, cildinizin portakal kabuğu görünümü artabilir. Öte yandan, selülit önleyici kremlerin pek çoğunda bulunan kafein, zehirli maddeleri vücudumuzun problemli alanlarından atar ve bu can sıkıcı görünümden de kurtulmamızı sağlar.

Öneri: Kahve keyfiniz, günde iki fincanı aşmamalı. Uzmanlar, fazlasının selülite neden olabileceğini söylüyorlar.

SUNA DUMANKAYADAN EVDE DOĞAL BAKIM  Bitki bilimi ve güzellik uzmanı suna dumankaya güzellik sırlarını \’Meslek Sırlarım\’ adını verdiği kitabında bir araya getirdi. Cilt, vücut ve saç bakımı ile ilgili olarak sayısız reçete sunan Dumankaya\’nın önerdiği tüm formüller doğal ve halis ev yapımı. Türkiye\’nin ilk lokman hekimlerinden olan Fatma Öktem\’in torunu olan Dumankaya, sağlık ve güzellikle ilgili bitkisel ürünlerden oluşan bulgu ve sırlarını anneannesinden emanet aldığını söylüyor. Dumankaya, 110 yaşına kadar yaşayan anneannesinin doğal ürünlerle yapılan güzellik ve sağlıkla ilgili tüm bilgileri içeren Farsça, Arapça, Latince açıklamalı bir kitap yazdığını belirtiyor.

\’Meslek Sırlarım\’ adlı kitapta, herkesin evinin bir köşesinde mutlaka bulunan, hem kolay, hem de bütçeyi sarsmayacağı için herkesin yapabileceği güzellik, saç bakımı ve cilt bakımı ile ilgili öneri ve bilgileri bulmak mümkün. Dumankaya, kişinin kendisine bakım uygulamasının mutlaka güzellik merkezleri ve yüksek alım gücü gerektirmediğini, doğal ürün ve doğru karışımlarla bunu sağlamanın mümkün olduğunu belirtiyor ve ekliyor: \”Güzel olmayan kadın yoktur. Bakımlı olduktan ve biraz da bu konunun inceliklerini bildikten sonra bütün kadınlar güzeldir.

Ayrıca bu sırlar ve bilgiler, cildine ve kendine özen gösteren erkekler için de geçerlidir\”. Tüm dünyada gerek sağlık, gerekse güzellik konusunda doğal ürünlere bir dönüşün yaşandığını söyleyen Dumankaya, \”Birçok kozmetiğin de hammaddesi doğadan karşılanıyor. Bu kitapta paylaştığım reçeteler, oldukça ekonomik şartlarda yapılabilecek, denenmiş, istikrarlı olarak kullanıldığında sonuca götürebilecek niteliktedir\” diye konuşuyor.

Yüz bakımınız için basit reçeteler

TEMİZLEME SÜTÜ
Yüzdeki gözeneklere dolan kirleri ve makyajı temizlenin en kolay ve ucuz yolu, evde doğal malzemelerden hazırlayacağımız karışımlardır. Temizleme sütünü parmaklarınızla ve yuvarlak hareketlerle sürün.
Malzeme: 1 salatalık, 1 su bardağı süt Uygulama: Salatalığı rendeleyip, 1 su bardağı sütte kaynatın ve süzün. Her gün, sabah ve akşam bu karışımla cildinizi silin.

TEMİZLEME TONİĞİ
Tonik, ciltte kalmış kir, yağ ve temizleyici kalıntılarını temizler ve cildi tazeler. Temizleyicinin ardından sürülür. Aşağıdaki tariflerle hazırladığınız tonikten birkaç damla pamuğa damlatıp, silmeden, tamponlayarak cildinize uygulayın. Toniklemeden sonra yüzünüze maden suyu püskürtün ve kağıt mendille tamponlayarak kurutun. Sonraki aşama nemlendirme olacak.

a- KARMA CİLTLER İÇİN Malzeme: Lavanta, melisa, papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf alkol, içme suyu

NEMLENDİRİCİ
Nemlendirme, çevrenin yol açtığı buharlaşma etkilerinin önlenmesine yardımcı olur. Nemlendirici cildi düzgünleştirir, dolgunlaştırır, gözenekleri kapatarak makyaj için iyi bir zemin hazırlar.
Uygulama: Kaynamış suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya ve hatmi çiçeği atın, 15-20 dakika demlendirip süzün. Saf alkol ekleyin. (Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında saklayın)

b – HASSAS CİLTLER İÇİN Malzeme: Biberiye, gül suyu Uygulama: Bir çorba kaşığı biberiyeyi, 300 ml. gül suyuna karıştırarak karanlık bir yerde saklayın. Bununla her akşam cildinizi temizleyin.

c – KIRIŞIKLIKLAR İÇİN Malzeme: Yarım litre ılık su, 1 tatlı kaşığı karbonat Uygulama: Su ve karbonatı karıştırın. Pamukla, cildinize uygulayın.
Malzeme: Havuç, zeytinyağı, limon Uygulama: Havucu rendeleyin. İçine zeytinyağı ve limon suyu ilave edip, yiyin. Bu karışım vücut için çok faydalıdır. Bağırsakları düzene sokar ve cilde nem sağlar.

Reklamlar

Comments on: "Bitkilerle Gelen Sağlık ve Güzellik Sırları" (2)

  1. Bu faydalı ve güzel yazı için teşekkürler

  2. Ellerinize sağlık güzel haber olmuş teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: