içimdeki SEN gibi…

Mevlana C.Rûmi’den..

I –Her insanın evveli suretten ibarettir. Ondan sonra can gelir ki can, manevi güzellik, ahlak güzelliğidir. Her meyvenin evveli suretten başka nedir ki? Ondan sonra lezzet gelir ki lezzet, meyvenin manasıdır. (Mesnevi III, 527)

***

Musa da sende, Firavun da. Bu (birbirine) iki düşmanı da kendinde ara sen. Musa kıyamete kadar vardır. Nuru hep o nurdur, başka nur değil…değişen yalnız kandil. Bu kandille fitil başka, fakat nuru başka nur değil, hep o alemden. Kandile bakarsan kayboldun gitti. Çünkü ikilik ve sayıya sığış kandile göredir. Fakat nura baktın mı ikilikten de, önü, sonu bulunan cisim aleminin sayısından da kurtulursun. (Mesnevi III, 1253-1255)

***

Denizi gören göz başka, köpüğü gören göz başka. Köpüğü bırak da denizin gözüyle bak sen. Köpükler, gece gündüz denizden meydana gelir, onları deniz harekete getirir. Fakat sen ne şaşılacak şey, köpüğü görüyorsun da denizi görmüyorsun!…Biz, gemilere benziyoruz. Aydın denizin içindeyiz de gözlerimiz görmüyor, birbirimize çarpıp duruyoruz.(Mesnevi III, 1270)

***
Ey ulular, bu cihan bir ağaca benzer; biz de bu alemdeki yarı ham, yarı olmuş meyveler gibiyiz. Ham meyveler, dala iyice yapışmıştır, oradan kolay kolay kopmazlar. Çünkü ham meyve köşke saraya layık değildir. Fakat oldu da tatlılaştı, dudağı ısırır bir hale geldi mi artık dallara iyi yapışmaz, hemen düşüverir. O baht ve ikbal yüzünden adamın ağzı tatlılaştı mı, insana bütün cihan mülkü soğuk gelir.(Mesnevi III, 1293-1295)

***

Ben, cemadattandım…öldüm, yetişip gelişen bir varlık, nebat oldum. Nebatken öldüm, hayvan suretinde zuhur ettim. Hayvanlıktan da geçtim, hayvanken de öldüm de insan oldum. Artık ölüp de yok olmaktan ne korkayım? Bir hamle daha edeyim, insanken öleyim de melekler alemine geçip kol kanat açayım.(Mesnevi III, 3901)

***

Cefaya uğrayıp cilalanacağı zaman kaçan, sonra da safa dileyen kişiye şaşarım doğrusu. Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!(Mesnevi III, 4008)

***

Bir bak…nohut, tencerede ateşten zebun oldu mu yukarıya doğru sıçramaya başlar. Tencere kaynamaya başlayınca nohut, tencerenin üstüne fırlamaya, yüzlerce coşkunluk göstermeye koyulur. “Neden beni ateşe attın, kaynatıyorsun.. mademki satın aldın, neye bu hallere uğratıyorsun” der. Nohut pişiren kadın da nohuda kepçeyle vurup der ki: “Yok.. güzelce kayna, tencereden çıkmaya kalkışma.” Seni sevmediğimden, senden hoşlanmadığımdan kaynatmıyorum seni ki… bir zevke, bir çeşniye sahip ol da. gıda haline gel, yen, cana karış diye kaynatıyorum. Bu imtihan, seni horlamak için değil!
(Mesnevi III, 4159-4164)

***

Oğul, sen Kur-an’ın dış yüzüne bakma. Şeytan da Adem’i topraktan ibaret gördü, hakikatine eremedi! Kur-an’ın zahiri, insana benzer…sureti görünür, meydandadır da canı gizlidir! (Mesnevi III, 4247)
***

Ayıp olan, daima her şeyde ayıbı görmektir. Ayıbı görmeyen gayb ehlidir. (Mesnevi I, 2074)Kendi ayıbıyla uğraşana ne mutlu. Başkasının ayıbını söyleyen, o ayıbı kendisinden uzak görmesin. (Mesnevi II, 3064)

***

Muhammet Mustafa parmağındaki yüzüğü döndürdüğünde ‘seni oyalanmak, oynamak için yaratmadık ‘ diye paylandı. Var, bundan kıyasla da günün, suçla mı geçiyor, ibadetle mi bir düşün. (Fihi Ma-fih, 15)

***

Akıl seni padişahın kapısına götürünceye dek güzeldir, dinlenir. Onun kapısına geldin mi aklı boşa; o anda akıl, ziyan verir sana; yolunu keser. Ona ulaştın mı kendini teslim et; artık nasılla, niceyle işin yok senin.Mesela biçilmemiş bir kumaştan bir kaftan, yahut bir cübbe diktirmek istiyorsan, akıl seni tutar, terziye kadar götürür. Akıl bu ana dek iyidir, seni terziye ulaştırır. Şimdi bu anda aklı boşamak gerek;terziye karşı kendi düşünceni bırakmak gerek. Hasta da böyledir. Aklı o zamana dek iyidir ki, onu tutar, hekime götürür. Hekime vardıktan sonra aklı bir işe yarmaz, artık kendisini hekime bırakması gerek. (Fihi Ma-fih, 26)

***
Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründügün gibi ol.

***

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

***

Ben nice zaman O’nu aradım kendimi buldum. Şimdi kendimi arıyor onu buluyorum. O’nu bulduğun zaman kendinden kurtulursun. Kendinden kurtulduğun zaman O’nu bulursun.”

.

 

II –

 

Topraktan biten guller solar gider, gonulden biten guller ise devamlidir.

Herbirimiz tekbir kanatli melekleriz ve bizler ancak birbirimizi kucaklayarak ucabiliriz. Herkesin bakmadigi yonden bak dunyaya.

Akli, bir testere ikiye bicse, o atesteki altin gibi gulumser.

Ask, hicbir afetten ogut almaz.

Gercek askta ne vefa vardir ne cefa…

Bir mum diger bir mumu tutusturmakla, isigindan bir sey kaybetmez.

Gulun dikenine katlanmasi onu guzel kokulu yapti.

Insana aradigi seye bakarak deger bicilir.

Insanlari iyi taniyin, her insani fena bilip kotulemeyin, her insani da iyi bilip ovmeyin.

Icteki kiri su degil ancak gozyasi temizler.

Korler carsisinda ayna satma, sagirlar carsisinda gazel atma.

Kimseden sana kotuluk gelmesini istemiyorsan, fena soyleyici, fena ogretici, fena dusunceli olma.

Her iste bir hayir vardir. Her kanat denizi asamaz.

Soru da bilgiden dogar cevap da.

Ayipsiz dost arayan dostsuz kalir.

Kanaat etmekten kimse olmemistir. Hirs besleyerek kimse padisah olmamistir.

Beden ile ruh aralarinda konusuyorlardi. Beden guzelligine ve parlakligina magrur olarak ruha dedi ki: “Ben senden daha degerliyim; bak herkes bana ilgi gosteriyor ve beni seviyor”. Ruh ise, kendi letafetini gizlemis olduğu halde bedene dedi ki: “Hey supruntuluk! Sen kim oluyorsun? Ben senden cikayim da o zaman gorursun. Seni sevenler sana mezar kazarlar. Iki gun bile seni saklamaz, bocek ve karincalara gida olman icin seni topraga gomerler.” Beden olumlu, ruh olumsuzdur. Ruh bedene muhtac degildir, onsuz da varligini devam ettirebilir. Ama beden ruhsuz yasayamaz. Bedenimiz ruhumuzun elbisesi yahut evi gibidir. Gozler, bu evin pencereleridir ki ruh bu alemi o pencerelerden seyreder. Önemli olan elbise midir, elbiseyi giyen mi? Ev midir, evde oturan mi?

Okuzun rengini disinda, insanin rengini icinde ara.

.

Kitaplardan once kendinizi okumaya calisin.

 

 

III-

 

 

Sevgide günes gibi ol, dostluk ve kardeslikte akarsu gibi ol, hatalari örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya oldugun gibi görün, ya göründügün gibi ol.

.

Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

.

Akil, ask ve can. Bu üçü üçgendir. Her derde çare, her yaraya merhemdir.

.

Her dil, gönlün perdesidir. Perde kimildadi mi, sirlara ulasilir.

.

Bir hür kisiyi lütfunla kendine kul etmen, binlerce köle azad etmenden daha iyidir.

.

Insan kendi kelinden veya çibanindan igrenmez. Yarali elini yemege sokar, parmagiyla yalar. Bundan midesi bulanmaz; ama baska bir kimsede birazcik çiban ve ufacik bir yara görse, o yemegi yiyemez artik ve igrenir. Insandaki kötü huylarda kellere ve çibanlara benzer. Kendinde oldugu zaman insan ondan igrenmez, incinmez; halbuki baska birinde ondan bir parçacik görecek olsa igrenir, nefret eder. Senin ondan ürktügün gibi, o da senden ürker ve incinirse, onu hos gör! Çünkü onu görmekten inciniyorsun. O da ayni seyi sende görür.

.

Kendi ayibiyla ugrasana ne mutlu. Baskasinin ayibini söyleyen, o ayibi kendisinden uzak görmesin.

.

Sevilen her sey güzeldir; fakat aksine her güzel olanin sevimli olmasi gerekmez. Güzellik, sevimliligin bir parçasidir; sevimli olmaktir temel olan. Sevimlilik oldu mu, elbette güzellikte olur; bir seyin parçasi tümünden ayrilamaz; onunla beraberdir, birdir. Mecnun’ un zamaninda Leyla’dan daha güzel olanlar vardi; fakat Mecnun’ un sevgilisi degildi onlar. Mecnun’a, Leyla’dan daha güzel olanlar var, onlari getirelim dediler. Dedi ki: Leyla’nin seklini sevmiyorum ki ben; Leyla bir sekil degil; elimde bir kadehe benzer Leyla. Ben o kadehle sarap içerim. Su halde ben içip durdugum o saraba asigim. Siz kadehi görüyorsunuz, saraptan haberiniz bile yok. Bana altinlarla bezenmis, mücevherlerle süslenmis kadeh sunsalar, fakat içinde sirke olsa, yahut saraptan baska bir sey bulunsa ne isim var o kadehle benim? Içinde sarap olan eski, kirik bir kadeh o kadehten, hatta o kadeh gibi yüzlerce kadehten daha iyidir bence; fakat kadehi saraptan ayirt edebilmek için bir ask, bir sevk gerek. Hani aç, on gün bir sey yememis biriyle günde bes kere yemek yemis bir tok…Ikisi de ekmege bakar ama tok, ekmegin seklini görür; açsa ekmegi degil, cani görür; can görünür ona ekmek. Çünkü ekmek kadehe benzer, tadiysa içindeki saraptir sanki; o sarap ancak istah özleyis gözüyle görülebilir. Simdi istahlan, özle de sekli görme, varlik aleminde, her yerde sevgiliyi gör. Su halkin sekli, kadehlere benzer; su bilgiler, hünerler, sanatlarda kadehte ki nakislardir. Görmez misin, kadeh kirildi mi, nakislar kalmaz. Su halde is, kalip kadehlerindeki sarapta, o sarabi içen ve gören kiside.

.

Kabugu kirilan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardir.

.

Bilgi, siniri olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgiçtir.

.

Bulutlar aglamasa yesillikler nasil güler?

.

Kardeşim sen düşünceden ibaretsin. Geriye kalan et ve kemiksin. Gül düşünür gülistan olursun. Diken düşünür dikenlik olursun.
.

http://www.khamush.com/turkce/

 

 

Reklamlar

Comments on: "Mevlana C.Rûmi’den.." (3)

  1. Hakikaten, insan düşünceden ibaret.Sevgiyi düşünmek sevgiliyi,nefreti düşünmek ise kavgayı ve cehennemi yarınlara taşıyor ve yaşatıyor.Allah farkındalığımızı arttırsın bizdeki, an’da anı farkederek.Uzun lafa ne gerek huuuu.

  2. Ben nice zaman O’nu aradım kendimi buldum. Şimdi kendimi arıyor onu buluyorum. O’nu bulduğun zaman kendinden kurtulursun. Kendinden kurtulduğun zaman O’nu bulursun.”

    ne kadar anlaml1 bir söz demi !!!!!!!!!!!!!!!!!!

  3. çok güzel birşey olmuş ben olsam aynısını yapamam çok güzel diyom bukadar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: