içimdeki SEN gibi…

Yitik Gazelim

Yoksun ya .. gecenin gözleri üzerimde… yoksun ya neye uzansam kısa kalıyor kollarım.. yoksun ya varlığımı unutmuşum gündüzde…

Sen yürüyünce anladım adımların sıklığını,sen gülünce bildim dünyanın sıcaklığını,sen bana bakınca göğün sofrası indi yüreğime, tut çek beni bana…

Cürmüm kadar yer yakardım evvelden ,şimdi kendimi tutuşturmaya takatim yok…
fakrıma vardım ,aczime… güruh bir ırmağın kuraklığına döndüm, ayaklarımı vuruyorum toprağa…

Sen yoksun ya ateş basıyor içime,sensiz yanlarım uçukluyor… Sen yoksun ya göveriyor dallarım yosun tutuyor gövdemi,sen yoksun ya yokluğuna vuruyorum kendime yitikliğimde buluyorum seni…

Yoksun ya on dörtlüyü dayıyorum gecenin alnına, yoksun ya dikenleri çekiyorum topuklarımdan,yoksun ya açlığıma taş bağlıyorum,yokluğuna bulaşıyor ellerim..

Bahçelerimin rengi soldu,güz bastı yüzüme,dengesi bozuldu akıl tellerimin,yırtılmış göz pınarlarım,nazar etsen göz ucuyla ,Vahşi gibi dolanıyorum. Avazeni duymak için yüreğim kulak kesiliyor ayak seslerine…

Sermayem bir gece, bütün hünerlerimi koydum çıkınımdan,aklıma abdest aldırmak için yöneliyorum toprağa ellerim toprağın alnında…
Bağlıyorum ellerimi,eğiyorum başımı Hamd ve Senâ alemlerin Rabbine… Şah damarıma bakıp, Esselamu Aleykum ve Rahmetullah diyorum…

Reklamlar

Comments on: "Yitik Gazelim" (3)

  1. Muhâl Bey/Hanım?
    ben zâten bu satırların sahibinin Filiznur Atalan Hanım olduğunu biliyordum. kendisi yakın dostumdur. bir alıntı yapıldığı vakit altına, yazarın/şâirin adının yazılması gerektiğini düşünüyorum. dilerim bir dahaki sefer öyle olur.

  2. Muhâl said:

    Bu satırların sahibi Filiznur adında bir şahıs.

    Yitik Gazelim ismi ile dört ayrı şiiri var.

    Yitik Gazelim

    Hava puslu,yüreğim bir garip,göç başlar eylül bitince…gidenlerin ardından
    bakmak gibi bu…
    toprak kayıyor ayaklarımdan,bir örtü yüzüme yapışıyor…en çok da gözlerine
    bakıyorum… gözlerinde kayıyor gecenin yıldızları…

    Gece oturup konuk oluyor dehlizime..sonra çağırıyor kısık sesle
    seni..’’burası kalabalık’’ diyorsun,her seslendiğimde…göğe çeviriyorum
    başımı..tek bir buluta razıydım oysa,rahmet bulutları gelmeden
    döşüme,gözlerimden akıyor gece…
    Gözlerimi yumuyorum,Babil’in bahçelerinden geçerken yüzüme sürüyorum
    erguvanları…
    Bilgelik derslerini dinliyorum Meryem’den,izlerini arıyorum çöle uzanan
    ayaklarımın,kaktüs sularını çekiyor içine…ben içimi dışa akıtıyorum…

    Perişan gazeller geliyor dilim ucuna,’’Eyleyip şehper-i Cîbril’den ey meh
    yeleğin’’…Ok’u geçiriyorum içimden,hayreti takıyorum ardıma,çenemin
    çukurundaki kuyudan su içiriyorum serçelere…

    Gözlerimin amâlığında,gül bebeleri kokluyorum…uçuklarını öpüyorum
    bebelerin,sağıyorum sütümü ağızlarına..Gözlerimde Yusuf’un gömleği…

    Sırra dokunmak için terk edilmiş şehirleri dolaşıyorum, azad edilmiş
    kölelerin avuçlarından su içiyorum, hiç bir şey süpriz değil! .. hiç bir
    şey! …

    Kayışına sardığın bir avuç tütünü, sür damağıma zehir tadında…kuşların
    ağızlarına ver mısraları, noksan her tümce faniliğine dokunsun …parmağını
    bastır kanayan kuşa…

    Nalları düşmüş kısrak gibi,depreşip duruyor toprak…arala iki dudak
    arasını,şiir üflenecek… Göğümde fırlatıp attığın suskuların peşindeyim…
    kaç hisseye talip olduğumu bilir misin? …yüzde kaç hüzne…eğretilik
    yakışmadı size …Biz mıh gibi tutardık aklımızda vefasızlıkları…

  3. bu satırların sâhibini bilmek isterdim. açıklarsanız sevinirim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: