içimdeki SEN gibi…

Archive for Mayıs, 2007

Seven Neylesin?

“Merdüm-i dideme bilmem ne füsûn etti felek
Giryemi kildi hûn eksimi füzûn etti felek
Sîrler pençe-i kahrimdan olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek “

Cihan padisahi Yavuz Sultan Selim, Sam yakinina otagini kurdurarak burada üç ay kadar kalmis. Bir Türkmen kizi da, zaman zaman padisahin çadirina gelerek, otagin temizlik islerini yapar, hünkâr çadirini tertibe ve düzene sokarak siradan gündelik islerle mesgul olurmus… Yine bir sabah temizlik için geldiginde, Sultan Selimi görmüs. Türkmen güzelinin gönlü sultana, su gibi anîden akiermis gönlünü kaptimis ona.- Hani kalbin, her an bir halden baska bir hale geçmek, gibi anlamlari da vardir ya- Zamanla kalbinin içini, ince bir sizi sarmis genç kizin ve baslamis kalbi için için göynümeye.

Bir gün, gözü, hünkâr çadirinin diregine ilismis. Diregin üst kismina askin gücü ona, söyle bir satir yazma cesareti vermis:

“Seven insan neylesin”
(daha&helliip;)

Mekik Böreği

ymk_8571.jpeg 

Arkadaşlar yeni bir tarife ne dersin Eminim çoğunuz bu böreği tatmadınız .Bence bir deneyin 😉 (daha&helliip;)

Aşkı Evlilik Değil Tiroit Öldürüyor

Az veya çok hormon salgılaması halinde, insan psikolojisini olumsuz etkiliyor. Türk insanını tehdit eden ciddi sağlık sorunlarından biri tiroit.; Türkiye, dünya sıralamasında en çok tiroit sorunu görülen ülkeler sıralamasında başa güreşiyor. Teşhis konmamış, hasta olduğunu bilmeyenlerin sayısı da cabası. Peki tiroit hastalığının bu kadar çok görülmesinin nedeni ne? İlk neden iyot eksikliği (Türkiye’nin dört bir yanı denizlerle çevrili olmasına rağmen); ardından stres ve genetik geliyor. (daha&helliip;)

Kansere karşı 5 silah

kanser1.jpg1 Tütün kullanmayın
2 Sağlıklı beslenin
3 Egzersiz yapın
4 Ultraviyole ışınlardan korunun
5 Enfeksiyonlara dikkat edin

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu (TKAK) Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, tütün kullanılmaması, sağlıkla beslenilmesi, egzersiz yapılması, bazı kronik enfeksiyonlara yakalanmamaya dikkat edilmesi ve ultraviyole ışınlardan uzak durulması halinde “katil kanser” türlerinin yüzde 43’ünden korunmanın mümkün olduğunu söyledi.
4 Şubat’ın tüm dünyada Dünya Kanser Günü olarak anıldığını vurgulayan Kutluk, “Bu seneki Kanser Günü’nde ‘Yarın için Bugün Hemen Harekete Geçin’ sloganıyla çocuk, yetişkin herkesi kanserden korunmaya çağırıyoruz” dedi.

Hedef 10 milyon insan… (daha&helliip;)

Awaara Hoon

(daha&helliip;)

Karayip Korsanları Dünyanın Sonu (25 Mayısta Gösterimde)

  (daha&helliip;)

SULTAN, EN KESKİN ZEKALI FiLOZOFLARDAN BİRİDİR…

 

SULTAN, EN KESKİN ZEKALI FiLOZOFLARDAN BİRİDİR…

KESİN KONUŞUR, KİMSEDEN ÇE-KİNMEZ, ZEVK VE SAFADAN UZAKTIR.

Feth-i Mübin için batılıların düşünceleri, Fatih’in kişiliği ve Bir çağ’ın kapanıp bir çağ’ın açılması.

Konstantiniyye’nin Fethi’nde başarı  te’min  eden hususlardan başlıcası, Türk ordusunun üstünlüğü ve Fatih’in askeri keşifleri ve dehasıdır. R.Sedillot diyor ki: “Ortaçağ’a nihayet veren Türkler, yeni bir harp tekniği ortaya koyarak bundan faydalandılar… “Bizans’ın Fethinde kullanılan uçan alev füzeleri, ilk defa Türkler tarafından Bizans’a karşı kullanılmıştır. Fatih’in Bizans’ın fethinde sonderece gelişmiş savaş teknolojisi kullandığı bilinmektedir. Türk düşmanlığı ile tanınan Fransız bilgin Güstav Şlomberje diyor ki: (daha&helliip;)

Fethi Mûbin 29 Mayıs 1453(-2-)

 

HÜNKARIM, KONSTANTİNİYYE’NİN FETHİ ŞU BİZİM KÖSEYLE, SİZİN BEŞİKTE UYUYAN MAHDUM MUHAMMED’E NASİP  OLACAKTIR

Feth-i Mübin’in manevi fatihi ve fetih esnasından bir not.

Fatih’in babası olan II.Murat Han’ın da gönlünde Konstantiniyye’nin fethi yatmaktadır. Bu ideali uğruna zaman zaman teşebbüslerde de bulunmuştur. Zamanın büyük velilerinden olan Hacı Bektaşi Veli’nin sarayda bulunduğu bir gün, Hacı Bektaş’i Veli’ye şu suali sormuştur:

-Ne dersiniz, Konstantiniyye’ nin fethi bize müyesser olur mu?

Yoksa bu çalışmalarımız boşa mı gider. Hacı Bektaşı Veli:

-Hünkarım, Konstantiniyye’ nin fethi şu bizim köseyle, sizin, beşikte uyuyan Mahdum Muhammed’e nasip olacaktır… Hacı Bayram’ın bu cevabı Akşemseddin’i uyandırmıştır. Bu cevap Akşemseddin’in aklından hiç çıkmaz.

Fatih tahta çıktığı andan itibaren Feth-i Mübin-i düşünür. Bunun için, zahir-i ve batın-i ilimlerle meşgul olan bütün alimleri sarayında toplantıya çağırır. Feth-i Mübin-i bu ulema ile istişare eder. Genel kanaat Feth-i Mübin’in Hz.Mehdi (Aleyhisselam)’ a nasip olacağıdır, bu yüzden Konstantiniyye’nin Feth-i ile ilgili boşuna çalışmalar yapılmamalıdır. Bu meclisde bulunan Akşemseddin’in, yıllar önce Üstad’ının sözleri kulaklarını çınlatır. Der ki: (daha&helliip;)

29 Mayıs 1453 fethi Mübin

29 Mayıs 1453

 

İstanbul’un Fethi

KONSTANTİNİYYE ELBETTE FETH EDİLECEKTİR,

O’NU FETH EDEN KUMANDAN NE GÜZEL KUMANDAN,

O’NUN ASKERİ NE GÜZEL ASKER

KONSTANTİNİYYE’NİN İÇİNDE TÜRK SARIĞI GÖRMEK,

LATİN SERPUŞU GÖRMEKTEN EVLADIR

Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh) anlatıyor: “Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: “Dünyanın ömründen bir tek gün bile kalmış olsa, Ehl-i Beyt’imden bir adam melik oluncaya ve Deylem dağına ve Konstantiniyye’ye (istanbul’a) malik oluncaya kadar Allah (Celle Cellalühu) o günü uzatacaktır.”

“Konstantiniyye elbette feth edilecektir, O�nu feth eden kumandan ne güzel kumandan, O�nun askeri ne güzel asker.” Hadis-i Şerif’ine mazhar olabilmek için bir çok defalar muhasara edildi fakat hiç birinde İstanbul feth edilemedi.. Bu muhasaraların başında, Hulefai Raşidin döneminde içinde ünlü sahabe Halid bin Zeyd (Radıyallahu Anh)’in de bulunduğu İslam ordusu, İstanbul surlarının önüne kadar gelmesine rağmen uzun süre de muhasaraya edildi fakat muvaffak olunamadı ve geri dönüldü. Bu muhasara esnasında Halid bin Zeyd (Radıyallahu Anh)’in hastalanarak şehit olduğu bildirilmiştir. (daha&helliip;)

Cumhuriyet Mitinglerinin gerçek amacı ne?

[Cumhuriyet Mitinglerinin gerçek amacı ne?] Tehlikede olan laiklik değil, elitlerin iktidarı (I)

12 Eylül 1980 öncesinde “din elden gidiyor” sloganıyla Müslüman kitle korkutulmak isteniyordu. Amaç, söz konusu kesimleri sola karşı seferber etmekti.

 

Şimdilerdeyse “laiklik elden gidiyor” sloganı revaçta ve bu sefer de Türkiye’deki rejimin laik olduğunu sananlar korkutuluyor. Korkutulanlar farklı; ama korkutanlar aynı… Nasıl 1980 öncesinde ‘dinin elden gitmesi’ asla mümkün değil idiyse, bugün de laikliğin elden gitmesi diye bir şey yok. Eğer öyleyse orduyu açık veya örtülü darbe yapmaya çağıran şu ‘Cumhuriyet Mitingleri’, darbe söylentileri, e-darbe uyarıları ne anlama geliyor? Ve eğer ‘laikliğin elden gitmesi söylemi bir kuruntudan ibaretse, gerçekten elden gitmesinden korkulan nedir? (daha&helliip;)

%d blogcu bunu beğendi: