içimdeki SEN gibi…

Archive for Mayıs, 2007

Fethi Mûbin 29 Mayıs 1453(-2-)

 

HÜNKARIM, KONSTANTİNİYYE’NİN FETHİ ŞU BİZİM KÖSEYLE, SİZİN BEŞİKTE UYUYAN MAHDUM MUHAMMED’E NASİP  OLACAKTIR

Feth-i Mübin’in manevi fatihi ve fetih esnasından bir not.

Fatih’in babası olan II.Murat Han’ın da gönlünde Konstantiniyye’nin fethi yatmaktadır. Bu ideali uğruna zaman zaman teşebbüslerde de bulunmuştur. Zamanın büyük velilerinden olan Hacı Bektaşi Veli’nin sarayda bulunduğu bir gün, Hacı Bektaş’i Veli’ye şu suali sormuştur:

-Ne dersiniz, Konstantiniyye’ nin fethi bize müyesser olur mu?

Yoksa bu çalışmalarımız boşa mı gider. Hacı Bektaşı Veli:

-Hünkarım, Konstantiniyye’ nin fethi şu bizim köseyle, sizin, beşikte uyuyan Mahdum Muhammed’e nasip olacaktır… Hacı Bayram’ın bu cevabı Akşemseddin’i uyandırmıştır. Bu cevap Akşemseddin’in aklından hiç çıkmaz.

Fatih tahta çıktığı andan itibaren Feth-i Mübin-i düşünür. Bunun için, zahir-i ve batın-i ilimlerle meşgul olan bütün alimleri sarayında toplantıya çağırır. Feth-i Mübin-i bu ulema ile istişare eder. Genel kanaat Feth-i Mübin’in Hz.Mehdi (Aleyhisselam)’ a nasip olacağıdır, bu yüzden Konstantiniyye’nin Feth-i ile ilgili boşuna çalışmalar yapılmamalıdır. Bu meclisde bulunan Akşemseddin’in, yıllar önce Üstad’ının sözleri kulaklarını çınlatır. Der ki: (daha&helliip;)

29 Mayıs 1453 fethi Mübin

29 Mayıs 1453

 

İstanbul’un Fethi

KONSTANTİNİYYE ELBETTE FETH EDİLECEKTİR,

O’NU FETH EDEN KUMANDAN NE GÜZEL KUMANDAN,

O’NUN ASKERİ NE GÜZEL ASKER

KONSTANTİNİYYE’NİN İÇİNDE TÜRK SARIĞI GÖRMEK,

LATİN SERPUŞU GÖRMEKTEN EVLADIR

Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh) anlatıyor: “Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: “Dünyanın ömründen bir tek gün bile kalmış olsa, Ehl-i Beyt’imden bir adam melik oluncaya ve Deylem dağına ve Konstantiniyye’ye (istanbul’a) malik oluncaya kadar Allah (Celle Cellalühu) o günü uzatacaktır.”

“Konstantiniyye elbette feth edilecektir, O�nu feth eden kumandan ne güzel kumandan, O�nun askeri ne güzel asker.” Hadis-i Şerif’ine mazhar olabilmek için bir çok defalar muhasara edildi fakat hiç birinde İstanbul feth edilemedi.. Bu muhasaraların başında, Hulefai Raşidin döneminde içinde ünlü sahabe Halid bin Zeyd (Radıyallahu Anh)’in de bulunduğu İslam ordusu, İstanbul surlarının önüne kadar gelmesine rağmen uzun süre de muhasaraya edildi fakat muvaffak olunamadı ve geri dönüldü. Bu muhasara esnasında Halid bin Zeyd (Radıyallahu Anh)’in hastalanarak şehit olduğu bildirilmiştir. (daha&helliip;)

Cumhuriyet Mitinglerinin gerçek amacı ne?

[Cumhuriyet Mitinglerinin gerçek amacı ne?] Tehlikede olan laiklik değil, elitlerin iktidarı (I)

12 Eylül 1980 öncesinde “din elden gidiyor” sloganıyla Müslüman kitle korkutulmak isteniyordu. Amaç, söz konusu kesimleri sola karşı seferber etmekti.

 

Şimdilerdeyse “laiklik elden gidiyor” sloganı revaçta ve bu sefer de Türkiye’deki rejimin laik olduğunu sananlar korkutuluyor. Korkutulanlar farklı; ama korkutanlar aynı… Nasıl 1980 öncesinde ‘dinin elden gitmesi’ asla mümkün değil idiyse, bugün de laikliğin elden gitmesi diye bir şey yok. Eğer öyleyse orduyu açık veya örtülü darbe yapmaya çağıran şu ‘Cumhuriyet Mitingleri’, darbe söylentileri, e-darbe uyarıları ne anlama geliyor? Ve eğer ‘laikliğin elden gitmesi söylemi bir kuruntudan ibaretse, gerçekten elden gitmesinden korkulan nedir? (daha&helliip;)

İstihare Namazı Fal Değildir!

 

İstihare namazı fal değildir

Süleyman KÖSMENE

Özlem Men:

*“Ben istihare namazı kılmıştım. Sonuç olarak da yeşil gördüm, biraz karışık rüyaydı, ama sonra da siyah beyaz bir fön makinesi gördüm. Ben bir anlam veremedim. Bu renklerin beyazı hayır, siyahı ise şer olduğunu biliyorum. Nasıl karar vermeliyim? Hayırlı mı, değil mi diye. Bana yardımcı olursanız sevinirim. Acele bekliyorum.” (daha&helliip;)

Aynaların Önünden Ayna Olmaya..

 

 

MUS’AB BİN UMEYR:
Aynaların Önünden Ayna Olmaya

A.Ali Ural

Adımlarıyla yangın çıkartan gencin, kömürden pencerelerinin önünden ne zaman geçeceğini merak ediyor Mekkeli kızlar. Asaletin, ince hattıyla resmettiği yüzünü ne zaman çerçeveleyeceğini sokaklarının. Kokusunu taşıyan rüzgârın bölüşülemediği pazarlarda fiyatlar yükselip duruyor hep. Hep alışverişe gitmeye hazırlanıyor Mus’ab. Hep alışverişten dönüyor. Sahip olduklarıyla sahip olmadıklarını satın alıyor hep. Üzerine titreyen zengin bir anne babaya sahip olmak, sahip olduğu şeyleri çoğaltıyor: Kervancılar en iyi kumaşlarını, en güzel kokularını, en nadir yemişlerini onun için taşıyorlar. Hadremut, onun ayaklarına bir çift ayakkabı yapabilmek için onlarca ceylanı çölden koparmaya hazır. Mus’ab’a yalnız ailesi değil kader de cömertliğini esirgemiyor: Güzel bir yüz, biçimli bir beden, gür ve kıvırcık saçlar, zekâ, akıl, hitabet ve bu harikulade harmanı koruyan soyluluk… Aklı, taşlara tanrı rolü verilmesini yadırgıyor. Taşlar yerli yerine oturunca da bir boşluk çıkıyor ortaya; neyle dolduracağını bilmediği. “Görün bana hakikat!”dese de her gün, hakikat komutla ortaya çıkmıyor. O günlerde “arayanlar”ın yolu ise mutlaka Erkam’ın Evi’ne çıkıyor. Zira Mekke’nin bu esrarengiz evi bir mücevher mahfazası gibi saklıyor hakikati. (daha&helliip;)

Kapılar Kapanmadan…

Saat hangi dakikada durur?
Günlerden hangi gündür?
Mevsim kış mıdır, bahar mı?
Yer yerindedir de benim yerim kaymıştır ayaklarımın altından.
Son denilen andır. Neyle kalakaldım?
Elimde avucumda ne var?
Şükür mü, sabır mı, kanaat mi?
Kulluk mu, isyan mı?

Andan ana değişir haller ömür sürdükçe.
Saat bir sabrı vurur, bir isyanı…
Bugün bilir, duyarım acizliğimi.
Yarın büyür büyür de yer üzerinde kibirle yürürüm.
O, tevbeleri çokça kabul eden, bağışlaması bol olandır.
Ve göklerin kapıları açıktır hâlâ, yer ayaklarımızın altındadır.
Son pişmanlıktan önce pişman olmak için belki son fırsattır. (daha&helliip;)

Siz Hâlâ KanalTürk İzliyor Musunuz?

 

Kanaltürk ekibi beş şirket kurarak medya dünyasına girdi. Beş şirketin toplam sermayesi 20 milyon YTL. Beş ayrı şirketin toplam ortak sayısı da beş. Gazetecilik ve televizyonculuk dışında bir işleri olmayan bu isimler 20 milyon YTL’yi nereden buldu?

TELEVİZYONCU Tuncay Özkan’ın ‘İki yıl öncesine kadar çok zengin biriydim. Bir ideal uğruna 17 milyon dolarımı Kanaltürk’e yatırdım’ sözleriyle başlayan ‘Bu parayı nereden buldun?’ tartışması yeni bir boyut kazandı. (daha&helliip;)

%d blogcu bunu beğendi: