içimdeki SEN gibi…

hz.Adem ve hz.Havva’nın Çocukları Neden Evlenmiş?

Hz adem ve havva nın çocukları neden evlenmiş.yani kardeş kardeşe nasıl nikah kıyılmış.bu mümkün müdür.böyle birşey varmıdır.bundan kardeşlere nikah düşer bunu mu çıkartmalıyız.?lütfen yardımcı olunuz.dinimizde böyle birşey varmıdır?

19-Eylül-2006 – 12:12:18

 Cevabımız

Değerli Kardeşimiz;

İnsanlar Hz. Âdem’le Hz. Havva’dan doğarak çoğalmışlardır. Havva anamız hep ikiz doğum yapıyordu. Bunlardan birisi erkek, diğeri de kızdı. Hz. Âdem, aynı anda doğan ikizleri, bir önce veya bir sonra doğan ikizlerle evlendiriyordu. Habil’le beraber doğan kız çırkın, Kabil’le birlikte doğan kız ise güzeldi. Bu durumda Hz. Âdem, Habil’in, Kabil’le beraber doğan kızla, Kabil’in de Habil’le beraber doğan kızla evlenmesini istedi. Fakat Kabil buna razı olmadı, kendisiyle doğan güzel kızı Habil’e vermek istemeyerek kendisi almak istedi.

Hz. Âdem buna müsaade etmedi ve meseleyi Allah’a havale etti. Cenab-ı Haktan gelen emir üzerine her ikisinin de Allah’a birer kurban takdim etmelerini, hangisinin kurbanı kabul edilirse Kabil’in bacısının ona ait olacağını söyledi. Bunun üzerine Kabil bir demet buğday, Habil de bir koyunu kurban olarak takdim etti. Gökten inen bir ateş Habil’in kurbanını aldı, Kabil’inki olduğu yerde kaldı. Bu durumda Habil haklı çıkmış ve kızı almaya hak kazanmıştı Fakat Kabil iyice çileden çıkmıştı. Bu hâdise Kur’ân’da şöyle anlatılır:

“Onlara Âdem’in iki oğluna dair haberi hak ile oku. Onlar birer kurban takdim ettiklerinde, birisinin kurbanı kabul olunmuş, diğeri kabul olunmamıştı. Kurbanı kabul olunmayan diğerine, ‘Ben seni öldüreceğim’ dedi. O da, ‘Allah ancak takva sahiplerinin kurbanını kabul eder’ diye cevap verdi.

“Habil şöyle devam etti: ‘Eğer sen öldürmek için elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi kaldıracak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. Dilerim ki, sen benim günahımı yüklenesin de, Cehennem ateşinin ehlinden olasın. Bu da zalimlerin cezasıdır.

“Sonra nefsi, kardeşini öldürmeyi ona kolay ve hoş gösterdi; o da kardeşini öldürüp hüsrana uğrayanlardan oldu. Sonra Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstermek için, ona, yeri eşeleyen bir kargayı gönderdi. Kabil, ‘Yazıklar olsun bana!’ dedi. ‘Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtemedim!’ Artık o yaptığına pişmanlık duyanlardan olmuştu.”1

Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmelerinin dindeki yerine gelince; Hz. Âdem’den Peygamber Efendimize gelinceye kadar bütün peygamberler hak dini tebliğ etmişlerdir. Dinin temeli olan îman esasları hep aynı kalmıştır. Fakat şeriat dediğimiz, ibadet ve dünyaya ait işlerde Hz. Âdem’den Peygamberimize kadar her devrin icaplarına, insanların ihtiyaçlarına göre bazı hükümler değişerek gelmiştir. Cenab-ı Hak her devrin insanının yaşayışını ve menfaatini gözeterek her ümmete ayrı bir şeriat göndermiştir. Mâide Sûresinin 48. âyetinde bu hususta, “Sizin her biriniz için Biz bir şeriat ve açık bir yol tayin ettik” buyurulur.

Bediüzzaman da bu meseleyi şöyle izah eder: “Asırlara göre şeriatlar değişir. Belki bir asırda kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiya’dan (a.s.m.) sonra şeriat-ı kübrası (büyük şeriatı) her asırda, her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır.”2

Meselâ, Yahudiler ancak havralarda, sinagoglarda, Hıristiyanlar sadece kiliselerde ibadet edebilirlerken, biz Müslümanlar her yerde namaz kılabiliyoruz. Yine sığır ve koyun gibi hayvanların iç yağları Hz. Musa’nın şeriatında haramken, bizim dinimizde helâldir.
Hz. Âdem ise ilk insan ve ilk peygamberdir. Allah ona da bir din ve bir şeriat göndermiş ve öğretmişti. O da Allah’ın kendisine gösterdiği şekilde hareket ediyordu. Cenab-ı Hak, Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmesini de bir zaruretten dolayı helâl kılmıştı. Çünkü insan neslinin artması gerekiyordu. Başka insan da olmadığına göre, bir zaruret olarak kardeşlerin birbirleriyle evlenmesi gerekiyordu. Bu âdet bir süre devam etti, fakat insanlar çoğalınca böyle bir evliliğe ihtiyaç ve zaruret kalmadı ve bu tatbikat da kalkmış oldu.

1. Mâide Sûresi, 27-31
2. Sözler, s. 454

Mehmed Paksu
Meseleler ve Çözümleri-2

Selam ve dua ile…

Yorumlar: "hz.Adem ve hz.Havva’nın Çocukları Neden Evlenmiş?" (640)

  1. CENGİZHAN dedi:

    KURAN İNSANLAR ADEM VE HAVVA DAN ÇOĞALMIŞTIR DİYOR KATILIYORMUSUNUZ?
    A-ADEM VE HAVVA HANGİ IRKTANDI ? ZENCİMİ ?ÇİNLİMİ? ABORJİN Mİ?
    NİSA SURESİ-1 AYET..Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının

    1-Adem ve Havvanın çocukları oldu. Kardeşler birbirleriyle ilişkiye girdiler. Böyle İnsanlık Aile içi sex le çoğaldı . Kuran insanlara hakaret etmiş olmuyormu? Arap diyor ki..senin soyun iki kardeşin sex inden gelmektedir.Sen böyle bir soydansın.Bu insana hakaret değilmidir?
    2-Kardeşlerin sexiyle çoğaldık demek soyumuza hakaret edilmesi değimlidir?
    3–Adem ve Havva hikayesini yazan Kuran ın Allahtan geldiğini söylemek bir yaratıcıya hakaret etmek olmazmı?
    4-Ana baba aynı ise Öyleyse Yeryüzünde neden bu kadar çok farklı ırk var.
    Zenci,Arap,Çinli,Aztek,maya,Türk,Arap Viking var

    B-ALLAHIN ADEM ‘E ÖĞRETTİĞİ -ADEM’İN KONUŞTUĞU DİL HANGİSİDİR ?

    1-Kuranın dediği gibi ortak atamız Adem ve Havva ise Tek Dil konuşması gerekmezmiydi?
    2-Ana baba aynı ise Öyleyse Yeryüzünde neden bu kadar çok farklı dil var.
    3-Tanrının insanlığa verdiği Dil’den daha anlaşılır,daha özel bir Dil olabilir mi?
    4-Adem ve Havva nın Dil’i varken neden başka Dil kullansın?
    5-Tanrının bize armağanı bir Dil varken neden başka dillere ihtiyaç duyalım?
    6-Tanrı neden herkesin birbirini anlayamayacağı birçok Dil olmasına izin versin?

    KURANA GÖRE ADEM YARATILDIĞINDA HERŞEYİ BİLMEKTEDİR
    1-Şimdiki insanlar Ademden daha akıllılar. Ademin bilmediği bir çok şeyi biliyorlar.Nasıl?
    2-Allah şimdiki insanların kullandığı teknolojileri neden vermemiş olabilir.Ademe neden uçak yapmayı,Elektiriği üretip kullanmayı ,Araba yapmayı öğretmemiştir?
    3-Kuran’a gore Adem’in çocuklarından Habil ÇİFTÇİ, Kabil koyun ÇOBANıdır. Yani ilk insan döneminde ziraat ve hayvancılık vardır. Bilim’e göre ilk insanlar AVCI ve TOPLAYICIdır (ekipdikmez). Ziraat ve hayvancılığın tarihi sadece on bin senedir.Allah kendi kullarının ne zaman ne yaptığını unuturmu? Yoksa bunu yazan kitap Allahın sözleri değimlidir?
    4- Kuran’a göre meyveler, sebzeler bugünkü özelliklerinde (Renk, tat, şekil, büyüklük vs) yaratılmışlardır. Bilim’e göre ise günümüzde bulunan sebze ve meyveler, insanlar tarafından seçildiği için, bugünkü tat, koku, renk, ve boyutlarına ulaşmışlardır. Siz etrafınızda Daha gelişmiş karpuz , kavun kiraz yiyorsunuz.Hangisi çocukluğunuzda ki gibi?
    5-Domatesi ve patatesi Amerikanın keşfinden sonra öğrendiğimiz için Bu en çok yenilen sebzelerin adı kuranda geçmez.Peygamberler patates domates gibi sebzeleri yemeden ölmüşlerdir.Allah neden böyle istemiştir?
    6-Allah adem e yazıyı öğretmemiş oda çocuklarına öğretememiş neden? Çünkü yazının ilk keşfinin tarihi bellidir.Allahın Mükemmel insanının yazıyı bilmemesi dikkatinizi çekmedimi?
    ALLAH YARATMIŞ OLDUĞU KULUNUN VUCUDUNU BİLEMEZMİ?
    MUHAMMED suresi-15-ayetBu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
    A-Bilimselliğe bakarmısınız! Bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içmek.Allah suyu içtiğimizde midemiz yerine bağırsaklarımıza gittiğini sanıyormuş olamaz değilmi?Allahın vucudumuzu bilmemesini düşünemiyeceğimize göre bunu yazan kitap Allaha ait olabilir mi?
    B-Allah ın insan vucudunun nasıl olduğunu bilmemesi mümkünmüdür?Allah gibi bir yaratıcı bu kuranda yazılan gibi bir ceza mı verir.Böyle bir cazayı ilahi buluyormusunuz?
    C-Su içildikten sonra bağırsaklara değil de mideye gideceğini Allah bilemezmi?
    5-NUH HANGİ IRKTANDI ZENCİMİ ÇİNLİMİ VİKİNG Mİ?
    A- Kutsal kitaplar tufan denen bir olaydan bahseder.Nuh’un her türden bir çift’i bir gemiye doldurduğunu yazarlar.Yaklaşık 2 milyonu aşkın mevcut türü ve yok olmuş milyonlarca türü nasıl bir gemiye sığdırdı.Üstelik birbirleriyle beslenen bu canlılar nasıl oldu da gemide 1 yıl süre boyunca birbirlerine saldırmadı.
    B-Nuh’un gemisinin büyüklüğü ve yapısı nasıldır? Bu kadar canlıyı alabilecek geminin büyüklüğünü bir düşünelim. Dinazorların türlerinden birer çift alsak bu günkü teknolojiyle yapılan uçak gemilerine sığdıramazdı.
    C-Eğer tufan 6500 yıl önce olduysa,Mısır uygarlığı piramitlerinde neden selbaskını izleri yoktur? Bir çok ilkel çağlardan kalma Duvar resimlerinin silinmesi gerekmezmiydi?
    D-Güney amerika’da amazon ormanlarında, ya da kuzey kutbunda yaşayan bir canlı türü, tufan bittikten sonra yasadığı yere nasıl gitmiştir?Avusturalyadaki Aborjin yerlileri Nuha benzemektemidir.
    E- Günümüze kadar bilinmeyen kıtalar Amerika ve Avustralya kıtalarındaki hayvanlar ne oldu? Oradaki insanlar nuhun çocukları olamayacaklarına göre nereden geldiler.Onları yaratan bir tanrı daha olabilir mi?
    F- Nuh hikayesi Kuran’da Hud-25 ile Hud-50 arası, Muminun-22 ile Muminun-30 arası ve Yunus-71-72-73-74 de geçer. (Gerçi başka yerlerde de sıkça söz edilir, ama bu surelerde daha geniş bir şekilde aynı hikaye tekrarlanır.) Allah neden böyle surelerin arasına karıştırmıştır bu olayı.başlangıcı bir surede .ortası başka bir surede..sonu başka bir surede..gibi.Böyle tutarsız ve anlamsız hikayenin anlatıldığı kitaplar Allahın kitabı olabilirmi?
    G-Nuh’un oğul sayısı Tevrat’a göre üç, Kuran’a göre ikidir. Tevrat’a göre bu üç oğlandan biri Avrupalıları, biri Asyalıları, biri de günahlarından dolayı kararak Afrikalıları oluşturur.İki kitapta Allahtan gelmiş olsa böyle bir yanlışlık olurmu?

    H-Tevrat’ta tufan sonrası Nuh’un şarap yapıp içip sarhoş olması gibi bazı hikâyeler de anlatılır ama Kuran’da tabii ki bunlar bulunmaz.Kuran Allahtan gelen bir kitap olsa eksiklikler olurmu?

    6-BİR PEYGAMBER CARİYE VE KÖLE GANİMET ALABİLMEK İÇİN ALLAH I KULLANMALIMIDIR?

    NAHL suresi..75.ayet…Allah şunu misal getirdi: Bir yanda hiçbir şeye gücü yetmeyen bir köle, diğer yanda tarafımızdan güzel bir rızık verdiğimiz, ondan gizli, açık olarak harcayan hür bir insan, bunlar hiç eşit olur mu?

    Buna benzer Köle ve Sexkölelerine (cariyeler) nasıl davranılacağına dair başka ayetlerde vardır.Yukardaki sadece bir örnektir.

    A-Allahın Bunu Normal olarak görüp İnsanlar arasında eşitliği istememesi.adaletli davranmaması size göre doğrumudur?
    B-Allah köleciliği desteklermi? Kuran Allahın kitabımıdır?Allahın (Cariye)sex kölesi ve köle alınmasını Desteklemesini uygun buluyormusunuz?
    C-Allahın Savaş ganimeti olarak kadınların cariye(sex kölesi) olarak alınıp kulanılmasını desteklemesi size neyi anlatmaktadır.
    D-Evli bir kadının kocasının öldürülerek cariye olarak kullanılması isteği Allahın istediği bir şey olabilirmi? Olamaz sa Kuranda yeralmasını nasıl açıklarsınız?
    E-Köleler başka Allahın kullarımıdır ki Allah köle hür ayrımı yapmaktadır.
    F-Allah ve kuran neden insanların eşit olmadığını söyler ve eşit olmalarını istemez?
    7-ALLAHIN MUHAMMEDİN KADIN KIZ İŞLERİNE KURANDA BU KADAR YER VERMESİ MÜSLÜMANLIĞINIZI ETKİLİYORMU?

    Aşağıda hadisler kimlere ait ve numaraları verilmiştir.Kurandaki ayetlerin de suresi ve numarası vardır.Bu yazılanlar tamemen İslami kaynaklardan alınmadır.İnanma sorunu olanlar lütfen baksınlar.İnternette bulamayacakları kaynak yoktur.
    Artık Sizi kullanmalarına izin vermeyin.Bir Türk Arapların oyuncağı olamaz.

    A-(Tecrid, hadis no:1721) Karilar içinde ayricalikli olanlar:

    Bu hadisin basinda, Aise aynen söyle diyor:
    -”Peygamber benimle evlendi; ben o sirada 6 yasindaydim.” Muhammed ile evlendigi zaman Aise’nin 6 yasinda oldugunun Islam dünyasinda kabulu zorunlu. Çünkü bunu anlatan “hadis”, tartismasiz “saglam(sahih1553)” kabul edilir.
    Bu hadisi, Islam dünyasinda en saglam olarak benimsenegelmis olan Buhari’nin ve Müslim’in “e’sSahih”lerinde de buluyoruz.
    Aise, Muhammed’in koynuna verilmek üzere götürüldügünde, salincakta sallanip oynayan bir oyun çocuguydu. Yani Muhammed, 52 yasinda böylesine bir çocukla cinsel birlesimde bulunmustu.

    ALLAH MUHAMMED GECE HANGİ KARISININ YATAĞINDA YATACAK DİYE AYET GÖNDERİRMİ?

    CARİYE MARYA NIN KURANA GİRİŞ ÖYKÜSÜ
    Muhammed’in cariyesi ile yatması doğal. Kuran da, karılarının dışında cariyeleriyle de yatmasına olanak veriyor (bkz. Ahzab suresi, ayet 50,52) Ne var ki, cariyeyi özgür (hur re) olan bir kadının, üstelik Ömer kızı Hafsa’nın yatağında koynuna alıyor.
    Hafsa da çıkagelmiştir. Muhammed’ in Marya ile ilişkisini görür.
    Muhammed: “Vallahi Billahi Marya ile bir daha yatmayacağım!”
    “Hafsa! Marya’ yi kendime haram etsem de ona bir daha yaklaşmasam; bundan hoşnut olur musun? “Evet!” Muhammed hemen ant içmiştir: “Hafsa! Aramızda kalsın, bunu sakin kimseye söyleme, olmaz mi?” “Tamam!”

    Ne ki, Hafsa bu durumu Aişe’ye anlatır.(Bkz. Taberi, Camiu’l- Beyan,28/102) (Bkz.F.Razi,30/41,43) Muhammed’in, Marya’yı kendisine haram etmesi, yani bu cariyeyle bir daha yatmayacağına and içmesi üzerine yeni ayetler gelir:

    “Ey Peygamber! Karılarını hosnut edeceksin diye, Tanrı’nın sana helal kılmış olanı kendine neden haram yaparsın? Tanrı bağışlayan ve acıyandır.”(Bkz. Tahrim suresi, ayet:1.

    Allah lazım olan ayeti gönderip muhammedin marya özlemini gidermiştir.

    Diyebilirler ki bunlar söylenir mi ? yalan ve hakaret diyebilirler.İyide Arkadaşım sen bu ayet Muhamede gelmiştir,Kuran Allahındır derken Benim Tanrıma hakaret ediyorsun

    1-Arkadaşım biraz aklı olan ve düşünebilen insan anlayamazmı? Allah Muhammedin bir kadınla yatıp yatamamsını kafaya takarmı? Bu ayete Allahın demek hakaret değimlidir?

    -Ahzap suresinin 51. Ayeti : -”(Ey Muhammed!) Onlardan (yani karilarindan) diledigini geriye birakir, diledigini öne alabilirsin…

    ” Ne demek bu? Muhammed’in, karilariyla olan cinsel iliski düzenindeki isini kolaylastiriyor. Iliskiyi siraya koyma zorunlugunu kaldiriyor. “Hangi karinla ne zaman yatmak istersen özgürsün” diyor.

    Muhammed hangi karısıyla ne yaparsa yapsın bize ne? Kardeşim benim Allahımın bu gibi acayip işlerle uğraştığını söylemeyin. Böyle bir kuran Allahtan gelmiş denirmi?
    D-MUHAMMEDİN GELİNİ ZEYNEBİ DE KARILARININ ARASINA KATMA ÖYKÜSÜ:

    Zeyneb Bint Cahs, Muhammed’in ogullugu Zeyd’in karisidir.
    Muhammed bir gün, Zeyd’i görmek için onun evine gider. Zeyd’i bulamaz, Zeyd’in karisi Zenneb’le karsilasir. Birden tutulur Zeyneb’e.
    Bir kadina Muhammed’in ilgi duymasi, o kadinin baska erkege -bu erkek kocasi da olsa- uygun olmaktan çikmasi ve dolayisiyla Muhammed’in olmasi gerektigi sonucunu dogurmaktadir.
    Iste bunun üzerine, Ahzab Suresinin 37. ayeti gelir. (Bkz. Taberi, Camiu’l- Beyân, “Ey Muhammed! Allahi’n nimet verdigi ve seninde nimetlendirdigin kimseye: “Esini birakma, Allah’tan sakin!’ diyor; Allah’in açiga vuracagi seyi içinde sakliyordun. Insanlardan çekiniyordun. Oysa Allah’tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd, esiyle ilgisini kestiginde onu seninle evlendirdik. Ki, evlatliklari esleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü’minlere bir sorumluluk olmadigi bilinsin. Allah’in buyrugu yerine gelecektir.” (Ahzâb, ayet: 37.)

    MUHAMMEDİN KARISI AYŞENİN ZİNA İLE SUÇLANMASI ÖYKÜSÜ
    E- Aise “zina” ile suçlaniyor: Muhammed: “Aise! Böyle bir suçun varsa tevbe et!”
    - “Aise! Senin hakkinda bana söyle söyle dedikodular geldi (Safvan’la iliski kurdugundan sözediliyor).
    ” Aise’nin “zina” etmedigine iliskin (Bkz. Nûr, ayet: 11-20. Buna göre toplam: 10 ayet. Ama tefsirlerde toplam: 18 ayet oldugu belirtilir. Bu ayetlerde, “zinayi” kanitlamak için “dört tanik göstermek gerektigi”, bu gösterilmedigi zaman iftira olacagi açiklandiktan sonra,

    1-Bir “zinanin” kanitlanmasi için “dört tanik” istemek, gerçekçi bir yaklasim midir?
    2- altı (6) yaşında bir kızla (50) yaşında bir erkeğin evlenmesinden İslam a ne gibi bir fayda olmuştur.Allah böyle bir evliliği size göre istermiydi?
    3-Bırakın bir peygamberi herhangi bir insanın Altı yaşında bir kızla sex yapması ve evlenmesini ahlaklı buluyormusunuz?
    4-Bir cariyeyle ilişkiye girmeyeceğim diye yemin ettikten sonra tekrar birlikte olmak için Allah tan ayet geldi demesi. peygamber diye inandığın birinin yapması gereken davranışmıdır?
    5-Muhammedin Kadınlarla sex ilişkilerinin kuranda sıkça yer almasını nasıl karşılıyorsunuz?
    6-Muhammedin kadınlarla ilişkilerini Kimle nasıl evleneceğini kimle ne zaman sex yapacağını anlatan bir kitaba Allahtan gelen bir kitap demek mümkünmüdür.
    7-Hadiste belirtildigine göre: Aclanogullari’nin ileri gelenlerinden Medineli Asim Ibn Adyy in ve ayni kabileden Uveymir’in “Peygamber”den bir sorulan olur: – Bir adam, karisini bir adamla zina ederken bulsa ne yapmali? Karisinin tam karni üzerinde bulsa? Eger gidip dört erkek tanik bul- maya yönelirse, zina eden adam isini bitirip gidecektir!!! Dört tanik mi aramali, yoksa..? Muhammedin bu soruya cevabı ne olmuştur sizce?
    8-Kuran herkes ogullugunun bosanan karisiyla rahat evlenebilsin diye Muhammed’in Zeyneb’le evlendirildigini açikliyor.Bir insanın geliniyle evlenmesi ne kadar ahlaklı bir davranıştır. ‘
    9-İnsanlara oğullarının karısıyla evlenebilmesi imkanı tanınabilmesi için. Mutlaka Muhammed in geliniyle evlenmesi mi gerekiyordu. Bu evlilik olmadan da soruna çözüm getirilemez miydi?
    10-Muhammed in karılarıyla yatma sırasının konusunun kuranda yer alıyor olması ne kadar mantıklıdır.Böyle konular Allahın göndermiş olduğu bir kitap ta yer alır mı?
    11-Muhammed in hangi karısıyla ne zaman yatacağının sırasıyla ilgilenmesi bir yaratacının yapacağı birşeymidir?
    12-Allahın Muhammed in yatma sırasını takip etmesini doğru buluyormusunuz?
    13-Allahın Muhammed in evlilik konusuyla bu kadar yakından ilgilenmesini ve ne kadar kadın cariye eş dost akraba ve hatta ne kadar Müslüman kadın varsa Muhammed e serbest bırakmasını ne kadar mantıklı ve gerekli buluyorsunuz?
    14-Bu kadar kadın ve kadınlarla ilişki konusunun tanrıdan emredilenler olduğuna inanıyormusunuz?

  2. Değerli dostlarım öncelikle allahın selameti hepinizin üstünde olsun;Şu ana kadar okuduğum iletilerde herkesin kulaktan dolma bigilerle yorum yaptığını anladım ,allah aşkına birbirimize düşmeden herkes kuranın türkçe mealini bir okusun burada tartışırken bile farkında olmadan şeytana uyup birbirinizi rencide ediyorsunuz.Ben kuranı kerimin türkçe mealini okudum ve hiçbir tartışmaya katılmıyorum.Hepiniz ya allah bismillah deyip bir kuranı kerim alın okuyun inanınki okuduktan sonra bu tartışmaların ne kadar gereksiz olduğunu anlayacaksınız.Allahın rahmeti üzerinize olsun

    • CENGİZHAN dedi:

      önce sen kuranı bir oku güzel kardeşim..

      Kuranı kerimi bi kere okusan bir daha bismillah demezsin

      • Cengizhan nickli şahıss… senin Kuranın kerimi okumadığın besbelli okumuş olsan böyle konuşmazsın.. Allah hidayet versin sana..

  3. zigzauer dedi:

    ortada bilgi kirliliğinden başka hiç bişey yok adam gibi bilgili biri çıksın bizi aydınlatsın bu iş birbirine sallamayla olmaz bizim ilim ve bilime ihtiyacımız var küfre değil onu bilen çok zaten

  4. tancenk dedi:

    Ali Rıza bey Ayetleri çok güzel anlatmış. Allah razı olsun. Kardeş evliliği yoktur.

  5. ljiljan dedi:

    siz napıyosunuz ya..?tartısan,kavga eden,yan yana olsalar neredeyse bırbırlerını parcalayacak olan sizler.doğru Birdir,o bir Allah’tır.burada hz.adem hz.havva’nın yok nesıydı yok evlılık nasıl oldu.tamam tartısın konusun paylaşın fakat şeytanın vesvesesıne uymadan sınırlenmeden hakaret kufur etmeden.bunu okuyanlar sana ne dıyebılır ama sız ınananlar benımde dın kardesımsınız,benım dısarıdan uyarmam bana borc.Allah’ın adının anıldıgı herhangı bır yerde neresı olursa ınternet,sokak vs vs kufur etmeyın,bu merak ettıgınız soruların hepsının cevabı Kur’an-ı kerım kıtabımızda var,ilmihallerımızde var,o da olmadı aşıklara erenlere sorun..ben marmarıs te ogrencıyım.boylesı sorularla nerdeyse kafayı yemek uzereydım..kalktım bır gece hayatımda gıtmedıgım adıyaman a gıttım,orada kı kendılerını Rabb ımıze ınanan kulları mısafır edıyorlardı,bır dergaha gıttım.ne kadar soru varsa soracaktım..ama oraya gırer gırmez ıcıme oylesıne bır hıs geldı kı sankı butun sorularım cevaplanmıştı.ne kadar cok ırdelersenız o kadar ya uzaklaşırsınız ıtıkatınız zayıflar ya da tamamen yaklaşırsınız.bunun ıcın soruya nereden basladıgınız onemlı amacınız ve ıtıkatınızın yolu onemlı.Allah’ı gucendırmeyın ımanınızı supheye dusurmeyın,Rabb2ın evlerınıze,gonullerınıze ferahlık nasıp eylesın,dualarını kabul eylesın,hakkınızda hayırlı olanı kalbınıze razı;kalbınıze razı gelenı hakkınızda hayırlı eylesın inşAllah.fayda gelmeyen ılımden,uslanmayan nefısten,hırsızlıktan,ıkıyuzlulukten,seytanı ve ınsanı güçlerın serrınden esırgesın hepınızı..cumlemızı inşAllah.Allah’a emanet olun.

  6. iremnur kıldır dedi:

    çok güzellll bayıldım

  7. dostum birkere mustafa kemal ataturk tuk degildir yuzde yuz arnavuttur selanik e sonradan tasinmislardir mustafa kemal ataturkun dedelerini zorla zorbalikla osmanli turklestirmistir zorla turk ismi verilmistir yillar once nasil bulgarlar turklere zorla isim isk degisikligi baskisi yaptilar ayni sinida osmanli arnavutlara yapmistir icinizde ataturkun babasinin ne is yaptigini bilen varmi ataturkun kardesleri yigenleri kuzenleri amcalari dayilari sulalesinden herhangi birini taniyan varmi yok cunku ataturkun hic kimsesi yok ataturk osmanliyi yiksin diye ruslar ve ingilizler tarafindan turkiyeye yollanmis bir azandir turkiyeyi canakaleyi savasi kazandiranda ataturk degil almanlar turkler adina kazanmistir butun bu savasdaki komutalari alman genarel yapmistir bilgillerinize sunulur

  8. ARKADASLAR YAZDIKLARINI OKUDUM GULIMMI UZULIMMI BEN ARASTIRMACI YAZAR OLRAK SIZE BIKAC SOZUM VAR OKUYUNDA OGRENIN
    1,ADEM ILE HAVVA BIRKERE MUSLUMAN DEGILLERDI O ZAMAN DIN YOKTU
    2.ADEM VE HAVVA CENNETTEN KOVULAN SEYTANA UYAN IKI SAHISLARDI
    3.BUNLAR BIZIM ATALARIMIZSA BUNLAR SEYTANA UYUP ALLAHIN ISTEMEDIGI AGACTAN MEYVA YEDILER CENNETTEN KOVULDULAR DEMEKKI BIZIM ATALARIMIZDA SEYTANA KANMISLAR SEYTANA TAPMISLAR
    4,O ZAMAN DIL DIN KONUSMA YOK HAREKETLERLE ANLASMA VAR KARDES KARDESLE BERABER OLABILIR CUNKU BILINC YOK
    5.ALLAH ILK ADEMI YARATTI SONRA HAVVAYI VE DAHA SONRA BIR COK INSANI YARATTI BUNLAR TESADUFEN ALLAH TARAFINDAN BULUSTURULDU VE NUFUS COGALMASI BASLADI
    6. ALLAH ONCE SARISIN IRKI AVRUPADA SONRA BEYAZ IRKI ASYADA ENSONDA SIYAH IRKI AFRIKADA YARATMISTIR
    7.BIR COGUNUZ BILMEZSINIZ ADEM ILE HAVVA SINGAPUR VEYA SRRILANKADA ALLAH TARAFINDAN YARATILMISTIR
    8.BILMIYORSANIZ HERSEYE DINI MAL ETMEYIN EN IYI DINCI DINI DOGRU TANITYAN INSANLAR ARASINDA YRIM YAPMAYANDIR BU MUSLUMANLIKTIR SEN HRISTIYANSIN SEN SUNNISIN ALEVISIN DIYE AYRIM YAPARSANIZ SIZ EN BUYUK KAFIRSINIZ DUNYADA 4 BUYUK KITAP VARDIR HEPSINI ALLAH GONDERMSDIR BU DUNYADA HERKES ALLAHIN KULUDUR BU DINLER DISINDA BIRCOK DIN VARDIR FARKLI DINLERE INANAN BUNLARDA ALLAHIN KULUDUR ALLAHA INANMASALARDA BUNLARIN CEZASI NEYSE ALLAH TAFINDAN VERILECEKTIR ONUN ICIN ONU BUNU ELESTIRMEYI BRAKIN ISTEYEN ISTEDIGINE INANMAKDA OZGURDUR

  9. Amin. AEO

    • Onur baştuğ dedi:

      Bu siteye ilk kez girdim 2006 dan beri cenk bey ile ayhan kardeşimin kapişmalarini tam 3saattir sonuca varirim die takip ettim,farkindaysaniz hiç biriniz tam anlamı ile tezin,i kabul ettirememiş.Cenk kardeşimizin dedikleri her ne kadar akla ve mantiğa uygun geliyorsada,şahsi gorüşüm odurki ALLAH,cc büyüklügüne ve kanun ve hükümlerin insan aklı almiyacağı kanisindayim,benim bu konuda tavsiyem herkes inandiğı gibi kabul etmesi,ALLAH cc kufre düşenlerin safında yer etmemesi dilegiyle i,geceler hayirli ameller

  10. sevgili sofi kardeşim. her dönem Şerr görevini yapacak elbette. fakat mesele bu şerri atabilmekte. sen dönemlere ait şerrleri göz önüne alırsan geçmişte olan bitenin halen devam ettiğini görebilirsin. fakat levhu mahfuzda saklı olan Kuran hiç bir zaman değişmedi. Alem yaratılmadan önce de aynıydı şimdide aynı peygamberler döneminde de aynıydı.değişik gibi gelen konu geçmişte insanların şerr kaynaklı adetleridir. hani şimdi bu adetleri alıp aaa dedelerimizin adetleriymiş dersen sende bu şerrin içinde kalırsın. Allah insanların adetlerine göre değişiklik yapmaz. insanlar sadece işlerine gelmediği için ayetleri çarpıtırlar. ki geçmişten beri böyle olmuştur.

    • 2006 dan beri tartışılan konu,neden evlenmişler?
      Hz.Adem ve Hz.Havva annemizin çocuklarının evlenmeleri adet değildi
      Ahir zamanın zifiri karanlığında 90 dakikalık maç oynanmış,uzatmalarıin son anlarında,güneş artık batmıyor,akşam olunca batanın insanlar olduğunu göremiyoruz,2006 dan bugüne kadar kendi kitabımızı okumaya çalışsaydık Rabbimizi daha iyi tanırdık ,
      Benim demek istediğim şuki,her peygamber son Peygamberin sas getireceklerine hazırladı kendi ümmetini,her peygamberin namaz kılmasına rağmen ümmetlerine farz kılınmadı,
      En büyük tehlike cahilin bilgisi,ayet nazlı bir gelin gibidir,kendi duvağını açarsa anlarsın manayı,geçersin isimden manaya,yada gidersin bir bilene sorarsın,yani akıllı müminin alametleri bunlar,yada tartış dur işin yoksa,akıllı olan bilirki islamda tartışılmaz,sorulur öğrenilir amenna biter
      Geçmiş kavimlerin yaşadıklarıyla imtahan oluyoruz ,vsss fazla uzatmayım
      Rabbim Teala kendisini bilen kullarından eylesin,adetlerle ayetleri ayırd edebilen güzel kullarından eylesin ins,işine geldiği için değil Rabbisini incitmemek nağmına hareket edenlerden eylesin,
      Daha fazla uzatmasak,rica etsemm
      Arada bi yazıyorum o da zoruma gittiği için,AEO

  11. sayın sofi. Her peygamberin dönemi veya şerriatı yoktur. Normalde Kuran ve Allahın kuralları vardır fakat belli bir dönem sonunda insanlar bu kuralları işlerine gelmediği için değiştirdikleri için Yüce Allah bozulan dönem sonlarında Peygamberler aracılıgı ile insanları tekrar tekrar uyarmıştır. Çünkü bizlere uyarıcı gelmedi demeyin diye. Şİmdi Lokman hekim hocamız demiş ki Adem havva konusunun ne önemi var. Çok büyük önemleri var. Bilim için ilim için. Yakın tarihimizde insan organlarının üretimi gerçekleşecek ve Belki 1.000 den 50 eksik sürelerde yaşamlar sürecek insanlık. Nuh tufanı ve sonrası. Dünya temizleniyor ve tekrar aşı yapılıyor. Bu ayetlerin gerçeklerini Çocuklarının adı gibi bilen kafirler bu ilimin peşine düşmüşler fakat başkaları da düşmesin diye gerçekleri örtüyorlar. Kafirler gerçekleri bilip bu gerçekleri paylaşmayanlara denilen isimdir. Bu kafirler gerçeklerden insanları uzaklaştırmak için geçmişin masallarını alıp kuranımıza sokmak istemişler ve insalarımızı batıl ile oyalamışlardır. Hiç düşünmiyecekmisiniz ? Doğada olan biteni görmiyecekmisiniz? bizlerin gözünde ayrı gibi görünen gayri müslüm ile müslüm arasında fark yok. ayrı gayrı yok. hayatta bir şeytana hizmet eden Zalimler ve Kafirler var. Birde bunların karşısında zor duruma düşen Müslüm kesimi var. Zenginlerin pek işine gelmez çünkü Zenginler Müslüm durumda değildir. Nezaman ölüm kapıya gelirse ozaman bu zalimler hak yolunun gerçeklerini fark ederler. Fakat iş işten geçmiştir. Onlar yer yüzünde de maliktirler Cehenneme de maliktirler. İlim ve bilim asla Kuran ile çelişmez Aksine bilim kuranın tastikidir. Allah insanlara bilmediklerini öğretmiştir. Ve görebilen insanlara Kuran yeterlidir demiştir. Kuran evrenseldir. Geçmişin masalı olmadığı gibi Kuran güncel olarak yaşayan ve öğreten Allahın bizlere hediyesi ve emanetidir. Onu kirletmek isteyenler olacaktır. Elleri ile kitap yazıp bunlardan para kazananlar olacaktır. İnsanları yalanlarına yanlışlarına ortak edeceklerdir. Fakat günahlarınıza ortak olmaacaklardır. Çünkü onlar sadece fısıldamış olacaklar sizlerinde işine geliyorsa evet gerçek bu diyerek peşlerinden gideceksinizdir. Bundan dolayı kurandan sapmayın. Allah kuran ipine sarılana yardım edeceğini Vaat eder. kuran ipine sımsıkı sarılın ki Allah yardımcınız olsun. Kuran ipine sarılıp ilminizi genişletip Kuranda söylenenleri hakkı ile yerine getirin ki Allah vaadinden nasiplenin. Düşünmeden konuşanlar için ise esip savuranlara yükünü yüklenenlere ve kolayca süzülenlere birde işi ayıranlara And olsun Size vaad edilen Mutlaka doğrudur. Ve Ceza Muhakkak olacaktır. Kabirleri ziyaret etmeden önce Mal mülk hırsı coluk cocuk hırsı sizi oyalamasın. Allah Tektir. bizler Adem olarak Tekbir deriz. Ozaman yer yüzünde yaşayan milyonlarca adem Tek birdir. aynı kuranda bahsedilen Adem kıssası gibi. Tek bir olan Allahın bizlere emanet ettiği ruhun sahibi olan Ademin Cocuklarıyız. Babamız bir derken yanılmayın. şu an bile insanların babası bir anası bir. fakat milyonlarca baba milyonlarca anne var. bu çokluk sizi Tekbirden uzaklaştırmasın. Bu gördükleriniz Allahın zenginlik sıfatının temsilidir Fakat hepsi Tek bir dir. Hepsinin Tek bir sahibi vardır. Bir derken biri oluşturan zerreleri unutmayın. Hatta zerre olduğunuzu da unutmayın. Kibirden çoşmayın atıp tutmayın. Rabbinin Azabı hiç şüphesiz gelecektir. Ona engel olacak hiç bir şey yoktur. Allaha emanet.

    • cenk bey,
      her peygamberin kendi dönemine ait seriatlari vardi mesela
      **adem as seriatinda ayni batinda dogan cocuklar birbirine haramdi,kabil bunu kabul etmedi
      **yakup as döneminde bir erkek bir nikahta iki kizkardesi alabiliyordu,musa as zamaninda bu seriat kalkti ayni anda 2 kizkardes nikahlanamadi
      **idris as seriati vardi ………………….
      **ibrahim as seriati ……
      **yahya as kendi kiz kardesinin kizini almak istedi isa as seriati bunu kaldirdi
      daha fazlada yazabilirim ama nekadar ilgiliyiz bilmiyorum o yuzden bu kadar yeter

  12. 2006 dan beri tartisiyorsunuz suphanallah
    her peygamberin kendi donemine gore seriati vardi,bitti

  13. lokman hakim hoca yaziyor herseyden once biz insaniz bakiniz cok guzel nasihat vereyim amarika ve avrupa ve butun dunya uzaya cikiyor ve fuza yapiyor ucaklar yapiyor daha neler pisindeler sizde adam ile hava pesindesinis yani bu yazi yazanlar kendinize bilmiyorsunus ne luzum var oyle tartisma boyle tartisma cahilerin isidir artik siz dusunun

  14. slm raşit kardeş sana katılıyorum youmları bazılarını okudu gerçekten bazı arkadaşlar ne dediğini bilmiyor bu konuda bilmiyorsak bilmeden konuşmayalım ….

  15. DEĞERLİ YORUM YAPAN ARKADAŞLAR,

    YORUMLARIN HEPSİNİ OKUMADIM AMA,OKUMAYA DA GEREK KALMADI ÇÜNKÜ BAZI YORUM YAPAN ARKADAŞLARDAN GENELİN HAVASINI TERENNÜM ETMEYE YETTİ.

    BU TÜR MAHREMİYET ARZ EDEN DİNİ (İCTİMAİ) MEVZULARDA AKLINIZA VEYA MANTIĞINIZA GÖRE BU SAHADA İLİM VE VE İRFAN ,İHLAS SAHİBİ TESLİMİYET OLMADAN NAHOŞ YORUMLAR YAPIYORSUNUZ.MAHAZAN ALLAH BU BU TÜR SERZENİŞLER İNSANI KÜFRE GÖTÜRÜR.

    BEN SİZE NACİZANE İKİ ÖRNEK VERMEK İSTİYORUM.

    -EFENDİMİZ (AS.V) MİRACA ÇIKTI.ZAMAN MEFHUMU ONUN İÇİN DURDU.RESULULLAHIN MİRAÇTAKİ GÖRDÜKLERİ VE YAŞADIKLARI EL HAK DOĞRUDUR HAKTIR GERÇEKTİR.BİZ MÜSLÜMAN OLARAK AYETTE BÖYLE BUYURDU ,RESULÜ EKREM HABER VERDİ DOĞRUDUR.VESSELAM .BİZ BUNA İNANIR VE AKLIMIZI HİÇ ZORLAMADAN İMAN EDERİZ.

    -MERYEM ANAMIZIN,MUSA (A.S) BABASIZ DOĞURDU.RABBİM ÖYLE BUYURDU.BURASI BİZİM AKLIMIZN BİTTİĞİ YERDİR.TESLİM OLURUZ İMAN EDERİZ.

    O NUN İÇİN DERİM Kİ,SAKIN HA HADDİNİZİ AŞARAK NEFSİNİZE UYARAK KENDİNİZİ ATEŞE ATMAYIN.

  16. Bir de lilith diye bir şey çıktı, bunu duyan var mı ya da bu yazılanların doğruluk payı nedir? http://merakli2kedi.wordpress.com/2011/11/07/adem%E2%80%99in-havva%E2%80%99dan-onceki-esi-lilith/

  17. Ya ben bir yazı okudum kafam karıştı, Adem ile Havva evli miydi diye. Kuran’a da baktım, başka kaynaklara da ama bir şey bulamadım. Bilen var mı? Yazı da şu http://merakli2kedi.wordpress.com/2011/10/23/adem-ile-havva-evli-miydi/

  18. selamın aleyküm mübarekler öncelikle dinimiz hoşgörüyü gerektirir hakan arkadaşımızı kınamamalıyız oda haklı birazcık ama uslubu yanlış hepiniz konuyu yanlış biliyorsunuz aslında ademle havva başlatmadı bu işi alaha emanet olun cennete görüşmek üzere hepineze kuranı lı geceler

  19. ulan şerefsizler o peygamber uckurusundan yada isadan diğerlerinde küfürlü küfürlü konuşanalar ulan herkesin bir inancı var sen ataistmişsin fılesın küfürlü konuşan şerefsizlere diyorum herkesin inancı herkese kalkıp inmadığın bişey için başkalrın inancına laf atma şerefsiz bole konuşan insanlar ne bu dünyada ne diğer dünyada yeriniz nalettir……………………………………………………………………………………………………………………………. ………………………………………………………………

  20. hüseyin acar dedi:

    arkadaşlar benim çok sevdiğim bir abim kuranıkerimi açtı ve beni bu konuda aydınlattı sonuç şu hz. adem ve hz. havva bir model odel olarak bize aks ediliyor şuan ismiini hatırlayamadığım ayette biz insanları yeryüzününe indirdik diyor yaradan ve tam olarak hatırlayamıyorum dünyanın çeşitli yerlerine indirdik diyor buda kardeş kardeşe evliliğin olmadığını gösteriyor zaten dinimizde günah biliyorsunuz bıurdan soru işaretlerini kafanızdan kaldıra bilirsiniz size bir ipucu daha hz adem ve hz havvadan dünya nüfüsu türemiş olsaydı eğer zenci var çekik gözlü var beyaz ırk var mavi yeşil gözlü ızıl kafavı sarışın esmer çok zor 2 kişiiden hem beyaz hem zenci hem çekik gözlü insan mantık olarak olmaz bence işte benim hep kafamam takılan bu konu idi çünkü 1 ırk fazlaydı onun nednide allah dünyanın çeşitli yerlerine insanları indirdi ve dinimizce büyük günahlardan olan kardeş evliliği hiç olmadı birde konuyla alakası olmayan bir konu açayım duha suresi okuyunuz yaradan ben yerdeki gökteki ve ikisi arasındakilere peygamberler gönderdim diyor buda evrende tek olmadığımızı gösterir mnatığınızı çalıştırın biraz:)hoşçakalın

  21. kevser karlidag dedi:

    Benim gördügüm su ki……………… dogru yazilanlari bu site kabul etmiyor…………………… illa ki dinine bagimsiz gerekiyor……………. HIC DOGRU DEGIL SITEYI DINSIZLER SATIN ALMIS

  22. kevser karlidag dedi:

    hepiniz manyaksiniz……………. ALLAH her seyi dengeli düzenli ve en dogru sekilde yaratmistri………………… Dinine inanmayan MÜSLÜMANIM DIYE DOLASMASIN

  23. Kafam allak bullak oldu :) ))

  24. Halo.. dedi:

    Sevgili dostlar.. Hep bize anlatılanları biliyoruz.. Ama ben şundan eminim bir yaratan yöneten ve düzenleyen var… Ama hiç bir şey bize anlatıldığı gibi değil bence.. Hepimiz dinimize bağlı insanlarız öyle olmaya çalışıyoruz.. Ama milyonlarca yıldır varolan bi gezegende her şeyin şu son 2000 yılda bu kadar netleşmesi bende soru işaretleri yaratıyor..İyi bir insan olmaya çalışırken inanın şunuda düşünüyorum ya bize anlatılan doğru bildiğimiz bir çok şey aslında yanlış demeyim çok farklıysa….çözülemeyen o kadar çok şey varki…kuranı kerimi yada kutsal diğer tüm kitapları, anlamak ve onun ne anlattığını bilmeden mal gibi savunmak farklı şeyler..kusura bakmayın…aranızda her iki türde var…

  25. kuranda çok fazla çelişki var.

  26. adem balcı dıyorki mademki biz ademile havadan meydana geldik başka insanlar olmadına göre bu insanlar kardeş olarak meydana geldi sonucta kardeşle kardeş evlandi ve öylelikle insanlar covaldı dir hocaya soruldugunda hocalr covalma işini karıştımayalım diyollar bu konuda yeni nesillet aydınlatılsa daha iyi olmazmı biz hepimiz ademle havvanın cocuklarıyız bu savaşlar neden oluyor ırk ayrımı naden oluyor neden mehsepler ayrılıyor bu engellenezmi okullarda eytim verilse televizinyonlarda anlatılsa halk bılgi saybi olsa bu dünyanın ve türkiyenin durumuda düzeli böyle bi yorm yaptırdıgınız icin teşekkür ediyorum

  27. Türk Köklerine sahip olmanın şifresi damarlarında kanda mevcuttur. Delilik konusunda dünya çapında nam salmıştır. Bunların en tehlikelisi Allahın delisi olanlardır. Bu delilerin en ünlüsü istanbulda yaşayan Romalı medeniyetinin cocuklarının kalbini fetih edendir. Mustafa isminin Kemaline varmış olan bir Türk te bu devirlerde epey nam salmıştır. Bu liderlerin ortak özellikleri ise Samimiyetle halkı temsil edebilmeleridir. Peki bu sırra nasıl erişmişlerdir. Elbette ki bir Yavuz Kutsal emanetleri teslim aldıgında yanında bir de muhabbetinide almıştır. Bu muhabbet herzaman bazılarını rahatsız etmiş ve bu muhabbetin kesilmesi için tüm güçleri ile Cenk ilan etmişlerdir. Geçmişi gizlemişler. İşte bunlar kafirdirler. Gerçekleri bilirler fakat bunları gizlerler. Niçin biliyormusunuz.? Bilmezmi bu kafirler bir gün ölecekler. Bilirler elbette. Allahın yerde ki yüzünü temsil edecek olan Allah olmamalıdır. Allah yücedir yerin altındakilerinde göklerinde göklerin üstündekilerinde Tek sahibi ve Hakimidir. Bunların arasında bir yer vardır ki işte o yerin yüzünün saltanatı Adem ve soyuna emanet edilmiştir. Allah insanı yerin yüzünde Resüllük makamı ile şereflendirmiştir. ve yerin yüzünde ademi cennetine almıştır. Sonra tembih etmiştir. Hayvanlık alemine ait olan canlı artık İnsanlık mertebesine Akıl yolu ile gelmiştir. Ve Düşünmiyecekmisiniz artık. Unutabilirsiniz Fakat Düşünen ile düşünmeyen bir değildir arkadaş. Melekler dahil Allahın yarattıkları arasında hiç bir can yoktur ki İnsan ismine verilen saltanata imrenmesin. Bu saltanata hizmet etmek için secde etmek Allaha secde etmektir. Fakat imrenenler arasında öyle bir melaküt vardır ki herşeyi bilir. Elbette kibride bilir. Bu kibir Ateş gibidir. Öyle bir Ateştir ki Allaha hizmet etmek için Bu ateşin içinde Allaha hizmet etmek için görevlendirilmiştir. Kafirler ise bildiklerini gizleyerek kibirlerinde bulunan ateşe yenik düşmüşlerdir. ve Ateşe hizmet etmeyi Allah aşkını gizlemek için yapmışlardır. Aşklarının namusunu korumak için yapmışlardır. Allahı sevdiğini söyleyen yalancıların da en büyük düşmanları olmuşlardır. Samimi olarak Allaha sığınıp ona teslim olanlar haricinde kalanların yollarında önlerini kesip Allah İsminde gizlenmiş olan gücün kirlenmesini engellemişlerdir. Onların gözlerini gönüllerini yerin yüzündeki güzellikle kör etmişlerdir. Coluk cocuk sevdası Mal Mülk derdiyle oyalanıp Günde 5 vakit namaz ile Allahı hatırlayanların Vah haline. Onların kıldıkları namaz tuttukları oruç ziyan olmuştur. Onların Vah hallerine. Ne kötü bir ticaret yapmaktadırlar. İnsanı unutkan yarattık öleceklerini bilmezlermi. Bilirler elbette onlara zamanı hediye etmiştir. Belki düşünürlerde anlayacakları umulur. Düşünsünler diye İnsanlara lahitler gönderdik. Onlar bu lahitlerdekileri elleri ile yazıya döküp kitap haline getirdiler. İşlerine gelmediği konuları değiştirdiler. Sonra bu kitapları eşekler gibi insanlara taşıması için yüklediler. Başlarınada çobanlar verdiler. En sonunda gerçekleri dile getiren bir İnsan Allahın Resülü olarak Gerçekleri Dile getirdi. Allah Bu insanı okadar çok sevdiki onun için bu alemi yarattı. Allah Aşkı bir Kuluna nasip etti. Bu kul bu emanetin sorumlulugundan dolayı örtüsüne bürünerek bu aşkın karşısında titremeye başladı. Ey örtüye bürünen gerçekleri saklamak için örtüye bürünen Kalk ve uyar. Diye seslenildi kalbine. Ve Onun tatlı Dili ile başladı İnsanlık Muhabbeti. Öyle bir Muhabbet ki bu bazılarını sarhoş etti bazılarını kül etti. And olsun ki Ceza mutlaktır. emanetlerin sahibi Ahir bir zamanda emanet ettiği makamın sorumlularına hesap soracaktır. Düşün ve ticaretini ona göre yap. Yaşarken Tek Bir diyerek emaneti sahibine teslim et. Bu emanetin Sahibi Velidir. Sana yol gösterecektir.Şüphen mi var yoksa? Vah O şüphesi olanların haline. Onlar ne kötü bir ticaret yaptılar. Dünya hayatında kapıldılar buzanın peşine. İçindeki Hayvani duygularını öldürüp İnsan olanlarin tümü birdir. Tek bir getirip emanetin sahibi önünde secde ederek bu rüyadan uyanmışlardır. Ahir zaman için sabırla zamanın dolmasını beklemektedirler. Onların alıp verdikleri nefes bile Allah içindir. Aldığın her nefesi En güzel şekilde geri ver ki hesap gününde keşke bilseydik demeyin diye size mühlet verilmiştir. Bu ap açık bir tehtitdir. Teslim olanlar kurtulacak Teslim olmayanlar ise kibirlerinden dolayı yakıtı taşlaşmış kalplerden oluşan ateşin kuyusunda bırakılacaktır. Yer yüzünde damarlarında insan kanı taşıyan Ey Türk milleti. Coluk cocuk sevdası Mal mülk hırsına kapılıp unutma sakın Altında yatan binlerce kefensiz yatanı. Onlar Allah için cenk etmiş Er kişilerdi. Onlar Allah için Şehit düşmüş cengaverlerdi. Onlara ölü demeyin sakın damarlarınızda dolaşan onların kanıdır. Onlar sizlerle tekrar hayat bulmuşlardır. uyan gaflet uykusundan Sahip çık sana bırakılan emanete. yoksa hesabını veremezsin Altında yatan binlerce kefensiz yatana. Ya istiklal Ya ölüm. Tek bir tüten ocak kalsa dahi Parolamız Cenk arkadaşlar. Bu ne güzel bir şereftir ki bu yolda şehit olanlara. Bazıları Allah için cenk ederiz derler. Fakat onlar cenk zamanında siz savaşın biz evlerimizde güvende olacağız derler. Evlerinde güvenle oturup esip savuranlar yükünü yüklenenler İşi ayırıp kolayca süzülenler. And olsun size Vaad edilen doğrudur ve Ceza muhakkak olacaktır. Bu sözlerden şüphesi olanlar Ateşe. Şüphesi olmayanlar ise cennetin serin bahçesindeki Tahtlarda kadehlerini kaldırıp Allaha şükür diyeceklerdir.

  28. kafamda genel bir şema oluşturabilmek için atışmalarınızı atlaya atlaya yaklaşık 5 saatte bitirebildim. merak ettigim konular oldugu için usanmadan ve fayda edinebilecegim yerleri atlamadan okudum …

    imana olan yönelmeyi ateşleyen yaşanmış olaylarınızı da okdum ,.. gayet ilgi çekici.idi .. çok şanslısınız ki araştırmacı bir kişilik sahibisiniz … körü körüne inanan şahının şıhının etegine öpen zavallılardan degilsiniz. bu duvara yazan herkes için aynı şeyleri söyleyemiycem en yazıkki.. bir kaç arkadas forumu renklendirmiş onun dışında çok boş yorumlar var beni bağışlayın ama öyle..

    ayhan arkadas ne zaman foruma bodoslama dalmış cenk ile çok güzel tartışmaya tanıklık etmiş burası.. bu tartışmada ilk hakaretler kusurama bakmasın ama ayhan dan gelmiş…. ama bunlar ne kadar nezaket sınırını aşsada tartışma hararetinden ötürü hoş karşılanabilir..

    ayhanın azını iyice bozması şahsına olan ciddi saldırıdan olmuşşş.. burdada ayhana suc bulmak yersiz.. çünkü gereken cevabı çekinmeden vermiş..

    peki onca yazıyı okudum ne yarar sagladı bana? mazoşist bi idiot muyum ki sabahın körüne kadar gözlerim ekranda mouse ın scroll tusunu asagı dogru salladım?
    cevabım tabikide
    hayır.. zihnimdeki oturtamadıgım bir çok şeyi cenk in mantıgı ile olaylara getirdigi farklı bakış acısı ile oturtmayı basardım. ve bunu söyledigim için umuyorum ayhan alınmaz.. :)
    çünkü forumda kavganın asıl temelini oluşturan şu gerçegide gördüm.. bünyemize sıgdıramadıgımız fikirleri kabullenmek istemeyişimiz gayet doğal.. lakin gel görki kendi düşüncemizden olmayını mantıksız gördügümüzde onun düşünceleirni kendimizinki ile yer değiştirmeye gafletine çogu zaman giriyoruz .. ne olmasın istesekte bu bence gayet masumane bir tavır burda pek problem göremiyorum .. ama ne yazık ki karşımızdakine kendimizi dogru kabul ettiremediigmiz zaman ve karşımızdakinin kendi fikrinde ısrarını görünce sabırlı olamıyor kendimizden geçiyor ve saldırı pozisyonu alıyoruz.. işte seviye doğrusu burda kırılıyor ve karşımıza nezaket eksenine teget bir parabol çıkıyor..

    araştırmalarını paylaşan herkse teşekürler…

  29. abdullah dedi:

    sevgili müslüman kardeşlerim

    bana göre bir tartışmada küfür,argo kelimeler kullanan kişi biraz haksız oluyor
    çünkü karşısındakinin söyledikleri mantıklı geliyor ve onun söyledikleri yanlış çıkınca böyle oluyor tam ifade edemedim .kul hakkına girmeyelim hesap günü sıkıntısı büyük olur…
    ALLAH(c.c)emanet olun selametle

  30. bu durumlar çok karışık arkadaşlar.
    1- adem ile havva’dan kastedilen yalnız 1′er kişi mi yoksa, insanlara verilen genel ad mı?(kadın erkek gibi)
    2-eğer adem ile havva 1 çift insan ise onların çocukları kardeş olur ve evlenemez. fakat bu kardeşler arasında bazı gen değişiklikleri zamanla olmaktadır, bir zamandan sonra kardeş kavramı ortadan kalkmaktadır. biyoloji bilgisi olanlar galiba bunu anlayabilir(çaprazlama filan derken kardeşlik kalkar bence).
    3-adem ile havva eğer erkek ve kızlara verilen genel ad ise zaten kardeşlerin evlenmesi gibi bir sorun yoktur.

    açıkcası o zamanları pek bilmiyoruz, bu konularda bilgi de çok az. bir kaç hadis ve bir kaç ayet dışında pek bilgi yok. fakat bazı alimlerin bu konuda uzun uzun yazıları vardır onları okumak en iyisidir.

  31. Allah herseyi bilen goren ve yaratandir onun yaptigi ne olursa olsun helaldir kimse tartisamaz kimse yorum yapamaz kuran-i kerim e gelince manasi cok cok derin bir kitaptir ben farkli sen farkli yorumlarsin onu tamamiyla anlamak cok zordur cok derin dusunmek lazimdir kardeslerin birbirile evlenmesi bize simdi sacma glebilir ama eskiden vardisa bole bisey allah bisey bilipte yapmistir bunu tartismak kimsenin haddine degildir musluman olan alla a inanir ve herseyini destekler kabul eder ben bunu bilirim ve bunu uygularim varmi otesi

  32. din alimi olmadığım için konuya açıklık getirmek için saçmalayıp kafadan atıp nasıl üremişiz kuran-a göre burda onu anlatmıcam. emin olduğum birşey var o da kuran-ı daha dikkatli araştırırsak kesin cevabı bulacağımızdır.fakat allah yok diyenler nedense bunu ispat etmek için sadece belli konulara odaklanmışlar. allahın varlığını ve birliğini ispatlayan onca şey varken yok olduğunu ispatlamak için insanın aklının yetemeyeceği birkaç soruyu kullanıyorlar. ama o insanlara şunu söylemek isterim. eğer allahın varlığını görebilseydik sizlerde koşulsuz inanırdınız. allaha karşı sorumluluklarınızı eksiz yerine getirirdiniz. ozaman dünyevi hayatta sınava tabi tutulduğunuz durumu olmazdı. buna şöyle örnek verebiliriz. şuan diyelimki 15 yaşındasınız. 50 yaşına geldiğinizde bir atom mühendisi olacağınızı ve devletten yüklü maaş alacağınızı bilseniz okul okumaya, ders çalışmaya, sınıf geçmeye uğraşırmıydınız. elbette uğraşmazdınız. nasıl olsa 25 yaşında atom mühendisi olacaksınız ve 50 yaşına kadar devletten maaş alacaksınız ve emekli olup maaş almaya devam edeceksiniz. işte allaha inanmakta böyle. allahın varlığını görebiliyor hissedebiliyor olsaydınız zaten hiç tartışmaya gerek olmazdı. mecbur her emrini yerine getiriyor olurdunuz. yada olmadığını bilseydiniz “nasıl olsa öyle bişey yok yahu ne gerek var bunlara derdiniz” peki neden böyleyiz. onuda açıklamaya çalışayım. allah bize bir akıl ve mantık bağışlamış ve herşeyde iki yol göstermiştir. en basitinden yolun biri iyi diğeri kötüdür.işte kader olayı burda başlıyor. allah insanın nefsini ve iradesini serbest bırakmıştır. bize verdiği aklı geliştirip kullanmak bize bağlıdır. biz verdiği aklı daha iyi nasıl geliştirir ve o akıl ile hangi yolu seçersek o bizim kaderimiz oluyor.zaten nefsimizi ve irademizi serbest bırakmamış olsa sınava tabi tutmasınında bir anlamı olmazdı.hani siz ateistler dalga geçmek için dersinizya “nasıl olsa allah herşeyi biliyor, kaderimiz önceden tayin edilmiş, günahta ondan, kötü yola sapmakta ondan” ne gerek var derdik ve neticede haklı olurduk. ama öyle değil. nefsimizi ve irademizi serbest bırakmıştır ve seçimlerimiz vardır. sonuçta nefisle iradeyi eşit bağışlamıştır. bunların hangisinin ağır basacağını sizin yaptıklarınız belirler. dolayısı ile tavsiyem inanmak inanmamaktan daha kolaydır. allah diye bir yaratıcı yoksa inandım iman ettim diyen insanlara öldükten sonra birşey olmaz ve birşeyde kaybetmezler. peki ya varsa allah :) inanmayan iman etmeyenler ozaman kendileri düşünsünler derim. onların kaybedeceği şey çok…

  33. Selma hanımın Konu ve konu hakkındaki yapmış olduğu yormdan dolayı, Tebrik ediyor ve kendisini kutluyorum. Hanif demek bu demektir. Gelen bilgileri doğru ve yanlış hiç bir sansür koymadan beyin süzgecinden geçirdikten sonra bir ölçüyle hem de düzgün bir terazi ile tarttıktan sonra karar verebilen demektir. Herhangi bir meşrebe herkangibir şeyhe ve tarikatlara bağlı kalanlar, gelen bilgilere karşı beyin antenlerini kapatanlardır. bu sebeple onlar asla kendi yollarının dışındaki yoları mukayese edemezler ve sadece kendi y
    yollarının doğru olduğunu sanırlar.43/36,37, Her okuyanın selma hanım gibi ön yargılardan kendisini uzaklaştırarak saf temiz bir şekilde inceleme ve tahlil ederek sonuca gitmesi dileği ile
    http//kuranianlamametodu.blogspot.com

  34. Niye zorunuzamı gittiii açık açık kuranda anlatılıyor.İnsanların dünyada çogalması sapıkca allah 2 adem 2 havva yarattıda bizmi yalanlıyoruz.2 insandan çogalmanın mantığını açıklayın bakalım varmı ötesi KARDEŞ KARDEŞLE YATMIŞ VE ÇOGALMIŞ.. aynı anda doğan ikizlerle evlenilmiyormuş oldu canım öptüm yaradanı bula bula bunumu bulmuş ONLAR KARDEŞ OLMUYOR DEMEK. aynı patımda doğan ikizleri evlendirmemeyi düşünen allah neden 2 insan daha yaratmayı akıl edememişki :) ALLAHIN işine karışılmaz demi pardon unuttum bir ilahiyat profu demişti bunu

  35. buse ezgi dedi:

    uzun ama güzel<3<3<3

  36. her kese hakettiyinin verilmesinden yanayım bu kötü sözleri onlar hakettiler….kısacası benim demek istediyim şu eğer geçmişi araştrırken bunuda dini bakış açısından yapmak isterken sadece belgesel izleyerek yada kendi hayal gücünüzü kullanarak bence doğrusu budur denmesinin yanlış olabileceyini anlatmaya çalıştım.ama beni eski kitapları sırtlanan hamal geici olarak algıladılar.hayırr eyer bu konuyu yaradılış ekseninde tartışacaksak peygamberimiz ve onun işaret ettiyi kişilerin ne dediyinide bilmemiz gerekir ve tabikide çağdaş bilim ve aklımızlada harmanlayarak konuşmamız gerekir.ama ben bunu anlatmaya çalışırken akademik cümleler kullanarak akıllı görünmek ve sataşmaktan başka bişe yapmayanlar oldu.onlara sözüm deve kuşu gii başlarını kuma gömmereli gerçekleri değiştirmez selametle….

  37. herhangibiri dedi:

    pedofil + ensest=islam

    inkar edilemez bir gerçeklik

  38. Mücahid dedi:

    SadakAllahülazim…

  39. selma b. dedi:

    Bu konu hakkında yapılan ilk yorum : 18 aralık 2006
    son yorum: 25 ocak 2011

    her gün 2-3 saatlik bir dilimi özel olarak buraya ayırmakla suretiyle 14 ocakta okumaya başladım,25 ocakta da bitirdim:)

    konu hakkında söylenebilecek olan herşey söylenmiş,alternatif olan tüm düşünceler üretilmiş,bizlere ise sadece akıl yürütüp düşünmesi kalmış,forumların güzelliği ve önemide işte bence tam burası!
    herkes özgürce kendi düşüncesini belirtir,ama doğru ama yanlış!
    burda önemli olan;kendi düşüncelerini başkalarına kabul ettirmek değil,ele alınan konunun ne derece detaylı irdelendiği ve yine kendi özünde muallakta kalan yönlerinin bir sonuca bağlanıp bağlanamadığı…
    ve sizlere su kadarını söyleyebilirimki,bu konu hakkında artık aklımda hiç bir soru işareti kalmadı:) bilgi yönüyle o derece doyurucu bir forum olmuş…
    bir konu ancak bu kadar güzel ele alınabilir,ve ancak bu kadar güzel açıklanabilirdi,yorum yapan tüm arkadaşlara saygı ve sevgilerimle:)

    ama özellikle isimlerini belirtmeden geçemeyeceğim, geçersem kendilerine cok büyük haksızlık etmiş olurum diye düşünüyorum:)
    Cenk Tan ,Bilim,Mahmut Akar,Ali Rıza Borazan
    özelliklere sizlere seslenmek istiyorum:
    Konu hakkındaki tüm bilgilerinizi ve araştırmalarınızı hiçbir şekilde cimrilik yapmadan,yılmadan,usanmadan, büyük bir sabır ve tevazu ile açıklamaya çalışarak, konu hakkında hiçbir bilgisi olmayan bizleri sadece tek bir başlık altında bu derece yoğun bi aydınlığa ulaştırmanız tek kelime ile takdire şayandı,hepinizden Allah razı olsun…

    ayhan kardeş senden de Allah razı olsun:) belki sen olmasa idin konu bu derece dallanıp budaklanmayacak,bu derecede doyurucu olamayacaktı,küfür kısımları oldukça rahatsız etmiş olsa bile benim odak noktam konunun özünü anlayabilmek oldugu için yeri geldi senin yorumlarını direk okumadan geçmek zorunda kaldım,ve bu rahatsız edici noktaların(yani agır küfürlü kısımların) site yönetimince gerekli duyarlılık ve sorumluluk gösterilerek sansürlemesini dileyerek,yorumlarınızı tüm samimiyetimle takip etmeye devam edeceğim

    saygılarımla…

  40. Yahu siz bu sapıklıkları çocuğunuza anlatabiliyor musunuz? “Anne, baba, abi, abla ben nasıl oldum?” dediği vakit, siz bu sapıklığı mı anlatıyorsunuz?
    Ayıptır ayıp. Hadi siz inanıyorsunuz, size olanlar olmuş ama, hiç değilse çocuklarınızı kirletmeyin.
    Açın azıcık kitapları, evrim mevrim öğrenin. Bilime yüzünüze dönün ki ileride çocuklarınız sizinle alay etmesin, azıcık saygı duyabilsin. Haketmiyorsunuz ama, neyse…

    • Aydın,bilinçli insan,geçte olsa seni düşüncelerinden dolayı kutluyorum.Saygılarımla.

      Bilgi+Bilinç=AKIL

  41. Angut orospu sürtük fahişe sen defol beğenmediysen yazılanları kaltak. Senin beynine sıçayım kuş beyinli.

  42. asıl geri zekalı sensin o kadar aptalsınki ne amaçla yaratıldığını ble bilmiosun… biz her yazılana değil kuranı kerimdeki yazılanlara inanıyoruz.. böyle şeylere inanmayan bi embesilin ne işi var bu sitede defolll aptalll…

  43. Gerizekalı salakalar ne tartışıyorsunuz bunlar tamamen mitoloji ne beyinsiz insanlarsınız. Sadece örneksel hikayelere su üstünde yürüyenlere uçanlara inanıyorsunuz. Bu Kadar beyinsizliğin sorgulamamanızın sebebi ne koyun gibi her yazılana inanmanızın sebebi ne. Aklınız fikriniz yokmu binlerce yıl önce birkaç öküzün uydurduğu salak hikayeleri din olarak kendinize bellemişsiniz. Tanrı bize bişey anlatmak isterse anlatır araya marangoz yada çoban sokmaz. Bilincinizi yükseltin gözünüzü açın. Tanrı bu kadar aciz değil. Eğitimsiz ve kültürsüz insanların yarattığı mantık dışı hikayeleri sorgulayın.

  44. bahadır dedi:

    Sevgili enes arkadaşım eğer bana cevap verdin ise bu verdiğin sitede benim dediğimin cevabı bulunmamaktadır.Tarih hangi gerçekler üzerine kurulu kim bilir özünde gerçek anlatılan kahramanlıktan ibaret abartılı hikayeler ise üzgünüm saygılar…

  45. esselamu aleykum
    Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmelerinin dindeki yeri ; Hz. Âdem’den Peygamber Efendimize sas gelinceye kadar bütün peygamberler hak dini tebliğ etmişlerdir. Dinin temeli olan îman esasları hep aynı kalmıştır. Fakat şeriat dediğimiz, ibadet ve dünyaya ait işlerde Hz. Âdem’den Peygamberimize kadar her devrin icaplarına, insanların ihtiyaçlarına göre bazı hükümler değişerek gelmiştir. Cenab-ı Hak her devrin insanının yaşayışını ve menfaatini gözeterek her ümmete ayrı bir şeriat göndermiştir. Mâide Sûresinin 48. âyetinde bu hususta, “Sizin her biriniz için Biz bir şeriat ve açık bir yol tayin ettik” buyurulur.

    Bediüzzaman şöyle izah eder: “Asırlara göre şeriatlar değişir. Belki bir asırda kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiya’dan (a.s.m.) sonra şeriat-ı kübrası (büyük şeriatı) her asırda, her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır.”
    değerli kardeşler her konuya yorum yapamayız kayıtsız şartsız iman etmek gerek,konunun ilim yönünü araştırabiliriz aklımızın erdiği kadar anlarız,imanımızın derecesine göre kabul ederiz zaten,bu konuları Allaha yakın Allahı bilene sormak en doğrusu,Rabbimin işine karışılmaz,yorum hiç yapılmaz,sen eğer Rabbimin istediği gibi dosdoğru isen,sadece 5 vakit değil heranın namazdaki gibi isen,haramdan uzak nefisle mücadele içinde isen,bildiklerinle amel eden biri isen,bilmediklerini zaten Rabbim sana öğretir,ONDAN öğrenmek aslında en mükemmeli,ne niyetle bu konuyu öğrenmeyi arzuluyoruz,tartışacağımıza bir kere :’bana bu ilim gerek Rabbim sen beni aydınlat,vesilene muhatab kıl’diyerek niyazda bulunsak,Ahirette yerini öğrenmek istiyorsan buğün dünyada Rabbimin sana verdiği meşguliyete bak,Adem as çocuklarıyla meşgul olmaktansa,niye cennetten kovuldu,bir haramdan dolayı cennetinden kovdu,peygamberini kovdu seni beni hiç bırakırmı???merhametinden sual sorulmaz o ayrı konu,sorular sormaktansa bir adım ileri gidip gönülden gönüle,önce yaşayıp sonra yaşatan kullarından olmayı hedefleyelim,halife yaratacağım dediği o Hz insan olalım,Rabbim cümlemizi dini mubin Islamda daim kılsın
    selam ve dua ile

  46. Nisa suresi ayet 23-

    “Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidir.”

    Benim nacizane görüsüm,
    ne nasil niye oldu sorularina aradigimiz cevaplari “cok net olarak ” olarak bulamadigizdan dolayi ,(bulamamis olmamiz sorularin cevaplarinin yok oldugu anlamina gelmiyor,henüz cözümlenmemis muallakta kalmis olabilir)
    merakimizi bir an önce giderme isteginden dolayi,bir an önce cevaplar üretmek istiyoruz!!
    Kur’an-i Kerim üzerinde yillardir,yüzyillardir arastirmalar yapiliyor ve hala yapilmakta.Hayatini kutsal kitabimizin sirlarini cözmeye adamis ilim adamlarimiz var,koskoca ömürleri yetmemis.Sizlerin cevap bulmadaki sabirsizliginiz yanlis bence.O kadar detayli,o kadar cok boyutlu arastirmak lazim ki bu konuyu,bizlerin vakif oldugu bilgilerle buraya net bir cevap yazmak mümkün degil bence!Bir cok arkadasimizin Kur’an’dan örnek verdigi ayetleri düz bir mantikla anlamaya calismanin da ne kadar dogru oldugu tartisilabilir.Ayetlerin inis zamani,indirilme sebepleri,islam tüm alemlere indirilmis te olsa bazi ayetlerin inis sebebinin sadece belirli kabilelere olup olmadigi …v.b bircok aydinlatilmasi ve üzerinde cok detayli arastirma yapilmasi gereken noktalarin da olabilecegi hesaba katilmalidir.
    Yani kisacasi yaratilis ve cogalma konusunda,bir ilkokul cocugunun anlayacagi dilde bir aciklama olmadigi anlasiliyor tüm yazilanlari okudugumuzda..(bizlerin basit bir sekilde anlayip,basit bir sekilde aciklayamamiz yazimin basinda da belirttigim gibi Kur’an da olmadigi anlamina gelmiyor,belki biz henüz göremiyoruz net sekilde)

    Nisa suresi 23. ayetindeki “Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir”
    cümlesinde anlatilmak istenen cahiliyyet dönemini iyice arastirmak lazim diye düsünüyorum kendimce(kimseyi baglamaz tabiki bu düsüncem sadece bana ait).
    Tekrar görüsmek dilegiyle..

  47. http://www.ozgurroman.com/uyegunluk.aspx?gid=5645&uye=101

    Buraya bakarsanız daha net anlarsınız.

  48. bahadır dedi:

    Sayın ayhan arkadaşım maalesefki bu uzun sayfayı okuyunca dikkatimi çeken bir şeyi söylemeden duramayacağım.Her konu başında hadis örnekleri ile peygamberimizin sözlerini anlatan özellikle,başlıyorsun ki yanlış hatırımda değilse kuranı kerimde direk ayeti var size kuran yeter diye defalarca biz apaçık kuranı indirdik diye düşünenler ve ihlas sahibi olanlar için türlü ibretler var diye.Şimdi sorarım hadisler mi daha vakıf olaya yoksa eşsiz kuranı kerim mi?

  49. BuradakiLer Neden Allah’ın A sını Küçük Yazıyor AnLamıyorum

  50. Zaten BeLLİ Bir Süre Allah (C.C) Kardeş EvLiLiğine İzin Vermiş Ondan Sonra YasakLanmış

  51. And olsun,Biz çevrenizdeki kentleri de yok ettik ve belki küfredenlerden dönerler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

  52. Ataistlik…..
    İnsan ilk başlarda cahildir ve cahiliye dönemi içersinde ataistlik sıfatında bulunmaktadır. Ve zamanla insana Allah bilmediklerini ögretecektir. İnsan bilmediği bir konuda yok bilmiyorum der. Kısaca yok der. Örnek vermek gerekirse bilgisayarın hafızasında bulunmayan bir bilgi için bilgisayar yok der ve yükleme yapılmazsa bilgisayar her daim bu bilgiye yok diyecektir. Fakat bizler bilgisayardan üstün kılan tek özellik düşünebilmemizdir. İnsan düşünerek eldeki bilgiler ile bilmediklerini ögrenecektir. Ve filmin başına dönerek bilmediklerimizi ögrenmeye başlayabiliriz.
    Bu alem yada kainatın başlangıcı big bang denilen bir olay ile var olmuştur ve bu patlama ile genişleyen evrenin şu an şu sıralarında bulunmakdayız yani anı yaşamakayız. Zaman dilimlerini aklen geriye alabiliriz ve patlamadan önceki noktaya varabiliriz ve biraz daha sınırları zorlarsak noktanın ötesine geçeriz. Yani Yokluk mertebesine düşüncenin ve aklın almadıgı bir nokta yada bir evren yokluk. Bu yokluk aleminde bir varlık gerekir ki bu noktayı yoktan var edecek sonra bu noktayı patlatacak bir güç ve bu patlamayı genişletecek bir güce ihtiyaç duyulmaktadır. Bir etki ve sonun da bir tepki oluşması için. Kısaca yoktan bu noktaya ol diyecek ve bu noktayı patlatıp genişletecek bir güç gerekir. Bu güç alemi yaratan yaratıcı güçtür. İsim vermek gerekirse popiler ismi tanrı yada allah. Aklen bu güç kavramını kavradıktan sonra hafızamızda bilinmeyen yaratıcı güç artık var olması gerekmektedir. Yani bir şekilde cahillikten bir adım öteye geçilmesi gerekir.

    Deistlik…..
    Artık karşımızda aklın alamıyacağı bir yaratıcı güç bulunmakta ve bu yaratıcı güç karşısında deistlik mertebesine yani yaratan var fakat bu yaratana nasıl ulaşılacağı bilinmemekte karanlık dönem başlamaktadır. Bazen bir şimşek çakar bir adım öteye geçer fakat tekrar karanlıkta öylece kalırız. Fakat bu noktada insanın aklen ulaştıgı yaratıcı güç ile iletişme geçebilmesi gereklidir ki bu iletişim aklen yapılamaz kalben yapılır aklen bulunan yaratıcı güç ile kalben sohbet edebilmek gereklidir çünkü bir yaratıcı var ise mutlaka herşeyi kontrol edebiliyordur. Ve işitiyordur. Eğer kalbiniz ile de bu yaratıcı güçe inanır ve samimi şekilde karanlıktan çıkmak isterseniz size bilmediklerinizi öğretmeye başlayacaktır ve hiçbir şüpheye düşmenize gerek yoktur çünkü şüpheye düşerseniz yine en başa dönersiniz çünkü kalbiniz halen aklınıza biat etmemiştir. Şüpheleriniz vardır. Kısaca beyin secde etmemiştir kalp karşısında. Yok inandım var diyorsanız ve şüpheniz varsa ancak kendinizi kandırır ve karanlıkta arada bir görüp tekrar karanlıkta kalırsınız. İşte bu evre deistlik evresidir. Şimdi bize bu ışık kaynağına ulaştıracak ve bizi karanlıktan herdaim aydınlık döneme çıkartacak bir yola ihtiyacımız vardır. Bu yol çeşitli çeşitli yollardır. Amacı kaynağa ulaşmaktır. Popiler ismi olarak bu yola Din denişmiştir.

    Dinler……

    Geçmiş tarihlerden itibaren çok tanrılı dinler ve sonlarda ise tek tanrılı dinlere geçilmiştir. Aslında insanoğlu mertebelerle ilerlemiştir bu kaynağa ulaşmakta ve halende ulaşma peşindedir. Çünkü karanlıkta bir cocuk gibi insan korkuları ile yüzleşecektir. Ve bu korkuları ile dünya hayatı cehennem diye tarif edilen mekandan farklı olmayacaktır. Çok tanrılı dinleri ele alırsak cahillikten bilgiye ulaşırken insanların yaratıcı gücün parçalarını öğrenmeleri ve bu güçleri tek tek öğrenmelerine bağlayabiliriz. Sonunda insan öze geri dönecektir ve tüm güçlerin toplamına ALL diyecek ve sonunda cahilliğine AH edecektir. Ve artık tek tanrılı dinlere geçiş başlayacaktır. Tek tanrılı dinlerde artık insan yaratıcı ile samimi sohbet edebilecektir.
    Ve aydınlık dönem başlayacaktır. Tabi şüpheler her zaman aklı kurcalayacaktır fakat kalbinize güveniyor ve sabır edebiliyorsanız yaratıcı gücün sizlere yardım ettiğini ve hatta sizlere özel mucizeler ile yol gösterdiğini hissedeceksinizdir. Eğer hissetmiyorsanız yine evrenizi tamamlamamışsınızdır.halen karanlık dönemde kalmışsınıdır. O zaman yardımcı yada bir yol gösterene ihtiyaç duyulacaktır. Kısaca bir bilene yani bunları yaşamış evresini tamamlayarak olmuş bir muhteremin yol tarifine bakmak gerekecektir. İşte bu yola verilen isim Dindir.

    Tek tanrılı dinlerin gelişimi…..

    İnsanlar tek tanrılı dinlerde eğer bir yaratıcı varsa mucizelerini görmek ve kendini ona teslim etmek istemişlerdir. Elbette yaratıcı güç bunları bir sistemle evrelerle insana nakil etmiştir. Kainatın yaşını hesaplamak gerekirse akıl bu zamanda durma noktasına gelecektir. Fakat yaratıcı için zaman yoktur. O yüzden bir sistem vardır. Zaten bu sistemin olması bile yaratıcı bir gücün varlığını ispatlar. Hiçbir şey tesadüf değildir. Çok büyük bir bilinç ve bilgi ile düzenlenmiştir her şey. Ve insanlara mutlaka öğretecektir. Somut mucizeler ve yaratıcı gücün gönderdiği enerji ile dile gelen muhterem insanlar yaratıcı gücün izni ile insanlara aracı olmuşlardır. Fakat insanların evresini tamamlaması bir anda olmayacak evrelerle olacaktır. Çünkü yaratıcı taraftar değildir. İyi de kötüyü de yaratan her şeyin sahibidir. Ve sahibi olduğu her şeye adaleti ile hakkını verecektir. Kimsenin şüphesi olmasın sadece sabrı olsun. İnsan sabrı ile pişerek öğrenecek ve olacaktır. Yada popüler ismi ölmektir. İnsanlar ilk etapta ölümü yok olmak yerine bir geçiş olduğunu fark ederek ölümden sonraki hayat için çalışmalara başlamıştır. Bu çalışmalar olma mertebesindeki insanlara da yol göstermeye başlamıştır. Fakat bu evrede insanın zayıf yönleri devreye girecektir. Unutkanlık… tabi unutan insan nankörlük yapacaktır. Anlık heveslerine yenilerek iyi ve kötü arasında gidip gelecektir. Bu sistem de mükemmel bir tasarımın belgesidir. Geçmiş insanlar somut mucizeler istemiş fakat kalıcı mucizeler istememişlerdir. Ve geçici mucizeler bittikten sonra tekrar unutmuştur. Ve sonunda bunu fark eden insan unutmamak için kalıcı bir mucize dilemiş ve bunu ilk dileyen düşünce sahibi akıl sahibine nasip olmuştur. Ne mutludur bu sayın insana.

    İslam dini…..

    Araştırmalarıma ağırlıklı olarak İslam dinini ele almam geçmişin masalları yerine evrensel bir din olduğu söylenmesidir. Tabi bu konuda da bir İslam ülkesinde dünyaya gelmiş olmam ve İslami bir ailede yaşamış olmam şans değildir. Araştırmalara peygamberimiz olarak kabul edilen sayın Muhammed ten başlamak istiyorum…. Kendileri bu tek tanrılı dinler döneminin son samimi insanıdır. Ve bizlere geçici mucizelerin hevesi yerine sonsuz mucizeler ile yol göstermiştir.

    Öncelikle sayın Muhammet hakkında bilinen yanlışları düzeltmek isterim. Öncelikle ilki okuma yazma bilmiyor diye bilinmesi.
    Peygamberimiz okuma yazma bildiğine dair tarihi bulgularda kendisiniz dürüstlük konusunda bölgesinin ileri geleni olduğu ve ticaretleri sözleşmelerde şahit olarak kabul görmesi kendisinin okuma yazma bildiğine dair en önemli kanıttır. Yani kendisi bir çoban değil kültürlü ve zeki bir insandı.
    Fakat okuma konusunda bizlerin anlamakta zorluk çektiği nokta şudur. Kuran okumak okuma yazma bilmekle alakası olmayan bir konudur. Çünkü peygamberimize gönderilen bir kitap yada bir tablet yoktur. Yani ortada elle tutulan gözle görülen okunacak bir şey yoktur. Gönülden okunacak bir olgudur ki yaratıcı güç kendisine gönülden okumayı öğretmiştir. Bilmediklerini öğretmiştir. Ve bizlere yol açmıştır. Kendisine verilen isim de tesadüf değildir Hoş sohbetten gelir ve Muhabbettir. En çok dillerde övülen hamd edilenden gelir. Yani yaratıcı güç ile bizlere aracı olup tüm zorlukları üstüne alan ve bizlere yol açıp düşünmemizi ve düşünen ile düşünmeyenin bir olmadığını ileterek ilk 3 emrini vermiştir…. Oku. Oku. Oku. İlk okunuş cahillikten karanlıktan çıkabilmek için bizlere şimşekler çakacaktır. İkinci okumamızda şüphelerimizden kurtulup bu mucize kaynağı bizlere hediye eden yaratıcıya yönelmemize vesile olacak ve son okumamızda ise ümit edilir ki inşallah yaratıcı güce dönülmüş olacaktır. Bundan sonraki yazılarım artık mucize olarak bizlere verilen kuran kaynakları olacaktır. Ve bu kaynakları inceleme ile başlayacağız. Fakat öncelikle ilk emri yerine getirmeyi kafaya koyup ilk okumayı bitirmek gereklidir. Çünkü bundan sonraki sözlerim ayetlere dayanacak ve bu ayetleri bilmeyenler için yazılanlar pek anlam ifade etmeyecektir. Şimdi işin kilit noktası ve islamın altın anahtarı olan gelen ilk ayetleri incelemek gerekir.
    Kuran mucizesi….. vahyin 1.yılı…
    (Yaratan Rabbinin adıyla oku.) = şimdi yaratıcıya %100 inandıgınızı düşünüyorum. Çünkü şüpheniz varsa bu sizlere masal kitabından farklı olmayacaktır.
    Peygamberimize oku denildiğinde okuyacak bir belge olmadıgı için okuma yazma bilmem diyecektir. Fakat bilginin kaynagı yaratıcı gücün adını andıktan sonra yaratıcıya teslim olup devamını getirelim.
    O insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku Rabbin en büyük kerem sahibidir. O insana kalemle yazmayı ögretti ve bilmediğini ögretti.
    Bu ayetlerin açılımına bakarsak eğer yaratan herşeye gücü yetendir ve bir insana bir şey ögretecekse aracıya yada bir el kitabına ihtiyacı yoktur sadece samimi ve şüphesiz olarak talep eden ve yaratana teslim olana ögretecektir.
    Ey örtüne bürünerek saklanan kalk uyar. Rabbinin büyüklüğünü dile getir.Elbiselerini temizle çirkin davranışlardan uzak dur. Yaptıklarını çok görüp başa kakma. Rabbin için sabret.
    Şimdi bu ayetlerden sonra insanın kendi kendine sorması gerekir Rabbinin büyüklüğünü dile getirmek için Rabbini tanımak gerekir insan Rabbini tanımadıktan sonra büyüklüğü çok büyükten öteye geçmez. Ve insan tanımadıktan sonra seviyorum inanıyorum desede anca kendini kandırır.
    Asra andolsun ki insan hüsrandadır. Ancak iman edip inananlar iyi işler yapanlar birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hüsranın dışındadırlar.
    Peygamberimiz yaratıcı gücün büyüklüğünü kavradıktan sonra çevresindekilere anlatmaktan korkmuştur ve bu bilgileri anlatmaktan çekinmiştir. Çünkü kendisine deli diyecekler ve tepki göstereceklerdir. Ki bu noktada örtüne bürünerek saklanma diye ayetle uyarılmıştır. Şimdi yaratıcı gücün büyüklüğünü kusursuzlugunu mükemmelliğini düşünerek bulmaya yelken açalım.

    Hiçbir şey yok sadece bir güç var ve hiçbir şeye ihtiyacı yok. Yoksa canımı sıkıldı bu alemi yarattı yada büyüklüğünü gösterip hava atmak içinmi ? niçin bunca şey yaratıldı. İnsanın anlaması gereken önemli bir nokta düşünerek niçin diye sorular sorması ve bu soruların cevaplarını yaratıcıdan alabilmek için beklemesi gereklidir. Sabır burada çok önemli bir noktadır. Bu sorunun cevabı yine kuranda saklıdır.
    Biz eğlence edinecek olsaydık kendi katımızdan edinirdik.
    Biz sizleri Hak, hakikat ile yarattık.

    Evet bu düşüncenin sonunda yaratıcı gücün peygamberimize verdiği en güzel cevaptır.
    Şimdi biraz daha düşünmek gerekir. Allah tek ve hiçbir şey yok ne melek var ne alem var. Ve verilen cevap Hak için hakikat ile yarattık oluyor. Peki bu kimin Hakkı? Allah tek değilmi ?
    Elbette tek fakat büyüklüğünü bilmeden büyüklüğünü anlatmak elbette olmaz. Şimdi anladıgımız bildiğimiz kadarı ile Allahın isimlerine biraz göz atmamız gerekecek.
    Allah Adildir ve tüm isimlerine adil davranacaktır. Ve bu noktada Hak ismine adil davranarak tüm isimlerine adil şekilde hakkını vermiştir. Ve Yaratan isminin hakkını verip alemi yaratmış tır. İyiye de hakkını vermiştir kötüyede eğer konuyu kücültüp iyi ve kötü diye bakarsak her ikisinede yüzde 50 yüzde 50 olarak hakkını vermiştir ve Allah taraftar değildir kötüye yönelen insan hatası yüzünden af dilediğinde Affınında hakkını verecektir ki bu sistem adalet ve hak ismi ile yaratılmışsa herşey mükemmel bir tasarıma göre bizlerin de sabır ederek anlayacağımız bir konudur. Şimdi gelelim ayetlerin devamına
    Esip savuranlara yani atıp tutanlara yükü yüklenenlere yani malı götürenlere. Kolayca sıyrılanlara işi ayıranlara and olsun size vaad edilen mutlaka doğrudur ve ceza muhakkak olacaktır.

    Şimdi herşeyin bir etkisi ve tepkisi olacaktır hakikatına bakılırsa bugüne kadar bu ayet hep doğrulugunu göstermiştir.
    Fakat insanlar genelde unutkan olduklarından dolayı Mal ve evlat çoğaltma yarışı insanları oyalamış ve en sonunda kabirleri ziyaret etmiş olacaktırlar.
    Şimdi kabirleri ziyaret etmeden önce işi ayıranlardan olmakta fayda var.
    İman ettikten sonra iyi işler yapanlar ve iyi amelleri olanların hüsranda olmayacağını belirtiyorsa kesinlikle elbise diye bahsedilen üstümüze yapışan kirli düşüncelerden kurtulmak gerekir. Ve bir şey yapıyorsan ve buna iyilik diye bakıyorsan bunu kimsenin başına kakma çünkü insan ne yapıyorsa Allah için yapıyordur ve bu yapılanı ben şunu yaptım buun yaptım filan falan diyerek yaptıklarını ziyan etme der. Ve sabır der ne güzel der. Yani çirkin davranışlardan uzak dur diyerek insanlara öğüt vermiştir.
    Kadir gecesinde Rabbimin adını takdis ederim arkadaşlar. O yaratan ve düzeltendir. Ölçüleri belirleyip yol gösterendir. Yeşil meraları bitirendir sonra onları kupkuru çöpe çevirende odur.
    Sana kuranı biz okutacağız ve asla unutmayacaksın seni en kolay yolu tutmağa muvaffak edeceğiz.
    O halde hatırlatmak fayda verirse hatırlat……..
    Unutan arkadaşlarımıza kadir gecesinde hatırlatmak istedim.
    Hepiniz Allaha emanet hayırlı günler.

  53. Meshuggah:pislik herif ister inan ister inanma ama saldırma senin gibi klavye kahramanları ancak böyle sanalda ahkam keserler eminim karşımda olsan altına işerdin seni yaratık seni.ulan msn mi ekle eklemezsen adisin ben sana bunların hesabını soruca adi.seni köpek seni ulan ister inançlı ol ister inançsız bir köpek gibi siktirgit köpek gibi geber başkalarına ne sataşıyorsun faişe…..

  54. Meshuggah….bak insan azmanı yaratık bana tam bir hayvan gibi saldırmışsın benim yumuşak g yerine y koyduğumu falan yani kısaca benim bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğumu söylemiş alay etmişsin.ben buraya ve diğer yerlere kısıtlı işten arta kalan zamanımda alalacele bişeyler yazdığım biryer bu dikkatsizliyim ondandır.ve benim yukarıda askerlikle ilgili yazdığım şeyleride akıllı görünmek için uzun çümleler kurarak alay etmişsin.bah yavşak herif her insan bildiyini söylemekte özgür olmalıdır katılırsın yada reddedersin ama bu şekilde deil.sen daha ehlibeyt in ne olduğunu bilmiyorsun bilseydin alay etmezdin .ve bizlerin allahın varlığına inanmamızı vucudumuzdaki bazı kimyasak tepkimelerle savsata yoluyla açıklamaya çalışmışsın.peki adi herif ya o dediklerini allah kendi varlığını kavratmak için bilinçli olarak sana verdiyse ona ne diyeceksin…..bak adam ol cahil herif eğer bilgin varsa kendine güveniyorsan adam gibi tartış.ben seni yada başkasını inanmaya zorlayacak değilim sadece fikrimi söylerim bunu yaparkende kaynak gösteririm .ama senin gibi yozla ne konuşulur çektir git be.benim hakkımda ne dersen ne yazarsan bin misli sana gelsin adi …

  55. Kuranianlanma metodu.blogspot.com
    alirizaborazan@hotmail.com
    Bu meyil adresine gelirseniz sohbetlerle inşallah bildiklerimizi paylaşırız.Allaha emanet olun

  56. bana tam olarak sorularımın cevabını verebilecek birisi olursa caglarcandan@gmail.com a mail atabilirse cok memnun olruum. saygılarımla arkadaslarım.

  57. karagece dedi:

    adem peygamberin ne kadar yaşadığını bilen varmı peki bunu da bilin bakalım bu kadar seneyi kim tuttu nereye çentik attıda bu güne kadar geldi ve başka bir soru havva nın ademden 500 sene sonra geldiğini bilen varmı ,artı başka bir soru deccalla savaşacak olanın hz isa olduğunu davutun kılıcında yazdığını bu kadar soruyu cevaplamak bunları öğrenmek yerine sadece mümin gibi yaşayın insan oğluna bukadarı yeterde artar

  58. arkadaşlar HZ ADEM zamanın da dinimiz kardeş kardeşin evlenmesini uygun görmüş çünkü;çoğalmak için yani mecburen başka insan olmadığı için ALLAH(c.c) böyle buyurmuştur. buna itirazı olan çookk büyük bir günaha girmiş olur!

  59. Meshuggah dedi:

    Arkadaşlar uzman psikiyatrisitm. Ayhan kardeşiniz patojojik bir narsisttir. Aynı zamanda şizotipal paranoid semptomları bulunmaktadır. Bu rahatsızlığının farkında değildir ve durumu kült inaçları nedeniyle major depresyona ve daha sonrasında megalomaniye dönüşecektir. Lütfen arkadaşınıza yüklenmeyiniz. Askerde görülen bir halüsinasyon insana “Allah var” dedirtebilir. İnsanı sıfırlar. Beyaz bir iman sayfası açar. Sıfır kilometre. Bu kaba et (afedersiniz) korkusundan sonra dine yönelen bir ademoğluna yol gösterici olarak “Cin Ali” mecmuası verseniz Cin Ayşe’ye tapabilecek şekilde laktik asit salgılamış olduğunun farkına varırsınız. Üzülerek söylüyorum ki; kendisi istidraç halindeki dengesiz bir münafıktır. 2018 yılında da burada çemkireceğine inanmaktayım. Kendisine lakap takmayınız, önerdiği kitapları okuyunuz. Çüknü siz okudukça o kendi dimağında “Yaaaa!!! Gördün müüü? Ben sana demiştim!!! Benim dediğim gibi işteee!!! Olay Ehl-i Beyt’te biterrr…NIAHHAHHAHHAHHHAAAA!!!” diyecektir. Herkese semerdeki kitaplardan birşeyler “öğrenmesini” söyleyen ve onları cahillikle suçlayan bu Ayhan Bey oğlumuz “ögrenmek” fiilini her daim “öyrenmek” olarak tuşeliyor. Bu kitaplar aynı yayınevinden çıkıyorki “ğ” yerine “y” kullanıyorlar. Yumuşak G yerine Y. Vurguluyorum : Lakap takmayınız.

    Ayhan’cığım Allah (c.c) rızası ve Ehl-i Beyt’in yüzü suyu hürmetine bu yorumuma küfürle karşılık verme. Sana yalvarıyorum. Seni seviyoruz.

    Sloganımız : İglodaki arktik müslümanlarımızın kıblesi güneydoğu olduğundan evleri daha çok ısınıyor ama erimiyor. Ayrıca psikolojik baskı yaptım halamın oğluna 4 yıl boyunca çaktırmadan.

    Ciddi dipnot : Allah (tanrı) kavramı sadece egonuzda gördüğünüz bir rüya şablonudur. Din ise egonuzun bilinmez açlığının besinidir. Hayal gücü ile sunulur, inanma isteğile servis edilir. Genetik hafıza ile desteklendiğinde şizofreninin doğal, parlak, muntazam ve dokunulmaz olmasını sağlar. Egonuzun sahip olduğu en yüce ve en çok adrenalin ile birlikte endorfin hormonu salgılayan parçası Tanrı kavramıdır. Ve bizler birer bağımlığız. Buna egomuz (Tanrımız) için ihtiyacımız var. Bkz: En-el Hak sendromu. Soyutluk somuta büründüğünde Allah yardımcınız olsun.

  60. Bence çok güzel ve uzun bir sayfa olmuş.

  61. S.a
    optalidon. merak ettin gönülden cevap verdik gönülden. nerelerde?= zamandan mekandan uzakta heryerde…. Alemin merkezinin ötesinde… Başka ne merak ettin?

  62. optalidon dedi:

    Şimdi benim merak ettiğim konu cenk nerelerde_? :)

  63. MELEK ,İBLİS ŞEYTAN
    Kuranda geçen kelimelerin ne anlama geldiği anlaşılamazsa, Onunla ilgili ayetler ve konular da anlaşılmaz. Önce Yılarca kuranda geçen kelimelerin ne anlama geldiği, kuranın dışındaki yerlerde aranmış, ve bulunamayınca da yanlış din ve yanlış yaşam ortaya çıkmıştır. Önce kelimeleri kuranda arayarak ne anlama geldiğini doğru bir şekilde anlayabilirsek, artık onları anlamak kolaylaşacaktır. Kuranda, Ali Bulaç beyin tercümesine baktığımız zaman, 93 Yerde melek, 84 yerde şeytan,12 yerde de iblis kelimesi geçmektedir. Şunu iyi bilmek gerekir ki Kuranda geçen hiç bir kelime hiç bir kelimenin yerine kullanılmamıştır. Bir kelime başka cümleler içinde başka şeyleri ifade etmek için kullanılmış ama kesinlikle aynı kelime başka kelimenin yerine kullanılmamıştır. Şeytan ile iblis kelimesinin ne anlama geldiğini ve aralarında fark olup olmadığını sorduğum zaman bunları tanımlayan bir tanesine rastlayamadım.
    Şimdi genel olarak, melek, iblis, şeytan ve bununla ilgili âdem, eşi takva cennet cehennem kelimeleri mutlaka geçecektir. bir bütünlük içerisinde işleyerek onların ne anlama geldiğini kurandan anlayarak ispatlamaya çalışalım.

    2/30- Hani Rabbin meleklere: “Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim” demişti. Onlar da: “Biz Seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?” dediler. (Allah:) “Şüphesiz sizin bilmediğinizi Ben bilirim” dedi.
    Bu Ayet üzerinde derin detaylı bir şekilde düşündüğümüz zaman, Kainatta İki Ana çatıyı oluşturan varlık olduğu anlaşılıyor. Birisi kâinata hâkim olan ve halife adıyla kâinattaki bütün varlıklara hükmedebilen, secde edilmeye layık görülen Âdemoğludur. Diğer yaratılan varlıklar ise İnsanın fiziki yapısı iblis de dâhil olmak üzere Allahın insanların dışında yaratılmış olan bütün varlıklarındır yani meleklerdir.
    76/1- Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hin) gelip-geçti.
    11/7- O’nun arşı su üzerinde iken amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. Andolsun onlara: “Gerçekten siz, ölümden sonra yine diriltileceksiniz” dersen, inkâr edenler mutlaka: “Bu, açıkça bir büyüden başkası değildir” derler.
    Allah kâinatı, bu günkü bilim adamlarının anlattıklarına göre yaratılalıdan bu yana on beş milyar yıl geçtiği tahmin edilmektedir. İşte Allah kâinatta insanoğlunun Yaşayabileceği ortamı hazırlayarak ve kâinatta yaratılmış olan bütün varlıkları insanoğlunun hizmetine sunarak onları denemeye tabi tutmak için emrine amade kılmaktadır. Yani Kâinatta yaratılmış olan bütün varlıkları insanoğlu için yarattığını söylüyor.
    45/13- Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
    Allah insanları yaratmadan önce insanoğlunun yaşayabileceği ortamı hazırlayarak, Yerleri Gökleri hayvanları bitkileri suyu yaratarak insanoğlunun emrine amade kılmıştır. Dilediği gibi özgür olarak düşünme ve yaşama hakkı ona aittir. Ama İnsanları ve insanların emrine amade kıldığı bütün varlıkları da yaratan bir varlık olduğunu düşünmesi için onu diğer varlıklardan ayırarak, farklılık vererek, kendisini tanımasını ona yaratılmış olan varlıkların hiç birisini ortak etmemesini isteyerek denemeye tabi tutmuştur. İşte kuranda lisanı haliyle konuşturduğu varlıkları bize tanıtarak, işaretler vermektedir.
    2/31- Ve Âdem’e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: “Eğer doğru sözlüyseniz, bunları Bana isimleriyle haber verin” dedi. Daha önce de söylediğimiz gibi kuran, olayları sanatsal bir anlatım tarzıyla anlatmıştır. İsimleri âdeme öğrettik ifadesiyle insanoğlunun var oluşuyla başlayan teknolojik başlangıcı, insanoğlunun ömrünün bitişine kadar, devam edecek olan bilgi öğretilmesini bir çırpıda anlatarak geçmişi anı ve geleceği aynı anda kullanma sanatı yaparak tanımlamaktadır. Bir taraftan kuran böyle bir ifade kullanarak, Meleklerle âdemin farklılığını aralayarak. Bir taraftan da her ikisinin tanımını yapıp , onların ne anlama geldiğini insanlara öğretmektedir.
    2/32- Dediler ki: “Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten Sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.”
    Âdem kelimesi ile melek kelimesini biri birinden ayırarak, İsimlerin hepsinin öğretildiği bir varlık olarak tanımlanan varlığın Akıl Ve iradesiyle meleklerden ayrıldığını meleklerin bildiklerinin sınırlı olduğunu ama ademin bilgisini geneli kaplayarak hepsi ile ilgili bilgi verildiği, anlatılmaktadır. Meleklerin tanımını lisanı haliyle tanımlarken,” Dediler ki: “Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. “ Ama insanoğlu hem melekler hem de kendisi için araştırdıkça inceledikçe Allah bilmediğini insanlara öğretmektedir. İnsanoğlu bir taraftan kâinattaki varlıkları inceleyerek, onlar arasındaki ayrılıkları ve beraberlikleri tahlil ederek karmaşık olan bilgileri çözerek kendisine, bulunmuş olduğu malzemelerle yeni yeni buluşlar yaparak hayatı kolaylaştırmaktadırlar. Melekler ise hepsine ait kendilerine özgü bir bilgileri olduğunu onlarda akıl olmadığını bu sebeple de imtihan da olmadığını izah ederek. İnsanoğluna yaratılmış alan bütün varlıkları incelediklerinde onlardan kendilerine ait bilgi alabileceklerini ima ederek onlardan insanlara yol öğretmeyi de anlatmak istemiştir.
    5/ 31- Derken, Allah, ona, yeri eşeleyerek kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini gösteren bir karga gönderdi. “Bana yazıklar olsun” dedi. “Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim?” Artık o, pişman olmuştu.
    Asıl burada anlatılmak istenen karganın nasıl leşi gömmeyi öğretmesinden ziyade, yaratılmış olan insanoğlunun emrine verdiği yaratıklardan yararlanmaya onların bilgilerinden istifade etmeyi anlatmaktadır. Her varlık Allah tarafından kendilerine özgü bir takım yanılgıya düşürmeyecek derecede bilgi donanımıyla yükleyerek insanların kendilerine yönelmesi ile bu bilgileri cimrilik yapmadan onlara vermektedirler. İşte meleklerin kendilerine ait bildikleri bilgiler budur, Bir portakal ağacının kendine has bilgi donanımıyla insanlara bir portakal meyvesi sunması, bir domates fidesinin kendi bilgi donanımıyla kendilerine has tad gıda ve özellikleriyle insana domates sunması veya bir kalbin kendine has bilgi donanımı ile insanlara hem bilgi vermesi hem de kedilerine has bilgilerle insanı hayrete düşüren çalışmalarıyla kendine ait görevleri yapıp durmaktadırlar.
    2/ 33- (Allah:) “Ey Adem, bunları onlara isimleriyle haber ver” dedi. O, bunları onlara isimleriyle haber verince de dedi ki: “Size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını gerçekten Ben bilirim, gizli tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı da Ben bilirim.”
    İşte Allah Âdemoğluna akıl vererek onları diğer yaratıklardan ayırıp, hem kendisine ait bilgileri sorgulayıp bilgi edinmekte hem de kendisi dışındaki varlıkları deneme yanılma metotlarıyla düşünerek sorgulayarak onlar arasında bilgi ağını kurarak yeni yeni bilgiler edinmektedirler. Bir Domates hakkında bilgi, yaratılmış olan insanın dışındaki varlıklardan, kendisi dışında hiçbir varlığın haberi yoktur. Domates karpuzdan karpuz da domatesten habersiz olarak kendilerine ait bilgilerle insanoğluna secde etmektedirler. Ama insan kâinattaki yaratılmış olan bütün varlıklardan bilgi edinerek eşyanın esrarını çözmeye aday olarak, bir kar topağının yuvarlandıkça büyüyüşü gibi büyüyüp durmaktadır.
    İşte Ademin isimleriyle haber vermesi Allahın insanlara vermiş olduğu akıl ve iradesiyle esrarı çözerek gün yüzüne çıkarmıştır. İnsan ilk yaratılışta bilgisi sıfır idi. işte onun bilgisi sorup sorguladıkça genişlemektedir. Tarihin bu güne kadar aktarmış olduğu belgeler insanoğlunun gün geçtikçe bilgi ve teknolojide ilerleyerek, her anın bir önceki ana göre daha ilerde olduğu bir gerçektir. Zamanımızdan yirmi yıl, elli yıl ve daha geriye doğru gittikçe ne kadar ilerleme kaydedildiği bir gerçektir. Yazının bile zamanımızdan beş bin yıl kadar önce icat edildiği halde daha önceleri yazının kullanılmadığı insanoğlunun ilerleme kaydettiğine örnek teşkil etmektedir. Daha önce yaşayan insanların binek olarak kullandıkları sadece doğada hazır olan at eşek deve fil gibi hayvanlar varken, şimdi cansız varlıkların konuşturularak insanların hizmetine sunulması bir ilerlemenin mesafe kat etmenin işaretlerindendir. Ama insanoğlunun dışındaki varlıklarda böyle bir ilerleme de yok olduğu onların yaratılışla beraber ne ile görevlendirilmişse o görev dışında görev yapamadan bekleyip durmaktadırlar. Arının bal yapması tavuğun yumurta üretmesi maymunların kendilerine ait bilgiler dışında yaratılışlarıyla görevlendirildiklerinin dışında bir ilerleme yapamadıkları bir gerçektir. İşte insanoğlu diğer yaratıklarda bu farklılığı ile ayrılarak. Halife konumuna yükselmişlerdir.
    2/34- Ve meleklere: “Âdem’e secde edin” dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kâfirlerden oldu.
    Meleklerle insanoğlunun farklılıklarını Allah lisanı haliyle konuşturup anlattıktan sonra meleklerin yaratılışının âdemin yaratılışına göre daha basit yaratıldığını izah ederek. Meleklerin âdemin vermiş olduğu emirler karşısında boyun eğmesi gerektiğini izah ettikten sonra. Kâinatta yaratılmış olan bütün varlıkların âdem ne isterse onlara kucak açmaları gerektiğini onlar ister Müslüman isterse Müslüman olmasın dünya hayatında onların emirleri karşısında boyun eğmeleri gerektiğini anlattıktan sonra. Hepsi istisnasız âdeme secde ettikleri bildirmektedir. Şimdiye kadar hikâyelerde ve masallarda anlatılan şeytan ve iblis kavramı kuranda anlatıldığı gibi olmadığı meleklerin iblis veya şeytan hocası değil, fakat sadece iblis kavramını melek kelimesinden ayırmadan, sadece görev farklılığı bakımından diğerlerinden farklılaşarak insanı mucura kaptırmakla sadece teklif sunma görevi ile, diğer meleklerden ayrılmıştır. Yani görevi insana teklif sunmak, ama diğer meleklerde kötülüğe gitmek için teklif sunma değil sadece kötülüğe ve iyiliğe giden insanın emrine amade olmak la iblis ten ayrılmaktadır. Öyleyse İblis meleklerin hocası değil insanda, başka bir boyutla insanların emrindendir. Yani insanları yoldan çıkarmakla görevli bir melektir.
    2/35- Ve dedik ki: “Ey Âdem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”
    İnsanlar yaratılış olarak daha öncede bahsettiğim gibi, Bütün kâinattaki varlıkların Halifesi olmakla onlardan ayrılırken, bir de kendisini denemeye tabi tutan yerleri ve gökleri yaratan Allah’ı tanımak ve ona kulluk etmekle sorumlu bir varlıktır. Kâinat içerisindeki bütün var olan her şeyi onun emrine boyun eğdirirken, insanın da boyun eğeceği bir varlığı bulup ona teslim olması onun adına yaşaması hayatının kurallarını onun koyduğu kurallar içerisine uydurulması, istemektedir.
    Bilindiği gibi insan diğer yaratıklardan düşünme akletme ve yaptığı her işi sorup sorgulayıp, bir disiplin içerisinde kendisini nefsin azgın isteklerine boyun eğmeden, Allah’a kulluk ve ibadet yapmakla sorumlu bir varlıktır.
    Ayette ifade edilen” Ve dedik ki: “Ey Âdem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz” Bu ifade insanın yaşam hayatının nerde neler yapması, nerde neler yapmaması gerektiğini sınırlamakta ve onlara bir sorumluluk yüklemektedir. İnsan bilindiği gibi diğer yaratıklardan biri de, iyiye ve kötüye gide bilme eğilimiyle ayrılmaktadırlar. İşte Burada kötüye gidebilecek ve iyiye gidebilecek her iki dürtünün insana verildiğini Ve kötülüklerden gelen teklifi dinlememelerini ama iyiliklerden gelen teklifleri de yapmalarını istemektedir. İnsan her iki yöne de eğilimli olarak yaratılmış bir varlık olmakla nötr bir varlık konumuna gelmektedir. Bir başka deyişle değişik yollara gidebilmenin ve insan sıfatlarını oluşturacak malzemenin ham maddesini oluşturmaktadır. Kuranın bu Anlattıklarına psikoloji ilmide katılmaktadır. Kuran insandaki iki yöne gidebilme eğilimini takva ve fısk ve fücurla açıklarken.91/ 8- Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (Andolsun). İnsanın nasıl, kendisini arındıramadığı zaman nefsin azgın tutkularına kendisini kaptırdığı zaman başına birçok felaketler geliyorsa. Kendisini arındırmış olan insanlar da tamamen bunun zıttı olan iyilikler karşılığını almaktadır. Kuran bunu böyle açıklarken psikoloji ilmi de içimizdeki çocuk ve baba veya alt ben üst ben kavramlarıyla açıklamıştır. İşte İnsanlara Allahın, vermiş olduğu büyük mucizelerden birisidir. Kuranda geçen ,”Şu ağaca yaklaşmayın” İfadesini kullanırken bazı müfessirlerin söylediği gibi elma buğday ağacı değil, Allahın yasaklamış olduğu pis ve murdar olan bütün yiyecekler ve haramlardır. Âdemi ve eşini kuranın cennetten çıkması diye isimlendirdiği gerçek anlamında olan cennet değil, insanın günahsız bir ortamdan şeytanın kandırarak günah işleme ortamına girmesi anlamında tanımlamasıdır. Yeryüzünde belirli bir vakte kadar denenme aşamasına geçilmesi anlamında kullanılmıştır.
    Buraya kadar Allah Her şeyi insanoğlu için yarattığını vurgularken yaratılmış olanların bazıları insanoğluna zarar olduğunu ve ondan kaçınmasını, bazılarının ise insanoğlu için yararlı olduğunu, ondan da istifade etmesi gerektiği anlatılmaktadır. İşte İnsanın Asıl Görevi kendisinin öz benliğine yerleştirilmiş olan fısk ve fücurun insanı yasaklanan şeylerden tatması istenmekle, Bir de ona eğilim göstermeyi engelleyen takvanın var olmasıyla, iki zıt isteğin çarpışması asıl insanın denenmeye tabi tutulmasının nedenini oluşturmaktadır.
    2/2/36- Fakat şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları (durum)dan çıkardı. Biz de: “Kiminiz kiminize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve meta vardır” dedik.
    Âdem ve eşi günahsız bir ortamdan günahlı bir ortama, iblislin teklifi sonucunda düşmüşlerdi İblis yani insandaki fısk ve fücur, Âdem ve eşini Allah’ın yasak ettiklerini yapmalarına teşvik etmesi ve onların bu yanlışı bile bile yapmaları sonucunda. Artık günah işleyen bir konuma düşmesine sebep olmuşlardı. Aslında adem ve eşi bu yaptıkları yanlışlığın farkındaydı ve pişman olmuşlardı.
    2/37- Derken Âdem, Rabbinden (birtakım) kelimeler aldı. Bunun üzerine (Allah da) tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri kabul edendir, esirgeyendir.
    İşte adem ve eşinin bu pişmanlık duyması neticesinde Tövbe etmeleri yapılan bu yanlışlıktan dönmeleri Ademin tam anlamıyla varlığı şekillenmiş ve dünya sahnesinde denenmek için kendine uygun verilmiş olan rolün aktör ve aktirist haline dönüşmüştü.
    Karmaşık olan Melek İblis şeytan söküklerini ayrı konularda misaller vererek tanımlamak gerekirse. Kâinatta ana çatı olarak iki varlık olduğu anlaşılmaktadır. Birisi Âdemoğlu şemsiyesi altındaki varlıklar. Bunlar nötr bir insanın takva yolunda ve fısk yolunda yürüyüp şekillenmesi Sonucunda isimler almaktadır.
    2/96- Andolsun, onları hayata karşı (diğer) insanlardan ve şirk koşanlardan (bile) daha ihtiraslı bulursun. (Onlardan) Her biri, bin yıl yaşatılsın ister; oysa bunca yaşaması onu azaptan kurtarmaz. Allah, onların yapmakta olduklarını görendir.
    51/56- Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım.
    İki Ayette hepsi insan olduğu halde, insanların yaşam biçimlerine renklerine dinlerine göre isim alarak anlatıldığı halde, İnsanlar sanki bu kelimeleri insanlardan ayrı bir varlık olarak algıladıklarından dolayı konuyu anlamada hakim olamamışlardır.Şirk Koşanlar , Kuranda Puta tapıcıları, Yahudi olanlar da ehlikitabı, insan da nötr bir yola gitmeye hazır vaziyette bir varlık olarak anlatmak istediği halde. Sanki ayrı ayrı yaratıklar olduğu tahmin edilmiştir. Öyleyse Âdem şemsiyesi altına giren, insan, şeytan, cin, Yahudi, kâfir, Müslüman, münafık vs. isimlerin hepsi insandır. Ama diğer yanlarındaki aldıkları isimler onların sıfatlarıdır. Cin insan veya cin gibi insan, kâfir insan, şeytan insan, münafık insan, olarak tanımlanmaktadırlar. Bu sebeple Şeytan tanımını, iblisin insana vesvese vererek yoldan çıkmış ve günahlarda ısrar etmesi sonucunda insanın yoldan çıkmış adıdır. Yoksa şeytan insanın dışında bir varlık değildir. Şeytan olan insanlar kendisine meyyal olan insanları kandırmaktadırlar.2/14- İman edenlerle karşılaştıkları zaman: “İman ettik” derler. Şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise, derler ki: “Şüphesiz, sizinle beraberiz. Biz (onlarla) yalnızca alay ediyoruz.” Ayette dikkat edildiği zaman münafık olan birisinin tablosunu çizerken, o kâfir olduğu halde Müslümanlar içerisinde sanki müslümanmış gibi bir görünüm sergilemekte kendi gibi düşünenlerin yanına geldiğinde ise biz Müslüman olanlarla alay ettik sözüyle, kendi kimliğini tanıtmaktadır.
    İblis kelimesiyle şeytan kelimesinin aynı olduğu inancında olanlar kesinlikle yanılmaktadırlar İblis Ateşten yaratılmış şeytan ise insan konumuna girdiğinden dolayı topraktan yaratılmıştır.
    7/11- Andolsun, Biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: “Âdem’e secde edin” dedik. Onlar da İblis’in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.
    7/12- (Allah) Dedi: “Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?” (İblis) Dedi ki: “Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.”
    7/13- (Allah:) “Öyleyse oradan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin.”
    Yine bu ayetlerde konuşturulan varlıklar lisanı halleriyle kendilerini tanımlamaktadırlar. İnsanların dışındaki kâinatta yaratılmış olan hiç bir varlık ,verilmiş olan göreve itiraz etmezler. İblisi tarif ederken insanı saptırmakla görevli bir varlık olarak tanımlamıştık. O ateşten yaratılmış ve kıyametin sonuna kadar Allahtan yaşama süresi istemiştir.7/14- O da: “(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)” dedi. Yine iblis lisanı haliyle konuşturuluyor. Burada iblis Allahtan süre istese de istemese de her insanda var olan bir olgudur. Onun İnsanların diriltilip kaldırılacağı güne kadar süre istemesi onun zaten süreli olduğunu sanat yaparak kuran anlatmaktadır. Her insan da olan bir olgu ise kendisinden sonra gelecek olan nesillere bu olgu miras olarak aktarılıp durmaktadır. Bu da insanlığını sonuna kadar da devam edecektir.
    7/15- (Allah:) “Sen gözlenip-ertelenenlerdensin” dedi. Ben insanlara sorduğum zaman iblis canlımı cansı mı diye sorarken bazıları canlı bazıları da cansız demişlerdi. O zaman iblis insanlardan insanlara aktarılarak ebediliğini sürdüren ve her insan yaşadıkça onda var olduğunun bir kanıtıdır. İblis adam değildir ama adamın içerisinde adam olmayı tamamlayan bir olgudur.
    7/16- Dedi ki: “Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka Senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım.”
    17- “Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.”
    18- (Allah) Dedi: “Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım.”
    19- Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
    Ayetlerde imtihana tabi tutulan insanı doğru yolda yürümesini engellemek için ne tuzaklar beklemektedir.
    7/20- Şeytan, kendilerinden ‘örtülüp gizlenen çirkin yerlerini’ açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir.”
    Dikkatlice incelendiği zaman iblis Allahtan süre istemişti ve insanların diriltilip hesaba çekilecekleri güne kadar da süre verilmişti. İnsanlar da iblis gibi bir yaratık olmuş olsaydı onlara da süre verilip yaşayacaklardı. Âdem ve eşine vesvese verirken” Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir.” İşte haramı tatmakla günah işleme olayı gündeme geliyor. Ve cennetlik olan Âdem ve eşi günahsız ortamı bozarak günah işleyen bir ortama gelerek haramla tanışıyorlar. Yoksa haramı tatmayacak bir şekilde yaratılmış olsalardı onlarda melek olurlardı. Ve günah işlemezlerdi.
    Kuran’da iblisin ateşten yaratıldığını, ve cinlerden olduğunu söylediği zaman , sanki cinlerin de ateşten yaratıldığına dair bir kanaat oluşmaktadır. Cinlerin kuranda Ateşten yaratıldığına dair hiçbir ayet olmadığı gibi, Bazılarının tanımladığı görünmeyen varlıklar da değillerdir. Onlar da insandır. insanlar nasıl topraktan yaratılmışlarsa cinler de topraktan yaratılmışlardır. Kuranda iblis cinlerden di ifadesi kelimenin başka bir konu ile ilgili yere konmasından kaynaklanmaktadır.
    18/ 50- Hani meleklere: “Âdem’e secde edin” demiştik; İblis’in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir.
    Bilindiği gibi cinlerde eylem bakımında Allaha ibadet ve kulluk yapmayan zengin şımarmış toplulukların adıydı. İblis kelimesi bilindiği gibi İnsana yanlış yapmayı teklif etmekle büyük bir haksızlık yapmıştı. Asıl İnsan Yaratılırken Allahın rabliğini kabul etmiş ona boyun eğmekle yükümlü olduğunu söylemişti.
    7/ 172- Hani Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahitler kılmıştı: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” (demişti de) Onlar: “Evet (Rabbimizsin), şahit olduk” demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir. İnsan yaratılırken Allah’ı tanımak ve ona kulluk yapma eğiliminde yaratılmıştı. İşte iblisin Allaha kulluk ve ibadet etmek için yarattığı insanı sözünden caydırmak istemekle hakkı olmayan bir davranışı yapmıştı. İşte Allah onu onun için huzurundan kovmuş onun yaptıkları hiçbir sözü onaylamamıştır. O bakımdan da o insanın yaratılış gayesine uygun hareket etmeyi engellemek istemekle de yabancı konumuna düşmektedir. İşte o ayette “İblis’in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi,” İfadesiyle söylediklerimizi onaylamaktadır. Öyleyse Kuran Bütünlüğü içerisinde Kâinattaki varlıkların bazı önemli olanların isimlerinin ne anlama geldiğini kurandan karşılığını vermeye çalışalım.
    Halife: Allah adına dünyada iş gören Kâinatta yaratılmış olan bütün yaratıklara hükmedebilen insanoğlunun Adıdır.
    Âdem: İnsanın günah işlemeden ki hali.
    Melek: İnsanın fiziki yapısı da dâhil olmak üzere insanın dışındaki bütün yaratıkların hepsi insana secde etmekle görevli varlığın adı
    İblis: İyiye veya kötüye gitme eğiliminde olan insanın kötüyü teklif eden bir fısıltı, insanda yaratılışta var olan, bir melektir.
    Şeytan: İnsanın iblis tarafından kötülüğü teklif etmesinin ardından teklifi kabul eden insanın adıdır.
    Takva: İnsan yanlış yaptığı zaman, o yanlış davranışın yanlış olduğuna dair fısıltı veren sestir.
    Akıl: İnsan hangi yola giderse o yolda insanı başarılı kılmak için insanın hizmetinde olan bir melektir.
    Cin: Yabancı insanın adıdır.

  64. yüce ALLAH ın biz demesinin birçok sebebi vardır bazıları melekleri vasıta kılmıştır.bir örnek verecek olursak kur an ı kerimde cehennem için giz oraya bekçiler koyduk görevliler var diyor hem cennet hem cehennem ama bunu saptırarak ortak olarak görmeyin yaratıcı allahtır.diğeri azametinin gereyi biz yaptık der.mesela türkçede tekil olarak birine sen dersin ama patronunla konuşunca ona çoğul olan siz kelimesini kullanırsın.bunun gibi çok örnek var.birazda tercüme azizliyi.diyer konu şeytan emre asi olunca allah tarafından lanetlendi ama insanları saptırmak için mühlet istedi iyi okuyun sonrada haydi sen kıyamete kadar mühlet verilenlerdensin dendi şeytana.bu nedenle şeytan ademin ayağını kaydırmayı başardı.kur an adem der ve eşi der hiçbirzaman havva kelimesi geçmez kur anda.eşi der,kaburga kemiyi olayıda tamamen deforme olmuş tevrettan halk arasında yayılmıştır kuran da böyle şeylere rastlayamazsınız.allah kuran da herşeyi çifter çifter yarattığını söylüyor.ha insanın bir çift insandanmı çoğaldı olayına gelince buda muammadır alimler bu konuda ayrılırlar ben bir çift den meydana geldi diyenlerdenim .unutmayalım bu sebep sonuç ilişkilerine allahın ihtiyaçı yoktur aslında o yoktan var edendir.ancak herşeyi allah ilahi sünnetullah çerçevesinde planlamıştır..

    • Çağlar dedi:

      Benim merak ettigim asıl soru Cennte’ten kovulan Şeytan Cennete tekrar girip Adem’in ayağını nasıl kaydırıyor . Kuranda sen kıyamete kadar mühlet verilenlerdensin buyurmuştur Allah fakat o suredede Cennet’ten kovduğunu açıkça belirtmiştir.Yani budurumda elmayı yedikleri cennette Şeytan bulunamaz burdaki ikilemi tam olarak açıklayacak birisi var mı bana ?

  65. Çağlar dedi:

    Benim merak ettiğim birkaç soru var.Buraya yazmak istedim. Öncelikle Hz Adem yaratılıoyr ve Allah meleklerine secde edin diye buyuruyor . Hepsi secde ediyor Şeytan hariç.Öncelikle Şeytan’da Allah’ın meleği değilmi melek ne demek Allah’ın emirlerini yerine getiren demek neden itiraz ediyor bu birinci çelişki . İkinci olarak ise Kuran’ı Kerim ‘de Allah meleklerine secde edin dediği halde niçin Cin olan Şeytan(İblis) ‘te bu emri üzerine alıyor . Şeytan Cin mi ? Melek mi? Genetik olarak olaya bakmıyorum sadece Kuran’ı Kerim’i okuyarak bu kanıya varıyorum. Bunun yanısıra Kuran’ı Kerim’de niçin “Biz” kelimesi kullanılır.Biz sizi çamurdan yarattık gibi . Allah tektir neden çoğul kullanır .?

    Ta -Ha Cuz 16 Sure 20
    Bunun üzerine o ağacın meyvesini yediler , böylece avret yerleri kendilerine göründü ve derhal pişmanlık ve utançla Cennet yapraklarını üzerlerine örtmeye başladılar . Böylece Adem , Rabbinin emrine asi oldu da şaşırdı . Burada 1. cümlede çoğul , ikinci cümlede çoğul ekler kullanılmış ama 3. cümlede Havva’yı niçin katmayıp Adem’i tekil kullanıyor.

    Bunun yanısıra aklımdaki diğer bir soru ise Hz. Adem’e secde etmeyen Şeytan(İblis) , Allah’ın cennettinden kovuluyor.(Zümer Suresi (Sad 62-83 Cuz 23 Sure 38 ))

    71-83. ayetler arasında . Cennetten kovuluyor ve bunu burada kanıtlayabiliyoruz. Peki daha sonra Adem ile Havva’nın Cennet’te elmayı yemesi için Şeytan’ın onları kandırma durumu nasıl oluşuyor.Allah’ın cennetinden kovduğu Şeytan Cennet’e nasıl geri dönüyor?

    Şimdilik birkaç aklıma takılan soru bunlar.

    Saygılarımla

  66. Akıllı olsun hekes.Mantıklı olun

  67. Kardeşim,eğer kim biz havva ve adem’den gelmedik diyorsa yalan söylüyor.Kardeşim sen kurandan daha mı iyi biliyorsun böyle şeyleri?
    Ayıptır,günahtır.Kurandaki ayetleri böyle inkar edemezsin.Ali rıza borazan saçmalama len,seni gidi borazan ses.borazan aklınla mı yorum yapıyorsun.Alırım senin o borazan aklını, bir daha akıl kalmaz sende.Heh,bir de alırım o borazan aklını münasip bir tarafına gerekeni yaparım.Adam ol,küfür ettirme bana.Senin gibilere ben adam demem.Adam ol almayayım o borazan aklını sokmayayım bi tarafına,ağzımı bozma

  68. Kardeş İsanın yaratılışı Ademin yaratılışı gibidir. ayetini Ademin anasız babasız yaratıldığını söylüyorsun ama isa anasız değil sadece babasız olduğu inancı vardır. Arıların öyle yaratıldığını tutupta insanın yaratılış şekliyle kıyas ediyorsun bu anlayışlar doğru değil tutmadı sen başka yöntemler bulmaya çalış.

  69. açıklam isteyen arkadaşlar için KURAN-I KERİM'den açıklama buyrunuz.. dedi:

    Burada önce Semavi kaynaklara ve özellikle Kur’an-ı Kerim’e göre insanın yaratılışını nazara alacağız. Kur’an-ı Kerim insanın muhtelif yaratılış devrelerinden bahseder. Bunu ana hatlarıyla dörde ayırmak mümkündür:
    İnsanın Yaratılışı nasıl olmuştur? 1- Anne ve babasız yaratılış. Hz. Âdem gibi.
    2- Hz. Âdem’den Hz. Havva’nın yaratılışı.
    3- Babasız yaratılış. Hz. İsa gibi.
    4- Anne ve babalı yaratılış. Günümüzdeki insanların yaratılışı.

    1- Anne ve babasız yaratılış. Hz. Âdem gibi.

    Kur’an-ı Kerim’de Hz. Âdem’in topraktan merhale merhale yaratıldığına dikkat çekilir.
    “Andolsun Biz insanı kuru bir çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık”.1

    Bu âyet-i kerimelerden, yaratılışın toprakla başladığını, daha sonra bunun çamur hâlini aldığını anlamak mümkün. Bu çamur da süzülerek “çamur özü” hasıl olmuştur.
    “Andolsun ki Biz insanı, çamurdan süzülmüş bir hülasadan (özden) yarattık”.2

    Daha sonra balçık hâlini alan bu çamur özünün zamanla değiştiği ifade edilir:
    “(İblis): ‘Ben bir salsaldan (kurumuş çamurdan), değişken bir balçıktan (hamein mesnûn) yarattığın insana secde edemem!’ dedi”.3

    Hz. Âdem’in yaratılış şekli, bir bakıma günümüzdeki insanın yaratılışına benzerlik gösterir. Midedeki besinlerden spermanın süzülerek çıkarılması gibi, çamur da süzülerek çamur özü (sülale) hasıl edilmiştir. Bir müddet bu hâlde kalan çamur özü, balçık şeklini (hamein mesnûn) almış ve daha sonra katı hâle (salsal) sokulmuştur. Bu devreden sonra kuruyan bu balçığa insan şekli verildiğini anlıyoruz.
    “Sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere: ‘Âdem’e secde edin’ dedik”.4

    2- Hz. Âdem’den Hz. Havva’nın yaratılışı.

    Kur’an-ı Kerim’e göre Hz. Adem yaratıldıktan sonra onun eğe kemiğinden Hz. Havva’nın yaratıldığını nazara verir. Bir imtihan sonuncunda Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın, yer yüzüne Cennet’ten gönderildiklerini belirtmektedir.
    Bir rivayette Hz. Havva 20 doğum yapmış ve her doğumda bir erkek bir kız doğurmuştur. Cenab-ı Hak, aynı batında doğanların birbirleriyle evlenmelerini yasaklamış, önce veya sonra doğanlar birbirleriyle evlenebilmişlerdir. İnsanlar belli bir sayıya ulaşınca Allah, kardeşler arasındaki bu evlenmeyi yasaklamıştır.

    3- Babasız yaratılış. Hz. İsa gibi.

    Hz. İsa ile Hz. Âdem’in yaratılışlarına da şöyle temas edilir:
    “Şüphe yok ki, Allah Teâla’nın nezdinde İsa’nın hâli, Âdem’in hâli gibidir ki, onu topraktan yarattı, sonra ona ‘ol’ dedi, o da oluverdi”.5

    Burada ilk dikkati çeken husus, insanın yaratılışında, günümüzdeki üreme kanunlarına tâbi tutulmayışıdır. Yani Cenab-ı Hak, yaratma hususunda ihtiyar sahibi olduğunu, kanunlarını dilediği şekilde değiştirebileceğini, varlıkları bağımsız ve kayıtsız yaratabileceğini göstermektedir. Nitekim bugün de genel üreme kanununa tâbi olmayan pek çok canlı mevcuttur. Yani, anne olmadan, ya da baba olmadan yaratılan canlılar vardır. Arılar buna misal teşkil ederler. Ana arı, belli bir devrede, erkekle çiftleşir. Çiftleşme sonunda spermler, sperm keseciğinde toplanır. Daha sonra bu ana arı yumurtlama esnasında, yumurta kanalına sperm salınırsa yumurta döllenmiş olur ve bu yumurtalardan dişi arılar çıkar. Şayet yumurta kanalında yumurta döllenmemişse, bu yumurtalardan da erkek arılar hasıl olurlar. Yani erkek arılar babasız dünyaya gelmektedirler.
    4- Anne ve babalı yaratılış. Günümüzdeki insanların yaratılışı.

    Bizler anne va babalı olarak yaratıldık. Bu yaratılışımız merhale merhale, yani devre devre olmuştur. Nitekim bir ayette şöyle buyrulur:
    “Hâl-buki O, sizi çeşitli merhaleler hâlinde yarattı” .6

    Önce anne karnında yumurta, babada sperm şeklinde, daha sonra bunların birleşmesiyle hasıl olan tek hücre halinde idik. Zigot adı verilen bu tek hücre bölünerek çoğaldı. Çok hücreli bu yapıda dokular ve organlar teşekkül etmeye başladı. İnsan bu safhalarda, bitki ve hayvanlarda olduğu gibi, büyüme, gelişme ve farklılaşma kanunlarına tâbidir.
    Bu tedricî, yani kademe kademe tamamlanış Kur’an’da şöyle ifade edilir:
    “Sonra onu nutfe hâlinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir yaratık (insan) yaptık”.7

    Şu âyet-i kerimede de yaratılışın bütün safhalarına işaret edilir:
    “Ey insanlar! Eğer öldükten sonra dirilmek hususunda herhangi bir şüphe içinde iseniz, şu muhakkaktır ki Biz sizi(n aslınızı) topraktan, sonra (onun neslini) insan suyundan (spermadan), sonra alaka (yapışkan şey)’dan, daha sonra da hilkati belli belirsiz bir çiğnem etten yarattık (ve bunları) size (kudretimizin kemalini) apaçık gösterelim diye (yaptık), sizi dileyeceğimiz muayyen bir vakte kadar rahimlerde tutuyoruz, sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyoruz”. 8

    Prof. Dr. Adem Tatlı
    ——————————————————————
    1. Hicr/26.
    2. Mü’minun/12.
    3. Hicr/33.
    4. Arâf/11.
    5. Âl-i İmran/59.
    6. Nuh/14.
    7. Mü’minun/13-14.
    8. Hacc/5.

  70. cümlelere dikkat..dinden çıkılmasın! dedi:

    ama ,niye,nçin gibi cümleler ALLAH muhafaza dinden çıkartabilir.. yazdıklarımıza diikat edelim.. mehmet paksu hocam güzel açıklamşı..yanlız ufak bi ayrıntı var.. Havva annemiz birbirleriyle evlendirdiği çocuklarından birini sağ,diğerini sol göğsünden emzirmiştir… yani burda emdikleri sütte farklı oluyor ALLAHın izniyle… RABBİMİZİN HİKMETİNDEN SUAL OLUNMAZ… İNANDIK VE İMAN ETTİK ELHAMDÜLİLLAH… YARAB SANA VERDİĞİN NİMETLERİN ADEDİNCE,YARATTIĞIN HER CANLI SAYISINCA ŞÜKÜRLER OLSUN… EŞHEDÜENLA İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNNEMUHAMMEDEN ABDÜHÜ VE RASULÜH..

  71. bismillah
    dinlere gelincede güzel kardeşim dinler hic bir zaman bölünmemiştir
    ALLAH cc belli zamanlarda peygamber ve bazılarınada kitap göndermiştir ama bütün peygamberler bütün insanlık bütün evren kainat ve aklına ne kadar ne geliyosa hersey ama hersey HZ MUHAMMED MUSTADA (S.A.V) efendimizin nurundan yaratılmıstır

  72. erdem kardeşim ilk soruna elimden geldiği kadar cevap vereyim
    hz adem babamız cennetten kovuldugu zaman RABBİMİZ e tövbe ediyo ve diyo ki : YA RABBİ beni resulun MUHAMMED (S.A.V) İN YÜZÜ HİRMETİNE AFFET DİYO.
    RABBİMİZ de soruyo: sen onu nerden biliyosun diyo
    hz adem babamız cevab veriyo: onun ismini cennetin kapısında okudum :
    ‘la ilahe illallah muhammeden resulalah’ yazıyo du diyo ve ALLAH cc affediyo.

  73. bismillahirrahmanirrahim
    selamın aleyküm ve rahmetullah
    hz adem babamız ve hz havva annemiz hakkında konusan bazı sapık düsünceli arkadaslar var. ayetleri kendi kafanızdan birseyler ekleyip cıkartmayın her ikisininde isimleri Kuran da geciyo lütfen dogru insanların yapmıs oldugu mealleri okuyalım. birde hadisler insan sözü diyosun tamam bazı kimseler hadis uyduruyo ama sunu unutma hadisler peygamberimiz HZ MUHAMED MUSTAFA (S.A.V) in RABBİMİZ tarafından bildirilen ilahi emirlerdir. nasıl namazı ve sünnetleri hadislerden ögreniyoruz. arkadaslar yapmayın lütfen mümin olarak geldik müşrik olarak gitmeyelim bilmeden konusmayalım. ALLAH hepinizden hepimizden razı olsun

  74. erdem adanur dedi:

    benim anlamadıgım şu arkadaşlar hz adem ve havva anamızı anladım iyi kötü peki dünyada ilk insan hz adem ise adem babamız cennete konuldugu zaman nasıl oluyorda kainatın efendisinin ismini cennetın kapısında okuyor ve soruyor hak taalaya bu kim diye o benim habibim diyor allah cc anlamadıgım bir bu bide dinler nasıl olmuşta bölünmüş farklı farklı dinlere bölünmüş beni bagışlayın saçma bir soru oldugu icin

  75. “Ey insanlar!

    “Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem’in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir

  76. Allah kan bağı çok yakın olanların birbiri ile cinselliği yaşamasını ve üremesini yasak etmiş,adem ile havva nın çocuklarının birbiri ile çaprazda olsa birleşerek üremesi anlatılıp duruyor o zaman Allah hatamı yaptı sonradan hatasından vazgeçip yasak koydu !!!Haşa Allah yanlış yapmaz yapamaz

  77. muhadin dedi:

    selAM

  78. ................................ dedi:

    hiç işime yaramadı bu siteyi boşa acmışlar

    • bal yapmak için arı olp her çiçekten öz alman lazım demekki eşek arısısın ben napim:)

  79. hiç işime yaramadı bu site

  80. ya ben googleye ne yazdım ne çıktı salakmısınız siz bunu aramış olsam bile kısa dedim googleye hiç yararlı bir site deil

  81. reality dedi:

    Merhaba,

    National Geographic’in genographic isimli 1 araştırması var.Bu araştırmada her kıtadan ve kültürden insanın DNA sını karşılaştırıp kökenlerii ortaya koydular.İlk insanın(dişi) 150.000 yıl önce ve erkek olarak da 70.000 yıla önce ortaya cıktıgını buldular.Yani Ademle havva hikayesi mantıklı.Evet ilk insan olarak kabul edilen Adem Zenciydi.Bu kesin olarak ispatlandı.Peki biz Homo Sapiens’sek,Neandantel ‘ler nedir?Avrupa’da ne işleri vardı?Onların da bir kutsal kitabı yokmuydu?Sonucta onlar insan gibi alet kullanan ,iki ayak üstünde duran canlılardı.İnsandan farkları yoktu.Homo Erectus neydi?Allah dünya’yı bu kadar bilimsel olayın sonucunda yarattı da neden insanı bir anda yaratmaya ihtiyac duydu?Yani balinalar neden denize inen kurt gibi bir hayvandan türedi ve balina halini aldıda insan uzaydan inmiş gibi hiç bir evrim gecirmeden zırt diye dünyaya geldi.Balina örnegini verdim çünkü balinanın otopsisi yapıldı ve gövdesinin içine iki adet arka ayak saklı bulundu buda balinaların karadan denize indiğini gösterdi.İnsan içinde aynı durum mümkün değilmidir?Ama su genographic projesi ispatladıki ,insanlar 1 anne ve 1 baba dan meydana gelmiştir.Ama garip olan neden dünyadaki bütün olusumlar bilimsel de insanın olusumu bir anda?Bence bu kadar basit olmamalı.Allah dünyada olan her olayı bilimsel olaylarla tetiklemiştir.Bu konuda bilgisi ve fikri olan varsa cevap yazabilir
    Saygılar

  82. son yazıya hitaben yazıyorum:sen başkalarına diyorsun bu konuyu kesin olarak yorumlamak doğru değildir ama en kendi savını ortaya atıyorsun hani kesin bişe yoktu?bak kardeşim din senin hevana uymaz ve allah cc yi kavramak herkesin kapasitesi dahilinde olur.kavrayamadığın konuyu bu böyle olamaz diyemezsin belkide senin aklın buna yetmediyi içindir ha nedersin.???bak sünnetullah değişmez yani allah cc nin evrensel yasaları deşişmez.her şey programına göre işler.ancak insan farklıdır insana yaratıcı kendi halifeliyini bahşetmiştir.ve insanı nasıl bizler ilkokuldan başlarız ders programlarımız her yıl değişir ve mezun olduğumuzda artık herşey başlangıçtan çok farklıdır.işte allah cc insanlığa peygamberleri göndererek zaman içerisinde değişimleri ve ihtiyaçları gözeterek insan oğluna yelallar haramlar ve kolaylıklar verilmiştir.peygamberimizi okuyun yaşamı boyunca ihtiyaca göre allah cc tarafından birçok hüküm yaşanan sıkıntılara insan yaşamına en uygun olarak gelmiştir..ve din peygamberimizle kemale ermiştir.kendi aklınızı tabi kullanın ama bu konularda peygamberimizin ve onun bizlere işaret ettiyi ehlinin ne dediyini biokuyun.yani her şey sizlerin hayalleriyle sınırlı değil doğrusunu allah cc bilir .yeni süslü ama alatan akımlara kanmayın.

  83. sabahtan beri bütün gönderileri okudum ama içinde aydınlatıcı hiç bir şey bulamadım sanki boşu boşuna tartışılmış gibi bi prof. yok mu bu soruya adam akıllı cvp verecek .yazılanların içinde okadar çok şey anlatılmış ki net bi cvp konulmamış karşılıklı tezler sunulmuş tartışmadan öteye geçilmemiş net cvp istiyoruz Kur’an-ı Kerim’den kısa ve öz

  84. Habil ile Kabil’in doğumu arasında 1 yıl fark varken,nasıl olurda ikiz diyebilirsiniz? Kur’an-ı Kerim’de Havva diye bir isim olmadığı halde,nasıl Hz. Havva diye bahsedebilirsiniz?

  85. Adem ve havvanın çocukları biribirleriyleevlenemez anlayışını, cen kardeş, güzel anlamaya çalışmış. ve aklını kuranı, ilmi bir arada harmanlayarak doğru bir anlayışa çağırmış. Bugün islam toplumunun anladığı din Kuranda önce Kuranın eleştirdiği ehli kitap olan yahudi ve hıristiyan dininden farkı yok.
    Kuran asırlardır bozulmamış dimdik ayakta duruyor Hepiniz ona gelin doğruyu ve yanlışı o belirler selam ve sevgiler sunuyor.

  86. MELEK ,İBLİS ŞEYTAN
    Kuranda geçen kelimelerin ne anlama geldiği anlaşılamazsa, Onunla ilgili ayetler ve konular da anlaşılmaz. Önce Yılarca kuranda geçen kelimelerin ne anlama geldiği, kuranın dışındaki yerlerde aranmış, ve bulunamayınca da yanlış din ve yanlış yaşam ortaya çıkmıştır. Önce kelimeleri kuranda arayarak ne anlama geldiğini doğru bir şekilde anlayabilirsek, artık onları anlamak kolaylaşacaktır. Kuranda, Ali Bulaç beyin tercümesine baktığımız zaman, 93 Yerde melek, 84 yerde şeytan,12 yerde de iblis kelimesi geçmektedir. Şunu iyi bilmek gerekir ki Kuranda geçen hiç bir kelime hiç bir kelimenin yerine kullanılmamıştır. Bir kelime başka cümleler içinde başka şeyleri ifade etmek için kullanılmış ama kesinlikle aynı kelime başka kelimenin yerine kullanılmamıştır. Şeytan ile iblis kelimesinin ne anlama geldiğini ve aralarında fark olup olmadığını sorduğum zaman bunları tanımlayan bir tanesine rastlayamadım.
    Şimdi genel olarak, melek, iblis, şeytan ve bununla ilgili âdem, eşi takva cennet cehennem kelimeleri mutlaka geçecektir. bir bütünlük içerisinde işleyerek onların ne anlama geldiğini kurandan anlayarak ispatlamaya çalışalım.

    2/30- Hani Rabbin meleklere: “Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim” demişti. Onlar da: “Biz Seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?” dediler. (Allah:) “Şüphesiz sizin bilmediğinizi Ben bilirim” dedi.
    Bu Ayet üzerinde derin detaylı bir şekilde düşündüğümüz zaman, Kainatta İki Ana çatıyı oluşturan varlık olduğu anlaşılıyor. Birisi kâinata hâkim olan ve halife adıyla kâinattaki bütün varlıklara hükmedebilen, secde edilmeye layık görülen Âdemoğludur. Diğer yaratılan varlıklar ise İnsanın fiziki yapısı iblis de dâhil olmak üzere Allahın insanların dışında yaratılmış olan bütün varlıklarındır yani meleklerdir.
    76/1- Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hin) gelip-geçti.
    11/7- O’nun arşı su üzerinde iken amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. Andolsun onlara: “Gerçekten siz, ölümden sonra yine diriltileceksiniz” dersen, inkâr edenler mutlaka: “Bu, açıkça bir büyüden başkası değildir” derler.
    Allah kâinatı, bu günkü bilim adamlarının anlattıklarına göre yaratılalıdan bu yana on beş milyar yıl geçtiği tahmin edilmektedir. İşte Allah kâinatta insanoğlunun Yaşayabileceği ortamı hazırlayarak ve kâinatta yaratılmış olan bütün varlıkları insanoğlunun hizmetine sunarak onları denemeye tabi tutmak için emrine amade kılmaktadır. Yani Kâinatta yaratılmış olan bütün varlıkları insanoğlu için yarattığını söylüyor.
    45/13- Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
    Allah insanları yaratmadan önce insanoğlunun yaşayabileceği ortamı hazırlayarak, Yerleri Gökleri hayvanları bitkileri suyu yaratarak insanoğlunun emrine amade kılmıştır. Dilediği gibi özgür olarak düşünme ve yaşama hakkı ona aittir. Ama İnsanları ve insanların emrine amade kıldığı bütün varlıkları da yaratan bir varlık olduğunu düşünmesi için onu diğer varlıklardan ayırarak, farklılık vererek, kendisini tanımasını ona yaratılmış olan varlıkların hiç birisini ortak etmemesini isteyerek denemeye tabi tutmuştur. İşte kuranda lisanı haliyle konuşturduğu varlıkları bize tanıtarak, işaretler vermektedir.
    2/31- Ve Âdem’e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: “Eğer doğru sözlüyseniz, bunları Bana isimleriyle haber verin” dedi. Daha önce de söylediğimiz gibi kuran, olayları sanatsal bir anlatım tarzıyla anlatmıştır. İsimleri âdeme öğrettik ifadesiyle insanoğlunun var oluşuyla başlayan teknolojik başlangıcı, insanoğlunun ömrünün bitişine kadar, devam edecek olan bilgi öğretilmesini bir çırpıda anlatarak geçmişi anı ve geleceği aynı anda kullanma sanatı yaparak tanımlamaktadır. Bir taraftan kuran böyle bir ifade kullanarak, Meleklerle âdemin farklılığını aralayarak. Bir taraftan da her ikisinin tanımını yapıp , onların ne anlama geldiğini insanlara öğretmektedir.
    2/32- Dediler ki: “Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten Sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.”
    Âdem kelimesi ile melek kelimesini biri birinden ayırarak, İsimlerin hepsinin öğretildiği bir varlık olarak tanımlanan varlığın Akıl Ve iradesiyle meleklerden ayrıldığını meleklerin bildiklerinin sınırlı olduğunu ama ademin bilgisini geneli kaplayarak hepsi ile ilgili bilgi verildiği, anlatılmaktadır. Meleklerin tanımını lisanı haliyle tanımlarken,” Dediler ki: “Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. “ Ama insanoğlu hem melekler hem de kendisi için araştırdıkça inceledikçe Allah bilmediğini insanlara öğretmektedir. İnsanoğlu bir taraftan kâinattaki varlıkları inceleyerek, onlar arasındaki ayrılıkları ve beraberlikleri tahlil ederek karmaşık olan bilgileri çözerek kendisine, bulunmuş olduğu malzemelerle yeni yeni buluşlar yaparak hayatı kolaylaştırmaktadırlar. Melekler ise hepsine ait kendilerine özgü bir bilgileri olduğunu onlarda akıl olmadığını bu sebeple de imtihan da olmadığını izah ederek. İnsanoğluna yaratılmış alan bütün varlıkları incelediklerinde onlardan kendilerine ait bilgi alabileceklerini ima ederek onlardan insanlara yol öğretmeyi de anlatmak istemiştir.
    5/ 31- Derken, Allah, ona, yeri eşeleyerek kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini gösteren bir karga gönderdi. “Bana yazıklar olsun” dedi. “Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim?” Artık o, pişman olmuştu.
    Asıl burada anlatılmak istenen karganın nasıl leşi gömmeyi öğretmesinden ziyade, yaratılmış olan insanoğlunun emrine verdiği yaratıklardan yararlanmaya onların bilgilerinden istifade etmeyi anlatmaktadır. Her varlık Allah tarafından kendilerine özgü bir takım yanılgıya düşürmeyecek derecede bilgi donanımıyla yükleyerek insanların kendilerine yönelmesi ile bu bilgileri cimrilik yapmadan onlara vermektedirler. İşte meleklerin kendilerine ait bildikleri bilgiler budur, Bir portakal ağacının kendine has bilgi donanımıyla insanlara bir portakal meyvesi sunması, bir domates fidesinin kendi bilgi donanımıyla kendilerine has tad gıda ve özellikleriyle insana domates sunması veya bir kalbin kendine has bilgi donanımı ile insanlara hem bilgi vermesi hem de kedilerine has bilgilerle insanı hayrete düşüren çalışmalarıyla kendine ait görevleri yapıp durmaktadırlar.
    2/ 33- (Allah:) “Ey Adem, bunları onlara isimleriyle haber ver” dedi. O, bunları onlara isimleriyle haber verince de dedi ki: “Size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını gerçekten Ben bilirim, gizli tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı da Ben bilirim.”
    İşte Allah Âdemoğluna akıl vererek onları diğer yaratıklardan ayırıp, hem kendisine ait bilgileri sorgulayıp bilgi edinmekte hem de kendisi dışındaki varlıkları deneme yanılma metotlarıyla düşünerek sorgulayarak onlar arasında bilgi ağını kurarak yeni yeni bilgiler edinmektedirler. Bir Domates hakkında bilgi, yaratılmış olan insanın dışındaki varlıklardan, kendisi dışında hiçbir varlığın haberi yoktur. Domates karpuzdan karpuz da domatesten habersiz olarak kendilerine ait bilgilerle insanoğluna secde etmektedirler. Ama insan kâinattaki yaratılmış olan bütün varlıklardan bilgi edinerek eşyanın esrarını çözmeye aday olarak, bir kar topağının yuvarlandıkça büyüyüşü gibi büyüyüp durmaktadır.
    İşte Ademin isimleriyle haber vermesi Allahın insanlara vermiş olduğu akıl ve iradesiyle esrarı çözerek gün yüzüne çıkarmıştır. İnsan ilk yaratılışta bilgisi sıfır idi. işte onun bilgisi sorup sorguladıkça genişlemektedir. Tarihin bu güne kadar aktarmış olduğu belgeler insanoğlunun gün geçtikçe bilgi ve teknolojide ilerleyerek, her anın bir önceki ana göre daha ilerde olduğu bir gerçektir. Zamanımızdan yirmi yıl, elli yıl ve daha geriye doğru gittikçe ne kadar ilerleme kaydedildiği bir gerçektir. Yazının bile zamanımızdan beş bin yıl kadar önce icat edildiği halde daha önceleri yazının kullanılmadığı insanoğlunun ilerleme kaydettiğine örnek teşkil etmektedir. Daha önce yaşayan insanların binek olarak kullandıkları sadece doğada hazır olan at eşek deve fil gibi hayvanlar varken, şimdi cansız varlıkların konuşturularak insanların hizmetine sunulması bir ilerlemenin mesafe kat etmenin işaretlerindendir. Ama insanoğlunun dışındaki varlıklarda böyle bir ilerleme de yok olduğu onların yaratılışla beraber ne ile görevlendirilmişse o görev dışında görev yapamadan bekleyip durmaktadırlar. Arının bal yapması tavuğun yumurta üretmesi maymunların kendilerine ait bilgiler dışında yaratılışlarıyla görevlendirildiklerinin dışında bir ilerleme yapamadıkları bir gerçektir. İşte insanoğlu diğer yaratıklarda bu farklılığı ile ayrılarak. Halife konumuna yükselmişlerdir.
    2/34- Ve meleklere: “Âdem’e secde edin” dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kâfirlerden oldu.
    Meleklerle insanoğlunun farklılıklarını Allah lisanı haliyle konuşturup anlattıktan sonra meleklerin yaratılışının âdemin yaratılışına göre daha basit yaratıldığını izah ederek. Meleklerin âdemin vermiş olduğu emirler karşısında boyun eğmesi gerektiğini izah ettikten sonra. Kâinatta yaratılmış olan bütün varlıkların âdem ne isterse onlara kucak açmaları gerektiğini onlar ister Müslüman isterse Müslüman olmasın dünya hayatında onların emirleri karşısında boyun eğmeleri gerektiğini anlattıktan sonra. Hepsi istisnasız âdeme secde ettikleri bildirmektedir. Şimdiye kadar hikâyelerde ve masallarda anlatılan şeytan ve iblis kavramı kuranda anlatıldığı gibi olmadığı meleklerin iblis veya şeytan hocası değil, fakat sadece iblis kavramını melek kelimesinden ayırmadan, sadece görev farklılığı bakımından diğerlerinden farklılaşarak insanı mucura kaptırmakla sadece teklif sunma görevi ile, diğer meleklerden ayrılmıştır. Yani görevi insana teklif sunmak, ama diğer meleklerde kötülüğe gitmek için teklif sunma değil sadece kötülüğe ve iyiliğe giden insanın emrine amade olmak la iblis ten ayrılmaktadır. Öyleyse İblis meleklerin hocası değil insanda, başka bir boyutla insanların emrindendir. Yani insanları yoldan çıkarmakla görevli bir melektir.
    2/35- Ve dedik ki: “Ey Âdem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”
    İnsanlar yaratılış olarak daha öncede bahsettiğim gibi, Bütün kâinattaki varlıkların Halifesi olmakla onlardan ayrılırken, bir de kendisini denemeye tabi tutan yerleri ve gökleri yaratan Allah’ı tanımak ve ona kulluk etmekle sorumlu bir varlıktır. Kâinat içerisindeki bütün var olan her şeyi onun emrine boyun eğdirirken, insanın da boyun eğeceği bir varlığı bulup ona teslim olması onun adına yaşaması hayatının kurallarını onun koyduğu kurallar içerisine uydurulması, istemektedir.
    Bilindiği gibi insan diğer yaratıklardan düşünme akletme ve yaptığı her işi sorup sorgulayıp, bir disiplin içerisinde kendisini nefsin azgın isteklerine boyun eğmeden, Allah’a kulluk ve ibadet yapmakla sorumlu bir varlıktır.
    Ayette ifade edilen” Ve dedik ki: “Ey Âdem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz” Bu ifade insanın yaşam hayatının nerde neler yapması, nerde neler yapmaması gerektiğini sınırlamakta ve onlara bir sorumluluk yüklemektedir. İnsan bilindiği gibi diğer yaratıklardan biri de, iyiye ve kötüye gide bilme eğilimiyle ayrılmaktadırlar. İşte Burada kötüye gidebilecek ve iyiye gidebilecek her iki dürtünün insana verildiğini Ve kötülüklerden gelen teklifi dinlememelerini ama iyiliklerden gelen teklifleri de yapmalarını istemektedir. İnsan her iki yöne de eğilimli olarak yaratılmış bir varlık olmakla nötr bir varlık konumuna gelmektedir. Bir başka deyişle değişik yollara gidebilmenin ve insan sıfatlarını oluşturacak malzemenin ham maddesini oluşturmaktadır. Kuranın bu Anlattıklarına psikoloji ilmide katılmaktadır. Kuran insandaki iki yöne gidebilme eğilimini takva ve fısk ve fücurla açıklarken.91/ 8- Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (Andolsun). İnsanın nasıl, kendisini arındıramadığı zaman nefsin azgın tutkularına kendisini kaptırdığı zaman başına birçok felaketler geliyorsa. Kendisini arındırmış olan insanlar da tamamen bunun zıttı olan iyilikler karşılığını almaktadır. Kuran bunu böyle açıklarken psikoloji ilmi de içimizdeki çocuk ve baba veya alt ben üst ben kavramlarıyla açıklamıştır. İşte İnsanlara Allahın, vermiş olduğu büyük mucizelerden birisidir. Kuranda geçen ,”Şu ağaca yaklaşmayın” İfadesini kullanırken bazı müfessirlerin söylediği gibi elma buğday ağacı değil, Allahın yasaklamış olduğu pis ve murdar olan bütün yiyecekler ve haramlardır. Âdemi ve eşini kuranın cennetten çıkması diye isimlendirdiği gerçek anlamında olan cennet değil, insanın günahsız bir ortamdan şeytanın kandırarak günah işleme ortamına girmesi anlamında tanımlamasıdır. Yeryüzünde belirli bir vakte kadar denenme aşamasına geçilmesi anlamında kullanılmıştır.
    Buraya kadar Allah Her şeyi insanoğlu için yarattığını vurgularken yaratılmış olanların bazıları insanoğluna zarar olduğunu ve ondan kaçınmasını, bazılarının ise insanoğlu için yararlı olduğunu, ondan da istifade etmesi gerektiği anlatılmaktadır. İşte İnsanın Asıl Görevi kendisinin öz benliğine yerleştirilmiş olan fısk ve fücurun insanı yasaklanan şeylerden tatması istenmekle, Bir de ona eğilim göstermeyi engelleyen takvanın var olmasıyla, iki zıt isteğin çarpışması asıl insanın denenmeye tabi tutulmasının nedenini oluşturmaktadır.
    2/2/36- Fakat şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları (durum)dan çıkardı. Biz de: “Kiminiz kiminize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve meta vardır” dedik.
    Âdem ve eşi günahsız bir ortamdan günahlı bir ortama, iblislin teklifi sonucunda düşmüşlerdi İblis yani insandaki fısk ve fücur, Âdem ve eşini Allah’ın yasak ettiklerini yapmalarına teşvik etmesi ve onların bu yanlışı bile bile yapmaları sonucunda. Artık günah işleyen bir konuma düşmesine sebep olmuşlardı. Aslında adem ve eşi bu yaptıkları yanlışlığın farkındaydı ve pişman olmuşlardı.
    2/37- Derken Âdem, Rabbinden (birtakım) kelimeler aldı. Bunun üzerine (Allah da) tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri kabul edendir, esirgeyendir.
    İşte adem ve eşinin bu pişmanlık duyması neticesinde Tövbe etmeleri yapılan bu yanlışlıktan dönmeleri Ademin tam anlamıyla varlığı şekillenmiş ve dünya sahnesinde denenmek için kendine uygun verilmiş olan rolün aktör ve aktirist haline dönüşmüştü.
    Karmaşık olan Melek İblis şeytan söküklerini ayrı konularda misaller vererek tanımlamak gerekirse. Kâinatta ana çatı olarak iki varlık olduğu anlaşılmaktadır. Birisi Âdemoğlu şemsiyesi altındaki varlıklar. Bunlar nötr bir insanın takva yolunda ve fısk yolunda yürüyüp şekillenmesi Sonucunda isimler almaktadır.
    2/96- Andolsun, onları hayata karşı (diğer) insanlardan ve şirk koşanlardan (bile) daha ihtiraslı bulursun. (Onlardan) Her biri, bin yıl yaşatılsın ister; oysa bunca yaşaması onu azaptan kurtarmaz. Allah, onların yapmakta olduklarını görendir.
    51/56- Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım.
    İki Ayette hepsi insan olduğu halde, insanların yaşam biçimlerine renklerine dinlerine göre isim alarak anlatıldığı halde, İnsanlar sanki bu kelimeleri insanlardan ayrı bir varlık olarak algıladıklarından dolayı konuyu anlamada hakim olamamışlardır.Şirk Koşanlar , Kuranda Puta tapıcıları, Yahudi olanlar da ehlikitabı, insan da nötr bir yola gitmeye hazır vaziyette bir varlık olarak anlatmak istediği halde. Sanki ayrı ayrı yaratıklar olduğu tahmin edilmiştir. Öyleyse Âdem şemsiyesi altına giren, insan, şeytan, cin, Yahudi, kâfir, Müslüman, münafık vs. isimlerin hepsi insandır. Ama diğer yanlarındaki aldıkları isimler onların sıfatlarıdır. Cin insan veya cin gibi insan, kâfir insan, şeytan insan, münafık insan, olarak tanımlanmaktadırlar. Bu sebeple Şeytan tanımını, iblisin insana vesvese vererek yoldan çıkmış ve günahlarda ısrar etmesi sonucunda insanın yoldan çıkmış adıdır. Yoksa şeytan insanın dışında bir varlık değildir. Şeytan olan insanlar kendisine meyyal olan insanları kandırmaktadırlar.2/14- İman edenlerle karşılaştıkları zaman: “İman ettik” derler. Şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise, derler ki: “Şüphesiz, sizinle beraberiz. Biz (onlarla) yalnızca alay ediyoruz.” Ayette dikkat edildiği zaman münafık olan birisinin tablosunu çizerken, o kâfir olduğu halde Müslümanlar içerisinde sanki müslümanmış gibi bir görünüm sergilemekte kendi gibi düşünenlerin yanına geldiğinde ise biz Müslüman olanlarla alay ettik sözüyle, kendi kimliğini tanıtmaktadır.
    İblis kelimesiyle şeytan kelimesinin aynı olduğu inancında olanlar kesinlikle yanılmaktadırlar İblis Ateşten yaratılmış şeytan ise insan konumuna girdiğinden dolayı topraktan yaratılmıştır.
    7/11- Andolsun, Biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: “Âdem’e secde edin” dedik. Onlar da İblis’in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.
    7/12- (Allah) Dedi: “Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?” (İblis) Dedi ki: “Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.”
    7/13- (Allah:) “Öyleyse oradan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin.”
    Yine bu ayetlerde konuşturulan varlıklar lisanı halleriyle kendilerini tanımlamaktadırlar. İnsanların dışındaki kâinatta yaratılmış olan hiç bir varlık ,verilmiş olan göreve itiraz etmezler. İblisi tarif ederken insanı saptırmakla görevli bir varlık olarak tanımlamıştık. O ateşten yaratılmış ve kıyametin sonuna kadar Allahtan yaşama süresi istemiştir.7/14- O da: “(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)” dedi. Yine iblis lisanı haliyle konuşturuluyor. Burada iblis Allahtan süre istese de istemese de her insanda var olan bir olgudur. Onun İnsanların diriltilip kaldırılacağı güne kadar süre istemesi onun zaten süreli olduğunu sanat yaparak kuran anlatmaktadır. Her insan da olan bir olgu ise kendisinden sonra gelecek olan nesillere bu olgu miras olarak aktarılıp durmaktadır. Bu da insanlığını sonuna kadar da devam edecektir.
    7/15- (Allah:) “Sen gözlenip-ertelenenlerdensin” dedi. Ben insanlara sorduğum zaman iblis canlımı cansı mı diye sorarken bazıları canlı bazıları da cansız demişlerdi. O zaman iblis insanlardan insanlara aktarılarak ebediliğini sürdüren ve her insan yaşadıkça onda var olduğunun bir kanıtıdır. İblis adam değildir ama adamın içerisinde adam olmayı tamamlayan bir olgudur.
    7/16- Dedi ki: “Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka Senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım.”
    17- “Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.”
    18- (Allah) Dedi: “Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım.”
    19- Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
    Ayetlerde imtihana tabi tutulan insanı doğru yolda yürümesini engellemek için ne tuzaklar beklemektedir.
    7/20- Şeytan, kendilerinden ‘örtülüp gizlenen çirkin yerlerini’ açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir.”
    Dikkatlice incelendiği zaman iblis Allahtan süre istemişti ve insanların diriltilip hesaba çekilecekleri güne kadar da süre verilmişti. İnsanlar da iblis gibi bir yaratık olmuş olsaydı onlara da süre verilip yaşayacaklardı. Âdem ve eşine vesvese verirken” Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir.” İşte haramı tatmakla günah işleme olayı gündeme geliyor. Ve cennetlik olan Âdem ve eşi günahsız ortamı bozarak günah işleyen bir ortama gelerek haramla tanışıyorlar. Yoksa haramı tatmayacak bir şekilde yaratılmış olsalardı onlarda melek olurlardı. Ve günah işlemezlerdi.
    Kuran’da iblisin ateşten yaratıldığını, ve cinlerden olduğunu söylediği zaman , sanki cinlerin de ateşten yaratıldığına dair bir kanaat oluşmaktadır. Cinlerin kuranda Ateşten yaratıldığına dair hiçbir ayet olmadığı gibi, Bazılarının tanımladığı görünmeyen varlıklar da değillerdir. Onlar da insandır. insanlar nasıl topraktan yaratılmışlarsa cinler de topraktan yaratılmışlardır. Kuranda iblis cinlerden di ifadesi kelimenin başka bir konu ile ilgili yere konmasından kaynaklanmaktadır.
    18/ 50- Hani meleklere: “Âdem’e secde edin” demiştik; İblis’in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir.
    Bilindiği gibi cinlerde eylem bakımında Allaha ibadet ve kulluk yapmayan zengin şımarmış toplulukların adıydı. İblis kelimesi bilindiği gibi İnsana yanlış yapmayı teklif etmekle büyük bir haksızlık yapmıştı. Asıl İnsan Yaratılırken Allahın rabliğini kabul etmiş ona boyun eğmekle yükümlü olduğunu söylemişti.
    7/ 172- Hani Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahitler kılmıştı: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” (demişti de) Onlar: “Evet (Rabbimizsin), şahit olduk” demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir. İnsan yaratılırken Allah’ı tanımak ve ona kulluk yapma eğiliminde yaratılmıştı. İşte iblisin Allaha kulluk ve ibadet etmek için yarattığı insanı sözünden caydırmak istemekle hakkı olmayan bir davranışı yapmıştı. İşte Allah onu onun için huzurundan kovmuş onun yaptıkları hiçbir sözü onaylamamıştır. O bakımdan da o insanın yaratılış gayesine uygun hareket etmeyi engellemek istemekle de yabancı konumuna düşmektedir. İşte o ayette “İblis’in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi,” İfadesiyle söylediklerimizi onaylamaktadır. Öyleyse Kuran Bütünlüğü içerisinde Kâinattaki varlıkların bazı önemli olanların isimlerinin ne anlama geldiğini kurandan karşılığını vermeye çalışalım.
    Halife: Allah adına dünyada iş gören Kâinatta yaratılmış olan bütün yaratıklara hükmedebilen insanoğlunun Adıdır.
    Âdem: İnsanın günah işlemeden ki hali.
    Melek: İnsanın fiziki yapısı da dâhil olmak üzere insanın dışındaki bütün yaratıkların hepsi insana secde etmekle görevli varlığın adı
    İblis: İyiye veya kötüye gitme eğiliminde olan insanın kötüyü teklif eden bir fısıltı, insanda yaratılışta var olan, bir melektir.
    Şeytan: İnsanın iblis tarafından kötülüğü teklif etmesinin ardından teklifi kabul eden insanın adıdır.
    Takva: İnsan yanlış yaptığı zaman, o yanlış davranışın yanlış olduğuna dair fısıltı veren sestir.
    Akıl: İnsan hangi yola giderse o yolda insanı başarılı kılmak için insanın hizmetinde olan bir melektir.
    Cin: Yabancı insanın adıdır.
    kuranianlamametodu.blogspot.com

  87. Sizin hepinize teşekür ediyorum, İnsanların gelen bilgileri düşünmeye araştırmaya başladığı anlaşılıyor. Hıristiyan dünyası Galilanın dünyanın yuvarlak ve dönüyor demesini sindirememişler ve cezalandırmışlardı. Ama bütün hıristiyan dünyası yanılmış ve galila söyldeiğinde haklı çıkmıştı. Sizin sorduğunuz sorular genelde Wep sayfamda var. adresini vereyim
    kuranianlamametodu.blogspot.com
    alirizaborazan@hotmail.com

  88. çok güzel anlatılmış allah yazandn razı olsun aklımda ki soru işareti yok oldu

  89. muhammed osman akkan dedi:

    selamun aleykum yazılarınızda oncelıkle hem dın adına olsun hemde ahıslar uzerine olsun saygı cercevesını benım sersek cokdaha ıyı olacagını dusunu yorum cınkı aksı taktırde burada bırbıırımze karsı bılgı odaklı hertartısma nefsı yonda kavgalara sebbıyetı olup amacının dısına cıkmakta gıbı paylasımlarınızdan cok memnun oldum allahın selamı uzerınıze olsun

  90. Süper açıklamışsınız o zaman öyleydi şimdi böyle abartmasanız değişime ihtiyacı olan sizin kafa yapınız mutlak olan değiştirmez sabitte tutar sebeb bulamayınca bahane üretmekten başka bir şey yapmıyorsunuz ilk insan yok ilk peygamber var yani tebliğ eden hadi yazın bakalım

  91. son yazıya hitaben yazıyorum:sen başkalarına diyorsun bu konuyu kesin olarak yorumlamak doğru değildir ama en kendi savını ortaya atıyorsun hani kesin bişe yoktu?bak kardeşim din senin hevana uymaz ve allah cc yi kavramak herkesin kapasitesi dahilinde olur.kavrayamadığın konuyu bu böyle olamaz diyemezsin belkide senin aklın buna yetmediyi içindir ha nedersin.???bak sünnetullah değişmez yani allah cc nin evrensel yasaları deşişmez.her şey programına göre işler.ancak insan farklıdır insana yaratıcı kendi halifeliyini bahşetmiştir.ve insanı nasıl bizler ilkokuldan başlarız ders programlarımız her yıl değişir ve mezun olduğumuzda artık herşey başlangıçtan çok farklıdır.işte allah cc insanlığa peygamberleri göndererek zaman içerisinde değişimleri ve ihtiyaçları gözeterek insan oğluna yelallar haramlar ve kolaylıklar verilmiştir.peygamberimizi okuyun yaşamı boyunca ihtiyaca göre allah cc tarafından birçok hüküm yaşanan sıkıntılara insan yaşamına en uygun olarak gelmiştir..ve din peygamberimizle kemale ermiştir.kendi aklınızı tabi kullanın ama bu konularda peygamberimizin ve onun bizlere işaret ettiyi ehlinin ne dediyini biokuyun.yani her şey sizlerin hayalleriyle sınırlı değil doğrusunu allah cc bilir .

  92. İyi günler.
    Yukarıda çeşitli kişilerin adem ile havvadan doğan çocukların evlenmeleri hususu konu edilmiş ve çoğu hakaretlere varan tipik toplum olduğumuzu gösteriyoruz.
    Önce şunu belirtelim varsayalım ki hiçkimse bu konuda kaynak bulamadı ve mantığına veya yalan yanlış anlatılanlara saplanıp bu şekilde fikir üretiyor.
    evrenin yaratılmasından ve son bulacağı gün yani kıyamete kadar olan süreç,programlanmış ve uygulama başlamıştır.
    Bunun içersinde İnsanı yaratılışı ve çoğalması gibi.
    İnsanların nasıl çoğalacağı, hangi peygamberlerin geleceği,ve vazifeleri vede onlara inecek olan kitaplar gibi.(Levhi Mahfuz)
    Buna dayanarak alemlerin yaratıcısı yüce Allahın ,basit bir olayı yapamayacağı veya hatalı yapıp sonradan düzeltti ,gibi yanlış yanılgılara düşmek bence cahillikten başka bir şey değildir,ve buda allahın varlığına ve gücüne inanmamaktır.
    Herşeyin önceden hazırlandığı ve Kuranında ineceği insanoğlu yaratılmadan önce belirtildiğine göre ,oradada (Nisa Suresi),kimin kiminle evlenebileceği belirtiliyorsa ,ve buda Allah tarafından ,bütün İnsanlık adına Hz.ademe de bilirildiyse ,kardeşlerin evlenmesinin mümkün olamayacağı aşikardır ,bu yazboz tahtası olmayan insanoğlunun biyolojik yapısınada uygun değildir,yani fiziksel veya zihinsel özürlü insanların çoğalabileceği hatta hiç çoğalamayacağı riski mevcuttur,ayrıca önceleri çoğlmak için müsaade edildi sonra yasaklandı,deyip Yüce Allahı küçük düşürecek yanılgıya varanlar,en doğrusunu aklı salim mantığıyle düşünüp kendileri karar verebilirler Yüce allhın evreni yaratışındaki hassasiyet,yani hatasızlık ,burada onu hataya düşmüş sonradan düzeltmiştir kavramlarını yürütmeye çalışan ve başkalarınıda yanlış bilgilendiren kişilerin siz ateistmisiniz gibi hakaret e varan sözleriyle Esas kendilerinin Allhı küçük düşürücü ,bir inanca sahip olduklarını anlatmak istedim. Başlangıçtan kıyamete kadar ensest ilişki Allah tarafından yasaklanmıştır, bu biyolojik olarakta sağlıksız olduğu için,Sonsuz alemleri yoktan yaratanın böyle hassas bir konuda çaresiz kalmış gibi gösterilmesi ,yani önceden müsaade etti ,sonra vazgeçti veye hatasını anladı ,ve ya kim nasıl anlarsa ,çok sakıncalıdır ,En hakiki müslüman olduğunu belirten çoğu kendini bilmiş zanneden kişilerinde bu tezi hala savunmalarına ,karşı gelenlerede ateist demelerini hayretler içersinde izlemekteyiz.
    tekrar söylemek isterim böyle bir şey mümkün olamaz ve yoktur.aksini iddia edenlerin konuyu iyice araştırmalarını sapıklıkların Allah tarafından getirilmiş gibi gösterenlerin esas sapıklığa düştüklerini söylemek isterim .
    Saygılar..

  93. ismail kır dedi:

    aklımızın nasıl çalıştığı hakkında,hücreler ve damarlar aklımızı çalıştırıyor yani et ve kemikten başka birşey değiliz diyen bir anlayışın karşısında ne denir,eğer öyle demiyorsanız bir ruha inanıyorsnız daha bu ruhun nasıl bir terkipten yaratıldığı sorusunu cevaplayamıyoruz yani dinin yüzde yüzü mantık diildir,dinin bir kısmı teslimiyettir herşey açık seçik olsaydı biz robot olmazmıydık,sonuçta ister evrim olsun ister başka bir yaratılış biçimi fark etmez başlangıçta harekete hareket gücü veren ve mekanizmayı harekete geçiren bir güç var ve bu güç tanrıdır benim tanrım ALLAH tır başkasının başka olabilir,ister yobaz deyin ister gerici fark etmez ben derimki O’NUN bazı kendine has özelliklerinin ortaya çıkması için bazı gerçeklikler olması lazımdı bu bize göre bir gerçeklik olmayabilir sadece onun zatına dönükte olabilir mesela kibriya sıfatı ona hastır şimdi ona kibirli diyemeyiz biz kendimize vurup bunu söyleriz ona göre öyle diil,gazapta böyle gazap ve adalet sıfatı ortaya çıkması için sınavı kendi iradeleriyle geçemeyenler olacaktır ve gazap göreceklerdir gazap görenlerin de olması gerekli yani,kimin olacağını cüzzi irade belirliyor yani bizler bunu inkar etmemiz birşeyi değiştirmez,o an acı çekiyorsan gerçek senin acı çekmen olacaktır,ve bu şu yaşadığın hayatta belli olacak,sonra deme ay ben bilmiyordum,bana söylemediler sular kesikti falan (-: söylendi duydun ama sen inanmadın aptallık yaptın, bin tane ihtimalden gittin en sonuncusunu yani yokluk ihtimalini seçtin kaybettin git o yokluk kurtarsın seni denilirse gerçeklik ne olacak bilirsiniz,gerçeklik geri dönüşün olmadığı olacaktır,sen gözlerini kapadın diye ortalık karanlık değil yani,teslim olmak iradeyi bir kenara atmak değildir bilakis kuvvetlendirmektir,iyi düşün iyi analiz et,iki ihtimale bak kaybedeceğin ve kazanacağın şeylere bak ne değer ne değmez iyi hesap et önemli olan çatlamamış bir imana sahip olmak gerisi gelir zaten saf bir niyetin varsa…

  94. JIÖRFYLIOLŞ

  95. EN GÜZELLLER SİZİN OLSUN .ayhanla cenke hayranım bomboş bir muhabetle din yazıyorsunuz alimsiniz ya bizde ummanınızda damlayız 1-Adem ilk yaratılansa melekler onun kötülük yapacağını nerden biliyorlardı hadi anlatın adem cennetten kovulduysa sonsuz kavramı olan cennette yasaklama neden vardı yoksa cennet dediğiniz ademin yasaklandığı imtahan yerimiydi yaptığınız araştırmak oda sadece google bakmak size karşı gelenide laf salatasına boğmak açık ve net buyrun aksini ispat edin ADEM ilk yaratılan değildi ve zaman bize değil ALLAHA ait bir kavramdır bu arada mason değilim haberiniz olsun

  96. Arkadaşlar cevap çok güzel verilmiş artı arkadaş verdiği cevabı ayetlerle desteklemiş durumdaa yorum olsun diyee saçmalamanın anlamı yok.Dinde olan şüphe insanı dinsizliğe götürür.

  97. ALLAH CC cennet cehennem ve evendeki herşeyi yoktan var etmiştir.ne cennet nede cehennem melekleri için evre söz konusu deyildir işte insanın yaradılışıda böyledir.yaradan ademi yaratırken çamura ihtiyacı yoktur.musanın asasını yılan a dönüştürürkende asaya ihtiyacı yoktu bu sadece bir vesile olsun diye böyledir.eyer asa olmasaydı yılanda olmazdı demek çok büyük bir yanılgı ve gaftettir.ancak yaratıcının herşeyi sebepler sonuçlar ilişkisine dayandırıp insanların mantık kurmalarını sağlamaları için benzetmelere ve bu anlatımlara ihtiyaç duymuştur.ALLAH cinleri melekleri zebanileri yoktan varettiyi gigi hz ademide yoktan var etmiştir.((hicr__ve__rad_surelerini okuyunuz …))konuyu daha iyi anlayacaksınız.yaratıcı evreni ve dışındki tüm yaratılanları evre gerekmeksizin biranda ol demesiyle yaratmıştır………

  98. ßuseİrem dedi:

    [gavs]:
    sna katılıyorum…
    Merak edenler mealden de okuyabilir!

  99. ßuseİrem dedi:

    Arkdşlar herkesin bir yorumu var…
    ßen kısaca özetleyeyim(=
    ßence Allah’ı yargılamak sizlere kalmış bir şey değildir…
    Allah birşey biliyor ki yapmış bunu

  100. benimde aklımın mantığımın almadığı bir olay var.NEDEN kutsal günlerin her yıl tarihi değişiyor bu mantıksızlığı aydınlatacak yürekli bir din adamı ne zaman çıkacak.BİLİM bir yılın 365 gün 6 saat olduğunu kanıtlamış dinimize göre ise halaaa bir yıl 355 gün olarak uygulanıyor bundan dolayıda kutsal günlerin her yıl tarihi değişiyor birilerinin BU KONUYA EL ATMASI GEREKMEZMİ ARTIK

  101. cana yakın rumuzlu kardeş! hem bilgim yok ben alim değilim diyorsun hemde kur-an da olmayan birşeyi burada ısrarla dayatıyorsun. Hadis diye baz aldığın şeyler gercek hadis olduğunu nereden biliyorsun gerçek olduğunu ispat eder misin? Allah’ın bildirdiği varken neden kur-an harici sacma tutarsız ve Allahı başka ademler yaratmaktan aciz olarak göstermeye çalışıyorsun?
    Cenk Kardeş Allah razı olsun sizden en mantıklı en doğru şekilde yaratılışı Kur-ana dayanarak anlatmaya çalışmışınız. Hala anlamayanlar varsa Cenk kardeşimizin yazdıklarını tekrar tekrar okusun.

    Ne Peygamberler ne Bir Melek Allah indinde Ku-an’dan daha imtiyazlı bir şefaatci olmayacaktır! Hz. Muhammed

  102. Metin cehennemde boş kalmıyacak anladın inş inkar ediyorsun düpedüz…..

  103. :) bune böyle kardeşim öğrenmek isteyen kurana baksın bulur…

  104. Arkadaşlar Çok güzel

  105. karanlık cehenem…aydınlık cenet başkada açıklaması olmaz olamaz.yok bu kitabta şöle yazdı yok bu kitap böle yazıyo hepside insanlar tarafından yazılmış .hiç bir bilimsel açıklama yok.allah isteseydi şübhe uyandırmayacak , çelişki olmayacak bir şey yapardı .her şey sonradan meydana gelmiş 6 milyar yıl önce…milyarlarca insan yaşamış dinsız olarak hangi cenet-cehenemden bahsediyorsunuz.

  106. turgay kardeş cenk in ne demek istediyini ben biliyorum ben onu senin sanığından daha iyi anladım o adem den önce bakara suresinden bir ayetin neticesinde dünyada kan ve gözyaşı döken vahşi bir ırk olduğunu yaşadığını söylüyor ve bu insan ırkı zaten dünyanın heryerine yayılmıştı.ve cenke göre insan gelişimini tamamladı ve allah aralarından bir kişi seçti ona bilmediyini öyretti ve meleklerin karşısına çıkardı şeytan isyan etti vs.ben soruyorum şimdi sen cevap ver peki allah cc ademi cennette yarattığını oraya koyduğunu ve onların orada şeytanın aldatması sonucu dünyaya kovulduğunu söylüyor .yani cenkin dediyi bir yaradılış destanı destan olarak kalıyor busefer kuran ı kerimle uyuşmuyor besefer başlanıyor ayetleri zımparalamaya çekiştirmeye esnetmeye yok kardeşim olmuyor işte olmuyor zorlamanın faydası yok ben bunu izah etmeye çalışıyorum eğer böyle olmuş olabilir diyorsan o halde bu soruları yanıtlayın ama yok başlıyorlar hakarete küfre….bende kızdığım zaman ben kötü oluyorum………bende diyorumki itilafta olduğumuz konularda bird peygambere bakın ne demiş ondan feyz alın bunun nesi yanlış söyle bana.tamam hadisleri bırakın başka taraftan bakalım olaylara diyorum onada yanaşmıyorlar.nedir o şimdi sanada anlatayım.bak kardeşim.bir söz varki bu söz tüm islam alimlerince kabul edilmiş adeta sılogan haline dönüşmüş bir sözdür.fatih ne dedi ya istanbul beni alır ya ben ıstanbulu.atatürk ne dedi geldikleri gibi giderler.yani bunlar gibi yüzlerce söz var bu sözlere herkez kayıtsız şartsız inanır her ne kadar kayıtlarda yoksada zaman ın içinden sıcaklığını koruyarak bugünlere gelmiştir fatihin gemileri karadan yürüttüyünün resimleri varmı canlı tanığı varmı ama herkez adı gibi bilirki bunlar doğrudur.çünkü büyük inanların sözleri tarihe damga vuran olaylar yaşayan ların canlı anlatımıyla binyıllara kadar sıcaklığını koruyarak ulaşırlar..ben sana şimdi söyleyeceyim söün kaynaklarıda var hemde hepsinden daha meşhur tarihe kayıtlara adeta kazınmış nedir bu peygamberimizin hz aliye hitaben söylediyi sözler.((“Ali ilmimin kapısı ve risaletimi benden sonra ümmetime açıklayacak olandır Onu sevmek iman, onu buğz etmek nifaktır Ona bakmak huzur ve refah getirir, ona yakınlık ibadettir”[9]))Ey Ali, ben ilmin şehriyim, sen ise onun kapısısın Şehire ancak kapıdan varılır Bir kimse beni sevdiğini söyleyip seni buğz ederse, beni sevmiyor ve yalancıdır Zira sen bendensin ve ben de sendenim, (yani peygamberimiz kur an okumayı bizlere bildiriyor bizi düşünmeye çağırıyor.ilimi almak içinde bizlere ehlibeytini tavsiye ediyor.yani peygamberimiz i sevip anlamamız ve onun bizleri yönlendirdiyi doğru adreslere gitmemiz gerek.bu teslimiyetçilik olarak algılanmasın.biz tabiki aklımızı kullanacağız okuyup araştıracağız ama her okumak araştırmak bizi doruya götürmüyor.ehlibeyti doğru yolu bulmamız için yolumuza kandil olarak görmemiz gerek…..eğer ben bu nu kabul ediyorum dediyinde işte ozaman anlayamadığın ve itilafa düştüyün konularda onların ilmini paylaşabiliriz aksi halde peşin hükümlü yaklaşıldığı takdirde bu mümkün değil.

  107. Ayhan kardeş ben seni çok iyi anlıyorum ama Cenk’in dediğin de onun peygamberleri saymadığını söyleyemeyiz onun dediği ilk peygamber hz. Adem değildir değil ilk olarak tek insan değil bir kaç çift olarak geldiği hz. Adem’ in de onlara peygamber olarak gönderildiği ve Peygamber efendimiz (s.a.v.) ile ilgili kısmı da onun hadislerini hiçe sayması değil o direkt olarak sözlerinin yazılmasına karşı olduğu için sonradan onun sözleri olarak yazılanlara ne kadar inanılabileceğini sorgluyor. Hadisler yok demiyor ama ortada gezen onca hadisten hangisinin doğru olduğunu bilemeyeceğimizi o yüzden bu konuda fazla fikir yürütmenin doğru olmadığını söylüyor. Diğer konu ise onun darwin görüşü, o demiyor ki evrim tamamen gerçektir ancak darwinin de doğru olduğu noktalar olduğunu bu yüzden de yabana atılmadan incelenmesi gerektiğini söylüyor Ben inanıyorum ki Cenk kardeşimizin imanı da tamdır, bunun için onu materyalizmcilikle ya da darwincilikle şuçlamak ne kadar doğru?
    Onun da senin hakkında haksız ithamları olmuş olabilir amabirbirinize daha hoşgörülü yaklaşırsanız daha iyi anlaşabileceğinizi düşünüyorum. Karşıdakini kalın kafalı görüp kendi fikrini otomod savunmak pek de doğru bir yol olmasa gerek.
    Göstereceğiniz anlayış için şimdiden teşekkür ediyorum.
    Allah’ın (c.c.) Selamı Üzerinize Olsun

  108. emin yıldırım dedi:

    o herşeydir,herşey o değildir..Bir kişinin istidadı ne ise,
    meyli hep ona olur.neden böyle oluyor demek.Allahın takdirine karışmak olur.Böyle bilip memnun olursan,Allah’ta senden memnun olur.kulum beni bildi der.hal lisanı ilede mana anlaşılır.

  109. Tugay // Ekim 24, 2009 6:59 pm | Yanıtla

    Ayhan ve Cenk ikinizin de uzun süreler detaylı araştırmalar yaptığı ve konu hakkında kendince yeterli bilgiye sahip olduğu görülüyor. Biriniz konuya daha bilimsel açıdan yaklaşırken diğeriniz hadislerden yola çıkarak görüşlerini savunmuş, yaklaşık bir yıldır tartıştığınız bu konu hakkında birbirinize görüşünüzü kabul ettiremeyeceğinizi anlamış olmanızı bekliyorum. İki teorinin de kesin olarak kanıtlanamaz olduğu ortada. Bu yüzden de yazılarınızda hakaret içeren gereksiz sözcüklerden lutfen sakının. Konu fikri olmayan okuyucular için bilgi sahibi olmalarına yardımcı olsa da hakaretsiz cevaplarla seviyeyi yukseltmeye cağırıyorum.
    Saygılarımla
    Birinizi incitecek bir şey söylediysem affola
    Allah’ın (c.c.) Selamı Üzerinize Olsun
    …………………..((((((((((BAK KARDEŞİM BİR YOLCULUĞA ÇIKIYORSUN VE ÖNÜNE İKİ YOL ÇIKIYOR BİRİNDE ALLAH YAZIYOR DİYERİNDE MASON(ATEİZM) BU YOLUN ORTASI YOK.YAHU BEN UCUNDAN AZCIK ALLAH A İNANAYIM AMA BANA ENTEL DESİNLER DİYE DE BEN BİİLİM E BAKIYORUM DİYECEKSİN.VE İKİSİNİ BİRYERLERDE BULUŞTURUP ESNETİP DİYERİNİ TÖRPÜLEYİP AYNI KALIBA SOKMAYA ÇALIŞACAKSIN OLMAZ KARDEŞİM SIĞDIRAMAZSIN.DİNİ BİLİM KALIBINA UYDURAMAZSIN.NEDENMİ ÇÜNKÜ BİLİM DAHA BİR YUMURTA YA BİR YUMURTANIN BİLE HALA VUCUDA YARARLIMI ZARARLIMI BİLMİYOR.BİR KONUDA MUTABAKATA VARIYORLAR ARADAN YILLAR GEÇİYOR YA İŞTE ELLİ YIL ÖNCE BÖYLE SÖYLENMİŞ MİŞ AMA ÖYLE DEYİLMİŞ DİYORLAR.YANİ SENİN ŞİMDİ BİLİM BULDU DOĞRU BUYMUŞ DEDİYİN ŞEYLER SEN ÖLDÜKTEN YİRMİ YIL SONRA BELKİDE YALANLANIP ÖZÜRDİLENEREK ÜZERİNE SÜNGER ÇEKİLEREK.AMA SEN ALLAH YAZAN YOLA GİRERSEN VE KENDİNCE EVET ALLAK KESİNLİKLE VARDIR DEREN İŞTE OZAMAN GÜNDELİK BİLİMSEL BULUŞLARA DİNİMİZİ UYUŞTURMAYA ÇALIŞÖAZSIN.ALLAH SÖZÜNÜ KESİN DOĞRU KABUL EDERSİN OZAMAN GERÇEK BİLİM ASLA ALLAH SÖZÜYLE CEŞİŞMEYECEYİNİDE GÖRMÜÜŞ OLURSUN.AYRICA ALLAH SÖZÜNE UYMAYAN BİLİMSEL BULGULARIDA ESNETMEYE TÖRPÜLEMEYE GEREK KALMAZ ÇÜNKÜ EĞER GERÇEK KURAN SA ONA TERS OLAN HERŞEY YANLIŞ VE YANILGIDAN İBARETTİR.VARACAĞIN KANI BUDUR..ŞİMDİ BİZ ALLAH A İMAN EDİYORSAK TABİKİ ONUN PEYGAMBERİNEDE İMAN EDİP ONUNDA HER SÖZÜNÜ KENDİMİZE EMİR TELAKKİ EDECEYİZ.ÇÜNKÜ KUR AN DA (O HİÇBİRŞEYİ KENDİLİYİNDEN SÖYLEMEZ DİYOR)PEKİ PEYGAMBER BİZE HATAYA DÜŞMEMEMİZ İÇİN NE DİYOR KUR AN OKUYUN VE EHLİBEYTİME UYUN DİYOR EE PEKİ KİMDİR HLİBEYT EE ONUDA SEN OKU ARAŞTIR…YANİ SÖZÜN KISASI KAREŞİM BİLİME ARAŞTIRMAYA SONUNA KADAR KATILIYORUM AMA ALLAH YOK DİYEN VE EVRENİ YAŞAMI TESADÜFLERE BAĞLAYAN BİLİME DEĞİL.ÇÜNKÜ BU BİLİMİN BİRGÖZÜ HEP KÖRDÜR.AKSİNE YARADILIŞI AKILA DAYANDIRAN TUTARLI BİLİM YAPAN ÇEVRELERE DESTEK VERİYOR ONLARI DOĞRU BULUYORUM..GÜN GELECEK BİLİM HİKMETİN SIRLARINA ALLAH İZİN VERDİYİ KADARIYLA ÇÖZECEKTİR.BUNA İNANIYORUM.

  110. baron // Ekim 24, 2009 8:17 pm | Yanıtla

    bukadar mal bi arada olmasi baya zor olsa gerek herkez bi olaya odaklanmis olamaz olur sizene alahin isine karismak malmisiniz kardesim oyle demis oyle olmus saneee simdi bana bikeresinde sordular hocam nuhun gemisi yerine ucak yapsaydi ne olurdu diye deimki bak olum senin beyini ufak sen 2 inci emirde yaparsin ucagi dedim simdi desemki ucak yap yapamaz zavali saniyorki nhunun gemisi sankim kartondan yapilmis saniyor galiba biz titanigi suyun ustune tutamadik aa cahil ogulum dedim alahin isine karisma karismayin beyinizi zorlamayin
    (((((((((((İŞTE MÜSLÜMAN DÜNYASI BU NEDENLE SENİN GİBİ DÜŞÜNENLER YÜZÜNDEN BÖYLE GERİ KALDI NEYMİŞ ALLAHIN İŞİNE KARIŞMAYINMIŞ YA KARDEŞİM ALLAHIN İŞİNE KARIŞMAK NE DEMEK SEN BİLİYORMUSUN HA ALLAHIN İŞİNE KARIŞAN KARIŞTI MEYVENİN SEBZENİN GENİNİ DEYİŞTİRDİLER KOPYA KOYUN YAPTILAR.ŞİMDİLERDE HEDEF HER İNSANA ORGAN TEDARİYİ İÇİN BİR KOPYA YAPMAK BELKİDE ELALTINDA YAPILIYODURDA…TABİ BU YAZDIKLARIM DA ALLAHIN DİLEMESİ SONUCU OLMUŞTUR YANLIZ BU DİLEME İSTEDİYİ İÇİN DEĞİL BUNU İNSAN OĞLUNUN BU ŞEKLE SOKMASINA MÜSAİT YARATTIĞI İÇİN DİLEME DİYORUM AKSİ HALDE ALLAH DİLEMESİ OLMASAYDI KİMSENİN AKLINA BİLE GELEMEZDİ.KUR AN I KERİMDE İKİYÜZÜN ÜSTÜNDE .UYANIN HALA AKIL ETMEYECEKMİSİNİZ.DÜŞÜNÜN..DİYE AYETLER VARKEN SENİN NE HADDİNE ALLAHIN İŞİNE KARIŞMAYIN DİYORSUNUZ HEM BU KARIŞMAK DEĞİL ARAŞTIRMAKTIR.HİKMETİNDEN İBRETLER ÇIKARMAKTIR SEN OKU EMRİNİ SADECE GAZETE DERGİ OKUMAK OLARAK ANLARSAN Kİ BENCE ÖYLE ANLAMIŞSIN BEN SANA NE DİYEYİM ALLAHTAN AKIL DİLE.OKU EMRİ KAİNATI OKU TANI OLARAK GELMİŞTİR BİRAZ GENİŞ DÜŞÜN.

  111. bukadar mal bi arada olmasi baya zor olsa gerek herkez bi olaya odaklanmis olamaz olur sizene alahin isine karismak malmisiniz kardesim oyle demis oyle olmus saneee simdi bana bikeresinde sordular hocam nuhun gemisi yerine ucak yapsaydi ne olurdu diye deimki bak olum senin beyini ufak sen 2 inci emirde yaparsin ucagi dedim simdi desemki ucak yap yapamaz zavali saniyorki nhunun gemisi sankim kartondan yapilmis saniyor galiba biz titanigi suyun ustune tutamadik aa cahil ogulum dedim alahin isine karisma karismayin beyinizi zorlamayin

  112. guzel kardeslerim beyinin almadigi yerde bilim fizik ve gercek kanitir ben hayata ve gerceklige boyle bakiyorum simdi insan olunun yaradilisi karma karisik olsada bizler maymundan geldik veyat gelmedik tanri veyat bir alah diyoruz simdi bilim sordu cevabini verdi peki bizler okudumuz ve duydugumuz inanci kanitlayabildikmi,?? malesef kanitlayamadik su ornek hava ile adem konusu kadar herkez bir karmasik icinde beyinimize yatmadi cogumuzun ;;ama gelin gorunki biz bazi seyleri hala kanitlayamadik kendi inancimizi bile yargilayamadik yargilayanlarida ya oldurduler yada isimlerini sildiler asilinda bilim bizi herseyin cevabini vericek ben buna inaniyorum yada birguc buguc herneyse ama tanri veyat baska birguc cikacak bunun cevabi bu dunyada deyil baska birgezegen de olucak ben bunu bilimin gucuyle olucak

  113. Ayhan ve Cenk ikinizin de uzun süreler detaylı araştırmalar yaptığı ve konu hakkında kendince yeterli bilgiye sahip olduğu görülüyor. Biriniz konuya daha bilimsel açıdan yaklaşırken diğeriniz hadislerden yola çıkarak görüşlerini savunmuş, yaklaşık bir yıldır tartıştığınız bu konu hakkında birbirinize görüşünüzü kabul ettiremeyeceğinizi anlamış olmanızı bekliyorum. İki teorinin de kesin olarak kanıtlanamaz olduğu ortada. Bu yüzden de yazılarınızda hakaret içeren gereksiz sözcüklerden lutfen sakının. Konu fikri olmayan okuyucular için bilgi sahibi olmalarına yardımcı olsa da hakaretsiz cevaplarla seviyeyi yukseltmeye cağırıyorum.
    Saygılarımla
    Birinizi incitecek bir şey söylediysem affola
    Allah’ın (c.c.) Selamı Üzerinize Olsun

  114. evet bu konuda hemfikiriz.

  115. emin yıldırım dedi:

    bir hadis ayete dayalı değilse sahih hadis değildir.o kendiliğinden hiç birşey söylmemiştir A.

  116. cenk hz muhammed masumdur.yani günah işlemez.bunu destekleyen ayetler yazacağım. ayrıca hz ali ye neden bozuk plak gibi takıldığımı soruyorsun.çünkü peygamberimiz kendisinden sonra hz ali yi vasi tayin etmiştir.bu gerçek emeviler tarafında sahte hadis yazdırılarak imamet velayet hilafet kavramları anlayışları saptırılmıştır.bunu yapan da başta muaviyedir.muaviye hz aliyle olan savaşında (bu siyasetle islamın savaşıdır diyerek)aslında kendisinin hala babası ebu süfyanın yolundan gittiyini açığa vurmuştur.muaviyenin oğlu yezit hz hüseyinin kesk başıyla oynarken ehlibeyt in hayatta kalanları olaya şahit oldu.yezit alaylı alaylı dediki bedirdeki atalarım bunu görseydi benimle gurur duyardı.işte hilafet babadan oğula geçirilerek saltanata dönüştü.muaviye tarafında o dönem hayatta kalan bazı sahabelere halkın takdirini desteyini kazanmak için uydurma hadis yazdırdılar kimine kılıç zoruyla kimine mal para vererek.kimine makam verekek bunu yaptılar.şimdi bu sapmış anlayışın devamı olan bugünümüzde ehlisünnet anlayışında hayat bulmuştur.imam azamda olmasaydı bu günkünden daha kötü olacağı kesindi……ALLAH cc KUR AN I KERİM de peygamberimiz için (o hiçbirşeyi kendiliyinden söylemez)diyor yani her söylediyi doğru ve hakka yönelticidir ee bu durumda peygamberimiz bize hz ali yi ve ehli beytini takip etmemiz gerektiyini söylerken şimdi kalkıp bundan yüz çevirmeyi nasıl izah edeceksin.bu yaptığın peşin hükümlülük olmuyormu.birşeyi reddetmek için önce onu araştırıp sonrada tasnif etmek gerekmezmi?aksi hade neye dayanarak bu red kararına varıyorsun ya zannettiyini gibi değilse….!!!!!!!!!!!!

  117. syn emin kardeşim..ben bazen kızdığımda biçok kişi bana bu konuları konuşurken neden sert tavır takınıyorsun diyorlar.ya kardeşim sen anne annenin annesinin adını biliyormusun??binnlerce yıl evvelki insanların isimlerini nasıl bileceksin.hem ademin kızlarının adı senin ne işine yarar ki nene lazım kardeşim.sen madem inanç atmosferine girmişsin o halde allah cc nin ismini sıfatlarını anlamlarını sorsana.ademin kızımı kurtaracak seni ahirette.

  118. emin yıldırım dedi:

    Hz.Adem Peygamberin kız çocuklarının ismini bilen varmı? Muhabbetle kalın.

  119. SABIRLA OKUYUN EL NİZAM YORUMUDUR.EHLİBEYT ALİMİDİR. dedi:

    Insan türünün ömrü ve ilk insan

    Yahudi tarihi, insan türünün ömrünün yaklaşık yedi bin yıldan faz-la olmadığını kaydediyor. Aklî değerlendirmeler de bu görüşü destekliyor. Çünkü, bu türün bir erkeği ile bir dişisini (bir çiftini) ele alırsak ki, bu çift ortalama bir ömür sürmüş olsun; normal vücut yapısına sahip olsunlar; güvenlik, rahatlık ve refah gibi faktörleri de ortalama olarak düşünelim; insan hayatında etkili olan diğer faktörlerin ve şartların uygunluk derecesini de ortalama olarak kabul edelim; sonra bu çiftin evlendiğini ve uygun ortalama ortamda çocuk dünyaya getirdiğini farz edelim; sonra bu sürecin erkek ve kız çocuklarında da devam ettiğini ve bütün kuşaklarda aynı ortalama durumun geçerli kaldığını farz edelim; bu faraziyelerin ışığında yapılacak hesaplarda bir çiftin bir yüzyılda bin kişiden çok çoğaldığını, yani bir kişinin yaklaşık beş yüz kişi arttığını buluruz.

    Arkasından insanın karşılaştığı, varlığına zıt faktörleri ele alalım. İnsan türünün geneline zarar veren sıcaklık, soğukluk, sel, deprem, kuraklık, veba, kolera, toprak kayması, yıkım ve acı savaşlar gibi ve yine genele yaygın olmayan musibetleri göz önüne alalım. Bu belâlara bu türden alıp götürecekleri payı fazlası ile verelim. Hatta çok fazla boyutlarda düşünüp bin kişiden dokuz yüz doksan dokuz kişinin bu afetlerde kayba uğradığını düşünürsek, yüz yıl boyunca bin kişiden sadece bir kişinin kaldığı sonucuna varırız. Yani üreme faktörü her yüz yılda iki kişiye sadece bir kişi ekleyebiliyor. Bu da binde birlik bir nüfus artışı demektir. Sonra ilk bulduğumuz bu farazi sayıyı bu oranla yedi bin yıla (yetmiş yüzyıla) yaydığımızda iki buçuk milyar tutarında bir rakam elde ederiz. Bu da milletler arası istatistiklerine göre günümüzün dünya nüfusuna denktir.

    Bu aklî değerlendirmeler, insanın dünyadaki ömrüne ilişkin görüşü teyit ediyor. Fakat jeoloji bilginleri insanın yeryüzündeki ömrünün milyonlarca yıldan fazla olduğunu söylüyorlar. Onlar beş yüz yıl öncesine ait olduğunu söyledikleri insan fosilleri, insan cesetleri ve kalıntılar bulmuşlardır. Bu onların görüşüdür. Fakat fosilleri bulunan eski milletler ile bu neslin ataları arasında kesintisiz bir bağlantının olduğuna dair insanı tatmin edici ve inandırıcı deliller gösteremiyorlar. Çünkü, insan türü yeryüzünde belirmiş, çoğalmış, yaşamış, sonra toptan yok olmuş, sonra tekrar ortaya çıkıp arkasından yok olmuş ve bu süreç bir kaç dönem tekrarlanmış ve bizim neslimiz bu dönemlerin sonuncusu olmuş olabilir.

    Kur’an-ı Kerim, insan türünün ortaya çıkışının bizim şu dönemimizle mi sınırlı olduğu, yoksa bizim sonuncusunu oluşturduğumuz başka dönemlerin yaşanıp yaşanmadığı hususuna net bir açıklama getirmiyor. Gerçi aşağıdaki ayetten insanlığın şimdikinden önce başka bir dönem geçirdiği yönünde bir izlenim edinilebilir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Hani Rabbin, meleklere ‘ben yeryüzünde bir halife yara-tacağım’ demişti. Melekler ‘Ya Rabbi, sen yeryüzünde kargaşa çıkaracak, kan dökecek birini mi yaratacaksın…” (Bakara, 30) Bu ayetin tefsiri sırasında bu noktaya işaret edilmişti.

    Evet; Ehl-i Beyt İmamlarından gelen bazı rivayetlerde, insanlığın şimdiki döneminden önce başka dönemler geçirdiğini ispat eden sözler vardır. Ayetlerin hadisler ışığında incelenmesi bölümünde, bu hususa değineceğiz.
    şimdiki kuşak, hz. âdem ve eşi

    Şöyle denilmiştir: Bilindiği gibi, insanlar deri rengi bakımından dört ana guruba ayrılırlar. Asya’daki ve Avrupa’daki ılıman iklimli yörelerin insanları beyaz, güney Afrika yöresinin insanları siyah, Çin’de ve Japonya’da yaşayan insanların renkleri sarı ve Amerika’da yaşayan Hinduların deri rengi kızıldır. Bu deri renginde görülen farklılık, her rengi taşıyan insan neslinin öbür rengi taşıyan insan neslinden farklı bir kaynağa dayanmasını gerektirir. Çünkü deri rengi farklılığı beraberinde kan yapısı farklığını taşır. Buna göre bütün insan fertlerinin kaynağını, dört renk için dört kaynak hesabı ile dört erkek ve eşten aşağıya düşürmek mümkün değildir. [Demek ki şimdiki kuşak, Hz. Âdem ve eşi olmak üzere iki kişiye dayandırılamaz.]

    Bu görüş şöyle bir delille savunulabilir: Bilindiği gibi Amerikan kıtası keşfedildiğinde boş değildi, orada insanlar yaşıyorlardı. Bu insanlar doğu yarım küresinde yaşayan insanlardan kopuktu. Aralarında öyle büyük bir uzaklık vardı ki, bu uzaklığa rağmen bu iki insan neslinin aynı ana-babadan gelmede birleşmeleri ihtimali yoktur.

    Fakat görüldüğü gibi bu iki delilin her ikisi de sakattır. Önce, deri rengi farklılığı ile kan yapısı farklılığı meydana geleceği iddiasını ele alalım. Günümüzün biyolojik araştırmaları canlı türlerinde tekâmülün geçerli olduğu faraziyesine dayanır. Bu faraziyeden hareket edilirse, kan yapısı ve bunun getirdiği deri rengi farklılığının bu türde tekâmül meydana gelmiş olmasına dayandırılmamasına nasıl güvenilebilir? Oysa biyoloji bilginleri at, koyun, fil gibi çok sayıda canlıda tekâmüller olduğunu kesin bir dille ileri sürmüşlerdir. İncelemeler ve çok sayıda jeolojik kalıntılar üzerinde yapılan araştırmalar bu tekâmül gerçeğini ortaya koyuyor. Üstelik günümüzde ilim adamları bu farklılığı o kadar önemli görmüyorlar.[1]

    İnsanların okyanuslar ötesinde bulunmalarına gelince, tabiat bilginlerinin söylediklerine göre insanın yeryüzündeki ömrü milyonlarca yılı aşkındır. Oysa tarihin kaydettiği insan ömrü altı bin yılı geçmez. Böyle olunca tarihten önce Amerika kıtasını diğer kıtalardan koparan birtakım jeolojik olaylar meydana gelmiş olamaz mı? Zaten birçok jeolojik kalıntılar yüzyılların geçmesi ile yer yüzeyinde önemli değişmelerin meydana geldiğini gösteriyor. Meselâ denizler karalara, dağlar ovalara dönüştüğü gibi bunların tersleri de olmuştur. Bunlardan daha önemli olarak yerküresinin iki kutbu ile coğrafi alanlarda değişmeler görülmüştür. Jeoloji, astronomi ve coğrafya bilginleri bu değişmeleri açıklıyorlar. Bu durumda bu savunmayı yapanların bu söylenenleri ihtimal dışı görmekten başka hiçbir dayanakları kalmıyor. Buna iyice dikkat edilmelidir.

    Kur’an’a gelince, nass [yani tevile ihtimali olmayan] denecek derecede olan zahirî anlamından anlaşıldığına göre, şimdi görülen insan nesli bir kadın ile bir erkeğe varıp dayanır. Bu çift bütün insan fertlerinin ana-babasıdır. Babayı yüce Allah Kur’an’da Âdem diye adlandırmıştır. Ama eşinin Kur’an’da adı geçmiyor. Fakat eldeki Tevrat’ta olduğu gibi, rivayetler onu Havva adı ile anıyorlar. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “…Allah insanı başlangıçta çamurdan yarattı. Sonra onun soyunu bayağı bir sıvıdan var etti.” (Secde, 8) “Allah katında İsa’nın örneği Âdem’in örneği gibidir. O onu topraktan yarattı, sonra ‘ol’ dedi, o da oluverdi.” (Âl-i İmrân, 59) “Hani Rabbin meleklere ‘ben yeryüzünde bir halife yaratacağım’ dedi. Melekler ‘Ya Rabbi, sen yeryüzünde kargaşa çıkaracak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ve takdis ediyoruz’ dediler. Allah meleklere ‘Ben sizin bilmediklerinizi bilirim’ dedi. Allah, Âdem’e bütün isimleri öğretti…” (Bakara, 30-31) “Hani Rabbin meleklere ‘Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Ona biçim verip kendisine ruhumdan bir soluk üflediğimde onun için secdeye kapanın’ dedi…” (Sâd, 71-72)

    Görüldüğü gibi bu ayetler, yüce Allah’ın yasası, bu insan neslinin devam etmesi için meniyi sebep kıldığına ama onun ilk ortaya çıkışının topraktan yaratılması biçiminde gerçekleştiğine şahitlik ediyor. Ayrıca bu ayetlere göre Hz. Âdem topraktan yaratıldı ve insanlar onun evlâtlarıdır. Ayetlerin açık anlamlarına göre insan neslinin Hz. Âdem ile eşine dayandığı şüphesizdir. Ama bu gerçek, yoruma ve tevile kapalı değildir.

    Kimi zaman şöyle deniyor: Hilkat ve secde ayetlerinde sözü geçen Âdem’den maksat bir şahıs olarak Âdem değil, türün sembolü olarak Âdem’dir. Mutlak insan, yaratılışının toprağa dayanması, üreme ve doğurma sürecini gerçekleştirmesi bakımından Âdem olarak adlandırılmış gibidir. Bu durum, yüce Allah’ın şu sözünden de anlaşılabilir: “Biz sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere ‘Âdem’e secde edin’ dedik.” (A’râf, 11) Bu ayet, meleklere, Allah tarafından yaratılarak, biçim verilerek hazırlanan varlığa secde etmeleri emredildiğine yönelik bir işaret sayılabilir. Ayette anlatıldığına göre bu varlık belirli bir insan, bir şahıs değil, bütün insan fertleridir. Çünkü “Sizi yarattık, sonra biçimlendirdik” buyuruluyor. Aşağıdaki ayet de böyledir: “Allah, ey İblis, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir?… İblis, ‘ben ondan üstünüm, beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın’ dedi… İblis ‘senin izzet ve şerefine yemin ederim ki, onların tümünü yoldan çıkaracağım. Yalnız onlardan ihlâslı kılınan kulların hariç.” (Sâd, 83) Görülüyor ki, Âdem’den ilk başta tekil olarak söz edilmişken sonra bu ifade çoğula dönüştürüldü.

    Bu iddia, naklettiğimiz ayetlerin zahiri anlamlarına ters olmasına ek olarak şu ayetin zahir anlamı ile de reddediliyor. Yüce Allah, Âdem ile ilgili hikâyeyi, meleklerin secde etmesini ve İblis’in secde etmeyi reddetmesini anlattıktan sonra şöyle buyuruyor: “Ey Âdemoğulları, şeytan ana-babanızı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizleri de aldatmasın.” (A’râf, 27) Ayette Hz. Âdem’den şahıs olarak söz edildiğinin açık olduğu hususunda hiç şüphe edilmemelidir.

    Şu ayet de bu niteliktedir: “Hani biz meleklere ‘Âdem’e secde edin’ dedik. Hepsi secde etti. Yalnız İblis emrimize karşı geldi ve ‘ben çamurdan yarattığın bir varlığa hiç secde eder miyim?’ dedi. İblis dedi ki, ‘Benden üstün tuttuğun şu varlığı görüyor musun? Eğer bana kıyamet gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu, pek az bir bölümü dışında, avucumun içine alıp mahvederim.” (İsrâ, 63) Şimdi inceleme konumuz olan şu ayet de aynı niteliktedir: “Ey insanlar, Rabbinizden korkup-sakının ki O, sizi tek bir nefisten yarattı, ondan eşini de yarattı ve ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yaydı. Onun hatırına birbirinizden bir şey istediğiniz Allah’tan ve akrabaların haklarını çiğnemekten sakının. Allah, şüphesiz sizin üzerinizde gözetleyicidir.” Ayeti yorumlarken bu hususu açıklamıştık.

    Görüldüğü gibi bu ayetler insana bir anlamda Âdem ve başka bir anlamda da Âdemin çocukları demekten uzak oldukları gibi yaratılmayı bir açıdan toprağa ve başka bir açıdan da meniye nispet etmekten de uzaktırlar. Özellikle şu ayette bu gerçek açıktır: “Allah katında İsa-’nın örneği, Âdem’in örneği gibidir. Allah onu topraktan yarattı, sonra ‘ol’ dedi, o da oluverdi…” (Âl-i İmrân, 59) Aksi hâlde bu ayetin Hz. İsa’nın yaratılışının, normal uygulama ile çelişen bir istisna olduğuna delil gösterilmesi yerinde olmaz. “Âdem türsel bir semboldür” demek tefrittir. Bu tefritin karşılığı olan ifrat ise, “Tek Âdem’den daha çok Âdem yaratıldı.” demenin küfür olduğunu söylemektir ki, bu görüşü Sünnî alimlerden Zeynularab ileri sürmüştür.
    İNSANın bağımsız bir tür
    olması, tekâmül yoluyla ayrı türden
    oluşmaması üzerine

    Yukarıda okuduğumuz ayetler, bu konuya yeteri derecede cevap vermektedir. Çünkü bu ayetler meni aracılığı ile üremiş mevcut insan neslinin Hz. Âdem ile eşine dayandığını, Hz. Âdem ile eşinin ise topraktan yaratıldıklarını açıklıyor. Buna göre insanlık Hz. Âdem ve eşine dayanırken onların dayandıkları bir benzerleri veya hemcinsleri yoktur. Onlar orijinal olarak var edilmişlerdir. İnsan varoluşuna ilişkin araştırma yapanlar arasında şimdi şu görüş yaygındır: İlk insan tekâmül yolu ile insan olmuş bir ferttir. Bu faraziye herkes tarafından kabul edilmiş son söz olmamakla ve ilim adamlarının ilgili kitaplarda bu nazariyeye birçok yönü ile itiraz etmiş olmalarına rağmen faraziyenin aslını oluşturan “insan, evrim yolu ile insan olmuş bir hayvandır.” nazariyesi, araştırmacıların kabul ettikleri ve insan varoluşuna ilişkin incelemelerin hareket noktası sayılan bir görüştür.

    Bu araştırmacılar faraziyelerini şöyle açıklıyorlar: Gezegenlerden biri olan yerküre, güneşten kopmuş bir parçadır. Önceleri sürekli alev saçan ve eriyen bir kitle iken zamanla dış faktörlerin etkisi ile soğumaya yüz tuttu. O sıralar bol yağmurlar alıyor, üzerinde seller akıyor, yüzeyinde denizler, okyanuslar oluşuyordu. Sonra üzerinde birtakım su ve toprak kaynaklı bileşimler oluştu. Bu bileşimlerden su bitkileri meydana geldi. Bu bitkilerin tekâmül etmeleri ve hayat kırıntıları içermeleri yolu ile önce balıklar ve diğer suda yaşayan hayvanlar, arkasından hem suda hem karada yaşayan uçan balıklar, onların arkasından karada yaşayan hayvanlar, sonra da insan meydana geldi. Bütün bunlar toprak bileşiminin geçirdiği tekâmülle oluştu. Her aşamadaki bileşimin tekâmülü kendi biçimi içinde bir sonraki aşamaya dönüştü. Böylece bitkiden suda yaşayan hayvana, ondan hem suda hem karada yaşayan hayvana, ondan karada yaşayan hayvana, sonra da insana geçildi. Tekâmül süreci bu sırayı izledi. Bu hususa iyice dikkat edilmelidir.

    Bütün bunların delili bu varlıkların yapılarında görülen düzenli kemal, basitten mükemmele doğru aşamalı olarak seyreden düzenli geliş-me ile bazı ayrıntılarda deneyler yolu ile gözlemlenen tekâmüldür. Bu nazariyenin ortaya atılmasının sebebi, söz konusu türlerde beliren özellikleri ve etkileri gerekçelendirmek, açıklamaktır. Ama özellikle bu fara-ziyeyi ispat eden ve onun dışındaki görüşleri reddeden deliller gösterilememiştir. Üstelik bu türleri birbirinden farklı, aralarında tekâmül bağlantısı olmayan varlıklar olarak kabul etmek ve tekâmülün bu varlıkların kendilerinde değil, durumlarında geçerli olduğunu düşünmek de mümkündür. Zaten deneylere konu olan da söz konusu türlerin çeşitli durum-larıdır. Nitekim bu türlerin hiçbir ferdinin başka bir türün ferdine dönüş-tüğünü, Meselâ bir maymunun insan olduğunu gösteren hiçbir deney, hiçbir yaşanmış tecrübe yoktur. Sadece bu türlerin bazılarında özellikleri, gerekleri ve arazları alanında tekâmül olduğunu kanıtlayan deneyler vardır.

    Bu incelemeyi derinleştirmek için başka bir fırsata ihtiyaç vardır. Buradaki maksadımız, araştırmacıların bazı ilgili meseleleri açıklayabilmek için bu faraziyeyi ortaya attıklarına ve bunu kesin bir delile bağlayamadıklarına işaret etmektir. Buna göre insanın diğer türlerden bağımsız ve ayrı bir tür olduğu yolundaki Kur’an’ın işaret ettiği gerçek hiçbir bilimsel bulgu ile çatışmalı değildir.
    İKİNCİ KUŞAK İNSANIN ÜREMESİ

    İnsanın ilk kuşağı olan Hz. Âdem ile eşi evlenme yolu ile insan üremesini başlatarak oğullar ve kızlar (erkek ve kız kardeşler) dünyaya getirdiler. Bu kardeşler aralarında evlenerek mi, yoksa başka bir yolla mı ürediler? “Ve ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yaydı.” ifadesinin zahirî anlamı yukarıda yapılan açıklamasında görüldüğü üzere mevcut insan neslinin Hz. Âdem ile eşine dayandığını, bu konuda bu çifte erkek veya dişi hiçbir varlığın katkısı olmadığını belirtmektedir. Kur’an-ı Kerim üreyip yeryüzüne dağılma eyleminde bu çiftten başkasının rol aldığına değinmiyor. Eğer bu süreçte bu çiftten başka bir canlının katkısı olsaydı, Kur’an-ı Kerim “İkisinden ve başkalarından türetip-yaydı.” der veya duruma uygun düşecek başka bir ifade kullanırdı. İnsan üremesinin başlangıcını sadece Hz. Âdem’e ve eşine hasretmenin, onların oğulları ile kızları arasında evliliklerin meydana gelmesini gerektirdiği bilinen bir gerçektir.

    Kardeşlerin birbirleri ile evlenmelerine ilişkin İslâm’da varolan ve bize gelen bilgilere göre eski şeriatlerde de mevcut olan yasak hükme gelince, bu hüküm maslahat ve zarara bağlı bir teşriî hükümdür, yoksa değişmesi mümkün olmayan bir tekvinî hüküm değildir. Bu konuda dizginler yüce Allah’ın elindedir. O istediğini yapar ve dilediği hükmü verir. Zaruret gereği ile bir gün bu uygulamayı serbest ilan ederken başka bir gün ihtiyaç kalmadığı ve toplumda fuhşun yayılmasına yol açtığı gerekçesi ile onu yasaklayabilir.

    Bazıları bu uygulamanın insan fıtratı ile ve Allah’ın peygamberlerine ilettiği fıtrî dinin hükümleri ile bağdaşmayacağını ileri sürüyorlar. Yüce Allah, insanlar için ortaya koyduğu dinin fıtrata uygunluğunu şöyle anlatıyor: “Ey Muhammed, Allah’ı bir bilici olarak yüzünü doğruca dine çevir. Allah’ın yaratma kanununa uygun olarak dine dön ki, O insanları ona göre yarattı. Allah’ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din budur.” (Rum, 30) Söz konusu uygulamanın fıtrata aykırı olduğu yolundaki görüş dayanaksız ve geçersizdir. Çünkü insan fıtratı bu uygulamayı yani kardeşlerin birbirleri ile cinsel ilişki kurmaları uygulamasını sırf tiksindirici bulduğu için reddedip yerine başka tür bir uygulama önermiyor. Fıtratın onu reddetmesi, onu nefretle karşılamasının asıl gerekçesi bu uygulama yüzünden toplumda fuhşun ve ahlâksızlığın yayılması, iffet içgüdüsünün etkisini yitirip ortadan kalkmasıdır. Hep biliyoruz ki, bu tür cinsel ilişkiye günümüz toplumlarında ah-lâksızlık ve fuhuş düşkünlüğü damgası vurmak uygundur. Ama yüce Allah’ın yaratma kanununun gereği olarak sadece erkek ve kız kardeşlerin varolduğu ve yüce Allah’ın bunların çoğalıp yeryüzüne dağılmalarını dilediği o günün toplumuna böyle bir damga vurmak uygun değildir.

    İnsan fıtratının söz konusu uygulamayı içgüdüsel bir tiksinti ile reddetmediğinin delili şudur: Bu uygulama tarihin anlattığına göre yüzyıllarca Mecusiler arasında geçerli olmuş, anlatıldığına göre Rusya’da yasal bir hâl almış ve batıda yasal evlilik dışı ve kanuna dayalı olmayan bir ilişki biçimi olarak günden güne yayılmaya başlamıştır.[2]

    Şöyle denilebilir: Bu uygulama tabiat kanunlarına terstir. Bu kanunlar, insanın kendini mutlu etmek için toplum oluşturduğu günlerin öncesinde geçerli olmuş doğal kurallardır. Çünkü aile içinde kardeşler arasında geçerli olan kaynaşma ve sıkı yakınlık biçimi, onların arasında aşk duygularının ve cinsel ilişki kurma arzusunun yeşermesine engel olur. Buna ünlü bir hukuk bilgini olan Fransız Montesqıu “Kanunların Ruhu” adlı eserinde değinmiştir.

    Cevabım şudur: Bir defa bu görüş, az önce açıkladığımız üzere, doğru değildir. İkinci olarak bu görüş, sadece bu uygulamaya zorunlu olarak ihtiyaç duyulmadığı durumlarda geçerlidir ve doğal olmayan mevzu kanunların korunması gerekli olan toplumsal maslahatı koruya-madığı ve toplumda yaşayan fertlerin mutluluğunu sağlayamadığı durumlara mahsustur. Yoksa günümüzün hayatında uygulanan kanunların ve geçerli olan prensiplerin çoğunluğu doğal değil, toplumun ihtiyaçlarının ürünü olan mevzu kanunlardır.

    [1]- Bu günlerde gazetelerde bir gurup doktorun insanın deri rengini değiştiren, meselâ siyah deri rengini beyaza dönüştüren bir ilâç formülü keşfettiklerini yazdılar.

    [2]- Avrupa ve Amerika’nın sözde uygar toplumlarında son zamanlarda revaç bulan uygulamalara göre kızlar evlilik öncesinde ve yasal evlenme yaşına girmeden önce bekâretlerini gideriyorlar. İstatistik verilere göre bu işlem kimi zaman kızların babaları ile erkek kardeşleri tarafından gerçekleştiriliyor.

  120. tancenk dedi:

    güzel kardeşim niye anlamak istemiyorsun beni de üzüyorsun. şimdi ben diyorum ki peygamber efendimiz demiş ki leri ile peygamberimizin elçilik ettiği Allah sözlerinin arasındaki farkı gör artık diyorum. peygamberimiz de bizler gibi beşerdi ve hataları olan bir insandı. fakat hatası olmadıgı tek konu Allah sözü olan ayetlerdi. hatta ayetlerde bile peygamberimize sen kimin daha hayırlı olacağını nerden biliyorsun diye kendisinin insiyatif kullanarak uyguladıgı hareketlerin dogru olmadıgı hata yaptıgı iletilmiş ki bu ayetin manası evrensel ise görülüyor ki evrensel bir ayet şunu anlama gelmektedir. biraz kabaca olacak ama hocanın Allah kelamı olan sözlerini dinle ama yaptıklarını yapma çünkü kuranda bile kimsenin kimseye şefaat edemiyeceği anlatılırken senin kalkıp bu şekilde garanti veriyoruz bize peygamberimiz şefaat edecek demen bile büyük günah. sen kimsin ki Allah işine burnunu sokacaksın. bırak diyorum aliyi veliyi deliyi sen Kuran ehli ol milletin ehli olma. borazan tutma emin olmadıklarına neye emin olabiliriz sadece kuran ayetlerine emin oluruz. ve senin söylediklerin kuranda varsa seninle hem fikir olurum varsa ayetle bu sözlerini destekleyen bir bölüm burada yayınla ki bizleride aydınlatmış olasın bir hayır işleyesin yok eğer kurandan bir dayanak bulamazsan ozaman sukut et ki bari adam sansınlar. bozuk plak gibi aynı sözlerle bir yere varamazsın dini de bu kibirli hırcın davranışlarınla kirletme.

  121. BUYAZI BURADA BAŞKALARINA DERS VERMEYE KALKIŞAN CENK İN YAZISIDIR……… yok ehli beyt yok neçül bela vermiş işte Allah belayı başlarına. ölüp te toprak altında kabir azabını yaşarken ölüp topraktan olan bedenin altında azap çeker hale düşmüşler de farkında değiller. La ilahe diyerek yok ilahlık yok putperestlik yok maddi alem demişsiniz kalkıp ali veli diyerek yok olanı var etmişsiniz sonrada utanmadan İllaha Allah var demişsiniz. ne büyük bir şirk ki hem Allah tek Allahtan başka herşey yalan dedikten sonra ali veli aşkı coluk cocuk sevgisi mal mülk hırsı ile Allah aşkını unutmuşsunuz. Zahir görünen ismi ile cemalini görmezmisiniz yoksa sizler ? BEN DE CENKE DİYORUMKİ:PEYGAMBERİMİZİN ŞEFAATİ HARİCİNDE KİMSEDEN KURTARICILIK BEKLENEMEZ..HZ ALİYİ SEVMEMİZ VE TAKİP ETMEMİZ İ PEYGAMBERİMİZ BİZLERE SÖLEMİŞTİR………..NEÇÜL BELAGA PEYGAMBERİMİZİN BİZE HİDAYET REHBERİ OLARAK GÖSTERDİYİ HZ ALİNİN HUTBELERİ MEKTUPLARI NASİHATLERİDİR.BUNLARI OKUMAK İLMİN EN ÜST NOKTASINA GELMİŞ OLAN HZ ALİNİN AKLINI FİKRİNİ ANLAMAYA ÇALIŞMAKTIR.GADİR HUM OLAYIDA ARAŞTIRIRSANIZ ÇOK ŞEYLER ÖYRENECEYİNİZ TARİHİ BİR GERÇEKTİR..BİLEREK SAPTIRANLARIN CEZASINI ALLAH VERECEK.BEN HİÇBİRZAMAN BAŞKALARINI MABUD EDİNİN DEMEDİM.AMA PEYGAMBERİ SEVEMEK ONUN SÜNNETİNE UYMAK HAKTIR.PEYGAMBERİN İŞARET ETTİYİ KİŞİLERİ SEVMEK ONLARIN HAKKA GİDİLEN YOLDA YOLUMUZA KANDİL OLMALARINI SEÇMEKTE ÖYLE.her iftiracı her saptıran her anlamak istemeyen kendine eder.siz üfleyerek güneşi söndüremeyeceyiniz gibi doğrularıda değiştiremezsisniz ancak kendinizi kandırırsınız…

  122. Ey insanlar, Rabbiniz birdir; babanız da birdir; hepiniz Adem�in soyundansınız; Adem de topraktandır. “Allah katında sizin en değerliniz, en çok takvalı olanınızdır.”[5] Bir Arap, Arap olmayana ancak takvayla üstün olabilir (başka hiçbir şeyle değil). Acaba tebliğ ettim mi?… “Evet” dediler. Resulullah: “O halde hazır bulunanlar, (dediklerimi) burada bulunmayanlara iletsinler.” buyurdu. KAYNAKLARI:(1) Hafız Ebu Naim Isfahanı, Hilye tül-evliya1/62 M. Bin Talha Eşşafii, Metalibüs-süül–40 M. Bin Yusuf Genci Eşşafii, Kifayet’uTalib-14b. Buhari, Sahih–2/100 (2) Müsned-i Ahmed Bin Hanbel 4/ 281–372 İmam Nesai, Hesais–21 Hafız Ebu Naim İsfahani, “Ma Nezele Min’el- Kur’ân’i fi Ali’yyin” ve Hilyet’ul- Evliya’da. Muhammed bin İsmail Buhari, Tarih c. 1, s. 375’de. Müslim bin Haccac Nişaburi, “Sahih” c. 2, s. 325’de. Ebu Davud Secistani, Sünen’de. Muhammed bin İsa Tirmizi, “Sünen”de. Hafız bin Ukde, “Kitab’ul- Velayet”de. İbn-i Kesir-i Şafii Dimaşki, Tarih’inde. Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed Gazali, “Sırr’ul- Alemin”de. İbn-i Abdulbirr, “İstiab”da. Muhammed bin Talha eş-Şafii, “Metalib’us- Seul……………………………….ŞİMDİ BUKADAR KAYNAK VARKEN VE PEYGAMBERİMİZİN HİDAYET REHBERİ OLARAK GÖSTERDİYİ DEĞERLERE İNANMAYIP YALANLAYANLARA ALLAH AKIL VERSİN DEMEKTEN BAŞKA NE DENİR.

  123. ulan anadolu denen adi herif cehalet sendeki yazdıklarıma mantıklı cevap yazamayınca böyle saldırıyorsun.bu duvarı baştan oku bana saldıran olmadıkça ben kimseye saldırmadım.sen bana kötü söylerken ben seni övecek eğilim.ne ekersen onu biçersn dümbük.yazdıklarından ne kadar cahil çorak olduğun belli ben sana ne diyeyimki yine küfür edeceyim ama olmayacak.bak bana adamlığı öyreteyim diye kendin hayvanmışsın yazdıklarından belli….senin gibi sabit fikirlilerin karsısına cevap veremeyeceklerisoru çıktığında.yada örümcek kafanızdaki tabuları yıkacak doğrular suratınıza haykırıldığında verecek cevabınız olmadığından hemen saldırıya hakarete geçersiniz…ben tekrar söylüorum eğer cahil değilsen münafık değilsen sabit fikirli değilsen ozaman.gadir hum olayını cemel vakasını açıkla.peygamberimizin hz fatımaya sen cennet kadınlarının başısın dediyi hz fatımanın neden hz ebubekire küs olarak öldüyünü ve bu haksızlıkların arkasındaki sır perdesini yaz.hz ebu bekirin 3 pişmanlıgı neydi??hz ömer neden hz fatımanın evini bastı kapısını kırdı.bu cennet kadınlarının sultanına yapılırmıydı.yaz !!!bu yazdıklarım hem şia hem ehlisünnet kaynaklarında geçiyor kaynaklarıda var…eğer bilgin varsa yaz yoksa sus adam sansınlar saldırma.ben sadece yanlış düşüncelere sapmamak için yanlış kişilerin ardına takılıp sapmayın.peygamberimizin bize örnek gösterdiyi ehlibeyte sarılın dedim ama siz başka manalara çekerseniz lafım yok bana ne dersen allah cc iki katını sana reve görsün vesselamm..

  124. Anadolu dedi:

    Başkasına tavsiye veriyorsunda acaba sen okuyormusun???

    Saçmalık almış başını yürümüş. Meydanı boş bulan ancak başkaları yazıncada burayı kirletmeyin diye ahkam savuran beyinsiz kişilik. Zırvalıklarına ancak masal kahramanları güler… sen yazdıkca bende aklından zorun olduğuna iyice kanaat getiriyorum.

    Yazdıklarının uydurma ve hatta İncili bozan ayak takımından araklama olduğu kendi yazdığın zırvalıktan belli… *** “İste Ali b. Ebi Talib. Onun eti benim etimden, kani benim kanimdandir! O benim yanimda, Mûsa’nin yanindaki Harun’un makamina sahiptir; ancak benden sonra peygamber yok!…”

    Allahı ve peygamberi İsayı ellerinde oyuncak eden ruhbanlar bugün aynı senin gibi bu sapkın sözleri söylüyorlar bol bolda günaha giriyorlar… güya İsa demişki “Beni yiyen tanrıyı yemiş gibi olur, onun gücüne erişir”. kiliselerde kurutulmuş ekmek İsanın eti niyetine yenir, şarapta kanı niyetine içilir. Günümüz dümbükleride din diye bu sapkınlıkları müslümanlığa yamarlar. Bunu bir müslüman nasıl yazar? Nasıl inanır?

    Sana tavsiyem git aklını kontrol ettir, dönmeye dönmüşsün ama yanlış yere dönmüşsün Kabeye dön. Bizim kitabımızda yazmaz senin bu söylediklerin. Peygamberin sağ kolu ve dayanağı Hz. Aliyide bozuk ağzına alma. Utanmasanız oğlu ilan edeceksiniz, onuda yapardınız ama “evlatlıklarınız öz çocuklarınız gibi değildir” ayeti geldide önünüzü kesti.

    Münafık herif ettiğin küfürlerede zırnık üzülmedim. Senden beklediğimi yapmışsın. Aynen devam. Yerini cehennem çukurunda dahada derine kaz.

    Senin gibi müslüman olmaz olsun. Kara Cahil…

  125. ayhan dedi:

    tek doğru kaynak kur an ı kerimdir eğer okumuşolsaydın başka şeylerden örnek göstermezdin….biraz aç da kur an ve sünneti oku.

  126. arkadaşlar pardon ama kesin palavrayı

    ilk kitap olan Tevrat’ta bu olay nasıl anlatılır soyliyim

    Adem ve Havva cennetten kovulur(kovulana kadar olanları anlatmaya gerek yok)

    kovulduktan sonra dunyanin 2 farkli yerine duserler(dikkat)!!!

    bundan sonra dunyada 2 insan varken birbirlerini bulurlar

    2 çocukları olur yazılanın aksine 2 kere ikiz dogmaz

    bu iki cocuk Abil ve Kabil’dir
    ikisi de erkek

    Tevrat burada saçmaladığını anlar ve dunyanin farkli yerlerinden iki farkli kadin yollar ve Abil ile Kabil bunlarla evlenir

    bu hikaye okundugunda olayin sacmaligi ortaya cikar

    lutfen gereksiz tartismalar yapmayin

    benim acik fikirliligim bazilarinin hosuna gitmeyebilir ama bunları duymanız gerekir

  127. anlayamadığınız konularda ilmin şeşri olan peygambere ilmin kapısı olan hz ali den girin .yanlış yoldan sapmayın yoksa hz adem e takılıp daha çokkk böyle hurafe yazarsınız gercek bilgiyi ilmin kaynağından alın.

  128. Hz.Muhammed (s.a.a)in dilinden Hz Ali(as):

    1) Hz Muhammed (s.a.a) Hz Ali (as) ve Hz Ali (as) Hz Muhammed(s.a.a) i cok severlerdi.Her ikisi de Allah’i sevrlerdi ve Allah’ta onlari severdi.

    Allah’in Rasulü (s.a.a) (Hayber günü): “(Yarin) öyle birisini gönderecegim ki; o Allah ve Rasulü’nü, Allah ve Rasulü de onu seviyor!

    Üstelik Allah onu mahcup etmeyecek!” buyurmustu. Bunun üzerine birileri heyecanla beklemeye basladi. Ancak O: “Ali b. Ebi

    Talib nerede?” buyurdu.

    2) Hz Ali(as),Hz.Muhammed (s.a.a) dendir ve Hz Muhammed(saa) Hz Ali (as)dandir.

    Allah’in Raslü (s.a.a) (hac emirligi için) Ebubekr’i Tevbe sûresi ile birlikte (Mekke’ye) göndermisti. Ama hemen arkasindan bu görevi Ebubekr’den alip Ali’yi gönderdi ve söyle buyurdu: “Bunu, benden olan, benim de kendisinden oldugum birisi; yani Ali disinda hic kimse götüremez!!!”

    3)Hz Muhammed (s.a.a) Allahin bildirmesi sonucu Ehlibeyt’in masum oldugunu bildirmistir ümmetine.

    Rasulullah (s.a.a) örtüsünü alip Ali, Fatima, Hasan ve Hüseyin’in üzerine örttü ve “Ey Ehl-i Beyt! Hic kuskusuz Allah sizden her tür pisligi gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” ayetini okudu.(Ahzap,33)

    4)Hz Ali (as),Hz Muhammed (s.a.a)in kardesi ve halifesidir.

    (Rasulullah) insanlarla birlikte Tebuk gazvesine cikiyordu. Ali: “Ben de seninle gelebilir miyim?” demisti. Allah’ın Peygamberi (s.a.a) “hayir!” deyince Ali aglamaya basladi… Bunun üzerine Allah’in Rasulü söyle buyurdu: “Sen benim yanimda, Musa yaninda Harun’un makaminda olmak istemez misin? Ama benden sonra peygamber degilsin! Sen yerime benim halifem olmadan gitmem uygun degil!”

    5)Allah Hz.Ali (as)in dilini sabit kilmis ve kalbini hidayete erdirmistir.

    İmam Ali (a.s) anlatiyor: “Allah’in Rasulü (s.a.a) beni Yemen’e gönderiyordu. Ona dedim ki: “Ya Rasulallah! Sen beni yasli basli insanlara gönderiyorsun; isabetli karar veremeyecegimden korkarim!” Bunun üzerine söyle buyurdu: “Süphesiz, Allah senin dilini sabit

    kilacak, kalbini hidayet edecektir!”

    6)Hz Ali (as) Hz Muhammed(s.a.a)in canindan bir parcadir.

    Mü’minlerin Emîri İmam Ali’nin (a.s) Allah’in Rasulü’nün (s.a.a) bir parcasi oldugu gercegini, Abdullah b. Abbas’tan rivayet edilen su hadis-i serif de acikca ifade ediyor: “İste Ali b. Ebi Talib. Onun eti benim etimden, kani benim kanimdandir! O benim yanimda, Mû-sa’nin yaninda Harun’un makamina sahiptir; ancak benden sonra peygamber yok!…”

    7) Hz Muhammed (s.a.a) “Hz Ali (as) Hak’tan ve Kurandan ayrilmaz.” buyurmustur.

    a)Ümmü Seleme hadisi: Peygamber (s.a.a) söyle buyuruyor: “Ali Kur’an ile, Kur’an da Ali ile beraberdir. Her ikisi de havuz başında benimle kavusuncaya dek birbirlerinden asla ayrilmayacaklar!”

    b)Sa’d b. Ebi Vaqqas hadisi: Allah’in Rasulü (s.a.a) Ümmü Seleme annemizin evinde Ali icin söyle buyurmustu: “Ali hak ile, hak da Ali ile birliktedir.”

    8)Hz Muhammed (s.a.a) Hz Ali (as)i ümmete önder ve veli tayin etmistir.

    Zeyd b. Erqam diyor ki: “Allah’in Rasulü (s.a.a) ayaga kalkti; Allah’a hamd ü senadan sonra söyle buyurdu: “Benim, bütün mü’minler hak-kinda kendi canlarindan daha öncelikli oldugumu bilmiyor musunuz!?” Sonra Ali’nin elini tutarak söyle devam etti: “Süphesiz, ben kimin mevlasi isem, Ali de onun mevlasidir.”

    9)Hz Ali (as)a söven Hz Muhammed (s.a.a) e sövmüs olur.

    Ümmü Seleme annemizden: Ebu Abdillah el-Cedeli diyor ki: “Ümmü Seleme’nin yanina gitmistim. Söyle dedi: “İcinizde Allah’in Rasulü’ne (s.a.a) mi sövülüyor!” Ben “Sübhanallah!” – yahut, “maazallah!” – deyince söyle devam etti:”Allah’in Rasulü’nün (s.a.a) söyle buyurdugunu isittim:

    “Kim Ali’ye söverse, bana sövmüs olur!”

    10)Hz Ali(as)dan ayrilan Allah’tan ve Peygamberden ayrilmis olur.

    Ebu Zerr el-Giffari: Peygamber (s.a.a) söyle buyuruyor: “Ey Ali! Kim benden ayri kalirsa, Allah’tan ayri kalmis olur; Kim de senden ayri kalirsa, benden ayri kalmis olur!”

  129. İlmi Gerek Sünni gerekse Şii kaynaklarında Ali bin Ebu Talib’in ilmi üstünlüğünden sıkça bahsedilir. Muhammed onu ilim şehrinin kapısı; insanların en bilgini; ahkam ilminin en alimi ve ümmete sünneti açıklayan kimse olarak nitelemiştir. İslam peygamberi bir sözünde de şöyle demiştir:

    “Ben ilmin şehriyim, Ali kapısı. İlim almak isteyenler Ali’nin kapısına başvursunlar.”
    Lakapları

    * Emiru’l-Müminin
    * Kur’an-ı Natık (konuşan Kuran)
    * Haydar
    * Murtaza
    * Şah-ı Velayet
    * Esedullah (Allah’ın Arslanı)
    * Şah-ı Merdan
    * Seyf Allah

  130. Bengü Dönmez dedi:

    Merhaba, yazilariniz cok güzel. Adem ile Havva’dan türemis oldugumuz yaziliyor ancak zencilerin, japonlarin, cinlilerin, kizilderililerin nasil olustugu yazmiyor? yani onlarda mi Adem ile Havva’dan olustu? ABD ilk kesvedildiginde orda yasamakta olan Kizilderililer vardi, yani onlar oraya nasil gittiler? o zamanlar gemi yoktu sanirim?sorularimi Kuran’a göre cevaplayabilirseniz cok sevinirim. Tesekkürler.

  131. İNSANLARIN İLK ÇOĞALMASI ADEM VE HAVADAN DEĞİLDİR.
    Bu güne kadar bize anlatılan dinde, İnsanların çoğalma şekli anlatılırken, Allah ilk önce hazreti Ademi yarattı.Daha sonra onun sağ kaburga kemiğinden hazreti havayı yarattı. Onlar evlendiler. Her Doğumda çocuklar ikiz doğuyordu doğan çocukların mutlaka biri kız biri erkek oluyordu. Her batından doğan çocukların bir biriyle evlenmeleri yasak ama başka batından doğan erkek ve kız bir birlerini almaları ise helal diye anlatmışlar durmuşlardır.
    Yani insanların ilk üreme şekli kardeş evliliği ile başlıyor. Bu Anlayış Allah ın dinine bir iftiradır.Şimdi Kur’an dan İnsanların türeme şekli nasılmış ve nasıl olmalıdır onu incelemeye çalışalım.
    Kur’an da anlatılan üreme ve yaratılış biçimi: Daha önce Adem, melek , iblis şeytan, cin , kelimelerini Kur’an da ki ayetler ışığında izah etmiştik. Bunları burada tekrar izah etmeye gerek yok. Şimdi insanların türeme şeklini bize anlatan ayetleri incelemeye çalışarak çelişkisiz bir dini anlatmaya çalışacağım inşallah.
    71/17-“Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirdi.”
    71/18”Sonra sizi oraya tekrar geri çevirecek, ve sizi bir çıkarışla ,diriltip çıkaracaktır.”
    Ayetlerden anlaşıldığı gibi,ilk insanlar yaratılırken , bir tek insandan yaratılmadığı, bir çok insandan yaratıldığı vurgulanmaktadır. Şimdi Bu anlayışın tam aksine gibi bir anlam taşıyan ayeti nakletmeye çalışalım.
    49/13”Ey İnsanlar gerçekten biz sizi,bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışmanız için halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah katında sizin en üstün olanınız,(soyca değil) Takvaca en ilerde olanınızdır.Şüphesiz Allah bilendir haber alandır.”
    Kur’an burada İnsanları bir erkek ve dişiden yarattık ifadesini kullanırken,Üreme,çoğalma biçiminin,formülünden bahsetmektedir. Yani bir insanın çoğalma biçiminin oluşabilmesi için,Erkeğin sperması ile kadının yumurtalığının birleşmesi sonucunda olduğu anlatılmak istenmektedir. Yoksa klasik dinde anlatıldığı gibi Adem ve Havva değildir. Eğer öyle olmuş olsaydı Kur’an da bahsedilen kardeş evliliğinin haram olmasıyla ilgili ayete ters düşerdi.
    4/23”Sizlere anneleriniz kızlarınız, kız kardeşleriniz,halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, sizi emziren anneleriniz, süt kız kardeşleriniz,kadınlarınızın anneleri, ve Kendisiyle gerdeğe girdiğiniz, kadınlarınızdan olup, koruyuculuğunuz altında bulunan, üvey kızlarınız, onlarla gerdeğe girmemişseniz,size bir sakınca yoktur.Sizin sülbünüzden olan oğullarınızın eşlerive iki kız kardeşi bir araya getirdiğiniz (evlilik ) haram kılındı ancak,(cahiliyede) geçen geçmiştir. Şüphesiz Allah bağışlayandır esirgeyendir.”
    Anlatılan ayette Erkeklere haram olan kadınları sıralarken başkabir ayette de kadınlara haram olan erkekleri anlatmaktadır. Şimdi o ayeti nakletmeye çalışalım.
    33/55” Onlar için babaları oğulları kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, Kadınları ve sağ elinin malik olduğu (cariyeleri) hakkında bir sakınca yoktur.( ey Müslüman kadınlar) Allah tan sakının şüphesiz Allah her şeye şahid olandır.”
    İlk Yaratılan insan topluluğu içerisinden Allah bir peygamber göndermiştir, Allah’a ve gönderilen peygambere bağlı olanların adı müslümandır. En son peygamberin getirdiği dinin adı İslam bağlı olanların adı da müslümandır.
    Öyleyse İlk Yaratılan insanlarla Kıyametin kopuş anına kadar vahye bağlı insanların, dinleri arasında farklılık yoktur Bir Toplumda zorunlu bir durum ortaya çıkmadıkça Helal olanlar diğer toplumlarda da helaldir haram olanlar da diğer toplumlarda da haramdır. Şimdi nasıl aynı anneden doğan kardeş evliliği haram ise ilk insan topluluğundaki insanlarda da kardeş evliliği haram idi
    16/118” Yahudi olanlara da sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.”
    Allah ilk insanların yaratılışından sonra bir sünnet koymuştur. Ve bu sünnetini bir erkek ve bir dişiden insanları türeterk devam ettirip durmaktadır.Allah’ın Yarattığı ve bir sünnet olarak devam ettirip durduğu dinin adı fıtrat dinidir İbrahim dinidir hanif dinidir.
    30/30”Öyleyse sen yüzünü Allah’ı Birleyen (bir hanif ) olarak,dine Allah’ın Fıtratına çevir ki, İnsanları bununüzerine yaratmıştır.Allah’ın Yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din ( budur. ) Ancak insanların çoğu bilmezler.”
    Diyorlar ki Allah’ın Kendi koyduğu kurallarına uymaya mecbur mu tutuyorsun diyorlar. Haşa Allah’a Böyle bir şey söylemek ,bizim haddimize değildir.Allah Dilediğini dilediği gibi yapar. Ona hiçbir sözümüz yoktur ancak Allah vaad ettiğini yerine getirendir. Bir de Allah’ın koyduğu kanunlar ile pratik hayat uyuşmamış olsaydı. Kainat fesada uğrardı. Allah Her şeyi bir intizam ve düzen içinde yaratmıştır.
    22/47”Onlar azabın senden çarçabuk getirilmesini istiyorlar,Allah Vadine kesin olarak muhalefet etmez,Gerçekten senin rabbin katında bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.”
    İnsanların Türeme şeklini bir adam değil de veya bir adem değil de bir çak adam veya bir çok adem yaratsaydı veya yaratmış olarak, anlaşılsaydı İnsanlara haram olan kardeş evliliği o zaman da haram idi mantığı daha uygun olmaz mıydı. Çünkü Her peygamber kendinden önce gelen peygamberleri doğrulamış ve tasdik etmiş ve kendinden sonra gelecek olan peygamberi de müjdelemiş böylece Akaidi bozulmayan bir din ortaya gelmiştir.
    61/6” Hani Meryem oğlu İsa da, Ey İsrail oğulları, Gerçekten ben sizin için Allah’tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önce tevratı doğrulayıcı, ve benden sonra ismi Ahmet olan, Bir elçinin de müjdeleyicisiyim demişti. Fakat o onlara apaçık belgelerle gelince bu açıkça bir büyüdür demişlerdi.”
    Allah İnsan oğlunun ilk yaratışıyla, insan oğlunun son yaratılışı arasındaki hayat ağını Hiç hata ve eksik olmadan çelişkisiz bir biçimde peygamberler göndererek, çelişkisiz bir biçimde örmüştür. Her An ve her zaman elçileri peş peşe dizerek, kendi yolunda yürümek isteyenleri, Haram ve helal olanları bildirerek haramlardan sakınmayı helalleri yapıp ve yaptırmayı teşvik eden elçiler göndermiştir. Kendi özgür iradesiyle şeytanın yolunda gitmek isteyenlere de müdahale etmemiş serbet bırakmıştır.
    Kur’an Peygamberlerin yerini ve konumunu ortaya koyarken onlara bir değer biçmiştir. Onlar Allah’ın vermiş olduğu bir emri yerine getirmede kesinlikle çekimser kalmazlar. Onlar Allahın emirlerine karşı muhalefet edemezler Allah’a şirk koşmazlar. Bakınız Adem kelimesini sadece peygamber olarak algılayanlar. Kur’an da geçen şu ayete muhalefet ederler. Şimdi ayeti buraya naklederek beraber düşünelim.
    7/189”O sizi tek bir nefisten yarattı, Ve kendisiyle durulup yatışması için,ondan eşini var etti. Onu (eşini) Örtüp Bürüyünce, O da bir yük yüklendi, Bununla (bir süre) gezindi.nitekim ağırlaşınca ikisi Rableri olan Allah’a, dua ettiler.eğer bize Salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız.
    Ayette geçen tek bir nefis sözü, Bir Adamı sembolize ederek,ondaki yaratılış biçiminin aynısı olan kadını da aynı nefis cinsinden yarattığı anlaşılması gerekmektedir. Burada erkek ve kadınların Hepsinde akıl takva ve fısk ve fücur olduğu şeklinde anlaşılmalıdır.
    Yoksa buradaki tek bir nefis ifadesini Hz. Adem peygamber olarak anlaşılmış olsaydı akebinde gelen ayete tezat teşkil ederdi.
    7/190” Ama o onlara Salih (bir çocuk) verince kendilerine verdiği şey konusunda, ona ortaklar kılmaya başladılar. Allah onların şirk koştuklarından yücedir.”
    Hiçbir peygamber müşrik değildir. Hiçbir peygamber çocuğunu Allah’tan daha çok sevemez. Öyleyse burada bahsedilen tek bir nefis adem peygamber değil insan oğlunun genelini kaplayan bir haslettir.
    Bu gün insanların geneli öyle değil mi? Çocuklarına olan sevgilerini Allah’a olan sevgilerinin önüne çıkarıp çocuklarını ilahlaştırmıyorlar mı? İnsanların genelinde mal ve Dünya tutkusu Allah’a olan sevginin önünde ilerlemektedir. Ama Peygamberler Allah’ın Kutsal ruh ile desteklediği elçilerdir Onlar Eğitimlerini peygamber olduktan sonra Allah’tan almışlardır. Onların nerde ne yapacağını Allah bildirir onlar Allah’ın koyduğu sınırlar içerisinde haraket ederler.
    Elbette Kur’an da bir adem peygamber geçmektedir ama bu adem çocuğunu Allah’a ortak eden adem değil peygamber olarak övülen ademdir.
    3/33” Gerçek şu ki, Allah Ademi , Nuh’u İbrahim ailesini ve İmran ailesini Alemler üzerine seçti.”
    İşte bu Adem peygamber Yaratılan İlk Ademler arasından Allah’ın Seçtiği ve ilk adem topluluğuna gönderdiği bir elçidir. Yoksa ilk insan yaratıldığı zaman peygamber olmaz. Peygamberlik Sonradan kişilerin kendilerini Allah ‘a Yöneltmesiyle Allah’ın Seçmesi sonucunda peygamber olunur.
    Gönderen Ali Rıza Borazan zaman: 08:03

  132. yazıların hepsini okuyacak kadar vaktim yoktu,açıklandıysa kusura bakmayın.bir yorumcu nisa suresinde 23.Ayetde kardeşlerin birbirleri ile evlenmesinin haram kılındığını okumuş.Hz Adem ve Hz havva zamanında Kuran-ı kerim yoktu.Dolayısıyla bu hükümler onları kapsamıyor.(basit bir mantık)Bilginize arkadaşlar.İyi günler.

  133. benim le derdi olan bu duvarı kirletmesin varsa sıkıntısı FACEBOOK……….AYHANGÜNEŞ………….((ayhangunes7@hotmail.com

  134. cenk sen niye havlıyorsun ağzına bir kemik gerek senin.eğer sen adamsan o halde anadolu denen adi nin bana yazdıklarına niye cevap vermedin.yoksa oda senin bir oyununmu belkide sen o sun…bana cahil demişsin ben senin gibi kitap yüklü eşşeklerden dilim.beni bilsen dudağın uçuklar.ben burada ve birçokyerde hakkı anlatmak ve doğru yolun ne olduğunu paylaşmak istediyim için buradayım aylardır sanada anlattım ama insan birkere sapmışsa çoook zor artık doğruları görmesi……ben ne kadar sağduyulu olursam olayım sabrında bir sonu var bak ben yukarıda defalarca inkar ettiyiniz şeyler hakkında size adres verdim okuyun sonra adam gibi tartışalım diye ama anadolu denen ahmak benimle adamgibi yazışacağına etmediyi hakaret küfür kalmamış…hemde yazdıklarının bir dayanağı bir ilmi değeri olmadan..sallamış sonrada kalkmış bana hakaret ediyor.ya eyer varsa benim söylediklerimin tersi yaz tartışalım bu hakaretler niyee.bak cenk ben hiçbirzaman küfürde ilk olmam ama bana kim nasıl yaklaşırsa misliyle alır iyilik te olsa kötülükte olsa herkes e misliyle veririm…bu konunun dışındakiler bu olanlardan ötürü kusura bakmasın ama bana kim ne söylemişse fazlasıyla iade ediyorum..

  135. Ayhan ne seviyesiz ne edepsiz adamsın böyle sen ya.. utanmıyormusun küfür etmeye? anlattıkların dogru yada yanlış bunu tartışmak yerine bence sen önce kendini düzelt edep ögren edepsiz bir ali peygamber Allah kulu olamaz. Önce anlattıkların insanlar gibi ol küfre düşme adam ol ki anlattıkların ciddiyet kazansın. millete kalkıp adamları anlatmak düşsün.. Anlattıkların islam dininde belli bir inanışla Allah dostu Allah aşkı yaşayan kişiler ki bu tür kişileri Anlatabilecek yetkiye sahip olabilmen için seninde onlar gibi edepli düzgün insan olabilmen lazım. sen önce aynada yüzüne bakıp kendini düzelt sonra bu siteye cevap yazma hakkını kendinde gör edepsiz adam yazdıklarını ufak cocuklarda görüyor edepsiz adam utanmaz adam hiç mi düşünmedin bu siteyi okuyan bir sürü bebeği yetimi.. ayhan olarak ahmak ve aymaz bir haldesin bunu bari reklam etme millete sus ki bari adam sansınlar. yazacaksanda küfür etme adamlık için bir adım at ki insan diyebilelim sana.

  136. ehli beyt in kim oldukları bellidir cahil şerefsiz.hz aişe ehlibeyt den değildir.ehlibeyt 12 imamdan oluşur onlarda zaten tarihi bir gerçektir kimse inkar edemez.

  137. Anadolu // Eylül 19, 2009 10:05 am | Yanıtla

    Kardeşim siz bu adamın ne yapmaya çalıştığını yazdıklarından anlamıyormusunuz? Meydanı boş bulmuş dümbük dümbük ötüyor… Kavga etme dalaşma ne demek? buraya yorum yazan kişilere ettiği küfüreleri bi tarafa koy, asıl peygamberin yakın çevresine, başta hanımı olmak üzere, Ebu Bekire, Ömere, Osmana demediğini bırakmamış, bunları hırsız yerine koyup, Aliye verilen uyduruk imamlık vekaletini gaspettiklerini söylüyor, iftiralar atıyor… sizde aval aval okuyorsunuz birde üstüne teşekkür ediyorsunuz.

    Sünni kaynakları taraflı, Ömeri eyyamcı, çıkarcı, Ebubekiri peygamber evladı katili yapmış… Osmanı kendi akrabalarına mal istifleten düzenbaz yerine koymuş. Ne hikmetse islamiyet için canlarını ortaya koyup birlikte savaşan insanlar Peygamber ölünce birden birbirlerine düşman kesilmişler. EVET ADİ ŞEREFSİZ PEZEVERN CAHİL VUCUBE.TAM DA ANLATTIĞIN GİBİ OLDU O OLAYLAR AMA SİZİN GİBİ HİLAFETİ ÖNCE GASPETMİŞ SONRADA SALTANATA DÖNÜŞTÜRMÜŞ EMEVİLERİN YEZİDİN İZİNDEN GİTTİYİNİZ İÇİN BİRİLERİ BU GERÇEKLERİ YÜZÜNÜZE ÇARPTIĞINDA İŞTE BUKADAR ÇILDIRIYORSUNUZ BEE SANA O AKILSIZ KAFANA BURADAKİ İNSANLARIN ÖNÜNDE NEÇÜL BELAGANIN HZ ALİNİN SÖZLERİ OLDUĞUNU KANITLAYACAĞIM EĞER SEN DE BANA AKSİNİ KANITLAYAMAZSAN SONRADA EĞER KADINSAN SENİ SİKERİM ERKEKSENDE BACINI SİKERİM ADİ HERİFF

  138. Kardeşim siz bu adamın ne yapmaya çalıştığını yazdıklarından anlamıyormusunuz? Meydanı boş bulmuş dümbük dümbük ötüyor… Kavga etme dalaşma ne demek? buraya yorum yazan kişilere ettiği küfüreleri bi tarafa koy, asıl peygamberin yakın çevresine, başta hanımı olmak üzere, Ebu Bekire, Ömere, Osmana demediğini bırakmamış, bunları hırsız yerine koyup, Aliye verilen uyduruk imamlık vekaletini gaspettiklerini söylüyor, iftiralar atıyor… sizde aval aval okuyorsunuz birde üstüne teşekkür ediyorsunuz.

    Sünni kaynakları taraflı, Ömeri eyyamcı, çıkarcı, Ebubekiri peygamber evladı katili yapmış… Osmanı kendi akrabalarına mal istifleten düzenbaz yerine koymuş. Ne hikmetse islamiyet için canlarını ortaya koyup birlikte savaşan insanlar Peygamber ölünce birden birbirlerine düşman kesilmişler. YALANCILAR, PİS DÜZENBAZLAR. bunun vebalini nasıl ödeyeceksiniz???…

    Sizede aferin size bunu izlemeye devam edin.

  139. Arkadaşlar. kavga etmenin alemi yok. sinirlenip sabır edemeyip dini konularda küfre sapmanın din ile alakası yok. bu konuların temelinde var hep bir hayvani duygu sapkın duygu. genetik olarak ta hayvanlar aleminden tek farkımız düşünebildiğimizi ileri sürmemizdir. düşünen ile düşünmeyen. şimdi düşünmeden biraz dünya ya bakış atalım. milattan öncelerinden geçen sene :) var bir kücük köy. bu köyün ileri geleni yaşlı bir adam ve tüm bu köyde yaşayanların babası :) coluk cocuk hepsi kardeş ve çevre köyler çok uzak imkan yok çölleri geçip başka köylere gitmeye uzak. parada yok riskler var yollarda. şimdi bu durumda içgüdüler depreşmiş üreme yolunda ne yapsak ne etsek te bu işe bir kılıf bulsak şeklinde eli belinde köy halkı etrafı kesmekte.. köyün ileri geleni kurnaz birazda din konusunda yarım yamalak bilgi sahibi halkı aydınlatıyor. ey ahali adem babamız havva anamız cocukları da evlenmiş birbirleri ile hani ademin cocukları evleniyorda biz niye evlenemiyoruz şeklinde bir davet yapılmış halk ise koşarak bu çirkin davranışa gelmişler. hani ayetlerde vardır ya beni davet ettiler diyor şeytana masum kullar. Ama şeytan cevap veriyor ben sadece davet ettim. içinizde varmış ki bu tür duygular bu tür düşünceler ki düşünmeden hemen bu yönde davete icabet ettiniz ben sizi zorlamadım diyerek bu işin içinden sıyrılmış. peki bu kücük köy halkının kardeşleri ile evlenebilmesi için adem havva hikayesini uyduran bu geçmiş zaman insanlarının durumunu düşünmezmi insan? hesapta haklılar onca risk onca zahmete girip normal yoldan kendilerine eş bulmak yerine böyle hokkabaz hikayeler ile dini alet edip kirletmenin cezasını kim çekecek sizce bu hikayeleri uyduranlar mı ? yoksa düşünmeden bu hikayeleri kabul edenler mi ? elbet insan düşünür ama içindeki hayvani duyguların esiri olan insan düşünmek yerine içindeki hayvanı dışarı vurmak istemez mi ? ister elbet küfre sapmazmı sapar elbet. Peygamber gelmiş Allahın emirlerini vermiş. kardeş kardeşe evlenilmez. iyi de bu Allah kalkıp karar mı değiştirmiş? Adem havvaya torpil yapmış bizim peygamberimize yasak koymuş. ozaman bizim peygamberimizin emrini kabul etmiyorsa müslümanlar adem peygamberin dinine geçsinler nede olsa Allah adem peygambere kardeş ile evlilik yapmayı serbest kılmış. hani kabul etmiyorsanız Muhammet peygamberimizin kuran emirlerini ozaman Adem peygamberin dinine geçin. herşey serbest adam vurmak serbest kardeş ile evlenmek serbest oh ne güzel bir yol bu böyle tam bu duygulara sahip kişilerin dini. Fakat kuran dünya yaratılmadan önceden Allah katında var ise ozaman adem peygamber yalan söylemiş. çünkü ilk gün de kardeş ile evlenmek yasak şimdide yani kuran zamana göre şartlara göre değişmişmi ? yoksa Allah hata yapmışta sonradan insanlar coğaldıgında bu hatayı mı kapatmış. yani korkmazmısınız bu hikayeler ile Allahın büyüklüğünden. görmüyorsunuz dimi.. kafanızda bir Allah adında put yaratmışsınız kücük beyinlerde kücük dünya yaratıp tepesine Allah koymuşsunuz. havva ile adem hikayesi uydurmuşsunuz. bunada Allah böyle yarattı demişsiniz. Allah faizi haram kıldı demişsiniz faizin önde gidenini yer olmuşsunuz. Allah yetime yoksula yardım edin demiş. ama kalkmış yetimi ezmiş yoksula hor davranmışsınız. sonrada kalkıp biz müslümanız demişsiniz. olsanız olsanız anca süsliman olursunuz sonrada kılınan namazlarınızın arkasında vah o namaz kılanların haline ayetine muhatap olursunuz. koşarsınız size fayda vermeyen işlerin peşinde.. Alinin peşinde halifenin peşinde mehdinin peşinde hep beklersiniz bir kurtarıcı gelsinde bizleri kurtarsın diye. okadar acizsiniz ki hep bir kurtarıcı beklersiniz. cennet hayali cehennem korkusu ile şirk koşarsınız. bir iki huri bir kaç nuri için de Allahın emirlerine uymak istersiniz. ama bilmeden şirklerin en büyüklerine düşersiniz. vay o elleri ile kitap yazanların haline. ne kötü bir kazanç elde etmiştir onlar. yok ehli beyt yok neçül bela vermiş işte Allah belayı başlarına. ölüp te toprak altında kabir azabını yaşarken ölüp topraktan olan bedenin altında azap çeker hale düşmüşler de farkında değiller. La ilahe diyerek yok ilahlık yok putperestlik yok maddi alem demişsiniz kalkıp ali veli diyerek yok olanı var etmişsiniz sonrada utanmadan İllaha Allah var demişsiniz. ne büyük bir şirk ki hem Allah tek Allahtan başka herşey yalan dedikten sonra ali veli aşkı coluk cocuk sevgisi mal mülk hırsı ile Allah aşkını unutmuşsunuz. Zahir görünen ismi ile cemalini görmezmisiniz yoksa sizler ? kalkıpta nasıl küfre düşersiniz hayret ederim. Allahı temsil görevi verilmiş insan olabilmek görevini üstlenmiş içinde hayvani duygularını öldüremiyen halen bu haslet ile yanıp tutuşan insan olmak için yolları tepeleri aşmayı göze alıp zoru görünce yan çizenlerdenmisiniz. yoksa yaşarken bu hayvani duygularını öldürenlerdenmisiniz ? maksat yaşarken bu duyguları öldürmek ölünce zaten ölmüş olacak iş işten geçmiş olacak. aklınızı başınıza alıp düşünmiyecekmisiniz yoksa.

  140. Anadolu dedi:

    Işıksız karanlık seninle anladığın dilde konuşmaya devem edicez, dümbük herif… Ben önce allahın sonrada son peygamberin yolundayım … senin gibi ABA altında korumuya alındığına inanılan birilerinin uydurduğu ehlibeytin değil. Sapkınlığın ortada ehlibeyt listende Hz. Aişe annemiz bile yok, kuş beynine bu saydıklarından fazlası giremiyor.

    Uydurukçu takımı… Kendinize göre vekalet veren bir peygamber uydurmuşsunuz, soyunuda Hz. Aliye tapulamışsınız. Sizin Aliniz gayptan bile haberler veriyor, ama yüksek perdedenmiş herkes anlayamıyor. Senin gibi kuş beyinlilerde utanmadan bu yalanları buralara yazıyor, birde buna inanacak saftirilkler arıyor… Anca gidersin, bizler yani aklını her türlü uydurmanın önüne koyanları bu devirde kandıramazsınız.

    Geçti sizin devriniz. Sür eşşeğini geriye…
    Sana adreste gösterdim Ali seviciler, tapınıcılar, soyundan mehti bekleyenlerin necip forumları var. seni orası paklar. Bak burda kimseyi kandıramadın, papağan gibi şakıdığın içi uydurma hadis ve gaypdan haberlerle dolu neçül belağanı kimseye okutamadın. Borozan gibi ötüp durmaya devam etme sen, gösterdiğim adreslere git. Birlikte yalanlara atar tutar. Geleceğe dair nümayişlerde bulunursunuz.

    Bir dahada mübarek Hz. Aliyi, zülme uğramış ailesini, Peygamberin ehlibeytini, ağzına alma… onları yad etmek biz hakiki müslümanların işi.

    Ateislikten dönüp dini ancak bu kadar anlayanların değil… anladın sen.

  141. ahmak herif sen kimin itikatındasın ben peygamberimizin itikadındanım o da bize ehlibeytini örnek gösterdi ehlibeyt de hz ali hz fatıma hz hasan hüseyin imam cafer vs.çok cahilsin sana nereden başlasam anlatsam nafile seninle tartışmam için biraz bişeyler bilmen gerek…

  142. soryy anadolu yhaa başlık dikkatimi çekmemişti anladım şimdi ;)

  143. anadolu bu anlattığına sende inanıomusun peygamber efendimizin (sav) yapamadığını kim yapabilir ki ?? hz.peygamberin yapamadığını yapacak insanları kurtaracak demişsin de ??

  144. Anadolu dedi:

    Kendine Ayhan diyen ışıksız karanlık, bir çeşit Ali sapığı… buraya gelip Hz. Ali üzerinden müslümanlık taslama…İlk okulu değil üniversiteyi bitirdim. senin gibi her lafı Aliye ve ehlibeytede getirmiyorum, etmediğin küfür almadığın ah kalmamış birde kendini örnek gösteriyorsun…

    git tevdavi ol… veya Ali sevici forumlarına koştur…

    Yarı tanrı yaptığınız Ali umarım zülfikarıyla sizi ikiye böler…

  145. kendine anadolu diyen ahmak.bu yazdıkların bana göre ilkokul çocuklarının seviyesinde bile değil.neymiş mehdi belentisiymiş..ya adi okumadan anlamadan neden karalıyorsun.hiç birşey bildiyin yok .boş boş polemik arıyorsun.seninle uğraşmam.eğer sen samimi bir müslüman olsaydın gadir hum u araştırır.neçül belagayı okurdun.4 halife dönemini okurdun .hz ali ye biad zorlamasını okurdun.peygamberimizin yolumuzu sapmamamız için bıraktığı iki emanetten biri nin ehlibeyt olduğunu bilirdin ama n neyyse kime anlatıyorumki ..

  146. EHL-İ BEYT KİSVESİ ALTINDA MEHDİ YALANI

    İnsanların bir kurtarıcı beklemesi çok eski çağlardan beri süre gelmiş bir olgudur. Mehdi beklentisi her toplumda çeşitli şekillerde kendini belli eder, Yahudiler bir kurtarıcı beklentisiyle uzunca bir süre yaşamış, buna rağmen Hz İsa’yı bir kurtarıcı olarak yeterli bulmamışlar ve halen beklemeye devam etmektedirler. Aynı şekilde hıristiyanlar da Hz İsa’nın dünyanın sonunda geri geleceğine inanırlar. İslamiyette de bir mesih (Mehdi) beklentisi maalesef islamiyetin ilk yıllarında olmasada daha sonraki süreçte şia inanışı içinde yerleşmiş durumdadır. İnsanlar kendilerini kurtaracak güce sahip olmaktan çok, gökten bir kurtarıcın inmesini beklerler, halada bekliyorlar.

    Mehdi, kelime anlamı olarak “kendisine rehberlik edilen” demektir. Mehdiye rehberlik eden de Allah’tır. Yani allah tarafından yol gösterilen kimsedir. Mehdi inancı çok eski ve yaygın bir inanç olan doketizm inancına dayanır ve yahudi-hıristiyan akidelerinden biridir (yahudilere göre peygamber ilyas -ilia- göğe yükseltilmiştir ve kıyamette adalet için geri gelecektir).

    Kuran’da mehdilik ve mesihlikle ilgili net bir işaret olmamasına karşın mehdilik inancı Şii’liğin olmazsa olmazıdır, ve hadis kaynaklarıyla temellendirilmeye çalışılmıştır.

    Mehdi 12. kayıp imam’dır.
    hakkında fazlaca bir tarihi bilgiye ulaşılamayan 12. imam:muhammed el-mehdi b. hasan el askeridir. İnanışa göre babasının ölümünden sonra bodrumu andıran bir odaya girerek gözden kaybolmuştur. Hala yaşıyordur :) ve kıyametten önce gelerek Hz. Peygamberin yapamadığını yapacak yani insanları kurtaracaktır. Üstelik kurtardığınıda bilmeyecektir. Şii bazı kaynaklara göre babasının koruması altında gizli bir hayat yaşadığından onu özel bazı şiilerden başka kimse görmemiştir.

    Mehdilik; sonuç olarak hıristiyanlık, yahudilik, mecusilik ve bazı başka inanışlarda da mevcut olan bir öğenin islamdaki sapkın yansımasıdır.

    Sapkınlık şu tür sahte hadislerle Peygember sözüymüş gibi islama sokulmaya çalışılır.

    (Bazılarıda bunun Hz. Ali üzerinden ehl-i beyte bildirilmiş gizli gerçekler olduğunu bize yutturmaya çalışır..)
    ——————-
    resulullah buyuruyor:

    *mehdi bizden, ehl-i beyttendir. allah onu bir gecede zafere erdirecektir.
    *mehdi tıpkı zülkarneyn ve süleyman gibi dünyaya hükmedecektir.
    *mehdi daha önce zulümle olan dünyayi adaletle dolduracaktır.
    *ashab-ı kefh, mehdi’nin yardımcıları olacaktır.
    *mehdinin yardımcılarının sayısı talud ile nehri geçenler kadardır.
    *hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: “ey insanlar, emiriniz artık mehdidir” demesine kadar devam edecektir.
    *sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan mehdiye evinde otururken gelecektir.
    *alenen ve apaçık allah teala inkar edilinceye kadar hz. mehdi gelmez.
    *ahir zamanda ümmetimin başına, sultanlarından şiddetli belalar gelir, öyle ki yerler müslümanlara dar gelir. o zaman allah, daha önce zulümle dolu olan dünyayi adaletle dolduran benim soyumdan birisini gönderecektir.
    *yemin ederim ki bu ümmete öyle (şiddetli) belalar gelecek de, kişi zulümden gaddarlıktan kurtulmak için sığınacak bir yer bulamayacaktır. öyle sıkıntılı bir sırada allah teala akrabamdan benim hanedanımdan bir kimseyi gönderecek.

  147. nilgün dedi:

    okuduğum yazıların hiç birinde sorduğum sorunun cvbı yok ayhan bey neyin hazırcılığı bu yazdınızda ben mi okumadım

  148. tekrar tekrar başa dönülüyor yahu biraz okuyun anlamaya çalışın bukadar hazıcı olmayın …………

  149. nilgün alhan dedi:

    yha gerçekten çok merak ettim bunuda sorucam kaç yıl ve neden ayrı kalmışlardır ??

  150. nilgün alhan dedi:

    bi de şei merak ediorum hz adem hindistanda seylan adasına indirilmiş hz havva ise ciddeye yeryüzünde ayrı yerlere indirildikten sonra senelerce ayrı kalmışlar ondan sonraki insanlar ne zaman olmuş peki

  151. nilgün alhan dedi:

    slmn aleyküm..cenk bu konuda bi bilgim yoktu ama açıklamaların çok mantıklı geldi Allahu teala adem ve havvayla birlikte başka insanlarda yaratabilirdi kardeş kardeşle nasıl evlenir yhaa gerçekten çok saçma hem Allah cc böle bi şeye nasıl izin verir madem öleydi hep öle kalırdı sonradan nie deişti çoğalmak için kardeşle kardeşi evlendireceğine topraktan insan yaratırdı … kesin bi bilgim olmadığı için şöle oldu böle oldu diemiorum ama sana katılmamak mümkün deil yani bilgilerin için saol Allah razı olsun …

  152. ben ce çok güzel çok heyecanlı insanların böyle şeylere saygı duyması çok güzel allaha emanet olun ve hoşcakalınnnnnn:D

  153. hasan emrah gül dedi:

    bana mail olarakta atabilirsiniz arkadaşlar

  154. hasan emrah gül dedi:

    ademle havva konusunda daha fazla bilgi yokmu

  155. evet kardeşim o sözler hz ali nin sözüdür.yanlız sözleri cımbzlarsanız farklı yerlere çekersiniz düz mantıkla bakmayın bu anlatımlar çok yüksek perdeden yani geniş anlamdan söylenen sözler bu sözleri kelime kelime üzerine düşünerek anlamaya çalışın gazete okur gibi okusanız anlayamazsınız…bakın gaybı ALLAH CC bilir ancak peygamberine belli ölçülerde ilahi ilhamlar vermiştir.hz aliyede peygamberimiz onun başına gelecekler konusunda ona hz ali ye bildirmiştir.ancak hz ali söylersem şaşırırsınız yani beni peygamberin önüne geçirirsiniz demek istiyor orada..yani yarın çıkıp biri üç dört doğru tahmin yapsa bunlarda tutsa arkasından da ben hz isa yım gökten geldim dese inanın çoğu peşinden gider yani insan çabuk sapar ama zor yola gelir…bu ilimleri anlayabilmen için tüm NEÇÜL BELAĞA yı oku bu sadece deryada damla okumaya devam.ricam okumadan anlamadan saldırmayın bilemediyinizi sorgulayın ama saldırmayın.unutmayın ALLAH CC nin peygamberi hz muhammed tir ve hz muhammed kendinden sonra hz ali yi işaret etmiştir tüm ilimi hikmeti kendilerine öğreten odur oda ehline ehlibeytine öyretti bizde doğru yola giden yolun kandillerinden faydalanacağız.ışığımız ehlibeyttir.

  156. - – Andolsun Allah’a ki, sizin her birinizin nereden ve nasıl geldiğini, nereye ve nasıl gideceğini haber versem… Hem de haber veririm, acze düşmem; fakat benim yüzümden Rasûlullâh’ı da inkâr etmenizden korkarım. Bunu ancak emin olduğum özü-sözü doğru kişilere açar, açıklarım.

    Ayhan bu sözleri kim demiş açık yazarmısın???
    Ben Hz. Ali anladım umarım yanılmışımdır…

  157. Bak Hakan arkadaşım Allah 2 tane kadın 2 tane erkek yaratsaydı eğer ayrımcılık olurdu mesela insanlarda 2 taraf olurdu birisi derdi ben Hz Adem ‘denim digeri derdi ben baskasının soyundanım derdi Allah ayrımcılık olmasın tüm insanlar tek soydan gelsinler diye böyle birşey yapmıştır yani hepimiz soyu aynı soy ve ortak bölgede olmasıdır.

  158. ayhan sanada teşekkür ederim…umarım cenk girdigi çıkmazdan kendini kurtaracaktır….allah senden razı olsun…saygılar….

  159. iklime degil orjinalı iklima..hz.ademin kızlarından birinin ismi…ikizlerden kız olanın ismi yani..yani ilk ikizlerden kabil-iklima…habil- labuna…tarihte ilk cinayetin çıkmasına sebep olmuş …kabil iklimayla evlenmek istemiş..habilde öyle…çünkü iklima güzel labuna çirkinmiş…her iki kardeşte güzel olanla evlenmek istemiş…kabil bu yüzden habili katletmiş..tarihin ilk cinayetidir…katil sıfatı ordan gelir…. kabil=katil…selamlar…(kısaca anlatmaya çalıştım)

  160. ya eğer bzm annemiz ve babamız adem ve havva ise dünaydaki hrkez kardeş o zmn nasıl bir mantık anlayamadım biz kardeşlerimzle mi sevqili olup evlenıyorz nasıl yanı ? (: bn de adem ve havva teorisine fzLa inanmıorm ama doğru da olabılır taßii =)

  161. (iklim) sana gelince isminin manasını arıyorsan çok uzaklarda aramana gerek yok aynaya dikkatlice bak orada görürsün.Şu kesinki bu sayfalarda bulamazsın.Ne zaman bulunduğun bölgenenin değişken hava şartlarını yaşar ve olgunlaşırsan ozaman (İKLİM)ismini görürsün.

  162. S.A sizlerden Allah razı olsun kalp gözünüz açık,gönlünüz nurla dolsun.Bayrama kadar sohbetlerinize katılamaya bilirim işim gereği iç anadolu ve karadeniz taraflarına gidecem Allaha emanet olun.

  163. bi iklimeyi bile bulamadm bune ya her boku yazmşlar bi bnm ismsm yok alaala :d:d biliorm zor bi isim kmsede yok öwünmek gbi olmasn ama ynede bu özel isimi blmanz lazmdı..:)şimdi yasdm yorum yolladm yarın tekrar bakıcam bulunmş olsn hade yne iyisinz sze ip ucu bu bi arapcadan gelen dini isimdr:9:9:9okiş herkese bb

  164. Bir Hutbelerinde Allah’ın İzzet ve Kudretini; Ezelİ ve Ebedi Oluşunu, Melekleri, Ölümü, Ahİretİ Anlattıktan Sonra Hz. Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyti Hakkında Buyururlar kİ:

    Gerçekten de dünyayı horladı, küçük gördü, ehemmiyetsiz gösterdi; aşağılık bir şey saydı, gözlere aşağılattı. Allah’ın kendisini seçtiğini, dünyanın ondan vazgeçtiğini, ondan başkası için halk edildiğini bildi, anladı; onu gönlünden attı; anışını bile öldürdü gitti. Dünyadaki güzelim libaslara, oradaki yüce duraklara kapılmamak için gözünden dünya bezentilerinin kalkmasını diledi; sevdi; kulların, Rablerine karşı bir mâzeretleri olmaması için Rabbinin emirlerini onlara bildirdi; öğüt verip ümmetini korkuttu; müjde verip onları cennete çağırdı.[9]

    Biziz nübüvvet ağacı, vahyin indiği mahal; meleklerin inip çıktıkları yer. Biziz ilim mâdenleri, hikmetlerin kaynakları. Bize yardım eden, bizi seven, rahmeti bekler; bize düşman olan, bize buğzeden, azâbı bekler.

    * * *

    175

    Ey gaflete düşenler, sizden gaflet eden yok. Ey emri terk edenler, sizden söz alansa Hak. Ne oldu bana ki sizi Allah’ın emrini bir yana atmış, gidiyor görmedeyim; ondan gayrisine yönelmiş olduğunuzu seyretmedeydim. Sanki hayvanlarsınız, çoban sizi hastalıklarla dolu bir otlağa sürüyor; dertlerle dolu bir sulağa haydıyor. Hayvanlar da otlatılıp semirtildikçe, başlarına neler geleceğini bilmezler de kendilerine lütfediyorlar, ihsanda bulunuyorlar sanırlar. Günlerini, yalnız o gün bilirler; işlerini, yalnız otlayıp sulanmak zannederler.

    Andolsun Allah’a ki, sizin her birinizin nereden ve nasıl geldiğini, nereye ve nasıl gideceğini haber versem… Hem de haber veririm, acze düşmem; fakat benim yüzümden Rasûlullâh’ı da inkâr etmenizden korkarım. Bunu ancak emin olduğum özü-sözü doğru kişilere açar, açıklarım.

    Peygamberini hak üzere gönderen, halktan seçen, Allah hakkı için bu sözü gerçek olarak söylemedeyim; Allah’ın Rasûlü, bütün bunları bana haber verdi; helâk olacak herkesi bildirdi; ne yüzden, neden helâk olacağını anlattı. Kurtulacak herkesi de söyledi, kurtuluş yerini haber verdi ve bu işi açıkladı; başıma gelecek her şeyi de kulağıma söyledi, bildirdi.

    Ey insanlar, andolsun Allah’a ki size, itâat etmenizi buyurduğum şeylerde ben en ileri gideninizim; sizi nehyettiğim isyandan da sizden önce kendim çekinmedeyim

    • sevgili Ayhan bugün kısmen okudum yazdıklarınızı Cenkle olan tartışmanızı tam olarak anlıyamadım uzun zamandır burda yazmanıza ramen kimse bir yere varamamış,senin le konuşmak isterim anmam için özete ihtiyacım var cvp verirsen sevinirim.

  165. HZ ALİ :Kendi görüşünü dayatan kişi, helak olur gider; insanlara danışan ise onların akıllarına ortak olur.

    İnsanlar bilmedikleri şeyin düşmanıdır.

    İyiyi ödüllendirerek kötüyü kötülüğünden vazgeçir.

    Sadaka şifa verici bir ilaçtır.

    İnsanların dünyada yaptıkları ahirette aynen karşılarına çıkacaktır.

    İnsanlarla öyle oturup kalkın ki, ölürseniz size ağlasınlar, yaşarsanız sizi özlesinler.

    İnsanların en acizi dost edinmekten aciz olandır. Ondan daha acizi ise kazandığı dostları yitirendir.

    En üstün zenginlik, ham hayalleri bırakmaktır.

    Emellerini uzun tutan, amelini kötü yapar..

    Dil yırtıcı hayvan gibidir, ipi bırakıldı mı parçalar.

    Kişinin her nefesi eceline doğru attığı bir adımdır

  166. Birde bu sözlerine cevap vermek iserim.

    ****Türkiyenin en az %80 iline gitdim bazen şaşırıyorum,yatırlara, ziyaretlere gittigim zamanlarda oradaki insanların hal ve ibadet şekillerine acaba başka dinemi mensublar diye kendi kendimede soruyorum.Peki soruyorum nedir bunları böyle dinden uzaklaştıran? ……….

    _____________ Cevap çok basit, İyya kenağbudü ve iyya kenestağin ayetinin anlamını öğrenememiş olmaları. Yalnız senden yardım ister ve yalnız sana kulluk ederiz ayetinin, hiçbiri manasını bilmez bilseler zaten yatırlardan hayır hasanet ummazlar. Dinimizin bu yüzden ilk ayeti OKU dur. Soruyorum sana bu gün islam alemi ne kadar okuyor? (Okumak Kurandan başlar). Senden daha fazla müslümanım diye bana afra tafra satanlara
    -bakıyım ne kadar müslüman? diye işte bu fatihanın ayetini okurum ve
    -bana manasını söyleyebilirmisin? derim. inan daha söyleyen çıkmadı. Tek bildikleri Papağan gibi namazda bu ayetleri okumak hepsi o kadar. Sende bu dediğimi yap benim karşılaştığım durumla karşılaşacaksın.

    Bende bunlarla aynı dini paylaştığım için bazen esef ediyorum. Beni asıl kızdıransa günümüzde müslümanlığın beş vakit namazla ölçülmesi. Namaz kılıyorsan kesin müslümansın. Fatihanın anlamını bilmesende olur :) ama kılmıyorsan yandın sen. Elbet gün gelecek kuranın kapısını açan OKU! ayetinin yeryüzüne yansıması vuku bulacaktır.

    *** OKU! yaradan rabbinin adıyla OKU, O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku,rabbin kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren en büyük kerem sahibidir.

    Herşeyi bir tarfa bırak bu ayetle başlayan hertürlü kitaba iman ederdim. OKU sözü yeni bir dönemin başladığının delaletidir. İnsanlık için karanlık çağlar son bulmuş peygamberimiz vasıtasıyla ilim ve aydınlanma çağı başlamıştır. Peygamber bunun en güzel örneğidir. Ümmiliği yani eğitimsiz oluşu bundan sonraki hayatın ne yönde gelişeceğinin misalidir. Eğitimsiz insan topluluğu Kuran vasıtasıyla ilim çağına hızlı bir geçiş yapmıştır. Belli bir zümrenin tekelinde olan okumuşluk bugün yeryüzünde çoğunluğun yapabildiği bir kavrama dönüşmütür. Zaten yeryüzünü okumayı bir tarafa bırakıp artık alemlere yüz çevirdik. Rabbimizin yarattığı milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki galaksileri resme döküp görebiliyoruz. Tayfsal hesaplamalarla kimyasallarına ayrıştırabiliyoruz. Dünyada yaptığımız mini robotlarla komşu gezegene gidip toprak verileri topluyoruz. Analiz ediyoruz. Bütün bunları biz yapıyoruz yani Oku ibadetini geçekleştiren Adem oğlu.

    Savaş Cahillerin yanında bu yapabildiklerimizide düşündüğünde biraz teselli buluyorsun. Kötü iyinin dengeleyicisi unutma.

  167. ben de anlatayım.askerde komandoydum.gece operasyon için timle birlikte intikale çıktık.gecenin yarısında pusu atacağımız vadinin kenarına geldik.o gece o vadiden teröristler katırlarla geçiş yapacaklarmış bu yönde isthbarat vardı.komutanımız bizi doğal mevzilere yerleştirdi.çok karanlıktı adeta göz gözü görmüyrdu.komutanımız dediki sakın gözünüzü kırpmayın onların öncüsü var gelir boğazınızı keserler dikkatli olun dedi ve gitti.tabi bizler ben kımıldamadan otrup bekliyoruz nasıl olmuşsa gecenin ilerleyen saatlerinde içim geçmiş gözlerim kapanmış.sonra sağ omzuma bir el dokundu (hadi kalk uyuma)dedi ben kafamı çevirdim ve sağa baktım baktığım an sanki gündüzmüş gibi karşımda bir askerin bana hüzünlü tebessümünü gördüm.yalnız ben uykuda kafamı sağa çevirmişim ve gündüzmüş gibi gördüm askeri.sonra hemen gözlerimi açtım dış dünyaya her yer karanlıktı ama başım sağa doğru önüktü.o gece şoka girdim resmen kimseye bişey de anlatamadım o an.ve sabaha kadar gece görüşle sürekli vadiyi taradım……yaklaşık bir hafta geçti 1 terörist tslim oldu itirafında biz o gece pusunuza sızmayla karşılık verecektik ama askerleriniz sürekli hareket halindeydi uyumadılar yaklaşamadık demiş şimdi anladınızmı.en enteresan olanıda ne biliyormusunuz bi zaman sonra o bölgedeki kürt köyüne gitmiştik konuyu bir bakkalda yaşlı kürt amcalarla konuştum bana dedilerki senin mevzi aldığın yerde 1992 de iki uyuyan askerin boğazını kesmişlerdi dediler ben o gün bir şok daha yaşadım.işte beni bizi baskında koruyan benim uykudan uyanıp harekete geçmem o askerlerden birinin sayesinde olmuştu….20 yaşına kadar ateist olan ben askerden sonra gerçeyin peşine düştüm.sadece bu olay deyil daha neler yaşadım neler…gerçekte allah bir dedim kur an onun kitabı peygamber onun resulü.ehlibeyt de bu kutlu yolun kandilleri.sana tavsiyem kafanı takma ilahi gücün hakimiyetine boyun ey şükret..bu konuların ilahi hikmetini illede araştıracağım diyorsan.ehlibeyt in ışığında doğru yoda ilerleyen alimlerden yararlan.sen önce neçül belagayı oku kemale er zaten çook şeyler kafanda yer deyiştirecek.öyle başkalarının uydurması falan değil hz ali nin kendi orjinal metinleri ni bile bulabilirsin.neçül belaga tamamen hz ali sözüdür bu sözlerin içinde peygamberimizin sözleri de var ee sende hak veririsinki peygamberimizi hz aliden başka daha iyi bize kim anlatabilirki.bu nedenle lütfen okuyun..

  168. Sevgili Savaş sen bizi biraz zor durumda bıraktın, ben şahsen sana ne yardımda bulunabilirim inanki bilmiyorum, yaşadıkların elbette enteresan bir durum sana kısaca şunu diyebilirim mana yani enfüsi(*) alemden kısa bir cereyana tutulmuşsun. Şuur kaybı yaşamışsın. Belkide izlediğin yol ve yaşam tarzın çok yanlış olmasada senin öbür dünyanı riske atmıştı. Bundan kurtulman için bu hadiseleri yaşaman gerekiyordu. Biliyorsun Hepimiz bir sınav içindeyiz, Kimimiz çok mücadele edip çeşitli safhalardan geçip öbür dünyasını iyiye çeviriyor, kimimiz bazı şeyler gözüne sokulsada gerçeği göremiyor, kimimiz benim gibi taa çocukluğundan gelen ve anlam veremediği bir rahmana inanç kuvvetiyle yaşıyor, vs. Benzer bir durum benim eşiminde başınada gelmiş, ben o safhada yanında değildim. Gençlik dönemlerinde uyduğu arkadaş gurubuyla bu günün standratlarına göre aslında çokda yanlış olmayan günler yaşamış, eve haber vermeden arkadaş evinde yatmalar, bazen bara gitmeler filan gibi, bir gün rüyasında onada “yanlış yolda olduğu kendini düzeltmesi gerektiği” söylenmiş. Şimdi bir tanısan bu adam cennetlik dersin (Tanıyanlar bana öyle diyor), Dürüstlük abidesi, efendi, herkesin sürekli akıl danıştığı bir kişi konumunda.

    Rabbimiz bazen özünde iyi kullarına böyle aracılar vasıtasıyla dünyasını düzeltme uyarısı yapar. Sende bu uyarıdan almışsın, ve hak yoluna dönmüşsün, bence hiç korkma demekki sen özünde iyi bir insandın, ancak daha öncede bahsettiğim sırat-ı müstakim yoluna bir türlü giremiyordun. Bu uyarı hayatını değiştirsin. Hergün rabbimizi an, peygamberimize salatü selamda bulun, imanını tazele, kılabiliyorsan emrettiği beş vakit namazını kıl, eşine ve çocuklarına hayırla yadedecekleri iyi bir baba ol (onlar senin sınavın), yani bir müslümanın yaşaması gereken hayatı yaşa, mükafatını öbür dünyada alırsın. Kırklara karıştım diyede sakın üzülme, yok böyle bişey, sadece rüya yoluyla uyarıldın, hepsi bu.

    Sancak hadisesine gelince Üsküdardan bahsetmişsin, Ne tesadüfki bende şu an orada oturuyorum, Üsküdar erenler-evliyalar yurdu, bol miktarda tekke ve zaviyeler vardır. Şimdilerde bu gelenek yeniden canlandırılmaya çalışılıyor. Bence bu konuda bir bilene danışmalısın. en azından rüyanı tabir eder. Cüppeli-Takkeli lakaplı el etek öptürme meraklılarından başka gerçekten iyi kimselerde var, Dini bilgisi kuvvetli aklı başında birine danışabilirsin. Ben Üsküdarda böyle biri olduğunu duyarsam sana yazarım. Çıkar karşısına yaşadıklarını anlatırsın. Şimdiden senin için araştırmaya başlıyorum.

    Sen rabbimizin bizden istediği SIRAT-I MÜSTAKİM yolunda yürümeye devam et.

    _______________________

    (*) Enfüsi alemin anlamıyla ilgili Onk. Dr. Haluk Nurbaki’nin kitaplarından faydalanabilirsin. Sade bir dille muhtaşem anlatır. Doktor gözüyle ayetleri açıklar. Sana faydası olacaktır.

  169. S.A.. ARKADAŞLAR

    Konuya nerden başlayacağımıda bilemiyorum fakat,alemin sanal olmasıda biraz beni cesaretlendiriyor.Sizlere daha öncede demiştim yeni konular falan diye,daha öncede yazdığım gibi yaşantım 22.10.2002 değişti,o tarih ile bu tarih arasındaki yaşantımı kısaca anlatacağım,anlatmadan önce samimi bulduğum AYHAN,CENK,ABDULLAH ve İLİM e tabi samimi diyer okuyucularada.Arkadaşlar dediğim tarihte akşam saat 19:00cıvarlarında evden ayrıldım ve arkadaşlarla herzaman olduğu gibi bira haneye gidiyordum,herzaman önünden geçtiğim mezarlığın orada arabamla geçerken,yaşantımdan 3 saat kadar habersiz kaldım kendime geldiğimde arabamın yönü ters istikamette idi.3saat içerisinde ne oldu ne bitdi hatırlamıyorum evden çıktığımda ise alkollü de değildim.Tabi bu durum beni doğruyu konuşmak gerekirse korkutdu ne oldu bana diye..Kimseye anlatamamdım kafayımı yedi derler diye neyse 2 gün sonra rüyama birileri gelmeye başladı,birşeyler anlatmaya kalkıyorlar bende onlardan kurtulmak için hemen kalkıp birdahada uyumuyordum,kendi kendimede eyvah cinler bana musallat oldu galiba dedim,cinleri uzak tutacak nekadar ayet dua varsa bildiklerim kadarıyla okuyordum,tabii olkolüde almamaya başladım omu sebeb oluyor diye,biraz rahatladım 8.10 gün sonra tekrar gelmeye başladılar ben yine ani kalkışlarımla uyumadım,konuyu artık eşime anlatmak ihtiyacı duydum ,oda benim ani hareketlerimden korkmaya başladı,anlatdığım gün eşim dediki kalkma dinle onları ne istiyorlarmış senden böyle kaçmakla olmaz yada doktora filan gitde,gitmek bir şey değil ne diyecem doktora.Akşam oldu eşime dedim sen yatma ben yatıyım tuhaflık olursa kaldırmada Kur’an oku artık yeter dedim..Ne olacaksa olsun ve yatdım ve geldiler,bana korkmamamı söylediler,senin atan senin imansızlığından rahatsız oluyorlar ve senin tövbe etmen isteniyor haricinde sana verilen evlatlarından sıkıntı çekeceğin, gibisinden söylemde bulundular ve gitdiler ben uyandığım gelenlere gene inanamadım daha doğru kendime yakıştıramadım,bana gelse gelse cin gelir dedim. Çarşamba gecesi yine geldiler ve yarın tövbe edeceksin bizlerde şahit olacağız tevbe etmek istemez isende sen bilirsin dediler.Neyse ben ertesi günü gece yatmayıp namaz kılmaya başladım,namaz kılarken vucudumun kasıldığını ve oda içerisinde yoğun bir kalabalık varmış gibi anlatamayacağım bir duyguyla karşılaştım,ve sanki böyle dünyalık maddi sıkıntın olurda sıkıntın giderildiğinde rahatlarsınya aynı ona benzer bir rahatlama oldu.Benim fakat gene kalbimde azda olsa şüphelerim vardı,bunun yanısıra nezaman istesem yatsıdan sonra gelip sohbet bile etdiğimiz olmuştur,ben onlardan kalbimdeki şüpheden kurtulamadığımı söyledim ve Peygamber efendimizi (s.a.v) göremezmiyim dedim onlarda kalbinde zerre kadar şüphe olursan göremezsin fakat biz sana ona ait sancağı gösterebiliriz dediler ve göstertiler Kur’anı öğren sana o gösterdiğimiz sancağı dünya gözüylede göreceksin dediler ve arkadaşlar ben Kur’anı öğrenmeye başladığımda birgün telefon geldi Üsküdarda falanca adreste elektirik arızası var yaparmısın dedileri,arayan kişide eski ortağımdı belki 5 senedirde görüşmüyorduk aramız açılmıştı,Gitmemem gerekirken tamam gidelim dedim ve bana gösterilen sancağın, oraya gitdim bina yı görünce hiç yabancı gelmedi sanki daha önce gelmiştim havası vardı içimde,fazla uzatmayayım sancağın orada olduğunu öğrendim evin reisinin gelmesini bekledim ev sahibi izin verdi ve gördüm .bu ve buna benzeri şaşırılacak birçok olayada şahitlik yaptım..Şimdi sizlerle paylaşmak istediğim bana ne oldu.Başka bir ilde ziyarete gidiğimde bu olayı ziyaret yerinde yabancı birine anlatdım admın bana bakışları filan değişti sanki beni ulaşılamıyacak biri gibi görmeye başladı benden şefaat filan istedi,fazla durmadım hemen ordan ayrıldım zaten insanlara bu sebeblerden dolayıda anlatamadım,eşim dahi birçok şeyi bilmez.Yardım ve yorumlarınızı bekliyorumi,Allaha emanet olun…

  170. savaş bey vallahi çok mutlu oldum.nedenmi burada benim onca sağduyulu okuyun şartlı okumayın .şarlatanlarıda kalkıp ehlibeyte mal etmeyin dedim ama kimse kulak asmadı herkes nette bulduğu hangi düşünceden harmanlanıp geldiyi alimlerden kopyala yapıştır yapıyorlar sonrada abdullah gibi cahiller ehlibeyt e hakaret iftira atıyorlar.kardeşim ben hanifi bir ailenin çocuğu olarak doğruyu hakkı araşış noktasında ehlibeytte buluştum sizde okuyun.çok mu zor neçül belaga yı okuyun araştırın.peygamberimiz ne demiş kimi bize örnek göstermiş okuyun düşünün.savaş kardeş allaha şükür ehlibeyt in önemine vakıf olanlardan.ben kimse benim gibi düşünsün demiyorum ama herhes ehlibeyte başvursun inanın ilmin anahtarı onların elinde her kes kur an okur ama hüküm çıkarma da yanlışa düşmemek için ehlibeytin ışığına ihtiyacımız var..ben paylaşıma devam edeceyim.savaş kardeş sen oku sonra sor.seninle bilgi paylaşımı yapalım..

  171. S.A …Arkadaşlar adem havva meselesini doğruluklarından arkadaşlar ayetlerden örnekler vererek anlatmaya çalıştılar,buna katılanlar oldu veya olmadı fakat en azından Kur’ana inanan bir müslüman olarak muhalefetlerin tamam orada haklısın denilebilirdi. Örnekler hadis değilki şüpheyle bakılsın,Anladıkları bilinen Ayetlerden örnek verdiler verilen ayetlerin mealleri yanlıştır deyin ozaman da sizden doğrusunu bekleyelim, belki daha farklı araştırmalarla karşımıza değişik konular da çıkabilirdi.Tabi bu böyleyken hadisleri ve sünnetleride hiçe almakda doğru olmaz.Aksi halde ibadet şeklimizde değişir islami ahlakımızda bozulur, buda dinin yok oluşu demektir,Ne yapacağız Peygamber efendimizin (s.a.v.) in Kur’an doğrultusundaki hadislere ve sünnetlerine uyacağız.Ehli beyt lerin kim olduklarını nasıl yaşadıklarını Allah için herne yapmışlarsa kur an doğrultusunda başımızın tacı gönlümüzünde aşığıdırlar,Hakkın örnek kullarıdır. Fakat günümüze kadar gelen SEYİT soyundanızdır deyip dini duygularımızı sömürmeye kalkmalarınıda hoş karşılayamayız.Bunu kabul edenler ise Kur anı inkar etmiş olur lar Tek tek ayetleri yazmakda istemiyorum Kur andada bilindik şeylerdir.Daha konuşulacak araştırılacak okadar çok şey varki zaman zaman insanın nutku duruyor.Türkiyenin en az %80 iline gitdim bazen şaşırıyorum,yatır lara,ziyaretlere gitdigim zamanlarda oradaki insanların hal ve ibadet şekillerine acaba başka dinemi mensublar diye kendi kendimede soruyorum.Peki soruyorum ney bunları böyle dinden uzaklaştıran……….

  172. arkadaşlar kuranda yaratılış ile ilgili tüm ayetleri yorumladık ve bilimsel olarak bakıldıgında da ters düşmüyor. kardeş evliliği herzaman yasaktı yine yasak lütfen zorlamayın. 7 gün de yaratılma veya 7 evrede yaratılma her nasıl düşünürseniz düşünün sonuçta bir evre var ve mantıklı olanıda bu. evre var diyince maymundan geliyoruz değil her canlı topraktan geliyor manasını çıkartıp 18.000 alemin ne oldugunu düşünürseniz 18.000 alemden gelmiş insan olmuşsuz ve en mükemmellik noktasındayız ki meleklerden bile üstünüz. eğer insan olabilirseniz. insan olabilmek te iyi işler yapan iyi şeyler düşünenlerin ismi olsa gerek. küfür edip kız kardeşine bile yan gözle bakmak için kılıf arayanların iyi işler peşinde oldugunu düşünmek bile istemiyorum. ama halen ademin cocukları evlendi böyle geldik diyorsanız elbette bunada karşı gelmem bu şekilde üreyen neslin torunları oldugunuzu kabul edebilir ve bu genleri taşıdıgınızı itiraf etmiş olursunuz ki içinizde ki kardeşlere olan hayvani hasretlerinizi itiraf etmiş olursunuz. ben bu konuda sizlere katılmıyorum ve bu şekilde Allaha da inanmak istemiyorum. insanı dinden uzaklaştıran yozlaşmış inanışları savunmak isterseniz savunabilirsiniz her koyun kendi bacağından asılacaktır ve ben sadece fikirlerimi paylaştım. abdullah arkadaşa tekrar teşekkürler.

  173. SAVAŞ,A :kardeş bana yukarıda ehlibeyt ten sormuşsun.ama ben sana yazmadan başkaları yazmış.zehir zemberek ve gerçekle alakası olmayan diğer mesep mesuplarının alimlerinin yazılarını kopyala yapıştır yaparak aynı hz hüseyini katleden zihniyetin devamı olarak her çağda ehlibeyt düşmanı alim cikler var.belkide bu ilahi gücün dinini rehavete erdirttirmemek için her çağda zehir e aniti zehir çıksın diye yaptığı bir iştir.öyleya bir ayette ne diyor (allah dileseydi hiç günah işlemeyen kullar yaratırdı ama imtihanın gereyi budur)ehli beyti doğru anlamak için benim yada başkalarının zazılarını değil.önce,NEÇÜL BELAĞA)(yı oku bu hz alinin hutbeleri mektupları nasihatleri vs.leri vardır.bonlar öyle kafadan yazılmamış kendi el yazılı orjinal kaynakları mevcuttur.bunları tek kitapta toplayarak buna neçül belağa denmiştir.o kitapta peygamberimizin yanında en uzun kalan ve özel olarak üstüne düşülerek yetiştirilen ve peygamber sözlerine şahit olmuş ve sonraki nesillere aktarmıştır işte bu kitapda hepsi var.gadir hum olayını oku.üzerine düşün.peygamberimizin veda hutbesini araştır bak orada peygamberimiz,insanlığa hidayet rehberi olarak kur an ı kerim ve ehlibeyti işaret ediyor………sen net te araştırınca bu kuran ı ve yanına başka şeyleri koyanları göreceksin bunlar ehli sünnet alimlerinin bazılarının yalanıdır.çünkü tüm mesep alimleri kur an ve ehlibeyt der ehlisünnet alimlerinin de üçte ikisi ehlibeyt der çok az bir kısmı saptırırlar onlarıda bugün kü çağımızın alimleri sistemin uşağı olarak onlara uyuyorlar.ama ehli sünnet alimi olmalarına rağmen bu gerçeyi kabul eden bugünkü meşur alimlerde vardır.yaşar nuri öztürk.süleyman ateş.mustafa islamoğlu gibi kişiler ehlibey gerçeğinde buluşmuşlardır araştır.peki peygamberimiz neden ehlibey demiştir üşündünmü.?çünkü peygamberimizin sünnetine yorumuna bakmadan kur an dan hüküm çıkaranlar ın geneli aşırı radikalleşmiş yada dinden kaymış ateist olmuşlardır.kur an ı okuyun ama hüküm çıkarmak konusunda peygamberimizin sünnetine bakın sünneti en iyi kim bilir tabiki peygamberin bize işaret ettiyi ehlibeyt peki kimdir bu ehlibeytt hz fatıma hz ali hz hasan hz hüseyin vs.hak yol ehlibeyt yoludur bunu ben demiyorum peygamber diyor şimdi siz bu gerçek varken hala başka şeylerle kafa yoruyorsunuz.bu duvarda yüzlerce kez adres verdim okuyun sonra fikir sahibi olun diye ama herkes hazırcı olmuş bu kafayla bilgi paylaşılmaz paylaşılsa gelişme olmaz.okuyun neçül belagayı.gadir hum olayını iyi araştırın velayeti anlayın hilafetin yanlış ellerde ne hale geldiyini anlayın.hz ömerin hz ebubekirin hz fatımanın evini yakma girişimini okuyun.evi basıp hz fatımayı kapıya sıkıştırıp bebeyini düşürdüklerini okuyun kaburgası kırılma sonucu kısa zaman sonra vefat eden hz fatımanın peygamber kızı olduğunu ve peygambermizin fatıma cennet kadınlarının efendisidir hadisini okuyun.eyer fatıma cennetlikse ona bu kötülükleri yapanların cehennemlik olmaları gerekmezmi.hz fatımanın ebu bekie karşı hitaben diyeloğunu okuyun.ve şimdi bu yazıları okuyan sizler sünni olarak yanlış kişilerin peşinden gittiklerinizi asıl doğru kaynak yol olan ehlibeytten şaştığınızı okuyun ..

  174. Bilim. İlgilendiğin için teşekkür ederim.Anlatımların örneklerin doğrudur katılıyorum,fakat isterdimki diğer arkadaşlarda birşeyler yazsın,dinimizin akıl dini mantık dini olduğunuda kabulleniyorum kendimce 2002 den buyana arayışlar içerisinde oldum (BEN KİMİM) Nasıl yaratıldık,kim yaratdı ,yaratan nerde sadece TAPMAK içinmi, tapınılmasını isteyen, niye ihtiyaç duymuş gibisinden…Ha birde bunları yazarken tam körücahilmişde denmesin eğer ibadet etmekse tutucu ve sofu bir sülaleden gelmeyim Konyalıyım,dağdan indim şehre havasınıda vermek istemem.İbadetin şartlarını farzlarını biliriz ama yine herşeyin adı günah olmuşya korkarak sorarız gizlice kendimize, BEN KİMİM cennet için herşey yaparız bir kanadımız eksi deriz,yükseğede çıktıkmı korkar hemen ineriz.Kahretsin işte bizim Allaha kovuşmamız 10 katlı bina kadarmış orayada çıkmaya korkarız NİYE çünkü hep masal aleminde ki gibi yetiştirildik.Beşerinin yanına giderken 40 tesbih çektik ziyarelere giderkende 40 dilek diledik ,İbadetini yap gerisine karışma GÜNAHTIR ALLAH BİLİR .Öbürtarafa gitdiğimizde Allahım sen bilirmişsin şefaatcılarımız öyle dedi dediğimizde,İşte ozaman AYETLER kırbaç gibi suratımıza vurulacak.Fakat artık uyandım Allahı gözümü kapatdığımda hissedebiliyorum,10 katlı binayada çıkmıyorum çünkü yaratan şahdamarımızdan daha yakın kullarına.Evet arkadaşlar yaşımda genç değil 42 yaşındayım fakat 7 senedir yaşıyorum çünkü ALLAH’I 2002 de buldum…Burada emeği geçen arkadaşlara muhalefet olmayın sizde ona ayetlerle cevap verin,neyse fazla başınızıda ağrıtmak istemem…Başkalarına saygı göstermeli insan.Bu kendine saygının başka bir şekli.Diğerlerini küçük görmemeli,kibirlenmemeli.Okutlu elçide buyurmuşki:Her kim Allah için alçak gönüllülük yaparsa,Allah muhakkak onun derecesini yükseltir.Kim ki Allah katında derecesini yükseltmek ister toprak gibi olmalı.MEVLANA HAZRETLERİ…..ALLAH’a emanet olun.

  175. Abdullah dedi:

    Arkadaşlar “FAKAT HALA …….” cümlesinde HALA’dan sonra BAZILARI kelimesini ekleyiniz lütfen..

  176. Abdullah dedi:

    Sevgili bilim,
    nezaketin için tşk. öncelikle şunu belirteyim; evet sabırlıyımdır ama ben tek bir kişi için bu yorumları yapmıyorum, genel olarak yazıyorum. o yüzden takılıp kalacağımı sanmıyorum. bir de Al-i imran 59 ilaven için saol. bir iki ilave daha yapayım ben;

    Sad Suresi
    (71) Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”
    (bu ayette direkt olarak insan yaratacım deniliyor adem diye özel bir isim yok.)

    Nisa Suresi
    (1) Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.
    (71/189′da açıkladığım gibi burada da “ondan” kelimesi “nefs” kelimesi yerine geçiyor, karşı cinsini de nefisten yaratan demek istiyor.yani kaburga kemiği falan demiyor.)

    ARKADAŞLAR, İNSANIN YARATILIŞI İLE İLGİLİ YAPTIĞIMIZ YORUMLARI BİLİMSEL OLARAK ARAŞTIRIP, MANTIKSAL OLARAK DÜŞÜNÜP TEYİT EDEBİLİRSİNİZ. FAKAT HALA “ALLAH ADEME BÜTÜN VARLIKLARIN İSMİNİ ÖĞRETTİ”(bakara 31) AYETİNDEKİ ADEMİN, CİNS İSİM DEĞİLDE ÖZEL İSİM ADEM OLD. DÜŞÜNEBİLİRLER. BU DA DEMEK OLUYORKİ İLK YARATILAN ADEM İSMİ TÜRKÇE KARŞILIĞI İNSAN OLAN ADEM KELİMESİYLE TESADÜFEN DENK GELMİŞTİR, İLK YARATILANIN İSMİ HASAN DA OLABİLİRDİ AHMET TE OLABİLİRDİ. SONUÇ BU ÇIKIYOR. AMA ŞİMDİKİ YAZACAĞIMDAN SONRA İNŞALLAH FİKİRLER DEĞİŞİR;

    Adem kelimesinin başka bir anlamı daha var. Yokluk, hiçlik, fena, bulunmama. İki çeşit adem bulunduğu belirtilmiştir. Bunlardan biri mutlak, diğeri ise mukayyed yokluktur. Meselâ ‘Evde ekmek yoktur’ cümlesinde ekmek; eve nisbetle yoktur. Yani bu durum, ekmeğin mutlak olarak değil, belirli bir anda bulunmamasını gösterir. Bu şekilde, ‘var fakat mevcut değil’ manasındadır. Mutlak yoklukta, böyle bir şartlı yokluk söz konusu değildir. Kesin bir yokluk durumu vardır.

    Yani Allahü Teala yok olan, olmayan birşeyi varettiği ismi Adem’dir. Dolayısıyla Adem ismi tesadüf falan değildir. Bilakis yaratılışın tam anlamıdır.

    Bir de tasavvufla ilgilenenler varsa kısa bir alıntı daha ekleyeyim;
    Tasavvufta mutlak ve gerçek vücud Allah’ın varlığıdır. Bu yüzden tasavvufta eşya ve madde bir ‘yokluk’ olarak kabul edilmiştir. Çünkü madde ve eşya yokluktan hâsıl olmuştur. Aynada görülen şeylerin gerçek varlığı bulunmadığı gibi, madde aynasında görünen ve akseden şeylerin de kendi başlarına bir varlıkları bulunmamaktadır.

    İbnü’l-Arabî’ye göre: ‘Kâinattaki her şey bir vehim ve hayalden ibarettir. ‘ Bunların gerçek ve belli başlı bir varlıkları yoktur. Bu konuda da İbnü’l-Arabî’nin özellikle Eflatun’da görülen ‘gerçek ve onun yansıması olan ideler âlemi’ görüşüne bir yaklaşma vardır. Dolayısıyla eski Yunan’dan bir etkilenme söz konusudur. Bu konudaki tartışmalar, nassların çizdiği hudutların dışına bile çıkacak noktaya maalesef gelebilmiştir. Batı’da olduğu gibi akıl, bu hususları tahlil etmek için bayağı zorlanmıştır.

  177. Cenk tabi birde mana alemindeki yansımalar var. Örneğin kesret-vahdet, elest meclisi, verdiğimiz yemin ve özellikle Levh-i Mahvuz kavramı.

    Bunlarıda sırası geldikçe konuşuruz. Hepsi bir şekilde Ademe yani tekliğe ama aynı zamanda çokluğa yani biz Ademoğluna açılan kapılardır. Ben tasavvuftan çok hazzetmediğim için işe bilimsel yaklaşmayı tercih ettim. Size elimden geldiğince bilimsel örnekler vermeye çalıştım.

  178. Sevgili Abdullah yazdıklarını ilgiyle okuyor ve sana mücadelende sabırlar diliyorum, dipsiz kuyuya taş atıp ses bekleyen biri gibisin, uğraştığın kişi hep uç noktalarda gezmiş, önceki yazısından anladığım zamanında ateistlik bataklığınada düşmüş, ordan çıkıp şimdide imam müsveddelerinin elinde debeleniyor, böylelerini iknaya ve hak yoluna çağırmak baya bir sabır ister umarım sende bol miktarda vardır, ben bu şahsın pis küfürbaz tarafını gördüğüm anda geri çekildim bir dahada muhatap olmaya niyetim yok. Sana başarılar. Abdullah yukarıda Ademle ilgili bazı ayetlerin açılımını yapmışsın. Okudum çok güzel, Cenkde yorumlara göre yazacağını söylemiş. ancak bu ayeti göremedim. Bence herşeyi açıklamaya bu ayette yetiyor.

    *** Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa’nın durumu, Adem’in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona “ol” dedi. O da hemen oluverdi. ..Ali-İmran 59

    Cenk yazdıklarını hayretle okudum, insan yaradılışını evrimle denkleştirmişsin. Bu ayetten anladığını yazarsan bende kendi fikirlerimi ilave ederim.

    Savaş ben sana kısaca ehlibeytin onların dilinde ne demek olduğunu izah ediyim, (Yazdıklarım kutsallaştırılmış Hz. Aliyle ilgilidir, gerçeğiyle alakası yoktur.) Ehlibeyt; Hz. İbrahim soyundan gelmek şartıyla içinden sürekli peygamber çıkan soya kan bağıyla bağlı olan uyanık geçinenlerin kendilerine paye ve güç biçme yalancılığıdır. Ehlibeyt sınırları Kuranda çizilmiştir, Kelime anlamı Peygamber efendimizin hane halkı demektir. Ancak günümüzdeki ehlibeyt sahtekarları bunu kabul etmezler. Niye ucunun bir yerde Hz. Aliye dokunması lazımdır. Neden Hz. Ali?çünkü peygamberin kızıyla evlidir ve iki erkek evlat sahibidir, sebep; sapkınlığa düşmüş erkek egemen toplumda oğlu olmayan bir peygamber fazla ehemmiyet görmez. (Nitekim bununla ilgili indirilen ayetler vardır. örn. Kevser süresi) Kızıyla evliliğini bir tarafa bırak asıl önemli olan, amcasının oğlu oluşudur, yani peygamberle direkt kan bağı hemde erkek sülbünden vardır. Alinin kutsallaştırılmasında bütün mesele peygamber efendimizin erkek evlat sahibi olmamasından kaynaklanır. Ali iki erkek evlat sahibidir, dolayısıyla sahip oldukları sahte variyet Ali ve erkek çocukları üzerinden gelecek nesillere aktarılabilir. Ali baş imam yapılmıştır. İmamların şahıdır bazı sapkın gürühü öyle ileri giderlerki Peygamberliğin aslında Aliye nazil olduğu ancak yanlışlıkla Hz. Muhammede verildiğini bile söylerler. Bunu kulaklarımla da duymuşluğum vardır. Gökten aşağı kırk kapı açılır (temsili kırk imamdır) Rahman her bir kapıyı sırasıyla çalar, sondan bir öncekinde peygamber vardır. Rahman kapıları bitti zanneder ve noktayı 39. kapıya yani peygambere koyar. Oysa kırkıncı kapıda Hz. Ali vardır. vs. Bu saçmalığın açılımını da şöyle yaparlar;

    Ali bin Ebu Talib (Ebu Talip Oğlu Ali)
    Hasan bin Ali (Serifan) (Ali Oğlu Hasan)
    Hüseyin bin Ali (Seyyidan) (Ali Oğlu Hüseyin)
    Zeynel Abidin
    Muhammed el-Bakır
    Cafer-i Sadık
    Musa-i Kazım
    Ali Rıza
    Muhammed Taki
    Ali Naki
    Hasan-ul Askeri
    Muhammed Mehdi

    Bu listede peygamberin adı geçmez neden? Çünkü oğlu yoktur. Değersizdir, soyaçekimin Hz. Aliye tekamülünde sadece bir aracıdır. Ali (Onların Alisi) Çok kutsaldır. Herşeyi bilir, Kuran onun dedikleri yanında ehemmiyetsizdir. Kendisi bu menfaatçilerin gözünde bir çeşit tanrı olmuştur(Bknz. İsa Mesih).

    Savaş noktayı işte tam buraya koyabilirsin. İmam müptelaları buradan menfaatlerine gelecek hareket noktasını bulurlar, diğer dinlerin içinde olan mesihi beklemek ve dünyanın sonuna doğru gelecek mehti kavramı Ali sahtekarlığı üzerinden gayet güzel ilerler. Öyle ya peygamberlik Hz. İbrahimi soyunun tekelindedir. Hz. Peygamberin oğlu yoktur ancak erkek torunları vardır. arada küçük bir karışıklık olmuştur. Farketmez. İş kılıfına uydurulur. Son imamları Muhammet Mehdi ölmemiştir. İsmi gerekmeyen sapkın mezhepler kendilerinin sakladıklarını iddia ederler, Mehdi Mesih peygamber soyundan geldiği için ölümsüzdür. Son müjdeyide İran imamlar birliği yukarıda vermiş zaten Sevgili Anadolu yazıyı burayada taşımış. Yukarıdaki azıyı okuyup fikir sahibi olabilirsin.

    İşte böyle Savaş, dünyanın sonu birtürlü gelmez. ancak bunlara imam mehti sürekli gelir. “Dünyanın sonu geliyor bana tabi olun kefere takımı” diyede inciler saçar. içimizde maalesef kendilerine müslümanım diyen ancak bu saçmalıklara iman eden insanlarda var. Savaş Elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Dahası elbette var, ancak bu kadarı kafi…

    ____________________

    ” bu onların îmanlarını artırdı da “Allah bize yeter, O ne güzel vekîldir!” dediler.” Ali-İmran: 173

    Biz rabbimizle yetinmeye devam edelim. Başkaları ona ulaşmaya aracılar vekiller arıyorsa kuran okumalarını tavsiye etmekten başka bir şey gelmez elden.

  179. Ayhan kardeşim sorularım sana karşı muhalefet değil sadece ehli beyt in açılımını istiyorum.Günümüzde yaşıyan kimdir kimlerdir ALLAH için neyapar Kullar için ne yapar ve ilmi güçleri ve felsefeleri nedir,kur anı evrensel olarakmı kabul ederler kendilerine biz ehli beyit olmayanlardan ne beklerler,sosyal yaşantımızda onlara doğru gelen şeyler bizlere ters düşerse ne gibi karşılık vermeliyiz,bunları bana yazarsanız memnun olurum, hayırlı çalışmalar.

  180. ha bir de bu yorumlar emevilerin baskıları sonucunda yapılmıştır demişsin. emeviler baskı yaptı ama hadis yazılması için baskı yaptı bu yorumlar için değil. hemen onunla ilgili bir alıntı paylaşayım senle ,

    Aynı Emeviler Hz. Ali’ye karşı olan düşmanca tutumlarını, Hz. Ali’nin oğulları ve Peygamberimiz’in torunları olan Hasan ve Hü-seyin’e karşı da göstermişlerdir. Mesudi’nin anlatımlarına göre Ha-san kendisini rakip gören Muaviye tarafından zehirletilerek öldürülmüştür. Hasan’ın karısını bu zehirleme işinde kullanan Muaviye ise ölüm haberini alınca şarkılar söyleyerek, kendisini ibadete verip siyaset sahnesinden çekilmiş olan Hasan’ın ölümüne çok sevinmiştir. Hasan’ın kardeşi Hüseyin ise Kerbela olayında Muaviye’nin oğ-lu Yezid tarafından öldürülmüştür. Kaynaklar Yezid’in nasıl Hüse-yin’in ölüsüne bile saygı göstermediğini ve Hüseyin’in kesik başını sopayla didikleyip alay ettiğini anlatırlar. Hasan ile Hüseyin’in kız kardeşi Zeynep ise halkın ayaklanmasına ön ayak olur korkusuyla yaşadığı yerden sürülmüştür. Tüm bunları yapan, Peygamber to-runlarının katilleri olan Emeviler, ne yazık ki tüm bunları yaparken din için, dinin hayrına yaptıklarını savunacak kadar yüzsüzdüler.

    Burada bu olayların teferruatına girmek ve bu savaşlardaki suçluyu göstermek şeklinde malumu ilan etmek istemiyoruz. Yapmak iste-diğimiz bugün ortaya çıkan dini tablonun, Kuran’ın dinine ilaveler yapan hadislerin, mezheplerin ilk kaynağı olan Emeviler’in ne ka-dar güvenilir(!) olduğunu göstermektir. Bu dönemde uydurulan hadisler daha sonra Abbasiler zamanında (kendi dönemlerinin uydur-malarını da ekleyerek) hadis kitaplarına dönüştü. Bu hadisler, mezheplerin oluşturduğu İslam’a temel oldular. Bu şahıslar halifeliği babadan oğula geçen bir saltanata dönüştürdüler. Bu halifelerin ço-ğunun nezaretinde mezhepler ve hadis kitapları oluştu. Peygamber torunlarının katillerinin halife olduğu, yönetici olduğu bir yapıda oluşturulan bu mezhepler ve bu hadisler güvenilir olabilir mi? Ta-bi ki hayır. Fakat Sunni İslamcıların çoğu Sıffın savaşını bir içtihat (tercih) hatası gibi göstermekte, Emevi saltanatını temize çıkartma-ya çalışmaktadırlar. Böylece kendi inanç sistemlerini kuran kişileri, dolayısıyla kendi inançlarını aklamaya çalışmaktadırlar. Oysa güneşin balçıkla sıvanamayacağı gibi, Emeviler’in yanlış uygulamaları da örtbas edilemez. Emevi dönemine kadar ne saltanata dönüştürülmüş halifelik vardı, ne de Kuran dışında bir dini kaynak. Peygam-ber’imiz ve 4 Halife dönemindeki sade yaşantının saray ihtişamları-na, debdebeye, şölenlere dönüşü, dini liderliğin paraya ve güce çevrilmesi, halifeliğin aile içi saltanata dönüştürülüp balığın baştan kokmaya başlaması bu devire rastlar. İçki alemleri ve yaptırdıkları saraylarla meşhur olan bir çok Emevi halifesinin yanı sıra Velid gi-bi Kuran’dan hoşuna gitmeyen ayetlerin okunması üzerine Kuran’ı hedef yapıp ok yağmuruna tutanlar da halife olmuştur.(Bakın Mesudi 3/228, İsfahani 7/49, İbnul Esir 5/290)

    Hadisler ilk kez işte bu dönemde yazılmaya başlandı. Fakat bu yazım işleminde hadislerle, kıssalar ve görüşler karışıktı. Emeviler döneminde hadislerin yazıldığı bilinse de, bu dönemden elimize geçen bir hadis kitabı yoktur. Kütüb-i sitte (altı en meşhur hadis kitabı) daha sonra Abbasiler döneminde yazılmıştır. Bu dönemde toplanan hadislerde Emeviler’in köprü, hatta kaynak olduğunu düşünürsek (Abbasilerin uydurmalarını yok saysaydık bile), hadis konusunda bu kadar vahim bir tablonun ortaya çıkış sebebini anlarız.

    Şimdi gelin karar verelim; Kuran yeterli olduğunu kendisi anlatır-ken, Peygamber kendi hiçbir sözünü yazdırmamışken, dört halife döneminde de aynı şekilde Kuran dışında bir kaynak oluşturulma-mışken, Peygamber torunlarının katillerinin saltanatları döneminde temeli atılan hadis ve mezheplere itibar edelim mi, yoksa sadece Kuran’a mı itibar edelim? Kendi görüşünü doğru çıkartmak yerine, Kuran’ın gerçek isteğini bulmaya çalışanların, geleneklerine kapıl-mamaları şartıyla Kuran dışında hiçbir kaynağa itibar etmemeleri gerektiğini anlayacaklarına inanıyoruz.

  181. ayhan,
    birincisi aptullah değil abdullah.
    ikincisi senin yorumun yok kopyala yapıştır yapmışsın demişsin. ne bekliyodun, kafamdan yorum yapsam doğruluğu tartışılır olmazmıydı. tabiki bir çok alıntıdan derleyip sadeleştirip kesin olanı yazıcam. burda seni sıkıntıya düşüren olay ne? ben orada hadislerle ilgili alıntı çıkarttım, birde ayetlerle hadislerin çelişkilerini yazdım. ayetlere yorum yapmamı mı istiyorsun. neden kendi doğruların herkese göre doğruymuş gibi davranıyosun?? İşte hristiyan ve yahudilerde kitaplarını kendi kafalarına göre yorumladıkları için bu hale düşmüştür. yok katolik yok ortodoks … bazı din adamlarının çıkarları yüzünden yanlış yorumlamaları sonucunda oldu bunlar. tabi bizde de olmaya başladı hanefi, şafi, hanbeli, caferi… bırakalım artık bu kendi yorumlarımızı, somut delillerle elelim insanların karşısına

  182. Sohbetlerinizin taa baştan okumaya başladım.Küfre giden sözleriniz dışında tartışmalarınız benim nazırımda takdire değerdir.İlerleyen zamanlarda bende birtakım sohbetler edeceğim.Küfürlere yer vermemek şartıyla,küfredipde şeytanı sevindireceğimize,sapredip ALLAH’ı ve Peygamberimizi ve peygamberleri , daha nicelerin sevgilerini kazanmayı Yaratana layık kul peygamberimize ve peygamberlere layık ümmet olmayı dilerim.Ve tüm arkadaşlarada araştırmalarında başarılar diler,YUNUS sure 100.ayetiyle bitirmek istiyorum ALLAH zihninizi açık tutsun şeytanın şerrinden ve vesvesesinden korusun.YUNUS suresi 100. (Allahın izni olmadıkca hiçbir kişinin iman etmesi mümkün değildir.AKILLARINI KULLANMAYANLAR ÜZERİNE ALLAH ŞEYTANI MUSALLAT EDER VE ONLARI PİSLİKTE BIRAKIR.)…ALLAH’A emanet olun.

  183. s.a arkadaşlar

  184. ya aptullah by.arasıra bu duvara bakıyorum yazmayacağım artık çok uzun oldu yeter diyorum ama yanlış işleri görünce yazmadan edemiyorum.kardeşim burada birtane bile senin fikrin yazdığın bişey yok.bunların hepsi kopyala yapıştır yoluyla yapmışsın bu yorumların hepsi ehlisünnet alimlerinin fikirleri.bu fikirlerde geçmişte hilafeti saltanata çeviren emevilerin baskısı altında kala ve taraf olan din alimlerinin (bidat)yorumlarıdır.eğer gerçek hadisi öyrenmek istiyorsan..ve ayetlerin doğru manada hüküm çıkarımlarını öyrenmek istiyorsan peygamberimizin bizlere işaret ettiyi ehli beyt ine bakmalıyız.bilgiyi ilimi nereden alacağını önce araştır..

  185. s.a.
    Cenk kardeşim ben de teşekkür ederim sana, Ayhan arkadaşımıza, bu siteyi açan, soruyu soran ve yorum yapan herkese.. bana da araştırma fırsatı verdiğiniz için..

    Zina ve örtünme konularında araştırma yapıcam ama önce hadislerle ilgili yaptığım araştırmaları paylaşmak istiyorum sizlerle.

    Tabi bu yazacaklarım hakkımda yanlış düşünülmemesi için tüm imanımla şunu söylemek istiyorum;
    “LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH”

    Peygamber efendimiz ne söylerse, ne yaparsa doğrudur ve en güzelidir. Hadis konusuna gelince ise Peygamberimiz’in hadis yazımına izin vermediğini, kendi sözlerinin yazımını yasakladığını hadisçiler bile kabul etmektedir. En doğru kabul edilen hadis kitaplarından olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadisi rivayet ederek Peygamber’in kendi sözlerinin yazımını yasakladığını kabul ederler. “Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim Kitabı Zühd, Hanbel, Müsned 3/12, 21, 33) Darimi’deki hadis ise şöyledir: “Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi.”(Darimi, esSünen) El Hatib’teki hadis şöyledir: “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve yazdığınız şey nedir? dedi. Senden işittiğimiz hadisler (sözler) dedik. Hz. Peygamber Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” (El Hatib, Takyid, sayfa 33) Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz: “Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, esSünen, K. İlm, sayfa 11)

    Arkadaşlar din düşmanları, Matematiksel mucizesi olan Kuran ayetlerini bile çelişkiye sokmaya çalışıyorlar hadisleri mi rahat bırakacaklar.? Elbette doğru hadisler vardır ama hangisinin doğru old. nasıl anlayacağız.. Hadis yazarlarımız iyilik yapacaz diye dinimizi istemeden mahvediyor olamaz mı?

    Ahmed Emin, hadis uydurmacılığının tablosunu gösteren şu zeki tespiti yapar: “‹lginçtir ki eğer hadisleri açıklayıcı bir şekilde ele alacak olsak piramit biçiminde olduğunu görürüz. Piramidin tepesi Allah’ın elçisinin dönemi olup aşağıya indikçe piramidin eni artmaktadır. Piramidin temeline vardığımızda Peygamber döneminden ne kadar geniş olduğunu farkederiz. Halbuki makul olan tersidir. Çünkü Peygamber’in yanında olanlar hadisleri (Peygamber’in söylediklerini) en çok bilenlerdi. Sonra onların ölümüyle hadisleri bilenlerin sayısı azalacak ve bu şekilde üstteki piramit ters şekilde gelişecekti. Ama bizler Emevi dönemindeki hadislerin bu dönemdekilerden daha kabarık olduğunu görüyoruz.” (Ahmed Emin, Duhaul İslam) Bazı hadis bilginlerinin iddiasına göre 2 milyon hadis vardır. En doğru hadis kitabı olarak gösterilen Buhari’nin kitabındaki hadisleri 600 bin hadis arasından, Müslim’in ise 300 bin hadis arasından seçtikleri söylenir. Ebu Davut kitabındaki hadisleri 500 bin hadisten, mezhep kurucusu olan Malik Muvatta’sını 100 bin hadisten, İbni Hanbel ise Müsned’ini 750 bin hadisten seçtiği söylenir. Peygamberimiz’in aşağı yukarı 23 yıl Peygamberlik yaptığını düşünürsek: 23×365=8395 gün Peygamberlik yapmış olur. Toplam 2 milyon hadis olduğu söylendiğinde Peygamberimiz’in Peygamberlik yaptığı her gün başına 200′den fazla hadis düşer. Herhangi bir kişiye bir yıl önce en çok beraber vakit geçirdiği kişinin; babasının, çocuğunun, karısının veya kocasının hadislerini (sözlerini) ve yaptıklarını yazmasını söyleyelim. Aradan bir yıl geçmesine rağmen yazılan adetleri gördüğümüzde, Peygamberimiz’in vefatından iki yüz yıl sonra, gün başına iki yüz adet rivayet edilen sözlerin toplam sayısından bile bunların içinde ne kadar çok yalan olduğunu anlayabiliriz. Tüm bu hadis kitabı yazarlarının tüm bu hadisleri ezbere bildikleri ve kendilerince en doğru gördükleri hadisleri seçtikleri söylenir. Hadisçilerin kaç hadis bildiklerini söyleyebilmeleri için tüm hadisleri bir yere yazıp saymaları gerekirdi, yoksa kimse ezbere 600 bin hadis bildiğini iddia edemez. Türkçe konuşan bir topluluğa kaç tane kelimeyle Türkçe konuştuklarını soralım, aşağı yukarı kimsenin tam cevap veremediğini görürüz. Sayı 600 bin gibi rakamlara tırmandığında insanın ezberindekini sayması ise imkansızlaşır.

    Hicri 200′ü geçtikleri sırada Buhari, Müslim ve diğerleri gerçek hadisleri bulmaya çalışmışlar ama becerebildiklerini sanmıyorum. Peki biz hicri 1400′de bunu nasıl yapabiliriz? Kuran’a tamamen uyan söz herhangi bir Müslüman’ın söylediği söz olup Peygamber’in sözüyle karıştırılmış olabilir.

    Hadisle Kuran arasındaki aşağıdaki çelişkilere bakın;

    Kuran : ” … O’nun benzeri gibi hiçbir şey yoktur.”
    42 Şura Suresi 11
    Hadis: “Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.”
    Müslim İman 302, Buhari 97/24,10/29, Hanbel 3/1

    Kuran: “Ve hiçbir şey O’nun dengi değildir.”
    112 İhlas Suresi 4
    Hadis: “Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu. öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.”
    Hanbel 5/243

    Kuran: “Dinde zorlama yoktur.”
    2Bakara Suresi 256
    Hadis: “Dinini değiştireni öldürün.”
    Nesei 78/14,Buhari 12/1883

    Kuran: “Doğrusu hiçbir günahkar bir başkasının günah yükünü yüklenmez.”
    53 Necm Suresi 38
    Hadis: “ölü ailesinin kendisi için ağlamasından dolayı azaba uğratılır.”
    BuhariK. Cemiz 32,33,34

    Kuran: “Ben sizden erkek olsun, kadın olsun hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağım. Hepiniz birbirinizdensiniz.”
    3 Ali İmran Suresi 195
    Hadis: Kadınlar arasında iyi kadın, yüz tane karga arasında alaca bir karga gibidir.
    Buhari 9/1391

    Kuran: “Zulmedenler dedi ki: Siz olsa olsa büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.”
    25 Furkan Suresi 8
    Hadis: “Peygamber Medine’de bir Yahudi tarafından büyülendi. Günlerce ne yaptığını bilmez durumda ortalıkta dolaştı.”
    Buhari 76/47 Hanbel 6/57,4/367

    Kuran: “Ey iman edenler!Herhangi birinize ölüm gelip çattığında vasiyet zamanı aranızda tanıklık şöyle olsun: Kendinizden adalet sahibi iki kişi yahut, yolculuk etmekte iken ölüm musibeti başınıza geldiyse sizin dışınızda iki kişi”
    5 Maide Suresi 106
    Hadis: “Varis için vasiyet yoktur.”
    Hanbel 14/238

    Kuran: “Gerçekten Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise dilediğini bağışlar.”
    4Nisa Suresi 48
    Hadis: Cehennemde en şiddetli azaba uğratılacak kişiler ressamlardır.
    BuhariTesavir, 89

    Kuran: “De ki; ‘Allah’ın kulları için çıkardığı süsü ve temiz rızıkları kim haram etmiş? De ki: ‘ Bunlar dünya hayatında iman edenler için, kıyamet gününde ise yalnızca onlarındır. Bilen bir topluluk için biz ayetleri böyle detaylı anlatırız’”
    7 Araf Suresi 32
    Hadis: “Altın ve ipek ümmetimin kadınlarına helal, erkeklerine ise haramdır.”
    Müslim 2/16

  186. s.a.
    Abdullah güzel bir araştırma yapmışsın ve güzel yorumlamışsın teşekkür ederim. kuranın çelişmesi diye bir konu asla olamaz. ve bu konuda çelişmek ve çelişki görmek isteyenlerin uydurdukları batıl hikayelerle islamiyeti ve kuranı kücük düşürenlerin din ile alakası olmadıgını ve kendi kücük dünyalarında rant peşinde koştuklarını görmekteyiz. ve bu tür ziyniyetleri kınamaktayız.

    islam aleminin önünde birde ikinci bir tehlike var islamiyete saldırılar bitmiyor ve bitmiyecekte. uyanık olup araştırma yapmayıp düşünmezsek vah halimize diyebilirim. şimdi bilim dünyası ile din çelişemez bilimsel verilerin hatası yok ise mutlaka bizim yorumlarımızda hata vardır o yüzden bilimsel verilere önem ve değer vermemiz gerekmekte. bunu niye iletiyorum. çünkü hadis bahanesi ile dine sokulmak istenen mehti gelecek isa gelecek hikayeleri son günlerd epey popilerlik kazandı. hiristiyanlar bizim peygamberimizi ve dinimizi kabul etmiş olsalar bu tür düşünceler olmazdı. fakat islamiyeti kabul etmediklerinden dolayı halen bir peygamber beklemektedirler. işte bu beklenen peygamberin dini düzelteceği rivayeti ile kendi bozdukları dini kurtarmak peşindeler. ama inanın cocuklarının adı gibi bilmektedirler Hz Muhammetin bahsedilen peygamber oldugunu ve sırf kibirlerinden kabul etmeyip dinimizi bozmanın peşindeler. ilerde bir şekilde buınları yaşayacaz mehti geldi. işte din bu din filan falan gibi palavralarla sahtekarlıklarla karşılacaz. ve kuranın içine sokamadıkları hadisleri sanki Allahın sözü gibi insanlara satacaklar. durum aynı şöyle olacak türkiyede üretilen ürünü yurt dışına yollayıp orada marka etiketi ile tekrar ülkemize iki katı paraya satılması gibi kendi dinimizi alıp bizlere satacaklar ki sakın bu tür oyunlara gelmeyin arkadaşlar. kuranı okuyun araştırın ve bu araştırmalar üzerinde düşünerek yorumlar yapın. Abdullah arkadaşımızın araştırması ve yorumları gerçekten güzel kendisine tekrar teşekkür ederim. dinimizde varmış gibi gösterilen durumlar insanların sapkınlıklarına kılıf aramalarıdır. ve ateistlerin karşısında fos diye sönmekte ve küfürlere saklanarak cevap verip durumu şiddet yolu baskı yolu ile kurtarmanın peşindeler. siz siz olun bu durumlara meydan vermeyin. abdullah arkadaşım eğer araştırmayı seviyorsan senden zina konusu ve örtünme konularında da araştırma yapmanı ve bu araştırmalarındaki yorumlarını paylaşmanı isteyecem. ben bir şekilde yorumladım ama gerçekten samimi bir kaç kişinin araştırması ile kıyasladıktan sonra yorumlarımı paylaşmak istiyorum. birde sitenin bir admini filan varsa bu bölüm epey uzun bir duvar oldu bu bölümü rica etsek sayfalara bölebilirlerse mutlu olacam.

    saygı ve sevgilerimle
    cenk

  187. Aslında arkadaşlar Adem kelimesi Kuran’da iki anlamdada vardır. Bunu yukarıda Cenk arkadaşıma sorduğum ayetlerden sonra ben de araştırınca doğru olanı hissettim.
    7/189”O sizi tek bir nefisten yarattı, Ve kendisiyle durulup yatışması için,ondan eşini var etti. Onu (eşini) Örtüp Bürüyünce, O da bir yük yüklendi, Bununla (bir süre) gezindi.nitekim ağırlaşınca ikisi Rableri olan Allah’a, dua ettiler.eğer bize Salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız.
    Ayette geçen tek bir nefis sözü, Bir Adamı sembolize ederek,ondaki yaratılış biçiminin aynısı olan kadını da aynı nefis cinsinden yarattığı anlaşılması gerekmektedir. Burada erkek ve kadınların Hepsinde akıl takva ve fısk ve fücur olduğu şeklinde anlaşılmalıdır.
    Yoksa buradaki tek bir nefis ifadesini Hz. Adem peygamber olarak anlaşılmış olsaydı akebinde gelen ayete ters düşerdi;
    7/190” Ama o onlara Salih (bir çocuk) verince kendilerine verdiği şey konusunda, ona ortaklar kılmaya başladılar. Allah onların şirk koştuklarından yücedir.”
    Hiçbir peygamber müşrik değildir. Hiçbir peygamber çocuğunu Allah’tan daha çok sevemez. Öyleyse burada bahsedilen tek bir nefis adem peygamber değil insan oğlunun genelini kaplayan bir haslettir.
    Bu gün insanların geneli öyle değil mi? Çocuklarına olan sevgilerini Allah’a olan sevgilerinin önüne çıkarıp çocuklarını ilahlaştırmıyorlar mı? İnsanların genelinde mal ve Dünya tutkusu Allah’a olan sevginin önünde ilerlemektedir. Ama Peygamberler Allah’ın Kutsal ruh ile desteklediği elçilerdir Onlar Eğitimlerini peygamber olduktan sonra Allah’tan almışlardır. Onların nerde ne yapacağını Allah bildirir onlar Allah’ın koyduğu sınırlar içerisinde haraket ederler.
    Elbette Kur’an da bir adem peygamber geçmektedir ama bu adem çocuğunu Allah’a ortak eden adem değil peygamber olarak övülen ademdir. (/190” Ama o onlara Salih (bir çocuk) verince kendilerine verdiği şey konusunda, ona ortaklar kılmaya başladılar. Allah onların şirk koştuklarından yücedir.”)

    3/33” Gerçek şu ki, Allah Ademi , Nuh’u İbrahim ailesini ve İmran ailesini Alemler üzerine seçti.”
    İşte bu Adem peygamber Yaratılan İlk Ademler arasından Allah’ın Seçtiği ve ilk adem topluluğuna gönderdiği bir elçidir. Yoksa ilk insan yaratıldığı zaman peygamber olmaz. Peygamberlik Sonradan kişilerin kendilerini Allah ‘a Yöneltmesiyle Allah’ın Seçmesi sonucunda peygamber olunur. Tabiki sadece yönelmeyle değil, Allah’ın peygamber olacak kişiyi nefsin 7. mertebesine ulaşır biçimde yaratması lazım. bu biraz daha derin konu fazla giripte kafa karıştırmak istemiyorum. Allah’a emanet olun..

  188. Arkadaşlar eğer bildiğimiz klasik Adem ile Havva olsaydı,Kur’an da bahsedilen kardeş evliliğinin haram olmasıyla ilgili ayete ters düşerdi.
    4/23”Sizlere anneleriniz kızlarınız, kız kardeşleriniz,halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, sizi emziren anneleriniz, süt kız kardeşleriniz,kadınlarınızın anneleri, ve Kendisiyle gerdeğe girdiğiniz, kadınlarınızdan olup, koruyuculuğunuz altında bulunan, üvey kızlarınız, onlarla gerdeğe girmemişseniz,size bir sakınca yoktur.Sizin sülbünüzden olan oğullarınızın eşlerive iki kız kardeşi bir araya getirdiğiniz (evlilik ) haram kılındı ancak,(cahiliyede) geçen geçmiştir. Şüphesiz Allah bağışlayandır esirgeyendir.”
    Anlatılan ayette Erkeklere haram olan kadınları sıralarken başkabir ayette de kadınlara haram olan erkekleri anlatmaktadır. O ayet şu;
    33/55” Onlar için babaları oğulları kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, Kadınları ve sağ elinin malik olduğu (cariyeleri) hakkında bir sakınca yoktur.( ey Müslüman kadınlar) Allah tan sakının şüphesiz Allah her şeye şahid olandır.

  189. 71/17-“Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirdi.”
    71/18”Sonra sizi oraya tekrar geri çevirecek, ve sizi bir çıkarışla ,diriltip çıkaracaktır.”
    Ayetlerden anlaşıldığı gibi,ilk insanlar yaratılırken , bir tek insandan yaratılmadığı, bir çok insandan yaratıldığı vurgulanmaktadır. Şimdi Bu anlayışın tam aksine gibi bir anlam taşıyan ayeti nakletmeye çalışalım.
    49/13”Ey İnsanlar gerçekten biz sizi,bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışmanız için halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah katında sizin en üstün olanınız,(soyca değil) Takvaca en ilerde olanınızdır.Şüphesiz Allah bilendir haber alandır.”
    Kur’an burada İnsanları bir erkek ve dişiden yarattık ifadesini kullanırken,Üreme,çoğalma biçiminin,formülünden bahsetmektedir. Yani bir insanın çoğalma biçiminin oluşabilmesi için,Erkeğin sperması ile kadının yumurtalığının birleşmesi sonucunda olduğu anlatılmak istenmektedir.

  190. özgür ilmaz dedi:

    bence bir cogunuz cok sacmaliyor.olumsuz düsünenlere tabiki söylüyorum.cok acik ve net anlatiliyor.ozamanin sartlarinda insanlarin üremesi icin kardeslerin evlenmeleri bence cok dogal.hem ayni dogan ikizler evlenmesine izin verilmiyor.akliniz neden almiyor.

  191. kuran ı kerimi her insan okumalıdır ama mesele yorum hüküm çıkarmak oldumu peygamberin açıklamalarına bakmalıyız bunuda en doğru öyreneceyimiz kanal yol peygamberimizin bize işaret ettiyi ehlibeyt yoludur……

  192. Muhkem ve Müteşabih Ayetler ne manaya geliyor siz okuduğunuzda bunları anlayabiliyormusunuz??işte anlamak doğru anlamak için peygambere bakacaksın.

  193. esra :daha bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuşsun işkembeden sallıyorsun.hadislere mitolojik diyorsun sen madem kur an okudun (o hiçbirşeyi kendiliyinden söylemez)ayetini bilmiyormusun.sadece kur an okuyarak hangi anlayışa göre kuran dan doğru hüküm çıkaracaksın.???peygamber sapkınlığa düşmemek için kur an ı kerimi ve ehlibeyti insanlara işaret etmiştir..vahabilerde el kaidede bize sadece kur an yeter diyorlar ama bak nekadar radikal olduklarını gör.kur an ı kerim her zamana uygun geldiyi için çok esnek manalarla donatılmıştır.isteyen istediyi gibi anlamlar çıkarıp sonrada bunu dinin üzerine atabilir.işte doğrulardan şaşmamak için kur an ı kerimi oku ancak peygamberin sahih hadisleriylede ehlibeyt in yolundan ışığından faydalanarak doğru yolu bul….biraz okuyun araştırın kulaktan duyma şeylerle bişeyler bildiyinizi sanmayın…

  194. Cenk arkadaşımız ne güzel uzun uzun yazmış. Kendisinden Allah razı olsun.

    Benim tavsiyem böyle kuran’a değil de hadislere falana filana dayanan, aslı astarı olmayan hikayeleri yayınlamamanız.

    Lütfen diyorum, hadis kitaplarına itibar etmeyiniz. Çünkü hadislerin insanlar arasında yayılmasına peygamber efendimiz ve dört halife şiddetle karşı çıkmıştır. Allah’ın kelamı (Kuran) biz müslümanlar için yeterince açık, eksiksiz ve kafidir. Kuran’ın anlaşılmayacağını iddia eden ve kendince dini kurtarmaya çalışan Gazalilerden Buharilerden değil de, Kuran’dan, apaçık Allah’tan öğrenin dini. Kuran her konuda başvurabileceğimiz apaçık bir klavuz ve kaynaktır. Başka klavuzlar (hadis kitapları) meydana getirip, Kuran’a yeğleyenlerin yolundan gitmeyiniz. Allah’ın sözünden daha açık ve güvenilir olan başka bir söz var mıdır? Tabii ki yoktur. Kuran’da oruç, namaz gibi ibadetlerin yerine getirilişinden tutunda, toplumsal, sosyal ve hatta siyasal meselelere kadar açıklık getirilmeyen hiçbir mesele yoktur. Allah Kuran’da hiçbirşeyin eksik bırakılmadığını bizzat kendisi söyler. Ve kendi verdiği hükmün dışında hüküm verilmemesini emreder.

    Gelelim Adem meselesine, Adem ister özel, ister genel olarak baz alınsın çıkarılacak sonuçlar vardır.

    Toplumsal açıdan bakarsak ve Adem ile Havva’nın insanlığı temsil ettiğini düşünürsek, cennette uzak durulması gereken meyvenin de günahı temsil ettiğini düşünebiliriz. Şeytan ise baştan çıkarıcı olandır veya nefis diyelim. Sonuçta birçeşit yoldan çıkarıcı. O yoldan çıkarıcıya uyulması ve Allah’ın emrine karşı çıkılması durumunda da karşı karşıya kalacağımız bir ceza var, bu da açık. Zaten asırlardır meydana gelen de budur. Aslında insanlığın bütün meselesi Adem’in başına gelen (dolayısıyla kendi başına gelen) bu meseledir. Adem ve Havva kadın ve erkek cinsine birer somut örnektir. Onların hikayesi aslında bütün insanlığın hikayesidir. Yani bir kural koyucu vardır(Allah), kadın ve erkekten oluşan toplumlar vardır(Adem ve Havva), yasaklar ve günahlar vardır(meyve), bir yoldan çıkarıcı vardır(şeytan veya nefs), ortada ihlal edilen bir kural varsa cezası da vardır.

    Ama özel olarak Adem ve Havva’nın varlığına da ihtiyaç vardır. Şöyle ki, Adem ilk insan olmasının yanısıra ilk peygamberdir de. Düşünecek olursak bu zorunlu oluyor. Çünkü insanın ilahi yargılamadan yaratılışının başından beri haberi olmalıdır ki bu da ilk insanın ilk peygamber olmasını zorunlu hale getirir. Tarih boyunca da farklı coğrafyalarda farklı peygamberler görülmüş. Neden? Çünkü bu peygamberlerin hepsinin tek bir kapıya yani Allah’a çıktığını anlayabilelim diye.

    Kuran’a bakarak Adem ve Havva’yı genel olarak da özel olarak da düşünebiliriz. Her iki şekilde de bazı çıkarımlarımız olacağı kesindir.

    Son olarak, Allah asla unutkan değildir. Bu Kuran’da da yer alan bir ifadedir. Kuran hiçbir konuya açıklık getirmede eksik değildir. Hadislerden şundan bundan yola çıkarak bu tür şeyleri mitolojik hikayelere döndürmenin anlamı yok. Selametle…

  195. Bilim soyumuz nasıl çoğaldı arayışımıza ışık tutmaya devam ediyor…
    _________________

    Merkezi İngiltere’nin Oxford kentinde bulunan özel Gen Araştırmaları ve Ataları Tespit Merkezi’nin en iyi müşterilerinin Türkler olduğu ortaya çıktı. ücret karşılığı isteyen herkesin genlerini inceleyen ve ayrıntılı sonucu en geç 6 hafta içinde bir gen haritası ve sertifikayla birlikte veren merkez, bugüne kadar 10 binin üzerinde Türk’ün gen haritasını çıkardı. Soyağacını merak edenler erkekse kendi DNA örneğiyle babasının soyunu, kadınsa annesinin soyunu tespit ettirebiliyor. Kişi, hem anne, hem de babasının soyunu öğrenmek isterse, karşı cinsten birinci derece akrabasının da DNA örneğini merkeze vermek zorunda.

    Kökümüz çok eski
    Gen Araştırmaları ve Ataları Tespit Merkezi’nin Başkanı Genetik Bilimci Prof. Brian Sykes’a göre, Türk kadınlarında en yaygın olarak kökleri 25 bin yıl önceki Suriye bölgesine yaşayan ‘Jasmin’ klanına kadar giden bir gene rastlanıyor. Jasmin ve haberde geçen öteki klan isimleri, bilim çevrelerinin çok eski devirlere ait insan topluluklarına verdikleri sınıflandırma amaçlı isimler.
    Bulgulara göre, merkeze başvuran Türk erkeklerinin yüzde 25′inin kökeni de, 20 bin yıl önce Ortadoğu’da yaşayan ‘Wodan’ klanına dayanıyor. Aynı şekilde Norveç erkeklerinin yüzde 30′u da aynı klandan geliyor. Prof. Sykes, Türk erkeklerinin yüzde 30′unun, Ortadoğu’da 40 bin yıl önce yaşayan ‘Re’ klanından geldiğini açıkladı. Türkiye’nin iki bakımdan çok önemli olduğunu belirten Sykes, “En eski atalarınız bu bölgede, ayrıca ilk kasaba Çatalhöyük de bu bölgede” dedi. Türklerde insanlığın çok eski atalarının karışımından oluşan DNA’lara rastladıklarını söyleyen Sykes’a göre, Türklerin anne yönünden atalarında az da olsa, Kuzey Yunanistan bölgesinde 45 bin yıl önce yaşayan ‘Ursula’ kavminin izleri de görülüyor.

    Havva sayısı 36′ymış
    Yakın geçmişte yapılan bilimsel araştırmalar, vücudumuzun her hücresinde bulunan ve yalnızca annemizden gelen ‘Mitokondrial DNA’ların (MTDNA), muazzam bir genetik kalıtım içerdiğini ortaya koydu. Bu durumda ana tarafından 150 bin yıl öncesine kadar giden kalıtımsal mirasın izi sürüldüğünde, yeryüzünde yaşamış ve yaşayan herkesin 36 klan annesinden birinin soyundan geldiği anlaşılıyor. Kadınsanız, DNA’nız ana atanızı gösteriyor. 36 Havva’dan 7′si soyunu Avrupa’da devam ettirmiş. Bunlara “Havva’nın 7 kızı” deniyor.

    Tam 16 milyon torunu var
    Merkezin en ilginç bulgularından biri de, Cengiz Han hakkında. Prof. Sykes, “Cengiz Han’ın cinsellik açısından insanlık tarihinin en başarılı erkeği olduğunu” söyledi. 13. yüzyılda yaşayan Moğol İmparatoru, iktidarı boyunca, Moğolistan’dan Afganistan’a, Rusya’dan Irak’a, Asya’yı bir baştan bir başa fethederken o kadar çok kadınla beraber oldu ki, dünyada şu anda onun genlerini taşıyan en az 16 milyon erkek var. Asya’nın 16 değişik bölgesinde yaptığı araştırmalarda bu bölgede yaşayan erkeklerin yüzde 8′inin Cengiz Han’ın soyundan geldiğini saptadığını belirten Prof. Sykes, “Cengiz Han, komutanlarına zaptettiği ülkeleri yağmalatırken kadınların kendisine getirilmesini istedi. Bu kadınlara sistematik şekilde tecavüz etti. 65 yaşında öldüğünde imparatorluğu Güney Çin Denizi’nden Basra Körfezi’ne kadar uzanıyordu. Evliliklerinden olan 4 oğlu ve torunları Polonya ve Macaristan’ı ele geçirip spermlerini bu ülkelerde yaydı. Genetik konusunda dünyada, büyük olasılıkla en başarılı soy oldular” dedi.

    Prof. Sykes kimdir?
    Brian Sykes, Oxford Üniversitesi’nin genetik konusunda otorite sayılan uzmanlarından biri. Sykes 1994′te Alp Dağları’nda donmuş olarak bulunan 5 bin yıllık bir cesetten DNA elde etmeyi başarmış ve bir İngiliz kadınının bu cesetle bağlantılı olduğunu kanıtlamıştı. Ben de doku verdim ‘Ursula’ kökenli çıktım Kökenimi öğrenmek için, Oxford’daki merkeze özel bir doku örneğini verdim. Sonuç, benim için sürpriz oldu. Meğer buzul devrinde Yunanistan’da yaşayan ve Avrupa’nın en eski kabilelerinden biri olan ‘Ursula’dan geliyormuşum. Merkezde gen haritasını çıkartanlar arasında ‘Ursula’ kavminden gelen başka kimse olmadığını öğrendim.

  196. kuran ı kerimi okumak peygamberimizin izinden gitmek tüm insanlığın kurtuluş yoludur.peygamberin izide ehlibeyt tir çünkü doğru adresi bizlere peygamberimiz vermiştir.her müslüman kur an okumalıdır ancak her müslüman kur an dan hüküm çıkaramaz.peygamberimiz her zamanın ın imamına uymayan cahiliye ölümüyle ölür diyor buda bizlerin geçmişte takılıp kalmamamız gerektiyini belirliyor.ama bu imam herhangi bir imam değil peygamberimizin izinden yani ehlibeyt in izinden giden ve kur an hükümlerini bu zamanda öz kaynaktan aktarabilen imama uyacağız ancak allah la aramıza aracı değil şer ri hükümlerde yanlışa düşmemek için hidayet rehberimiz olması için uyacağız diğer taraftan tabiki yaratıcının bizlere verdiyi aklı kullanarak kur an ı kerimi okuyup yaratıcının emirlerini yerine getireceyiz.yani sevgili cenk ve mahmut kardeşim size tavsiyem gadir hum olayını iyice bir okuyun araştırın peygamberimiz hz aliyi elinden tutarak insanların karşısına çıkardı.ey insanlar ben size kendi nefsinizden daha evla daha yakın değil miyim diyerek sordu bunun sözünü aldı sonrada ben kimin mevlasıysam alide onun mevlasıdır dedi.yani insanlığın hidayet rehber olduğunu söyledi şimdi bizler okuyup anlayacağız ki islamın doğrularını zanna düşmeden anlayabilelim.
    .

  197. Kuş beyinli grühu MEHTİCİĞİNİZLE ilgili yeni haberler var. :)
    ………………………………

    Haber: Kasım CİNDEMİR/WASHINGTON 19 Ağustos 2009

    EY MÜSLÜMANLAR MEHTİ GELİYOR, BİRLEŞELİM.

    Yakında ‘Mehdi’nin geleceğini iddia eden İran’ın ruhani lideri Ayetullah Hamaney, ‘Türkiye de dahil tüm İslam ülkelerinin silahlı güçlerini birleştirerek hazırlanması’ çağrısında bulundu. Hamaney adına yapılan açıklamada, “Dürüst kuvvetlerimizi, Mehdi’nin gelişini engellemeye çalışmaya kalkabilecek ABD ve İsrail gibi ülkelere karşı eğitmeliyiz. İran silahlı kuvvetleri, Hamaney’e bağlıdır ve Mehdi’nin emirlerini yerine getirecektir” dendi.

    İRAN’ın ruhani lideri Ayetullah Hamaney, yakında Mehdi’nin geleceğini belirterek, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı İslam ülkelerine “askeri güçleri birleştirme” çağrısında bulundu.

    Hedef ABD ve İsrail:
    Sözkonusu çağrıyı Ayetullah Hamaney, Sözcüsü Ali Saidi aracılığıyla yaptı. El Arabiya Televizyonu’na göre, Ali Saidi, “Türkiye, Irak, Lübnan, Pakistan ve Afganistan, güçlerini birleştirip el Mehdi-el-Muntazar’ın dönüşü ve kökten değişikliklere hazırlıklı olmalıyız” dedi.

    Ali Saidi, “Dürüst kuvvetlerimizi, Mehdi’nin gelişini engellemeye çalışmaya kalkabilecek ABD ve İsrail gibi ülkelere karşı eğitmeliyiz. İran silahlı kuvvetleri, Hamaney’e bağlıdır ve Mehdi’nin emirlerini yerine getirecektir. Ayetullah Hamaney, Mehdi’nin doğrudan temsilcisidir, ruhani lidere itaat etmek, Mehdi’ye itaat ve bağlı olmak anlamına gelir” diye konuştu. Şii inancında Mehdi’nin dönüşü son derece önemli. Mehdi’nin, 1141 yıl önce ortadan kaybolan 12’nci İmam olduğuna inanılıyor.

    Kum’da çıkacak:
    Samarra’dan gözlerden kaybolan Mehdi’nin, İran’ın Kum kentinde ortaya çıkması bekleniyor. Buna göre, Mehdi, İran’ın Kum kentinde ortaya çıkacak. İnanışa göre, Mehdi Kıyamet Günü’nden önce ortaya çıkıp dünyadaki bütün haksızlıkları yok edecek. Mehdi, yeryüzünde yedi, dokuz veya 19 yıl kalacak.
    Bazılarına göre, Hıristiyanlık ve Siyonizmin zulmüne karşı koyulacak. Kum kentinde konuyla ilgili çalışmalar yapan Ayetullah İbrahim El Amini, Mehdi’nin, Hıristiyanlar ve Yahudiler’den İslam dinine geçmelerini isteyeceğini, bunu kabul etmezlerse öldürüleceklerini söylüyor.

    ‘Hafife almamak lazım’
    ZAMAN Gazetesi yazarı Ali Bulaç, açıklamayı şöyle değerlendirdi: “İslam dünyası kendi içinde birleşmek istiyor. İran, 1979’dan bu yana ABD’ye karşı savaşarak, İslam dünyasının patronajlığına oynuyor ve kısmen de başarılı. 160-200 milyon arası olduğu düşünülen Şii nüfus üzerinde bir nüfuz kurdu. Bunu da mehdi ve mehdiliğe dayandırıyor. Türkiye’yi işin içine katıyor. Türkiye’nin Batı’nın yanında, İslam dünyasının karşısında olmasını istemiyor. İran Türkiye’yle, Türkiye İran’la karşı karşıya gelmek istemiyor. Bu iki ülkenin karşı karşıya gelmesi, ABD ve Batı’nın kontrol edemeyeceği boyutlara varır. Bölgemizdeki bütün güçlerin yeniden durum almasını gerektirir. Hamaney’in açıklamasını hafife almamak lazım.”

    ‘Ahmedinejad siyasallaştırdı’
    İSLAMİ Deccal isimli kitabı yeni yayınlanan yazar Joel Richardson, “Mehdi inancı, daha çok Şii Müslümanlar arasında yaygındır, ancak İran’da Mahmud Ahmedinejad’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle siyasi bir anlam yüklenmeye başlandı” dedi. Nitekim, 2008’de Ahmedinejad, İran’ı İmam Mehdi’nin yönettiğini söylemiş, Mollalar Mehdi’nin siyasallaşmasına karşı çıkmıştı.Hatta bir Molla, “Allah korusun, Mehdi’nin hükümetin işlerini desteklediğini söylemek yanlıştır. İmam Mehdi, yüzde 20’lik enflasyonu ya da ülkemizdeki hataları desteklemez” demişti.

    Mehdi, Deccal, Mesih nedir?

    BÜYÜK Larousse Ansiklopedik Sözlüğü’nde mehdi, deccal ve mesih şöyle tarif ediliyor:

    Mehdi: İslami inanca göre, kıyametten önce dünyada adaleti, dirlik ve düzenliği sağlamak için gizlendiği yerden çıkıp, dünyayı egemenliği altına alacağına inanılan kişi. Mehdilik, İslam’ın ilk yıllarından bu yana çeşitli İslami gruplara göre farklı inanışları da kapsıyor.

    Deccal: Kıyametten az önce ortaya çıkacağına ve Hazreti İsa tarafından öldürüleceğine inanılan yalancı mesih. Hadislere göre Deccal, Mekke ve Medine dışında bütün dünyaya egemen olacak. 40 gün ya da 40 yıl saltanat sürdükten sonra, Filistin ya da Suriye’de, İsa ya da mehdi tarafından öldürülecek.

    Mesih: Dinler tarihinde kusurlu ya da kötü olan düzene son verip, bir adalet ve mutluluk düzeni kuracağına inanılan tanrısal kişi. İbranilerin kutsal kitabı Eski Ahit’te, İsrailoğulları’nın kurtarıcısı ve Yehova’nın saltanatının kurucusu olarak anılıyor. Yeni Ahit metinlerinde ve Hıristiyan inancında ise, mesih, “Tanrı’nın oğlu”, düşmüş insanların günahlarını bağışlatacak İsa’dır. Mesih İslami inançta ise Hz. İsa’nın Kuran’da geçen lakabı ya da ikinci adı olarak kullanılır.

  198. Abdullah. güzel bir noktaya dokundurmuşsun. bu konuda tekrar bir araştırma yapmay sebep verdiğin için teşekkürler.

    kaynak olarak kuran.gen.tr adresinden adem diye arattıgımda tüm adem ile ilgili ayetler karşımıza çıkar. ve tek tek hepsini incelediğimizde farklı şekillerde hitap şekli mevcuttur. bugün dahil adem ismi özel isim olark kullanılmakta. şimdi bu konuda ademi iki şekilde incelemek lazım sanırım. birincisi cins isim olark ikincisi de özel isim olarak. tabi bu noktada ise de kuranın iniş sırası ve hangi konuda neye hitap edildiğine de bakmak lazım. bu konuda ilerleyen zamanlarda araştırmamı bitirdiğimde tabi nasip olursa cevap vereceğim.

  199. çok güzel bir şey yani ggggggggggggggggddddddddddd

  200. selam arkadaşlar, bir kaç gündür yazılanları okuyorum ve güzel şeyler ve iyi araştırmalar dikkatimi çekti. Ayhan ve Cenk’in arasında uzun bir polemik olmuş ve sanırım sonunda durulmuşa benziyor.
    Cenk’in tespitlerinden sonra benim kafama takılan bir şeyler var.

    Bakara Suresi 35. ayet (Toplam 286 ayet)
    Demiştik ki: Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, dilediğinizi bol bol yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın, yoksa haddini aşanlardan olursunuz.

    bu anlamda Cenk’e katılıyorum, bu ayette ”Adem” cins isim gibi görünüyor. FAKAT kafama takılan şey şu;

    Âl-i İmrân Suresi 33. ayet (Toplam 200 ayet)
    Şüphe yok ki, Allah Teâlâ Âdem’i, Nûh’u, İbrahim’in âlini ve İmrân’ın âlini âlemler üzerine mümtaz kıldı.

    bu ayette ise ”Adem” özel isim gibi görünüyor, bu anlamda ise Cenk’e katılmıyorum. Tabi bu konunun ortası olmayacağı için araştırmacı birilerinin konuya biraz daha aydınlık getirmesini rica ediyorum.

    Herkese iyi geceler

  201. cenk serkana cevap niteliyinde yazdığın bu son yazıyı beyendim bide bu ehlibeyt mevzusuna bi gelsen.:D bende o tarz düşüncelilere bikaç şey söyleyeyim! aslında islam tasavvufundan ve feldefesinden azıcık okuyup yada enazından kenarından geçmiş olsalar bilirler gerçeyi insanlar herşeyi düz mantıkla yorumlamamalılar bu hata olur.aslında diyoruzya allah cc herşeyi yoktan yarattı diye hayır herşeyi vardan yarattı.basit bir örnek vereceyim aslında vereceyim örnek asslaa allahın yüceliyini anlatacak kadar yeterli değil ama en azından ben nedemek istediyimi anlatmış olacağım okuyanda kendi zekasına göre kafasında canlandırarak belkide benim anlattığımdan daha ileri seviyede olayı aldılayacak.okyanusu yüce allah olarak algılarsak haşa( sadece örnektir)hani okyanıstan su buharlaşır çıkar gökyüzüne tonlarca su milyarlarca damlalar halinde ulaşırlar kıtaları aşarak farklı farklı yerlere.işte ruhun yolculuğuda böyle başlar.hani bide derizya bebek doğuyor 2 gün sonra ölüyor diye ancak şunu iyi anlayın 2 gün sonra yağan yağmur okyanusa çabuk dönüyor.yağan yağmur sel oluyor baraja gidiyor insanlar içiyor hayvanlar içiyor bitkiler içiyor su bir yolculuğa çıkıyor ana parçasından ayrılarak birçok evreden birçok süreçten geçiyor ama ne olursa olsun yıllarda geçsede mutlaka o su yine dönüp dolaşıyor okyanusa geri dönüyor.evrende hiçbişe asla kaybolmuyor asla…işte ruhun işide buna benzer aynen topraktan geldik toprağa gideceyiz dediyimiz bedenimiz varya aynen ruhumuzda allahtan geldi allaha gidecek.7 gün sonrada o su okyanusa dönebilir 70 yıl sonrada bu her 2 durumdada ne okyanusa ne o su damlasına bir zarar veya eksiklik vermez.yani allahtan geldik allaha gideceyiz.bu dünyada yok idik bu nedenle yoktan var olduk ama aslında aklımızın almadığı ve sırları bizlerle paylaşılmayan biryerlerde gerçek parcamızın içinden mecazen nefesinden üflenerek geldik elbet birgün döneceyiz…

  202. serkan herşeyin bir enerjisi var bu enerji olmasa bunu görmen münkün olmaz hatta enerjisi olanları bile görmediklerin var gözün nekadar algılayabilirse okadarını algılarsın bu enerjinin. şimdi kopyalanmış filan falan ruh nerden geldi dersen zaten herşeyin bir enerjisi kütlesi var. bundan dolayı yoktan bir şey var edilmemiş edebilirseler düşünürüz. nuh tufanında gemi yapılmış tüm canlılardan çifter çifter nasıl bir gemiye biner ki sanırım teknoloji epey ilerlemiş belki hücresel olarak depolanarak gemiye yerleşmişler hani böyle bakarsakta nerden geldi bu ruh diyenlerde olmuştur elbet. hani evet var yada hayır yok diyebiliriz ispat gerekirse. yüzde 50 yüzde 50 peki ozaman gel ticaret yapalım. ya Allah vardır ya Allah yoktur. şimdi yoksa sorun yok kafan rahat olsun ya varsa ? işte geriye kalan yüzde 50 ile bakılırsa..yok olmasından dolayı bir zarar kar yok o yüzden var olma ihtimalini ele alırsak ne kötü ticaret yaptılar sözüne geliriz ki vallaha benim tartım varlıktan yana ben varsam oda var sorun da burada çözümlenmiş oluyor. yok dersek ozaman ölmeyi dilesenize. ne gerek var bunca eziyet bunca zahmet tek mermi mutlu son dert yok tasa yok nede olsa allahta yok sorun varmı ? hani ticaret olarak bile baksan varlık daha mantıklı geliyor yoklugun peşinde koşmaktansa varlıgı ile mutlu olabiliyorsan ne mutlu sana. olamıyorsan karanlıkta kaybolmuşlar misali dolanır durursun….

  203. ISTE OLAYIN CEVABI
    =========================
    1-Dunya nesli azaldigi zaman kardesler tekrar birbirleri iliskiye girebilir.Cunki Adem ile Havvada ki istina ayni..onlarin da soyunu artirmasi gerekiyormus.
    2-Basortusu kavrami neden muslumanlikta gelmis,diger dinlerin hic birinde yok(bozulmamis hristiyanlik ve yahudilikte bile).Boylece erkek olmak daha avantajli biz sortla disari cikabiliyoruz ama kizlar her yerini kapatcak..iyiki erkek olmusum.
    3-1 erkege 4 kadin ama — 1 kadina 4 erkek olmamasi ,erkegin kadina ustunlugunu teskil eder.Erkekseniz cok iyi bir din..4 kadin,,hangi din oneriyor bu kadar.
    4-Allahin anneden bile merhametli olmasi demek ,kotu insanlari cehnennemde cayir cayir yakmasi demek,hangi anne insanlarin cayir cayir yanmasini ister..Nerde merhamet..Fasit almanyadan hitlerden ne farki kaldi Allahin.
    5-Dinde cok derine inilmemesi soyleniyor..demekki din derin konulara cevap veremiyor..suya bak atese,havaya bak inan diyor.Simdi ingilizler robot-insan yapacaklar-din nerdeeeeeeeeeeeee…Adamlar insan kopyaladilar japonyada , ee kopyalanan adamin ruhu ruhlar aleminde yoktu.nerden geldi bu ruh simdi.

  204. cenk.ALLAH CC .hakkında bana somut olarak sor bende yanıtlayayım.ben sana yaradanı anlatacak olsam dedim 99 sıfatının tefsirini anlatırdım.bunun dışında allah cc hakkında neyi bilmek istediyini sorman gerek.ne manada soruyorsun?rahmetinimi?gazabınımı?nimetinimi?nedenmi yarattı?cenneti neden cehennemi neden yarattı?allah cc nin sevgisimi yoksa gazabımı çok?yani neyi soruyorsun kardeşim benim aklımda ve kalbimde allah ı nasıl algıladığımımı?bana sor ki yanıtlayayım..!

  205. cenk tabiki kur an okuyyacağız bu biz rabbimi
    zin emridir.ancak bakk anti bilim hangi ayetin hangi zamanda hangi olaya ve aslında gerçek manada ne anlatılmaya çalışıldığını anlayamadan kendince yazdığı kendi fikirleri karşısına ne manaya geldiyi ve ve aslında ne denmek istediyi ayetleri aralara sokuşturarak bişeyler yapmaya ben buldum ben buldum :D demeye çalışıyor.bakın kardeşim kur an ı kerim her insanın anlayacağı akıcılıkta kolaycılıkta gelmiş ama hepimiz okuyalım okuyabiliriz ama iş hüküm çıkarmaya geldimi bu konuda her kafadan bir ses çıkarsa dünyadaki insan sayısı kadar yaradılış destanı çıkar ortara.bu durumda ehlini dinlemek en doğrusu ehli kimdir?tabiki peygamberimizin ihtilafa düştüyümüz konularda bize adres gösterdiyi ehli beyt tir.

  206. cenk: bu aralar işlerim yoğun pek zaman bulamıyorum sen de benim cevap veremediyimi söylemişsin..bak cenk tam bir yıldır hz adem olayı burada tartışılıyor ve halaa ihtilaf,herkez benim doğrum en doğru diğor oysa ben sizlere diyorumki:değişen şartlar ve geçen zamanla birlikte uygulamalarda değişiklik olabilir ama doğrular evren yaratılınca da aynı idi bindöryüz yıl evvelde aynı şimdide aynı ben bu hz adem ve yaradılışın gerçek şeklini anlatmaktan bıktım ama siz anlayamadınız.kardeşim bukadar ihtilafa çelişkiye düşmenize karşın birkere ehlibeyt kaynaklarını okusaydınız şimdi bu ihtilaflardan kurtulmuş olurdunuz.nedenmi?çünkü peygamberimiz bu konularda açıklama yapmıştır bu açıklamalarda en doğru şekliyle ehlibeyt kaynaklarında araştırın okuyun…..cen senin bana üsteleyerek allah ı anlat demeni de kınıyorum kardeşim benim allah ı anlatmam konusunda tabi bilgim var sana çarşaf çarşaf anlatacağımda.ama sen kendibaşına kur an okumuşsun ve bilimsel belgesellerlede kafanda bir allah peygamber ve yaradılış ve süregeliş fikri oluşturmuşsun.ben sana diyorumki sen bide yaşayan kur an olan peygamberi oku peygamberin ilim şehri olarak gözterdiyi kişileri oku ondan sonra ben sana yazacağım beni daha iyi ancak ozaman anlar ve aynı bilgi seviyesine girerek benimle fikirleşirsin.çok mu zor okumak araştırmak?oku sonra bana anlayamadığını sor bende sana söyleyeyim…bide hep eskilerin hikayeleri diyerek geçmişte yaşayanları küçümsüyorsunuz oysa ilahi bilginin geçmişi geleceyi olmaz.bana diyebilirmisin ben hz muhammed ten hz aliden hz hüseyin den bu kur an ı daha iyi anladım.diyemessin yani bunu bilinçli hiçbir müslüman diyemez.bu durumda benim sana peygamberimizin düşüncelerini hz alinin düşüncelerini oku anla demem neden sende yanlış algılanıyor….bak kardeşim hz adem ve eşi nin nasıl varolduğu nasıl bir yaradılış la varolduğumuz yani merek edipte bulamadığınız tüm sorular ehlibeyt kaynaklarında var ehlibeyt kaynağıda peygamberimizin yoludur.

  207. ayhan kardeş tamam senin yolun ile hem fikir olup olmamamız önemli değil. sen diyorsan dogrudur fark etmez. ben derim ki bana Allahı anlat. sen 99 sıfatını bilirim dersin. peki ozaman bizlere 99 ismini anlat. bildiğin sadece 99 ismi mi var okadarmı ama bir sürü isim hakkında bir sürü fikrin var ama 99 ismi hakkında sadece bizim gücümüz yetmez diyorsun bende deli değilim elbette sana yüzde yüz anlat demiyorum bildiğini anlat diyorum bana Allahın büyüklüğünü anlat diyorum yani bilmediğini senden kim isteyebilir ki bak ne güzel biliyorsun ehli beyti filan ben onu merak etmiyorum senden senin pencerenden görebildiğin kadarı ile Allahı anlat bana diyorum zor olmasa gerek hani tek cümle ile mi anlatacaksın 99 ismi var okadar. yani alemsin ayhan :)

    bilim sizede şöyle belirteyim denizde başlayan canlılık topraktan da çifter çifter fışkırmıştır ve canlılık karada da başlamıştır buraya kadar hiç bir problem yok hem fikiriz. ama gelelim havva adem hikayesine işte bu biraz hikaye kısmı sanırım. insanda topraktan çifter çifter fışkırmış fakat bu insan henüz insan olabilme sıfatını almamış ve bu yüzden meleklere ait ayette der ki Allah ben insanı yer yüzünde halife kılacam bunun üzerine melekler sitem ediyor kan ve göz yaşı döken insanımı halife kılacaksın deniliyor. burada meleklerin gaybı bilmediğini allah bizzat siz nerden bileceksiniz gaybı diye tersliyor ki buradaki ayetten anlaşılan yeryüzünde bir canlı insanlar var. fakat ademe isimleri ögrettim diyor ve secde edin diyor. bu adem insan olarak algılanırsa insana isimleri ögrettim derken bir gelişme var ve bir basamak üste atlayan level2 tarzında bir yorum var. insan bu noktadan sonra düşünmeye akıl yürütmeye başlıyor elbette Allah dilediğine gücü yetendir fakat bilimsel olarak bu şekilde baktıgımda daha mantıklı gelmekte. çünkü eğer havva ve adem diye hikayede takılı kalırsak islam dinine haksızlık etmiş oluruz. sonra kendi elimiz ile inanmayanlara malzeme oluruz. derlerki ozaman allah hata yaptı sonra kardeş evliliğini mi yasakladı derler ki haklı olurlar. ama allah böyle yarattıgını gösteren pek delil yok kuranda geneli hadis eğer kurandan bakarsak bu tür bir anlatım var ve hadislerin bir çok kısmı ile ters düşer. bu yüzden de adem havva hikayesi bu şekilde bilimsel bir çerçeveden incelenince yine Allahın büyüklüğünü tastik etmiş oluyoruz bu bizi dinden kopartmıyor aksine Allahın gücüne büyüklüğüne hayranlık uyandırıyor. hani ben böyle bakıp aaa Allah ne güzel yaratmış derken adem havva hikayesinde kalpten bakınca inanmak istemiyorum. çünkü inanırsam kardeş evliliğine izin var iken şimdi yasaklanmış olması bana çelişki yaratıyor. ama bu tür bir pencere kusursuz bir yaratılışı bana gösteriyor ve imanımda şüpheye yer bırakmıyor. hani bu konuda bilimsel çok veri yok belki tez olabilir bu düşüncem ama ilerki aşamalarda teori olup belki kanıtlanınca ben demiştim olur kim bilir. ama bu şekilde baktıgımda benim adıma sorun yok ikna oluyorum. şüphelerimden arınıyorum. ama ben böyle arınıyorum diye sizlerinde buna inanmanızı beklemiyorum. sadece ben kendimce buldugum yolu sizlerle paylaşıyorum. ki belki sizlerde içinden bir fikir paylaşımı yaparak düşünce yapısını geliştirebiliriz niyetimdeyim. Ayhan bu konuda senden bir acıklama beklemiyorum yeteri kadar tartıştık senden sadece Allahın büyüklüğünü anlatabildiğin kadarı ile anlatmanı bekliyorum. diğer konularda tartışmaya gerek duymuyorum senin dinin sana benim ki bana oluyor ki tartışmayın deniliyor ama benim merakım kaynakta sorun varmı birde ona bakalım o yüzden sen bana Allahı anlat ki bakalım burada bir çelişkimiz varmı ? sen bildiğin kadar bana Allahı anlat lütfen diğer konulardaki fikirlerini tekrarlamana gerek yok anladım :) saygılar.

  208. Cenk demişki: mesele bilimsel olarak canlılık nasıl başladı ve insan ırkı nasıl oluştu???

    İşte bir insanın sorabileceği en güzel sorulardan biri. Hatta her insanın sorması gereken, vakit ayırıp düşünmesi el verirse meslek seçip araştırması gereken soru bu. Kim bilir belkide rabbimiz sırf bu soruyu düşünelim-çözelim diye bizi yarattı. Yeryüzünde insan türünden başka bu soruyu merak eden araştıran icatlar yapıp, deneylerinde kullanan, önceki nesillerinden gelen doğru bilgiyi yenileriyle birleştiren sayfalar dolusu kitaplar-ansiklopediler yazan başka bir canlı türü daha yok. İnsan bir tek insan düşünür bu soruyu, bilinç sahibidir, gelecek kaygısı taşır, geçmişi araştırır, hayatını kolaylaştıracak herşeye kafa yorar, birikim yapar, tartışır vs. bu örnekler her alanda çoğaltılabilir.

    Sorunun yanıtı her devre göre değişiklik gösterir, bizden önceki nesiller ancak o devirde sahip oldukları bilgilerle açıklarken bizlerde bu gün elimizdeki verilerle cevaplayabiliriz. Bizden sonraki nesiller üzerine yeni bilgiler ekleyerek gerçeğe çok daha yakın cevaplar verebilirler. Biz günümüz bilimsel verileriyle ancak şu şekilde açıklıyoruz;

    Günüzümden yaklaşık 15 milyar yıl önce evren büyük bir enerji patlaması(bigbang) ile oluştu yani Kün sıfatı tecelli etti. Evren oluştuktan 10 milyar yıl sonra bizim içinde bulunduğumuz galaksi sistemi oluştu, bunu güneşin yaşından anlıyoruz, güneşimiz 4 milyar 700 milyon yıl yaşında güneşle aynı zamanda dünyamız ve gezegen sistemimiz oluştu. Dünyamız uzun bir süre kendini soğurma durumunda kaldı, gaz halinden katı kütleye dönüşüm hiçte kolay olmadı meteor yağmurları, devasa depremler ve yanardağ patlamalarına maruz kaldı, atmosferik oluşum tayin edilen süre içinde peyderpey gelişti, dünya kendine emredileni yani bizim yaşamamıza el verecek ortamı yaratmayı yaklaşık 3,5 milyar yılda ancak tamamladı. Ortam canlı türlerinin yaşamasına el verdiği anda yeryüzünde hayat öyle sanıldığı gibi yavaş yavaş değil birden fışkırdı. Hayat ayettede verildiği gibi önce suda başladı.

    *** O inkâr edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı? (Enbiya Suresi, 30)

    *** Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir. (Nur Suresi, 45)

    Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı türü yoktur ki vücudunda su barındırmasın. Su hayatın temelidir, ancak suda başlayan hayat suda devam etmedi, karaya taşındı çünkü karada bağrında canlı türleri barındırmak için sabırsızlanıyordu, bereket toprağın her köşesinden fışkırmıştı. Çeşit çeşit bitki türleri devasa boyutlara ulaşmıştı (Günümüz ağaçları onların yanında kürdan boyunda kalır). Hayat dev bir atılımla gösterisine devam ederken yaratılan canlı türleride bu devasalığa ayak uydurdu, Yeryüzünü Dinazorlar, dev eklembacaklılar, dev sürüngenler, dev uçan kuşlar kapladı, gösteri önceliği büyük kütleli canlılara vermişti. Bu ortamda insan türünün yeryüzünde yaşaması mümkün değildi, tek bir hamlede kolay lokma olurdu hem daha sırasıda gelmemişti. Vaktini centte yaratıcısının kendisine lutfettiği nimetlerle geçiriyordu, dünya o teşrif etmeden önce bayram ederken o başına geleceklerden habersiz sırça köşkte yaşıyordu. Derken vakit gelmişti özüde dünya toprağı olan insan kendisi için varedilen yeryüzüne gelebilirdi. Büyük bir meteor dünyaya çarpmış herşeyi kökünden değiştirmişti, artık insan arzda yaşayabilirdi. Gösteri sırası memelilere geçmiş hayat yalnız yumurtadan çıkanlara değil annesinden doğanlarada yer açmıştı. İnsanoğlu için zaman günümüz dünya ölçüsü ile 30 veya 40 bin yıl öncesi. İşte orasını tam bilemiyoruz. Allah bir delil bırakmışsa eninde sonunda arayıp onuda bulacağız.

    Adem ve Eşi cennette birlikte sanınmış ve başarılı olamamışlardı ?? (mesele tabikide elmayı neden yedin meselesi değil, ikiside kaderlerinde olanı yaşamak zorundaydı) buna kefaret olarak yeryüzünde ayrı bölgelere indiler, uzun bir süre birbirlerini aradılar ancak bulamadılar bunun üzerine Adem dua ederek af diledi. *** «Sonra Rabbi onu seçkin kıldı; tevbesini kabul etti ve dogru yola yöneltti »(Ta’ha, 122)***, Havva ile arafatta buluşup bugün bu soruları ve cevaplarını düşünen nesli yani bizleri yarattılar.

    Ben Adem ve Havvada evrimleşme sürecine inanmıyorum. Evrim Allahın ilmiyle ters düşemez, Belki evrim kısıtlı imkanlar içinde var olabilir, örneğin bir canlılın uygun olmayan yaşam ortamına uyum göstermek için değişim göstermesi evrim sayılıyorsa bu olabilir, çünkü her canlının tek bir düsturu vardır ” hayatta kalmak, ve kendini çoğaltmak”. Ancak Adem ve Havva kurandada bize anlatıldığı gibi farklı süreçte yaratılmış, belki dünya var edilmeden önce yaratıldı, belki evren de var edilmeden önce yaratıldı, bilemeyiz bize karanlık. Burda zamanın pek önemi yok, önemli olan kader çizgisinde kendisine ayrılan bölümde yaratılış fıtratına uygun davranmasıdır. Kimse o çizginin dışına çıkamaz. Kurallar yaratıcı tarafından konmuştur. O kurallara uyarak yaşamakta biz yarattıklarının ibadetidir.

    *** Sana bu kitabı indiren O’dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın aslı demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalblerinde eğrilik olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyflerine göre te’vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te’vilini Allah’dan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, `Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır` derler. Ancak akıl sahipleri düşünüp öğüt alır” (3 Al-i îmran 7)

    Bilimde böyle söylüyor, çözebildiklerimiz bu devirde bu kadar, eksikler gelecek nesillerce yerine konur. Ben eksiklerin peşine düşmekten allaha sığınırım.

    ————–
    Evrenin başka yerlerinde hayat varmı sorusuda üzerine düşünülecek bir sorudur, onuda varsa fikirlerinizi aldıktan sonra üzerine bende bişeyler yazarım size çok güzel bir linkte veririm. Görsel şölene bünyenizde yer açın :)

  209. gelelim ALLAH cc yi anlatmaya cenk bir ayet var,denizler mürekket olsa ağaçlar kalem yinede rabbinizi yazarak nimetini yazarak bitiremezsiniz diğor.şimdi böyle bir ayet varken ben sana ne yazayım ancak soracağın somut sorular üzerine fikrimi yazabilirim.aksi halde nereden başlayacağımı bilemem.ancak benim allah ı anlayacağım ve sana anlatacağım ancak onun 99 sıfatının tefsiriyle mümkün olur ve fatiha suresinin tefsiriyle.

  210. cenk bu şekilde yaklaşırsan yanlış olur biyere varamazsın.bak veli alim falan sözetmiyorum ben.ben sana islam dininin tebliyinin üzerinden geçen 1400 yılın ardından islam tarihini sana en iyi anlatacak peygamberimizin sünnetini en iyi anlatacak doğru kaynak ehlibeyt kaynağıdır.ehlibeyti insanlara bizzat peygamberimiz öneriyor.nedenmi gelecek kuşaklar yani biz ve bizden sonrakiler kur an okuduğunda anlayamadığımız yada tereddütte kaldığımız veyahut itilafa düştüyümüz konu mevzu ve itikatlerde yanlış fikire düşmeyip peygamberin verdiyi hükümlere uymamız buda ehlibeytle mümkün çünkü bizi ehlibeyte yönlendiren peygamberimizdir oku araştır …

  211. tancenk dedi:

    Ayhan Allahı anlatmakta pek iyi değilsin galiba. tanışmamışsın galiba. takılmışsın alimlere velilere bunlar insanı kapıya getirir gerisinde anahtarcı lazım içeri gecebilmek için anladık velilerin alimlerin seni kapıya kadar getirmiş ama ben sana içerde ne var içerdekini anlat dediğimde susuyorsun. bekliyorum bana Allahı anlat.

  212. tancenk dedi:

    Ayhan kardeş bana Allahı anlat dedim. sen yine kalkmışsın hikaye anlatmışsın. sen bana Allahı anlat. başka bir şey anlatma. içinde Allahtan başka bir kelime olmayan Allahı anlatan bir söz söyle. peygamberin soyunu filan merak etmiyorum ben Allahı merak ediyorum bana anlat Allahı ya Allah aşkı için? bırak konuştuklarımızı faso fiso sen bana Allahı anlat bak bukadar Allahı anlat diyorum sen yine ali mali veli diyorsun. Yoksa Allahı tanımıyormusun da bana anlatmaya gelemiyorsun ? Bana inandıgın sevdiğin Allahı anlat.

  213. ya sinirlenmemek elde değil cenk bu alimlerin yazısı yada fikri değil.peygamberimizin binlerce sahabenin müslümanın önünde yapmış olduğu konuşma hutbe sözlerdir.alim dediklerinde çeşitli dönemlerde yaaşayan bazılarıda peygamberimizin yanınıda bu konuşmaya şait olan sahabelerdir.bak yazıda peygamberimiz sık sık şahit misiniz diye sorup pekiştiriyor.hiç ayrıntılı okumadınmı peygamberimizin bizzat görevlendirdiyi her özünü kaydetmesini telkin ettiyi sahabeler var.ve peygamberimizin çocukluğundan itibaren hem ilim hem hikmet öyrettiyi en bilgili kişi hz alidir ve hz ali de peygamberin sözlerini neçül belagada sylüyor aç oku.ayrıca yukarıda benim görüşlerimi belirten onlarca yazım var yapıştır kopyala sizin işiniz.ben son yazıda peygamberin kendi sözlerini buraya aktardım.ayrıca ehlibeyt i mesep zannetme ehlibeyt peygamberin soyudur.ve ehlibeyt kaynaklarıda peygamberi doğru anlamamıza sebep olacak tek kaynaktır.çünkü bunu bize peygamberimiz söylüyor.mesepler ise yüzelli ikiyüz sene sonra görüş ayrılıklarıyla birlikte ortaya çıkmıştır.eyer görüş ayrılığına kapılmak istemiyorsan ehlibeyt itikatına göre amel edersin.yok ben kendi itikatımı kendim yaratıcam dersen onada eyvallah ama ya seninki sakat bir itikat oluyorsa???bu durumda peygamberimizin yukarıda size iki emanet bırakıyorumda bir kuran ı kerim ve diğeri ehlibeyt diyerek işaret ettiyi deyerler varken neden uymuyorsun.?peygamberimizin sözlerine şahit olarah dinleyip onları kaydeden yazan hz alinin orjinal metinlerini bulabilirsin orjinal mektuplar hadisler mevcuttur hemde alimlerden değil hz alinin kendi elinden.şimdi sen ben peygamberimizin örnek gösterdiyi hz ali yede inanmam deren ben sana daha bişe diyememki!tek diyeceyim söz selametle olur sana.sana tavsiyem ben burada nekadar anlatmaya çalışsamda yetersiz bazen işim oluyor kopyalama yayorum.senn mademki araştırmayı hakka yaklaşmayı hedefliyorsun ki burada bukadar benimgibi sabırla yazışmandan belli oluyor bak sen şu ehlibeyt gerçeyini bir oku araştır körükörüne değil bilerek tartışalım sonrada beni inceden inceye eleştireceyine velayetten konuşalım neçül belagadan konuşalım gadir hum olayında konuşalım sen bunlarla ilgili oku ozaman yazışalım yoksa böyle ben yazıyorum siz beni yalanlıyorsunuz ya cenk sen benimyukarıda peygamberin hutbesinden verdiyim örneye inanmıyorsun bukadar sahabe ilim adamı neden uydurdular ozaman bu sözleri bana onu kanıtla .tekrar söylüyorum yukarıdaki yazılar peygamberimizin tüm islam kaynaklarında ve orjinal mtinleriyle bulunan kendi hak sözüdür…

  214. tancenk dedi:

    ayhan bu isimlerini zikrettiğin alimlerin kaynak aldıkları kitap hangisi ? hani onların tükettiği oksijen miktarı ne kadar ? artı koskoca alemde bukadar alim mi kaynak gösterebiliyorsun? hiç akıl etmiyecekmisin sence onlar peygamberi gördüler de mi bu tür alimlikleri arttı yoksa peygamberimizin bizlere bıraktıgı miras olan kuranı mı kaynak aldılar bunca sözü bugünlere taşıdılar? şimdi bunca alim sınavdan muaf mı tutuldu da bu söylediklerini kabul ediyorsunda kuran kelamı yetmez diyorsun? bu isimlerini zikrettiği insanların tümü kurandan nema alıp ilham alıp aşka gelmiş ve bu sözleri söylemişlerdir. vardır hikmeti kendilerine göre fakat onların hikmeti kendilerini kurtarmaya yönelikmiş sen onların yolunda kopya çekerek bu işi kıvıracam sanıyorsan yanılıyorsun tiyotro yaparsın kendini kandırır kendini ziyan edersin. sen başkalarının görüşlerini kendine ışık olarak alırsan kalbinde saklı olana zülm eder haksızlık etmiş olursun…sen nerden biliyorsun ki kendi kalbinde saklı olanın ne cevher oldugunu yoksa sen kendini bu saydıklarından daha dinden uzakmı hissediyorsun da kendine örnek arıyorsun. kuran sana kendi kalbinde saklı olan en dogru yolda rehberlik edecektir buna güvenmiyormusun yoksa Allaha güvenmiyormusun. Sanırım sen bu alimleri tanımak onlar ne yapmışlar ile meşkül olmaktan unutmuşsun Allahın ne büyük olduğunu ve onun mucizelerinin bitmiyeceğini… birazda alimlerinden kopyaladıgın yada kendine kabul ettiğin Allahın büyüklüğünü anlatsana Ayhan biraz senden dinliyelim Allah nekadar büyük? Allah ile bizi bir tanıştırsana kalbinden. bırak alimleri velileri ademleri. senden Allahı dinlemek istiyorum…..

  215. HZ MUHAMMED…….. doğrusu ben sizin aranızda öyle bir şey bıraktım ki, eğer ona sarılırsanız, hiçbir zaman sapıklığa düşmezsiniz: Allah�ın kitabı (Kur�an) ve öz soyum olan Ehl-i Beyt�im. Acaba tebliğ ettim mi?… Allah�ım, Sen şahit ol.

    Ey insanlar, Rabbiniz birdir; babanız da birdir; hepiniz Adem�in soyundansınız; Adem de topraktandır. “Allah katında sizin en değerliniz, en çok takvalı olanınızdır.”[5] Bir Arap, Arap olmayana ancak takvayla üstün olabilir (başka hiçbir şeyle değil). Acaba tebliğ ettim mi?… “Evet” dediler. Resulullah: “O halde hazır bulunanlar, (dediklerimi) burada bulunmayanlara iletsinler.” buyurdu. KAYNAKLARI:(1) Hafız Ebu Naim Isfahanı, Hilye tül-evliya1/62 M. Bin Talha Eşşafii, Metalibüs-süül–40 M. Bin Yusuf Genci Eşşafii, Kifayet’uTalib-14b. Buhari, Sahih–2/100 (2) Müsned-i Ahmed Bin Hanbel 4/ 281–372 İmam Nesai, Hesais–21 Hafız Ebu Naim İsfahani, “Ma Nezele Min’el- Kur’ân’i fi Ali’yyin” ve Hilyet’ul- Evliya’da. Muhammed bin İsmail Buhari, Tarih c. 1, s. 375’de. Müslim bin Haccac Nişaburi, “Sahih” c. 2, s. 325’de. Ebu Davud Secistani, Sünen’de. Muhammed bin İsa Tirmizi, “Sünen”de. Hafız bin Ukde, “Kitab’ul- Velayet”de. İbn-i Kesir-i Şafii Dimaşki, Tarih’inde. Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed Gazali, “Sırr’ul- Alemin”de. İbn-i Abdulbirr, “İstiab”da. Muhammed bin Talha eş-Şafii, “Metalib’us- Seul……………………………….ŞİMDİ BUKADAR KAYNAK VARKEN VE PEYGAMBERİMİZİN HİDAYET REHBERİ OLARAK GÖSTERDİYİ DEĞERLERE İNANMAYIP YALANLAYANLARA ALLAH AKIL VERSİN DEMEKTEN BAŞKA NE DENİR.

  216. Mahmut Akar dedi:

    Yürüyen Kur’an olan Muhammed, asıl kitap olan Kur’ana muhalif bir söz söyler mi, aykırı bir eylemde bulunabilir mi?

  217. HZ MUHAMMED…….. doğrusu ben sizin aranızda öyle bir şey bıraktım ki, eğer ona sarılırsanız, hiçbir zaman sapıklığa düşmezsiniz: Allah�ın kitabı (Kur�an) ve öz soyum olan Ehl-i Beyt�im. Acaba tebliğ ettim mi?… Allah�ım, Sen şahit ol.

    Ey insanlar, Rabbiniz birdir; babanız da birdir; hepiniz Adem�in soyundansınız; Adem de topraktandır. “Allah katında sizin en değerliniz, en çok takvalı olanınızdır.”[5] Bir Arap, Arap olmayana ancak takvayla üstün olabilir (başka hiçbir şeyle değil). Acaba tebliğ ettim mi?… “Evet” dediler. Resulullah: “O halde hazır bulunanlar, (dediklerimi) burada bulunmayanlara iletsinler.” buyurdu. KAYNAKLARI:(1) Hafız Ebu Naim Isfahanı, Hilye tül-evliya1/62 M. Bin Talha Eşşafii, Metalibüs-süül–40 M. Bin Yusuf Genci Eşşafii, Kifayet’uTalib-14b. Buhari, Sahih–2/100 (2) Müsned-i Ahmed Bin Hanbel 4/ 281–372 İmam Nesai, Hesais–21 Hafız Ebu Naim İsfahani, “Ma Nezele Min’el- Kur’ân’i fi Ali’yyin” ve Hilyet’ul- Evliya’da. Muhammed bin İsmail Buhari, Tarih c. 1, s. 375’de. Müslim bin Haccac Nişaburi, “Sahih” c. 2, s. 325’de. Ebu Davud Secistani, Sünen’de. Muhammed bin İsa Tirmizi, “Sünen”de. Hafız bin Ukde, “Kitab’ul- Velayet”de. İbn-i Kesir-i Şafii Dimaşki, Tarih’inde. Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed Gazali, “Sırr’ul- Alemin”de. İbn-i Abdulbirr, “İstiab”da. Muhammed bin Talha eş-Şafii, “Metalib’us- Seul……………………………….ŞİMDİ BUKADAR KAYNAK VARKEN VE PEYGAMBERİMİZİN HİDAYET REHBERİ OLARAK GÖSTERDİYİ DEĞERLERE İNANMAYIP YALANLAYANLARA ALLAH AKIL VERSİN DEMEKTEN BAŞKA NE DENİR.

  218. allah yardımcımız olsun

  219. selamün aleyküm yorumlarınızı okudum kimisi gerçekten çok ciddi bir şekilde dogru olanı anlatmış kimiside olayın dalgasında şoke oldum yani madem biz hz adem ve havvadan geldik habille kabili biliyorduk kız kardeşlerini niye bilmiyoruz ayetikerimede söyleyende olmadı demekki böyle bişi varmış insanlarımızda bilmiyormuş ne kadar kör yaşamışız ilginç yani neyse hayırlısı olsun topraktan geldik topraga gidecegiz din tartışılmaya gelmiyo herşey karman çorman oluyo içinde çıkılmıyor mümkünatı yok zaten çünkü kulaktan duyduklarımızla hareket ediyoruz canlı canlı o anı yaşamadık o yüzden bilemiyorum sarpa sarıyoruz ve inanamıyoruz bildigimiz gibi yaşıyoruz namaz kılmak oruçtutmak kuran okumak ve allaha şükretmek durumun iyiyse hacca gitmek gibi bunları biliyoruz nediyelim ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN YANLIŞA İNANMAKTAN ALLAHA ŞİRK KOŞMAKTAN UZAK ETSİN BÜTÜN MÜSLÜMAN ALEMİNİN YAVRULARINA YARDIM ETSİN VE İSLAH EYLESİN AMİN ALLAHIN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN A.E.OLN

  220. selamün aleyküm yorumlarınızı okudum kimisi gerçekten çok ciddi bir şekilde dogru olanı anlatmış kimiside olayın dalgasında şoke oldum yani madem biz hz adem ve havvadan geldik habille kabili biliyorduk kız kardeşlerini niye bilmiyoruz ayetikerimede söyleyende olmadı demekki böyle bişi varmış insanlarımızda bilmiyormuş ne kadar kör yaşamışız ilginç yani neyse hayırlısı olsun topraktan geldik topraga gidecegiz din tartışılmaya gelmiyo herşey karman çorman oluyo içinde çıkılmıyor mümkünatı yok zaten çünkü kulaktan duyduklarımızla hareket ediyoruz canlı canlı o anı yaşamadık o yüzden bilemiyorum sarpa sarıyoruz ve inanamıyoruz bildigimiz gibi yaşıyoruz namaz kılmak oruçtutmak kuran okumak ve allaha şükretmek durumun iyiyse hacca gitmek gibi bunları biliyoruz nediyelim ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN YANLIŞA İNANMAKTAN ALLAHA ŞİRK KOŞMAKTAN UZAK ETSİN BÜTÜN MÜSLÜMAN ALEMİNİN YAVRULARINA YARDIM ETSİN VE İSLAH EYLESİN AMİN ALLAHIN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN A.E.OLN

  221. HZ MUHAMMED :D oğrusu ben sizin aranızda öyle bir şey bıraktım ki, eğer ona sarılırsanız, hiçbir zaman sapıklığa düşmezsiniz: Allah�ın kitabı (Kur�an) ve öz soyum olan Ehl-i Beyt�im. Acaba tebliğ ettim mi?… Allah�ım, Sen şahit ol.

    Ey insanlar, Rabbiniz birdir; babanız da birdir; hepiniz Adem�in soyundansınız; Adem de topraktandır. “Allah katında sizin en değerliniz, en çok takvalı olanınızdır.”[5] Bir Arap, Arap olmayana ancak takvayla üstün olabilir (başka hiçbir şeyle değil). Acaba tebliğ ettim mi?… “Evet” dediler. Resulullah: “O halde hazır bulunanlar, (dediklerimi) burada bulunmayanlara iletsinler.” buyurdu. KAYNAKLARI:(1) Hafız Ebu Naim Isfahanı, Hilye tül-evliya1/62 M. Bin Talha Eşşafii, Metalibüs-süül–40 M. Bin Yusuf Genci Eşşafii, Kifayet’uTalib-14b. Buhari, Sahih–2/100 (2) Müsned-i Ahmed Bin Hanbel 4/ 281–372 İmam Nesai, Hesais–21 Hafız Ebu Naim İsfahani, “Ma Nezele Min’el- Kur’ân’i fi Ali’yyin” ve Hilyet’ul- Evliya’da. Muhammed bin İsmail Buhari, Tarih c. 1, s. 375’de. Müslim bin Haccac Nişaburi, “Sahih” c. 2, s. 325’de. Ebu Davud Secistani, Sünen’de. Muhammed bin İsa Tirmizi, “Sünen”de. Hafız bin Ukde, “Kitab’ul- Velayet”de. İbn-i Kesir-i Şafii Dimaşki, Tarih’inde. Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed Gazali, “Sırr’ul- Alemin”de. İbn-i Abdulbirr, “İstiab”da. Muhammed bin Talha eş-Şafii, “Metalib’us- Seul……………………………….ŞİMDİ BUKADAR KAYNAK VARKEN VE PEYGAMBERİMİZİN HİDAYET REHBERİ OLARAK GÖSTERDİYİ DEĞERLERE İNANMAYIP YALANLAYANLARA ALLAH AKIL VERSİN DEMEKTEN BAŞKA NE DENİR.

  222. tancenk dedi:

    Bilim saol teşekkürler lilit hikayesini bilirim. hatta daha geçmiş mitolojileride bilirim. aslında hepsinin kaynaklarına inildiğinde benzerlikler taşıdıgını her okuyan yada araştıran fark edecektir. adem havva hikayesi ve buna benzer hikayelere aslında bu hikayeler insanın var olduktan sonra bayan erkek ilişkilerine yönelik ders alınması gereken noktalar mesele bilimsel olarak canlılık nasıl başladı ve insan ırkı nasıl oluştu. buradaki hakikata bakmak gerekli bazıları maymundan gelindiği üzerine görüş bildiriyor ki buna en güzel cevabı 18.000 alem olarak mevlana cevabını vermiştir. bitkiden hayvanata hayvanattan insana insandan da kamil olmaya ve ondan da nereye gidilecek sırrını vermiştir. biraz düşünürsek dinlerin tümü insanların islah olması üzerine adam olması insan olabilmesi üzerine bilgiler vermekte ve Allah inancı ve sevgisi üzerine kuruludur. hatta kuranda biz insanlara kuranı ögreteriz anlayacakları şekilde diye ayet dururken kurandan sen anlamazsın diyenlere de güler kalırım. son olarak miras paylaşımı ile ilgili hata var diyen arkadaşa da şunu belirtmek isterim ki orada hata var diye sunulan kısımın sayısal hile yolu ile hata varmış gibi gösterildiği yıllar önce çözümlendi lütfen başka hatalar arayın kuranın o ayetlerinde hiç bir hata yoktur bu konuda tartışmaya bile gerek duymuyorum. kuran hakkında hata arayanlar bu hatayı kendi hesap hatalarından kaynaklandıgını sadece algı hatası oldugunu bilerek halen bunu ortaya sunmalarına gülmemek elde değil. hani adem konusunda da derseniz ki kardeş evliliği yasak oldu ilerki zamanlarda buradaki Allah sonra karar değiştirdi filan geyiklerine girersenizde böyle bir şey yok alemler yaratılmadan önce de yasaktı şimdide yasak Havva adem hikayesi uydurmadır kuranda böyle bahis geçmez ve Allah şaşmaz ve değişiklik yapmayada gerek duymaz.Ama sizlere teşekkür ederim çünkü böyle hata var kuran hatalı diye söz hakkı bulmanızın sebebi Bazı kişilerin itibar ettiği bilgilerden kaynaklıdır ki onların itibar ettiği kuran değil hadislerdir ki kuran ile hadisleri karıştırıp kuran hatalı demeniz komik olur. kuranda bahsi geçmeyen hikayeleri kuranda varmış gibi göstermeniz büyük hata olur. sanırım ataist arkadaşlarında aramıza gelip bu islam dinindeki hadislerin hikayelerin verdiği sonuçların meyvelerinin sorumlusu da bu ehlibeyt filan falan şeklinde anlatımlardan kaynaklıdır ki kuranı böyle şeylerle kıyaslamayın düz olarak kurandan ayet söyleyin sizlere hata varmı yokmu yoksa kuran Allahın kelamımı mucizesimi cevaplarını Allah izin verdiği sürece verelim. biz aramızda sadece ayet ve hadisleri tartışıyoruz kuranın hatalı oldugunu tartışmıyoruz bugüne kadar da bir hata bulamadım. hep hatayı anlama hatası olarak bulup kuranın her defasında mucize oldugunu ispatını gördüm. saygılar

  223. anti bilim allah müstehakını versin halikarnas balıkçısıymış:D ya biri masal yazarına biri şaire biri ben kendim düşünüyorum deyipte sünni alimlerin görüşlerini kopyala yapıştır yaparak bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çalışırlar ya çok komiksiniz anti bilim ben kızmayayımda ne yapayım ben size kur an okuyun ve peygamberin ayetleri nasıl açıkladığını hz aliye öğrettiyi ilimi anlamanız ve hakkında kararsız kaldığınız konularda peygamberin yorumlarına bakarak anlayın ki şaşırmayın bu doğru yol ehlibeyt yoludur ve o yolda cevapsız soru yoktur aradığınız her bilmediyiniz konunuz cevabını bulabilirsiniz peygamber varken siz kimleri kendinize kaynak ediyorsunuz…hem ben bukadar doğru kaynağı size söylememden sonra siz hala devam edecekseniz hala çoook cevap ararsınız sorularınıza.sen muhataplık konusunda beni alsan ne olur almasan ne olur.en ve senin gibiler kendi duymak istemediklerine ancak böyle düşman olurlar.işine bakk.

  224. Selamlar, Cenk ve Mahmut yazdıklarınızı büyük bir zevle okudum, öğrendiğim her bilgi için teşekkür ediyorum.

    Birde ismi lazım değil kişisi varki… ben muhatap olmaktan işittiğim hakaret ve küfürlerden dolayı vazgeçtim, tek söz söylemeye değmez kaldıki cevap vereceğim diye günahada girmek riskim var. Kendisi son diyip konuşmaya devam etmiş olsada yazdığı hiçbir yazıyı okumadım, bana öğretecek hiçbir bilgisi olamaz benimde ona. Şu dakikadan sonra MUHATABIM DEĞİLSİN.

    Paylaşacak o kadar çok bilgi ve düşüncemiz varki biz kendi iç güzelliğimize bakalım, nifaka yer vermeyelim. Cenk son yazıma cevaben yazdıklarından Kuranda bahsi geçmeyen Havva ismine takıldığın sonucunu çıkardım. Kısa bir araştırma yaptım Halikarnas Balıkçısından konuyla ilgili bir kısa yazı buldum.

    Şimdi Geçmişe gidelim;

    Adam(Adem) yaratıldıktan sonra ona bir eş lazım geldi, öyle ya Rahmanın kurandada dediği gibi “biz yarattığımız herşeyin zıttınıda yarattık” Kadın/erkeğin, iyilik/kötülüğün, büyüklük/küçüklüğün, hastalık/sağlığın güzellik/çirkinliğin, yani var olan herşeyin bir zıttı var, Bir tek yaratıcı olmak müstesna, onun eşi benzeri yok. neyse Ademe bir Havva gerekti bunuda yaratmak Rabbimiz için çok kolaydı, ol dedi ve oldu. Cennetteki durumu Mahir çok güzel izah etmiş ben yeryüzündeki durumu kendi kişisel görüşlerime ve bugün elimize geçen arkeolojik kaynaklarla açıklamaya çalışacağım. Yeryüzünde hayat Adem ve Havvanın arafatta buluşması ile başladı. (Bizde hacda inanan insanlarla arafatta buluşuyoruz, günümüzden geçmişe anne ve babamızın buluştuğu yerden aslında kendimize bakıyoruz, hacca gitmedim giden arkadaşlarımdan duyduğum vakfe duruşunun çok etkileyici olduğu) Bu buluşmadan sonra doğal olarak çocukları vede onlarında çocukları oldu. Yukarıda bu durumun biyolojik açıklamasını yapmıştım. Kardeş evliliği yapılmadığı yönünden çok müsterihim. Tekrar söylüyorum Bilimin nezdinde doğan hiçbir çocuk birbiriyle kardeş değildir. Derken zaman üstüne zaman geçti. Adem ve Havva ailesi yer yüzüne dağılma eylemine geçtiler, bunun sebebi aile içi geçimsizlikler, iklimsel değişiklikler, nüfustaki artış olabilir. Bu kısım bize karanlık, ancak tahmin yürütebiliriz. Adem çocukları büyük aileden ayrıldıktan sonra Ademin onlara öğrettiklerini doğal olarak unutma evresine geçtiler. Tanrı inancı yerini korudu ancak birken ikiye, ikiyken üç hatta çok daha fazlasına çıktı. Yere, göğe, yıldızlara unuttukları ancak bilinç altında var olan Tanrı sıfatlarını yüklediler. Ademin çocuklarına örettiği tanrı inancı ve bilgileri sonraki nesillerce hikayelerle efsanelerle süslendi ve tabiki bozuldu… Peygamberler işte bu noktada görev üstlendiler. Unuttuklarımı bize hatırlatmak, içine yanlış karışmış bilgileri düzeltmekle görevlendirildiler.

    Eski çağlarda kadının çocuk doğurmasıda mucizevi bir durumdu. Bu yüzden yeryüzündeki ilk inanış sistemi anaerkil-matriyarkal(*) zemine oturmuştur. Annenin yani kadının kutsallığı, yaratıcılığından yani bir nevi tanrıyla özdeşliğinden gelir. Kadın bu kadar kutsal olunca yaratılan ilk kadın olan Havva annemizde kutsallığın sembolü olmuştur. Aşağıda bazı tanrıça isimleri yazacağım, Hepsinin özü Havva annemizi niteler, Havva isminin yeryüzünde nasıl seyahat ettiğini bu yazı çok güzel açıklar. İsimler toplumlara göre çeşitlilik gösterir ancak taşıdığı mana hep Havva annemizdir. Biz çocukları nesiller geçsede ne babamazı nede annemizi unuttuk. Peygamberin dediği gibi hepimiz Ademin çocuklarıyız.

    ——————————-

    Alıntı: Halikarnas Balıkçısı; Hey Koca yurt, syf. 204-205 (insanlık özgeçmişimizi anlamak için şiddetle okumanızı tavsiye ederim)

    ****Anadolunun Frigya bölgesinde SEMELE olarak tanınan ana tanrıça, Orta Anadoluda KİBELE, yada HEPA diye anılıyordu. Güneybatı Anadoluda yani Likyada ise LAT diye anılır. HEPA batı anadoluya taşınınca HEBE olur. Filistine kendi adlarını veren Anadolu göçmeni Pulasatiler HEPAyı Yürselime(Kudüse) taşırlar ve orada Hepa, HEVE yani HAVVA anamız olur. Onu Yürselim kahramanı olan Adamos ile evlendirirler.

    KİBELE mekkede HİBEL yada KİBEL diye anılırdı. Derken Kureyş kabilesinin özel tanrıçası oldu. Uhut gazasında Ebu Süfyan, onun namusu için kılıç çekti. İslamlıktan önce Kabede bir kolu altından olan büyük bir putu vardı. Böylece KİBEL, HUBEL, hatta LAT ve UZZA anlamına gelen heykeller put olarak Kabeye dikildiler. Kuranı Kerimde “Velnecm” süresinin bir ayetinde bunların adları verilmektedir. “Efereytümül Late vel Uzza vel mennatel salisetul uhra.” Burada LATE putu ana tarnrıça LAT’tır. Bu putların kimi tahtadan kimi de taştandır. Nitekim kutsal taş Hacer-i esved günümüze kadar kalmıştır. Kabedeki putların hepside dişi tanrılar yani tanrıçalardır.

    (*) Matriyarkal: Anaerkillik, toplumda kadının, özellikle “ana”nın etkin (baskın-başat) olma halidir. Bu düzenin temelini kadının üstünlüğü fikri oluşturur; soy kadınlar tarafından belirlenir, hakimiyet kadınlarındır. Bu toplumlarda kadınlara doğurma yetisinden dolayı erkeklerden daha çok saygı gösterilir.
    —————————-

    Cenk sanıyorum Havva annemizin ismi konusunda ufakta olsa yardımcı olmuşumdur.

  225. bakın cenk ve mahmut gördünüzmü işte kuranda hata ve çelişki olduğunu söyleyen biri var bu neden kaynaklanıyor hiç düşündünüzmü?bu hak oldan ıkmış insanların kuran dan çıkardıkları yanlış hükümler yüzünden gelen kuşaklarda yanlış hüküm e kapılıyorlar.BAK VOLKAN SEN MİRAS HÜKMÜNÜ KENDİBAŞINA ANLAYAMIYORSAN OZAMAN PEYGAMBERİN İZİNDEN GİDENLERİ OKU ONLARIN BU MİRAS HÜKMÜNÜ NASIL AÇIKLADIĞINI VE HİÇBİR YANLIŞLIK OLMADIĞINI GÖR EHLİBEY İN HÜKMÜNÜ OKU ve kafanın almadığı için anlayamadığın konularda kendini geliştirmek yerine ALLAH cc ye iftira atma..

  226. 1. hiç bir osmanlı padişahı hacca gitmemiştir neden. 2.müüslüman araplar curcan ve talkan şehirlerinde 80 bin türk ü katletmiştir neden. 3. kuran da nisa suresi-12.ve.13. ncü ayetlerde miras dagıtım konusunda matematiksel hata vardır neden.

  227. ulan cevaba bak adem ile havva nın çocukları gerdeğe girmiş abi kardeşini düzmüş o zaman çocuklar sakat doğmamış şimdimi doğuyor sakat hem saidi nursi diyorsun o köpeğin kim olduğunu biliyormusun islam alimleri bile çelişkiler içinde yüzerken koskoca bir din tartışma konusu oluyor hala yazık şu anlattıklarınıza kendiniz inanıyormusunuz adem havva gerdeğe giren kardeşler ben buna gülerim atacak yalanmı bulamadınız din sağlam olamı değilmi bakın daha adem ile havva yı tartışıyoruz bu ülkenin yüzde doksanı müslümanmış inanırsam adam değilim

  228. benim size söylemek istediyim işte bu:ihtilafa düştüyünüz konularda yalan yanlış mesep kişi yada kendi zannınıza kapılarak bu böyledir deyip yanlışa düşmeyin(adem konusundaki gibi)tabi okumayı bilen her insan yüce kitabımızı okuyacak iman edecek ona göre yaşayacak gelişecek fikir sahibi olacak ama ihtilafa düşüle konularda.allah ın kitabına ve peygamberin e ve peygamberin bize işaret ettiyi kudret liyakat sahibi kişilerin itikatına bakacağız.peki kimdir bu ihtilafa düştüyümüz konularda peygamberin bize gösterdiyi kişi ler ehlibeyt tir.işte anlatmak istediyim bu tabi siz illede yok ben başka türlü düşünüyorum derseniz siz bilirsiniz benden bukadar ssooonn.

  229. “Ey inananlar Allah’a peygamber ve içinizden emredecek kudret ve liyakata sahib olanlara itaat edin, Allah’a ve ahiret gününe inaDIyorsanız birşeyde ihtilafa düştünüz mü o hususta Allah’a ve peygambere müracaat edin; bu haraket, hem hayırlıdır, hem de sonu pek güzeldir.”

    Nisa / 59

  230. cenk:komik olmayın ya mahmut ben mesep lere karşıyım diğor ama çarşaf çarşaf sünni messebin itikatına göre yazıp çizen alimlerin kitablarından yazmış kopyalamış….cenk ben de kitabullah diğorum başka kitabları haşa denk tutmuyorum kimseyi aracı koymuyorum.bak eli altmış yılını hanifi sünni alimi olarak yaşayan süleyman ateş şu an gerçeye götüren yolun ehlibeyt olduğunu söylüyor araştır.ve daha 2 gün önce habertürkte yaşar nuri öztürk te yapılan yaklaşık üç dört satlik proğramda kendisi yıllardır hocalık yapmasına karşın sünni olarak.aslında nezih tertemiz ve yanlışa düşmeden en doğru kaynak ve itikatın ehlibeyt olduğunu itiref etti.ve şu anda neçül belagayı okuduğunu itiref ederek,bugüne kadar kur an ı kerimden çıkardığı hükümleri ehlibeyt ışığında tekrar gözden geçirerek yeni bir bakış açısı kazandığını ve birçok konuda kalbinin daha mutmain olduğunu söyledi.bunu anlatmamın sebebi kardeşim önyargılı olmayın tembellik etmeyin okuyun bilgi sahibi olun ondan sonra yine kabul etmesseniz etmeyin sonuçta inançta zorlama olmaz olmamalı.ama bir zahmet okusanız bu neçül belağa nedir kur an hakkında nediyor.bu gadir hum olayı nasıl cereyan etti peygamber yüzyirmibin müslümanı arabisten sıcağında yarım gün neden kızgın güneşin altında bekletti.hz alinin elini kaldırarak neden halifi olduğunu emretti.bu ehlibeytin bizim yanlışa düşmememiz için itikatlerini takip etmemiz onların izinden gitmemiz i gerektirmezmi.peygamber hidayet rehberi olarak kur an vr ehlibeytibizlere tembihlerken siz kendibaşınıza kur an dan nasıl faydalanabileceyinizi zannediyorsunuz.ehlibeyt mesep değildir kur an ı kerimin tebliy et diye emredilen peygamberin takipçileri ve bizlerinde kur an yolunda yolumuzu sapmamak için bize işaret taşı olmalıdırlar.yaptıklarımızdan kendimiz sorumluyuz.tabiki kur an okuyarak ta mümin olunur ama peygamberin yolunu takip etmek ve yanlışa düşmemek için ehlibeyt endoğru yoldur çünkü bunu ben değil peygamber emrediyor….sonn.

  231. tancenk dedi:

    ayhan ya sana bir teklifim var. bukadar üzülme.. biz yanlış olalım sen dogru sonuçta cennet senin olsun bak inan bana bu söylediklerinle inandıklarınla cennete gitmeyi düşünüyorsan inan bana seninle komşu olmayalım. sana dosdogru kitap diyene sen böyle davranıyorsan cennette sen benim hurilerede göz koyarsın cıngar çıkar orada sonra senin ve benim yüzümden yine cennetten şutlanırız aman he sen cennete senin gibi düşünenlerle git bizde sana göre cehennem olan cennete gider kafamızı dinleriz.

  232. ehlibey mesep değil peygamberin soyu ve insanlığa işaret ettiyi hakka götüren tertemiz yoldur.ve artık bitiriyorum çünkü sabitfikirli ce hiçbirr çaba sarfetmeden cahilce sağdan soldan duyduklarını yazan defalarca gerçekleri okuyun sonra konuşalım dedeme rağmen görülüyorki papağan gibi ezberlediyini okuyor..bu nedenle bu yazışmadan yarar görmüyor ve gösteremiyorum emeyime yazık son veriyorum.doğru bildiyin yanlışlarla devam et sen……

  233. Mahmut Akar dedi:

    Ben Peygamberimizin bizlere sadece ve sadece Kur’an a öğütlerine uyarak sırat’ı mustaqime ulaşabileceğimizi söylediğine iman ediyorum.
    Hakaret ederek hiç bir yere varamazsınız, o sizin seviyenizi gösterir.
    Ne sünni ne de şii hiç bir mezhebe uymuyorum..
    Mezhep olayı zaten baştan yanlış.
    Doğru nereden gelirse doğrudur.
    Ancak asıl kaynak olan Kur’an ile her bilginin tartılması gerekli.
    Bahsi geçen verdiğiniz olayda her iki imam da Kur’ana aykırı görüş bildiriyorlar ise ben ille de birine inanmak zorunda mıyım?

  234. YA SEN BÖĞLE MANKAFALIK YAPARAK HERŞEYE YANLIŞ DİYECEKSEN BANA NEDİYE SORU SORUP BOŞUNA UĞRAŞTIRIYORSUN OLUM.NUH OĞLUNU HALKA HİDAYET REHBERİ OLARAK GÖSTERDİMİ!AMA HZ MUHAMMED EHLİBEYTİ İNSANLARA HİDAYET REHBERİ KILAVUZ OLARAK GÖSTERDİ.ŞİMDİ SEN BUNLARI BİRBİRİNE KATARSAN SAPLA SAMANI AYIRAMIYORSAN BEN NAPİM.GADİR HUM İNANMAK ZORUNDA OLMADIĞIMIZ BİR VAKKA DİYORSUN PEKİ SEN PEYGAMBERİN SÖYLEDİKLERİNE EMRİNE TALİMATINA UMAK ZORUNDA OLMADIĞIM VAKKA DERSEN SEN KİME UYACAKSIN ŞEYTANAMI?BENİ UĞRAŞTIRMA SEN VE SENİNGİBİLER KAPALI YENİ ŞEYLER ÖYRENMEYİ BİLDİKLERİNE TEHDİT OLARAK ALGILAYANLAR LA NE KONUŞAYIM..MESEPLERE İNANMIYORUM UYMUYORUM DEMİŞSİN KALKIP BURAYA SÜNNİ ALİMLERİN NET TEKİ FIKHİ AÇIKLAMALARINI KOPYALA YAPIŞTIR YAPIYORSUN DEMEKKİ UYDUĞUN BİRİLERİ VAR AMA ACI OLANI SEN KİME NİYE NEDEN UYDUĞUNUDA BİLMİYORSUN.BENİ UĞRAŞTIRMA SENİN KAFAN ALMIYOR SEN BİLDİYİN MASALLARLA KENDİNİ AVUT .

  235. Mahmut Akar dedi:

    Ne Hanefi ne de şii hiç bir mezhebe göre hareket etmek zorunda değiliz.
    Ehlibeyte de hakeza öyle..
    Peygamber soyudur diye tutturmuş gidiyorsun sana Nuh un oğlunu örnek verdim.
    Peygamber soyundan gelmenin hiç bir artısı yoktur.
    Hanefi ile imam caferin arasında geçen tartışmaları tek tek ele alırken onları da eleştirilebileceğini anlatmaya çalıştım.
    Yani eğer o tartışma gerçekse ikisinin de bir sürü yanlışları var.
    Gadir hum diye bir olaydan bahsediyorsun,
    bence inanmak zorunda olmadığımız bir vak’a.

  236. ASLA SORGUSUZ SUALSİZ ARAŞTIRMADAN İNANMAM MAHMUT BY.BAK LÜTFEN DİKKATLİ OKU SANA GADİR HUM OLAYINI YAZDIRIRKEN BAK ENAZ OTUZ KAYNAK VAR HİÇBİRŞEYİ TEK KAYNAKTAN DEĞİL İKİ HATTAN 4 MESSEBİN ORTAK GÖRÜŞÜ OLARAK AKTARILAN GERÇEK LERİ YAZMIŞIM.EĞER BANA KAYNAKSIZ OLDUĞU İÇİN YALAN DİYORSAN O HALDE YUKARDA YAZILANLARA BAK KAYNAKLARININ GÖR.AMA HALA YALAN DİYORSAN KANITLA BEN ANNEMİN BABAMIN MESEBİNE GERİ DÖNÜCEM.gadir hum olayı dönüm noktasıdır mahmut bu olayı hem sünni hem şii kaynakları kabul ediyor.bu olay fatihin istanbulu kuşatıp alması kadar hala canlı diri sıçaktır…ha bide demişsin ben kitabullaha inanıyorum canım bizde araya aracı koy yana kuran ı kerime eş arademedik haşa…bak mahmut kardeş demogoji yada kaçamak değil samimi ol kitabullahı hepimiz okuyoruz emenna anlıyoruz peki iştihat da kime uyacağız haa buna ne diyeceksin.kıyasla şeytanın mantığıyla belki bilmeden hareket eden ama bilememeside bir okadar hazin olan ebu hanifeninmi iştihadına göre gideceyiz??yoksa ilimi dosdoğru peygamberin izinden giderek aynı mantıkla insanlığa yol göstern peygamberimizin soyu olan imamlarınmı iştihadına bakacağız..???gadir humda birinci ve ikinci halife olan ebu bekir ve ömer gecenin şafağı sökerken geldiler dedilerki kutlu olsun eeyy ali mümin erkek ve kadınların velisi olarak yeni bundan böyle islama hizmet edeceksin…..ama sonra ları ne oldu peygamberimiz ölürken onu o halde bırakıp hilafet in peşine düştüler.hz ali peygamberimizi yıkayıp kefenleyip defnedene kadar onlar filafeti aralarında paylaştılar..hz ali diyorki:ebu bekir filafeti bir gömlek gibi giyindi sonrada o gömleyi çıkarıp çorak bir yere attı.oysa ben deyirmenin mili müslümanlarda taşı gibi dönerdi.ömer sert kaba ve zorba idi birçok hükümü yanlış verir uygulamada yanlış yapar bende müdahale ederdim.diyor mahmut araştır ina hz ömer bugün emevi geleneyinden gelenlerin şişirdiyi ve önümüze koyduğu kadar adaletli bilgili değildir.hz fatımanın envini basıp kapıya sıkıştırarak kaburgasını kıran bebeyini öldüren ömerdir.sünnet te uygulamada olmamasına rağmen tervih namazını camilerde kıldıran sonrada (bu negüzel bid at tır diyen de ömerdir)ben kimseye çamur atmıyorum ama tarihin gerçeyi bu şimdi sen bu adamların yılunda gidersen nasıl doğru yoldan gittiyini söyleyeceksin haa ??bu nedenle en doğru yol ehlibeyt yoludur.

  237. Mahmut Akar dedi:

    Sen alevi değilsin amma velakin birazcık fazla şii kitaplarını okumuşsun ve de hiç sorgusuz sualsiz onların maceralarına inanıyorsun.
    Bel “elhamdulillah” sadece ve sadece sorgusuz sualsiz Kitabullahtan başkasına iman etmiyorum.
    Etmek zorunda da değilim.
    Bizler Kitabullahtan sorulacağız (43/44)

  238. yine sorun varsa cevaplayabilirim.ama önyargısız.

    • Mahmut Akar dedi:

      Ben senin yazdıklarını anlıyorum amma sern benim sorularıma hep kaçak cevaplar veriyorsun

  239. bak mahmut ben alevi değilim ailem hanifi.ben sana bunları körü körüne neye bağlanacağımı bilmediyimden değil bildiyimden yazıyorum.yıllarca hak yol hangisidir araştırmalarım sonucu bindörtyüz yıllık islam inancını en temiz halis olarak ehlibeyt yolu kaynağı olduğunu gördüm.kimseden sen buna inan diyerek bir istekte bulunamam ben sadece size gerçekleri önyargısız olarak okuyup araştırın o zaman görürsünüz diyorum.

  240. kıyasa göre kur an ı kerimden hüküm çıkaran imam azam dır ve ehlibeyt imamı cafer imam azama kıyasa göre hüküm veren ve bu yanlışa düşen ilk şeytandır şeytan ben ademe secde etmem ben ateşten o topraktandır diyerek kıyasa gidip yanlışa düşerek allah ın gazabına ve lanetine kapılmıştır…imam cafer bu nedenle kıyasa göre hüküm verilmeyeceyini belirtmiş.sanırım sen imamları karıştırdın imam azam hanifi şidiki türkiyedede büyük çoğunluğun kendisine ve iştihadına uyduğu hanifi messebinin kurucusudur.ayrıca bu kişi imam caferin yanında 2 yıl kalarak ilim öyrenmiş.sonrada kıyasa göre hüküm verdiyi için imam cafer tarafında uyarılmıştır.birgün ima azam imam caferin yanına gelerek o negüzel baston der imam caferde o dedemizin rasulallahın bastonudur der bunun üzerine imam azam bastona sarılarak allahaşkına ver sımsıkı tutayım elim deysin der bunun üzerine imam cafer vallahi peygamberin eti kanı derisi kokusu yanı başında dururken sen bir odunamı sarılacaksın der..ve imam azam eğer diyorki eğer imam cafer olmasaydı ben helak olurdum…..işte mahmut kardeş şu an okuduğunuz dinlediyiniz kitaplar ilim adamları işte bu kişinin imam caferin yanında ilim öyrenen birçok kez yanlıştan döndürülen kimsenin imam azamın iştihadına dünya görüşüne göre yazıyor çiziyor lar sizlerde okuyorsunuz bilgi sahibi oluyorsunuz.şimdi ben sana soruyorum.ilimin gerçek kapısı varken peygamber yolu izi varken başka lara negerek.hala akıt etmeyecekmisiniz….!!

  241. Niçin Allah onun ehli beytine yardım etmemiş de hep onlar ezilen taraf olmuştur? (HZ ALİ:* Biz orta yolu tutanlarız. Geride kalan gelir, bize ulaşır; ileri giden döner, bize kavuşur.

    (Kendini nasıl buluyorsun yâ Emir’el-Müminin diye soran birisine buyurdular ki:)

    * Varlığını yok olmakta, sıhhatini hastalık kavramakta, emin olduğu yerden musibetlere çatmakta olan kişinin hâli nice olur ki?

    * Benim yüzümden iki kişi helâk olmuştur: Sevip hakkımda ileri giden, sevmeyip aleyhimde bulunan….HZ ALİ:* Andolsun ki, Allah’ın salâtı O’na ve soyuna olsun, Rasûlullah’ın ashabından olup, ondan duyduklarını unutmayanlar, bilirler, ben bir an bile ne noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah’ın emrini reddettim, ne Rasûlü’nün emrini. Allah’ın bana lütfettiği erlikle yiğitlerin durakladıkları, ayakların geriye çekildiği yerlerde canımla, başımla onu korudum. Allah’ın salâtı O’na ve soyuna olsun, elimden geldiği kadar canımı ona fedâ ettim; bütün gücümle düşmanlarıyla savaştım, nefsimle onu korudum; o da benden başka kimseye nasip olmayan ilmini bana lütfetti.

    Allah’ın salâtı O’na ve soyuna olsun, Rasûlullah vefât ettiği zaman başı göğsündeydi, ağzının yârı avcıma aktı, onu yüzüme sürdüm. Allah’ın salâtı O’na ve soyuna olsun, onu yıkamaya koyuldum; melekler yardımcılarımdı. Ev halkı ve civârı feryatla dolmuştu. Meleklerin bir kısmı inmedeydi, bir kısmı çıkmadaydı.

    Sesleri hâlâ kulaklarımdadır; ona salavât getiriyorlardı, bu, onu kabrine yerleştirinceye dek sürdü gitti. Hayâtında da, memâtında da ona benden yakın kimdir ki?

    * Haktan ve hak ehlinden ayrılma; ayağın sürçmesin, çünkü biz Ehlibeyti bırakıp başkasına sarılan helâk olur, dünyâsını da yitirir, âhiretini de

  242. Kabul olundu ise niçin Hz. aliden itibaren ehli beyt bu kadar zulüm ve ızdıraba maruz kalmıştır? (PEYGAMBERİMİZ ZATEN İLERİDE BÜYÜK FİTNE ÇIKACAK BU FİTNEDE ALİ NİN YANINDA OLUN DİYOR.PEYGAMBERİMİZ ALLAH CC NİN İZNİ ÇERÇEVESİNDE GAYB DAN KISMEN HABERDAR EDİLİYOR ANCAK PEYGAMBERİMİZ BUNLARI TAMAMEN İMTİHANI ETKİLEYECEK KADAR KİMSEYE SÖYLEMİYOR.SEN HZ HÜSEYİNİN ŞEHİT OLACAĞINI KEBELAYA GİDERKEN BİLMEDİYİNİMİ ZANNEDİYORSUN!

  243. Gadir-i Hum
    Zilhicce ayının 18. Günü öğle üzeri Resulullah(sav) veda Haccandan dönerken Maide suresinin 67. Ayeti nazil oldu. Yüce Allah(cc) şöyle buyuruyordu: Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir.MAİDE 67)( MAHMUT KARDEŞ BİLİYORSUN YARADAN İNSANA İRADE VERDİ İNSANOĞLUNUN DAVRANIŞLARI KENDİ İRADESİ ÇERÇEVESİNDEDİR.ÇÜNKÜ AKSİ HALDE AMELDEN İMTİHAM DAN BAHSEDEMEZDİK AKSİ HALDE YAZILMIŞ BİR SENARYONUN FİGÜRANLARI OYUNCULARI OLURDUK AMA BÖĞLE DEĞİL.PEYGAMBERİMİZ ORADA İLAHİ EMİRİ YERİNE GETİRDİ.YAPILMASI GEREKENİ YAPTI.HÜCCETİ TAMAMLADI Kİ KIYAMET GÜNÜ ORADAKİ TOPLULUK VE DAHA SONRAKİ TOPLULUK DÜŞTÜKLERİ YANLIŞLARDAN ÖTÜRÜ BİZİ UYARAN OLMADI PEYGAMBER SÖYLEMEDİ DİYEMEYECEKLER.PEYGAMBER HÜCCETİ TAMAMLADI.İLAHİ EMİRDEN ALDIĞI VELAYETİ EMİN ELLERE TESLİM ETTİ.

  244. Mahmut Akar dedi:

    Akletmezler mi diye buyuran Allah, elbette günümüzde yeni yeni ortaya çıkarak cereyan eden fıkhi konular hakkında kıyas yapmayı bir kaçınılmaz gereklilik olarak anlayış ile karşılayacaktır.
    Sayın imamın namaz ile orucu önemine binaen karşılaştırması zaten olacak bir iş değil.
    O ayrı o ayrı hepsi de olmazsa olmaz ibadi konulardandır.
    Kadın ile erkeğin kıyas edilmesi ise evlere şenlik bir durum
    güçlü olan erkek iki kat miras alıyor bu kıyasa göre gayet normal bir durum değil mi?
    El kesilerek kopartılması zaten baştan itibaren yanlış bir hüküm.
    Hırsızın eli kesilir amma “kesinlikle” kopartılmaz.
    Nimetlerle ehli beyt sevgisini işaret eden bir imama benim inanmam mümkün değil.

  245. mahmut sorularını tek tek cevaplandıracağım ama lütfen göz gezdirme ve önyargılı okuma anlayarak oku.

  246. Mahmut Akar dedi:

    “BEN KİMİN MEVLASI İSEM ALİ ONUN MEVLASIDIR. ALLAH’IM ONA DOST OLANA DOST OL ONA YARDIM EDENE YARDIM ET, ONU HORLAYANI HORLA. HAKKI ONUNLA BERABER KIL”

    Allah a Böyle dua eden bir peygamberin duası kabul olunur mu olunmaz mı?
    Kabul olundu ise niçin Hz. aliden itibaren ehli beyt bu kadar zulüm ve ızdıraba maruz kalmıştır?
    Niçin Allah onun ehli beytine yardım etmemiş de hep onlar ezilen taraf olmuştur?
    Bu nasıl bir dua bu nasıl bir hilafet???

  247. kuran ı kerimi okumak peygamberimizin izinden gitmek tüm insanlığın kurtuluş yoludur.peygamberin izide ehlibeyt tir çünkü doğru adresi bizlere peygamberimiz vermiştir.her müslüman kur an okumalıdır ancak her müslüman kur an dan hüküm çıkaramaz.peygamberimiz her zamanın ın imamına uymayan cahiliye ölümüyle ölür diyor buda bizlerin geçmişte takılıp kalmamamız gerektiyini belirliyor.ama bu imam herhangi bir imam değil peygamberimizin izinden yani ehlibeyt in izinden giden ve kur an hükümlerini bu zamanda öz kaynaktan aktarabilen imama uyacağız ancak allah la aramıza aracı değil şer ri hükümlerde yanlışa düşmemek için hidayet rehberimiz olması için uyacağız diğer taraftan tabiki yaratıcının bizlere verdiyi aklı kullanarak kur an ı kerimi okuyup yaratıcının emirlerini yerine getireceyiz.yani sevgili cenk ve mahmut kardeşim size tavsiyem gadir hum olayını iyice bir okuyun araştırın peygamberimiz hz aliyi elinden tutarak insanların karşısına çıkardı.ey insanlar ben size kendi nefsinizden daha evla daha yakın değil miyim diyerek sordu bunun sözünü aldı sonrada ben kimin mevlasıysam alide onun mevlasıdır dedi.yani insanlığın hidayet rehber olduğunu söyledi şimdi bizler okuyup anlayacağız ki islamın doğrularını zanna düşmeden anlayabilelim.

  248. ayhan:CENK & MAHMUT.OKUYUNN dedi:

    EHLİBEYT İMAMLARINDAN İMAM CAFER SADIK IN HANİFİ SÜNNİ MESSEBİ KURUCUSU EBU HANİFİYLE YAŞADIĞI DİYALOK……. İmam Sadık (a.s) ile Ebu Hanife arasında cereyan eden olay: Bir gün Ebu Hanife, bir görüşmede bulunmak amacıyla İmam Sadık el-Alevî (as)’ın evine geldi. Görüşmek için izin istedi, fakat imam izin vermedi. Ebu Hanife diyor ki: Kapının eşiğinde bir süre bekledim. Küfe’den bir heyet gelip imam ile görüşmek için izin istediler. İmam onlara izin verince ben de onlara karışıp imamın evine girdim, huzuruna varınca dedim ki: “Küfe’de on binden fazla insan, peygamber (s.a.a)’in bazı sahabeleri hakkında uygunsuz sözler sarfediyorlar. Oraya bir temsilci gönderip o insanları, peygamber sahabeleri hakkında böyle konuşmaktan men etmeniz iyi olur.” İmam: “O insanlar beni dinlemezler” dedi. Ebu Hanife: “Sizi nasıl dinlemezler, siz peygamberin torunusunuz” dedi. İmam: “Beni dinlemeyenlerden biri de sensin. İznim olmadan evime girmedin mi, otur demeden oturmadın mı, izin almadan konuşmaya başlamadın mı?” Sonra imam buyurdu ki: “Duyduğuma göre kıyasa dayanarak fetva veriyormuşsun!” Ebu Hanife: “Evet” dedi. İmam es-Sadık: “Yazıklar olsun sana! Bu şekilde ilk hüküm veren İblis’tir; Allah, meleklere Adem’e secde etmesini emrettiğinde İblis: “Ben ona secde etmem, çünkü beni ateşten, onu da topraktan yaratmışsın ve ateş topraktan daha üstündür” diyerek Allah’ın emrini dinlemedi.” (İmam Kıyas’ın batıl olduğunu kanıtlamak için bu ilkeye uymayan bazı islam kanunlarını hatırlatarak şöyle buyurdu:) “Sana göre haksız yere birini öldürmek mi daha önemlidir, zina yapmak mı?” Ebu Hanife: “Bir kimseyi haksız yere öldürmek” dedi. İmam es-Sadık: “(Binaenaleyh kıyas etmek doğru ise) peki neden öyleyse; katlin ispatı için iki şahit gerekirken zinanın kanıtlanması için dört şahit gerekiyor? İslam’ın bu kanunu kıyasa uyuyor mu?” Ebu Hanife: “Hayır” dedi. İmam es-Sadık: “İdrar mı daha kirlidir, meni mi?” Ebu Hanife: “İdrar” dedi. İmam es-Sadık: “Neden öyleyse Allah-u Teala birincisinde abdest almayı emrederken ikincisinde gusül almayı emretmektedir? Bu hüküm kıyasa uyar mı?” Ebu Hanife: “Hayır” dedi. İmam es-Sadık: “Namaz mı daha önemlidir, oruç mu?” Ebu Hanife: “Namaz” dedi. İmam es-Sadık: “Öyleyse neden, haiz kadına orucun kazasını tutmak vacip kılınırken namazı kaza etmesi vacip kılınmamıştır. Bu kıyasa uyar mı?” Ebu Hanife: “Hayır” dedi. İmam es-Sadık: “Kadın mı daha zayıftır, erkek mi?” Ebu Hanife: “Kadın” dedi. İmam es-Sadık: “Peki neden, erkek kadının iki katı miras almaktadır. Bu hüküm kıyasa uyar mı?” Ebu Hanife: “Hayır” dedi. İmam es-Sadık: “Neden Allah, on dirhem çalan birinin elinin kesilmesini emretmiştir. Halbuki birisi birisinin elini keserse diyet olarak beş yüz dirhem ödemesi gerekiyor. Bu kıyasa uyar mı?” Ebu Hanife: “Hayır” dedi. İmam es-Sadık: “Şu ‘O gün, nimetlerden kesin olarak sorgulanacaksınız’ (Tekasür 8. Ayet) ayeti, Allah, halkı lezzetli yemekler ve yazın içtikleri serin sulardan dolayı sorgulayacaktır, şeklinde yorumladığını duydum.” Ebu Hanife: “Doğrudur, bu ayeti böyle yorumladım” İmam es-Sadık: “Eğer bir kimse seni evine davet eder, sana lezzetli yemekler ve serin su ikram eder de sonra bu ikramından dolayı sana minnet koyarsa böyle bir kişi hakkında ne karar verirsin?” Ebu Hanife: “Böyle bir kişi cimridir derim” dedi. İmam es-Sadık: “Acaba Allah cimri midir ki, (Kıyamet günü bize verdiği yemeklerden dolayı bizi sorgulasın?) Ebu Hanife: “O halde, Kuran-ı Kerim’de buyrulan; insanların ondan sorgulanacakları nimetlerden maksat nedir?” İmam es-Sadık: “Biz Ehl-i Beyt’in sevgisidir” (Allame Meclisi “Bihâr’ül Envâr” C.10, S.220-221 Müesset’ül Vefâ H.1404 Beyrut Bas; Mehdi Pişvâi “İmamların Hayatı” Bab: İmam Cafer es-Sâdık S.256-258)

  249. ayhan:GADİR-İ HUM olayı dedi:

    Gadir-i Hum
    Zilhicce ayının 18. Günü öğle üzeri Resulullah(sav) veda Haccandan dönerken Maide suresinin 67. Ayeti nazil oldu. Yüce Allah(cc) şöyle buyuruyordu: “EY PEYGAMBER SANA RABBİNDEN GÖNDERİLMİŞ OLAN EMRİ BİLDİR. BUNU YAPMAZSAN, ONUN ELÇİLİĞİNİ YAPMAMIŞ OLURSUN.”

    Bu ayeti kerime yolda hareket halinde iken nazil oldu. Bu sırada hac kafilesi mekke ile Medine arasında Cuhve vadisindeki Kadiri Humm denen su birikintisinin kıyısına gelmişti. Bu bölge çeşitli bölgelere gidecek hacılar için kesişim ve ayrım noktasıydı.

    Hz.Peygamber(sav) önde gidenleri çağırdı ve arkadan gelenleride bekledi. Halk tamamıylada toplanınca namaz kıldırdı. Deve hamutlarından üç basamaklı ve yüksekçe bir mimber yaptırdı. Çeşitli rivayetlere göre yüzbini aşkın müslüman toplanmıştı. Allah’a iman ve kendi peygamberliklerine şahadet edici, birlik ve beraberlikle ilgili bir konuşma yaptı ve sonunda: SİZE PAHA BİÇİLMEZ İKİ EMANET BIRAKIYORUM. BİRİSİ ALLAH’IN KİTABI KUR’AN DİĞERİDE BENİM EHL-İ BEYTİMDİR. BUNLARA SARILIRSANIZ ASLA SAPIKLIĞA DÜŞMEZSİNİZ. BU İKİSİNİN HESABI KIYAMET GÜNÜ SİZDEN SORULACAKTIR.”

    Daha sonra peygamber Hz.Ali(as)’yi yanına alarak ellerini tutup kaldırdı, öyleki halk her ikisininde koltuklarının beyazlarını gör ve “BEN KİMİN MEVLASI İSEM ALİ ONUN MEVLASIDIR. ALLAH’IM ONA DOST OLANA DOST OL ONA YARDIM EDENE YARDIM ET, ONU HORLAYANI HORLA. HAKKI ONUNLA BERABER KIL” Dedi.

    İşte bu tebliğden sonra ise Maide suresinin 3. Ayeti nazil oldu; “BUGÜN SİZİN DİNİNİZİ İKMAL ETTİM, NİMETİMİ TAMAMLADIM, SİZE DİN OLARAK İSLAMI SEÇTİM VE HOŞNUD OLDUM, RAZI OLDUM.”

    Bu ayetten sonra ise orada bulunan müslümanların hepsi Hz.Ali(as)’yi kutladılar. Hz.Ali(as) böylece Allah(cc)’ın emriyle ve bizzat peygamber tarafından kendi yerine tayin ediliyordu. Beyat merasimi tamamlandıktan sonra peygamber(sav) şöyle buyurdu. “Allah’a şükürler ediyorum ki kendi dinini tamamladı. Kendi nimetlerini insanlara tamamladı. Benim risaletim ve benden sonra Ali’nin velayetine hoşnud oldu.”

    Bu tarihi muazzam olay sadece Ehl-i Beyt kaynaklarında değil Ehli sünnet kaynaklarında da yer almaktadır. Onlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

    1-İmam Fahr-i Razi “Tefsiri Bebir-i Mefahitül gayb”

    2-Muhammed Bini Cüreyr “Tefsiri Kebir”

    3-Ebu Davud Secistani “Süneninde”

    4-İmam Ahmet Bin Hambeli “Müsnet 4.Cilt, s.281”

    5-Celalettin Süyuti “Tefsiri Durr’ul mensur”

    6-İbni Mace “süneninde”

    Bu hadisin ayrıntılı incelemesini aşağıda sunuyoruz;

    Peygamber efendimiz veda haccından dönerken gadir-i humm denen yerde tüm hacıları toplayarak onlara hitap ettiği “Veda Hutbesi” diye bilinen hutbesinden alınan aşağıdaki hadis, kaynaklarıyla aktarılmıştır.

    “Peygamber size ne verdiyse onu tutun ve sizi neden sakındırdıysa ondan sakının. Allah’tan çekinip-korkun; şüphe yok ki Allah’ın azabı pek çetindir.” (Haşr-7)

    Hadisin Metni:
    Ey insanlar, ben ancak bir beşerim; yakındır /yakınım /şüphesiz ben zaanediyorum çağrılayım da kabul edeyim; /Rabbimin elçisi gele /bana gelede icabet edeyim /ona icabet edeyim, /ben çağrılmış da icabet etmiş gibiyim; /şüphesiz ben /ben sizin aranızda iki değerli şeyi /iki değerli şey /iki şey /halife olarak iki değerli şeyi /iki şey /ona sarıldığınız sürece /onu tuttuğunuz sürece /ona sımsıkı yapıştığınız sürece benden sonra asla sapıklığa düşmeyeceğiniz /ebedi olarak sapmayacağınız /onlara tabi olduğunuz takdirde asla sapmayacağınız bir şey bırakıyorum /bıraktım /gerçekten bıraktım /halef bıraktım /halef bırakıyorum; ve şüphesiz siz onlardan sonra asla sapmazsınız. Bunlar Allah’ın Kitabı ve Benim Itretim, Ehl-i Beytim’dir. Birisi diğerinden daha değerlidir.

    Allah’ın kitabı gökten uzanmış bir iptir. /Onda nur ve hidayet /sıdk vardır. /(Bunlar) Rabbimin kitabı ve ıtretim (soyumdan olan) Ehl-i Beytimdir. /Rabbimin kitabı ve ıtretimdir ki, onlar da benim Ehl-i Beytimdir. /Ehl-i Beytim ve yakınlarımdır. /Ehl-i Beyitmdir /soyumdur /ve gerçekten o ikisi (Kevser) havuz(un)da bana gelinceye kadar asla birbirinden uzaklaşmazlar /ayrılmazlar /ayrılmayacaklar /gerçekten o ikisi daima birliktedirler, asla birbirinden ayrılmazlar. Öyleyse bakın /Öyleyse Allah’tan çekinin ve bakın bu ikisi hakkında bana nasıl halef olacaksınız /bana olan saygınızı bu ikisine karşı davranışınızda nasıl koruyacaksınız? /Öyleyse bakın, bu ikisi hakkında bana nasıl /ne ile /ne gibi şeyle kavuşacaksınız? Bilen ve Haberdar (Allah) bana haber vermiştir /beni haberdar kılmıştır ki: Bu ikisi bana kavuşuncaya kadar asla birbirinden ayrılmazlar. Rabbimden ben bunu istedim o da kabul etti. Bu yüzden asla onlardan ileriye geçmeyin ki, helak olursunuz ve onlara bir şey öğretmeye kalkışmayın; çünkü onlar sizlerden daha bilgindirler. /Öyleyse onlara sarılın ve sapıklığa düşmeyin. /Gerçekten o ikisi (Kevser) havuz(un)da bana kavuşuncaya kadar baki kalırlar. /Ben Rabbim’den o ikisini istedim, o da havuzda onları bana kavuşturacağını vaadetti. /Ben o ikisi için bunu istedim. (Cennetteki) Havuzun genişliği ise Basra ile San’a arası kadardır. O havuzda yıldızların sayısınca bardaklar var. /Gerçekten Latif ve Haberdar (Allah) bu ikisinin, Havuzda bana kavuşuncaya kadar bu iki parmağım gibi (şehadet parmağıyla orta parmağına işaret etti) asla birbirinden ayrılmayacaklarını (değişmeyen bir ahid olarak) bana bildirmiştir. /Ben sizden önce Havuza varacağım ve siz benden sonra geleceksiniz ve Havuzda bana kavuşmanız umulur. Benimle mülakat ettiğiniz zaman bıraktığım iki emanet hususunda sizden sual edeceğim /sual ederim /gerçekten ben, bana vardığınızda benden sonra Sekaleyn hususunda nasıl bana halef olduğunuzu soracağım. /Gerçekten Allah benden sual edecek ve ben de sizden soracağım: sizler bana ne söyleyeceksiniz? /Gerçekten ben, sizden önce (Kevser) havuz(un)a varacağım ve siz de bana gelip kavuşacaksınız. Öyleyse bakın, Sekaleyn (iki değerli emanet) hususunda bana nasıl halef olacaksınız?

    Söyledik /söylediler /Peygamber(sav)’e denildi ki:“Sekaleyn (iki değerli emanet) nedir?”

    Resulullah(sav) şöyle buyurdu: “O ikisinden biri, Allah’ın kitabıdır ki, onun bir ucu Allah’ın elindedir ve bir ucu da sizin elinizdedir. En büyük olanı /En büyük emanet /O ikisinin büyüğü /Onların birincisi /Onlardan biri Allah’ın kitabıdır ve küçük olanı /küçük sekal (değerli emanetin küçüğü) /diğeri benim ıtretim (öz soyum)dir. Öyleyse kim benim kıbleme doğru yöneliyorsa ve benim davetimi kabul ediyorsa o ikisi hakkında hayırlı tavsiyede bulunsun. /Ben size Allah’ın kitabını ve ıtretimi vasiyet ediyorum. /Size Allah’ın kitabı ve benim ıtretim yeterlidir. Onlardan birisi diğerinden büyüktür. /Gerçekten ben (kıyamette) sizlerden iki şey hakkında soracağım: Kur’an ve Ehl-i Beytim hakkında. /Ben sizin aranızda öyle bir şey bırakmışım ki, ona uysanız asla sapıklığa düşmezsiniz. /(Sizin aranızda) Öyle bir şey (bırakıyorum) ki, eğer ona yapışsanız benden sonra asla sapıklığa düşmezsiniz; bıraktığım şey biri diğerinden daha büyüktür; o yerle gök arasında olan bir bağdır. /Ben sizin aranızda kendi halefim olarak iki değerli sekal (değerli emanet) bırakıyorum: Büyük Sekal ve Küçük Sekal (Ehl-i Beyt). Büyük Sekal’e gelince… Onun bir ucu Allah’ın elinde ve diğer ucu sizlerin elindedir. O Allah’ın kitabıdır, ona uysanız asla sapıklık ve zillete düşmezsiniz /öyleyse ona sarılın ve sapıklığa düşmeyin ve onu değiştirmeyin /ona sarılın, asla yoldan kaymazsınız ve sapıklığa düşmezsiniz. Küçük Sekal’e gelince de… O benim ıtretim(Öz soyum) olan Ehl-i Beytimdir. /Biliniz ki, ve (diğeri de) benim ıtretimdir. /Ben size Ehl-i Beyt’im hususunda Allah’ı hatırlatıyorum. (Bu cümleyi iki defa veya üç defa tekrarladı.) /Gerçekten Allah (azze ve celle) bana vahyetmiştir ki, benim ruhum alınacaktır (vefat edeceğim); size bir söz söylüyorum ki, ona uysanız kurtuluşa erersiniz, eğer onu bırakırsanız helak olursunuz. Gerçekten benim Ehl-i Beytim ve Itretim, benim yanımda özel mevkiye sahip olan yakınlarımdırlar ve gerçekten siz Sekaleyn (iki değerli emanet hususunda sorguya çekileceksiniz; o ikisi Allah’ın kitabı ve benim ıtretimdir. Eğer o ikisine uysanız, asla sapıklığa düşmezsiniz. /Gerçekten siz o ikisine uyduğunuz ve sarıldığınız müddetçe asla sapıklığa düşmezsiniz. /Gerçekten ben sizin aranızda Allah’ın kitabını ve ıtretim olan Ehl-i Beyt’imi bırakıyorum; o ikisi benden sonra iki halifemdirler; biri diğerinden daha büyüktür. Gerçekten ben sizin aranızda iki değerli şey bırakıyorum: Allah’ın kitabını ve ıtretimi. Öyleyse onlara sarılın, çünkü o ikisi kıyamete kadar kopmayacak iki iptirler.

  250. cenk işinize gelmedimi böyle laf salatası yaparsınız.eğer varsa mantıklı bir sözün söyle kardeşim

  251. ebabil kuşları Allah yolunda kıble belirleyip yola çıkarlar bu yol çok uzun yoldur. kimileri yoldan geri dönerler ama bazıları vardır ki azim ile bu yolda uçmaya devam ederler. fakat bu azimlilerin bazılarının ömrü yetmez düşer ölürler. çok az kısmı ulaşır ve ulaştıklarında bir bakarlar ki kendilerini yolda düşüp ölenler karşılamıştır. siz şimdi bu ölenlerin arkasından üzüleceğine sen kendine üzül ayhan kardeş. bakalım seni kimler karşılayacak

  252. ayhan:NEÇHÜL BELAGA. dedi:

    dünya-Âhİret
    20

    Gerçekten de siz, içinizden, ölen kişinin gördüğünü görseydiniz feryât eder, inleyip sızlardınız; korkardınız; dinlerdiniz; itaat ederdiniz. Ama onların gördüklerini göremiyorsunuz; perde var gözlerinizin önünde; yakındır, kaldırılacak, atılacak o perde. Elbette görürdünüz görebilseydiniz; duyardınız duyabilseydiniz; doğru yola sevk edilirdiniz sevk edilebilseydiniz. Gerçekten de söylüyorum: İbret alınacak şeyler açıklandı size; sizi yaptığınız şeylerden vazgeçirecek, öğüt verilecek sözler, haberler söylendi, bildirildi size. Gökten emir alan peygamberlerden sonra artık Allah’tan haber gelmez size; Allah’ın hükümlerini ancak bir insan söyler size.[1]

    * * *

    21

    İşin sonu önünüzdedir, sizi haydayıp yürüten kıyâmet ardınızdadır. Yükünüzü hafifletin de ulaşın, kavuşun sizden önce varanlara. Çünkü son gideniniz, ilk gelecek kişiyi beklemektedir.

    * * *

    28

    (Allah’a hamdü senâ, Rasûlüne ve soyuna selâtü selâmdan) Sonra, gerçekten de dünya, yüzünü çevirdi, geçip gitmekte olduğunu duyurdu; gerçekten de âhiret yüzünü gösterdi, gelmekte olduğunu buyurdu. Duyun, bilin ki bugün, idman günüdür, yarın koşu var. Kim koşuyu kazanırsa ödülü cennettir; geri kalanaysa cehennem var. Yok mu ölümü gelip çatmadan tövbe eden; yok mu çetin günü erişmeden kurtuluşu için iş işleyen? Duyun, bilin ki ümit günlerindesiniz; ardındaysa ecel var. Kim ümit günlerinde, eceli gelip çatmadan kullukta bulunur, iyi iş işlerse ameli fayda verir ona, ecelinden görmez zarar; kim ümit günlerinde, eceli gelip çatmadan kullukta kusur eder, iyi işler işlemezse ameli ziyân verir ona, eceli verir zarar. Duyun, bilin de korku ânında nasıl amel ediyorsanız, amandayken de öyle amel edin. Duyun, bilin ki ben, isteyeni uykuya dalmış bir nimet görmedim Cennet gibi; korkanı uyuyup gaflette kalmış bir azâp, bir mihnet görmedim Cehennem gibi. Duyun, bilin ki, kimi gerçek faydalandırmazsa batıl zarar verir ona ve kimi doğru yol, doğruluğa sevk etmezse, sapıklık sürüp götürür helâke onu. Duyun, bilin ki emredildiğiniz göçü kaldırmaya, azığı hazırlamaya. Sizin için en fazla korktuğum şu iki şey:

    Nefse uymak, uzun-uzun, olmayacak ümitlere kapılmak. Dünyadayken yarın sizi kurtaracak şeyleri derin, devşirin dünyada.

    32

    Ey insanlar, inatçı mı inatçı bir zamanda sabahladık, nankör mü nankör ve çetin bir zamana kaldık. Bu zamanda iyi kişi kötü sayılmada; zâlîm, zulmünü, serkeşliğini arttırdıkça arttırmada. Bildiğimiz şeylerle faydalanmaktayız; bilmediklerimizi sormamaktayız; musibet gelip çatmadıkça da korkmamaktayız.

    İnsanlar dört bölüktür: Bir bölüğü kendisi alçalmadıkça, kılıcı körleşmedikçe, malı mülkü azalmadıkça, yeryüzünde bozgunculuğu men etmez. Bir bölüğü kılıcını çekmiştir; kötülüğünü izhâr etmiştir; yaya-atlı, adamlarını toplamıştır; kendisini ortaya atmıştır; dinini yok edip gitmiştir; bütün bunları da yok olacak mal elde etmek, yahut orduya baş olmak, başbuğ kesilmek, yahut minbere çıkıp yücelmek, halka ululuk satmak için yapar. Ne kötü alışveriştir dünyayı kendin için para-pul görmen, ondan ibâret bilmen; Allah katında nâil olacağı lütfü, ihsanı karşılık verip dünyayı alman. Bir bölüğü de âhiret ameliyle dünyayı diler; dünya ameliyle âhireti dilemez. Kendini alçak gönüllü göstermeye çalışır; adımlarını sık sık atar; eteğini beline çemrer; kötülüğünü gizleyip, halkı emin etmeye uğraşır; Allah’ın, kusurları örtüşünü de suç işlemeye vesile kılar. Dördüncü bölüğü ise, aslında bir yüceliği olmadığından soy-sop yüksekliğine sahip bulunmadığından bu hal, onu bir başka hale sokar. Kanaat ehli görünür, zâhitlerin libâsına bürünür; bu yüzden de ne gece dincelip yatar, ne gündüz bir şey yiyip doyar.

    Geriye kalan erlerse, dönüp gidecekleri yeri anarak gözlerini yumarlar; mahşer korkusuyla göz yaşlarını dökerler. Kimi vakit per-perişan olurlar; kimi vakit korkarlar, kahrolup giderler; kimi susarlar, ağızlarını yumarlar; kimi öz doğruluğuyla Allah’ı anarlar; kimi vakit de yasa düşerler, sızlanırlar. Kendilerini gizlediklerinden dolayı adları-sanları anılmaz; alçalış onları kavramıştır, izlerinin tozları bile belirmez. Acı bir deniz içindedir onlar; ağızları kurumuştur, sesleri çıkmaz; gönülleri feryatları duyulmaz. Halka öğüt vere vere usanmışlardır; kahrola ola alçalmış-lardır, öldürüle öldürüle azalmışlardır.

    Dünya, gözlerinizde, deri tabaklanan ağacın yaprağından da aşağı olmalı; koyun kırkılan makastan düşen yün kırpıntısından da bayağı olmalı. Sizden sonrakiler sizden ibret almadan, sizden öncekilerden ibret alın siz; kötüleyip atın onu siz; sizden olup kendisine düşenleri o da attı çünkü.[2]

    42

    Ey insanlar, sizin için korktuğum şeylerin en korkuncu iki şeydir: Hevâ ve hevese uymak, olmayacak uzun dileklere kapılmak. Hevâ ve hevese uymak insanı haktan alıkoyar; uzun dileklere kapılmak âhireti unutturur.

    Duyun, bilin ki dünya ardını döndü, gitti gider; ondan kalan, içilmiş, sonra da baş aşağı çevrilmiş kaptan sızacak bir kaç katredir ancak; dökülür, yiter. Duyun, bilin ki âhiret, yönelmiştir, geldi-gelecek. Her birinin de oğulları var; siz âhiret oğulları olun; dünya oğulları olmayın; çünkü kıyâmet günü, her çocuk anasına katılacak. Bugün iş günüdür, soru günü değil; yarınsa soru günüdür, iş günü değil.

    45

    Hamdolsun Allah’a ki rahmetinden ümit kesilmez, nimetinden ümitsizliğe düşülmez. Rahmetinden ye’se kapılan olmaz; kulluğundan baş çeken bulunmaz. Öyle bir Mâbuddur ki, rahmeti eksilmez, nimeti yok olup bitmez.

    Dünya bir yurttur ki zevâl bulması, yok olması, ehlinin de onu bırakıp gitmesi, göçüp yitmesi mukadder. Pek tatlı-dır, yemyeşil; ama dileyenden tezce kaçar gider; can gözüyle ona bakan varlığından şüpheye düşer. En güzel, en hayırlı bir azıkla göçüp gidin oradan; yetecek şeyden fazlasını istemeyin, sizi götürecek nesneden ziyâdesini dilemeyin ondan.

    52

    Duyun, bilin ki dünya yüzünü çevirdi; geçip gitmekte olduğunu duyurdu; iyisi kötü oldu, hayrı şer kesildi; ardını döndü gitti-gider. İçinde oturanları yokluğa sürer, komşularını ölüme haydar. Ondaki tatlı, acıdı, ondaki berrak su bulandı. Kabın dibine konan çakıl taşlarını ıslatacak, fakat susamış kişinin boğazını ıslatmayacak, susuzluğunu kandırmayacak kadar su kaldı ancak.

    Allah kulları, ehline zevâl mukadder olan şu yurttan göç etmeye hazırlanın; şu yurtta dilek, istek, alt etmesin sizi; fazlaca kalıp eğlenmeniz aldatmasın sizi. And olsun ki gevşeğini yitirmiş, sağa-sola koşan develer gibi bağırsanız, güvercinler gibi dem çekseniz, dünyadan kesilmiş râhipler gibi feryat etseniz, mallarınızı, evlâdınızı bırakıp Allah’a yönelseniz, katındaki yüce derecelere ulaşmayı, ona yaklaşmayı dileseniz, yahut kitaplarında yazılmış suçlarınızın örtülmesini meleklerinin yazdıklarının silinmesini isteseniz, gene size, onun vereceğini umduğum sevâptan pek azı verilir sanırım. Gene de azâba uğrayacağınızdan korkar dururum.

    Andolsun Allah’a, yürekleriniz yanıp erise, onun dileğiyle, onun korkusuyla gözleriniz kan ağlasa, sonra da dünyada bu hâl ile yaşayıp gitseniz, boyuna da çalışıp dursanız gene de Allah’ın size verdiği nimetlerin şükrünü yerine getiremezsiniz; gene de sizi îmana hidâyet etmesinin karşılığını ödeyemezsiniz.

    63

    Duyun, bilin ki dünya, öyle bir yurttur ki ondan kurtulmak, esenleşmek, ancak oradayken olur; fakat hiç sanmayın ki dünyaya ait işlere sarılmakla dünyadan kurtulunur. İnsanlar, sınanmak için kapılmışlardır ona; oradan ne elde ederlerse ellerinden alınır; hepsinin de hesabı, kendilerinden sorulur. Ama oradan, ondan gayrisi için ne alırlarsa, onun karşılığını bulurlar, onunla faydalanıp kalırlar.

    Gerçekten de dünya, akıllılar katında gölgeye benzer; bir bakarsın, uzar, derken kısalıverir. Bir görürsün, yayıldıkça yayılır, derken yok oluverir.[3]

    64

    Allah kulları, çekinin Allah’tan; ecellerinizden önce kulluk etmeye çalışın. Mutlaka göçeceksiniz, göçmeye hazırlanın; gölgesi üstünüze düştü; ölüme hazır olun. Kendilerine seslenince uyanan, dünyanın karar edilecek yurt olmadığını anlayıp onun yerine âhireti ele alan bir topluluk olun. Çünkü noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah, sizi beyhude yaratmadı; başıboş da bırakmadı. İçinizden biriyle cennet ve cehennem arasındaki konak, ölümdür ancak. Göz yumup açacak zaman bile sonu yaklaştırmadadır; yaşayışı yıkmadadır; ömür pek kısa sayılsa yeri vardır. Bir görünmeyen var şimdilik; ama geceyle gündüz gelip geçtikçe, değil mi ki onu sürüp getirecek; tezce gelmiş-çatmış sayılması gerek. Gelen değil mi ki ya kurtuluş, murâda eriş müjdesiyle, ya da kötülükle gelecek, asıl ona hazırlanılması gerek. Dünyadan yarın ondan kendinizi koruyacağınız, kurtaracağınız şeyleri derin, devşirin, azık edinin. Nefsine öğüt veren, tövbe etmeyi öne alan, şehvetine üst olan kuldur, Rabbinden çekinen sakınan. Çünkü ecel çağı gizlidir kuldan; dileği aldatır onu; şeytan musallat olmuştur ona; üstüne bindirip sürmek için suçu bezer, güzel gösterir ona; bugün ederim, yarın ederim diye tövbeyi geriye atar, derken en gafil bir haldeyken ölüm gelir-çatar. Ne de ziyankârdır gafletle yaşayan, ne de yanar-yakılır ki ömrü, ömründe yaptıkları, delil olarak bir bir gösterilir ona; neyle geçirdin ömrünü denir; günleri, onu kötülüğe sürmüş-götürmüştür; üzülür durur.

    Noksan sıfatlardan münezzeh Allah’tan dileriz, bizi de, sizi de nimet yüzünden azmayan, sonun belirsiz olması yüzünden, Rablerinin itâatinde kusurda bulunmayan, ölümden sonra da pişmanlığa, mihnete, hasrete düşmeyen kullardan etsin.

    82

    Nasıl anlatayım bir yurdu ki evveli mihnettir, meşakkat-tir; sonu yok olup gitmektir. Helâlinde hesap var; haramında ikap var. Kim o yurtta zenginleşmişse sınanmalara düşmüştür. Kim yokluğa, yoksulluğa uğramışsa hüzünlere batmıştır. Kim onu elde etmeye çalışırsa ondan yiter-gider o; kim oturur, dilemezse ona gelir-çatar o. Kim ibretle ona bakarsa onu görüş sahibi eder o; ama kim ona istekle, hasretle bakarsa, onu kör eder o.

    * * *

    85

    Ve bilirim bildiririm ki yoktur Allah’tan başka tapacak; şerîki yoktur, birdir ancak. Evveldir, ondan önce bir şey yok. Âhırdır, ona bir son ve sınır yok. Vehimler ona bir sıfat bulamaz; onu o sıfatla bilemez. Gönüller, onu bir keyfiyete bağlayamaz; o keyfiyetle anlayamaz. Cüzü’lere bölünemez; parçalara ayrılamaz. Gözler, gönüller onu kaplayamaz, kavrayamaz.

    (Bu hutbeden):

    Allah kulları, fayda veren ibretlerden öğüt alın; apaçık delillerden ibret alın; adamakıllı anlatılarak korkutulduğu-nuz şeyleri duyun da çekinin, sakının; öğütleri dinleyin de faydalanın. Sanki ölüm, pençesini size atmıştır; dilek-istek bağları, sizden üzülüp gitmiştir. Beklenmedik, kötü, katı işler gelip kavramıştır sizi; güç ve çetin hallere düşürmüştür sizi; gidilmemesine imkân bulunmayan, varılmamasına çâre olmayan yere sürüp götürmüştür sizi.

    Her insanın yanında bir sürüp götüren vardır, bir tanık vardır; sürüp götüren, toplanacağı yere sürer götürür onu; tanık da yaptıklarına tanıklık eder onun.[4]

    (Aynı Hutbede cenneti tavsif ederken buyururlar ki):

    Dereceler vardır, birbirinden üstün; duraklar vardır, birbirinden ayrı. Ne nimetleri bitip tükenir; ne oradakiler başka bir yere göçüp giderler. Ne orada ebedî kalan kocar; ne orasını yurt edinen ümitsizliğe düşer.

    99

    Ne olup geçtiyse o yüzden de hamdederiz O’na; neler gelip çatacaksa o yüzden de yardım dileriz ondan. Din işlerinde de esenlik dileriz, bedenlere ait işlerde esenlik dilediğimiz gibi.

    Allah kulları, sizi terk edecek olan şu dünyayı sizin de terk etmenizi dilerim, tavsiye ederim; onun sizi terk etmesini dilemeseniz de, sevmeseniz de o, bedenlerinizi yıpratacaktır; isterseniz siz, onun yenilenmesini, gençleşmesini dileyin. Bir yola koyulan, yürür-gider, derken varacağı yere varır-ulaşır. Kim vardır ki gelecek gün, ona gelip çatmasın. İnsanı dünyada sürüp götüren, insanı dileyip çeken ölüm, sonunda insanı dünyadan ayırır. Dünyanın yüceliğine, dünya ile övünmeye rağbet etmeyin; onun süsüne-püsüne, onun nimetlerine aldanmayın. Derdinden, mihnetinden acıklanmayın. Onun yüceliği de biter-gider; onunla övünmek de bir gün gelir, yiter. Ziyneti de zevâl bulur; nimetleri de yok olur; derdi de sona erer, mihneti de biter. Dünyadaki her müddetin sonu gelir. Dünyada her diri, sonunda yok olur. Aklınız varsa evvel geçenlerden ibret almaz mısınız? Geçip giden atalarınıza bakmaz mısınız? Görmez misiniz ki içinizden göçüp gidenler gitmekteler; yerlerine kalanlar da durmamaktalar. Görmez misiniz ki dünya ehli, akşamı eder, sabahı bulur çeşitli hallerde:

    Ölen vardır, onlardan, ağlanır ona; bir başkası vardır, başsağlığı verilir ona, birisi derde uğramıştır, öbürü gider, dolaşır onu; halini-hatırını sorar. Bir başkası tasını-tarağını toplar, âhirete göçer. Biri dünyayı ister, ölümse onu istemektedir; öbürü gaflete düşmüştür; fakat ondan gaflet eden yoktur; geçip gidenin ardından kalan da geçip gitmektedir.

    Kendinize gelin de kötü işlere girişeceğiniz zaman anın lezzetleri yıkıp yok edeni, özlemleri bulandıranı, direkleri kırıp geçireni ve hakkını yerine getirmek, nimetleriyle ihsanlarının sayılmasına imkân bulunmayanın şükrünü edâ etmek için Allah’tan yardım dileyin.

    * * *

    111

    (Allah’a hamd-ü senâ, Rasulüne selât-ü selâmdan):

    Sonra dünyadan çekinmenizi tavsiye ederim. Çünkü dünya, görünüşte tatlıdır, dile, damağa hoş gelir. Yemyeşildir, taptazedir, göze güzel görünür. Özlemlerle kaplanmıştır; tez elde edilen, fakat hemen geçip giden zevkler yüzünden sevdirir kendini, az bir hoşlukla iyi görünür, dileklerle, ümitlerle bezenir, bezendirir; aldatışlarla süslenir; fakat verdiği sevincin bekası yoktur; onun derdinden, eleminden kurtuluş imkânı bulunamaz.

    Pek aldatıcıdır, çok zarar vericidir. Geçip gider, yok olup biter; içindekileri de yok eder, sömürür, yer. Onu isteyenler, onu elde etmeye razı olanlar, dileklerini elde etseler bile. noksan sıfatlardan münezzeh olan şanı yüce Allah’ın, “Dünya yaşayışı gökten yağdırdığımız yağmura benzer; yeryüzünün bitkilerini sular, bünyelerine girer de onları yeşertir, yetiştirir; derken bitkileri kurur, ufalanır, yeller de onları savurur-gider ve Allah’ın her şeye gücü yeter” buyurduğu gibi (Kehf, 45) her şey zevâl bulur, bâki kalmaz ve dünyada bundan öte de bir şey olamaz.

    Hiçbir sevinip gülen yoktur ki dünya ardından onu kedere düşürmesin, ağlatmasın. Dünyanın hiçbir ikbali yoktur ki ardında idbar bulunmasın. Dünyada hiçbir sepintiyle ferahlayan yoktur ki ardından onu belâ sağanağıyla ıslatmasın. Dünyanın şanındandır bu; sabahleyin birine yardım eder, akşamleyin ona düşman kesilir. Bir yanı tatlı olur, sindirirse öbür yanı acı gelir, yerindirir. Kişi, onun zevkine erer, güzelliğini elde ederse, mutlaka tezce belâları çatar ona, dertleri erer. Dünyada esenliğe kavuşup akşamı eden, mutlaka korkulara düşer de sabahlar.

    Aldatıcıdır dünya, onda ne varsa hepsi de insanı aldatır. Fânîdir, onda olanların hepsi de yok olur. Dünya azıklarında, suçlardan çekinmekten başka hiçbir şeyde hayır yoktur. Dünyadan az bir şey elde eden, ondan emin olabilecek çok şeye sahip olmuş demektir; çok şey elde edense, kendisine helâk edecek çok şey elde etmiş demektir. Dünya, az bir fırsat verir insana, sonra geçer-gider; o fırsata erense ancak hasret elde eder. Nice ona güvenenleri dertlere uğratmıştır; nice ona inananları helâk vâdîsine atmıştır; nice büyükleri hor-hakir etmiştir; nice benliğe düşenleri alçaltmış-gitmiştir.

    Dünyanın devleti elden ele dolanır; dünya yaşayışı durulmaz, bulandıkça bulanır. Tatlı suyu acıdır; tadı, dili damağı acıtır. Gıdası ağıdır, öldürür; yapışılacak, tutunulacak her şeyi çürümüştür, kopar, tutanın elinde kalır. Dünyada diri olan, ölümü beklemektedir; sağ-esen kalan, neredeyse hastalığa çatmaktadır. Malı-mülkü alınmış çalınmıştır; orada yücelen mağlûb olmuştur, malına, nimetine sahip olan mihnete uğramıştır; ona komşu olan yağmalanmıştır.

    Sizden önce uzun ömür sürenlerin, eserleri kalanların, boyuna olmayacak ümitlere düşenlerin, yardımcıları hazır duranların, orduları çok olanların yurtlarında değil misiniz ki? Onlar da dünyaya taptılar, hem de nasıl taptılar? Dinlerini bırakıp dünyayı aldılar; hem de nasıl aldılar? Ondan sonra da kendilerini, konaklayacakları yere götürmek üzere yolluk almadan, o güç yolları-belleri aşacak bineklere binmeden göçüp gidiverdiler. Dünyanın onlardan birini, karşılık bir şey alıp bıraktığını, yahut onlara yardım edip dostlukta bulunduğunu, yahut da onlarla bir hoşça konuşup dostluk kurduğunu duydunuz mu hiç? Hayır; aksine onları kötü olaylara uğrattı; yaşayışlarını yıprattı; yüzüstü yere attı onları; ayaklarının altında ezdi, bitirdi onları; onlara ancak ölümle yardım etti dünya. Sonunda da ebedî olarak ondan ayrılıp gittikleri çağda, ona uyanları, onu seçenleri tanımadığını, ona dayananları bilmediğini gördünüz mutlaka. Açlıktan, azıksızlıktan başka bir yolluk mu verdi onlara? Darlıktan başka bir yere mi indirdi onları? Yoksa karanlıklardan başka bir ışıklı yere mi kondurdu onları?. Yahut nedâmetten başka bir şey mi sundu onlara? Peki, bu dünyayı bunun için mi seçmektesiniz? Bundan dolayı mı gönlünüzü ona vermektesiniz, ona inanmaktasınız, ona sarıldıkça sarılmaktasınız?

    Bilin, bilirsiniz de, onu bırakıp gideceksiniz, oradan göçeceksiniz: “Kimdir bizden daha kuvvetli” (Fussilet 15) diyenlerden öğüt alın, istemedikleri bineklere bindirilerek kabirlerine indirildiler onlar; konukluğa çağrılmadan mezarlarına kondular onlar. Kerpiç parçalarıyla yapıldı kabirleri; çürüdü, toprak oldu kefenleri; çürümüş kemikler komşuları oldu. Onlar da öyle bir komşu kesildiler ki çağı-rana gidemezler artık; düştükleri zilleti gideremezler artık; feryat edene aldırış bile edemezler artık. Üstlerine yağmur yağsa ferahlanmazlar; kıtlık gelip çatsa ümitsizliğe düşmezler. Görünüşte bir topluluktur onlar, ama yapayalnızlar. Birbirlerine komşu olmuşlardır; fakat birbirlerinden ayrılmışlardır, uzaklaşmışlardır. Birbirlerine yakındırlar, fakat birbirlerini dolaşamazlar; akraba olmuşlardır; hallerini hatırlarını soramazlar. Kinleri yitmiş, halim, selim olmuş kişilerdir; hasetleri ölmüş, bilgisizdirler. Ne zararlarından korkulur onların, ne kötülüklerini gidermek için bir şey düşünülür haklarında. Yerin üstünü bırakmışlar, karanlığa varmışlardır. Geniş yeryüzünü bırakmışlar, daracık bir yere sığınmışlardır; ehillerinden, ayallerinden ayrılmışlar, garip olmuşlardır. Ayakları yalındır, bedenleri çıplak. Dünyadan, amelleriyle ayrılmışlardır ancak. Ebedî yaşayış yurduna göçmüşler, orada mekân tutmuşlardır. Nitekim noksan sıfatlardan münezzeh olan da, “Önce nasıl yaratmaya başladık, yarattıysak, tekrar yaratacağız; bu, vaadimizdir bizim ve gerçekten de yapacağız, gücümüz yeter yapmaya” buyurmuştur (Enbiyâ,104).

    * * *

    113

    Dünyadan çekinmenizi tavsiye ederim; çünkü orası çadırın söküleceği yerdir; suyuna, otuna kapılıp oturulacak yer değildir. Aldanış sebepleriyle bezenmiştir, süsüyle aldatmıştır. Bir evdir ki Rabbinin katında horlanmıştır. Helâlî harâmına, hayrı şerrine katılmıştır. Yaşayışı ölümledir, tatlılığı acılıkla. Yüce Allah, dostlarına arı-duru etmemiştir onu; düşmanlarından da sakınmamıştır onu. Hayrı azdır, şerri çok. Ondan toplanan biter; devleti tez alınır gider; onu onaran harap eder. Ne hayır var o evde ki yapısı çöküp gidecek, ne fayda umulur o ömürden ki yenilen -içilen şeyler gibi eriyip bitecek; ne bereket aranır o yolculuktan ki sonu gelecek; konulacak yere varılıp ulaşılacak.

    Allah’ın size farz ettiği şeylere çalışın, çabalayın; sizden dilediği hakkını edâ etmeye uğraşın; çağrılmadan önce ölümün çağrısına kulak verin, onu duyun. Zâhitlerin, dünyada gülseler bile gönülleri ağlar, ferahlasalar bile hüzünleri artar, lütuflara uğrasalar, halk bu yüzden gıpta etse bile onlar, az kulluk ettikleri için kendilerine kızarlar.

    Sizinse ecellerinizi anmanız yitip gitmiş, yalan istekler sizi kavrayıp kaplamış; dünya, âhiretten fazla sizi avcuna almış; tez elde edilen dünya nimeti, zamanla elde edilecek âhiret nimetini gönüllerinizden çıkarmış. Siz Allah dininde kardeşlersiniz; fakat sizi birbirinizden ancak üzerlerinizdeki pislik, gönüllerinizdeki kötülük ayırdı, aranıza ayrılık saldı; birbirinize yardım etmiyorsunuz, birbirinize öğüt vermiyorsunuz, birbirinize ihsanda bulunmuyorsunuz, birbirinizi sevmiyorsunuz, sevişmiyorsunuz. Ne oluyor size de, dünyada elde ettiğiniz az bir şey sizi ferahlandırıyor, âhiretten yitirdiğiniz çok çok lütuflar, sizi hüzne salmıyor? Dünyadan yitirdiğiniz az, ehemmiyetsiz şeyler, sizi ıstıraba atıyor; belirtisi yüzlerinizde görünüyor, sabrınızın azlığından beliriyor; elinizden çıkana dayanamadığınız anlaşılıyor. Sanki dünya, durup kalacağınız durağınızmış, malı-mülkü de sanki hep elinizde kalacakmış, yitip gitmeyecekmiş. O da ayıbını yüzüne karşı söyler diye korkuyorsunuz da hiç biriniz, kardeşinin ayıbını yüzüne karşı söylemiyor, ona öğüt vermiyor. Bir müddet sonra gelip çatacak âhireti terk etmeyi, elinize hemen geçecek dünya sevgisine katıp onu bulandırdınız; din sözü yalnız ağzınızda, sanki onu bir kerecik tattınız. Sanki her biriniz işini görmüş, bitirmiş, efendisinin razılığını elde etmiş.

    * * *

    120

    Andolsun Allah’a ki tebliğ edilen emirleri, tamamlanan vaadleri, söylenen tüm sözleri bildim ben. Biz Ehlibeytin katındadır hikmetin kapıları; işlerin, aydınlatıcı ışıkları.

    Bilin ki dinin hükmü birdir; yolları pürüzsüz, aksaksız-dır. Kim onlara uyar, o yolu tutarsa umduğuna erer, ganimetler elde eder; kim durursa, o yoldan saparsa nedâmete düşer. Azıkların hazırlandığı gün için, gizli şeylerin meydana çıkacağı çağ için çalışın. Kime, bugünkü aklı fayda vermezse ondan uzak olan akıl, fayda vermekte daha da fazla acze düşer, zahmete uğrar; açık olmayan can gözü göremez olur; gerçekten kayar; bugün bir fayda elde edemeyen, yarın büsbütün hayrete dalar.

    Bilin ki Allah’ın insana verdiği güzel dil, doğru söz, elde ettiği maldan da hayırlıdır, kendisine karşı minnet duymayan, şükretmeyen kişiye bıraktığı mirastan da.

    131

    (Dünyayı kınayan, yeren birisini duyup buyurdular ki:)

    A dünyayı yeren, kınayan, sonra da onun aldatışlarına kapılan, olmayacak şeylerine aldanan, sonra gene de tutup onu kınamaya kalkışan, dünyaya aldanan sen değil misin ki tutup kötülüyorsun onu? Dünyada suç işleyen sen misin, o mu? Ne vakit yolunu azıttı senin dünya; ne vakit aldattı seni dünya? Bedenleri çürüyüp dağılmış atalarınla mı aldattı seni; yoksa toprak altında yatan analarının mezarlarıyla mı kandırdı seni? Hastalıklarında nice hizmetlerde bulundun onlara; nice çalıştın iyi olmaları için; onların şifâ bulmalarını istedin, hekimlere başvurdun, çâre diledin. Esirgemen hiç birine fayda vermedi; bu hususta dileğin bir türlü olmadı; gücünle, kuvvetinle onlardan ölümü gideremedin gitti. Dünya onların halleriyle örnek gösterdi sana; mezarlarıyla mezarını hatırlattı sana.

    Dünya, gerçekten de onun sözünü gerçek bilene gerçeklik yurdudur; anlayana esenlik yurdu. Ondan azığını düzene zenginlik yurdudur; öğüdünü tutana öğüt yurdu. Allah dostlarının secde ettikleri yerdir; Allah’ın meleklerinin namaz kıldığı yer. Allah’ın vahyinin indiği yerdir; Allah dostlarının alış-veriş ettiği yer; orada rahmet kazanırlar; orada cennet elde ederler. Kim dünyayı yerebilir, kınayabilir ki o kendisinden ayrılacağını yüce sesle bildirmiştir ona; kendisinin de, ehlinin de zevâlini haber vermiştir ona. Belâsıyla belâya örnek verir; sevinciyle sevince yol gösterir. İnsan, sağ esen yatar; derde, mihnete uğrayıp kalkar. bunu da insanları teşvik için, korkutmak için, ürkütmek için, çekindirmek için yapar. Yarın nedâmete düşenlerdir onu kınayanlar; başkalarıysa onu överler. Çünkü dünya onları korkutmuştur, korkmuşlardır; onlara söz söylemiştir, doğru bulmuşlardır; öğüt vermiştir, öğüt almışlardır.

    [1] – İbretler, öğütler, Kur’ân-ı Mecid ve hadislerdir. 54. sûrenin (Kamer), “Ve andolsun öyle haberler geldi onlara ki o haberlerde onları vazgeçirecek, onlara öğüt verecek şeyler vardı” meâlindeki 4. âyet-i kerîmesine işaret edilmektedir. Son cümlelerde, Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Âlihî vesellem’den sonra hükümleri, ancak onun vasıta-sıyla, ondan aldığı feyizle imâmın söyleyebileceği, nübüvvetin hatmolduğu bildirilmektedir.

    [2] – Hazret-i Emir’ül Mü’minîn Aleyhisselâm, bu hutbelerinde, kendilerini tatmin edemeyen kişilerin dünyadaki hallerini beyan buyurmaktadırlar. İnsanların bir bölüğü, kendisine zarar gelmedikçe hiç bir şeye aldırmayan, iyiliği korumayan, kötülüğe karşı durmayan bencillerdir. Onlarca âlemin mihveri kendileridir, medârı da menfaatleri. Menfaatlerine dokunul-madıkça her şeye razıdırlar; bunlar, “Kimin yanında bir mümin alçaltılırsa da o, o mümine kudreti olduğu halde yardım etmezse Allah onu kıyamet günü halkın önünde alçaltır”, “Kim Allah’ın gazap ettiği bir buyruk sâhibinin yaptığı kötülüğe razı olursa Allah dininden çıkmıştır” “Kim bir zâlime, onun zâlim olduğunu bildiği halde, yardım ederek giderse, Müslümanlıktan çıkar”, buyuran İslâm Peygamberi’ne (s.a.a) tam inanmış kişiler değildirler (Câmi’üs-Sağir, 2, s.144, 2, 167). Âhireti dünya için isteyen; ibâdeti, gösteriş için yapan; dini, dünyaya âlet eden kişilerse, kesin olarak İslâm’ın ruhuna ermemiş, gerçek Müslüman olmamış riyâkarlar, münâfıklar-dır ki şeyh geçinen, tarikat ulusu görünen kişilerin çoğu, bu tâifedendir.

    Hazret-i Emir’ül -Mü’minin’in (a.s) övdüğü kullarsa, Kur’ân-ı Mecid’de şu âyet-i kerîmelerle tavsif buyurulanlardır:

    “Ve Rahmânın kulları, öylesine kullardır ki yeryüzünde gönül alçaklığıyla yürürler ve bilgisizler, onlara söz söyleyince sağlık, esenlik size diye cevap verirler. Ve öyle kişilerdir onlar ki, gecelerini Rablerine secde ederek, onun tapısında kıyamda bulunarak geçirirler. Ve öyle kişilerdir onlar ki Rabbimiz derler, savuştur cehennem azâbını bizden; şüphe yok ki onun azâbı dâimîdir. Gerçekten de orası, karar edilecek ne de kötü yerdir, durulacak ne de kötü yurt. Ve öyle kişilerdir onlar ki yoksul-lara bir şey verince ne isrâf ederler, ne de az verirler, ikisinin ortasını bulurlar. Ve öyle kişilerdir onlar ki Allah’la beraber başka birine kulluk etmezler ve haklı olmadıkça Allah’ın harâm ettiği bir cana kıyıp kimseyi öldürmezler ve zinâ etmezler. Ve kim, bunları yaparsa cezaya düşer… Ve öyle kişilerdir onlar ki yalan tanıklıkta bulunmazlar ve suç yapılan yere uğrarlarsa oradan, suç, yapmadan ve yapılan suça razı olmadan geçip giderler. Ve öyle kişiler-dir onlar ki Rablerinin delilleri anıldığı ve Kur’ân okunduğu zaman, sağır bir halde ve körü körüne yerlere kapanmazlar ve öyle kişilerdir onlar ki Rabbimiz derler, eşlerimizden, soylarımızdan, gözlerimizi aydınlatacak kişiler ihsan et bize ve bizi, çekinenlere imâm, kılavuz kıl.” (25, Furkan, 63-74).

    Cenâb-ı Mevlânâ, Mesnevi’de dünyayı anlatırken: “Dünya nedir? Allah’tan gâfil olmak, yoksa kumaş, gümüş, altın dünya değildir. Malı-mülkü din için yüklenirsen; bunu, Peygam-ber, ne güzel maldır güzel kişinin malı diye övmüştür. Geminin içine dolan su gemiyi batırır, ama altındaki su ona yürüme gücü verir. Süleyman Peygamber, mal-mülk sevgisini gönlünden sürüp çıkardığı için kendisine yoksul adını taktı. Ağzı kapalı testi, engin suda, içi havayla dolu olarak yüzer; insanın da gönlünde yokluk havası oldu mu, su üstünde içi havayla, gerçek aşkıyla dolu olarak gider. Gönülde yokluk sevgisi varken insan, dünya suyunun üstünde batmadan durur; bu dünyanın bütün malı onun olsa bu, gözüne görünmez bile” buyurur (1. Nicholson basımı, s.61-62. beyit. 983-989).

    “Mal isteklerin esâsıdır, mayasıdır” buyuran Hazreti Emir (a.s), “İnsanlar dünyanın oğullarıdır; insan, anasını severse kınanmaz” buyurmuşlardır (s.218).

    Bu bölümün son yazısı, bu bahsi büsbütün açıklayacağı için bu kadar îzâhı, burada yeterli buluyoruz.

    [3] – İnsanın, dünyadan elde ettiği şey, ölünce kalır; fakat başkalarına, yok yoksul kişilere yaptığı hayrın ecrine nâil olur. Gönüller alan gönüllerde anılır; bir mescit, bir kütüpha-ne,bir hastane yapanın adı unutulmaz. Sözün kısası, kendi için yaşayanın adı kalmaz; malı mülkü kendine fayda vermez; halk için yaşayansa ölse bile anılır; adı-sanı bâki kalır.

    [4] – “Ve üfürülür sûra, işte bugündür azap günü. Ve herkes, yanında bir sürüp götüren ve bir tanık olarak gelir.” (50, Kaf, 20-21) Sürüp götüren bir melekle tanıklık eden bir melek. Tanıktan maksat, insanın âzasıdır da denmiştir

  253. ayhan:GADİR-İ HUM olayı dedi:

    “Ey insanlar, yakında ruhum alınacak ve rabbime gideceğim. Sizlere üzerimde olan vazifenin kalması için bir şey söyleyeceğim. Bilin ki: Ben Rabbimin kitabını ve ıtretim olan Ehl-i Beytimi aranızda bırakıyorum.” Sonrada Ali(as)’ın elinden tutarak şöyle dedi: “Ali Kur’an iledir ve Kur’an da Ali iledir. Kevser havuzunda yanıma gelinceye dek asla birbirlerinden ayrılmazlar. Bunlardan istediğinizi sorun.”

    Elbette hadisin diğer bölümlerinde (asıl manaya zarar vermeyecek) lafız yönünden bazı farklılıklar mevcuttur. Biz hadisin metni bölümünde bu farklılıklara işaret ettik.

    Bu hadisi eski yeni birçok büyük alim sahih, sünen, müsned, siyer, tarih, tefsir, lügat ve benzeri kitaplarda nakletmişlerdir(tahric etmişlerdir). Örneğin:

    1-Sahih-i Müslüm (C.7, S.122)

    2-Sünen-i Tirmizi (C.2, S.307)

    3-Sünen-i Daremi (C.2, S.432)

    4-Müsned-i Ahmed b.Hanbel (C.3, S.14-17 ve 26-59 ve C.4, S.336-371 ve C.5, S.182-189)

    5-Hasais-un Nesai (S.30)

    6-Müstedrek-ül Hakim(C.3, S.109-148-533)

    7-Hafız Genci eş-Şafii, Kifayet-ut Talib’de (1.Bab, S.11’de, Hum olarak anılan bir yerde Peygamber (sav)’in okuduğu hutbenin sıhhatinin beyanında) hadisi naklettikten sonra şöyle demiştir: “Bu hadisi müslim Sahih’inde tahric etmiştir. Ebu Davud ve İbn-i Mace el-kazvini de kitaplarında nakletmişlerdir. Keza (61.Bab, S.130 da)”

    8-Muhammed b.Sa’d el-Basri, Tabakat Kitabında, (4.Cüz, S.8’de)

    9-Ebu Nueym el-İsfahani, Hulyet-ul Evliya adlı kitabında, (C.1, S.355)

    10-İbn-i Esir, Üsd-ül Gabe adlı kitabında (C.2, S.12 ve C.3, S.147)

    11-İbn-i Abdi Rabbih Kurtubi, İkd-ul Ferid kitabında (C.2, Veda haccı, S.346 ve 158)

    12-İbn-i Abdi Rabbih Kurtubi, İkd-ul Ferid kitabında (12.bab, S.332) dedesinin: “Ebu Davud ve Tirmizi bu hadisi sünenlerinde senediyle zikretmişler ve keza Rezin de el-Cem’u Beyn’es-Sahiheyn’de zikretmiştir.” Dediğini nakletmiş ve demiştir ki: “İlginç doğrusu, Müslim’in Sahih’inde Zeyd b.Erkam’dan naklettiği hadis nedense dedemin gözünden kaçmıştır.”

    13-Nuruddin Halebi Şafii, İnsan-ul Uyun’da (C.3, S.308’de)

    14-Ahmed b.Abdullah Taberi, Zehair-ul Ukba’da (S.16)

    15-Aziz eş-Şafii, es-Sirac-ul Munir Fi Şerh-il Cami-is Sağir kitabında (C.1, S.321)

    16-Ve Şeyh Muhammed Hanefi aynı eserin hamişinde.

    17-İbn-i Sabbağ-i Maliki, el-Fusul-ül Muhimme’de (S.24’de)

    18-Şehabuddin Haffaci Nesim-ur Riyaz adlı kitabında (C.3, S.410) ve hamişinde basılan Ali Karin’in Şerh-uş Şifa’sında.

    19-Ali Muttaki, Ahmed b.Hanbel’in Müsned’inin hamişinde basılan Müntahab-i Kenz-il Ummal’ında, (C.1, S.96-101 ve C.2, S.390ve C.5, S.95)

    20-Şa’lebi, el-Keşf-u el-Beyan’da (“İ’tisam” ayeti ile “Eyyuhe-s Sekalan” ayetinin tefsirinde)

    21-İmam Fahruddin-i Razi, “İ’tisam” ayetinin tefsirinde (C.3, S.18)

    22-Nezzam-i Nişaburi, “İ’tişam” ayetinin tefsirinde (C.1, S.349)

    23-El-Hazin tefsirinde (“İ’tişam”, “Meveddet” ve “Eyyuhe-s Sekalan” ayetleriyle ilgili olarak, S.257, 94 ve 212)

    24-İbn-i Kesir Dimeşki, “Meveddet” ayetinin tefsirinde (C.4, S.113) ve “Tahtir” ayetinin tefsirinde (C.3, S.485)

    25-İbn-i Kesir Dimeşki, Tarih’inde (C.5-6, Gadir hadisinin zımmında)

    26-Hüseyn Kaşifi, el-Muvab’ul Aliyye’de “Eyyuhe-s Sekalan” ayetinin tefsirinde ve İbn-i Esir el-Cezeri, en-Nihaye adlı kitabında (C.1)

    27-Suyutu, ed-Dürr-ün Nesir’de (S.155)

    28-Cemaluddin Afrik-i Mısri, Lisan’ul Arab’da (C.6, “Itret” lügatında ve C.13 “Segal” ve “Habl” lügatında)

    29-Mecduddin eş-Şirazi Kamus’unda (“Segal” kelimesinde)

    30-Murteza Zübeydi, Tac-ul Arus Kitabında (C.7, “Segal” kelimesinde)

    31-Abdurrahim Safipuri Münteb-el Ereb adlı kitabında (“Segal” kelimesinde)

    32-İbn-i Ebi-lHadid’il Mutezili, Şerh-u Nehc-ül Belaga’da (C.6, “Itret” kelimesinin manasında)

    33-AbdulhakDehlevi Medaric-ün Nübüvve’de (S,520)

    34-Muhammed Salih Tirmizi Keşfi, Menakib-ul Murtezaviyye (S.96,97,100,472)

    35-Miftah-u Kunuz-isSünne, C.2, S.448)

    36-İmam Beğevi eş-Şafii, Mesabih-us Sünne’de (C.2, S.205-206)

    37-İbn-i Hacer Savaik’te (S.75-87-99-139)

    38-Şeblenci, Nur-ul Ebsar’ın hamişinde (S.110)

    39-Süleyman b.İbrahim Belhi el-Hanefi, Yebani-ul Mevedde kitabında (S.18,25,30,32,34,95,115,126,199,230,238 ve301)

    30-Allame Şems Seyyid Mir Hamid Hüseyn el-Hindi, 200’den fazla büyük ehl-i sünnet alimlerinden nakletmiştir. Ve hakeza otuzdan fazla erkek ve kadın sahabeden nakletmiştir ki, hepsi de bu hadisi Resulullah’dan(sav) çeşitli tabirlerle nakletmişlerdir

  254. ayhan:GADİR-İ HUM olayı dedi:

    Gadir-i Hum
    Zilhicce ayının 18. Günü öğle üzeri Resulullah(sav) veda Haccandan dönerken Maide suresinin 67. Ayeti nazil oldu. Yüce Allah(cc) şöyle buyuruyordu: “EY PEYGAMBER SANA RABBİNDEN GÖNDERİLMİŞ OLAN EMRİ BİLDİR. BUNU YAPMAZSAN, ONUN ELÇİLİĞİNİ YAPMAMIŞ OLURSUN.”

    Bu ayeti kerime yolda hareket halinde iken nazil oldu. Bu sırada hac kafilesi mekke ile Medine arasında Cuhve vadisindeki Kadiri Humm denen su birikintisinin kıyısına gelmişti. Bu bölge çeşitli bölgelere gidecek hacılar için kesişim ve ayrım noktasıydı.

    Hz.Peygamber(sav) önde gidenleri çağırdı ve arkadan gelenleride bekledi. Halk tamamıylada toplanınca namaz kıldırdı. Deve hamutlarından üç basamaklı ve yüksekçe bir mimber yaptırdı. Çeşitli rivayetlere göre yüzbini aşkın müslüman toplanmıştı. Allah’a iman ve kendi peygamberliklerine şahadet edici, birlik ve beraberlikle ilgili bir konuşma yaptı ve sonunda: SİZE PAHA BİÇİLMEZ İKİ EMANET BIRAKIYORUM. BİRİSİ ALLAH’IN KİTABI KUR’AN DİĞERİDE BENİM EHL-İ BEYTİMDİR. BUNLARA SARILIRSANIZ ASLA SAPIKLIĞA DÜŞMEZSİNİZ. BU İKİSİNİN HESABI KIYAMET GÜNÜ SİZDEN SORULACAKTIR.”

    Daha sonra peygamber Hz.Ali(as)’yi yanına alarak ellerini tutup kaldırdı, öyleki halk her ikisininde koltuklarının beyazlarını gör ve “BEN KİMİN MEVLASI İSEM ALİ ONUN MEVLASIDIR. ALLAH’IM ONA DOST OLANA DOST OL ONA YARDIM EDENE YARDIM ET, ONU HORLAYANI HORLA. HAKKI ONUNLA BERABER KIL” Dedi.

    İşte bu tebliğden sonra ise Maide suresinin 3. Ayeti nazil oldu; “BUGÜN SİZİN DİNİNİZİ İKMAL ETTİM, NİMETİMİ TAMAMLADIM, SİZE DİN OLARAK İSLAMI SEÇTİM VE HOŞNUD OLDUM, RAZI OLDUM.”

    Bu ayetten sonra ise orada bulunan müslümanların hepsi Hz.Ali(as)’yi kutladılar. Hz.Ali(as) böylece Allah(cc)’ın emriyle ve bizzat peygamber tarafından kendi yerine tayin ediliyordu. Beyat merasimi tamamlandıktan sonra peygamber(sav) şöyle buyurdu. “Allah’a şükürler ediyorum ki kendi dinini tamamladı. Kendi nimetlerini insanlara tamamladı. Benim risaletim ve benden sonra Ali’nin velayetine hoşnud oldu.”

    Bu tarihi muazzam olay sadece Ehl-i Beyt kaynaklarında değil Ehli sünnet kaynaklarında da yer almaktadır. Onlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

    1-İmam Fahr-i Razi “Tefsiri Bebir-i Mefahitül gayb”

    2-Muhammed Bini Cüreyr “Tefsiri Kebir”

    3-Ebu Davud Secistani “Süneninde”

    4-İmam Ahmet Bin Hambeli “Müsnet 4.Cilt, s.281”

    5-Celalettin Süyuti “Tefsiri Durr’ul mensur”

    6-İbni Mace “süneninde”

    Bu hadisin ayrıntılı incelemesini aşağıda sunuyoruz;

    Peygamber efendimiz veda haccından dönerken gadir-i humm denen yerde tüm hacıları toplayarak onlara hitap ettiği “Veda Hutbesi” diye bilinen hutbesinden alınan aşağıdaki hadis, kaynaklarıyla aktarılmıştır.

    “Peygamber size ne verdiyse onu tutun ve sizi neden sakındırdıysa ondan sakının. Allah’tan çekinip-korkun; şüphe yok ki Allah’ın azabı pek çetindir.” (Haşr-7)

    Hadisin Metni:
    Ey insanlar, ben ancak bir beşerim; yakındır /yakınım /şüphesiz ben zaanediyorum çağrılayım da kabul edeyim; /Rabbimin elçisi gele /bana gelede icabet edeyim /ona icabet edeyim, /ben çağrılmış da icabet etmiş gibiyim; /şüphesiz ben /ben sizin aranızda iki değerli şeyi /iki değerli şey /iki şey /halife olarak iki değerli şeyi /iki şey /ona sarıldığınız sürece /onu tuttuğunuz sürece /ona sımsıkı yapıştığınız sürece benden sonra asla sapıklığa düşmeyeceğiniz /ebedi olarak sapmayacağınız /onlara tabi olduğunuz takdirde asla sapmayacağınız bir şey bırakıyorum /bıraktım /gerçekten bıraktım /halef bıraktım /halef bırakıyorum; ve şüphesiz siz onlardan sonra asla sapmazsınız. Bunlar Allah’ın Kitabı ve Benim Itretim, Ehl-i Beytim’dir. Birisi diğerinden daha değerlidir.

    Allah’ın kitabı gökten uzanmış bir iptir. /Onda nur ve hidayet /sıdk vardır. /(Bunlar) Rabbimin kitabı ve ıtretim (soyumdan olan) Ehl-i Beytimdir. /Rabbimin kitabı ve ıtretimdir ki, onlar da benim Ehl-i Beytimdir. /Ehl-i Beytim ve yakınlarımdır. /Ehl-i Beyitmdir /soyumdur /ve gerçekten o ikisi (Kevser) havuz(un)da bana gelinceye kadar asla birbirinden uzaklaşmazlar /ayrılmazlar /ayrılmayacaklar /gerçekten o ikisi daima birliktedirler, asla birbirinden ayrılmazlar. Öyleyse bakın /Öyleyse Allah’tan çekinin ve bakın bu ikisi hakkında bana nasıl halef olacaksınız /bana olan saygınızı bu ikisine karşı davranışınızda nasıl koruyacaksınız? /Öyleyse bakın, bu ikisi hakkında bana nasıl /ne ile /ne gibi şeyle kavuşacaksınız? Bilen ve Haberdar (Allah) bana haber vermiştir /beni haberdar kılmıştır ki: Bu ikisi bana kavuşuncaya kadar asla birbirinden ayrılmazlar. Rabbimden ben bunu istedim o da kabul etti. Bu yüzden asla onlardan ileriye geçmeyin ki, helak olursunuz ve onlara bir şey öğretmeye kalkışmayın; çünkü onlar sizlerden daha bilgindirler. /Öyleyse onlara sarılın ve sapıklığa düşmeyin. /Gerçekten o ikisi (Kevser) havuz(un)da bana kavuşuncaya kadar baki kalırlar. /Ben Rabbim’den o ikisini istedim, o da havuzda onları bana kavuşturacağını vaadetti. /Ben o ikisi için bunu istedim. (Cennetteki) Havuzun genişliği ise Basra ile San’a arası kadardır. O havuzda yıldızların sayısınca bardaklar var. /Gerçekten Latif ve Haberdar (Allah) bu ikisinin, Havuzda bana kavuşuncaya kadar bu iki parmağım gibi (şehadet parmağıyla orta parmağına işaret etti) asla birbirinden ayrılmayacaklarını (değişmeyen bir ahid olarak) bana bildirmiştir. /Ben sizden önce Havuza varacağım ve siz benden sonra geleceksiniz ve Havuzda bana kavuşmanız umulur. Benimle mülakat ettiğiniz zaman bıraktığım iki emanet hususunda sizden sual edeceğim /sual ederim /gerçekten ben, bana vardığınızda benden sonra Sekaleyn hususunda nasıl bana halef olduğunuzu soracağım. /Gerçekten Allah benden sual edecek ve ben de sizden soracağım: sizler bana ne söyleyeceksiniz? /Gerçekten ben, sizden önce (Kevser) havuz(un)a varacağım ve siz de bana gelip kavuşacaksınız. Öyleyse bakın, Sekaleyn (iki değerli emanet) hususunda bana nasıl halef olacaksınız?

    Söyledik /söylediler /Peygamber(sav)’e denildi ki:“Sekaleyn (iki değerli emanet) nedir?”

    Resulullah(sav) şöyle buyurdu: “O ikisinden biri, Allah’ın kitabıdır ki, onun bir ucu Allah’ın elindedir ve bir ucu da sizin elinizdedir. En büyük olanı /En büyük emanet /O ikisinin büyüğü /Onların birincisi /Onlardan biri Allah’ın kitabıdır ve küçük olanı /küçük sekal (değerli emanetin küçüğü) /diğeri benim ıtretim (öz soyum)dir. Öyleyse kim benim kıbleme doğru yöneliyorsa ve benim davetimi kabul ediyorsa o ikisi hakkında hayırlı tavsiyede bulunsun. /Ben size Allah’ın kitabını ve ıtretimi vasiyet ediyorum. /Size Allah’ın kitabı ve benim ıtretim yeterlidir. Onlardan birisi diğerinden büyüktür. /Gerçekten ben (kıyamette) sizlerden iki şey hakkında soracağım: Kur’an ve Ehl-i Beytim hakkında. /Ben sizin aranızda öyle bir şey bırakmışım ki, ona uysanız asla sapıklığa düşmezsiniz. /(Sizin aranızda) Öyle bir şey (bırakıyorum) ki, eğer ona yapışsanız benden sonra asla sapıklığa düşmezsiniz; bıraktığım şey biri diğerinden daha büyüktür; o yerle gök arasında olan bir bağdır. /Ben sizin aranızda kendi halefim olarak iki değerli sekal (değerli emanet) bırakıyorum: Büyük Sekal ve Küçük Sekal (Ehl-i Beyt). Büyük Sekal’e gelince… Onun bir ucu Allah’ın elinde ve diğer ucu sizlerin elindedir. O Allah’ın kitabıdır, ona uysanız asla sapıklık ve zillete düşmezsiniz /öyleyse ona sarılın ve sapıklığa düşmeyin ve onu değiştirmeyin /ona sarılın, asla yoldan kaymazsınız ve sapıklığa düşmezsiniz. Küçük Sekal’e gelince de… O benim ıtretim(Öz soyum) olan Ehl-i Beytimdir. /Biliniz ki, ve (diğeri de) benim ıtretimdir. /Ben size Ehl-i Beyt’im hususunda Allah’ı hatırlatıyorum. (Bu cümleyi iki defa veya üç defa tekrarladı.) /Gerçekten Allah (azze ve celle) bana vahyetmiştir ki, benim ruhum alınacaktır (vefat edeceğim); size bir söz söylüyorum ki, ona uysanız kurtuluşa erersiniz, eğer onu bırakırsanız helak olursunuz. Gerçekten benim Ehl-i Beytim ve Itretim, benim yanımda özel mevkiye sahip olan yakınlarımdırlar ve gerçekten siz Sekaleyn (iki değerli emanet hususunda sorguya çekileceksiniz; o ikisi Allah’ın kitabı ve benim ıtretimdir. Eğer o ikisine uysanız, asla sapıklığa düşmezsiniz. /Gerçekten siz o ikisine uyduğunuz ve sarıldığınız müddetçe asla sapıklığa düşmezsiniz. /Gerçekten ben sizin aranızda Allah’ın kitabını ve ıtretim olan Ehl-i Beyt’imi bırakıyorum; o ikisi benden sonra iki halifemdirler; biri diğerinden daha büyüktür. Gerçekten ben sizin aranızda iki değerli şey bırakıyorum: Allah’ın kitabını ve ıtretimi. Öyleyse onlara sarılın, çünkü o ikisi kıyamete kadar kopmayacak iki iptirler.”

  255. imam ali rıza nın (memun un sorularına verdiyi cevaplar) Birinci ayet şudur: “(Öncelikle) En yakın akrabalarını korkut.”[25] Allah Teâla’nın bu ayette Peygamber�in Âl’ini kasdetmesi (onlar için) güzel bir makam, büyük bir fazilet ve yüce bir şereftir. İşte bu (on iki ayetten) birincisidir.

    İkinci ayet de şudur: “Ey Ehl-i Beyt, gerçekten Allah sizden her çeşit kiri (günah ve çirkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.”[26] Bu da hiçbir katı düşmanın dahi inkâr etmediği bir fazilettir.

    Üçüncüsü de şudur: Allah Teâla, yaratıklarından tertemiz olanları ayırdığında, Mübahele ayetinde Peygamber�ine şöyle emretti: “(Ey Muhammed) De ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra da dua edelim ve Allah’ın lanetini yalan söylemekte olanların üstüne kılalım.”[27] Peygamber salla’llâhu aleyhi ve alih bu ayetin düsturu gereğince Ali, Hasan, Hüseyn ve Fatıma’yı (aleyhim’us-selam) Medine�nin dışarısına çıkardı ve onları kendisi gibi kabul etti. Ayette geçen “kendimiz” ve “kendiniz”den maksadın ne olduğunu biliyor musunuz?

    Ulema: “Allah, onunla Peygamber�in kendisini kasdetmiştir.”

    İmam (a.s): (Hayır) Yanıldınız. Çünkü Allah onunla Ali aleyhi’s-selam�ı kasdetmiştir. Buna delil de Peygamber�in salla’llâhu aleyhi ve alih buyurduğu şu sözdür: “Ya, Beni Velia kabilesi bundan vazgeçeceklerdir veyahut kendim gibi olan bir kişiyi onlara (karşı koymak için) göndereceğim.” Yani Ali aleyhi’s-selam�ı. İşte bu hiçbir kimsenin, ötesine geçmiyeceği bir özelliktir; hiçbir kimsenin ihtilaf etmediği bir üstünlüktür ve daha önce hiçbir yaratığın elde edemediği bir şereftir. Çünkü Peygamber, Ali’nin nefsini kendi nefsi gibi saymıştır. Bu da üçüncü ayettir.

    Dördüncüsü de şudur: Peygamber salla’llâhu aleyhi ve alih, Ehl-i Beyt’ten başka bütün insanları, camiden dışarı çıkardı (onların camiye açılan evlerinin kapılarını kapattı). Bu duruma halk ve özellikle Abbas itiraz etti. Abbas: “Ya Resulullah, neden Ali�yi bıra kıp da bizi dışarı çıkardın?” dediğinde Hz.Resul şöyle buyurdular: “Ben onu bırakıp sizi dışarı çıkarmadım. Allah onu bıraktı ve sizi dışarı çıkardı.” İşte, Hz.Resulullahsalla’llâhu aleyhi ve alih�in Ali aleyhi’s-selam�a buyurduğu: “Harun Musa�ya nasıldıysa sen de bana öylesin.” sözünün açıklaması da budur.

    Ulema: “Bu üstünlüğün Kur�an’la ne ilişkisi vardır?”.

    İmam (a.s): “Bu konuda size Kur�an’dan bir ayet getirip okuyacağım..

    Ulema: “Getir.”

    İmam (a.s): o ayet şudur: “Musa’ya ve kardeşine, Mısır�da kavminiz için evler hazırlayın ve evlerinizi kıble yapın… diye vahyettik.”[28] Bu ayet Harun’un Musa’nın nezdindeki makamını beyan ediyor (Harun, Musa�nın kardeşi, yardımcısı ve veziri idi). Bu ayet yine Ali aleyhi’s-selam�ın, Hz. Peygambersalla’llâhu aleyhi ve alih’in nezdindeki makamını da beyan etmektedir. Bununla birlikte Peygamber’in şu buyruğunda da (Ehl-i Beyt’in üstünlüğü için) apaçık bir delil vardır: “Bu camiye, Muhammed ve Âl-i Muhammed’den başka hiçbir kimsenin cünüp ve hayız olarak girmesi caiz değildir.”

    Ulema: “Bu (çeşit) izah ve beyan ancak siz Resulullah’ın Ehl-i Beyt�i yanında bulunur.” (Yani bu çeşit açıklamaları sizden başka kimse bilmez ve kabul etmez.) dediler.

    İmam aleyhi’s-selam şöyle buyurdular: “Bizim bu makamımızı kim inkâr edebilir? Oysaki Hz. Resulullah (diğer bir yerde) şöyle buyurmuştur: “Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır. Kim ilim şehrini dilerse, kapısından girmelidir.” İzah ve beyan ettiğimiz şeylerdeki (mevcut olan) üstünlüğü, şerefi, seçkinliği ve temizliği inatçı düşmanlardan başka hiç kimse inkâr etmez. Bu nimetlere karşı Allah-u Azze ve Celle’ye şükürler olsun. Bu da dördüncüsüdür.

  256. 24- HZ. ALİ (A.S)’IN VEFATI SIRASINDA, OĞLU İMAM HASAN’A YAPTIĞI VASİYETİ[1]

    Bu, Ebu Talip oğlu Ali’nin vasiyetnamesidir. Müminleri, Allah’tan başka bir mabudun olmadığına, tek ve şeriksiz olduğuna ve Muhammed’in O�nun kulu ve Resulü olduğuna, kâfirler sevmese de, bütün dinlere galip gelmesi için onu doğru yol ve hak dinle göndermiş olduğuna şehadet etmelerini vasiyet ederim. Allah’ın salat ve selamı Muhammed salla�llâhu aleyhi ve alih’e olsun. Namazım, ibadetim, hayatım, ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir; eşi, ortağı yoktur, bana bu emredildi ve ben, O�na teslim olanların ilkiyim.

    Ey Hasan! Sana, bütün evladıma, Ehl-i Beyt�ime ve bu yazım kime ulaşırsa ona, Allah’tan sakınmayı vasiyet ederim. Müslüman olarak ölün, hepiniz birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sarılın, tefrikaya düşmeyin. Peygamber salla�llâhu aleyhi ve alih’in şöyle buyurduğunu duydum: “İki kişinin arasını bulmak, bütün namazlardan, oruçlardan daha faziletlidir.� Helak edici ve dini temelden yok eden (ahlak), arabozuculuk ve fitne çıkarmaktır. La kuvvete illa billah (Allah’ın kudretinden başka hiçbir kudret yoktur). Allah-u Teâla’nın kıyamet gününün hesabını size kolaylaştırması için akrabalarınıza bakın (onları koruyun), onlarla iyi ilişki kurun.

    Allah için, Allah için, yetimleri koruyun; sakın gözünüzün önünde onlar zayi olmasınlar. Ben Resulullah salla�llâhu aleyhi ve alih’in şöyle buyurduğunu duydum: “Kim bir yetimi kendisini idare edebilene kadar gözetir, ona bakarsa Allah, cenneti ona farz kılar; nitekim yetimin malını yiyen kimseye de cehennemi farz kılmıştır.”

    Allah için, Allah için, Kur’an�a riayet edin; onu anlamakta[2] başkaları sizden öne geçmesin.

    Allah için, Allah için, komşularınızın hakkını gözetin; Resulullah salla’llâhu aleyhi ve alih onları tavsiye etmiştir; komşular hakkında o kadar tavsiyede bulunuyordu ki, onları da miras alanlardan kılacağını sandık.

    Allah için, Allah için, Rabbinizin evini ziyareti, haccetmeyi bırakmayın; hayatta bulundukça o evi boş bırakmayın; çünkü o ev terkedilirse mühlet bile verilmez sizlere azap gelip çatar. O evin ziyaretine gidenin geri getirdiği en küçük hediye, geçmiş günahlarının affedilmesi olur.

    Allah için, Allah için, namazı bırakmayın; çünkü o, en iyi amel ve dininizin direğidir.

    Allah için, Allah için, zekât verin; o Rabbinizin gazabını yatıştırır.

    Allah için, Allah için, Ramazan orucunu tutun; çünkü o ateşe karşı bir siperdir.

    Allah için, Allah için, fakirler ve yoksulları gözetin; onları kendi yaşantınızda ortak kılın.

    Allah için, Allah için, mallarınızla, canlarınızla, dillerinizle cihat edin. Ancak iki kişi cihat edebilir; biri hidayete ermiş imam (önder), diğeri ise ona uyan, itaat eden kişi.

    Allah için, Allah için, Peygamber salla’llâhu aleyhi ve alih�inizin evlatlarınınn hakkını gözetin; sakın onları savunmaya kadir olduğunuz halde, aranızda zulme uğramasınlar.

    Allah için, Allah için, Peygamber salla�llâhu aleyhi ve alih�inizin bid�at çıkarmayan, bid�atçıya da sığınak vermeyen ashabını gözetin; Resulullah salla’llâhu aleyhi ve alih ashabı hakkında tavsiyede bulunmuştur; onlardan veya başka kimselerden bid�at çıkaranları ve bidatçılara sığınak verenleri ise lanetlemiştir.

    Allah için, Allah için, kadınlarınızın ve malik olduğunuz köle ve cariyelerin haklarına riayet edin; Peygamber�inizin en son sözü şundan ibaret idi: “İki güçsüz grubu size tavsiye ediyorum: Kadınları ve malik olduğunuz köle ve cariyeleri.�

    Namaz, namaz, namaz! Allah hakkında hiçbir kimsenin kınamasından korkmayın; Allah, size kötülük ve zulüm yapmak isteyen kimsenin şerrinden sizi korur. Halkla, Allah’ın emrettiği şekilde güzel bir dille konuşun. İyiliği emredip kötülükten alıkoymayı terketmeyin; çünkü (bunu yapmadığınız takdirde) Allah, en kötü olanlarınızı başınıza geçirir; sonra (şerlerinden kurtulmak için) dua edersiniz; duanız kabul olmaz.

    Ey evlatlarım, birbirinizle güzel ilişkiniz olsun, birbirinizi görüp gözetin, birbirinizin ihtiyacını giderin, birbirinizden ayrılmayın, birbirinizden yüz çevirmeyin, tefrikaya düşmeyin. İyilik etmek ve kötülükten sakınmak hususunda birbirinize yardım edin, suç işlemek ve düşmanlık etmek için yardımlaşmayın ve Allah’tan korkun, sakının, şüphe yok ki Allah’ın cezası çok çetindir. Allah-u Teâla siz Ehl-i Beyt�i korusun ve Peygamber’inizin izlerini sizinle korusun. Sizi Allah’a ısmarlıyorum. Sizi selamlıyor ve Allah’ın rahmet ve bereketinin üzerinize olmasını diliyorum. Sonra bu dünyayı terkedinceye kadar hep “la ilahe illellah” diyordu.

  257. HZ MUHAMMED İN HZ ALİ YE NASİHATLERİ………Ya Ali, müminin nişanesi üçtür: Oruç tutmak, namaz kılmak ve zekât vermek. Zahirde kendisini ehil gösteren kimsenin de nişanesi üçtür: İnsanın yüzüne karşı dalkavukluk yapar; arkasından gıybet eder ve musibete uğradığında da sevinir. Zalimin de üç nişanesi var: Eli altında bulunanlara zorbalık yapar; kendisinden üstlere isyan eder ve zalimlerle işbirliği yapar. Riyakârın da üç nişanesi var: Halkın yanında gayretli ve hareketli olur; yalnızlıkta üşenir ve bütün işlerde övülmesini sever. Münafığın da nişanesi üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler; kendisine güvenildiğinde hıyanet eder ve verdiği sözün üzerinde durmaz. Tembelin de alâmeti üçtür: Tefrite[1] düşünceye kadar gevşeklik yapar; zâyi edin­ceye dek tefrit eder ve günaha düşünceye kadar zâyi eder.[2] Akıllı kimseye, ancak üç şey için yolculuğa gitmek yakışır: Geçimini temin etmek, ahiretine yönelik bir adım ve helâl bir zevk .

    Ya Ali, cahillikten daha şiddetli bir fakirlik, akıldan daha fay­dalı bir servet, kendini beğenmişlikten daha korkunç bir yalnızlık yoktur ve hiçbir amel tedbir almak, hiçbir takva günahtan sakın­mak ve hiçbir soy sop da iyi ahlaklılık gibi olamaz. Konuşmanın âfeti yalan, ilmin âfeti unutmak ve bağışta bulunmanın âfeti de minnettir.

    Ya Ali, hilali gördüğün zaman üç defa “Allah-u Ekber” de; sonra “Elhamdu lillah�illezi halekanî ve halekake ve kadderake menâzile ve cealeke âyeten lil âlemîn.” de.[3]

    Ya Ali, aynaya baktığın zaman üç tekbir getirdikten sonra şöyle de: “Allahumme kemâ hassente halkî fe hassin hulkî.”[4]

    Ya Ali, seni dehşete düşüren bir şeyle karşılaşırsan, şöyle de: “Allahumme bi-hakkı Muhammed�in ve Âl-i Muham-med�in illâ ferrecte annî.”[5]

    Hz. Ali aleyhi�s-selam diyor ki: Peygamber salla’llahu aleyhi ve alih�den: “Ya Resulallah, (Kur�an�da): “Adem Rab-bin�den (bir takım) kelimeler aldı. (Allah da) bunun üzerine tövbesini kabul etti…”[6] diye buyurmaktadır. Nedir bu kelimeler?” diye sorduğumda, Resulullah salla’llahu aleyhi ve alih şöyle buyurdu:

    “Ya Ali, Allah-u Teâla, Adem�i Hindistan�a, Havva�yı Cidde�ye, yılanı İsfahan�a ve İblis�i de Miysan�a (Basra ve Vasıt arasında bir yere) indirdi. Cennette yılan ve tavus kuşu kadar güzel bir şey yoktu. Yılanın deve gibi dört ayağı vardı. İblis, yılanın karnına girerek, Adem�e hile yaptı ve onu aldattı. Allah-u Teâla da yılana gazap ederek ayaklarını ondan aldı ve şöyle buyurdu: “Rızkını, toprak karar kıldım ve karnının üzerinde sürünmelisin; sana acıyana Allah acımasın.” Tavusa da, İblis�e ağacı bulmada kılavuzluk ettiği için gazap ederek sesini ve ayaklarını çirkin­leştirdi. Adem, Hindistan�da kaldığı yüz yıl süresince, başını gökyüzüne kaldırmadı. Ellerini başına koyup kendi hatasına ağlı­yordu. Allah, Cebrail�i, Adem�e gönderdi. (Cebrail): “Ey Adem dedi, Allah sana selam söylüyor ve buyuruyor ki: “Ey Adem, seni kendi elimle yaratmadım mı? Sana kendi ruhumdan üflemedim mi? Meleklerimi sana secde ettirmedim mi? Cariyem Havva�yı seninle evlendirmedim mi? Cennetimde sana yer ver­medim mi? O halde ey Adem, bu ağlama nedir? Bu kelimeleri söyle; şüphesiz Allah-u Teâla tövbeni kabul eder. Söyle ki: “Subhâneke, lâ ilâhe illâ ente, amiltu sûen ve zalemtu nefsî, fe­tub aleyye, inneke ente-t tevvab-ur rahîm.”[7]

    Ya Ali, evinde bir yılan gördüğünde o yılanı üç defa (o eve girip) çıkıncaya kadar öldürme; dördüncü defasında görürsen o zaman öldür; çünkü o kâfirdir.

    Ya Ali, yolda bir yılan gördüğün zaman onu öldür. Çünkü ben cinlere, yılan şeklinde gözükmemelerini şart koşmuşum.

    Ya Ali, dört haslet bedbahtlık (nişanesi)dir: Göz yaşının kuru­ması, katı kalpli olmak, uzun arzu ve dünya sevgisi.

    Ya Ali, huzurunda seni medhederlerse şöyle de:

    “Allahumme-c�alnî hayren mimmâ yezunnûne veğfir lî mâ lâ ya�lemûne vela tuahiznî bima yekulûn.”[8]

    Ya Ali, cinsi münasebette bulunduğun zaman şöyle de: “Bismillahi, Allahumme cennibne�ş-Şeytâne ve cennib�iş-Şey-tâne ma rezaktenî.”[9] Eğer Allah-u Teâla o anda, sizden bir çocuk olmasını takdir ederse hiçbir zaman Şeytan�ın, ona bir zararı dokunamaz.

    Ya Ali, yemeğe tuz ile başla ve tuz ile bitir. Çünkü tuz, yetmiş derde devadır. Onların en küçüğü delilik, cüzam ve alaca hastalığıdır.[10]

    Ya Ali, bedenine zeytin yağı sür. Çünkü Şeytan bedenine zeytin yağı süren bir kimseye, kırk gece yaklaşmaz.

    Ya Ali, ayın ilk ve orta gecelerinde cinsel ilişkide bulunma, sara hastasının genelde o iki gecede hastalığının belirdiğini gör­müyor musun?

    Ya Ali, çocuğun olduğunda sağ kulağına ezan, sol kulağına da ikâmet oku. Bu takdirde Şeytan ona asla zarar vermez.

    Ya Ali, halkın en kötüsünü sana tanıtayım mı? “Evet ya Resulallah” dedim; buyurdular ki: Halkın en kötüsü, günahları affetmeyen ve hatalardan geçmeyen kimsedir. Onlardan daha kötüsünü de sana tanıtayım mı? “Evet ya Resulallah” dedim, buyurdular ki: Onlardan daha kötüsü şerrinden korunulmayan ve hayrı umulmayan kimsedir.

  258. MADEM SİZ EHLİBEYT KAYNAKLARINI OKUMUYORSUNUZ BENDE BURAYA TAŞIYAYIM GEREKKİ DÜŞÜNÜK AKIL EDERSİNİZ DİYE.((((SABIRLA OKUYUN GÖZ GEZDİRMEYİN)))

  259. HZ MUHAMMED S.A.V- HİKMETLİ SÖZLERİNDEN BİR BÖLÜMü

    Hz. İsa aleyhi�s-selam�ın havarilerinden olan Yahuda�nın torunlarından, Şem�un ibn-i Lavî ismiyle meşhur bir rahibin, Resulullah�a yönelttiği bir çok sorularını ve Peygmaber-i Ekrem�in, ona verdiği cevapları ve onun Müslüman olmasını, bütün ayrıntılarıyla içeren uzun bir hadisten kitabın üslubuna uyan bazı bölümlerini zikrediyoruz:

    Şem�un, Resulullah�a, “Bana akıl hakkında bilgi ver. Akıl nedir? Nasıldır? Akıldan ayrılan kollar nelerdir? (Aklın ürünleri nelerdir?) Ve bunların bütün kısımlarını bana açıklayın.” diye sordu. Resulullah salla’llahu aleyhi ve alih şöyle buyurdu: “Akıl, cahilliğin bukağıdır; nefis, en kötü hayvana benzer; bukağı takıl­mazsa azar. Böylece akıl cahilliğin bukağıdır. Allah-u Teâla aklı yaratıp ona, “Gel” dedi, o da geldi; ona “Dön” dedi o da döndü; sonra Hak Teâla şöyle buyurdu: “İzzet ve celalime andolsun ki, senden daha azametli ve senden daha itaatkâr bir varlık yarat­madım; seninle başlayıp seninle hilkati yenileyeceğim. Mükâfat senin içindir, azap da sanadır.”[1]

    Daha sonra akıldan hilim (yumuşaklık), hilimden ilim, ilimden rüşt (olgunluk), rüşdden iffet, iffetten korunma (sakınma), korun­madan hayâ, hayâdan vakar (ağır başlı olmak), vakardan hayırlı işlerde sebat (süreklilik) ve sebattan kötülükten nefret etmek, kötülükten nefretten de nasihat edene itaat etmek ayrıldı. Bunlar, akıldan ayrılan on tane hayır semeredir. Bunlardan her biri de on ayrı kola ayrılır.

    Hilmin (yumuşaklığın) semereleri: Güzel davranmak, iyi insan­larla arkadaşlık yapmak, aşağılıktan kaçınmak, alçaklıktan uzak durmak, iyiliğe fazla istek, yüce derecelere yaklaşmak, affetmek, iyi geçinmek, ihsanda bulunmak ve boşuna konuşmamaktır. Bunlar hilim sayesinde akıllıya nasip olan sıfatlardır.

    İlmin semereleri: Fakirliğe rağmen zenginlik (ilim vasıtasıyla kendini zengin görmek), cimriliğe rağmen cömertlik (kişi yapısı itibariyle cimri olabilir ama ilmin gereği olarak cömertlik yapar), basitliğine rağmen heybetli olmak, hastalığa rağmen sağlıklı olmak (vücudunun hasta olmasına rağmen morali yerinde olmak), uzak­lığa rağmen yakın olmak, inatçı ve ısrarlı olmasına rağmen hayâlı olmak, hakirliğe rağmen yücelik, düşüklüğe rağmen şerefli olmak, hikmet, itibar ve makama sahip olmak. İşte bunlar, akıllının ilim vasıtasıyla elde ettiği şeylerdir. O halde hem akıllı ve hem de alim olan insana ne mutlu.

    Rüşdün semereleri: Doğruluk, hidayet, iyilik, takva, başarı, itidal (dengeli olma), iktisat (ne savurgan ve müsrif ne de cimri olma), mükâfat, kerem ve Allah�ın dinini tanımak. Bunlar akıllının rüşd vasıtasıyla elde ettiği şeylerdir. Öyleyse ne mutlu doğru yolda sabit olan kimseye.

    İffetin semereleri: (Takdirine) Razı olmak, mütevazı olmak, (hayırlardan) faydalanmak, huzurlu olmak, (elinin altında bulunan­ların halini) sormak, huşu, tezekkür (gafil olmamak), tefekkür, bağışta bulunmak ve cömertlik. Bunlar, iffet vasıtasıyla akıllı kim­seye, Allah-u Teâla ve O�nun verdiği rızıktan hoşnut olduğu tak­dirde, nasip olan şeylerdir.

    Siyanetin (kendini korumanın) kısımları: Salâh (doğruluk), tevâzu, züht, tevbe, anlayış, edep, ihsan, sevgi kazanmak, hayırlı işlerde bulunmak ve kötülükten sakınmak. Bunlar günahlardan korunma vesilesiyle akıllının elde ettiği şeylerdir. Öyleyse Allah�ın, siyanetle ikramda bulunduğu kullara ne mutlu.

    Hayânın semereleri: Yumuşaklık, şefkat, gizlide ve açıkta Allah�ı gözetmek, sıhhat, kötülükten kaçınmak, güler yüzlülük, cömertlik, başarı ve halkın arasında iyilikle anılmak. Bunlar hayâ vasıtasıyla akıllının elde ettiği şeylerdir. Allah-u Teâla�nın nasi­hatini kabullenip, O�nun ifşasından korkan kimseye ne mutlu.

    Vakarın (ağır başlılığın) semereleri: Lütufta bulunmak, tedbirli olmak, emaneti eda etmek, hıyaneti terketmek, doğru konuşmak, namuslu olmak (fuhuştan korunmak), malını ıslah etmek (mal ve servetini iyice koruyup yerinde harcamak), düşmana karşı hazırlıklı olmak, kötülükten sakındırmak ve başıboşluğu terketmek. Bunlar, vakar vasıtasıyla akıllıya nasip olan şeylerdir. Vakarlı olan, cahil ve hafif olmayan, affedip bağışlayan ve (başkalarının hatasını) gör­mezlikten gelen kimseye ne mutlu.

    Hayır işi sürdürmenin sonuçları: Çirkin ve kötü işleri terketmek, ahmaklıktan uzaklaşmak, günahtan çekinmek, yakine ermek, kurtu­luşu sevmek, Rahman (olan Allah)�a itaat etmek, delil ve bur­hana saygı göstermek, Şeytandan sakınmak, adalete boyun eğmek ve hakkı söylemek. Bunlar hayır işi sürdürmenin sonucu olarak akıllıya nasip olan şeylerdir. Geleceğini ve (kıyamet günü yeniden) dirileceğini unutmayan ve dünyanın faniliğinden ibret alan kimseye ne mutlu.

    Kötülüğü sevmemenin sonuçları: Vakar (ağırbaşlılık), sabır, başarı, açık ve doğru yol üzerinde olmak, hidayeti sürdürmek, Allah�a iman etmek, halka karşı saygılı olmak, ihlaslı olmak, kendisini ilgilendirmeyen boş şeyleri terketmek ve kendisine yararlı olan işleri korumak. Bunlar şerri sevmemekten dolayı akıllıya nasip olan şeylerdir. Ne mutlu, Allah�ın hakkını yerine getiren ve Allah yolunun sağlam iplerine (nişanelerine ) sarılan kimseye.

    İnsanın hayrını isteyenin sözlerine itaat etmenin sonuçları: Aklın çoğalması, fikrin olgunlaşması, iyi akıbetli olmak, kınanmaktan kurtuluş, (hakkı) kabul etmek, dostluk, gönül açıklığı, insaf, (hayır) işlerde (diğerlerinden) öne geçmek ve Allah�a itaat etmede güçlü olmak. Ne mutlu heva ve heves meydanlarından kurtulan kimseye. Bütün bunlar akıldan türeyen hasletlerdir.

    Daha sonra Şem�un, Resul-i Ekrem�e: “Cahilin nişa­nelerini de açıklayın.” dedi. Resulullah salla’llahu aleyhi ve alih şöyle buyurdular: “Cahil ile dost olursan, seni zahmete düşürür; uzak durursan küfreder. Sana bir şey verirse minnet eder; sen bir şey verdiğinde nankörlük eder. Sırrını ona söylersen hı­yanette bulunur; sana sırrını söylerse seni (onu yaymakla) suçlar. Zenginleşirse azar, kaba ve katı yürekli olur; fakirleşirse Allah�ın nimetlerini inkâra kalkışır ve günahtan çekinmez. Sevinçli olursa, haddini aşar ve azgınlık yapar; üzülürse, ümitsizliğe kapılır. Güldüğünde, kahkahayla güler; ağladığında çığlık atar; iyilere dil uzatır. Allah�ı sevmez; O�nun haklarını gözetmez; Allah�tan utan­maz ve O�nu anmaz. Kendisini razı edersen, seni metheder ve hakkında gerçeği olmayan güzel şeyler söyler; sana sinirlenirse, övgüleri kesilir, hakkında gerçeği olmayan kötü şeyler söyler. İşte cahilin durumu budur.”

    Şem�un, daha sonra “İslâm�ın nişanesini açıklayın?” dedi. Resulullah salla’llahu aleyhi ve alih şöyle buyurdular: “İslâm�ın nişanesi iman, ilim ve ameldir.”

    “İman, ilim ve amelin nişanesi nedir?” diye sorduğunda ise Resulullah salla’llahu aleyhi ve alih şöyle buyurdu:

    “İmanın alameti dörttür: Allah�ın birliğini ikrar etmek; O�na, O�nun kitaplarına ve peygamberlerine inanmak.

    İlmin alameti ise dörttür: Allah�ı tanımak, O�nun dostlarını tanımak, ilahî farizaları bilmek ve onları eda etmekte ihmalkârlık yapmamak.

    Amelin nişaneleri ise şunlardır: Namaz, oruç, zekât ve ihlaslı olmak.”

    Sonra Şem�un, Resulullah�a, “Doğru kimsenin, müminin, sabırlının, tövbe edenin, şükredenin, huşu sahibinin, salih kimsenin, başkalarının hayrını isteyenin, yakin ehlinin, ihlas sahibinin, zahidin, iyinin, takvalının, tekellüf ehlinin, zalimin, ri­yakârın, münafığın, hasetçinin, israf edenin, gafilin, hâinin, tem­belin, yalancının ve fâsığın alametlerini açıklayın.” dedi. Resulullah salla’llahu aleyhi ve alih şöyle buyurdu:

    “Doğru olan kimsenin alameti dörttür: Doğru konuşur; Allah�ın müjdesini ve korkutmasını tasdik eder; ahdini yerine getirir ve hıyanetten kaçınır.

    Müminin alameti de, şefkatli, anlayışlı ve hayâlı olmaktır.

    Sabırlının alameti de dörttür: Zorluklara karşı sabreder; iyi işlerde kararlı olur, tevâzu ve hilim sahibidir.

    Tövbe edenin de alameti dörttür: Sırf Allah�ın rızası için amel eder; batılı terkeder; hakka sarılır ve hayırlı işlere çok ilgi gösterir.

    Şükredenin de alameti dörttür: Nimetler karşısında şükreder; belaya karşı sabırlı olur; Allah�ın kısmet ettiği şeyle yetinir ve Allah�tan başkasına hamd ve tazimde bulunmaz.

    Huşu sahibinin alameti dörttür: Gizli ve açık her yerde Allah�ın gözetiminde olduğunu bilir; iyi işler yapar; kıyameti düşünür ve Allah�la münacat eder.

    Salih kimsenin alameti de dörttür: Kalbini arındırır; amelini düzeltir; kazancını ve bütün işlerini ıslah eder (İslamî ölçülere göre düzene sokar).

    Başkalarının hayrını isteyen kimsenin alameti de dörttür: Hakk üzere hükmeder, kendi aleyhine bile olsa hakkı söyler; kendisi için istediği şeyi başkaları için de ister ve hiçbir kimseye haksızlık etmez.

    Yakin ehlinin alameti ise altıdır: Allah�ın varlığına yakin edip O�na iman getirir; ölümün hak olduğuna yakin edip ona karşı dik­katli olur; kıyamet gününün hak olduğuna yakin edip o günde rezil olmaktan korkar; cennetin hak olduğuna yakin edip onu özler; cehen­nemin hak olduğuna yakin edip ondan kurtulmak için belir­gin bir şekilde çaba gösterir ve hesabın hak olduğuna yakin edip kendi nefsini hesaba çeker.

    İhlas sahibinin alameti dörttür: Kalbi (şirk, küfür, kin vb. şeyler­den) ve azâsı (günah yapmak, eziyet etmek vb. şeylerden) salim kalır; başkalarına iyilik yapar ve kötülük yapmaktan çekinir.

    Zâhidin alameti on şeydir: Haramlara (rağbet) göstermez; nefsine hakim olur; Rabbinin farizelerini yerine getirir; köle ise güzel itaat eder; efendi ise iyi yönetir; ne taassubu olur, ne de kini; kendisine kötülük yapana iyilik yapar; zarar verene hayırla karşılık verir; kendisine haksızlık yapanı affeder ve Allah�ın hakkına boyun eğer.

    İyi insanın alameti de on şeydir: Allah için sever. Allah için buğzeder; Allah için biriyle arkadaş olur; Allah için arkadaşlığını bozar; Allah için öfkelenir; Allah için hoşnut olur; Allah için çalışır, Allah�ı arzular; temiz, ihlaslı, hayâlı, korkulu olup amelle­rini gözetleyen Allah�a karşı huşu içerisinde olur ve Allah yolunda ihsanda bulunur.

    Takvalının alameti ise altı şeydir: Allah�tan korkar. Allah�ın sorgusundan sakınır. Allah�ı görürcesine akşamlayıp sabahlar; dünyayı önemsemez ve ahlakı güzel olduğu için dünyanın hiçbir şeyini büyük saymaz.[2]

    Mütekellif olanın (zorla kendisini ehil göstermek isteyen kim­senin) alameti dörttür: Faydasız şeylerde tartışır; kendisinden üstün olan kimseyle çekişir; ulaşamayacağı şeye el uzatır ve gayretini, kendisini kurtarmayacak şeylerde sarfeder.

    Zalimin alameti de dörttür: Kendisinden üst seviyede olana itaat etmemekle zulüm yapar; kendisinden aşağıdakileri zorla kendisine köle yapar; hakka düşman olur ve açıkça zulmeder.

    Riyakârın alameti de dörttür: Yanında birisi bulunduğunda, Allah yolunda çalışmaya ilgi gösterir; yalnız olduğunda ise tembel olur; her işinde övülmesini çok sever; ismini iyi tanıtmaya çalışır.

    Münafığın alameti de dörttür: Batını bozuktur; dili kalbiyle, sözü ameliyle ve içi de dışıyla çelişir. Cehennem ateşinde yanacak münafığın vay haline.

    Hasetçinin alameti de dörttür: Gıybet, dalkavukluk ve (başkalarını) başlarına gelen musibetle yermek.[3]

    Müsrifin alameti dörttür: Batıl ile iftihar etmek; malik olmadığı şeyi (veresiye) yemek, hayır işleri yapmaya ilgi duymamak ve kendisine yararı dokunmayan kimseleri eleştirmek.

    Gafilin alameti de dörttür: Kalp gözünün körlüğü, yanılgı içeri­sinde olmak, oyalanmak ve unutkanlık.

    Tembelin alameti de dörttür: Kusur haddine dek gevşeklik eder; işleri zayi edecek derecede kusur gösterir; tahammülsüz oluncaya dek işleri zayi eder ve günaha sürükleninceye dek tahammülsüz olur.

    Yalancının alameti de dörttür: (Bir şey) söylediğinde doğru söylemez; (kendisine bir şey) söylendiğinde (söyleyeni) doğrula­maz; söz gezdirir ve iftirada bulunur.

    Fasığın alameti de dörttür. (Haram) eğlenceye düşkün olmak, boş şeylerle uğraşmak, düşmanlık beslemek ve iftirada bulunmak.

    Hainin alameti dörttür: Allah�a isyanda bulunmak, komşulara eziyet etmek, dostlara kin beslemek ve azgınlara yaklaşmak.

    Sonra Şem�un Peygamber-i Ekrem�e şöyle dedi: “Bana şifa verdin; körlükten çıkarıp basirete kavuşturdun. Öyleyse, hi­dayet yollarını bana öğret.” Resulullah salla’llahu aleyhi ve alih de bunun üzerine şöyle buyurdu:

    Ey Şem�un, şüphesiz cinlerden ve insanlardan dinini elinden çıkarmak için seni takip eden ve seninle savaşan düşmanların vardır. İnsanlardan olan düşmanların: Ahirette payları olmayan, Allah katında olana ilgi göstermeyen, bütün gayretlerini halkı (yaptıklarından dolayı) ayıplamaya sarfedip, kendilerini hiçbir zaman yermeyen ve yaptıkları amellerden çekinmeyen kimselerdir. Seni salih gördüklerinde, haset edip “Riyakâr”dır derler, fâsid olduğunu gördüklerinde ise, “Ondan hayır beklenmez” derler.

    Cinlerden olan düşmanların ise, Şeytan ve onun askerleridir. (Evladın öldüğünde sabrını elinden almak için) yanına gelip “Oğlun öldü” derse, cevabında: “Diriler, ölmek için yaratılmışlardır; vücudumun bir parçası olan oğlum cennete gidi­yor; bu da benim için sevindiricidir” de. Yanına gelip “Malın elin­den çıktı” derse, ona şöyle cevap ver: “Hamt Allah�a ki (kendisi) verdi ve (kendisi de) aldı ve zekâtı benden kaldırdı; artık üzerimde zekât yoktur.” Yanına gelip “Halk, sana zulüm yapıyor ama sen karşılık vermiyorsun” derse, de ki: “(Kıyamet gününde) ancak in­sanlara zulüm edenler ve haksız yeryüzünde azgınlıkta bulunanlar suçlu sayılırlar.”[4] Ama “İyi iş ya­panlara bir sorun yoktur.”[5] Yanına gelip seni, bencilliğe sürük­lemek amacıyla “İyi işlerin ne kadar çoktur” derse, “Kötü işlerim iyi işlerimden daha çoktur.” diye cevap ver. Gelip “Ne kadar çok namaz kılıyorsun” derse, “Gafletim namazımdan daha çoktur” diye cevap ver. “Halka ne kadar bağışta bulunuyorsun!” derse, de ki: “Aldığım, verdiğimden daha çoktur.” “Sana zulüm yapan ne kadar çoktur” derse, “Zulüm yaptığım kimseler daha çoktur” de. Gelip “Ne kadar iyi amelde bulunuyorsun” derse, “Çok günah işlemişim” diye cevap ver. Yanına gelip “Şarap iç” derse, “Ben günah işle­mem” de. Yanına gelip “Dünyayı sevmiyor musun? derse, “Hayır sevmiyorum, ona aldanan (ben değilim) başkasıdır” diye cevap ver.

    Ey Şem�un, iyilere katıl; Yakup, Yusuf ve Davud gibi peygamberlere tabi ol. Allah-u Tebâreke ve Teâla, en aşağı tabakayı yarattığında, bu tabaka övünerek kükredi ve “Kim bana galip gelebilir?” dedi. Allah-u Teâla yeri yaratıp aşağı tabakanın üzerine yayınca, aşağı tabaka ram oldu. Sonra da yer övünüp “Kim bana galip gelebilir” dediğinde Allah-u Teâla, üzerinde olanları sarsmaması için dağları yaratıp çivi gibi yere çaktı. Bunun üzerine, yer yatışıp sakinleşti. Daha sonra dağlar yere karşı övünüp başını yukarı dikerek, gururlu bir şekilde “Kim bizlere galip gelebilir?” dediğinde Allah demiri yarattı. Demir, dağları parçalayınca, onlar da ram olup yatıştılar. Sonra demir dağlara karşı övünüp “Kim bana gâlip gelebilir?” dediğinde, Allah ateşi yarattı. Ateş demiri eritince, demir de râm olup sakinleşti. Sonra ateş galeyana gelip övündü ve “Kim bana galip gelebilir?” dedi. Allah suyu yarattı; su onu söndürünce ateş de râm oldu. Sonra su övündü ve coşup taşarak “Kim bana gâlip gelebilir?” dediğinde Allah rüzgarı yarattı, rüzgar suyun dalgalarını harekete geçirerek derinliğinde bulunanları altüst edip­ akmasını engelledi. Bunun üzerine su da râm oldu.

    Sonra rüzgar övünüp kıvranmaya başlayıp fırtına şeklinde eserek “Kim bana gâlip gelebilir?” dedi. Allah ne rüzgarın ne de başka hiçbir şeyin sızamayacağı binalar ve sığınaklar yap­ması için insanı yarattığında rüzgar da ram olup sakinleşti. Sonra insan da azıp “Kim benden daha kuvvetlidir?” demeye başlayınca, Allah ölümü yarattı. Ölüm ona gâlip gelince, insan da râm oldu. Sonra ölüm de kendi kendine övünmeye başladığında, Allah-u Teâla şöyle buyurdu: “Kendine övünme, seni cennet ve cehennem ehlinin arasında kesip bir daha da diriltmeyeceğim.” Bunun üzerine ölüm de korktu (övünmeği bıraktı). Sonra Resulullah salla’llahu aleyhi ve alih şöyle devam etti: “Hilim gazaba, merhamet öfkeye, sadaka da günaha galip gelir

  260. HZ MUHAMMED S.A.V 9- VEDA HACCINDAKİ HUTBESİ

    Bütün övgüler Allah�a mahsustur; O�na hamdeder, O�ndan yardım ve mağfiret diler ve O�na döneriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden Allah�a sığınırız. Allah, kimi hi­dayet ederse onu saptıran olmaz ve kimi saptırırsa, artık onu hi­dayet eden bulunmaz. Şahadet ederim ki, Allah�tan başka bir ilah yoktur; tektir ve ortağı yoktur. (Yine) şahadet ederim ki, Muhammed O�nun kulu ve elçisidir.

    Ey Allah�ın kulları, Allah�tan çekinmeyi size vasiyet ediyorum. Sizi, O�nun emrine itaat etmeye çağırıyor ve hayır şeyler için Allah�tan yardım diliyorum.

    Ey insanlar, size açıklayacağım şeylere iyice kulak verin; doğrusu bilmiyorum, belki de bu yıldan sonra bu mevkide sizinle bir daha görüşemeyeceğim.

    Ey insanlar, bu günün (hac günlerinin) ve bu şehrin (Mekke�nin) kutsallığını çiğnemenin haram olduğu gibi, siz Müslümanların da kan ve haysiyetleri birbirinize haramdır. (Birbirinizin kanını dökmeğe ve haysiyetini zedelemeğe hakkınız yoktur. Ey Müslümanlar! Bu mesajı size) tebliğ ettim mi? (Bu sözle Resulullah salla’llahu aleyhi ve alih Müslümanlardan ikrar aldı ve daha sonra şöyle dedi:) Allah�ım, sen şahit ol.

    Yanında bir emânet bulunan kimse, emâneti sahibine iâde et­melidir. Cahiliye devrindeki ribâ (faiz anlaşmaları) geçersizdir. Geçersiz kıldığım ilk ribâ da (amcam) Abbas ibn-i Abdul­muttalib�in ribasıdır. Cahiliye döneminde dökülen bütün kan davaları bitmiştir. Geçersiz kıldığım ilk kan davası ise, amcam oğlu Amir Rabia ibn-i Haris ibn-i Abdulmuttalib�in ka-nıdır. Kâbe�ye hizmet etmek ve hacılara su vermek hariç, bütün cahiliye âdet ve gelenekleri kaldırılmıştır. Kasıtlı adam öldürmenin kısası vardır. Şibh-i amd öldürmenin (yani öldürme kastı ol­maksızın birisine bir taş, baston veya benzeri bir şeyle vurarak onun ölümüne sebep olmanın) yüz deve diyeti vardır. Bundan daha fazlasını istemek, cahiliye âdet ve geleneğine uymaktır.

    Ey insanlar, Şeytan yeryüzünde (bir ilah gibi) tapılmaktan ümidini kesmiştir ve küçük saydığınız diğer işlerde itaat olunmaya razı olmuştur.

    Ey insanlar, “Nesi (haram ayları kendi vaktinden başka zamana ertelemek) ancak küfürde bir artıştır. Bununla kâfirler, sapıklığı daha da artırırlar. Allah�ın haram kıldığının sayısına uymak için, onu bir yıl helâl, bir yıl haram kılıyorlar.”[1] Zaman, dönüşü neticesinde göklerin ve yerin yaratıldığı günün biçimine ka­vuşmuştur.[2] (Allah-u Teâla buyuruyor ki): “Gerçek şu ki, Allah katında ayların sayısı gökleri ve yeri yarattığından beri Allah�ın kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.”[3] Üçü peş-peşedir, birisi tek; (peş-peşe olanlar) Zilka�de, Zilhicce ve Muharrem (dir). (Biri de) Cemadiy-el ahire ve Şa�ban arasında yer­alan Recep ayıdır. Acaba tebliğ ettim mi?… (Bu mesajı size ulaştırdım mı?) Allah�ım, Sen şâhit ol.

    Ey insanlar, kadınlarınızın sizin üzerinizde ve sizin de onların üzerinde bir takım haklarınız vardır. Sizin, onlar üzerindeki hak­larınız şunlardır: Hiç kimseyi yatağınıza sokmasınlar. (Başkalarıyla zina etmesinler.) Sevmediğiniz birisini izniniz olmadan evinize götürmesinler; fuhuş ve çirkin işlere bulaşmasınlar; eğer yapar­larsa, onlardan ayrılıp yataklarda yalnız bırakmanıza ve fazla incitmeyecek şekilde, yavaş dövmenize Allah izin vermiştir. Eğer o işler­den çekinip size itaat ederlerse, onların yiyeceğini, giyeceğini bili­nene (örfe) uygun olarak vermelisiniz. Onları Allah�ın emaneti olarak almış ve Allah�ın kitabının hük­müyle onları kendinize helâl etmişsinizdir. Kadınlar hakkında Allah�tan korkun ve onların hayrını isteyin.

    Ey insanlar, �müminler ancak kardeştirler�[4]. Hiçbir mümine kardeşinin malı, gönül rızası olmaksızın helâl olmaz. Acaba tebliğ ettim mi? (Mesajı ulaştırdım mı?)… Allah�ım, Sen şahit ol.

    Sakın benim vefatımdan sonra tekrar cahiliyetdeki küfre geri dönüp, birbirinizin boyunlarınızı vurmayasınız.

    Doğrusu ben sizin aranızda öyle bir şey bıraktım ki, eğer ona sarılırsanız, hiçbir zaman sapıklığa düşmezsiniz: Allah�ın kitabı (Kur�an) ve öz soyum olan Ehl-i Beyt�im. Acaba tebliğ ettim mi?… Allah�ım, Sen şahit ol.

    Ey insanlar, Rabbiniz birdir; babanız da birdir; hepiniz Adem�in soyundansınız; Adem de topraktandır. “Allah katında sizin en değerliniz, en çok takvalı olanınızdır.”[5] Bir Arap, Arap olmayana ancak takvayla üstün olabilir (başka hiçbir şeyle değil). Acaba tebliğ ettim mi?… “Evet” dediler. Resulullah: “O halde hazır bulunanlar, (dediklerimi) burada bulunmayanlara iletsinler.” buyurdu.

    Ey insanlar, Allah mirasta, her mirasçının hissesini belirlemiştir. Hiçbir kimsenin, mirasın üçte birinden fazla olan vasiyeti geçerli değildir. Çocuk kadının şer�î kocasına aittir. Zina edenin hakkı ise taştır. (Recm haddini hak etmiştir.) Babasından başkasına ait olduğunu iddia eden ve kendisini başka bir efendinin kölesi olarak tanıtan, Allah�ın, meleklerin ve bütün halkın lanetine uğrar. Allah-u Teâla onların ne tövbelerini kabul eder, ne de fidyelerini. Allah�ın rahmeti, bereketi ve selamı üzerinize olsun

  261. Mahmut Akar dedi:

    ŞECERE

    Bu kelime Kuran’da genellikle ağaç olarak geçmektedir. 17/60, 37/61-62-63-64
    fakat 4/65 ayeti şecerenin ağaçtan başka mal ihtilafi anlamına geldiğini de
    görmekteyiz. Bu kelimeyi şimdilik 4/65 anlamında beklemeye alarak konunun
    sonunda buraya tekrar döneceğiz.

    Hayır öyle değil; Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde
    (şecere)(mal ihtilafi, alacak verecek davasi) seni hakem kılıp sonra senin
    verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle
    teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar.” 4/65

    ZEVG

    Tatmak, tadına varmak anlamlarında kullanılan ilgili ayetlerde (mecazi anlamda)
    65/9, 6/148,59/15, 64/5 ve devam eden ayetlerde bu kelime genelde azabı
    tatmak, yaptıklarının karsılığını tatmak anlamlarında kullanıldığını görüyoruz.

    “Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı (zevg) ve işinin sonucu bir hüsran oldu.” 65/9

    “Bundan önce inkâr edenlerin haberi size gelmedi mi? İşte onlar, işlerinin vebalini taddılar (zevg). Onlara acı bir azab vardır.” 64/5

    “Kendilerinden önce yakın geçmişte olanların durumu gibi; onlar, yaptıklarının sonucunu tadmışlardır. (zevg) Onlara acı bir azab vardır.” 59/15

    SEVATUHUMA

    Kötülük, çirkin davranış anlamlarında kullanılıyor. 4/22, 4/38, 7/177, 17/32,
    20/101, 17/7, 30/10, 53/31, 31/8-9. 3/31

    “Kadınlardan babalarınızın nikahladıklarını nikahlamayın. Ancak (cahiliyede) geçen geçmiştir. Çünkü bu, ‘çirkin bir hayasızlık’ ve ‘öfke duyulan bir iğrençliktir.’ (SUE-Seyyiat) Ne kötü bir yoldu o!…” 4/22

    “Zinaya yaklaşmayın, gerçekten o, ‘çirkin bir hayasızlık’ (SUE-Seyyiat) ve kötü bir yoldur.” 17/32

    Numaraları verilen diğer ayetlerde de anlam aynıdır, inceleyebilirsiniz. İlgili çevirilerde bu kelime ilgili davranışı yapan Adem ile eşinin avret mahalleri anlamında kullanılıyor. (çirkin yerleri). 95/4 ayetini okursak Allah’ın insanları en güzel şekilde yarattığını görürüz.

    “Doğrusu, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.” 95/4

    Bu ayete ters bir anlam cıkıyor çünkü;

    “Hamd, Kitabı kulu üzerine indiren ve onda hiç bir çarpıklık kılmayan Allah’a aittir.” 18/1

    Bu kitaptaki goruslerde celiski yoktur. Allah bir yerde insanin en guzel sekilde yarattim diyorsa bir yerde onun avret mahalinin cirkin oldugunu soylemez.

    BEDA

    Bu fiil kuranda ortaya cikarmak olarak kullaniliyor. 6/28, 39/47, 45/33, 60/4, 12/35

    “Hayır, önceden saklı tuttukları kendilerine açıklandı(beda)…” 6/28

    “Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı (beda)… “ 45/33

    Bu “ortaya cikma” fiili de fiziki bir organın ortaya çıkma anlamında Kuran’da geçmediğini görüyoruz.

    VARAK

    Konu içinde cennet yaprakları olarak çevirilen bu kelime enteresan bir tespit ile 18/19 ayette;

    “… Dediler ki: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir; şimdi birinizi bu
    paranızla (varak) şehre gönderin de, hangi yiyecek temizse baksın, size
    ondan bir rızık getirsin; ancak oldukça nazik davransın ve sakın sizi kimseye
    sezdirmesin.” 18/19

    Para anlamina gelmektedir.

    IHBITU

    Bu kelime konu icinde Allah tarafindan Adem ve esinin cennetten cikarilmasi icin kullanilan kelimedir. Fakat ne gariptir ki bu kelime kuranda 2/74 ayetinde;

    Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır, öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır (yehbitu). Allah yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir.” 2/74

    … (Mûsâ): “İyi olanı, daha aşağı olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? Bir şehre inin (ihbitu), orada size istediğiniz var,” demişti…2/61

    “Ey Nuh” denildi. “Sana ve seninle birlikte olan ümmetler üzerine bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in (ihbit) ..11/48

    Bu fiil gökten bir şeyin indirmek anlaminda değil, yeryüzünde yatay hareket eden
    şeyler anlamında kullanılıyor.

    LIBAS

    Örtü (elbise) anlamına gelir. Kuran’da ise 2/42, 3/71, 25/47, 78/10, 16/112, 2/187
    ayetlerinde bu örtünme kelimesi manevi bir örtü anlamına gelmektedir. Çünkü bu örtü Adem ile eşine inzal edilen bir örtüdür.

    “Hakkı batıl ile örtmeyin (libas)ve hakkı gizlemeyin. (Kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz.” 2/42

    “Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, sizin örtüleriniz (libas), siz de onlara örtüsünüz (libas)… “ 2/187

    INZAL

    Bu indirme fiili Kuran’da 2/176, 3/3, 4/136, 2/23, 2/97 ayetlerinde “kitap”, 17/106, 26/198, 3/11 ayetlerinde “ayetler”, 15/8, 3/124’te “melekler” , 6/37 ayetinde “mucizeler” , 15/9 ayetinde “ez zikir” olarak geçmektedir.

    Bu indirme fiili yeryüzüne gökyüzünden (semadan) birşey indirildiğinde, Allah
    tarafından kullanılır. 57/25 ayetınde Allah hadid (demir madenini) başka bir galaksiden indirdiğini ifade ediyor.

    8. maddedeki libas (örtü) elbisesinin de gökyüzünden inzal ettiğini (indirdiğini) söylüyor. Demek ki bu örtü mecazi anlamda bir örtüdür ve Allah tarafından indirilmiştir. Yoksa Allah’ın bildiğimiz tekstil elbiseleri de yukarıdan indirdiği gibi komik bir anlayışa düşmüş oluruz.

    HULD

    Bu kelime 21/34, 25/15, 32/14, 41/28 ayetlerinde uzun, sürekli,devamlı anlamlarına
    gelmektedir.

    “Öyleyse bu (azab) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın.
    Biz de sizi gerçekten unuttuk; yaptıklarınıza karşılık uzun süreli (huld) azabı
    tadın.” 32/14

    “Bu, Allah’ın düşmanlarının cezası olan ateştir. Bizim ayetlerimizi inkar
    etmeleri dolayısıyla bir ceza olarak, orada onlar için uzun süreli (huld) kalış
    yeri vardır.” 41/28

    Şeytan Adem ile eşini kandırmak için onlara sarsılmaz bir mülkü tavsiye ediyor. Yani
    ŞECERETUL-HULD’u. Yukarıda şecere kelimesini yarım bırakmıştık, şimdi burada huld ile birleştirdiğimiz zaman ağaç anlamına gelmediğini, mal mülk anlamına geldiğini anlıyoruz.

    Yukarıda herhangi bir anlayışın tesirinde kalmadan bu konuya anlam veren yani konuyu ete kemiğe büründüren 9 tane kelimeyi çıkardık, konudan bağımsız bu kelimelerin yukarıda size tavsiye ettiğimiz metoda bizde uyarak (Kuran’ı Kuranla anlama metoduna uyarak) konunun içine araştırdığımız bu kelimelerin Kuran’i karşılıklarını monte ettiğimizde aşağıdaki metin ortaya çıkmaktadır.

    Allah, Adem ve eşini cennet denen çok verimli bir bahçeye yerleştirip onlara burada
    yaşamalarını tavsiye edip, bazı uyarılarda bulunuyor. Şeytan konusunda onları sakındırıyor ve şeytan’ın onlar için apaçık bir düşman olduğunu bildiriyor. Verimli olan bu bahçeden yiyin için ama dunya malına tamah etmeyin Ben Allah olarak rızkınızı burada vereceğim, eğer buna uyarsanız (Allah’ın Rezzak sıfatına güvenirsiniz) acıkmanız (yani eksiklik) olmayacak. Ama şeytan onları açlık, fakirlik duyguları ile vesveselendiriyor. 2/268. Bahçe mallarından ihtiyaç fazlasını biriktirip istif etmeye yönlendiriyor. O zaman insanda bulunan bu mal ve dünya hayatınadüşkünlük ihtirası ortaya çıkıyor ve Allah onlara benim emrimi neden tutmadınız, Bana niye güvenmediniz, Ben sizi rızıklandıracağım dememiş miydim? diyerek onları cennet denilen bu bahçeden çıkartıp başka bir mekana yolluyor. (rivayete göre Arafat’ta cebeli-rahme denilen kurak bir bozkıra) ve onlara bu bahçeden
    kovulmanıza neden olan hatalarınız için size bu çirkinliklerinizi örtecek libas indirdim diyor. Bu libaslarda Kuran’da indirilen infak, sadaka ve zekat ayetleri olup ademoğlunun bu ihtirasını törpülemek için uyması gereken ve tavsiye edilen amellerdir.

    Bugunkü dünyanın sosyal ve ekonomik pozisyonuna baktığımızda insanoğlunun aslında sıfır noktasından fazla ileri gidemediği ve birçok noktada aynı yerde kaldığını gösteriyor. Allah yeryüzüne rızıkları adil olarak göndermesine rağmen bazı ademoğulları öyle bir biriktirme ve istif hastalığına tutulmuşlar ki Avrupa’daki ademoğlunun yıllık geliri yirmibin dollar iken Afrikadaki ademoğlu açlıktan ölmektedir.

  262. Mahmut Akar dedi:

    2. Ebedilik yurdu cennette günaha girmek yoktur.

    “Özenle işlenmiş mücevher’ tahtlar üzerindedirler. Karşılıklı
    yaslanmışlardır. Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır;
    Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler, Ki bundan ne
    başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.
    Arzulayıp-seçecekleri meyveler, Canlarının çektiği kuş eti. Ve iri gözlü
    huriler, Sanki saklı inciler gibi; Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere
    (onlara sunulur); Orada, ne ‘saçma ve boş bir söz’ işitirler, ne günaha
    sokma. Yalnızca bir söz (işitirler) “Selam, selam.” 56/15-26
    “Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler
    olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.”15/47

    3. Adem ile eşinin bulunduğu cennette acıkmak ve hararet vardır

    “Şüphesiz ki, senin acıkmaman ve çıplak kalmaman orda (cennette
    kalmana bağlı)dır. Ve gerçekten sen burada susamayacaksın ve güneş
    altında yanmayacaksın da.” 20/118-119

    İlahi cennette böyle bir olay yoktur. Neden?

    “Güneş, köreltildiği zaman, Yıldızlar, bulanıklaşıp-döküldüğü zaman,
    Dağlar, yürütüldüğü zaman, Gebe develer, kendi başına terkedildiği
    zaman” 81/1-2-3-4

    “Güneşe ve onun parıltısına (vedduha-sicaklik) andolsun” 91/1

    İlgili ayetlerden anlıyoruz ki ebedilik yurdu olan cennette böyle bir susamanın
    olmayacağı, güneşinde kıyamet gününde köreltileceğini anlıyoruz.

    4. Kuran-ı Kerim’in tümüne baktıgımızda ve 67/2 ayeti ile
    beraber baktığımızda ebedilik yurdu cennete girmek için
    iman artı salih amelde bulunmak gerekiyor.

    “O, amel (davranış ve eylem) (ahsenu amel)bakımından hanginizin daha iyi
    (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve
    güçlü olandır, çok bağışlayandır.” 67/2

    “Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunanlar (onların
    dışındadır); işte bunlar, cennete girecekler ve hiç bir şeyle zulme
    uğratılmayacaklar.” 19/60

    “Şüphesiz Allah, iman edip salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar
    akan cennetlere sokar. Gerçekten Allah, her istediğini yapar.” 22/14

    “Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: “Selam size” derler.
    “Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin.” 16/32

    Hesap gününde de terazinin ağır basması gerekiyor;

    “O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.” 7/8

    “Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. “ 23/102

    Ya da direk cennete girebilmek için;

    “Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz.” 2/154

    Allah için öldürülmek gerekiyor.

    Kuran’a baktığımız zaman, Adem ise yaratılır yaratılmaz eşi ile beraber cennete
    yerleştiriliyor. Yukarıdaki cennet tasviri ile bu cennetin aynı olması beklenemez.

    5. Ademin bulunduğu cennette şeytan var.

    7/20, 20/120, 2/36

    6. Ebedilik yurdu cennete girildiğinde, hesap görülmüş, herkes kazandıklarının karşılığı olan yere yönlendirilmiştir. Yani şeytan cehennemdedir.

    “Şeytanın durumu gibi; çünkü insana “İnkâr et” dedi, inkâr edince de:
    “Gerçek şu ki, ben senden uzağım. Doğrusu ben, alemlerin Rabbi olan
    Allah’tan korkarım” dedi. Sonunda onların akibetleri, şüphesiz ateşin
    içinde ikisinin de süresiz olarak kalıcı olmalarıdır. İşte zalim olanların
    cezası budur.” 59/16-17

    “İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: “Doğrusu, Allah, size gerçek
    olan va’di va’detti, ben de size vaadde bulundum, fakat size yalan
    söyledim. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi
    çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi
    kınayın. Ben sizi kurtacak değilim, siz de beni kurtacak değilsiniz.
    Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım. Gerçek şu ki,
    zalimlere acı bir azab vardır.” 14/22

    Ebedilik yurdu cennette şeytanın bulunması ayetlere uymamaktadır.

  263. Mahmut Akar dedi:

    Şimdi Kuran-ı Kerim’de Adem konusunun geçtiği yukarıdaki ayetlerin anlamlarına
    Kuran’a sadık kalarak incelediğimizde çok farklı neticelere ulaşıyoruz. Yukarıda
    yazmış olduğumuz ayetlerin içinde sizin için bazı kelimeleri seçip bu kelimeleri İlahi
    kitapta başka ayetlerde başka konularda hangi anlamda kullanıldığını inceleyeceğiz ve
    bu kelimelerin öğrendiğimiz anlamalarını yukarıda okuduğumuz ayet metinlerine
    yerleştirdiğimizde göreceksiniz ki Adem ile eşinin cennetten kovulma konusu çok
    farklı yerlere gitmektedir. Konunun içinden seçtiğimiz kelimelere gelince;

    1. Cennet
    2. Agaç (Şecere)
    3. Tatmak (Zevg)
    4. Çirkinlikler (Sevatühuma)
    5. Ortaya Çıkma (Beda)
    6. Cennet Yaprağı (Varak)
    7. Oradan çık (İhbitu)
    8. Elbise (Libas)
    9. İndirme (İnzal)

    Cennet

    Kıssasta Allah tarafından Adem ve eşinin cennete yerleştirildiğinden
    bahsedilmektedir. Cennet kelimesi deyince yeryüzündeki bu kelimeye aşina insanların
    %99 bölümü ebedilik yurdu cenneti algılamaktadır. Fakat İlahi metodla Kuran’ı
    Kuran ile anlamaya çalıştığımızda burada bir anormallik olduğunu hissediyoruz. Bu
    anormallik nedir dersiniz buyrun beraber bakalım;
    Adem’in yaratılır yaratılmaz cennet denilen yere yerleştirildiğini görüyoruz. Cennet
    kelimesi Kuran’da hem İlahi ebedilik yurdu hem de yeşil mümbit bir bahçe anlamına
    geliyor.

    “Yalnızca Allah’ın rızasını istemek ve kendilerinde olanı kökleştiripgüçlendirmek
    için mallarını infak edenlerin örneği, yüksekçe bir tepede
    bulunan, sağnak yağmur aldığında ürünlerini iki kat veren bir bahçenin
    (cennet) örneğine benzer ki ona sağnak yağmur isabet etmese de bir çisintisi
    (vardır). Allah, yaptıklarınızı görendir.” 2/265,

    “Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece biz de onlara Arim selini gönderdik. Ve
    onların iki bahçesini (cennet) , buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az bir şey
    de sedir ağacı olan iki bahçeye (cennet) dönüştürdük.” 34/16

    “Onlara iki adamın örneğini ver; onlardan birine iki üzüm bağı
    (cennet)verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler
    bitirmiştik.” 18/32

    “Belki Rabbim senin bağından (cennet) daha hayırlısını bana verir,
    (seninkinin) üstüne gökten ‘yakıp-yıkan bir afet’ gönderir de kaygan bir
    toprak kesiliverir.”
    18/40

    Gerçek şu ki, biz o bahçe (cennet) sahiplerine bela verdiğimiz gibi, bunlara
    da bela verdik. Hani onlar, sabah vakti (erkenden ve kimseye haber vermeden)
    onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine dair and içmişlerdi.
    68/17

    Bu ayetlere baktığımızda Türkçesinde bahçe diye çevirilen kelimelerin hepsinin
    arapcası Adem’in yerleştirildiği cennet kelimesi ile aynıdır. Fakat biz sadece bu
    benzerlik ile kalmayıp, iki cennetin arasındaki farkı yine ayetlere sadık kalarak
    incelemeye devam edelim.

    1. Ahiretteki cennet ebedidir

    “…Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz
    kalacaklardır.” 2/25,
    “İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye güç
    yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin ashabı (halkı)dırlar.
    Onda sonsuz olarak kalacaklardır.”7/42
    “Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere,
    altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler
    vaadetmiştir.” 9/72
    “Orda onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar ordan çıkarılacak
    değildirler.” 15/48
    Adem ve eşinin yerleştirildiği cennet ebedi değildir.
    “Fakat Şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde
    bulundukları (durum)dan çıkardı…” 2/36
    “Bunun üzerine dedik ki: “Ey Adem, bu gerçekten sana ve eşine
    düşmandır; sakın sizi cennetten sürüp çıkarmasın, sonra mutsuz
    olursun.” 20/17

    İlgili ayetlere bakıldığında Adem ile eşinin bulunduğu cennette hata yapılmıstır ve
    kovulunmustur.

  264. Mahmut Akar dedi:

    KUR’AN ‘DA AYETLER IŞIĞINDA
    Eyüp ÜZÜMCÜ

    “Başlangıç; Sıfır Noktası; Adem’in ilk sınavı”

    Konu başlığımız olan “Sıfır noktası ve Adem’in ilk sınavı” olayına gimeden evvel, Allah’ın yeryüzüne uzattığı ipi olan Kuran’da “Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın….” 3/103, Adem konusu Bakara suresi ,Araf suresi ve Taha suresinde detaylı şekilde işlenmiştir. Şimdi biz size Adem konusuna Kuran’i bir bakiş açısı ile tekrar irdeleyeceğiz. Dilerseniz konuya girmeden evvel ana kaynağımız Kuran’ı kendi ayetleri ile biraz tanıyalım.

    Şu kainatı yoktan var eden Allah bu kainatın önsözü olan Kuran’ıda görünür ayetlerine yakışır bir şekilde kitabını da detaylı bir şekilde açıklamıştır.

    “… Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir
    rahmet ve bir müjde olarak indirdik.” 16/89

    “… (Bu Kur’an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin ‘çeşitli biçimlerde açıklaması’ ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir.” 12/111

    “…Biz, her şeyi yeterince açıkladık.” 17/12

    “Andolsun, biz bu Kur’an’da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp-düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor.”17/41

    “Allah’tan başka bir hakem mi arıyayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir…”6/114

    “Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitap’tır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdik.”14/1

    Bu kitap insanları ez-zulumattan en-nur’a çıkarır

    “Biz Kitab’ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla)
    indirmedik.” 16/64

    Tüm ihtilaflar kitapta çözümlenir.

    “Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.” 29/51

    Kitap bize yeter

    ‘… Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver.’ 50/45

    ‘Kitaba sımsıkı sarılanlar ve dosdoğru kılanlar, şüphesiz biz salih olanların ecrini kaybetmeyiz.’ 7/170

    Kitaba sımsıkı sarılın, salatı ikame edin.

    ‘Bilen bir kavim için, ayetleri (çeşitli biçimlerde, birer birer) ‘fasıllar halinde açıklanmış’ Arapça Kur’an (veya okunan) kitaptır;’ 41/3

    Yukarıdaki ayetlerden anlaşılacağı üzere Kuran yeterli bir kitaptır ve Allah tarafından
    gereği kadar açıklanmış olup, Allah tarafindan korunacaktır.

    ‘Hiç şüphesiz, zikri (Kur’an’ı) biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz. ‘15/9

    Rabbimiz korunmuş ve detaylandırılmıs bu kitapta Kuranı Kendisi’nin öğreteceğini
    bize söylemektedir.

    “Rahman (olan Allah) Kur’an’ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona beyanı öğretti.” 55/1-2-3-4

    “Yaratan Rabbin adıyla oku. O, insanı bir alak’tan yarattı. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir; Ki O, kalemle (yazmayı) öğretendir. İnsana bilmediğini öğretti.” 96/1-5

    Eğer öğretmen olarak Allah’ı kabul edersek, Allah’a gereği gibi saygı duyarsak ve onun kitabı ile gereği gibi ilgilenirsek Kuran’i bir anlayışa ulaşacağımızı yine Kuran-ı kerim’den öğreniyoruz.

    “Ey iman edenler, Allah’tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük fazl sahibidir.” 8/29

    Klasik din anlayışına göre Kuran-ı Kerim anlaşılmaz bir kitaptır ve zordur. Halbuki
    Rabbimizin kitabına müraacat ettiğimiz zaman kitabın kolay olduğu Kamer suresinde
    yanyana iki sayfada dört kere altı çizilerek vurgulanmaktadır.

    “Andolsun Biz Kur’an’ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?” 54/17
    “Andolsun Biz Kur’an’ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?” 54/22
    “Andolsun Biz Kur’an’ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?” 54/32
    “Andolsun Biz Kur’an’ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?” 54/40
    “Belki onlar öğüt alıp-düşünürler diye, Biz onu (Kur’an’ı), senin dilinle kolaylaştırdık.” 44/58

    Yine halkın içinde olan anlayışa göre Ilahi kitabın mutlaka din adamları tarafından
    açıklanması gerektiği görüşü ağır basmaktadır. Girişte verilen ayetler tekrar
    incelendiğinde görülecek ki Kitabın Allah’tan başkası tarafından açıklanmaya ihtiyacı
    yoktur.

    ‘Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün (hadis) en güzelini indirdi’ 39/23

    Yine Kuran’a müracaat ettiğimizde Kuran’ın Allah tarafından açiklanacagini bulmaktayiz.

    “Onu (Kur’an’ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durma. Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak bize ait (bir iş)tir. Şu halde, Biz onu okuduğumuz zaman, sen de onun okunuşunu izle. Sonra muhakkak onu açıklamak (beyan) Bize ait (bir iş)tir.” 75/16-19,

    Ve her türlü örneği Allah Kuran’da vermektedir.

    “Andolsun, biz bu Kur’an’da, belki öğüt alıp-düşünürler diye, insanlar için
    her bir örnekten verdik.” 39/27

  265. birde tutturmuşsun kitap yüklü eşşekler diye ya hep aynı zırva. ya kardeşim istersen anştayn ol dahi ol allah rasülüne ve ehlibeytine uymadıkça doğru bir mümin olamassın.ehlibeyti sevmek ona uymak 3peygamberimizin nasihatidir.ne anlamaz insansın OKUUU OKUU diyorum okumuyorsun AÇ NEÇÜL BELAGAYI.OKUUU.gadir hum olayını oku anla sonra tartış benimle ya.bunları bilmeden anlaman mümkün değil.hz muhammed neden hz alinin elini kaldırdı yüzyirmi bin kişinin önünde gadir hum da.neden EEYYY İNSANLAR BEN KİMİN MEVLASI İSEM ALİDE ONUN MEVLASIDIR.dedi anlamaya çalış işkembeden sallama.islam tarihini gerçekleri belgesel izleyerek netten sünni yani emevi kaynaklarını tarayarak bulamazsın.EHLİBEYT KAYNAKLARINI OKUUUU.

    • Mahmut Akar dedi:

      Korunmuşluk kaynadı bu arada..
      Hangi kitaba güveneceğiz
      Niçin Kur’anı okumak anlamak için ille de ehli beyt e ait olduğu varsayılan kitapları aracı kılacağız..
      Rabbimiz onu kolaylaştırdık, okuyup öğüt alan yok mu diyor?
      Yoksa yanlış mı anlıyoruz bu türden ayetleri?

  266. cenk okadar yazımın içinde 73 fırkayamı takıldın.sen ona değil manasına bak hem sen peygamberin sözüne de hadisinede inanmıyorsan ozaman bana mensubun olduğun dini söyle kafana göre bir din anlayışı geliştirmişsen oda senin bilceyin.

    • Mahmut Akar dedi:

      Bak kardeşim
      Şu 73 fıkra meselesine değinelim istersen
      Bunun doğru olmadığını günümüz dünyasından kolayca anlıyabilirsin,
      Zira 73 değil neredeyse 73000 fırkaya ayrılmış durumda bu ümmet, değil mi?

  267. insanda 18 bin alem saklıdır bir bak istersen araştır insanın içinde neler saklı neler. göreceksin ki bu mevkiye gelene kadar geçtiğin 18 bin alemi nasıl unutursun da kalkıp 73 fırkaya ayırırsın alemi. dersen bu alemden biri girecek mevlevi katına derim ki sana sen 73 fırkada kalmış mutmain olmuşsun. bilgin sana yeterli gelmiş kalmışsun bu alemde. kitap yüklü eşekler taşır yükü sen kalkıp yükü taşımak yerine içindeki manaya bak manaya. izlerim keyif alırım bu alemi ayhanda bizden mahmutta. sen neyi bilirsin ki sana izin veren olmadıktan sonra kime ne ilmi verebilirsin ki okuyup anlamak nasip olmadıkça boş söz varmı sana verdik bohçanın içinden nimetleri sen görmedin. sana düşende kullanılmış bohça içindekini cümle alem biliyor. bir sen bilememişsin senden öteye kim var manasını.

  268. kur an ı kerime ve ehlibeyt e tutunmamızı peygamberimiz emretmiştir.ancak sizler bunu inkar edecekseniz banada kalkıp ben müslümanım demeniz biraz cahilce ve neyazıkki sapıtmış gibi geliyor.emevilerin nasıl halifelerini övmek için halka baskı yaptıgını okuyun.hadisleri ebu hureyre ye çarpıttırarak ve yalan hadis uydutturarak halifenin yerinin sağlamlığı için nasıl düzenbazlıklar döndüyünü okuyun.ebu bekirin hz fatımanın malına mülküne el koyması.ömerin hz fatımanın bebeyini düşürtmesi kaburgasını kırarak ölümüne sebep olması.muaviyenin hz hasana yaptığı kalleşlik.(muaviye yezit en büyük islam düşmanı olan ebu sufyanın cocuğu torunudur.)muaviye hz ali yle olan mücadelesinde ne dedi (bu siyasetle islamın savaşıdır)yani kardeşim okuduğunuz kaynaklar emevilerin ve o dönem ki bozuk düzenin çarpıtılmış saptırılmış kaynakları.islamı en doğru şekliyle öyrenmek anlamak peygamberimizin işaret ettiyi ehlibeyt kaynağıdır.ayrıca cenk ehlibeyt mesep değil aracıda değil yol dur dosdoğru yol sen bu yola girersen sadece mevlana kavuşman için senin yoluna ışık tutarlar.bunuda göyle bil.lütfen NEÇÜL BELAGAYI OKUYUN.GADİR HUM OLAYINI OKUYUN AMA ELİSÜNNET ALİMLERİ ÇARPITIYORLAR ÇÜNKÜ EMEVİ KÖKENİNDEN GELEN GÖRÜŞLERİ BENİMSİYORLAR EHLİBEYT KAYNAKLARINI ARAŞTIRIN.sonra konuşalım eminim korkmadan samimice tarafsız olarak okursanız hayatınız değişecek aslında bugüne kadar çok şeyi eksik yanlış bildiyinizin farkına varıp geçen zamana acıyacaksınız.önce bir öngörüye sahip olmak için you tubede imam alirıza yazın.imam cafer.imam ali.yazın videoları izleyin sonra neçül gelağa yı okuyun.gadir hum olayını iyice irdeleyin daha çok örnek sonra ben sizlere vereceyim ehlibeyt alimlerinin isimlerinin kitablarını okuyun bazıları nı net ten okuyabilirsiniz.yani okuyup araştırmadan bilgi sahibi olunamaz…….

  269. kur an ı kerimde geçen takva sahibi olmak sadece kur an ı kerimi okumayla olunacak birşey deyildir.bu söylediyim sizi kızdırabilir ama mantıklı düşünürseniz hak veirsiniz.çağımızdaki çok birbirinden farklı islam devletleri milletleri örgütleri ne baksan hepsi müslüman hepsi yüce kuran ı kerim okuyorlar ama birbirinden çok farklılar nedenmi çünkü hazineye giden yolu bilmiyorlar her okuyan anlayamaz.hz muhammed kuranın hangi ayetinin tam olarak ne manaya geldiyini hz aliye öyrettiyini birçok kaynakta insanlığa söylüyor veda hutbesinde bize bıraktığı iki emanetten kuran ı kerim ve ehlibeyt olması ehlibeyti defalarca insanlara tembih etmesi işte bugünkü bu ayrılıkçı düşünceleri önlemekiçindi..kur an ı kerimi herkes okuyabilir çünkü apaçık bir dille okuyup anlaşılması için gönderildiyini yüce yaratıcı söylüyor.ancakemirleri yasakları birçok kimse anlayabilir ama anlayabilmek için çok temel bilgi tarih peygamberin o ayeti nerede hangi olay üzerine ve asıl taşıdığı mana anlam nedir bunları bilmeden yani alyapıyı bilmeden doğru manada anlamak zordur.bu nedenle peygamberimizin sünnetini öyrenmek için onun bize işaret ettiyi ehli beytine bakmamız onları anlamamız onların bu ayetlere nasıl yorum getirdiyini bilerek bizde aklımızda olayları şekillendirmemiz en doru yoldur takvaya gitmenin yoluda peygamberimizin gösterdiyi kimseleri okuyupöğrenip icraetmeyle mümkündür.

  270. MAHMUTA(Senin korunmuşluk hakkında bir fikrin var mı acaba?
    Günümüze kadar korunmuş olan yegane Kitap hangisidir?
    Ya ahiret günü sual olunup asıl imtihan sorularının çıkacağı kitap hangisi olabilir?

    Hucurat 13-Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler şeklinde kıldık. Hiç şüphesiz, Allah katında sizin en üstün kerim olanınız, takvaca en ileride olanınızdır. Hiç şüphe yok Allah, bilendir, haber alandır.

    Bakınız Rabbimiz ayetin de ne diyor?
    Çeşitli kabileler halinde kılındığımızı vurguluyor ve üstünlüğün takva ile olabileceğini bildiriyor…((Kur`an`ın Allah tarafından nasıl korunduğuna mantıklı bir cevap araması doğaldır hatta bana göre gereklidir. Çünkü Kur`an onu tahrife yeltenen tevhit düşmanlarının Tevrat ve İncil`e yaptıkları saldırılara benzer bir saldırıya (Hacc; 52 53 En`âm; 112 113 121) karşı sigortalanmış olarak çelik kasaların içinde muhafaza edilmemektedir ve bu durumda Müslümanların da Kur`an`ın orijinalliğini muhafaza ettiğini mantıklı olarak kendilerine ispat etmeleri gerekir ki; “iman etmiş olanların imanı artsın kendilerine kitap verilmiş olanlarla iman sahipleri kuşkuya düşmesin.”- Kur`an lâfız nazım ve içeriği itibariyle bir mucizedir. Bu sebeple herhangi bir eksiltme arttırma veya değiştirme olsa deyim yerindeyse hemen sırıtıvermektedir……….ahirette levh i mahvuz a bakılarak yani kuran ın geldiyi ana kaynak ana kitap a bakılarak amellerin ortaya dökülerek hakettiyine kavuşacaksın………takva sahibi olmak için kuran ı kerimi yeterli altyapın olmadan hangi ayetin hangi olay üzerine geldiyini bilmeden ve bu gerçekleri doğru kaynaktan öyrenmeden takva sahibi olman çok zor şimdi sana örnek vereceyim iyi oku.

  271. MAHMUT(Sn. Ayhan Bey
    Peygamber oğlu olmak veya onun soyundan gelmenin Allah katın da ne gibi bir avantajı olabilir?
    Hz. Nuh un oğlu müslüman mı idi yoksa inkar eden bir kafir mi?((HAHMUT ciddi bir bilgi eksikliyin var bu nedenle sapla samanı karıştırıyorsun.nedenmi tamam nuh un oğlu kafirdi buda peygamberlerin oğullarının da imtihan üzerine olduğunu ve onlarında imanlı yada imansız olabildiyinin kanıtıdır.ancak nuhun oğluyla mesela hz hüseyini mukayese etmen ya cahillik yada kötü niyetlilikle bağdaştırılır.sen eyer bilgi sahibi değilsen neden burada ahkam kesiyorsun bir öyrenme heveslisi olarak sor bende yazayım yok bilgi sahibi olduğunu düşünüyorsan be adam sen hiçmi ALLAH cc den korkun yok sen hiç duymadınmı okumadınmı.peygamberimiz nediyor hasan ve hüseyin cennet gençlerinin efendisidir.ve en hayırlı 4 cennet kadınlarının en hayırlısı sultanı hz fatımadır.((Resûlullah (s.a.v) Efendimiz, Hz. Ali’ye hitaben: “Yâ Ali, seni ancak mümin olanlar sever; sana ancak münafıklar buğzeder.”
    buyurmuştur.( Müslim, iman, 131; Tirmizî, Menâkıb, 20; Nesâî, iman, 19.)

    Allah Resûlü (s.a.v), Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.a) için, “Bunlar benim evlâdımdır; evlâdımın çocuklarıdır. Allahım! Ben onları seviyorum, sen de sev. Allahım, onları sevenleri de sev!”. Resûlullah’ın (s.a.v) gerçek âşığı Ebû Bekir Sıddîk (r.a) demiştir ki:

    “Resûlullah’m Ehl-i Beytini sevip memnun ederek Resûlullah’ın (s.a.v) hatırını gözetin. Vallahi, Resûlullah’ın yakınlarının haklarını korumak, benim için kendi yakınlarımın haklarını korumaktan daha sevimlidir.” (Buhârî, Fedâilü Ashâbi’n-Nebi, 12.)

    Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimiz buyurmuştur ki:

    “Sizin en hayırlınız, benden sonra Ehl-i beytime karşı en hayırlı davranan kimselerdir” (Hâkim. Müstedrek, III, 311; Ebû Ya’lâ, Müsned, No:5924)

    “Allah’a yemin ederim ki, bana ve ehl-i beytime buğzeden ve bizi kızdıran kimse, muhakkak cehenneme girer.” (Hâkim, Müstedrek, III, 150; ibnu Hıbbân, el-Ihsân, XV, 435. (No:6978).)

    “Ehl-i Beytim Nuh’un gemisi gibidir; ona binen kurtulur; uzak duran boğulup helâk olur.” (Hâkim, Müstedrek, III, 151; Ahmed, Müsned, III, 157; Tabarânî, el-Kebîr, No:2636-2638.)(kaynaklarıyla hadisleri sana yazıyorum mahmut&cenk.

    • Mahmut Akar dedi:

      Sn. Ayhan Bey
      Benim sorum ile senin cevabı arasında en ufak bir alaka kuramadım?
      Neden mi ben o saydığın kişilere her hangi bir hakarette mi bulundum ki, sen bu kadar hadisi peşisıra yazıverdin..
      Onlar adına yazılmış denilen hadislerin onlara ait olduğunun delili nedir?
      Bunun sağlamasını nasıl yapacağız?

  272. mahir senin sorularına yanıt vereceyim şimdi iyi oku.

  273. AH CENK AHHH kardeşim senin gibiler güzünden artık uslubum bu hale geldi.cenk sen ehli beyte hurafe diyorsun.peki sen GADRİR HUM olayını araştırdınmı bu olay arap tarihinde islamtarihinde fatihin istanbulu aldığı bin kadar açıktır nasıl hurafe diyorsun?????ya kardeşim oku araştır sonrada bana bu böyle değildir de sen yaşanmış olaya nasıl yalan hurafe diyorsun..ben alevi değilim sünni anne babanın evladıyım.ancak yıllardır doğru yolu araştırmalarım sonucu ehli beyt gerçeyiyle tanıştım işte ben sana önüne aracı koy demiyorum peygamberimizi ümmetim 73 fırkaya bölünecek bunlardan sadece 1 i cennete gidecek diyor.bu hadise uydurma diyemessin ee peygamberde yanlış söz söyleyemeyeceyine göre ve bu hadiste tüm messepler ve tüm islam alemi tarafından kabul görmüş ise ozaman 73 fırkanın 1 i kim acaba???tabiki peygamberin yolundan gidenlerdir.peki peygamberin yolundan en doğru kim gitmiş tabiki onun övdüyü hz ali hasan hüseyim vs yani ehli beyt tir.ehlibeyt aracı değil yaratıcısına varmak isteyenlerin yoluna ışık olmuş kimselerdir ama sen bu inceliyi anlayamıyorsan buna bişe diyemem ama anlamak istemediyin yada işine gelmediyin için kabul etmiyorsan buda senin bileceyin…

  274. Sayın Mahmut Akar elinize sağlık hani okadar güzel anlatmışsın okadar güzel derlemişsin ki gerçekten benim yıllardır anlatmak istediğim konuyu güzel bir şekilde derlemişsin. Allah senden gani gani razı olsun. Ayhan konusunda canını sıkma onun küfürleri yada bozuk plak gibi ögretilmiş bilgileri tekrarlaması ve kibrine yenilmesine şaşma. üstüne dinsiz damgası yemene de şaşma üzülme. Din yoldur bu yolda bilen bilmeyen ayrımını çok net yapmıştır. Anlatılan hurafelere kuran kılıfı ile insanlara anlatanların yaptıklarının hesabını Allah verecektir hiç üzülme. bizlere düşen sadece dogruları hakkı ve hakikati elimizden geldiğince anlatmaktır. Anlattıklarının hepsine katılıyorum. zaten düşünen biraz akıl yürüten insanların başına gelen ile meyve veren ağacın taşlanması arasında hiç bir fark yoktur. peygamberimizin taşlanmasınında örtüsüne bürünüp Allahın büyüklüğünü dile getirmekten çekinmesinin sebebi budur. Ayhanlar hiç bir zaman bitmiyecektir. fakat Ayhan gibiler yüzünden dini yozlaştıranların dine yabancı olup biraz bilgi edinmek isteyenlerin bu şekilde ögretilen dinden kalpten inanmadıklarını şu an islam dünyasının halinden görebiliriz. heryerde kan ve göz yaşı mevcut tek sebebi de ayhan zihniyetindeki arkadaşların dün dünde kalmadı halen devam ediyor diyerek dünü düne bırakmaya korkup yeni şeyler söylemeye korkmasından yada tembelliklerinden diyebiliriz. ama yine de kötü olmasa iyinin anlamı olmayacagı gibi cahillik olmasa bilginin ne kıymeti olur ki. varsın bizler cahil yoldan çıkmış olalım sorun değil. bunun hesabını kalpten verebiliyorsan samimi bir şekilde ozaman hoş gör gitsin. nede olsa Biz kelimesi içersinde ayhanda var mahmutta var maho da var börtü böcekte var. Mesele adem değil zaten ademi kılıf yaparak sapkınlıklara yol açmak dini karalamaktır. buna da alet olanlar mutlaka olacaktır. ülkede bu araştırmayı dile getirecek cesareti olan örtüsünden sıyrılıp gerçekleri dile getirebilecek ne bir diyanet var nede bir alim. hatta aman ne işin var derler adama. ölünün arkasından dua edip ceplerini doldurup sonra imamım diye geçinenlerin ekmeklerine mani olacaksındır ki gerek yok. her kes anlamış olsa er kişi niyetine cenaze namazı kılınmazdı. umulur ki er kişi olmaları umulur ki takvaya ulaşabilmeleri ve bu dünya aleminde pişmeleri. ateş yakar pişirirken verilen tepkide bundan olsa gerek isyan bundan olsa gerek. şeytanın isyanı bitermi. üzülerek izliyorum olayları yakın tarihte göreceksin ki mutlaka Mehti çıkaracaklar ve utanmadan bu mehti ile müslümanlara halife kılacaklar ve istedikleri yöne dini çekmeye çalışacaklar… Hakk mı hak. cahalet herşeyi hak eder. Diline hakim olamayan neyin hesabını verebilir ki.. Zaten Hesap kime verilecektir. Toprak emanetini alıp geriye nefs yani Allahtan olan ruh kaldıgında meleklerde bile olmayan Allahın bizlere verdiği cana kim hesap sorabilir ki yunusun dediği gibi cenneti cehennemi isteyene ver gitsin. bize kaynagın özü gerek. Yok Allahtan başka bir şey alemde dedikten sonra kalkıp varlık istinat etmeye çalışan kullar anca kül olurlar bu varlık iddeaları yüzünden şirk koşarlar en büyük günahtır ki Ayhanın da bu alemde görünen zahir olarak bakarsak halimize şükür etmemize ve gördüğümüz bu bilgilerin kıymetinin büyüklüğüne işaret olacaktır. ne mutlu ki bunu görebilen araştıran insanlık vasıflarına erebilenlere. yoksa topraktan gelen bedenin bir manası yok hayvandan da bir farkı yok. ins bilmez cin bilmezlerle neyi tartışacaz ki. bilgiyi vermişsin en güzel şekilde anlatmışsın derlemişsin tekrar senden Allah razı olsun diyorum. araştırma olarak hoş sohbet edebilmek için msn adresini ekliyorum Allaha emanet

  275. Mahmut Akar dedi:

    Sorularımı yineliyorum:

    Sn. Ayhan Bey
    Peygamber oğlu olmak veya onun soyundan gelmenin Allah katın da ne gibi bir avantajı olabilir?
    Hz. Nuh un oğlu müslüman mı idi yoksa inkar eden bir kafir mi?

    Senin korunmuşluk hakkında bir fikrin var mı acaba?
    Günümüze kadar korunmuş olan yegane Kitap hangisidir?
    Ya ahiret günü sual olunup asıl imtihan sorularının çıkacağı kitap hangisi olabilir?

    Hucurat 13-Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler şeklinde kıldık. Hiç şüphesiz, Allah katında sizin en üstün kerim olanınız, takvaca en ileride olanınızdır. Hiç şüphe yok Allah, bilendir, haber alandır.

    Bakınız Rabbimiz ayetin de ne diyor?
    Çeşitli kabileler halinde kılındığımızı vurguluyor ve üstünlüğün takva ile olabileceğini bildiriyor

    Ha bir de ben sana ne etki etmişim de sen bana o galiz küfürleri savurmuşsun..
    Peygamberler örnek alınması gereken insanlar değillermi ki,
    hemen “onlar masumdur ” sözü arkasına gizlenip bizler onlar gibi olamayız diyip işin içinden çıkyorsunuz?

  276. küfür ü kimse tasdik edemez fakat etki tepki olayı işte..peygamber ler le kendimizi aynı kefeye koyamayız onlar masumdurlar.insanoğlu günah işlemeye meyilli yaratılmasaydı ibadetlerinde pek önemi olmazdı…….gelelim bana sorduğunu idda ettiyin şeylere ben bir soru göremedim sanırım kopyala yapıştır yoluyla buraya yüzlerce yaradılışın başlangıcı senaryosundan birini yazmışsın.benim geçmişteki yazılarımı okursan ben yaradılışın kompleks ve türlere ayrılmadan her canlı bugünkü şekli itibariyle yaratılmıştır.sana göre bu farklı olabilir ama bunun pek önemi yok adem ya ellibin yıl toprakta mayalanarak oluşsun sonrasında ruh üflensin.yada ademden önce ilkel insanlar yaşasın adem sonradan cennete cıkarılsın yani buna benzer okadar yorum varki ama en bilinen islam alimleri bile bu konulara tam kesinlikle bu böyledir diyememiştir.genel kanı adem ve eşinin hasıllanmış balçıkta ellibin yıl kadar mayalanmış ve ruh verilerek topraktan çift olarak yaratılmış ve sonrasındada yaratılıp durmaktalar.bununla ilgili birçok şey var senaryolanan.şimdi dünya bile kalkıp bu konulara tam kesin şudur diyememişken sen hangi kaynağa dayanarak doğrusu budur diyeceksin ancak kendi aklınca aynen benim olduğu gibi kendince bir senaryo kuracaksın ama bu asla genel kanıya dönüşemez ancak senin fikrin olarak kalır bu nedenle bu konuları irdelemek kimseye fek bişe kazandırmaz.bişeyler kazanmak istiyorsan kuran ı kerimi oku peygamberimizin sünnetini onun soyundan araştır ki doğru bilgilere ulaşasın..

  277. etki tebkiyi doğurur.ozaman bişe biliyorsan yazarsın başkalarını aşağılayarak biyere varamazsın.hemde dinden sapmış peygamberi ve onun ailesinden kopmuş sapıklığa düşmüş biri olarak bana ders veremezsin.peygamberimiz ne diyor size iki şey bırakıyorum kuran ı kerim ve ehlibeytim bunlara sımsıkı tutunursanız yolunuzu sapmazsınız diyor.oysa sen sımsıkı değil tutmak şeytanın yoluna tutunmuşsun şimdi sen önce doğru yola varman gerekirken kalkmış bana kopyala yapıştırma yoluşla kaynağı sağlam olmayan oş şeyler yazıp birde ukalalık yapıyorsun hadi ordannn.

    • Mahmut Akar dedi:

      Sana yukarıda bir kaç soru sordum,
      cevaplarını ver devam edelim,
      Bir ilave soru daha,
      O ağıza alınmayacak derecede belden aşağı küfürler bir müslümanın ağzına yakışıyor mu?
      Peygamber kimlere küfür etmiş, kimlere etmesi men edilmiş?

  278. MAHO YAZMIŞ…Ayrıca Adem’in cennette ölümsüzlük araması, ölümü daha önce tanıdığı anlamına gelir ki; bu da Adem’in ilk insan olmadığı konusunda bize bir fikir verir. Zira Adem ilk insan olsaydı, ölümü görmeden ölüm ve ölümsüzlük hakkında bir bilgiye sahip olmadan nasıl ölümsüzlük teklifinin peşine düşerdi (((((((bak maho sen anlayamamışsın zaten bu yazıları sen yazmamışsın yazanıda anlamamışsın zaten yazanda anlayarak yazmamış.ALLAH CC ademe bilmediyini zaten öyretti cahil ademin önceden yaşamasına yada yaşayan olmasına gerek yok ona bilmediyi öyretildi senin gibi taş kafalı cahil yobazlar oldukca daha çok böyle hurafeler sürer..

    • Mahmut Akar dedi:

      Bana mail olarak yollamış olduğun ağıza alınmayacak küfür ve hakaretleri de buraya assana?
      Anladım ki sen muhatap alınamayacak kadar ağzından kötü söz çıkan bir insansın…
      Vesselam

  279. maho sen bana posta atmışsın (hakkında bilgin olmayan şeylerin ardına düşme demişsin)MAHO ben kur an ı kerimin peygamberimizin ve onun evlatlarının peşine düşmüşüm ben neyin peşine düştüyümün gayet farkındayım.ancak sen hangi yoz sapık kaynağın kişinin peşine düşmüşsün sen kendine bak adi…..öyle kopyala yapıştırmalarla hazırcılıkla bana dırdır yapma.takma akıl beş adımda gider hem beni okuyup anlamadığın belli ben evrimcilere ve bozulmuş eski antlaşmalardaki hikayelere karşıyım.ben hz ademin ve eşinin kur an ı kerimde ki belirtildiyi gibi başka ilkel atası olmadan hasıllanmış çamurdan ve belirlenmiş bir zamanın içinde döllenerek yaratıldığı kanısındayım.oğrusunu allahtan başka kimse bilemez.tamammı hazırcı çok bilmiş atmacı sallamacı..

  280. Mahmut Akar dedi:

    KUR’AN’DA HZ. ADEM‏
    Kimden: Mahmut Akar (mahmutakar80@hotmail.com)
    Gönderme tarihi: 15 Temmuz 2009 Çarşamba 17:46:54
    Kime: ayhangunes7@hotmail.com

    Adem kelime olarak sâmî dillerine mensup bir kelimedir. İbranca “âdâmâh” sözü “ekili alan” demektir ve kök olarak “âdem” “kızarmak” mastarından gelmektedir. Verimli toprağın renginin kızıl olmasına yapılan bir analojiyle “kızıl toprak” anlamındadır. Nitekim Arapça’da da “toprak ve yeryüzü” anlamına gelmektedir. İsim olarak, semavî dinlere mensup topluluklar tarafından ilk insan ve ilk peygamber olduğuna inanılan ve künyesi “ebu’l-beşer” (insanlığın atası) olan bir şahsiyetin adıdır ki buna da Hz. Adem denmektedir.

    Hz. Adem hakkında yanlış inançlar ve efsaneler oldukça çoktur. Özellikle: Allah’ın yeryüzüne toprak almak için, sırasıyla Cebrail, Mikail ve İsrafil adındaki büyük melekleri gönderdiği ve onların istenen toprağı getiremeyip sonra Ölüm meleğini gönderdiği onun her çeşit topraktan birer avuç getirdiği ve Allah’ın bu toprakları çamur yaparak 80 yıl şekilsiz bıraktığı, güneşte kuruttuğu ve sonra şekil vererek 120 yıl daha ruhsuz bırakarak bilâhere ruh verdiği ve böylece canlanıp ilk insanın meydana geldiği ve adının Adem olduğu, eşi Havva’nın onun kaburga kemiğinden yaratıldığı, Cennet’te zina ettikleri, yılan hikayesi, başka bir gezegenden yeryüzüne düştükleri, Adem’in Serendib adasına, Havva’nın Hicaz’a düştüğü vs. hususundaki söylentilerin İslâmî hiçbir mesnedi yoktur. Bu hususta bu rivayetleri haklı çıkaracak ne bir ayet ve ne de sahih bir hadis mevcuttur. Bu rivayet ve efsanelerin kaynağını Yahudi, Süryani ve diğer hristiyan menşe’li kaynaklar oluşturmaktadır. Muharref Tevrat’ın “Hilkat” bahsinin Yahudi ve Süryaniler tarafından yapılmış yorumlar zamanla İslâm toplumuna girmiş ve yapılan tefsir ve kısas-ı enbiya ile ilgili kitaplarda yer alan “isrâiliyat” denen menkabeleri vücûda getirmiştir.

    Yaratma mı, halife tayini mi?

    Kur’ân’da insanın yaratılışı ile Hz. Adem’in “Allah’ın halîfesi” olması meselesi ayrı ayrı konuları içermektedir. Kur’ân “Biz insanı çamurdan yarattık” (Hicr, XV/26) ayetiyle hem Hz. Adem’in hem de bugünkü insanın maddi varlığının orjininin toprak olduğunu belirtmektedir. Bu açıdan bakıldığında “Adem” kelimesi ile “İnsan” kelimesi Kur’ân’da sinonim bir görünüm arz etmektedir, bu husus daha ziyade “Allah’ın halîfesi” kavramında gerçekleşmektedir. Bu itibarla Kur’ân Adem’in bütün insanlığın ilk biyolojik babası olduğu konusu üzerinde hiç durmaz. Adem’in halifeliği konusu, onun şahsında bütün insanlığın halifeliği ve diğer yaratıklara mümtaz kılınması konusudur.

    وإذ قال ربك للملائكة إني جاعل في الأرض خليفة قالوا أتجعل فيها من يفسد فيها ويسفك الدماء ونحن نسبح بحمدك ونقدس لك قال إني أعلم ما لا تعلمون

    (Bakara, II/30)

    “Hani Rabb’in meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife tayin etmekteyim” dediğinde onlar da: “Orada fesat çıkarmakta ve kan dökmekte olanı mı tayin ediyorsun? Halbuki biz Seni hamdinle tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz” dediklerinde Allah da “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim” dedi.”

    إذ قال ربك للملائكة إنى خالق بشرا من طين

    (Sa’d, 38/71)

    “Hani Rabbin meleklere: “Ben çamurdan bir beşer yaratmaktayım. ” dedi.”

    Bu durumun farkında olmayan hemen hemen her müfessir veya mütercim (Bakara, II/30)’da Hz. Adem’in insanın biyolojik babası olduğundan bahsedildiğini düşünerek kontekse aykırı şöyle tercüme etmektedirler:

    “Hatırla o vakte kim Rabbin meleklere “Ben yeryüzünde bir halîfe yaratacağım” demişti. Melekler de “Orada kan dökecek fesat çıkaracak birini mi yaratacaksın? Halbuki biz seni hamdinle tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz’” dediler. Allah ta “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim” dedi.”

    Öncelikle bu ayette yaratma söz konusu değildir. Zira fiil olarak “ce’ale halifeten” “bir halîfe tayin etmek” demektir. Yaratma çoktan bitmiş beşeriyet yeryüzünde faaliyet icra ediyor, artık halifelik tayininden bahsedilmektedir. Halbuki Hz. Adem’i insanlığın biyolojik babası sayanlar, bu ön yargı ile ayete yaratma manası vermektedirler. Aynı nedenle bu olayı, Cenab-ı Hakk’ın gelecekte yapacağı bir iş olarak anlamışlardır. Halbuki “câilun fi’l-ardı halifeten” “halîfeyi tayin etmekte olan” ya da “tayin eden” demektir.

    Yeryüzünde bu ayetin insanın yaratılışı ile ilgili olduğunu zannedenler, meleklerin sözlerine de yukarıda görüldüğü gibi istikbal manası vermişlerdir. Kaldı ki bu ayette yedi adet muzari fiil (şimdiki ve geniş zaman kipi) ile yine şimdiki zaman anlamında bir adet ism-i fail olan kelime vardır. İşte tarihi meal ve tefsir yanılgısını devam ettirenler bu fiillerin üçü ile ism-i faili hiçbir sebebi olmaksızın gelecek zaman kipiyle tercüme edip diğerlerine şimdiki zaman manası vermişlerdir. Böylece aynı ayet içinde geçen bu fiillerin arasındaki zaman ahengini bozuyorlar ve güya Allah’ı zaman konusunda bir tenakuzda bırakıyorlar. Halbuki mana, hal sigasıyla (muzari=şimdiki zaman kipi) “orada fesat çıkarmakta ve kan dökmekte olanı mı halîfe tayin ediyorsun?”dur. Çünkü insanın yaratılması daha önce gerçekleşmiş ve melekler insanların bu fiilleri yapmakta olduklarını söylemektedirler.

    Hz. Adem ilk insan mı?

    Bu konudaki yanılgıların bir sebebi de Kur’an’da “Beni Adem” tamlamasının sıkça kullanılmasıdır. Buradan hareketle Adem’in insanlığın ilk babası olduğu sonucuna varılmıştır. Halbuki Kur’ân’da yine aynı tabirle “Beni İsrâil” ifadesi de yer alır. Buna rağmen o kavim tamamen neseb itibariyle İsrail (=Hz. Yakup)’un oğulları değildirler. Aynı şekilde “Beni Adem” tabirine de neseb bağı anlamı verilmesi doğru değildir. Zira Arapça’da “Beni” tabiri onu takip eden onun sünnetinde olan için kullanılır. Keza Kur’an’da müslümanlara hitaben Hz. İbrahim için “Babanız İbrahim” (Ebîkum İbrahim) tabiri kullanılmaktadır. (Hac, 22/78) Buradan Hz. İbrahim’in bütün müslümanların biyolojik babası olduğu anlamı çıkarılmamaktadır. Baba tabiri de önder, lider vs. anlamındadır.

    Hz. Adem’in biyolojik anlamda ilk insan olduğu ön yargısına sebep olan diğer bir yanlış ise, Hz. Adem’in ve eşi Havva’nın (Havva’nın adı Kur’an’da geçmez) yaratılışı ile ilgili olduğu iddia edilen ayetlerin yorumları hakkındadır. Adem’in ilk insan olduğunu iddia edenler, şu ayete yanlış bir anlam vermektedirler.

    يا أيها الناس اتقوا ربكم الذي خلقكم من نفس واحدة وخلق منها زوجها وبث منهما رجالا كثيرا ونساء

    (Nisa, 4/1)

    “Ey insanlar sizi bir tek nefisten ve ondan da eşini yaratan ve her ikisinden de çok sayıda erkek ve kadınlar çıkaran Rabbinize gerekli saygıyı gösteriniz.”

    Bu ayette insanların tek bir nefisten yaratıldığı söz konusudur. Fakat müfessirlerin çoğu, hatta hepsi “nefs-i vâhide”den Adem, “zevceha” tabirinden de Havva’nın kast olunduğunu söylerler. Halbuki ayette buna delâlet eden hiçbir sarahat yoktur. Çünkü “nefs-i vâhide” Adem’in müradifi değildir. Adem özel isim olarak “marife” nefs vahide ise “nekire”dir. Adem müzekker (erkek), bu tabir ise müennestir (dişi). Öte yandan (A’raf, 7/l89-190) ayetlerinde aynı ifadelerle “nefs-i vâhide”den bahsedilmektedir. Nefs-i vâhideden yaratılan ve eşi de ondan var edilenin Allah’tan salih bir evlat istedikleri, Allah’ın kendilerine istediklerini vermesine rağmen o ikisinin Allah’a bir çok şirk koştuğu ifade edilmektedir. Şu halde “nefs-i vâhide”yi “Hz. Adem” olarak yorumlamak mümkün değildir. Nefs-i vâhide, insanı meydana getiren prensip, su veya nutfe (sperm) anlamındadır. (bkz. İ. Yakıt, Kur’an’da İnsanın Yaratılışı ve Evrimi, S. D . Ü . İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 5, s. 9 vd). Zira Kur’an, bu ayetlerde Adem’in yaratılışından bahsetmemektedir.

    إن مثل عيسى عند الله كمثل آدم خلقه من تراب ثم قال له كن فيكون‏

    (Ali İmran, 3/59)

    “Muhakkak ki İsa meselesi Allah katında Adem meselesi gibidir. Onu da topraktan yarattı. Sonra da “ol” dedi, o da olur.”

    Kur’an’ın Hz. Adem’in yaratılışından bahsettiğini sananlar ayete “Allah Adem’i topraktan yarattı” manasını vermişlerdir. Onlara göre bu ayette Hz. Adem’in ilk insan oluşuna delil vardır. Halbuki ayet cümle semantiği açısından ele alındığında böyle olmadığı görülecektir. Söz konusu ayette ehl-i kitabın Hz. İsa’ya uluhiyyet atfetmesi ele alınmıştır. Onlar sadece babasız olması hasebiyle İsa’ya uluhiyet atfediyorlardı. Allah da onlara mademki sizin indinizde sadece babasız olan İsa’ya uluhiyet atfediyorsunuz da yine size göre hem anasız hem babasız olan Adem’e niye uluhiyet atfetmiyorsunuz? diyerek topraktan gelen bir varlığa uluhiyet atfedilemeyeceğini beyan etmektedir.

    Ayette geçen “indallah” tabiri de çok önemlidir. Bu ifade yukarıdaki meselenin bir, “indelbeşer” yani insanlar tarafından yorumlandığını bir de, “indallah” yani Allah katında gerçek yorumunun bulunduğunu ve insanlarınkinden farklı olduğunu gösterir. Bu kayıtla beraber ayette vurgulanmak istenen şey, her insanın orijini olan toprağın Hz. Adem ve Hz. İsa’nın da orijini olduğudur. Böylece “halakahu” ibaresindeki “hu” zamiri Hz. İsa’ya racidir. Yani “Onu (İsa’yı) da topraktan yarattı”. Topraktan yaratılan hiç bir kimseye de uluhiyyet isnadı mümkün değildir. Ayrıca ayet Hz. Adem’in anasız-babasız yaratılması ile de ilgili değildir. Nitekim şu iki ayet de Hz. Adem’in ilk insan olmadığına işaret eder.

    كان الناس أمة واحدة فبعث الله النبيين مبشرين ومنذرين

    (Bakara, 2/213)

    “İnsanlar tek bir topluluktu. Daha sonra Allah onlara müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler gönderdi. ”

    Ayette insanların kök birliğine sahip tek bir topluluk olduğu, sonra da kendilerine peygamberler gönderildiği ifade ediliyor. Hz. Adem ilk peygamber olduğuna göre ondan önce insan cinsinin bulunması zorunlu hale gelmektedir.

    إن الله اصطفى آدم ونوحا وآل إبراهيم وآل عمران على العالمينR 07;

    (Al-i İmran, 3/33)

    “Allah Adem’i, Nuh’u, İbrahim ve İmran sülalelerini âlemler üzerine seçmiştir”.

    Görüldüğü üzere ayet, Adem’in “seçildiğini” ifade ediyor. Adem benzerlerinden oluşan bir topluluk içerisinde bulunmalı ki seçilme imkanı mevcut olsun. Yani ayete göre, İbrahim sülalesi ile İmran sülalesi diğer sülalelerin arasından seçilmiştir. Nuh da diğer nuhların yani kendi benzerlerinin arasından seçilmiştir. O halde Adem de diğer ademlerin (yani kendi benzerlerinin) içinden seçilmiş olmalıdır. Bu da onun ilk insan olmadığını, aksine, bir toplulukla beraber yaşarken seçildiğini ve peygamber olarak gönderildiğini gösterir.

    Görüldüğü gibi (Bakara, 2/30)’da anlatılan “halifelik” meselesi, insanın yani beşer cinsinin yaratılışından tamamen farklıdır. Bu ayetlerde, insanlığa hilâfet makamı verilmiştir. Adem bunun temsilcisidir. Yani Adem’in şahsında halifelik temsil edilmektedir. Anlaşılması gereken bunun ne olduğudur. Adem kıssası, Kur’ân’da birkaç yerde anlatılırken, bu kıssa içinde yer alan Adem ise, halifeliği temsil eden bir karakterle sunulmaktadır. Ancak, Kur’ân bu hususta bize çok açık ve geniş malumatlar vermemektedir.

    Öncelikle ayetlerden, meleklerin bu makamı elde etme isteğinde oldukları anlaşılmaktadır. Onlar, “Biz seni hamdinle tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz” sözleriyle hilafete daha lâyık olduklarını imâ ediyorlar. İnsanın fesat çıkarıcı ve kan dökücü olmasıyla, kendilerinin tesbih ve takdis edici olmalarını kıyaslayarak hilâfete talip olmaktadırlar. Fakat Allah, “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim” diyerek halifeliğin tesbih ve takdis ile olmadığını ifade etmektedir. Diğer yandan Cenab-ı Hakk’ın Adem’e “Esma’’yı talim edip, melekleri bununla imtihan etmesi ve onların da “Esma”yı bilememeleri ise hilâfetin, takdis tesbih ve ibadet ile olmayıp ilim ile olduğunu göstermektedir. Kur’ân halifelik hakkında kesin bir şey söylemese de bu hususta birçok yorum yapılmıştır. Bize göre halifelik hükümranlık anlamında olup, o da “Esma”yı talim hakikatinde gizlidir.

    Esmanın Öğretilmesi

    Adem’e öğretilen isimler konusuna müfessirler oldukça zengin yorumlar getirmektedirler. Onlardan bir kısmına göre, “Esma”dan maksat “müsemmiyat”tır. Yani bütün varlıkların adlarıdır. Mevlâna Celaleddin’e göre Esma’dan kasıt: Zahirde cisimler, bâtında isimlerdir. Diğer bir görüşe göre, Allah’ın insana istisnasız bütün ilimleri yapma kapasitesini vermesi ve bu kabiliyetiyle insanın onu her yerde kullanabilmesi ve her varlığa adını verebilmesidir. “Esma”yı talimin yer aldığı ayette bazı hususlar dikkati çekmektedir.

    Adem’e “Esma”yı öğreten, bizzat Allah’tır. “Allame Ademe’l-esmâe” “Adem’e isimleri öğretti”. Bu iş için öğretti fiili kullanılmıştır ki; “tef’îl” kalıbı bir işin tedricen ve zaman içerisinde yapıldığını gösterir. Esma’ya “kulleha” bedelinin getirilmesi, ona isimlerin tümünün öğretildiğine delâlet ediyor.

    Bir diğer durum ise, Allah’ın meleklere “Bunların isimlerini bana haber verin” derken “hâulâi” işaret zamirini kullanmasıdır ki; bu zamir, haber verilmesi istenen şeyin orada göz önünde olduğu intibaını veriyor.

    Ayrıca “aradahum” ifadesindeki “hum” zamiri müzekker kullanılmış olup ayette geçen açık bir mercii de yoktur. Bu karinelerden arzedilen şeylerin, müsemmiyat olduğu ve bunları gören meleklerin, onların isimlerini bilemedikleri anlaşılmaktadır. Onların “Senin bize öğrettiklerinden başka bizde bir ilim yoktur” demelerinden, bunun bilgiye ait ve Allah tarafından bildirilmesiyle bilinen şeylerden olduğu ortaya çıkıyor ki; biz, Esma’yı öğrenmenin Adem için bir vahiy olabileceğini düşünüyoruz.

    Burada akıl ve vahiy bilgisinin bir bileşkesini görmekteyiz. Şöyle ki; varlıkların isimlerini bildirmek, ancak onları tanımak ile mümkündür. Tanımak ise onları tanımlamaktır. Tanımın oluşması için önce zihinde tasavvur oluşmalıdır. Dolayısıyla duyu ve akıl vasıtasıyla zihinde oluşan tasavvurlar, varlıkların zihinsel formlarıdır. Buradan hareketle hangi formun hangi varlığa ait olduğu ve ne olduğu bilinmelidir. Dolayısıyla akıl, bu varlık hakkında hükmünü verecek ve tanımını yapacaktır. Böylece varlığı belirleme, onu tanıma ve onu diğerlerinden ayırıcı olan isminin verilmesiyle mümkündür. Bu özellik kesin bilginin veya ilmin temelidir. Zaten meleklerin cevabından onlarda bu hususun eksikliği görülmektedir. Onlar, varlığı tasavvur etseler de tanım yapamıyorlar. Yani ilim üretme yeteneğine sahip değiller. Aklî ve vahyî kaynaklı bu husus sadece insana verilmiş olup, insan bu iki kaynakla ilmin ve teknolojinin yolunu açmış ve tabiata ve içindekilere hükmetme yetkisini kazanmaya yani halifeliğe layık olmuştur.

    Secde

    Meleklerin Adem’e secde etmeleri konusunda kaynaklar, asıl secdenin Allah’a yapıldığı Adem’in ise sadece bir kıble olduğu görüşündedirler. Ancak secde, itaat anlamına da geldiğinden bütün varlıkların insanoğlunun emrine verildiği anlamını da bulabiliriz.

    Kur’ân’da, bu konu yedi yerde geçmektedir. Bu ayetleri özellikleri itibarıyla iki grupta mütaala edebiliriz. İlk grup ayetlerde (Hicr, 15/30 ve Sa’d. 38/73) “Beşer’’ lafzı kullanılmıştır. İkinci grupta ise, (Bakara, 2/34; A’raf, 7/11; İsra, 17/61; Kehf, 18/50; Taha, 20/116) kendisine secde edilmesi gereken kişinin, ismi sarih şekilde “Adem” olarak zikredilmiştir. Bu iki ayet grubu arasındaki bir diğer fark, ilk grupta beşere akli melekeler anlamında ruh üfürme tabiri geçerken, ikinci grup ayetlerin sonrasında cennetle ilgili mevzulardan, (yasak ağaç, Adem ve eşinin Şeytan tarafından aldatılması, v. s .) bahsedilmektedir.

    Birinci gruba Hicr Suresi’nin 15/28-31. ayetlerini örnek olarak verebiliriz.

    وإذ قال ربك للملائكة إني خالق بشرا من صلصال من حمأ مسنون فاذا سويته ونفخت فيه من روحى فقعوا له ساجدين فسجد الملائكة ‏كلهم اجمعون‏ إلا إبليس أبى أن يكون مع الساجدين

    “Rabbin meleklere “Ben yeryüzünde balçıktan bir insan türü (beşer) yaratmaktayım, ona insan şekli verip, ruhumdan üfürdüğümde ona secdeye kapanın” demişti. İblis hariç meleklerin hepsi secde ettiler, o, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.”

    İkinci ayet grubuna örnek olarak da Tâhâ Suresi’nin 20/116 ayetini zikredebiliriz.

    وإذ قلنا للملائكة اسجدوا لآدم فسجدوا إلا إبليس أبى

    “Meleklere Adem’e secde edin demiştik, iblis hariç hepsi secde ettiler. O çekindi.”

    İşte bu temel farklılıklar Kur’an’da iki secde emrinin olduğunu göstermektedir. Söz konusu secdelerden biri tekvini, diğeri ise teklifidir. (Kevnî ve şer’î) Şeytan her iki secdeye de aynı gerekçelerle itaat etmemiş ve yüz çevirmiştir.

    Yukarıda ifade edildiği üzere meleklerin itaat edip şeytanın ise isyan ettiği bu secde olayı iki defa vuku bulmuştur. Mevzuyu bu şekilde ele almak fenomenolojik olarak namazdaki iki secdenin hikmetini de açıklayacaktır. Aynı şekilde Kur’ân’da yer alan tilavet secdelerinin de bir kısmı tekvini, bir kısmı da teklifidir.

    Sa’d Suresi’nde geçen “ruhun üfürülmesi” olayı insan türüne aklî melekeler verilmesidir. Yani ruhî bir meleke olan insan aklı önünde varlıkların ve meleklerin secdesidir. Bu birinci secdedir. İkinci secde çok sonra Hz. Adem’in şahsında gerçekleşen halifelik olayındadır. Yani Adem’e öğretilen isimlerin bir diğer tabirle insana öğretilen ilmin önünde yapılan secdedir. Kısaca ilahi kaynaklı olan insan aklı ve ilminin önünde meleklerin secdesi iki kere vuku bulmuştur. Buradan Tanrı’nın Kur’an’da evrensel anlamda iki secde emrinin olduğu anlaşılmaktadır. Bundan dolayı da evrensel bir ibadet olan namazın her rekatinde iki defa secde edilmektedir.

    Şeytan’ın her iki secdeye isyanında şu hususlar dikkati çekmektedir. (İsra, 17/61)de قال أأسجد لمن خلقت طينا “Çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?” sorusu ile sanki Allah’ın bu emrinin yanlış olduğunu ima etmektedir. İkinci yanlışı ise:

    قال ما منعك ألا تسجد إذ أمرتك قال أنا خير منه خلقتني من نار وخلقته من طين‏

    (A’raf, 7/12)

    “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten onu çamurdan yarattın.” Sözüyle insanın orijini ile kendi orijinini mukayese etmesidir: Her ne kadar Kur’ân bu olayı anlatırken “ateşin topraktan daha üstün olduğu” öncülünü zikretmese de, Şeytan söz konusu iddiada bulunarak kendisinin Adem’den daha üstün olduğu sonucuna varmakta ve bunu da secde etmeyişinin gerekçesi saymaktadır.

    Şeytanın, secdeden yüz çevirmesi Kur’an’da fısk ve küfür ile nitelendirilmiştir.

    Şeytanın fıskı (Kehf, 18/50) tekebbüründen dolayı, küfrü (Bakara, 2/34) ise Allah’ın emrini yersiz bularak O’na cevr isnad etmesinden dolayıdır. Yani şeytan “çekinmesi, kibirlenmesi ve secde etmemesi” sebebiyle kâfir olmuş değildir. Onun küfrü, Allah’ın emrini beğenmeyerek, ona zulüm isnat etmiş olmasındandır. Bir diğer ifadeyle Allah, ona göre, emri ters veriyordu. Asıl secde kendisine yapılmalıydı. Zaten “Ben ondan daha hayırlıyım” ifadesinin altında yatan fikir de bu idi.

    Öte yandan meleklerin tabiatı konusunda da fikir yürütülmüştür. Bazı hadislere göre hava, rüzgar gibi birtakım tabiat kuvvetleri melek kategorisinde ele alınmıştır. Hal böyle olunca Adem’e secde eden melekler veya bir diğer tabirle insana secde eden meleklerin tabiatı ve fonksiyonları temyiz edilmeyerek “bütün melekler” dendiğine göre, buradan bütün varlıkların insanın emrine ve hizmetine verildiğini anlamak mümkündür.

    Cennet

    Adem’in vahiy aldığı ve imtihan edildiği cennet hakkında tefsirlerde bir çok mülahazalar bulmak mümkündür. Bir kısmında söz konusu cennetin ahirette müminlerin gireceği cennet, hatta bunun “cennetül-adn” ve “cennetül-huld” olduğu gözlenmekte iken, bir kısmı da bunun yeryüzünde bir mekan olabileceği fikrine yer vermektedir.

    Cennet, Kur’ân’da 147 defa geçen bir kelime olup bunun 117 si Ahiretteki cennet için kullanılmıştır. Geri kalan kısmı ise yeryüzünde bir bahçe anlamına gelmektedir. Gerek bu anolojiyi yapanlar gerekse ölümden sonra müttakilere vadedilen cennetle Adem’in cennetini mukayese edenler onun yeryüzünde, hatta Adem’in yaşadığı yerin adı olduğunu savunmuşlardır. Nitekim söz konusu cennetin dünyada olduğunu savunanlar şu maddelerle ifadeye çalışıyorlar:

    1-Adem’in halife tayin edilmesi yeryüzünde olmuştur.

    2-Allah’ın Adem’ i yaratıp sonra semaya çektiğine dair bir haber yoktur.

    3-Ahiretteki cennete Şeytan’ın girmesi veya orada olması düşünülemez.

    4-Ahiretteki cennette yasak söz konusu değildir.

    5-Ahiretteki cennette herhangi bir yükümlülük yoktur, teklifi bir yer değildir.

    6-Ahiretteki cennette emre itaatsizlik söz konusu değildir.

    7-Ahiretteki cennette zaten ebedilik vardır. Ayrıca ölümsüzlük aranmaz.

    8-Ahiretteki cennette, yalan, vesvese, aldatma ve isyan yoktur.

    9-Ahiretteki cennete girenlerin herhangi bir şekilde oradan çıkmaları söz konusu değildir.

    Adem’e ve eşine verilen “Ey Adem sen ve eşin Cennette oturun” (Bakara, 2/35) emri zaten Adem ve eşinin orada olduğunu gösterir. Yani dışarıdan oraya girmedikleri, orada oldukları ve oturmaya devam etmeleri gerektiği anlamına gelir.

    Bütün bu hallerde belirtilen sebeplerden dolayı Adem’in cennetinin Ahirette gidilecek cennet olmadığı ve onun yeryüzünde bir bahçe olduğu anlaşılmaktadır.

    Adem’in cennetinde de her türlü nimetin var olduğu hatta çeşitli sıkıntılardan ve problemlerden emin olduğunu şu ayetlerden anlıyoruz:

    إن لك أن لا تجوع فيها ولا تعرى وأنك لا تظمأ فيها ولا تضحى

    (Tâhâ, 20/118, 119)

    “Muhakkak ki senin için orada acıkmak, çıplak kalmak, susamak ve güneşten yanmak diye bir şey yoktur.”

    Ayrıca Adem, bulunduğu cennette ölümsüz olmayı da arıyordu. Nitekim şu ayette görüleceği gibi şeytan Adem’in bu düşüncesinin gerçekleşmesine yardımcı olmak bahanesiyle telkinde bulunuyor:

    فوسوس إليه الشيطان قال يا آدم هل أدلك على شجرة الخلد

    وملك لا يبلى

    (Taha, 20/120)

    “Şeytan ona vesvese verdi. “Ey Adem, sana ölümsüzlük ağacını ve çökmeyen saltanatı, göstereyim mi? dedi.”

    Ayrıca görülüyor ki Şeytan da içeride istediği gibi dolaşıp, rahat bir şekilde faaliyetlerini sürdürmektedir.

    فوسوس لهما الشيطان ليبدي لهما ما ووري عنهما من سوآتهما وقال ما نهاكما ربكما عن هذه الشجرة إلا أن تكونا ملكين أو تكونا من الخالدين وقاسمهما إني لكما لمن الناصحين فدلاهما بغرور فلما ذاقا الشجرة بدت لهما سوآتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنة وناداهما ربهما ألم أنهكما عن تلكما الشجرة وأقل لكما إن الشيطان لكما عدو مبين

    (A‘raf, 7/20-22)

    “Şeytan kendilerine gizli olan çirkinliklerini ortaya çıkarmak için ikisine de vesvese verdi ve “Rabbiniz size bu ağacı, ancak melek olmayasınız veya ebediyyen kalanlardan olmayasınız diye yasakladı.” dedi ve “Elbette ben sizin hayrınızı isteyenlerdenim” diye her ikisine de yemin etti. Şeytan o ikisini hataya düşürdü ne zaman ağacı tattılar, ikisinin de çirkinlikleri ortaya çıktı. Bunun üzerine her ikisi de cennet yaprağıyla üzerlerini kapatmaya başladı. Rableri kendilerine; “Ben sizin ikinize de şu ağacı yasaklamamış mıydım ve Şeytan her ikinizin de apaçık bir düşmanıdır dememiş miydim.” diye seslendi.

    Bütün bu ifadeler Adem’in cennetinin ölümden sonraki cennetle doğrudan bir alakası olmadığı arzda bir yer olacağı fikrini kuvvetlendirmektedir.

    Ayrıca Adem’in cennette ölümsüzlük araması, ölümü daha önce tanıdığı anlamına gelir ki; bu da Adem’in ilk insan olmadığı konusunda bize bir fikir verir. Zira Adem ilk insan olsaydı, ölümü görmeden ölüm ve ölümsüzlük hakkında bir bilgiye sahip olmadan nasıl ölümsüzlük teklifinin peşine düşerdi

    Adem’in cennetinin yeryüzünde olduğunu savunanların başında İbn Abbas, Vehb b. Mühebbih, Süfyan b. Uyeyne, Ebu Hanife ve arkadaşları, İbn Kuteybe, Ebu Müslim el-İsfehani gibi meşhurlar gelmektedir. (İbn Kayyim, Hâdi, s. 2 5 vd.)

  281. cenk din senin hevana uymaz sen dine uyacaksın yada uymayacaksın….cenk namaz duasında bile ehlibeyte salat ı selam gönderiyorsun bunudamı akletmiyorsun nedir hikmeti diye….cenk gadir hum olayını yalanlayamazzın çünkü hem sünni hem şia tüm görüşten insanlığın ortak kabul ettikleri en güçlü kaynaklarda belirtilmektedir.aç araştır oku…..cenk ve ani bilim:anlayamıyorsanız ziyanı yok nede olsa islam dininde kişinin imanının mesuliyeti aklıyla orantılıdır……..cenk ehlibeyte uymak ALLAH CC yle arana aracı sokmak değildir.ehlibeyte uymak nedir biliyormusun şimdi iyi anla:(hristiyanlık ta isa tanrının beden almış halidir tanrının ruhunun asli bir parçası ve onun oğludur.isa dünyadan çekildikten sonra onun yeryüzündeki temsilcisi şu anda hala var olan papa lık sistemidir.ancak buda bir messep in görüşüdür hristiyanlıkta çok farklı radikal mesepler görüşlerde vardır.ancak bize göre yani müslümanlığa göre bu anlayış deforme tahrif edilmiş incilin sapırılmış ayetlerinin neticesi olarak yanlış bir anlayışın neticeleridir.islamiyete göre ve ehlibeyt yani peygamber anlatımına göre hristiyanlık tamda kuran da anlatıldığı gibidir.bu nedenle ehli beyt ihristiyan anlayışıyla karıştırman senin gibi düşünenlerin nekadar bu konuların cahili olduğunuzu gösteriyor…..bak cenk bugüne kadarki kafanda oluşmuş düşünceleri birtarafa bırakıp yeniden tertemiz bir sayfa açıp yeniden araştırıp anlamaya çalışmak senin için çoooook zor ama başarabilirsen aynı benim gibi araştırmaktan sıkılmaz ve korkmazsan araştır….benim uslubumu beyenmiyorsnuz ama çok kızmamın sonucudur bu….çünkü ben çok sizin gibi düşünenlerle konuşup gerçekleri öğrenmesine vesile oldum ama siz birtürlü anlayamıyorsunuz sabit fikirlisiniz.ben sizlere neçül belaga yı okuyun gadir hum olayını kaynaklarıyla verdim size okuyun en azında you tubede imam ali rıza yazın onun hristiyanları musevileri ve ateistleri nasıl tarumar ettiyini izle duy görde ona göre bir öngörünüz olsun ama hem anlama araştırma zahmetine girmeyip hemde bu dini bilgilerin hangi düzenbaz kaynaktan geliyini bilmeden kendine fikir rehberi edinmişsiniz….cenk ehlibeyt peygamberimizin ailesidir torunlarıdır bu insanlar peygambere alternatif değil aksine kendine bir çıkar sağlamak için dine bidat katanların aksine canları pahasına kuran ı kerime göre yaşayıp peygamberin geleneyini adetini yani sünnetini en doğru halis şekilde icra eden kişilerdir işte bu doğru yolun peygamber yolunun yolcularına uymak onları allah cc ve peygamberimizin aracısı yapmak değil buna onlarda karşılar.bizler o tertemiz yolun düzgün insanlarının gittiyi yoldan gittiyimiz takdirde yanlışa bozuk yola sapmayız….bindörtyüz yıl ın ardında hangi görüşlere dayanarak peygamberi anlayacaksın cenk ???kur an ı okudun şimdi yaşamını iyi bir mümin olarak yaşamak istiyorsun farzlarını sünnetlerini hangi kaynağa dayanarak kimin görüşlerine katılarak beenimseyeceksin cenk?????yezit inmi?? yoksa hz hasanı kandıran anlaşma yapan sonra anlaşmayı yırtan muaviyeye mi katılacaksın.????yoksa peygamberimizin kimseyi kayırmayın ayrımcılık yapmayın mal biriktirmeyin demesine karşı peygamberimizin üzerindeki hırkasını bile başkaına verdiyini bildiyine karşı mal mülk biriktiren ve tüm akrabalarını vali tayin edip sünnete aykırı davranan hz osmanmı?????yoksa hz ömeri hz matımanın evine gönderip baskın yaptırıp hamile olan hz fatımanın bebeyini düşmesine ve kaburgasının kırılmasına sebep olan sonrada kaburgası iyleşmediyi için açılar içinde geçirdiyi altı ay sora ölen hz fatımanın katilleri ebu bekir ve osmanmı..???yani cenk bugünlere gelen bilgileri kimlerden öyreneceyini bilmen doğruları öyrenip sonrasıda doğru kaynaktan islamı öyrenmen gerek.ehlibeyt sadece islamı islam kaynağını geçmişi ve ve peygamberimizin uygulamalarını bugünlere nakleden tek temiz doğru bir yoldur….bunuda böyle bil.her kur an okuyan ALLAH ını tanır bilir anlar allahın dinini ve emirlerini dosdoğru anlayan peygamberdir peygamberi en doğru anlayan ve bugünlere peygamberimize ışık tutanda peygamberin ev halkıdır çünkü onlar riyasızdır.temizdir………….!!!

    • Mahmut Akar dedi:

      Sn. Ayhan Bey
      Peygamber oğlu olmak veya onun soyundan gelmenin Allah katın da ne gibi bir avantajı olabilir?
      Hz. Nuh un oğlu müslüman mı idi yoksa inkar eden bir kafir mi?

      Senin korunmuşluk hakkında bir fikrin var mı acaba?
      Günümüze kadar korunmuş olan yegane Kitap hangisidir?
      Ya ahiret günü sual olunup asıl imtihan sorularının çıkacağı kitap hangisi olabilir?

      Hucurat 13-Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler şeklinde kıldık. Hiç şüphesiz, Allah katında sizin en üstün kerim olanınız, takvaca en ileride olanınızdır. Hiç şüphe yok Allah, bilendir, haber alandır.

      Bakınız Rabbimiz ayetin de ne diyor?
      Çeşitli kabileler halinde kılındığımızı vurguluyor ve üstünlüğün takva ile olabileceğini bildiriyor

  282. bu şekilde anlatılan islam mide bulandırıyor. ayhan bu anlattıklarından dolayı ben islamdan koparsam günahı senin vallaha. eğer bu anlattıklarınla islam olacaksa insan ben bu yolda yokum. ben yoksam sucunuda sana fatura ediyorum. bukadar dogru yolda isen benim de günahıma sevaplarınla şafaat edersin nede olsa ehli beytin sevgilisini ehli beyt kırmaz diye düşünüyorum. ayhanın anlattıgı şekilde ki islamı kabul etmiyorum. hiristiyanlıktaki gibi işin içine aracı sokuluyorsa hiristiyanlık sizin anlattıgınız dinden daha güzel medeni düzgün. bu tebliğ ile beni bile dinden uzaklaştırıyorsan cahillerin vay haline diyerek ben yine kimsenin yoluna sapmadan Allah yolundan bir hikmet ümit ediyorum. senden gelecek hayır sanırım niyeti bozuk ki Rabbim senin hayrını şerre çeviriyor bir düşün istersen.

  283. peygamber sünnetini olduğu gibi yaşayan ve yaşatan onun ehli beytidir.buda tüm gelecekteki insanlara örnektir.yukarıdaki gadir hum olayını nakledenler hem ehlibeyt hem ehli sünnet alimlerinin ulemasının ve imamlarının ortak görüşüdür hal böyleyken kaynaklar açıkken şimdi sen ne dersen de gerçekler ortada.bide bırak çaferi hanifi falan meseplere sataşmayı ehlibeyt yolu gerçek islam yoludur bu yol meseple izah edilemez bizzat ana gerçek haliz islam kuran peygamber yoludur…!

  284. anti bilim bana türk dil kurumundan falan adres göstererek açıklama yapmaya çalışırken sadece rezil oluyorsun zaten türk dil kurumunun son yıllardaki rezilliklerinide göremiyorsan sende o kervanda önündekinin kıçına bakan devesin.

  285. Gadir biatı, şüphesiz İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Hz. Muhammed daha önceleri bir çok defa farklı mekanlarda Hz. Ali’nin yüceliğini ve faziletlerini vurgulamış hatta bu amaçla üç özel toplantı düzenlemiştir. Bu toplantılarda Hz. Peygamber, Hz. Ali’nin kendisinin vekili, kefili, varisi, kendinden sonraki halifesi, borcunun ve alacaklarının adresi olduğunu bildirmiş, ona bu kabul ile biat edilmesini istemişti. Birbiri ardına yapılan bu toplantılarda hazır bulunanlar, Hz. Muhammed’in direktifiyle Hz. Ali’nin dinen üstünlüğünü tanımış, müminlerin emiri, Allah’ın velisi ve resulünün vasisi olduğu ikrarında bulunmuş ve bu yönde ona biat etmişlerdir. Dar-ı Hayzaren, Rıdvan teht-el şecere ve Ümmü Seleme (evinde yapıldığından onun adıyla anılır) diye adlandırılan bu üç biattan Rıdvan Biatında ikrar edenler hakkında ayet inmiş Allah-ü Teala’nın onlardan razı olduğu müjdelenmiştir. (Ağacın altında sana biat ederlerken, Allah, o müminlerden razı olmuştur. Feth–18)
    Ancak bu üç biatın bir ortak özelliği de Peygamber’e yakın sınırlı sayıdaki kişiler huzurunda yapılmış olmasıydı.
    Hz. Ali’nin İslam dininin gelişimine ve yerleşimine olan katkıları hiç kimse tarafından inkâr edilemeyecek kadar sarih ve parlaktır. Ancak şunu özellikle belirtelim ki, müşriklerle yapılan savaşların istisnasız tümü Hz. Ali’nin kahramanlığı, savaşlardaki şecaat ve korkusuzluğu sayesinde kazanılmıştır. (Dönemin parlak isimleri Ebubekir, Ömer ve Osman’ın savaş meydanından kaçtıkları bizatihi Sünni tarihçiler diliyle kaydedilmiştir (1) .)
    Hicretin onuncu yılı 632’de Hz. Muhammed, artık yeryüzündeki vazifesinin tamama ermek üzere olduğunu ve son haccını ifa edeceğini ilan etmiş, isteyenin bu farzı kendisiyle yerine getirebileceğini bildirmiştir. Bunun üzerine dönemin İslami kabul etmiş tüm toplumlarından onbinlerce kişi Beytullah’ta Peygamberle tavaf etmek üzere Mekke’de toplandı. 10 Zilhicce’de kurbanlarını kesen Müslüman cemaat, hac gereklerini yerine getirdikten sonra Medine’ye yönelen Peygamberlerinin ardından kafileler şeklinde Mekke’den ayrıldı. Zilhicce’nin 18’i Cuma günü Cufe GADİR-HUMM denen yere vardıklarında, tehditkâr bir üslup içeren ve Maide suresinin 67. ayetinde yer alan ilahi emir Hz. Peygamber’e iletildi: YA EYYÜHEL-RESULÜ BELLİĞ. Diye başlayan ‘’Ey Resul! Sana Rabbinden indirileni (emri) tebliğ et, eğer yapmazsan Peygamberlik vazifeni yerine getirmemiş sayılacaksın, Allah seni insanlardan (onların şerrinden) koruyacaktır.’’ mealindeki ayet üzerine Hz. Muhammed, ardından gelen yüz yirmi bine yakın kişinin yakınlaşıp kendi etrafında toplanmaları emrini verdi. Deve semerleri üst üste konarak bir tümsek oluşturuldu ve Hz. Muhammed bunun üzerine çıkarak ilahi bir emrin kendisine ulaştığını ve bunu kendilerine iletmekle muvazzaf kılındığını bildirdikten sonra hamd-ü sena getirip dedi ki; ’’ ey insanlar! ,benim Allah tarafından çağrılıp icabet etmem yakındır ve ben sizin aranızda iki ‘’değer’’(ağırlık) bırakıyorum. Bunlardan biri Allah’ın kitabıdır, o bir vesiledir ki bir tarafı yüce Allah’ın elinde diğer tarafı sizin elinizdedir; o halde ona sımsıkı sarılın. Diğeri ise itretim ehlibeytimdir, Ehlibeytim hakkında size Allah’ı hatırlatırım. Kur’an ve Ehlibeyt birdir, ayrılmazlar ’’ Sonra Hz. Ali’den, faziletlerinden, onun hakkında inen ayetlerden bahsetti ve dedi ki; “Ey insanlar! Ben size kendi nefsinizden daha evla(aziz) değil miyim? ” Onlar; “Evet, evlasın” dediler. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.” “Allah’ım, onu seveni sev, ona düşman olana düşman ol, ona yardım edene yardım et, onu yalnız bırakanı yalnız bırak.” (Bu olay Gadir biatını kabul etmeyen Sünni Müslümanların üstat kabul ettikleri kendi din ulemalarının kitaplarında ufak telaffuz farkıyla ama bu şekilde zikredilmiştir(2)) ’’ Ali benim vasimdir, vekilimdir, kefilimdir, halifemdir, varisimdir, Ali bendendir, ben Ali’denim. Her kim onu severse beni ve dolayısıyla Allah’ı sevmiştir, her kim ona kin duyar, düşman olursa benim de yüce Allah’ın da düşmanıdır.’’Orada hazır bulunan bütün ümmete şöyle buyurdu: “Ali’ye biat edin; zira ben Allah-u Teala tarafından sizden Ali için biat almakla görevlendirildim.” Biat devam ederken Hz. Muhammed şu ayeti kerimeyi okudu:’’ Sana biat edenler, Allah’a da biat etmektedirler, her kim ahdini bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur; her kim Allah ile olan ahdine vefa gösterirse, Allah ona büyük mükâfat verecektir.’’ (Feth–10) O gün Ali’ye ilk biat eden, Ömer, sonra Ebu Bekir, sonra Osman, sonra Talha, sonra Zübeyr idi. Orada tam üç gün boyunca Ali’ye biat ettiler. “Hatta Ömer bin Hattab, Hz. Ali’nin elinden tutarak: ”Ne mutlu sana ya Ali, benim ve her mümin ve müminenin mevlası oldun’’ demiştir. Biat ve tebrik merasimi bittikten sonra Hz. Muhammed’e dinin kemale erdiğini müjdeleyen tekmil ayeti indirildi: ’’Bu gün dininizi kâmil kılıp size olan nimetimi tamamladım ve sizler için din olarak islama razı oldum’’ (Maide–3) Burada üzerinde durulması ve vurgulanması gereken en önemli husus İslam’ın ancak ve ancak Hz. Ali’nin velayetiyle kemale erdiği gerçeğidir. Çünkü yirmi üç yıl süren risalet süresince islamın, Kelime-i Şahadet, namaz, oruç, zekât, hac, cihat gibi farz kılınan şartları yerleşmiş ve din organize olmuş olmasına rağmen Allah-ü Teala, Gadir biatına kadar dinin kemale erdiğini müjdelememiştir.
    Büyük Sünni ulema Mir Seyyid Hemedani eş-Şafii “Meveddet’ul- Kurba” kitabının 5. Mevedde’sinde şöyle yazıyor: “Birçok sahabe farklı mekânlarda Ömer’den şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: “Resulullah (s.a.v) Ali’yi toplumun önderi kıldı.” Ömer devamla şöyle diyor: O anda güzel yüzlü ve güzel kokulu bir genç yanımda oturmuştu, bana şöyle dedi: “Peygamber-i Ekrem (s.a.v) öyle bir akit yaptı ki, o akdi münafıktan başka bir kimse bozamaz; öyleyse o akdi bozmaktan sakın.” Bu olaydan sonra Resulullah (s.a.v) ‘in yanına giderek şöyle dedim: “Sen Ali (a.s) hakkında konuşurken yanımda oturan ve güzel kokulu bir genç bana şöyle şöyle dedi. Peygamber-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu: “O, Âdemoğullarından değildi; o Cebrail idi ve Ali hakkında söylediklerimi size pekiştirmek istiyordu.” (P.G.-Seyyid M.Murtaza) Hz. Muhammed, Gadir biatının üzerinden üç ayı bulmadan Tanrısına kavuşur kavuşmaz daha cenazesi yıkanmadan Ebubekir, Ömer, Osman, Talha, Ebu Ubeyde ve yakın çevreleri, Gadir günü verdikleri ahdi bozup kendi aralarında bir oldubittiyle Ebubekir’e biat edip onu halife seçtiler. Bunu onaylamayanlardan da tehdit ve kılıç zoruyla biat aldılar. Bu sırada Hz. Ali, Hz. Muhammed’in yıkanması ve kefenlenmesiyle meşguldü. Bu konuların detaylarını başka bir yazımıza bırakıp şu tarihi tespiti vurgulamak konunun esası bakımından önemlidir: Evet, tüm tarih ulemasının ittifakıyla onlar ahitlerini bozdular. Oysa Allah-u Teala Kur’an’da ahitlerini bozanları’’ Ahitleştiğiniz zaman Allah’ın ahdini yerine getirin, (…) yeminlerinizi bozmayın’’ diye uyarmakta aksini yapanlara elim bir azap müjdelemektedir. Bunun yanında Peygamber’in vasiyetine ve emrine aykırı davranmış oldular ki Kur’an, Nur-63’te ‘’Peygamberin emrine aykırı davrananlar (…) kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar’’ demektedir. Peygamber Ali (k.v) ‘nin hilafetini ve velayetini emretti, ancak onlar bunu önemsemeyip Ebubekir’i halife seçtiler ve bu eylemleriyle ilahi emre karşı geldiler: ’’Peygamber’in emirlerini uygulayın, size yasakladıklarından sakının’’ (Haşr–7) .

    (1) Hafız Ebu Naim Isfahanı, Hilye tül-evliya1/62 M. Bin Talha Eşşafii, Metalibüs-süül–40 M. Bin Yusuf Genci Eşşafii, Kifayet’uTalib-14b. Buhari, Sahih–2/100 (2) Müsned-i Ahmed Bin Hanbel 4/ 281–372 İmam Nesai, Hesais–21 Hafız Ebu Naim İsfahani, “Ma Nezele Min’el- Kur’ân’i fi Ali’yyin” ve Hilyet’ul- Evliya’da. Muhammed bin İsmail Buhari, Tarih c. 1, s. 375’de. Müslim bin Haccac Nişaburi, “Sahih” c. 2, s. 325’de. Ebu Davud Secistani, Sünen’de. Muhammed bin İsa Tirmizi, “Sünen”de. Hafız bin Ukde, “Kitab’ul- Velayet”de. İbn-i Kesir-i Şafii Dimaşki, Tarih’inde. Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed Gazali, “Sırr’ul- Alemin”de. İbn-i Abdulbirr, “İstiab”da. Muhammed bin Talha eş-Şafii, “Metalib’us- Seul

  286. cahil olma anti bilim gadir hum olayını oku.

  287. Bilim bilim ne güzel bilim. böyle bir araştırmacı bir zahir ne güzel. bana demişsin ki adem ile ilgili tek cümle peygamberimizin veda hütbesi. şimdi kurana insan okuyor diye bakalım. kaynak olarakta kuran.net internet sitesinde diyanet çevirisi havva yazdıgında sana sadece tek bir ayet çıkacaktır karşına ve bu ayet te havva kelimesi parantez içersinde geçer. genelde adem ile ilgili aratma yaparsan eğer karşına adem ve adem oglu ile ilgili bir sürü ayet çıkar ve bu ayetlerin geneline bakıp okursan eğer karşına şöyle bir mana çıkacaktır. eğer kuran kelamını bir bayan okuyorsa normal olarak adem kendisi olacak eşi diye sıfat edilen ise karşı cinsi olacaktır. kuran ayrıca bayanlara hitaben de ayetlerle bilgi vermiştir. fakat adem safhasından bakarsak adem ismini erkek ismi gibi düşünmek ve bakmak hatalı olacaktır. adem arapca mana olarak insan anlamı taşımaktadır eğer aksi bir bilgin varsa paylaşırsan sevinirim. kuranda cennet ehli için geçen ayetlerde orada ya laik olanlara huriler verileceği ve bu hurilerin insanlardan farklı bir varlık oldugu ama insanlara yakınlık olarak çok yakın ve çok güzel varlıklar oldugu bahsi geçer ama asla cinsiyet faslı geçmez yani insan ırkını cennette cinsiyetlere ayırmamıştır. kadın da erkekte eşittir fakat kadını zayıf yarattıgını belirterek ruhani olarak değil sadece bedeni olarak zayıf yarattıgını ve bundan dolayı da zaaflarının oldugundan bahsi geçer fakat genel insana bakılıncada sizleri unutkan yarattık tez canlı yarattık diye insanda olan hataların genelinden bahseder. bilim bilim dersek Allahın kelamından farklı olmamalı diye düşünüyorum ki eğer incelersen dünyada hayatın başlama evrelerine demir madeni olmadan bir canlılık başlaması mümkün olmayacak demir suresinde belirtildiği gibi gökten bizlere lazım olacak diye tasarlanmış bir oluşumdan bahseder. ve rahmanı ölü topraklara yolladım ve canlılık çifter çifter topraktan bitmiştir diyerek şu anki verilere bakarak kıyasladıgımızda ölü toprak su ile yeşerip bir çok canlıya ev sahipliği yapmaktadır ve hepsinin var oluş yerleri toprak ve yok oldugunda varacakları yer toprak olmuştur burada bizlere insanlara verilen ayrıca bir emanet vardır insan olmanın özellikleri içersinde Allahın nurundan can verilmesidir. ve ayetlerde sonunda dönüş bana olacaktır der. ve ayetlere biraz farklı bir pencereden bakarsanda göreceksin ki meleklerle olan sohbetin ayeti vardır ben ademi halife kılacam derken yani insanı halife kılacam yer yüzüne derken melekler kan göz yaşı döken varlıkları mı yeryüzüne halefin kılacaksın diye sitem ederler ki şeytan kibrinden dolayı büyüklük taslamasından dolayı insanın temsil ettiği büyük gücü düşünemeyerek insanın önünde secde etmemiş ve kibrinden dolayı da aşagıların aşagısına gönderilmiştir. insanın taşıdıgı ruhun sahibi ayetlerinde beni aramayın der ben size şah damarınızdan daha yakınım der isimlerine bakıldıgında zahirim der batınım der zahir görünen alemidir batını kalplerde saklı olan şah damarından daha yakın olan yerdedir. zaten kuran mucizisi ise diğer dinlerden farklı olması peygamberimizin nurlu kalbine vayh etmesidir. ve miraç olayı ile kalbinde kalan kırıntılarında temizlenerek peygamberlik görevinin tüm mertebesini geçip ümmi peygamber olmasıdır. denildiği gibi hiristiyanların beklediği mehti cocuklarının adı gibi bildikleri Hz muhammettir. kendisinin bedenine değilde kalbinde taşıdıgı nurdan dolayı ismini zikretmemiz ve zatına saygı duymamız hepsi Allahtandır. yoksa toprak parçasının emanetine kimsenin hürmeti yoktur. kimsede Allahtan başka kimseye secde edilmiyeceğini bilir. benim meselem ise cenk ettiğim konu ise heryerden bizi kuşatmış olan Allahın kalkıp bir robot imalatcısı gibi mustafa ile ayşeyi imal edip sonra bundan üreyen milyarlar sağladıgına inanmadıgımdandır. Ama böyle de yapmış olsa bu da ayrı bir mucizedir çünkü iki kişiden üreyen canlıların bu şekilde ümmetlere ayrılmış olması onun teklik kavramının göstergesidir her kim olursan ol yine gel diyen mevlanın dediği gibi hepimiz kardeşiz… Fakat burada ince bir nokta var kardeş kardeş ile evlenmez diye bir ayrım var yani yakın akraba evliliğine yasak var. yani herşeyi en başta nizamına göre düzene yerleştiren allah ilerki aşamalarda bu eksikliği bir ayet ile düzeltecek bir sisteme sahip olmamalı daha büyük daha ilmi daha gerçekci bir yaratılış ile bu hale gelmiş olmamız gerekli diye düşünüyorum. eğer ademi insan olarak kabul eder ve topraktan insanların oluşması hiç bir şekilde şu an ki bilimsel verilere ters düşmüyor. ama uzaydan ayşe mehmet gelmiş dünyaya yayılmış hikayesi gibi bakıldıgında bu hikayenin cahil topluma verdiği imaj yakın akraba ile adem havva ve cocukları evlenmiş Allah onları affetmiş bizide affeder diye düşünerek bu tür çirkin davranışlara girmek için kendilerine fetva vermektedirler. mesela adem havva değil benim için içinde saklı olan çirkin niyetlerin çirkin davranışların kılıfı olmasıdır. dediğin gibi farklı bir pencereden bakıldıgında bu çirkin davranışın yine insanların ayetlere farklı pencereden bakıp sonra bu pencereyi dogru gibi kabul edip sonra çevresindekilere ikna etmesidir. eğer bilim olarak bilimsel olarak bana kaynaklarını belirtmek şartı ile verileri gösterip benim bakışıma bakış katarsan sana sadece Allah razı olsun derim. ve araştırmalarında da başarılar dilerim.
    saygılarımla..

  288. Ayhan kişisi (üslubum seninkine karşılıktır) yukarıda veda hutbesinden alıntıladığım seninde bilgisizliğini cevabında sergilediğin. Ehlibeyt ve Peygamber sünnetinin ayın şey olmadığını açıklayacağım umarımki anlarsın. kaynak sözlük ve bilumum internet ortamı.

    **Ehlibeyt peygamerin eve ahalisi demektir.
    **Sünnet kişinin hayatı boyunca yaşayışı ile sergilediği davranış bütünüdür.

    demekki neymiş biri hane halkı diğeri, yaşam tarzı..
    ___________________

    Buda sözlük ifadesi nede olsa benimkine inanmazsın… Kaynak TÜRK DİL KURUMU

    ***Sünnet: Bir İslam dini terimi. İslam peygamberi Hz. Muhammed’in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları fiil ve takrirlerine verilen ad. İslam hukukunda kaynak olma açısından Kur’an’dan sonra gelmektedir.

    Sahabiler, Kur’anı ezberledikten sonra, peygamberin söz ve fiillerini de ezberlediler ve yazdılar. Sünnet, Kuran’ın öncelikli bir tefsiri olduğu gibi, bütün İslam dünyasında İslam yaşayışının ana ilkelerini belirleyen bir geleneği kapsadı. Sünneti müekkede peygamberin devamlı yaptığı, sünneti gayri müekkede ise ara sıra yaptığı işlerin adıdır.

    Kuran, Müslümanlara en güzel örnek olarak peygamberi gösterdiği için peygamberin her davranışı Müslümanlara yaşarken örnek .

    ***********************

    *** Ehli Beyt deki, ehl ile ahali aynı köktendir. Kişiler demektir. Beyt ise ev demektir. Yani ev ahalisi manasına gelir. İslam dininin son peygamberi Muhammed’in ev ahalisi için kullanılan bir terimdir.Hazreti Muhammet’in Ehli Beyt’i Kuran’da şu şekilde geçer:

    Kuran’da hitap edilen Ehli Beyt Muhammed’in hanımlarıdır. Ancak birçok hadiste aynı evi paylaşmamalarına rağmen Ali, Fatma, Hasan ve Hüseyin’in de Ehli Beyt’ten olduğu yazılmaktadır. Hz. Muhammed, Selman-ı Farisi için dahi O benim Ehli Beyt’imdendir diyerek onu yüceltmiştir.

    Fakat tüm inancını Ali ve onun soyundan gelenleri önemseyen Aleviler ve Caferiler, Zeydiler, İsmailililer, Nusayriler Kuran’daki açık ayete rağmen sadece Ali’nin ailesini Ehli Beyt’ten saymışlardır.

    Ehlibeyt Alevilik ve Şiiliğin Caferilik geniş kavram olarak 12 İmamları kapsar:

    Ali bin Ebu Talib (Ebu Talip Oğlu Ali)
    Hasan bin Ali (Serifan) (Ali Oğlu Hasan)
    Hüseyin bin Ali (Seyyidan) (Ali Oğlu Hüseyin)
    Zeynel Abidin
    Muhammed el-Bakır
    Cafer-i Sadık
    Musa-i Kazım
    Ali Rıza
    Muhammed Taki
    Ali Naki
    Hasan-ul Askeri
    Muhammed Mehdi

    ***********************Habire bahsettiğin Oniki küsür imamda bunlar olmalı. Ben ehlibeyt olarak kuranda çizilen sınırdan ötesini tanımıyorum. (Hz. Fatıma ve aileside içindedir.) Yukarda bahsedilen mezheplerede dahil değilim. Namazda ehlibeyte dua ettiğimizi söylüyorsun. Burdada şaşırmışsın. Salli ve barik surelerini söylüyorsan her ikisindede Peygamber ve ümmetine Hz. ibrahim ve ümmetine rahmet ettiğin gibi rahmet et denir. Beni cahillikle suçlayan kişi velevki ordaki ali sözünü sen Hz. Ali zannetmişsin. Alakası yoktur ali arapcada yüce-ulu anlamına gelir. Bir çeşit sıfattır. Bak aynı pencereden bakıp ne kadar farklı şeyler görüyoruz. Beni üzen farklı düşünmen değil uslubun. Hayatta en sevdiğim ve düstur edindiğim söz. “insan düşüncelerine nokta konmamalı” sözüdür. İnsan düşündüğü sürece vardır, ve rahmana ulaşır.

    Birde beni hemcinsin sanmışsın. Yanılmışsın.

    Din kardeşim olduğun için yinede sana selametle kal diyeceğim.

  289. bende ilk dafa duyuyorum daha önce hiçbir yerde duymadım ve araştırmadım ama şimdi cook memnunum

  290. herkesi aydınlatacak bilgi sizlerle paylaşyorum
    adem ile havva insanları topraktan çamurdan yaptılar güzel olanları havva yeraltında sakladı diyerlerini yeryüzünde bıraktı adem diyerlerini havvaya sordu nerdeler diye oda bilmiyorum belkideyerin altına geçtiler demiş oda demiş inşallah yerin altındakalırlar hep bu yüzden lanetlenip şeytan olurlar ve hep yerin altında olurlar havva böyle bir ihaneti yapınca oda hepsini lanetledi

  291. bensiz

  292. buna ben katılmıyom çünkü bunu yazan gerçek kitaptan yazmadığını beyan ederim tşkkr

  293. Size iki emânet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. Bu emânetler, Allah’ın kitabı Kur’ân ve O’nun Peygamberinin sünnetidir. ”((kendine bilim adını takan ancak bilimin b sini bilmeyen zat,yukarıda veda hutbesinden alıntıladığın ,size iki emanet bırakıyorum biri kuran diğeri ehlibeyt tir.demiştir ))bak kardeş yazdıklarını okudum bilgi sahibi olduğun belli, ancak bu anlattıklarının kaynağı ne nereden biliyorsun bunları??bak yezit hz hüseyinin kesik başını önüne koymuş elindeki deynekle peygamberin cennetin efendisi dediyi hz hüseyinin burnuna kulaklarıyla övünüyor biryandanda şöyle mırıldanıyordu ;bedirdeki atalarım bunu görse benimle grur duyardı.bu sözleri üzerine orada bulunan sahabe ve ehlibeyt kadınları bu sözleri asla unutmamış ve bugünlere gelmiştir.yani yezit ve muaviye ebu sufyan soyundandır ve en büyük islam düşmanlarıdır ancak iktidar için müslümanlığı takiyye olarak kullanmışlardır.emeviler dine bidat sokan hilafetide adeta kendilerine koruyucu zırh kalkan olarak bir gömlekgibi giymişlerdir muaviyenin hz hasana yaptığı kalleşliyide oku araştır..şimdi sen bu okuduğum dediyin kendine kaynak olarak gördüklerin ehlibeyt ve peygamber düşmanı emevilerin uydurdukları sahte kaynklardır gerçek kaynak ehlibeytten alınır çünkü peygamber tarafından bizlere ehlibeyt rehber olarak gösterilmiştir.ayrıca hz aliyle ilgili hadislere uydurma demişsin işte bu sözler emevi m halifelerinin ve yandaşlarının tarihin seyrini deşiştiren tutumlarının sonucudur.hz ömerin hadisleri toplatıp yaktırması..hz osmanın peygamber sünnetine aykırı olarak mal biriktirmesi ve akrabalarının tümünü vali tayin etmesi ya kardeşim bilmediyin şok şey var yalan tarihle bilgileneirsen anca bukadar olursun .benim ailem hanifi yani sünni.ama ben yıllardan beri gerçeyi arayış yolunda doğru yolun ehlibeyt yolu olduğunu gördüm.bakk atatürkün ne mutlu türküm ve fatihin ya istanbul beni alır ya be istanbulu sözleri nasıl tarihe kazınmışsa işte hz aliyle ilgili hadislerde tarihe kazınmıştır ayrıca okuuu bak en aykırı zıt fikirli ilim adamları din bilginlri bile bu hadisleri doğru kabul eder bunlara yalan demen senin ya bir inkarcı yada cahil yada nekadar yanlış kaynaklar okuduğunu sana itiraf etmek durumundayım..bak kardeşim ALLAH birdir hz muhammed onun kulu ve rasuludur kuranı kerim ALLAH cc nin kitabıdır doğru yoldan sapmamak için kur an oku ve peygamber sünnetini yani yaşantısını dünya görüşünü uygulamak takip etmek içinde yanlış yerlere eyilim göstermemek için peygamberin adres gösterdiyi ehlibeyt e uy.namazda bile ehlibeyte salat ediyorsun peygambermi bunu böyle yaptırdı ha??acaba ne demek istiyor yoksa ALLAH cc mi böyle istedi sen hiç düşünmezmisin.akıllı ol bay anti bilim caferi olmak zorunda deyilsin mehdiye inanmak zorunda değilsin ancah bir ehlibeyt gerçeyi var.bunu anlaman gerek.sen buzamana kadar olan yaşanmışlıkta kuran oku ve ehlibeyt e uy sonra neler olacağını ALLAH bilir .

  294. Sevgili Ayhan
    Bu linkten bahsettiğin sözüm ona hadislerin uydurma olduğunu okuyabilirsin,

    uydurhttp://www.islah.de/sunnet/sun00002.pdf

    ama büyük ihtimalle inanmayacaksın, benim bunların sahih hadis olduğuna inamadığım gibi. Elden bişey gelmez.

    Mezhebin ne bilemem ancak ben peygamber sevgisiyle ehlibeyt sevgisini yanyana getirmiyorum (bu ehlibeyti sevmediğim anlamına gelmez). Allah ve beni ona ulaştıran yolda rehberim olan peygamber sevgisini hiçbirşeyle kıyaslamam. Ehlibeyte gelince yaşamış ve ölmüşler, kiminin başına ibret alınacak felaketlerde gelmiş. Onların başına gelenler benim dinsel inançlarımla ilintilenemez. Yaşanan zülmün dinle en küçük alakası yoktur zaten olduğuna inansam dinden çıkardım, olanlar siyasal yönetimle ilgilidir…dediğim gibi peygamber kendisine verilen görevi tamamlamıştır. (bknz. Veda Hutbesi)

    Yukarda bahsettiğin zihniyette düşünenlerin sonu Hz. Ali’nin soyundan mehdi beklemeye gider. 3-5 yıl önce Türkiyede yaşayan caferilerin lideri televizyona çıkıp mehdinin çeşitli asırlarda yaşadığını Ali-Fatıma annemiz soyundan geldiğini kendileri tarafından titizlikle gizlendiğini zamanı gelince ortaya çıkıp islam adına savaşacağını söylemişti. üstelik ömrü bazen 150-300 yıl arasında olabiliyormuş, oldukça uzun yaşıyormuş :) bazende ölüp yeniden doğuyormuş, şimdide biryerlerde gizliyorlarmış. Bu insanlarda müslüman ve ehlibeyt sevgisiyle harman olduklarını söylüyorlar, şaşırmışlıklarının farkında değiller. Allah ıslah etsin..

    Başlık bununla alakalı değil ama Mehdi kavramına gelirsek: İslam öncesi bütün semavi dinlerin içinde olan peygamberimizi mehti yani kurtarıcı olarak niteleyen ayetler vardı. İncilde, Tevratta, zeburda olduğu Kurandada beyan edilmiştir.
    Mehdi: ahirzaman efendisi peygamberimizdir, kendisi son resuldur, Yahudi ve Hristiyanlar kitaplarında yazılanı söylüyordu ancak mehdi yani peygamberimiz gelince kabul etmek işlerine gelmedi hadi onları anlıyorumda bir müslümanın buna inanmasını anlayamıyorum. Kurtarıcı yani peygember gelmiş olmasına rağmen müslümanım diyenler bile mehdi bekler olmuşlar. Fırtınanın göbeğinde olupta fırtına olduğunu bilememe durumundalar.

    İslam adına bozulan hiçbirşey yok yeryüzünde, bunun olduğunu iddia etmek Peygamberimizi başarısızlıkla itham etmektir, kaldıki Mehdi gelip neyi düzeltecek, Kitabım dosdoğru yerinde duruyor, allahın sözlerini bozmaya şu tarihten sonrada kimsenin gücü yetmez. Bunu anlamak için Peygamberin veda hutbesini okumak yeterli.

    *** ” Sözümü iyi dinleyin, iyi belleyin. Rabbınız birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem’densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde SOY SOP ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR. Müslüman müslümanın kardeşidir.

    Size iki emânet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. Bu emânetler, Allah’ın kitabı Kur’ân ve O’nun Peygamberinin sünnetidir. ”

    Ayhan kardeşim, Kurana ve peygamber sünnetine sarıl, Hristiyan ve Musevilerin beklediği mehdiyi bekleme gafletine düşma. Ehlibeyt sevgisi elbetteki olmalı, Ancak Allah ve Peygember sevgisinin yanına şart koşulmamalı. Peygemberi sevipte onun ehlibeytini sevmemek mümkünmü? Büyük acılar yaşanmış kabul, oncak olan olmuştur. Herşey Allahın takdiridir, bunun kinini gütmek Allaha karşı gelmekten başka birşey değildir. Hem Allahın dediği olur diyeceksin, hemde olanın yasını-kinini yüzyıllarca güdeceksin. Bu müslümana yakışmaz.

    *******************

    Size olan nimetlerimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamı seçtim. [Maide 3]

    Allah hiçbirimizi islamdan ayırmasın…

    Selametle kalın
    __________________

    CENK veda hutbesindeki bu sözlere dikkatini çekerim. yukarıda 300 küsur yorumun özü iki satıra sığmış :)

    *** Rabbınız birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem’densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır.

  295. kadeşim bu yalan dediyiniz hadisler tüm meseplerin kabul ettiyi hadislrdir.ayrıca allah sevgisi başka ehlibeyt sevgisi başkadır.siz bu konuları anlayamıyorsunuz daha çok okumaya araştırmaya ihtiyacınız var.peygamberin sünnetini nasl anlayacaksın bu zamanda en doru tabi onun evlatlarının yoluna uyarak anlayıp yaşayacaksın.

  296. birde bu inanışla el etek öptürenler ve peşine takıp ben peygamber soyundanım diyenlerin yaptıkları ile islamiyeti kuranı kirletenler yüzünden de islam ilmi almak isteyip te sonra bu tür şeylerden dolayı islamdan uzaklaşan gençlerin halinden de sorumlu olur sanırım bu tür elleri ile kitap yazanlar birde onu 3 kuruşa satanlar var dimi. neyse bilim güzel yorumlamış ve bilim birde en parlak döneme islamı bizim dedelerimiz çıkarmış ki dedelerimizin kemiklerine bile saygısı yok bu insanların. bir düşünürsek bu araplara peygamber gelmiş ama yine islah olamamışlar türk kavmine gelmiş mevlanalar yunuslar yüceltmiş islamı göklere. şimdi yerlerde süründürmek isteyenlerle cenk etmemek mümkünmü 800 sene etmiş dedelerimiz yoksa unuttukmu istiklal marşındaki sözleri hakkıdır hakka tapan milletimindir istiklal sözünü ? hak allahtır Allaha tapan millet gitmiş mehtilerden şıhlardan ümit bekleyen cahillik gelmiş cehalet ile de cenk etmek lazım bilim ile bilimsellik asla kuran ile çelişmez izleyin bilimsel verileri belgeselleri derken insanları bunlardan uzak tutan zihniyet yasaklayan zihniyet elde edecekleri 3 kuruş para için insanları cehalet karanlıgına mahkum etmek istiyorlar ve bu karanlıktan çıkmak isteyenlerde Allahsız damgası ile sen müslüman olamazsın müslüman böyle söylemez diyerek hüküm vermeye kalkıyorlar. aman diyorum fatiha süresinde ki hüküm hikmet sahibi Allah dururken millet hüküm vermeye kalkıyor demek ki kalpten inanmıyorlar bilmiyorlar böyle diyorlar haklarında af dileyelim bizde ümit edilir ki bir gün yola gelirler.

  297. Ayhan bu sözümona hadislere umarım inanmıyorsundur. Ben uydurma olduklarını kolaylıkla anladım.

    ****************

    Ali benden ve ben Ali denim.Benim adıma kendim ve Ali den başkası konuşamaz.****Demiş olamaz, kendisi resuldür peygamberlik , arapların uydurdukları halifelik gibi ondan buna geçemez. onun adına Ali niye konuşsun? peygamberi acz içinde gösteren uydurma bir hadis bu.

    Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır…****mevladan kasıt ne? Peygamber, onun yoluyla allaha inananların resuludur. Öncüsüdür. Hz. Ali bana niye mevlalık yapsın. kendisi ehlibeyttendir, taşıdığı bütün özellik bundan ibaret, Fatıma, Aişe, ümmü gülsüm, Ömer, ebuberik ne ise Alide nezdimde odur. İslam bayrağını taşımak istemiş ancak başaramamıştır. Olan herşey allahın takdiridir.

    Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendisidir..****Yaşayacakları zulmü hissetiği için demiş olabilir. Allah öbür dünyalarını güzel etsin. Zalimce öldürüldüler. Zulmü ben yapmadım. Kin gütmekte bana birşey kazandırmaz. Kin gütme geleneğinede karşıyım. çok değil üç beş yıl önce kendini zincirle döven insanlarıda gördük bu ülkede. Bilerek Haça gerilen insanlardan ne farkları var?

    On iki halife var olduğu sürece,islam aziz olacaktır…****Sayısını bilmem önemlide değil benim için. Kitabım ortada, peygamberim gerekenleri söylemiş. İmama ihtiyacım yok. Ama doğru söz söyleyenlere elbetteki itibar ederim. Farzedilimki var bunlar, görevleri ne? Neyi kimden kurtaracaklar. Peygamber kendine düşen görevi tamamlamıştır. Bunuda son hutbesinde söylemiştir. Kimse kendine hariçten görev biçmesin.

    Halifem 12 tanedir ve hepsi kureyştendir…****Tamamen arap milliyetçiliğini öne çıkaran uydurma bir hadis. Bunun gibi neler uydurmuşlar üstelik uydurduklarınıda açıkça söylemişler. Ben inanmıyorum Emevi, abbasi, Fatımi hepsininde düşündüğü tek şey islamla birlikte gelen mal zenginliğini kendi çıkarlarına bölüşmek.Dine verdikleri zarar umurlarında bile olmamış. Olsaydı bu kıyımı yapmazlardı. kimin eli peygamber evladına kıyma kalkar. ama birilerinin kalmış işte. Gerçekler ortada.
    Nur içinde yatsınlar.

    ————————–

    Peygamber efendimiz bütün alemlere rahmet olarak gönderilmiştir. sevgisi ve soyu sopu Arapların tekelinde değildir. Kendisi en zor zamanında bile beddua yerine af dilemiş bir kişiliğe sahiptir. Benim Arap milliyetçiliğine karnım tok. üstelik İslam bayrağını en yüksek noktaya benim milletim çıkardı.

    Onlar birbirlerini yemeye devam etsinler. kendilerin bir hayırları dokunmamışki başkalarına dokunsun. İslamın ışığın parlatmak ehli beyte kıyan millete değil benim milletime nasib olmuştur. ders çıkarmayı bilene bu bile yeter…

  298. Alla Alla adamlar zamanında yaşamış hepsi Allahı anlatmış iyi hoş güzel yapmışta bu noktada bu alim dediklerini sevmek zorundamıyız yahu yani bu adamları sevmeden Allahı sevemezmiyiz illaha aracımı lazım Allahı sevmek için ? yani ehli beyti sevmeden Allahı sevemezmiyiz ? hani ehli beyt işkence görmüş eziyet edilmiş zorluk çekmiş bu yüzden bu kişileri sevecekmiyiz _? yani bu kişiler Allahı sevmiş diye bu kişileri sevecekmiyiz mesele Allah sevgisi kul sevgisi değil..

  299. talibanda kalbiyle baktığını el kaide de kalbiyle baktığını söylüyor ama ya kalbinde eğrilik varsa??? ben allah cc yi bırak ehlibeyt i an demiyorum.tabiki allah ı an yanlışa düşmemek içinde ilimden faydalanmak için ehlibeyte uy ve sev hepsi bukadar çarpıtmanın manası yok.

  300. benim yolum Allah yolu ben bilmem başka bir yol..peygamberimizde onun yolunda tüm ariflerde onun yolunda fark şu ki kuranı isteyen istediği gibi yorumlar bu yorumlar insanların kalbinin temizliği anlama kapasitesi ile sınırlıdır. sen kalbine sor eğer varsa eğrilik kalbinde sana eğri olarak cevap verir sen kalbinden sorumlusun benim kalbimden değil. sen neye inanmak istersen iste sen hangi yoldan gitmek istersen iste derya ya ulaşmak ise amaçın ozaman arada araçlara gerek yok sen Allahı bırakıp ehli beyti anarsan Allah yerine Ehli beyt seni anar kalkıp Allahı anarsan oda seni anar ki bu durumda yolun da Allah yolu olur. Sen beyt yolunda yürümek istersen nereye çıkar bilmem ama dosdogru yol Allah yoludur aradakileri bilmem peygamberlere güvenim sonsuz ama onun çevresinde böyle yapmış şöyle yapmış diyenlere güvenecem diye bir şart yok. o yüzden kurana temiz kalple bakarsan sana temizi verir başkalarının baktıgı gözle bakarsan onların kalbine kefil kimse olamaz kefalet sadece Allahın resülünün bizlere tebliğ ettiği kurandır ki kuran ayetlerinin hepsine bende kefilim.

  301. cenk bu yazıları iyi oku anlamaya çalış.hilafeti oku ehli beyte yapılan haksızlıkları oku.imamlar hakkında ön fikir için you tubede imam ali rıza yaz onun hristiyan ateist putperest ve yahudilerle olan söleşilerini iyi dinle ve izle daha sonra onları oku anla muaviyenin hz hasana nasıl haksızlık yaptığını yezidin hz hüseyine yaptıklarını.imam caferi sadık ı oku.inan senin bugüne kadar bildiklerini deprem etkisiyle sallayacak.((((bak cenk kuran ı kerim dosdoğru yoldan bahseder yani birtane doğru yol var oda tabiki peygamberin yoludur bu yolun dışındakiler seni hedefe götürmez tesadüflere kalır işin hani eline bir ok alırsın geçersin hedefin karşısına gözlerini kapatırsan hedefi vuracağın tesadüflere kalmıştır değilmi?işte senin sadece kuran okuyalım demen böyle bişi.kuran çok yönlü bir kitap bak el kaidede bize kuran yeter diyor talibanda onlara sorarsan kuran ı kerimi en doğru anlayan onlar.endenozya.da kuran okuyor ama bambaşka yaşıyorlar yani sende kuran benim kitabımdır diyorsun el kaidede peki aynı kitabı okuyorsanız bukadar aykırı dünya görüşü neden???işte bize kuran yeter diyenlerin sonu doğru yolu bulamayanın işine benzer..!!nedir bu çok yönlü her okuyanın anlama kavrama ve dünya görüşüne ve zekasına göre manalar üretilen kitap kuran dır hemde tek bir kuran .ama birsürü zıt görüşler….işte burada peygamberimizin yani ALLAH cc nin seçtiyi yüce peygamberimizin sünneti yani uygulamaları.hz aişeye sormuşlar hz muhammed nasıl biri bize anlatırmısın diye oda o yaşayan kuran dır demiştir yani kuran ı kerimi en doğru tatbik eden peygamberimizdir.peki peygamberi bize kim anlatacak ???tabi burada hemen peygamberimizin sözlerine bakacağız(Ben ilmin şehriyim Ali de kapısıdır.Kim o şehre girmek isterse kapıya müracat etsin..

    Ey Ali sen ve senin taraftarların kurtuluşa erenlerdir..

    Ey Ali bundan sonra ümmetimin ihtilaf ettikleri şeyleri sen açıklayacaksın…

    Ali benden ve ben Ali denim.Benim adıma kendim ve Ali den başkası konuşamaz.

    Allah ım Aliyi seveni sev, ona düşman olana düşman ol…

    Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır…

    Ehlibeyt im Nuh un gemisi gibidir,Binenler kurtulur,binmeyen helak olur…

    Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır,her kim onu gazaplandırırsa beni gazaplandırmış olur..

    Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendisidir..

    On iki halife var olduğu sürece,islam aziz olacaktır…

    Halifem 12 tanedir ve hepsi kureyştendir…

    Sizlere Ehlibeyt im hakkında ALLAH ı hatırlatırım..)(işte cenk kardeş bu hadisler tüm mesepler tarafından kabul görmş olanlardır kaynakları sağlamdır.yani gerçek yola caddeye girmek için kuran okuyalım ve ehlibeyt e uyalım dosdoğru caddeye çıkalım…gidip tarikatlere dolandırıcılara sığınmaya gerek yok.kendine hoca seçmenede gerek yok allah akıl vermiş düşün en doğru ibadetini kendin yap.ehlibeyt hocalar tarikatlar yeri değildir ehlibeyt yol dur sen o yola çıktıktan sonra yürümesi sana kalmış.ayrıca hz isanın gelecek olması fikrine ben şahsen katılmıyorum ancak tüm islam aleminin kabul ettiyi hadislerden hareketle kıyametin yaklaşmasıyla mehtinin geleceyi ve islama davet edeceyi ama bu yeni bir peygamber deyil imam olarak gelip yaniönceki imamların vasfıyla gelip hz muhmmedin iştişadı üzerine aynı din üzerine yeni bişey getirmeden sadece tüm halkları islama davet amacıyla doğrusunu allah bilir.bu buşekildedir peygamberimizin söylediyi hiçbir söz uydurma değildir bu nedenle bunları kabul etmemek samimiyetsiz bir müslüman olduğumuzu gösterir.tekrarlıyorum ehli beyt peygamber yoludur bende o yolun yolcusuyum.senin yolun nedir.????

  302. cenkkk bu konuların cahilisin bak bana ne yazmışsın 12 imam ın birbirinden farklı olduğunu bu nedenle fırkalara bölündüyünü yazmışsın ya ben kiminle tartışıyorumki ya sen daha bu konularda emekleme dönemindesin daha hiçbişe bilmiyorsun.en kötüsüde senin kafa dolmuş başka düşüncelere tamamen kapalı eni resetlemek lazım ya..yyaa bak kuran ı kerimde geçen hz muhammedin soyundan kasıt ehlibeyt tir ehlibeyt de peygamberin kızı fatıma amcası oğlu hz ali onların çocukları hasan hüseyin ve hz hüseyinin çocuğu ve onun çocuğunun çocuğu diye devam ediyor ehli beyt 14 masum olarak geçer ancak peygamberimiz ve hz fatıma nın dışındakiler e 12imamlar denir bu imamlar kuran ı kerimde (ey ehli beyt ALLAH sizden günahları gidermek istiyor ve sizleri pampak yapmak istiyor. ahzap 33.)(yani yaratıcı ehlibeyte bir misyon yüklemiştir onlara ilimi daha doğuştan annelerinin sütünü emdiyi gibi ilimi emmiş hiçbir öyrenim görmeden daha çocuk yaşta önlerine çıkan islam karşıtı insanları yenmiş o zamandaki toplumları hayretler içinde bırakmışlardır…..bütün imamların hepsinin yolu birdir tek fırkanın yolcusudurlar yeni bir islam anlayışı deyil sadece peygamberin sünnetine uyarak yaşamış ve bu doğrultuda yaşadıkları zamanın toplumlarını aydınlatmışlardır….

  303. (Dı’lib-i Yemâni, yâ Emir’el-Mü’minin, rabbini gördün mü diye sorunca, görmediğime kulluk mu ederim buyurdular. Nasıl gördün onu sorusuna karşılık da buyurdular ki):

    Onu gözler, apaçık görüşle göremez; fakat gönüller, İman gerçekleriyle görür. O, her şeye yakındır, fakat onlarla birleşerek değil. Her şeyden ayrıdır, fakat onlara zıt olarak değil. Söyleyicidir, fakat düşünerek, dille, damakla değil. İrâde edicidir, kasıtla, azimle değil. Eşyâyı yapandır, yaratandır, âletle değil. Latîftir, gizlilikle vasfedilemez. Büyüktür, irilikle değil. Görücüdür; duyguyla tavsife imkân yok. Acıyıcıdır, gönül yumuşaklığıyla tarifine imkân yok. Yüzler, onun ululuğuna karşı eğilmiştir, alçalmıştır; gönüller, onun korkusuyla dolmuştur, titrer-durur

  304. CENK OKUU önce hz ALİ yi anlaman lazım……… (Bu hutbelerinde Hz. Ali (a.s) peygamberleri (s.a.a) şöyle anlatmaktadırlar):

    Onları en üstün kişilere emanet olarak vermiştir; en hayırlı rahimlerde karar ettirmiştir. Onları en yüce bellerden en temiz rahimlere aktarmıştır; onlardan geçenler geçtikçe Allah dinini kurmak ve korumak için yerlerine gelecekleri getirmiştir. Böylece de noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah’ın lütfü, Allah’ın rahmeti ona ve soyuna olsun, peygamberlik, Muhammed’e erişmiştir. Onu yetişmek bakımından en üstün yerden yetiştirmiş, dikip boy atmak bakımından en yüce yerden izhâr etmiştir. Bir ağaçtan yetiştirmiştir ki peygamberlerini o ağaçtan meydana getirmiştir; emin kişilerini o kökten seçmiştir. Onun boyu, boyların hayırlısıdır; onun soyu, soyların hayırlısıdır. Ağacı, ağaçların en iyisidir; haremde bitmiştir; kerem alanında boy atmıştır. O ağacın upuzun dalları, budakları vardır; meyvesine herkesin elinin uzanmasına imkân yoktur. O, Allah’tan çekinenin, imâmıdır; doğru yolu bulanın can gözüdür. Bir ışıktır ki parıl parıl parlar; bir yıldızdır ki ışığı balkır durur; bir ışık verir ki parıltısı nurlar saçar. Yolu dosdoğrudur; orta bir yoldur; yordamı gerçektir; sözü hakla batılı ayırır, hükmü adaletin ta kendisidir. Onu, peygamberlerin gönderilmesinin arası kesildiği, halkın iyi işlerden ayakları kaydığı, ümmetlerin bilgisizliğe düştüğü bir çağda göndermiştir.[21]

    Allah size acısın, apaçık delillere uyun; yol aydınlıktır, doğrudur, sizi esenlik yurduna çağırmada. Fırsat ve mühlet elinizdeyken uyun o doğru yola. Amel defterleri açık, kalemler yazıp duruyor. Vücutlar sağ-esen, diller tutulmamış. Tövbe kabûl edilmede, ameller makbûl olmada

  305. Ehli beyt ve 12 İmam yani mahdi gelecek sonra bu mehdi dünyaya islamiyeti yayacak… sonra bu mehdi hiristiyanlıkta ki Hz İsa gelecek son peygamber İsa inançı olmasın…. Ne meraklı bir toplum İllaha her devre bir Peygamber gerek galiba. Haşa dünya kabul etse bir kurban seçse Alın size mehdi dese insanların bittiği an bu andır. Kuranı değiştiremediler ya insanlara zor geliyor ya işlerine gelmiyor ya mehdi gelecek zorlukları düzeltecek hesapta sonrada cenk niye asabi oluyor. kuran çift mana taşır ister iyi yorumlarsın ister kötü. her kalp şekline göre farklı pencereler açar insanda. anlaşılan sizlerde böyle bir pencere açmış ki zaten yaratan boş söz edermi senin dinin sana sözünü söylemiş. bende ki iyi sende kötü sende ki iyi ise bende kötü ne güzel bir hikmet dimi herşey zıttı ile var. çok yaşa ayhan sen olmasan ben aradaki farkı göremiyecektim saol vallaha. Şimdi anlıyorum peygamberimize taş atıldıgında onlar bilmiyorlar görmüyorlar diyerek onlar adına af dilemesini. zaten benim penceremden görmeni nasıl isteyebilirim ki ben bana özel görüyorum sen kendine özel hani kalkıp birde özelleri paylaşıyoruz sonra tartışıyoruz. Peygamberimizden sonra devam eden bu imamların pencereleri sanırım peygamberimizin kalp gözünden akan sözlerin ne manaya geldiğini pek anlamamış. kendi kalplerindeki manayı anlatmışlar ki islamiyet böyle arasında kavimlere bölünmüş. ama bu da Allahın bir hikmeti ben sizleri kavimlere böldüm demesinden ki hikmet olsa gerek. varmı başka özel ayhan kalbinde eğer paylaşırsan sevinirim bakalım seninle nerlerde ortak fikir birliğine varacaz merak ediyorum :)

  306. bak güzel kardeşim cenk.ya bilerek çarpıtıyor yada anlayamıyorsun.bilmem biliyormusun ama kuran ı kerimin bir ayetini bile yalanlarsan hiç inanmamış gibi olursun bu kuran ın ifadesidir.ayette peygamberin soyunun kıyamete kadar kesilmeyeceyi yazıyor.ama bu kıyamete kadar biat edeceksin demek değildir çünkü kutsiyet sahibi olan peygamberin müjdelediyi 12 imamlardır.bunların 11 i dünyaya zuhur etmiş yani masum olarak yaşamış bunlardan 12 nci olan mehti henüz gelmemiştir zamanı gelince oda dünyaya gelecektir.bu konuları burada yazarsam başacıkamam ama neçül belaga yı okursan birçok şeyi öyrenmiş sorularına cevaplar bulmuş olursun bu bahsettiyim neçül belağa hz ali nin hutbeleri mektupları vaazları dır hz ali nin ilk imam olduğunu ve hz muhammedin öyrencisi yanında en uzun kalan peygamberimizin en çok sevdiyi kişidir.peygamberimiz hz aliyi onlarca kez övmüş ve gelecekteki müslümanlara hidayet refberi kılavuz olarak göstermiştir.ayrıca hz ali ALLAH CC ninde ayette övdüyü kimsedir hz muhammede hicret emri gelince peygamberin yatağına yatarak onu ölümden kurtaran hz alidir.bu cebrailin talimatıyla olmuştur aksi halde peygamberin yaptığı bu dvranış onun başkasını kendi yerine tehlikeye atması onun misyonuna terstir.cenk kardeş ayette nediyor:(öylesi vardırki ALLAH rızası için canını satar)işte bu ayet hz alinin bu davranışından ötürüdür.beni alevi sanma ben hanifi anne babadan dünyaya gelen bir insanım 32 yaşındayım yıllardan beri gerçeyi arayış yolunda en doğru yolu bulduğuma tüm kalbimle inanıyorum.sünnet i öyrenmek için hala birilerine takılmaya el etek öpmeye gerek yok bu zamanda kitaplar var internet var deyerli alimlerin araştırmaları var al oku hz muhammed ne diğor ben size 2 şey bırakıyorum bunlardan biri kuran ı kerim diğeri ehlibeyt imdir bunlara sıkıca tutunan asla doğru yoldan çıkmaz diyor.ehli beyt kimdir aç oku oda 12 imamlardır şimdi sen kur an okusan sünnetide ehli betten okusan dosdoğru yol içine girmiş olursun.

  307. Ayhan, Bu anlattıkların dogru olarak kabul edersek şu an peygamber soyundan geldiğini iddea eden gördüğüm yüzlerce insan var. hatta ben peygamber soyundan geliyorum diyerek kendisine biat edilmesini isteyen ve sözlerinin sünnet oldugunu sözün sahibinin Allah oldugunu ileterek el öptürüp sonra bu şıh efendilerin sözlerini de dogru olarak kabul ettiğimizi farz edersek ve bu kişilerin hepsine iyi niyetle bakarsak işimiz iş gerçekten. her önümüze gelen ben peygamber soyundanım der bizden ne isterse verirsek ozaman bu sistemde biz Allahın kullarından daha üstün olacaklar ki ben bu şekilde olursa bu düzende pek hak ve adalet göremem ozaman hak ve adaleti zayıf olan bir Allahın ahiret zamanında peygamber soyundan gelene rüşvet vermedim diye beni cehenneme atacaksa ozaman ben şimdiden cehennem locasından yerimi ayırttım demektir. ne yapacam zaten senin cennetinde buz gibi içersi bana pek cazip gelmedi bu cennet bileti. bu arada okuyan diğer arkadaşlarada belirteyim. Kuran da O el benim elimdi diyen bir ayet var ve bu ayeti alıp ben şıhım diyerek hocayım diyerek elini öptürüp kendi müritleri arasına girenlerden olmayın inanın hayatınızı ve beyninizi kullanmanıza izin vermiyeceklerdir hatta siz düşünmeyin şıhınız düşünür cevap verir herşeye gerek yok olacak aman derim af dilerim Allaha sığırınım.

  308. bu son yazıdaki inanış anlayışına katılmamak mümkün dğil ama hani düz mantık denmişya bunu diyen düz mantıkla bakmamalı.tabiki kuran rafa yada duvara kalkamaz eğer islam dinine inanacaksa her inanan kuran ı okumalı ancaaaaaak çok dikkat edin (bize kur an yeter)diyenler çoğunlukla ya sapkınlağa ya radikal yada çok uçurum uc noktalara gittiler vahabileri araştırın onlarda bize kur an yeter diyordu ama araştırın bakın tarihe…..hz mumammed ben imanın şehriyim ali anahtarıdır diğor.ona öğretti ve birçok sahabeye öyretti çok sağlam kaynaklar var bunları okumak anlamak gerek.kur an ı kerimde ehlibeyt i masum kıldığını söyleyen ayet vardır nedemek masum araştırın .kimdir ehlibeyt araştırın neden kuran ehlibeytten bahsediyor.kevser suresinde peygamberimizin soyunun kesilmediyini neden söylüyor?çünkü 12 imam gerçeyi var.ehli beyt 14 masum olarak adlandırılır dayanılan kaynak kur an dır bu dedelerin masalı deyildir.hz muhammed hz fatıma hz ali hz hüseyin hz hasan.bunlar dan sonra yaşayan ehli beyt imamları masumdur yani kuran da geçen masum günahsız.ve allahın inayetiyle doğuştan ilime gebe olarak yaşadılar imam muhammed taki yakın tarihde yaşadı kayıtları sağlamdır.araştırın 9 yaşında haham papaz ateist ve çağının başka islam messebinin alimlerini yenmiş ilimiyle o dönemde yaşayan insanları hayretler içinde bırakmıştır.ehlibeyti sevmeyen hz aliyi anlamadan yaşamadan onların itişadına uymadan kimse allah ın rızasını alamaz hz muhammed ehlibeyt e uymayan nasıl inanırsa inansın cahiliye ölümüyle ölür diyor……….birde hadis demek peygamberimizin hayata dair verdiyi nasihatlardır bunları okuyacağım diye kur an ı duvara asalım denmez kuran ı oku nediyor dosdoğru namazı kıl ee nasıl kılacaksın tabi hadisi açıp uygulamayı öyreneceksin yani hepsi bu hadis okumak demek kuran ı rafa kaldır demek değildir aksine peygamber sözüyle dosdoğru anlamış olursun.bir örnek ,kur an da geçen zikir ehline sorun diye geçen ayeti vahabiler ve bize kur an yeter diyenler bu ayette zikir ehli papazlardır bu durumda başımız sıkışınca onlara gidelim dediler..haa peki allah o dinin tahrip olduğunu söylemedimi şimdi nasıl olurda papazlara yönlendirir acaba allah eski antlaşmanın tahribibi biran unuttumu acaba işte bize kuran yeter diyenler unun gibi çoook hataya düştüler araştırın..oysa oradaki zikir ehli kimdir biliyormusunuz?hemen başka bir ayetle cevap vereyim bende sallama yok herşey kaynağından.(Sizin gönül dostunuz Allah’tır, O’nun resulüdür, bir de rükû eder bir halde namazı kılıp zekâtı vererek iman edenlerdir.maide 55……….işte dostunuz peygamberimizin vefatından sonra papazlara değil veli ve dost edinilecek ilim sahibi zekat ve ruku zahibi hz ali dir hz ali zikir ehlidir ve ehlibeyt masumdur.her müslüma kur an ı kerimi okusun ehlibeyt kaynaklı hadizlere itimat ederek yararlansın.ne diyor allah cc.o hiçbirşeyi kendiliyinden söyleyemez.yoksa biz onun şahdamarını koparıp atardık diyor allah cc tabiki bir beşer olarak kendiliyinden söylüyordu ama ilahiyat konusunda din konusunda peygamberimiz hz muhammed asla kendinden hevasına kapılarak yada hataya dişerek hiçbirşey söyleyemez onun söylediyi uydurmalar başka .kur an la çelişemez inananlara tavsiyem kuran okuyun güvenilir kaynaklardan hadis okuyun ehlibeyti sevin ve onların gösterdiyi masum yolda gerçek sünnet yolunda doğru islam caddesinde irelleyin.araştırın.ben hanifi messebi üzerine doğdum ama araştırmalarım neticesinde messep olmayan kendine caferilik denen ama onlar kendini messep olarak kabul etmeyen inancı fikrime aklıma yakın buluyorum tabi bu anlayışın tasvip etmediyim sonradan ekleme olarak düşündüyüm konularıda var aynı zamanda kendi messebim olan haifiliyin doğru bulduğum konularıda var yani ikisinede aynı mesafedeyim.ama gerçek olarak inandığım şey ehlibeyt sevgisi onların anlayışına uymak onların islam dininin masumları temizleri doğru yolu olarak kabul etmektir…………..!

  309. :) Bilim kardeş Allah razı olsun senden. en azından uslub olarak uyarmandan galiba bu forum bölümünde konu adem ve havva. tek sinirlerime hakim olamadıgım konuda bu olsa gerek. ayetleri yalanlama haşa allah affetsin böyle bir şey oldugunu düşünmek bile istemem. töbe ederim. lakin bu havva konusu çok hassas bir konu.. eğer filmin başını bilmez ve ortasında girersen başında ne oldu diye sorarsan ve sana batıl bir bilgi verilirse ozaman yanlış bir bakış acısı ile bir yolda yürürsün. fakat işin başı çok önemlidir eğer akla yatmıyorsa kalbe kesinlikle yatmaz. ne yalan söylemek gerekir burada kimseyi kandırmaya gerek yok. anca kendimi kandırırım. fakat ince bir husustur ki yakın akraba nikahı helal değildir dinimizde. eğer bu din yaratanın bizlere rahmet olsun diye lutuf ettiği kuran ise ozaman mucizesi kıyamete kadar devam edecektir. kuran evrenseldir. alem bile ayetlerimizde bir günde yaratılmamış bir evre bir gün hesabı ortaya sunulmuştur. bu durum halen devam eder.. toprak tohum ve su yani rahmet ile vuslata ulaşınca yeşerir adım adım olgunlaşır meyve verir. insanda topraktan geldiğine göre öyle sihirbazlık hikayesi gibi anlatımlarla bilimsel verileri gölgelemeden incelemek düşünmek gerekir. yani insanlar ve bildiğimiz tüm canlı varlıklar topraktan oluşmuştur. bu bir dünya da hayatın oluşum evresidir. sonra bu evre tamamlandıktan sonra bu canlılar kendi bünyelerinde bu çogalıma devam etmişlerdir ki ayetler sonra ki çogalma tarzını belirtmiştir.ve en başından beri hiç bir canlı akraba olmamıştır. başta belirtiğin gibi saf bir insan ırkının kavim kavim çogalması bahsi geçer ki bu bilimsel veri ile kurandaki ayetler örtüşür. eğer örtüşmüyor olsaydı ozaman ataist olduklarını belirten kitap yüklü insanlara kuranın Allah kelamı oldugunu anlatmamız komik olurdu. Çünkü Allah hata yapmaz. ve bu hatasını da insanların eline düşürmez. bir hata varsa bizler düşeriz bunun içine. yaratılış kuranda anlatılmıştır ama bu şekilde anlatıma verilecek mantıklık bir cevap yoktur. benim mantıgıma bu şekilde bakıldıgında bir hata gözükmemekte ve çok daha uygun ve güzel ilimsel bir yaklaşım olarak gözükmekte ve bundan dolayıda kuranın Allah kelamı olduguna dair şüphelerim kalkmaktadır. Zaten sohbetin bir çok kısmında bu şekilde anlamak isteyenlerede bir israrım yok. yeterki kalpte Allah hakkında şüphe olmasın diye de belirtmişimdir. Ben araştırmalarımda eleştirilen tüm kurana saldırıları inceleyip objektif olarak bakıp düşündüğümde ve incelediğimde bu anlatım tarzına saldırmalarını mantıklı bulup sonra araştırıp bu anlatımın mantıklı değil ama topraktan adım adım yeşermesi en mantıklısı gelmektedir. bunu kabul etmek insanın maymundan geldiğini kabul etmek değildir. insan başlı başına bir varlıktır. hatta tavukta bir kuştur ama kartal değildir. insanda eğer insanlık vasıflarını kazanamamış ise maymun gibi memeli hayvanlar sınıfından bir farkı yoktur. bizim farkımız insan olabilecek düşünme bilme hakkına sahip olmamızdır. ve en kıymetli hazinemizdir Allahın bizlere verdiği. nacizane tavsiyem kuranda ki Adem ayetlerini incelemen ve karar vermeden önce bir de dünyada hayatın başlaması ve sonrası diye emek harcanan belgesellere biraz göz atmanı ve tekrar bir düşünmeni dilerim. ama yok ben böyle kabul ettim şüphem yok diyorsan zaten buluşulan nokta aynı derya sorun yok. kalbini kırdımsa affına yanaşırım. maksadım kalp kırmak değil. sinirlenmem sadece kardeş evliliğine yeşil ışık yakan zihniyet. kardeşine nefs geçiren zihniyet birde buna kılıf bulma çabaları. anlaşılan sözlerinden hoş sohbetsin umarım sohbetin güzelliği böyle devam eder. saygılar…

  310. Ayhan zırvalıktan kastın benim yazdıklarım değildir umarım.

    *************
    Sevgili Ömer Fırat 4000 sayısını nerede okudun bilmiyorum, ancak günümüz penceresinden baktığımızda bunun mümkünü ancak ikiz olmak kaydıyla ortalama 50 çocuktur. Yeryüzüne kaç yaşlarında indirildiklerini bilemiyoruz, 20 yaş olduğunu farzetsek, doğurganlık yaşınıda 45 hesaplasak ancak bu rakama ulaşabilinir. fazlası var eksiği yok. 4000 rakamı abartılı ancak 50 rakamı kabul edilir bence. Tabii onların yaşadıkları dünya ile bizimki çok farklı, zamanıda hesaplayamıyoruz, birde bunun Tufan öncesi/sonrası var. Tufan dünya için bir dönüm noktası olmuş. Nuh peygamberin yaşının bu noktaya dikkat çekmek için özellikle Kuranda verildiğini düşünüyorum. 50 yılı müstesna 1000 yıl yaşamıştır deniyor, buda 950 yıl eder. Sanki tufan yeryüzünde biçok şeyi değiştirdi, boyutları ufalttı, ömürleri kısalttı. Tabi bunlar teferruat, gerçeği ancak yaradan bilir. Bize ise kafa yorup araştırma yapmak kalır.

    *********************
    Cenk’e

    Rabbimiz OKUyun diyor, dedim
    *** Oku diyoruz da boş boş oku demiyoruz okuduklarının manasına anlamınada bir bak diyoruz/***dedin

    Allah birşeyi dilerse ona sadece ol(Kün) der oda olur, dedim
    ***kün devam ediyor demek ki acele ile pat diye olmuyor/ diye cevap verdin.

    Sana tavsiyem ayetlere bile muhalefet edecek kadar kendini kaybetme. Birşeyler anlatmak istiyorsun ancak dediklerini uslubundan dolayı senden başka kimse anlamıyor. Öfkeni yen bence, sanal ortamda karşında tanımadığın huyunu suyunu bilmediğin başka insanlar var.

    Havvaya neden hava deniyor eşi diyin demek, Havva gerçeğini yerzüzünde değiştirmiyor. Biz çocukları annemizinde bir ismi olsun demişiz Babamız ADAM ise onada Havva, Hepa, Leda, Leta, Ava, Eva, Lat, Hubel, Sibel, Kybele ve zamanın eskisinde unutup gittiğimiz nice farklı isimlerle seslenmişiz binlerce yıl. Sen isimsiz seslen, ben Havva veya ana demeye devam edeceğim.

    Fatihada neden niyaz ederken sırati müstakim/Doğru yola eriştir, dediğimizi hep merak ederdim, öyle ya daha etkili niyazlarda var, rabbimiz neden bunu seçmiş, affet bizi, bağışla bizi, sevdiğin kullarından eyle bizi vb. gibileride diyebilirdik neden Doğru yolu istiyoruz, sebebi: doğru yolda olmak çok zorda ondan.

    Cenk, Kendini doğru yolda başkalarını hep yanlış yolda zanneden kullarını görünce duanın mealini anlamam daha kolay oldu.

    Doğru yolda olduğunu Zannedersin: ancak değilsindir, Zannedersin; oysa yoldan çıkalı çok olmuştur, Zannedersin; o yola hiç girmemişsindir, Zannedersin; sen o yola layık değilsindir, Zannedersin; kendini altadıyorsundur,
    Zannedersin; içinde kaybolmuşsundur,
    Zannedersin; uzağından bile geçememişsindir,

    Şairin dediği gibi;
    Ne içindeyim zamanın Ne de büsbütün dışında;
    Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,

    Hayat var olmakla yok olmak arasındaki mücadeleyle sürüp gidiyor, Allah hepimizi doğru yola ulaştırsın. Dualarımız böyle, Kuranda dediği gibi,

    BEN KULUMUN DÜŞÜNDÜĞÜ GİBİYİM.

  311. ömer fırat dedi:

    ben orda en çok hz adem s.a 4000 çoçugu olduguna şaşirdım

  312. kısa ve net alkış..

  313. evet pat diye olur cenk efendi.allah birşeye ol dedimi hemen oluverir bu kuran ı kerimin ifadesidir bunu saptırman yanlış.birde havva yada eş ne farkeder aslı olan kur an ı kerimin adem ve eşi ve ondan olanlar yani çocukları tabirini kullanıyor olmasıdır bunu inkar etmek budalalık ve aymazlıktır.ilimi ilim şehrinden hz muhammetten aliden öğrenin.neçül belağa oku anlarsın kuran da anlayamadığın ilmi hadislerden okuyarak anla bırakın bu zırvaları ilmi doğru yerden alın.

  314. Kısa ve net cevap vereyim peki. Adem ve havva hikaye geçmişin liliti olmuş havva. kuranda havva diye bir ibare yoktur. eş yada çift diye geçer ama ne hikmette havva diye anlatılır herkese bilgi paylaşalım paylaşalımda doğru bilgileri paylaşalım. bu arada kün der olur da halen bu kün devam ediyor demek ki acele ile pat diye olmuyor. kavga etmiyoruz cenk ediyoruz batıl ve hakkın savaşı bu üzgünüm canını yaktı ise sözlerim bilgilerdeki batıldan kaynaklıdır. adem ve eşi kelimesi yerine adem ve havva denirse batıl ile cenk etmekten kimse alıkoyamaz beni. adem ve eşi kelimesi insan ve eşi manası taşır kuranı bir bayan okuyorsa okuyan adem bayan olur karşısındaki eşi olur bu inceliklerle mükemmellikle yazılan kurana sahip çıkmak ve lekelemeye çalışanlarla cenk etmek kimseyi rahatsız etmesin….

  315. vallaha hiç böyle bir bilimsel veri görmedim…. uzman arkadaşların araştırması sonucunda varılan bulgular ise adem sıfır model ilk insan bunun genetik bozulması yok o yüzden yüzlerce genetik veriyi bünyesinde tutuyor ve her ne hikmet ise bu genetik şifreler cocuklarının her birine karışmadan cogalıyor ki kimse kardeş olamıyor kavimler meydana geliyor. Aslında Allah büyük yüce bukadar saçma bir şekilde de yaratabilir…

    …………………………….
    Sevgili Cenk adın gibi cenk etmeyi seviyorsun her halde, neyin bilimsel verisini göremedin, genetik bozulmadan kastın ne? (Genetik bozulmaya uğramış tür zaten var olamaz), Yaratıcı neyi saçma şekilde yaratmış, yazdıklarını anlayabilseydim yanıtlardım, neyse kısaca ne demek istediğimi bir daha anlatıyım, yanıtta verirsen kısa olsun olurmu?

    Birazcık Biyoloji bilgisine umarım sahipsindir. Adem yaratılmış ilk insan Havvada yaratılmış ilk kadın, bunda hemfikiriz herhalde. İkisininde üstsoyu yok, türlerinde ilkler. Her ikiside sağlıklı bir bünyeye sahip ve üreme hücreleri mevcut, işte mesele bu üreme hücrelerinde çözülüyor, üst soyları olmadığı için sahip oldukları her üreme hücresi yeryüzünde ilk. Doğan her çocukta diğer kardeşinden farklı genetik özelliklere sahip, Yani biyolojik olarak kardeş değiller, bugünün imkanlarıyla DNA örnekleri alınıp incelense kardeş çıkmazlar. Demek istediğim buydu. Günümüzde var olan 5 farklı ırk zaten bunu ortaya koyuyor. Adem ve Havvanın beyaz ırk olduklarını farz etsek günümüzdeki Sarı, Siyah, Avusturalyan ve Kırmızı ırk oluşumunu nasıl açıklayacağız, hiç var olamazlardı. Birinin siyah birinin beyaz olduğunu düşünsek, o zamanda günümüz toplumlarının melez çoğunlukta olması gerekirdi. oysa her ırk kendilerine ayrılan kıtalarda ve çoğunlukla bozulmamış biyolojik sınırlar içinde yaşamışlar. (Mendelson kanununu bunu çok güzel açıklar, incele istersen)

    Kardeş olma meselesine gelirsek: Senin bir kardeşin olduğunu farzedelim genetik incelemede her ikinizden alınan DNA hücreleri benzer çıkar, (Birebir aynı çıkmaz çünkü farklı bireylersiniz) ikinizde anne ve babanızın ve üstsoylarınızın genetik özelliklerini taşıyorsunuz. Oysa misal benimle akrabalık bağın olmadığı için hiçbir benzerlik göstermezsin, saçın, göz rengin, el ayak biçimin benimle uyuşmaz ancak kardeşinle veya kuzenlerine uyuşur. Ademin çocuklarıda böyleydi insanlık çatısı altında kardeş, bedensel olarak farklı biyerlerdi.

    birde hitabını hiç beğenmedim, internet insanların birbiriyle atışma, kavga etme, akılverme yeri değil bence, paylaşacak bilgin varsa ben bunu duydum böyle düşünüyorum demen yeterli.

    Allah birşeyi dilerse ona sadece ol(Kün) der oda olur.
    Sağlıkla kal…

  316. vallaha hiç böyle bir bilimsel veri görmedim…. uzman arkadaşların araştırması sonucunda varılan bulgular ise adem sıfır model ilk insan bunun genetik bozulması yok o yüzden yüzlerce genetik veriyi bünyesinde tutuyor ve her ne hikmet ise bu genetik şifreler cocuklarının her birine karışmadan cogalıyor ki kimse kardeş olamıyor kavimler meydana geliyor. Aslında Allah büyük yüce bukadar saçma bir şekilde de yaratabilir buna da gücü yeter elbet. ya peki Yüce Allah alemlerin sahibi neden kuran da kardeş ile evlenmeyi yasaklamış bizlere bunu anlamıyorum acaba adem zamanından itibaren nerde sistem arıza yaptıda bunu yasakladı çözmek lazım ozaman. hani anlatılır ya ademin cocukları bir güzel kız kardeş için birbirlerine düştüler bu benim olacak diye. sonra ilk kardeş cinayeti işlendi. sanırım bir insanı öldürmek tüm insanlıgı öldürmek yerine geçiyorsa vallaha hayatta kalan kardeşten geliyorsa bizim soyumuz vallaha ozaman bu katil ruhlu kardeşin cocukları da birbiri gibi katil ruhlu gelişecek ve sapık bir ırk olacaktır. hani mantıklı bu sapık ırkı kırmanın yoluda yakın akraba evliğiği yasaklamaktır. zayıflayan kötü genetik yapı umulur ki bir gün hidayete erecek. Ya Peki Şimdi Alemlerin yüce Rabbi bu sistemin sahibi ise sistemin burada arıza verip sonra bu arıza sebebini dünyada insanlar yaşarken düzeltmeye mi kalkmış? Benim Rabbim eksiklerden uzaktır bu sistemde hata yoktur..hatalı bir anlatım vardır… Ademin cocuklarına helal bize haram olacak ise bu ırktan gelen ve üreyen tüm insan kavmine haksızlık etmiş oluruz. Ozaman bu ırkında sınavı sanırım Yakın akrabaya nefsi yönden bakmaması gerekmektedir. Hani hadi bakıyorsun kalbin bozuk niyetin bozuk kalbin abdest almamış bari kalkıp elini yüzünü yıkayıp camide milleti kandırma anca kendini kandırırsın bu davranışın bu kimselere faydası yok zararı var. bu duygulara da kılıf hazır…Pişkinlik son safhada müslümanın malı müslümana ortak dimi din kardeşlerim. Ya şimdi benim dinim bana sizin dininiz size ya Deryanın kaynagı ortak siz hangi yoldan bakarsanız bakın. Fakat ben bu sizin yolda bir eksik noksan görüyorum. Allah tüm eksiklerden uzak ise bu sisstemdeki hatayı bilerek mi yaptı yoksa bilmeyerek mi? fakat herşeyi bilen herşeyi düzene bir nizamda hazırlayan Allah bilmeden istemeden yapmaz ise bu kötünün de sahibi Allah orada kardeşi ile evlenen kardeşini öldürenin ne günahı var olabilir ki ? Allah kötü olamaz hani sizin baktıgınız yoldan bakarsak Allah bu şekilde bir yaratılış taktir edebilir gücü buna yeter kimsede itiraz edemez. fakat bu yaratılış anlatımının özeti kötü ozaman acaba bizlermi bu bakış kötüyü tercih ediyoruz da bunun yerine Ademin türkçe manasında insan anlamına geldiğine lugattan bakmıyoruz. okadar mı tembeliz emeksiz rahmet olmaz diyen bir site başlıgı var iken.Kalkıp bir bakarsanız Ademin manasına İnsan der.. Bir de bakın ayetlerin manasına hiç bir yerde Havva geçmez. nerden kurana girmiştir parantez içersinde Çİft kelimesi yerine Havva diye eklemişlerdir. ama Kuranı değiştirmeye güçleri yetmemiştir. O elleri ile kitap yazıp az bir paraya değişenlerin kitaplarından kaynak gösterip ademi havvayı şimdiki insan gibi Ahmet Ayşe diye bakarsak bu sistem hatalı ve kötü olacak. Ama Topraktan her yörenin özelliğine göre türemiş yüzlerce Adem yani yüzlerce İnsandan meydana geldik diye bakarsak ve topraktan yaratılış tamamlandıktan sonrada bu insanların üreme yolu ile çogaldıklarına bakarsak ozaman sistemde bir hata kalmaz çünkü Allah hiç bir dönem yakın akraba evliliğine izin vermemiş olur ki kitabımız da bunu ayetlerle tastik etmiş olur. Haa kafa bulandırmak gerekirse insan maymun ırkından mı geldi dersek maymun nerden gelmiş derim..? bilim bunada der ki her ne canlı varsa topraktan gelmiştir der. Kuran ne der tüm canlılıgı topraktan çifter çifter yarattım der ki yine bilimsel olarak kuran ayetleri bunu tastikler. ya peki Adem ile Havva nerden geldi Adem marstan havva venüsten mi geldi? Sanırım Havvayı venüsten yahudiler getirdiler.. sonra cinsel sapıklık duygularına da bir kılıf hazırladılar. yakın akraba filan falan erkek erkeğe bile takılmaya başladılar ki fena bir kavim bu kavim zaten lanetlenmiş bir kavim yapacak bir şey yok. Onların kaderinde soyunda kardeşini öldüren bir erkek ve kız kardeşini alıp kendisine eş yapan bir ziyniyetin tohumları var. dünya üzerinde tüm bereketli kutsal yerlerede onlar sahip nedense. neyse Benim dinimde bu tür eksiklikler olamaz çünkü Allah Yücedir kötülükte iyilikte Allahtandır Ama Allah kötüden uzaktır bu kötü bizlerin bakışındaki eksikten kaynaklıdır ki buda cahillikten kaynaklıdır. Oku diyoruz da boş boş oku demiyoruz okuduklarının manasına anlamınada bir bak diyoruz sonra da düşün diyoruz ekliyoruz düşünen ile düşünmeyen bir olurmu diye sonrada diyoruz ki güzel ne varsa Allahtandır diyor ve umuyoruz ki bu sefer anlarsınız….
    hepinize saygılarla….huu

  317. Biraz bilimsel düşünürsek işin içinden kolayca çıkabilecekken sayfalar dolusu yorum yapılmış. Meselenin çözümü bilimsellikle yatıyor. Birincisi Adem yaratılan ilk insandır ondan öncesi yoktur, dolayısıyla sahip olduğu üreme hücreleri dedelerine veya önceki nesillere ait değildir herbiri birbirinden bağımsızdır, doğan her çocuk farklı genetik özellikle sahiptir ortak atayı paylaşmadıkları içinde kardeş değillerdir, kimi zenci kimi beyaz kimi sarı ırktan. görünüşte kardeş olarak nitelenselerde bilim penceresinden baktığımızda kardeş değillerdir, sene M.S 2009 olmuş bizler bunu hala çözememişiz.

    Allahın dediğini yapalım ve önce OKUyalım.

  318. ya YÜCE ALLAH’IM o anda HZ. ADEM babamız ve HZ.HAVVA annemizi yaratmamış olsaydı biz şu anda burda olmazdık zaten eğer onlar birbirlerini beğenmeseydi çiftleşmezdi ama onların böyle bir tercihi yoktu onlar çocuklarını dünyaya getirdiler çocuklarıda anne ve babalarının yaptıkları gibi kardeşleriyle çiftleştiler ve bizim gibi nesiller oldu

  319. Şu hakikati göz ardı etmeyelim. Bu hususta net bir bilgi yoktur ama şu gerçektir ki ilk insanlar (Adem ve Havva) sonuçta olgun olarak dünyaya getirildiler ya da geldiler. Düşünün ki Üreme işleminde tüm hayatları boyunca ikiz ve üçüzlerle beraber 20 civarı cocukları olsa bunlardan 3-4 tanesi hayatta kalabilse ve onlarında birbirleriyle olan birlikteliklerinden ikiz ve üçüzlerle 20 civarı cocukları olsa 3-4 tanesi hayatta kalsa bu şekilde sürekli devam edecektir. Ayrıca unutmayınız insanlık 150 milyon yıldır vardır. ama gunumuz nufusunun çoğalması son 7-8 bin yıldır vardır yani dünya şartları insanları sık çoğalmasına buna ortalama yaşam süreside dahil musade etmemiştir. Adem ve Havva zamanında insanlar simdiki gibi çoğalabilselerdi su andaki dunya nufusunu düşünebiliyor musunuz? milyonlarca yılda dünyevi felaketler ve oluşumlardan dolayı insan ırkı defalarca %95 ler civarında yokoluşlar yaşamıştır. Bu konular çok derin ve sadece O zamanli insanlar ve Allahın bilebileceği şeylerdir. Ne kadar kafa yorsakta çıkan sonuçlar her zaman Farazi olacaktır.
    Saygılarımla.

  320. DİKKAT DİKKAT DİKKAT
    adem ile havvanın cocuklarının birbiri ile evlenmesi tevratik bir hikayedir dinimizde ve ayetlerde bu konu yok olmayan birdurumu ve bu çoğalma işinin nasıl olduğunu yaradan bilir lütfen TEVRAT merkezli yorumları islama katmayın,, vesselam

  321. edep ya huu…..hu diyelim edebimizi bilelim….kim ne bilir neyi bilirse iyi bilir…. her dağın yükü farklıdır her eşeğin yüküde farklıdır. siz eşekle dağla ilgilenmeyin üstündeki yükten nemalanın… nasibiniz kadar…. Bu cami de toplanmışsak kıblemiz Allahın yönüdür. Mevzu konunun sahibi kimdir ki unutulmuş gitmiş. Allahın varlıgını unutup ne nasıl olmuş niye böyle olmuşlarla vakit kaybederken onlar görmezlerden olmuşuz. onlar aralarında uzlaşamaz tartışırlar demezmi der vallaha… neyi görmezler bu görmeyenler acep..Bırakmışız Allahı tanımayı biz geçmişin masallarına dalmış gidiyoruz…Allahın isimlerinden Zahir nedir? görünendir hayy da… E peki kaç kişi aramızda görüyor vallaha ben yeni fark ettim. o yüzden sukut ettim. edep ettim sustum. hani kitap yüklü eşeklerde yük ne olursa olsun görmediklerinden bir mana taşımıyor. onlar görmüyorlar eee Allah istemedikten sonra onlar göremez elbette…. eee şimdi bilen ile bilmeyen gören ile görmeyen düşünen ile düşünmeyen bir olurmu eh elbet olmaz. Hayy diridir diri dururken tek gerçek Allah olduktan sonra neyin peşinde koşacam varlık ideası ile mazallah şirk koşmaktır ben biliyorum ben varım demek töbe töbe Ayhan kulumuz ne söylerse dogrudur. aman derim bu arada putlardan bahsediliyor kuran evrenseldir zamandan münehzihtir. hani hayallerinizde bir put yaratmayın ismine de Allah demeyin. mazallah nezaman çarpar bilinmez. kuranda abdestin ikinci manasını bilmeden namaza duranlardan olmayın Allahı kandıramazsınız. o sizin kalbinizdekini bilir. eh bilirse ozaman kalbininde abdesti gerekir ki elini yüzünü yıkayıpta namaza durdum diyerek çevreni kandırma. Anca kendini kandırırsın. onların namazını paçavra edip yüzlerine vuracak ise ozaman sözlerimizde biraz edep ya hu…

  322. obsidian sen saptırmayı ve sapkınlığı modern lik olarak algılıyorsan o senin cahilliyin.deynek senin gibi cahillere denir.cenk dediyin adamın yorumları görüşleri senin hoşuna gitsede bu gçrüşlerin kur an la islamla bir ilişkisi yoktur cahilsini anlayamıyorsunuz bende yıllarımı verdim araştırmalara benim görüşlerim yorumlarım tamamen islam çizgisindedir.asıl körü körüne inanmak işte sizin gibilerinin yaptıkları şeylerdir kendi keyfinize göre hevanıza göre dini kendinize uydurmaya çalışıyorsunuz.cenk dediyin adam sadece kuran okuyalım diyor ama kendisi kuran a aykırı yorumlar yapıyor tamamen izlediyi belgesellerin etkisinde kalarak bir burhan ın içine düşmüştür.asla dinimizde olmayan öyretileri dinimize mal ederek bid at yapıyor sen bidat ın ne olduğunuda bilmessin şimdi.kendince eklemeler yaparak deyiştirip kendisi uyacağına allahın kitabını kendine uydurmaya çalışıyor.bak sana son bişe söyleyeyim.ehlibeyt i ve sünneti anlayamayan sahabeyi anlayamayan hz muhammed hz ali yi anlayamayan onları okumayan hiçkimse gerçekte islam yoluna giremez.

  323. obsidian dedi:

    Hemen hemen sayfanın en başından beri yazıların çoğunu okudum şahsi fikrim Ayhan denen kişinin en başından beri karşındaki insana saldıran tamamen başkaları tarafından fikirleri yönlendirilmiş tam bir deynek olduğudur.Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali Cenk gibi olaylara araştırmacı açık olarak bakabilen birine burdaki insanların laf söylemesinede şaşırmadım.Sizin gibiler yüzünden dinimiz bu kadar gerilerde kaldı.Cenk arkadaşımın yazıları bana çok şey kattı kendisine burdan teşekkür ederim.En azından dine körü körüne inanmayan modern insanlarında olduğunun güzel bir örneği.Saygılarımla

  324. İnsan. İlk insan ve ilk peygamber (A.S.)Allah ilk insan olarak Âdem’i, sonra eşi ni yaratmıştır. Bugünkü insanlar onlardan türeyip çoğalmıştır. Bazı dine tâbi olmıyanlar, insanın maymun soyundan bir hayvandan türediğini iddia ederler. Bu iddia kasıtlıdır, çünki ilmî isbatı yapılamamıştır. Lâboratuarlarda küçük canlılar üzerinde yapılan çalışmalar göstermiştir ki, canlının genetik yapısında meydana gelen değişiklik sonucu türeyen yeni canlı, ana-babasından daha mükemmel değil; dejenere olmuş, soysuzlaşmış, bozuk bir şekil almıştır. İnsan ise en mükemmel mahluktur. Kaldı ki bu güne kadar bir canlının değişip başka bir canlı haline geldiğini kimse görmemiştir. Bugünkü maymunlar da hâlâ insan olmamışlardır. Bugünün psikoloji ve felsefi antropolojisi insanın mahiyetçe, özce hayvandan farklı olduğunu kabul etmiştir. $ Yani: Cenâb-ı Hak, Âdem’i (A.S.) bütün kemalâtın mebadisini tazammun eden âli bir fıtratla tasvir etmiştir ve bütün maâlinin tohumlarına mezraa olarak yüksek bir istidat ile halketmiştir ve mevcudatı ihata eden ulvi bir vicdan ve ihatalı on duygu ile teçhiz etmiştir; ve bu üç meziyet sayesinde, bütün hakaik-ı eşyayı öğretmeye hazırlamıştır, sonra bütün esmayı kendisine öğretmiştir. Âdem’i halketti, tesviye etti, cesedine nefh-i ruh etti, terbiye etti, sonra esmâyı tâlim etti ve hilâfete namzed kıldı. Sonra vakta ki Âdem’i melâikeye tercih etmekle rüchan mes’elesinde ve hilâfet istihkakında ilm-i esmâ ile mümtaz kıldı. İ.İ.)(Hz. Âdem’in (A.S.) Cennet’ten ihracı ve bir kısım beni-âdemin Cehennem’e idhali ne hikmete mebnidir?Elcevap: Hikmeti, tavziftir… Öyle bir vazife ile me’mur edilerek gönderilmiştir ki, bütün terakkkiyat-ı mâneviye-i beşeriyenin ve bütün istidâdât-ı beşeriyenin inkişaf ve inbisatları ve mâhiyet-i insaniyenin bütün Esmâ-i İlâhiyeye bir âyine-i câmia olması, o vazifenin netayicindendir. Eğer Hz. Adem Cennette kalsaydı; melek gibi makamı sâbit kalırdı, istidâdât-ı beşeriye inkişaf etmezdi. Halbuki yeknesak makam sâhibi olan melâikeler çoktur, o tarz ubudiyet için insana ihtiyaç yok. Belki hikmet-i İlâhiye, nihayetsiz makamatı kat’ edecek olan insanın istidadına muvafık bir dâr-ı teklifi iktiza ettiği için, melâikelerin aksine olarak mukteza-yı fıtratları olan mâlum günahla Cennet’ten ihraç edildi. Demek Hazret-i Adem’in Cennet’ten ihracı, ayn-ı hikmet ve mahz-ı rahmet olduğu gibi; küffarın da Cehennem’e idhalleri haktır ve adâlettir. M.) (Bak: Terakkiyat)
    ADEM: Yokluk, olmama, bulunmama.
    Fakirlik. (Vücudun zıddı)(Bir zaman -küçüklüğümde- hayalimden sordum: “Sana bir milyon sene ömür ve dünya saltanatı verilmesini, fakat sonra ademe ve hiçliğe düşmesini mi istersin? Yoksa, bâki, fakat âdi ve meşakkatli bir vücudu mu istersin?” dedim. Baktım ikincisini arzulayıp birincisinden “Âh!” çekti. “Cehennem de olsa beka isterim.” dedi. R.N.)(Eğer sen dalâlette boğulup çıkamıyorsan; yine cehennemin vücudu bin derece idam-ı ebediden hayırlıdır. Ve kâfirlere de bir nevi merhamettir. Çünkü insan, hattâ yavrulu hayvanat dahi, akrabasının ve evlâdının ve ahbabının lezzetleriyle ve saadetleriyle lezzetlenir, bir cihette mes’ud olur. Şu halde, sen ey mülhid, dalâletin itibariyle ya idam-ı ebedi ile ademe düşeceksin veya cehenneme gireceksin! Şerr-i mahz olan adem ise, senin bütün sevdiklerin ve saadetleriyle memnun ve bir derece mes’ud olduğun umum akraba ve asl ve neslin, seninle beraber idam olmasından, binler derece cehennemden ziyâde senin ruhunu ve kalbini ve mâhiyet-i insaniyeni yandırır. Çünkü cehennem olmazsa cennet de olmaz; herşey senin küfrün ile ademe düşer. Eğer sen cehenneme girsen, vücud dâiresinde kalsan, senin sevdiklerin ve akrabaların ya cennette mes’ud veya vücud dâirelerinde bir cihette merhametlere mazhar olurlar. Demek, herhalde cehennemin vücuduna taraftar olmak sana lâzımdır. Cehennem aleyhinde bulunmak ademe taraftar olmaktır ki; hadsiz dostlarının saadetlerinin hiç olmasına taraftarlıktır. Evet cehennem ise, hayr-ı mahz olan dâire-i vücudun Hakim-i zülcelâlinin hakimâne ve âdilâne bir hapishâne vazifesini gören dehşetli ve celâlli bir mevcud ülkesidir. Hapishâne vazifesini de görmekle beraber, başka pek çok vazifeleri var. Ve pek çok hikmetleri ve âlem-i bekâya âit hizmetleri var. Ve zebâni gibi pek çok zihayatın celâldarâne meskenleridir.bu yaradılış dışındaki düşünce akımları kur an ve sünnetle çelişmektedir ve yanlıştır.

  325. özgürcüm kusura bakma ama çok yanlış bi düşüncedesin seni kim yarattı bi düşün istersen ayrıca çok güsel bi site

  326. özgür dedi:

    kardeşimmm alayınız yanlış biliyo ben allahın varlığına emin olcamda kurbanımı batit vercem boş verin ya ya allah öyle istedi yada uydurma

  327. eren gül dedi:

    çook güüüüüüzel biiiiiiiiir siiiiiiiiiiiiiiiiiiteeeeeeeeee

  328. gökhan kardeş peygamberlere inanmadıgmı nerden çıkardın anlamadım. hani kalıplaşmış konulardasınız. benim Allah ve peygamber inancım tamdır. bu konuda sıkıntım yok sanırım sıkıntıya düşen sizlersiniz. yazılarımda hiç bir şekilde peygamberlere bir karalamam yoktur aksine yüceltmek amacı ile de peygambererin sözü gibi söylenen hadislerdir. karalamaya alet olan müslümanların da süsliman olmalarıdır. eğer müslümanım diyebiliyorsanız ozaman yazıları tam okumadan kafanızdaki basma kalıp cevaplarla cevap vermezdiniz çünkü bu yazılarımda islamiyete müslümanlıga saldırı yok. savunmaya geçmenin bir alemi de yok. sadece düşün taşın araştır. buna da yasak koymak için gerçeklerin aydınlanmasına engel olmak için dinsiz imanı sayıf gibi sözleri genelde hüküm vermeye hevesli insanlar söyler. ki onlara da ayetle cevapları verilmiştir. kibrinize yenilmeyin lütfen. ikinci olarak ayhan akıllı yaratılış yada maymun gibi bir sözüm yok yani benim tüm yazılarımı okursan içersinde insanın atası maymundur diye hiç bir yerde yazmadım. bu yüzden saptırma konuyu. ikincisi de insanın gelişimini ben bir canlı türünden değil topraktan bitki gibi çifter çifter bittiğini ayetlere dayanarak ilettim. yaratılış ayetlerde ap acık anlatılıyor. içersinde maymun göremedim sen nerden gördün bilemiyorum yada maymunculara karşı bir yaran olabilir bu konu ile benim bir alakam yok. bu sözlerini maymunculara ilet. benim fikrimi de değiştirmiş gibi havaya girme bence sen fikirlerini tekrar gözden geçir yani benim fikirlerim dediklerin bilimsel ispatlara dayanan akademik bir çalışmanın sonucudur. kanıtlı ve belgelidir. kalkıpta kanıtı olmayan sözde masallarla süslenmiş hikayelere inanmak istersen inanabilirsin. benim inancım konusunda bir sıkıntı yok iman konusunda da sıkıntım yok. hodri meydan diyorum örtüme bürünmüyorum ve aksine Allahın büyüklüğünü anlatıyorum. kalkıpta basit ve bilimsel verilere ters düşen hikayelerle Allahı kücük dünyanla sınırlamana da karşı çıkıyorum. genişletici gücün kalbini genişletmesini diliyorum. papazarlara gidelim filan da demiyorum. yani sen konuları geçmişteki araştırmalarına dayandırarak ön yargı ile bu kalıpta yada şu kalıpta diye sınıflamaya devam ettiğin sürece ne demek istediğimi göremiyeceksin. Ama yine ayet ile bakılırsa onlar anlamıyorlar görmüyorlar diyor peygamberimiz olsun diyor sen anlat. yani bu ayetleri anlatmaktan sıkılma diyor. bende ayetleri anlatıyorum farklı bir şey yok ortada. sende o zamanlardaki insanalar gibi nasıl olur gibi bir yaklaşımla ön yargı ile kapalı kalıp konuyu farklı yönlere çekiyorsun. hani şimdi görmene faydası olacak bilimsel veri dersen eğer yıllara dayanmış emek harcanmış bir kaç belgesel ismi verecem izlemeni kesinlikle tavsiye edecem. BBC nin iki belgeseli var birincisi yeryüzü belgeseli ikincisi dünyanın oluşumu ile ilgili belgeseli. izlerken kuranı okuyor gibi olacaksın. ve ayetlerin manasını ilimsel olarak ne demek istediğini anlayacaksın diye umuyorum. hani bunları izlemeden görmeden elbette görmezlerden olacaksın ki tartışma sürüp gidecek bence bu tavsiyemi bir dinle ben senin tavsiye olarak ilettiğin tüm araştırmaları yapıyorum sende biraz zahmet et istersen bu belgeselleri izle. izledikten sonra söylediklerimle halen muhalif olacaksan ozaman farklı. yani ozaman diyecem ki cahille sohbeti kes. ama konuyu farklı mecralara taşıma. Yok imanı zayıf yok peygamberlere inanmıyor gibi çirkin saldırılara girmeyin. günaha gireceksinizdir ki girmeyin boşuna hüküm vermeyin. islah olmak için caba verin. eksik bilgilerinizi tamamlayın. sonra cevap verin çünkü hep aynı yerde dönüyorsunuz. başka bir cevap farklı bir cevap verin yok eskilerden kopyalayarak bir cevap vermeyin bana. ne demek istediğimi anlamadan da konuşmayın lütfen. Hz Muhammeti anlamak istiyorsanız Peygamberimize verilen ilk emirlere bakın örtüne bürünen muhammet kalk benim büyüklüğümü anlat deniliyor ki kalkıp önce Allahın büyüklüğünü kavrayın. kavramak biraz zordur bir yerde takılırsınız kesin ama en azından en büyük anlama kapasitesinizi zorlayin. yoksa bu cocuklara anlatılan masallarla cocuk aklı ile kalırsınız. He tabi bunun bir sıkıntısı varmı yok elbette böyle inanmak isterseniz de bir sıkıntı yok imanınızda sıkıntı yoksa ozaman boşverin bu söylediklerimi ama imanınızda sıkıntı yaratan çelişkileriniz varsa kalbinizde bence korkmadan sorgulayın. Allah insanları korkutmak isteyen bir varlık değildir. bu sistemin kurucusudur. yaratıcıdır. adı üstünde de kurucusu olarak da bizlere kuranı nasip etmiştir. kuran da nasıl nasip olmuştur Peygamberimiz vesilesi ile. şimdi vesile olan Peygamberimize saygımız sevgimiz tartışmaya bile gerek duyulmayacak bir konu bunu tartışmıyorum. Ama kuran kitap olarak indirilmedim kalbe vahy yolu ile indirildi şimdi kalbe inen satır satır ayetleri de peygamberimiz kendi dili ile insanlara anlattı. bu anlatımlarıda kuran olarak derlediler topladılar. hadisler ise ne manaya geliyor diye ayetlerin acıklaması olarak sunuldu. Dosdogru namazınısı kılın diyorsun da niye secde ruku ve kıyam halinin anlatımını kuranda göstermiyorsun. kuranda namaz ap acık anlatılmıştır. hatta geçmiş peygamberlere de aynı şekilde anlatılmıştır. namaz ibrahim peygamberimizden itibaren gelen bir olgudur. ve kuran da aynı şekilde anlatılını yapmaktadır. bunun için kalkıp kuranda namaz şekilleri yazmıyor demek yanlış olur. bence kuranı oku derken bana sen okumayı terkar et derim. kuranda herşey ap acık anlatılmıştır. hadislerde ayetlerin destekleyicisidir. eğer desteklemiyorsa o hadis yanlıştır. sizler yanlışın peşinde koşmak isterseniz yolunuz acık olsun. hadislerin gerçek olup olmadıgını anlamak için de başvurulacak tek kaynak kurandır. kuran eksik bir kitap değildir. bu tür düşünceeler kuran mucizesini kücümsemektir. kuranda herşey ap acık anlatılmıştır. altının altın oldugunu anlamak için bir taşa vurulur ve bakılır ki altın yada değil. bir hadisin gerçek olup olmadıgını anlamak istiyorsanda kurana başvuracaksın ki gerçek mi değilmi anlayacasın. ee peki ozaman ana kaynak kuran ise ve bu kaynak peygamber efendimiz tarafından bizlere iletilmiş ise daha neyi tartışıyorsunuz anlamıyorum. Daha fazlasını zorladıgınızda kötü niyetli oldugunuzu düşünüyorum. kuranda yazmayan bir şey yok kuran mucizedir ve kuran ipine sarılmayanın yolunun sapıkların yolu oldugunu da ayetle bildiriyor. daha neyi tartışıyorsunuz. kuranda havva geçmiyor diyorum daha neyi tartışıyorsunuz. zorla kurana havvayı mı sokacaz yoksa zorla kurana huri erkeklere nuri bayanalara mı diye sokacaz. yoksa sizler kuranı değiştirmek içinmi caba veriyorsunuz yani niyetinizi anlamakta zorlanıyorum. bu niyette olanlara da en güzel cevabı ilim irfan sahibi insalar veriyor daha ne olsun. akıllı tasarım yada maymun teorisi ile uyraşmıyorum ben gözle görünen yıllar verilmiş belgesellerideki gözlemlere dayanarak görünenleri anlatıyorum. bu olaylara isim veren de sizlersiniz yok şöyle yok böyle diye bu yorumlarım bana ait kimseden bir alıntı değil. bu söylemlerime bir isim verilecekse lütfen bırakında ben ismini vereyim. hani sizler isim verme lüksüne sahip değilsiniz. benim vereceğim isimde kurandır kuranda herşey yazılıdır ve kuran bir mucizedir. ötesini iddea eden varsa kuran herşeyi yazmaz diyorsanız siz bilirsiniz. ben kurandan başka hadislere inanmam kuranla çelişen hadislere itibar etmem. kuran ile örtüşen ve kuranı destekleyen tüm hadislerde başımın üstünde yeri vardır. gerisi yalandır dolandır. yalana dolana sevdalı olanlarada sözüm yoktur. sohbetim de yoktur.

  329. yukarıdaki yazıma düzeltme yapıyorum:yaradılış teorisi DEĞİL .akıllı tasarımdır kastım.

  330. gökhan krdş:ben hz adem konusunda cenk e onlarca yazdım delillerle defalarca anlattım cenk yaradılış teorisine benzer bir inanış la inanıyor yani evrimi onaylıyor insanın tekhücreli canlıdan milyonlarca yıl da gerçekleşdiyi öne sürülen mutasyon ara geçiş tür oluş evrim açmazıyla (tanrısal seçilimle )insanın varoluş serüvenine açıklık getirmeye çalışıyor .uzunca yazışmamızın neticesinde insanın insanımsı maymundan değil.(ÖZEL BİR YARADILIŞLA HASILLANMIŞ MAYALANMIŞ .ÇAMURDA ELLİBİNYIL DA ADEM YARATILDI)ve eşi yaratıldı.gerçeyine sıcak bakmaya başladı .ee düşünen insan için gerçekten biz çok ibret alınaca ayetler indirdik diyor ALLAH cc.sabit fikirli olmamak gerek her kaynağı okuyup anlamaya çalışmak gerek.takılınan konularda kur an ı kerimde açıklık getirilmeyen konularda doğru kaynağa ehlibeyt kaynağına yönelmek gerek.hz muhammed i anlamaya çalışmak gerek……..!!

  331. bu son yazıdaki inanış anlayışına katılmamak mümkün dğil ama hani düz mantık denmişya bunu diyen düz mantıkla bakmamalı.tabiki kuran rafa yada duvara kalkamaz eğer islam dinine inanacaksa her inanan kuran ı okumalı ancaaaaaak çok dikkat edin (bize kur an yeter)diyenler çoğunlukla ya sapkınlağa ya radikal yada çok uçurum uc noktalara gittiler vahabileri araştırın onlarda bize kur an yeter diyordu ama araştırın bakın tarihe…..hz mumammed ben imanın şehriyim ali anahtarıdır diğor.ona öğretti ve birçok sahabeye öyretti çok sağlam kaynaklar var bunları okumak anlamak gerek.kur an ı kerimde ehlibeyt i masum kıldığını söyleyen ayet vardır nedemek masum araştırın .kimdir ehlibeyt araştırın neden kuran ehlibeytten bahsediyor.kevser suresinde peygamberimizin soyunun kesilmediyini neden söylüyor?çünkü 12 imam gerçeyi var.ehli beyt 14 masum olarak adlandırılır dayanılan kaynak kur an dır bu dedelerin masalı deyildir.hz muhammed hz fatıma hz ali hz hüseyin hz hasan.bunlar dan sonra yaşayan ehli beyt imamları masumdur yani kuran da geçen masum günahsız.ve allahın inayetiyle doğuştan ilime gebe olarak yaşadılar imam muhammed taki yakın tarihde yaşadı kayıtları sağlamdır.araştırın 9 yaşında haham papaz ateist ve çağının başka islam messebinin alimlerini yenmiş ilimiyle o dönemde yaşayan insanları hayretler içinde bırakmıştır.ehlibeyti sevmeyen hz aliyi anlamadan yaşamadan onların itişadına uymadan kimse allah ın rızasını alamaz hz muhammed ehlibeyt e uymayan nasıl inanırsa inansın cahiliye ölümüyle ölür diyor……….birde hadis demek peygamberimizin hayata dair verdiyi nasihatlardır bunları okuyacağım diye kur an ı duvara asalım denmez kuran ı oku nediyor dosdoğru namazı kıl ee nasıl kılacaksın tabi hadisi açıp uygulamayı öyreneceksin yani hepsi bu hadis okumak demek kuran ı rafa kaldır demek değildir aksine peygamber sözüyle dosdoğru anlamış olursun.bir örnek ,kur an da geçen zikir ehline sorun diye geçen ayeti vahabiler ve bize kur an yeter diyenler bu ayette zikir ehli papazlardır bu durumda başımız sıkışınca onlara gidelim dediler..haa peki allah o dinin tahrip olduğunu söylemedimi şimdi nasıl olurda papazlara yönlendirir acaba allah eski antlaşmanın tahribibi biran unuttumu acaba işte bize kuran yeter diyenler unun gibi çoook hataya düştüler araştırın..oysa oradaki zikir ehli kimdir biliyormusunuz?hemen başka bir ayetle cevap vereyim bende sallama yok herşey kaynağından.(Sizin gönül dostunuz Allah’tır, O’nun resulüdür, bir de rükû eder bir halde namazı kılıp zekâtı vererek iman edenlerdir.maide 55……….işte dostunuz peygamberimizin vefatından sonra papazlara değil veli ve dost edinilecek ilim sahibi zekat ve ruku zahibi hz ali dir hz ali zikir ehlidir ve ehlibeyt masumdur.her müslüma kur an ı kerimi okusun ehlibeyt kaynaklı hadizlere itimat ederek yararlansın.ne diyor allah cc.o hiçbirşeyi kendiliyinden söyleyemez.yoksa biz onun şahdamarını koparıp atardık diyor allah cc tabiki bir beşer olarak kendiliyinden söylüyordu ama ilahiyat konusunda din konusunda peygamberimiz hz muhammed asla kendinden hevasına kapılarak yada hataya dişerek hiçbirşey söyleyemez onun söylediyi uydurmalar başka .kur an la çelişemez inananlara tavsiyem kuran okuyun güvenilir kaynaklardan hadis okuyun ehlibeyti sevin ve onların gösterdiyi masum yolda gerçek sünnet yolunda doğru islam caddesinde irelleyin.araştırın.ben hanifi messebi üzerine doğdum ama araştırmalarım neticesinde messep olmayan kendine caferilik denen ama onlar kendini messep olarak kabul etmeyen inancı fikrime aklıma yakın buluyorum tabi bu anlayışın tasvip etmediyim sonradan ekleme olarak düşündüyüm konularıda var aynı zamanda kendi messebim olan haifiliyin doğru bulduğum konularıda var yani ikisinede aynı mesafedeyim.ama gerçek olarak inandığım şey ehlibeyt sevgisi onların anlayışına uymak onların islam dininin masumları temizleri doğru yolu olarak kabul etmektir…………..!

  332. gökhan dedi:

    cenk anlattıkların güzelde kardeş sen hala peygamberlere iman ettiğini söyleyemiyosun… sen Allah’ın emrettiklerinden sadece kafana uyanlara mı uyuyosun???… nedir bu peygamber düşmanlığı ???

  333. anlaşılan şu ki iki türlü düşünce var. birincisi kuranı rafa kaldıralım bir işe yaramıyor nede olsa hadisler var. ikincisi kurana bakıp bu kitaptan başka bir kitap yok başka ipe sarılmayın ayetine sarılıp hadislerin ayetlerle çelişenlerini ret etmek. hani ayetlerle desteklenmiş hadislere bir itiraz olamaz fakat kuranda olmayan hadislere de inanacaksak ozaman kuranı duvarınıza kaldırın el sürmeyin. bu arada duyumlarıma göre peygamberler demiş ki fatih köprüsünden atlayın. hani bizzat ben buna kefilim isterseniz buna da inanın. imanınızı görelim. hani imanın şartlarına gelirsek eğer zaten peygamberimizin sözleridir kuran hani bulutlardan lahit olarak inmedi ya bu kuran peygamber efendimizin kalbine nail oldu ve peygamber efendimizin mübarek dilinden döküldü. eh bu böyle olunca vefatından sonra sureler halinde kitap haline getirildi. hani vahy yolu ile gelen Allahın kelamı olan kuranın içine peygamberimiz ekleme yapmayı gerek görmemiş de sizlermi hadis diyerek ekleyeceksiniz? yok böyle bişi olayı saptıra saptıra bu noktalara getirmeyin bu konuları. imanın da kime nasip olacağının hükmüne de karar vermek lüksüne sahipseniz ozaman meleklerin kan göz yaşı dökecek insanımı halife kılacaksın zerzenişine verilen en güzel söz siz gaybı nerden bilirsiniz ayetidir. bu durumda bile anlaşılıyor ki hüküm sahibi Allahtır. imandan bahsederken hüküm sahibinin kim oldugunu unutup hüküm vermeye kalkanların durumuda hatasını anlayıp itaat eden meleklerdir ikincisi de isyan edip kibrine yenilen şeytanınki gibidir. benim yazılarımda hadis olmaması sadece ayetler ile sınırlı olması kabul görmüyorsa sizler bu şekilde de bakabilirsiniz bu dünya görüşünde cennet heveslisi değilim cehennemden de korkmuyorum. nasıl olsa hüküm hikmet sahibi bizler değilsek bu aklın sahibinin kararıdır. bu arada adem konusunda bana ayetlerin içersinde parantez içinde zorlama haricinde havva kelimesini gösterebilirseniz ben bu konuda tüm düşüncelerimi tekrer gözden geçirebilirim. kuran evrensel bir kitaptır ve erkek bayan diye ayrılmamıştır ayetler okuyan insana hitap edilmiştir. buna en güzel örnek ise huri tarifidir. bu noktada kim okursa okusun huri insanı düşüncelerden farklı bir canlıdır. yani bizlere eş olarak verilecek varlık türüdür. yani bayana da erkeğe de huri vaad edilmiştir. hani bu konuya destek ise dünya da insanlara eşlerini kendilerinden eşler kıldık der yani istemiş olsaydı farklı canlı türlerini de bizlere eş kılabilirdi diye anlatılıyor buna da örnek verdim ki doğada bazı tür arıların üremesini tırtılların vesilesi ile sürdürmesi örnek gösterilebilir. bu yüzden kuranı erkek egemenliğinde değildir. kuran ademogullarına hitap edilmiştir. ki bu insan ve insanogludur. insanın da cinsiyetine göre ayrımladıgımızda erkek bayan diye ayrılır ki geneline göre yorumlarsak adem mükemmel bir anlatımdır. eğer düz mantık bakılırsa eskilerin masalları diye kurana yüz cevirenlere hak vermek gerekir. ve peygamber efendimize verilen tek mucize kuran ise mevcut kuran şu an bizlere mucizedir fakat peygamberimizin döneminde bile anlatıyorum anlamıyorlar gösteriyorum görmüyorum diyenler var ki hani düşünün şu an peygamberimiz hayata tekrar gelmiş olsa yine normal insan gibi sadece ayetleri tastik edecektir. görevide Allahın büyüklüğünü anlatmak olacaktır. doğal mucizeler de verilmiştir elbette ama bunları görüp yinede inanmayan toplumların sonuda helak olarak sonlanmıştır. helak edilmeyen toplum olarak bizler kıyamet ehliyiz. ve kıyamete kadar da kuran mucizeleri devam edecektir. O yüzden peygamberimizin sözleri kurandır kuranda olmayan kuran ile çelişen tüm hikayeler yalandır. yalanlara inananlarada ayetleri gösteririm. unutmadan tekrar eklemek isterim kuran asla bilimle çelişmez bilim. Allahın ilmini bilmek ilmine verilen isimde bilimdir. bilmektir. bilip görüp te iman etmemek mümkün değildir. Ama ataistlerin elindeki malzemelere bakarsak bu kişilerin dünya görüşlerine bakarsak ve itirazda bulundukları yönlere bakarsak elbette bir çok kısmı hadistir. islamiyeti kirletmenin en güzel yönü de hadislere saldırıp peygamberimizi Kuranımızı kücümsemektir. Biraz dinimize saldıranların hangi konulardan saldırdıklarına bir bakın. cevap verin veremiyorsanız sadece laf salatası yapıyorsanız bence imanınızı sizler kontrol edin. böyle gözü kapalı yalandan yere iman ettim diyerek iman edilmiyor. ettim diyen ya kendini kandırıyor yada çevresini kandırıyor. hani benim iman edip etmemem kimseyi kurtarmıyor beni kurtaracak konu benim kalbimin iman edebilmesi ki bu konuda benim bir sıkıntım yok. sıkıntısı olanlara ise şah kendisine şah damarından yakın olan kalbi ile baş başa bırakmaktan başka çare yoktur. tabi bu kalp mühürlenmemişse.

  334. Gökhan dedi:

    cenk kardeş yazılarının nerdeyse tamamını okudum ve şunu anladım sende peygarberlere itaatsizlik var. yazılarının ilk başlarında hadislere güven olmaz diyosun sen kimsin ki bunu diyosun. Allah Hz. peygamberimizi hepimize önder yol gösterici olarak yollamıştır ama sen onun sözünü dinlemem diyosun imanın şartlarından bi tanesi peygamberlere iman değil midir?? sen ne Hz. Muhammed (sav) ‘in sözüne itimat ediyosun ne de ilk peygambere Adem babaamıza güveniyosun önce imanın şartlarından olan peygamberlere imana tam olarak kalpten inan ondan sonra daha doğru ve tarafsız yorumlar yapabilirsin emin ol… Allah içine bütünüyle iman koysun… Amin….

  335. kur an da namazı dosdoğru kılın orucu tutun der ama bunların tarifi yapılmazbu iş tebliy edenin görevidir yani hz muhammed.peygamberimiz insanlara bu detayları öyretmiş ve adeta yaşayan kur an dır hz muhammed…..havva ismi kuran ı kerimde gecmez eşi der ama bunun önemi yoktur sonuçda bir eş vardı .sanki hepimizin ismini ALLAH CC mi koyuyor bir eş vardı ve ona havva deniyor bu ayşede olabilirdi bunun önemi yok önemli olan bir eş vardı ve dişili erkekli bir çift olarak insanlık serüvenine başlangıç oldular.b konudaki sözlerime son veriyorum ve benim inancım bu şekilde başka inançlara bişe diyemem.sadece belgesel izlemekle sır çözülmez ayrıca dedeler masalı dediyiniz şeyler yüzyılda bir insanlık tarihinde sahne alan nadir şahsiyetlerdir onlar bizim yolumuza ışıktır.at gözlüğüyle değil geniş bakmak lazım hayata.arı her çiçekten öz almadan bal yapamaz sen heryerden özsuyunu alacaksın balı sen yapacaksın.bide her ayet her istediyiniz konuya esneterek yorum yapmanıza karşın sizi doğru kılmaz konunuya alakalı ayetlerle bakarsa ozaman doğru tesbitte bulunursun………………………!

  336. İnsanlar Hz. Âdem’le Hz. Havva’dan doğarak çoğalmışlardır. Havva anamız hep ikiz doğum yapıyordu. Bunlardan birisi erkek, diğeri de kızdı. Hz. Âdem, aynı anda doğan ikizleri, bir önce veya bir sonra doğan ikizlerle evlendiriyordu. Habil’le beraber doğan kız çırkın, Kabil’le birlikte doğan kız ise güzeldi.

    Bu durumda Hz. Âdem, Habil’in, Kabil’le beraber doğan kızla, Kabil’in de Habil’le beraber doğan kızla evlenmesini istedi. Fakat Kabil buna razı olmadı, kendisiyle doğan güzel kızı Habil’e vermek istemeyerek kendisi almak istedi.

    Hz. Âdem buna müsaade etmedi ve meseleyi Allah’a havale etti. Cenab-ı Haktan gelen emir üzerine her ikisinin de Allah’a birer kurban takdim etmelerini, hangisinin kurbanı kabul edilirse Kabil’in bacısının ona ait olacağını söyledi. Bunun üzerine Kabil bir demet buğday, Habil de bir koyunu kurban olarak takdim etti. Gökten inen bir ateş Habil’in kurbanını aldı, Kabil’inki olduğu yerde kaldı. Bu durumda Habil haklı çıkmış ve kızı almaya hak kazanmıştı Fakat Kabil iyice çileden çıkmıştı. Bu hâdise Kur’ân’da şöyle anlatılır:

    “Onlara Âdem’in iki oğluna dair haberi hak ile oku. Onlar birer kurban takdim ettiklerinde, birisinin kurbanı kabul olunmuş, diğeri kabul olunmamıştı. Kurbanı kabul olunmayan diğerine, ‘Ben seni öldüreceğim’ dedi. O da, ‘Allah ancak takva sahiplerinin kurbanını kabul eder’ diye cevap verdi.

    “Habil şöyle devam etti: ‘Eğer sen öldürmek için elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi kaldıracak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. Dilerim ki, sen benim günahımı yüklenesin de, Cehennem ateşinin ehlinden olasın. Bu da zalimlerin cezasıdır.

    “Sonra nefsi, kardeşini öldürmeyi ona kolay ve hoş gösterdi; o da kardeşini öldürüp hüsrana uğrayanlardan oldu. Sonra Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstermek için, ona, yeri eşeleyen bir kargayı gönderdi. Kabil, ‘Yazıklar olsun bana!’ dedi. ‘Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtemedim!’ Artık o yaptığına pişmanlık duyanlardan olmuştu.” (1)

    Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmelerinin dindeki yerine gelince; Hz. Âdem’den Peygamber Efendimize gelinceye kadar bütün peygamberler hak dini tebliğ etmişlerdir. Dinin temeli olan îman esasları hep aynı kalmıştır. Fakat şeriat dediğimiz, ibadet ve dünyaya ait işlerde Hz. Âdem’den Peygamberimize kadar her devrin icaplarına, insanların ihtiyaçlarına göre bazı hükümler değişerek gelmiştir.

    Cenab-ı Hak her devrin insanının yaşayışını ve menfaatini gözeterek her ümmete ayrı bir şeriat göndermiştir. Mâide Sûresinin 48. âyetinde bu hususta, “Sizin her biriniz için Biz bir şeriat ve açık bir yol tayin ettik” buyurulur.

    Bediüzzaman da bu meseleyi şöyle izah eder:

    “Asırlara göre şeriatlar değişir. Belki bir asırda kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiya’dan (a.s.m.) sonra şeriat-ı kübrası (büyük şeriatı) her asırda, her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır.” (2)

    Meselâ, Yahudiler ancak havralarda, sinagoglarda, Hıristiyanlar sadece kiliselerde ibadet edebilirlerken, biz Müslümanlar her yerde namaz kılabiliyoruz. Yine sığır ve koyun gibi hayvanların iç yağları Hz. Musa’nın şeriatında haramken, bizim dinimizde helâldir. Hz. Âdem ise ilk insan ve ilk peygamberdir. Allah ona da bir din ve bir şeriat göndermiş ve öğretmişti. O da Allah’ın kendisine gösterdiği şekilde hareket ediyordu. Cenab-ı Hak, Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmesini de bir zaruretten dolayı helâl kılmıştı. Çünkü insan neslinin artması gerekiyordu.

    Başka insan da olmadığına göre, bir zaruret olarak kardeşlerin birbirleriyle evlenmesi gerekiyordu. Bu âdet bir süre devam etti, fakat insanlar çoğalınca böyle bir evliliğe ihtiyaç ve zaruret kalmadı ve bu tatbikat da kalkmış oldu.

    (1) Mâide Sûresi, 5:27-31.

  337. İnsanlar Hz. Âdem’le Hz. Havva’dan doğarak çoğalmışlardır. Havva anamız hep ikiz doğum yapıyordu. Bunlardan birisi erkek, diğeri de kızdı. Hz. Âdem, aynı anda doğan ikizleri, bir önce veya bir sonra doğan ikizlerle evlendiriyordu. Habil’le beraber doğan kız çırkın, Kabil’le birlikte doğan kız ise güzeldi.

    Bu durumda Hz. Âdem, Habil’in, Kabil’le beraber doğan kızla, Kabil’in de Habil’le beraber doğan kızla evlenmesini istedi. Fakat Kabil buna razı olmadı, kendisiyle doğan güzel kızı Habil’e vermek istemeyerek kendisi almak istedi.

    Hz. Âdem buna müsaade etmedi ve meseleyi Allah’a havale etti. Cenab-ı Haktan gelen emir üzerine her ikisinin de Allah’a birer kurban takdim etmelerini, hangisinin kurbanı kabul edilirse Kabil’in bacısının ona ait olacağını söyledi. Bunun üzerine Kabil bir demet buğday, Habil de bir koyunu kurban olarak takdim etti. Gökten inen bir ateş Habil’in kurbanını aldı, Kabil’inki olduğu yerde kaldı. Bu durumda Habil haklı çıkmış ve kızı almaya hak kazanmıştı Fakat Kabil iyice çileden çıkmıştı. Bu hâdise Kur’ân’da şöyle anlatılır:

    “Onlara Âdem’in iki oğluna dair haberi hak ile oku. Onlar birer kurban takdim ettiklerinde, birisinin kurbanı kabul olunmuş, diğeri kabul olunmamıştı. Kurbanı kabul olunmayan diğerine, ‘Ben seni öldüreceğim’ dedi. O da, ‘Allah ancak takva sahiplerinin kurbanını kabul eder’ diye cevap verdi.

    “Habil şöyle devam etti: ‘Eğer sen öldürmek için elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi kaldıracak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. Dilerim ki, sen benim günahımı yüklenesin de, Cehennem ateşinin ehlinden olasın. Bu da zalimlerin cezasıdır.

    “Sonra nefsi, kardeşini öldürmeyi ona kolay ve hoş gösterdi; o da kardeşini öldürüp hüsrana uğrayanlardan oldu. Sonra Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstermek için, ona, yeri eşeleyen bir kargayı gönderdi. Kabil, ‘Yazıklar olsun bana!’ dedi. ‘Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtemedim!’ Artık o yaptığına pişmanlık duyanlardan olmuştu.” (1)

    Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmelerinin dindeki yerine gelince; Hz. Âdem’den Peygamber Efendimize gelinceye kadar bütün peygamberler hak dini tebliğ etmişlerdir. Dinin temeli olan îman esasları hep aynı kalmıştır. Fakat şeriat dediğimiz, ibadet ve dünyaya ait işlerde Hz. Âdem’den Peygamberimize kadar her devrin icaplarına, insanların ihtiyaçlarına göre bazı hükümler değişerek gelmiştir.

    Cenab-ı Hak her devrin insanının yaşayışını ve menfaatini gözeterek her ümmete ayrı bir şeriat göndermiştir. Mâide Sûresinin 48. âyetinde bu hususta, “Sizin her biriniz için Biz bir şeriat ve açık bir yol tayin ettik” buyurulur.

    Bediüzzaman da bu meseleyi şöyle izah eder:

    “Asırlara göre şeriatlar değişir. Belki bir asırda kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiya’dan (a.s.m.) sonra şeriat-ı kübrası (büyük şeriatı) her asırda, her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır.” (2)

    Meselâ, Yahudiler ancak havralarda, sinagoglarda, Hıristiyanlar sadece kiliselerde ibadet edebilirlerken, biz Müslümanlar her yerde namaz kılabiliyoruz. Yine sığır ve koyun gibi hayvanların iç yağları Hz. Musa’nın şeriatında haramken, bizim dinimizde helâldir. Hz. Âdem ise ilk insan ve ilk peygamberdir. Allah ona da bir din ve bir şeriat göndermiş ve öğretmişti. O da Allah’ın kendisine gösterdiği şekilde hareket ediyordu. Cenab-ı Hak, Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmesini de bir zaruretten dolayı helâl kılmıştı. Çünkü insan neslinin artması gerekiyordu.

    Başka insan da olmadığına göre, bir zaruret olarak kardeşlerin birbirleriyle evlenmesi gerekiyordu. Bu âdet bir süre devam etti, fakat insanlar çoğalınca böyle bir evliliğe ihtiyaç ve zaruret kalmadı ve bu tatbikat da kalkmış oldu.

    (1) Mâide Sûresi, 5:27-31

  338. İnsan. İlk insan ve ilk peygamber (A.S.)Allah ilk insan olarak Âdem’i, sonra eşi Havva’yı yaratmıştır. Bugünkü insanlar onlardan türeyip çoğalmıştır. Bazı dine tâbi olmıyanlar, insanın maymun soyundan bir hayvandan türediğini iddia ederler. Bu iddia kasıtlıdır, çünki ilmî isbatı yapılamamıştır. Lâboratuarlarda küçük canlılar üzerinde yapılan çalışmalar göstermiştir ki, canlının genetik yapısında meydana gelen değişiklik sonucu türeyen yeni canlı, ana-babasından daha mükemmel değil; dejenere olmuş, soysuzlaşmış, bozuk bir şekil almıştır. İnsan ise en mükemmel mahluktur. Kaldı ki bu güne kadar bir canlının değişip başka bir canlı haline geldiğini kimse görmemiştir. Bugünkü maymunlar da hâlâ insan olmamışlardır. Bugünün psikoloji ve felsefi antropolojisi insanın mahiyetçe, özce hayvandan farklı olduğunu kabul etmiştir. $ Yani: Cenâb-ı Hak, Âdem’i (A.S.) bütün kemalâtın mebadisini tazammun eden âli bir fıtratla tasvir etmiştir ve bütün maâlinin tohumlarına mezraa olarak yüksek bir istidat ile halketmiştir ve mevcudatı ihata eden ulvi bir vicdan ve ihatalı on duygu ile teçhiz etmiştir; ve bu üç meziyet sayesinde, bütün hakaik-ı eşyayı öğretmeye hazırlamıştır, sonra bütün esmayı kendisine öğretmiştir. Âdem’i halketti, tesviye etti, cesedine nefh-i ruh etti, terbiye etti, sonra esmâyı tâlim etti ve hilâfete namzed kıldı. Sonra vakta ki Âdem’i melâikeye tercih etmekle rüchan mes’elesinde ve hilâfet istihkakında ilm-i esmâ ile mümtaz kıldı. İ.İ.)(Hz. Âdem’in (A.S.) Cennet’ten ihracı ve bir kısım beni-âdemin Cehennem’e idhali ne hikmete mebnidir?Elcevap: Hikmeti, tavziftir… Öyle bir vazife ile me’mur edilerek gönderilmiştir ki, bütün terakkkiyat-ı mâneviye-i beşeriyenin ve bütün istidâdât-ı beşeriyenin inkişaf ve inbisatları ve mâhiyet-i insaniyenin bütün Esmâ-i İlâhiyeye bir âyine-i câmia olması, o vazifenin netayicindendir. Eğer Hz. Adem Cennette kalsaydı; melek gibi makamı sâbit kalırdı, istidâdât-ı beşeriye inkişaf etmezdi. Halbuki yeknesak makam sâhibi olan melâikeler çoktur, o tarz ubudiyet için insana ihtiyaç yok. Belki hikmet-i İlâhiye, nihayetsiz makamatı kat’ edecek olan insanın istidadına muvafık bir dâr-ı teklifi iktiza ettiği için, melâikelerin aksine olarak mukteza-yı fıtratları olan mâlum günahla Cennet’ten ihraç edildi. Demek Hazret-i Adem’in Cennet’ten ihracı, ayn-ı hikmet ve mahz-ı rahmet olduğu gibi; küffarın da Cehennem’e idhalleri haktır ve adâlettir. M.) (Bak: Terakkiyat)
    ADEM: Yokluk, olmama, bulunmama.
    Fakirlik. (Vücudun zıddı)(Bir zaman -küçüklüğümde- hayalimden sordum: “Sana bir milyon sene ömür ve dünya saltanatı verilmesini, fakat sonra ademe ve hiçliğe düşmesini mi istersin? Yoksa, bâki, fakat âdi ve meşakkatli bir vücudu mu istersin?” dedim. Baktım ikincisini arzulayıp birincisinden “Âh!” çekti. “Cehennem de olsa beka isterim.” dedi. R.N.)(Eğer sen dalâlette boğulup çıkamıyorsan; yine cehennemin vücudu bin derece idam-ı ebediden hayırlıdır. Ve kâfirlere de bir nevi merhamettir. Çünkü insan, hattâ yavrulu hayvanat dahi, akrabasının ve evlâdının ve ahbabının lezzetleriyle ve saadetleriyle lezzetlenir, bir cihette mes’ud olur. Şu halde, sen ey mülhid, dalâletin itibariyle ya idam-ı ebedi ile ademe düşeceksin veya cehenneme gireceksin! Şerr-i mahz olan adem ise, senin bütün sevdiklerin ve saadetleriyle memnun ve bir derece mes’ud olduğun umum akraba ve asl ve neslin, seninle beraber idam olmasından, binler derece cehennemden ziyâde senin ruhunu ve kalbini ve mâhiyet-i insaniyeni yandırır. Çünkü cehennem olmazsa cennet de olmaz; herşey senin küfrün ile ademe düşer. Eğer sen cehenneme girsen, vücud dâiresinde kalsan, senin sevdiklerin ve akrabaların ya cennette mes’ud veya vücud dâirelerinde bir cihette merhametlere mazhar olurlar. Demek, herhalde cehennemin vücuduna taraftar olmak sana lâzımdır. Cehennem aleyhinde bulunmak ademe taraftar olmaktır ki; hadsiz dostlarının saadetlerinin hiç olmasına taraftarlıktır. Evet cehennem ise, hayr-ı mahz olan dâire-i vücudun Hakim-i zülcelâlinin hakimâne ve âdilâne bir hapishâne vazifesini gören dehşetli ve celâlli bir mevcud ülkesidir. Hapishâne vazifesini de görmekle beraber, başka pek çok vazifeleri var. Ve pek çok hikmetleri ve âlem-i bekâya âit hizmetleri var. Ve zebâni gibi pek çok zihayatın celâldarâne meskenleridir. Ş.)

  339. Aklı hiç olmayana deli denir. Aklı olup da aklını kullanmayana veya kullanamayana ahmak denir. Ahmak, aklı az, görüşü kısa, basiretsiz kimsedir. Hz. İsa, (Körleri iyileştirmek, ölüleri diriltmek bana zor gelmedi. Fakat, ahmak olana, doğru sözü anlatamadım.) buyurdu.

    Âlimler de buyuruyor ki:

    Dişi ile tırnak uçlarını ısırmak ahmaklıktır. (Hz. Ali)

    Ahmakla arkadaşlıktan sakın. Çünkü, sana iyilik edeyim derken, zararı dokunur. (Hz. Ömer)

    Ahmaklar arasında bulunan horlanır, âlimler arasında bulunan hürmet görür. (Cafer-i Sâdık)

    Dünyayı ele geçirmek için âhireti vermek ahmaklıktır. (İmâm-ı Rabbani.)

    Yaratıkların en ahmağı nefistir. Çünkü her isteği kendi aleyhinedir… (İmâm-ı Rabbânî)

    Kaza borcu var iken, nafile kılmak ahmaklıktır. (Abdülkâdir-i Geylânî)

    Ahmaklığın alâmeti, kendi aybını bırakıp, başkasının aybıyla uğraşmaktır. (Sırrî-yi Sekatî)

    Ahmağa verilecek en güzel cevap, sükuttur. (İbni Hibbân)

    Nefsin arzuları peşinde koşan ahmaktır. Nefs ahmaktır, her istediği kendi zararınadır. (Muhammed Masum)

    Hatasında ısrar eden ahmaktır. (Abdülhakîm Arvâsî)
    İmran bin Husayn hazretleri, hadis-i şeriflere ve diğer delillerden değil de, (Bana yalnız Kur’andan bildir) diyen birine, (Ey ahmak! Kur’an-ı kerimde, namazların kaç rekat olduğunu bulabilir misin) buyurdu.

    Hikmet ehli de buyuruyor ki:
    Aklı olan karı-koca, birbirini üzmez. Hayat arkadaşını üzmek, incitmek, ahmaklık alametidir.

    Akıllı ile istişare galibiyet, ahmakla istişare mağlubiyettir.
    Ahmağın kalbi ağzında, akıllının dili kalbindedir. Yani ahmak sır saklayamaz, akıllı sırrı ifşa etmez.

    Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
    Akıllı, nefsine uymaz, ibâdetlerini yapar, ahmak olan da nefsine
    uyar, günah işler sonra Allah affeder diye ümitlenir. [Tirmizî]

    Ahmak, ahmaklığından fasıkın [Açıktan günah işleyenin]
    günahından daha büyük bir derde düşer. [Hakîm]
    Ahmak olanla ilgini kes. [Beyhekî]

    Sofradan düşen kırıntıyı yiyen fakirlik görmez, çocukları da ahmak olmaz. [İ. Neccâr]
    Mümin sert değildir. Yumuşaklığından dolayı ahmak zannedilir.Deylemi
    Her şey Allah’ın takdiri iledir. Akıl ve ahmaklık bile. [Buhârî]

    Ahmaklığın en kötüsü ve dalâletin [sapıklığın] en büyüğü,
    Müslümanlığı bırakıp, başka dine meyletmektir. [Deylemî]

    Müslümanlığı bırakmak, yani dinsiz olmak ahmaklığın en kötüsüdür.
    Kim Müslümanlığı bırakırsa mürted olur, hangi dine girerse girsin fark etmez. Bu bakımdan ateist, en ahmak kimsedir. Bir buğday tanesini, bir karıncayı yaratmaktan aciz olanın, kâinatın tesadüfen meydana geldiğini, bir yaratıcının bulunmadığını sanmasından daha büyük ahmaklık olur mu?

    Kur’anı kerimde meâlen buyuruluyor ki:
    (Kâfirlere “Müslümanların inandığı gibi siz de inanın” denilince, “Sefihlerin, ahmakların inandığı gibi mi inanalım?” derler; halbuki asıl ahmak kendileridir.) [Bakara 13]

    DUA: Allah’ım bana; Değiştirebileceklerim için güç,
    Değiştiremeyeceğim şeyler için sabır,
    İkisinin arasındaki farkı anlamak için de akıl ver… (Amin)

  340. sus ki bazen bildiklerinin kıymet kazansın. evrimleşerek değil birbirinden çoğalmışlar diyorsun ya hani kimse mamuttan türemiş demiyor ayhan hani bişiler okuyormusun yoksa okumadan direk hayır hayır bu böyle olamaz ben bilmeliyim ben bilmem lazım mı diyorsun? ve hemen bir ön bilgi alıp yazmaya mı kalkıyorsun? anlamış değilim. hani havva diyorum da konu bu sitedenin başında da havva adem hikayesi. ve sende bu havva anamız filan diyerek başlarından beri bunu savunuyorsun. ki şimdi havva demedim diyerek bizi yönetenler gibi ben böyle bişi demedim diyerek yazılı olan şeylere de mi itibar etmiyorsun. istersen bazen sil baştan okumak güzeldir. sabır edebilirsen bu forum okadar uzun olduki gerçekten tekrar okumak gerek istersen sen en baştan bir oku. ona göre yorum yap. yoksa bu yorumların ile hep aynı yerde dönüp duracaz seninle. ama ben cevap vermiyecem diyorum ama hani sanırım okadar pişemedim her seferinde yenik düşüp sana cevap yazıyorum. ayet olarak yazdıklarıma bile hayır diyorsun ayetin yazılımına dokunmadan yazmama bile çarptırıyorsun diyorsun ya şaşırıyorum. ben anladım ki peygamber efendimizin halini sayende. ben anlatıyorum anlatıyorum onlar nasıl görmezler diyor. ki vallaha anlama izin vermeyen allah izin vermiyor sen anlat diyor sadece sonrada tartışma çekil diyor senin dinin sana benimki bana diye ayhan senin söylediklerinin hepsi sana göre dogru bu yüzden haklısın yorum yapmıyorum sana sende bana yapma benimkilerin de bana göre dogruluk payı var ki saygı ile yorumlarımızı yazalım birbirimize atıfta bulunmayalım. hani bundan sıkıldım artık. saygılar

  341. Ben Hz. Rasulullah’a: “Ey Allah’in Rasulü! Nebilerin ilki hangisidir?” diye sordum. “Adem’dir.” buyurdu. Ben tekrar: “O Nebi miydi?” diye sordum, “Evet o, Allah ile bizatihi konusmus bir Nebi idi.” dedi. Ben: “Ey Allah’in Rasulü, peygamberlerin sayisi kaçtir?” diye sordum; “Yüzyirmidörtbindir.” buyurdular. (Suyutî: ed-Dürrü’l-Mensur 1/125)

  342. hz adem den sonraki soyun çoğalması hz nuh dan sonraki soy çoğalmasıyla aynıdır.nuh tufanınada dedelerin masalı diyemezsiniz çünkü kur an da geçmektedir.ya tamamına inanırsın yada hiç.kur an ı kerimde nuh tufanından kurtulan insanlar nasıl çoğalmışdır tabi evrimleşerek deyil birbirinden çoğaldı…..!!

  343. cenk:oku yazdıklarımı havva demişmiyim.adem ve eşi demişim bak bakalım eski yazılarıma.iftira atma!.ve insanlar eyer havva demişse bundan gocunacak bişey yok masumca bir isim adem in eşi kur an da ismi geçmediyi için e haliyle isim olmadan kişiyi anlatamayacağın için bir isim bulman lazım buda inceki ilahi dinlerin anlatımında geçen isim alınarak kullanılmış o da havva hem ne farkeder havva ayşe fatma .hem herzaman vurguladığın bayan okuduğunda adem bayan erkek okuduğunda adem rkek bu tutarsız bir düşüncedir.kur an ı kerimide düşüncelerindeki gibi mutasyona evreye evrime bağlama .kur an ı kerim gayet açıktır.laf dolandımaya tersinden anlamaya mahal vermemek için ALLAH cc (biz bu kur an ı okuyup anlayasınız diye apaçık bir dille indirdik)diyor.gayet açıktır.adem tekil insan için kullanılmıştır.z adem ve eşi ile çoğul değil tekil olarak bahseder ve dedelerin masalı dediyin olaylar zinciride kur an da geçiyor .tabi anlayana…!!

  344. Arkadaşı ona cevap vererek dedi ki: “Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah’ı inkâr mı ediyorsun?”

  345. Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a2 kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O’nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte o, Rabbiniz Allah’tır. O halde O’na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

  346. ayhan sen niye böyle sapıtıyorsun anlamıyorum seni? kuranda havva diye geçen bir ayet yok. kuranı mutasyona uyratmak isteyenlerin parantez içinde bunu söylemek istiyor diye ekledikleri bir isim. yani adem ve eşi diye geçen yere parantez içersinde havva demişler sence bu şekilde mi mutasyona uyratıyorsun kuranı yoksa adem ve eşi diyerek kuranın gerçek halinimi koruyorsun ? hani neye hizmet ediyorsun havva diyerek kurana nefislerin emrettiği gibi bir kaç cümlemi eklemek istiyorsun ? ademin manasının insan oldugunu insanın da ikiye ayrıldıgını yani eşi oldugunu belirtiyor bayana göre eş erkek oluyor yani kuranı bir bayan okuyorsa adem ve eşi derken buradaki adem bu bayan oluyor niye anlamıyorsun anlamıyorum yani bukadar basit bir mantıkla bakılabilen bir ayet bu. hani bu konuda seninle tartışmak istemiyorum artık. bu yüzden kapat bu konuyu diyorum sen bildiğin gibi bil sorun yok ama bildiğimize de sapıtıyor gibi laflarla sataşma istersen. senin dinin sana benim dinim bana tartışmaya gerek ve lüzüm görmüyorum. akıllı olun diyerek filan da allah sohbeti olan bir sofrayanın adabını bozma. isteyen istediğinden faydalanır. edep yahu..

  347. cenk :yine birsürü safsata döktürmüş.hala insanın hayvandan evrimleştiyini söylüyor.ve uzaylı varmış yokmuş ne fark eder diyor.adem ve eşi ne anlam ifade edrki diyor.yani biçok şeyi pas geçiyor ama öyle değil cenk.benim için adem ve eşi olayı çok önemli hatta en canalıcı nokta bu yani anahtar bu olaydır.adem demek başlangıç demek ilk demek evre evremi yani hayvandan insana doğru yoksa ellibinyıl boyunca özel hasıllanmış balçıkta öezel bir yaradılışla mayalandı ve adem meydana geldi.bu adem yanlızca 1 çift miydi ve soy bu çifttenmi türedi yoksa çok fazla çift biranda mı yaratıldı.insanın bu konuları araştırması şeytanın işi değil aksi takdirde her akıllı insanın asli görevidir kur an ı kerimde ikiyüzden fazla ayet vardır uyan ın düşünmezmisiniz ve akıletmiycekmisiniz der yani insanoğlını düşünmeye sevkeder.dolayısıyla düşünmekten korkma cenk korkma kafir olmassın.düşün cenk akıl et.hala demlenmemişsin cenk tekrar diyorum sana uyan cenk adem ve eşi belrli bir süre toprakta kendine has bir yaradılışla yaratıldı ve bilmediyi öyretildi.ilahi yasa gereyi ve yaradılış pilanı gereyi şeytan olayı ve yasaklı meyve olayı sırasıyla ve yaradılış ve süregeliş planına göre cereyan etti ve dünya yaşantısı başladı.ve oğullarının kıssası kur an ı kerimde geçmektedir.yani ilk yaradılışda çoğul dğil tekil aile olduğu aşikardır bunu dallandırıp budaklandırmak yersizdir.insanoğlunun çoğalması ise yaratıcının planı dahilinde gerçekleşmiş soy çoğaldıkça insani ihtiyaçlara ve zamanın getirisine göre allah insanoğluna tayin ettiyi peygamberlerle şeriatı yani kanunu bildirmiş düzene koymuştur…………sapıtmaya saptırmaya çarpıtmaya ayetleri de mutasyona uğratmaya hakkınız yok akıllı olun…..!!!!!!

  348. hani kalu bela olayını kuranda işaret eden ayetleri de yazabilirsen sevinirim. bu konuda bir araştırma yapmadım. araştırmalarını paylaşırsan sevinirim.

  349. Burada hep ilk insan ve insan neslinin oluşumu tartışıldı. Ben KALU BELA konusunu açmak istiyorum.
    İlk insan veya ademler yaratılmadan önce Yüce ALLAH gelmiş geçmiş tüm canlıların ruhlarını yarattı.Ve onlara ; (elestü birabbiküm) buyurdu. (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?)Onlarda (Bela) evet dediler.
    Buradan anlaşılıyorki Allah dünyayı ve üzerindekileri yaratmadan önce bu günden önceki yarattığı canlıların ve bundan sonra kıyamete kadar yaratacağı canlıların ruhlarını yarattı ve hepsine birden o soruyu sordu.

    Buradan yukarıdaki tartışmalarınıza geliyorum ; (Kardeş evliliği , kadının erkeğin kaburga :) kemiğinden yaratılması vb.) Tün ruhları yaratan Yüce Allah tüm canlıları da kardeş evliliği olmadan yaratacak güçtedir.

  350. havva kelimesi de kuranda geçmemektedir. aksine adem ve eşi denmektedir. bu zaten insanın eşli bir varlık oldugunu belirtir. ve size kendinizden eş kıldık diyerek de dogada ki farklı üreme türleri ile dünyaya gelen fiziksel yapısı farklı olan canlılardan üremeleri görmekteyiz. mesela bazı eşek arısı türlerinin tırtılın büynesine yumurtalarını bırakması gibi. bizlerin tarifi adem olarak belirlenmiş ve bu adem insan manası taşımamaktadır. yani hani ademin kemiklerinden bir şey yarattıldıgına dair bir ibare bulunmamakta bu tür sözler peygamberimizin hadisleri diye zamanımızda lanse edilmektedir. fakat peygamberimizin sözleri asla kuran ile çelişmiyeceği gibi kuranda bahsetmediği sakladıgı bir bilgi de yoktur. kuran ışıgında ademin yani insanın tarifi bu şekildedir. peki ikinci soru da ki uzaylı zeki varlıklar hakkında ki bakış acısıdır. bizler bu kainatta yaşadıgımız yer yüzüne verdiğimiz isim yeryüzüdür. Kuran ise İnsanı yeryüzüne Halife edeceğini belirtmektedir. Şimdi bizim dünyamızda yeryüzü oldugu gibi Bu evrende başka hayat olan yeryüzleri de olabilir ve buralarda da ademler yaşıyor olabilir. fatihin sultan mehmet hanın islam alimlerinden ögrendiği ilim ile bakılırsa 124.000 peygamberin adına kılıcım üzerine yemin ederim demesinden de 124 bin peygamberin rivayet edildiği hususu vardır. bunların da görevlerinin Allahın büyüklüğünü anlatması gerçeğini göz önüne alarak bakarsak ozaman paralel gerçeklikte uzayda bizden başka kimse varmı demek böyle bir yeryüzüne ulaşılması ile ortaya çıkabilecektir. Hani bu varsayımları genelde ataist düşüncede olan insanların saklandıgı fakat bir türlü amaçlarına ulaşamadıkları bir rüyadır. Bugüne kadar uzayda yaşam varmı arayışları ise bu tezlerinin kanıtıdır. yani düşünce yapıları şu şekilde gelişmektetir. Dünyada kan göz yaşı döküp rant elde etmeyi tercih etmiş gözü Hz musanın altın buzası gibi paraya dünyevi işlere inandırmış e Allaha inanmayanların saklandıkları bir tezdir. eğer uzayda bir yaşam var ise ve bizlerden ileri teknolojide iseler ve bizler ilkel yaşamda fazla modernleşemediğimiz için bu tür inanışlara itibar ediyoruz diyebilecekler ve uzayda bulunan bu modern yapıların bu inançların saçma olduguna dair bilgiler vereceklerini ileri sürerek kendilerini bir uzaylı canlı yalanı ile kandırmaktadırlar. Bir gün bir bizim yaşadıgımız yeryüzünün dışında yaşayan bir adem formatı ile karşılaşırsak kuran buraya kadar acık dilde belirtmiştir yeryüzü diyerek dünya dememiştir bizler yaşadıgımız yere dünya demişiz. ve bu farklı yeryüzünde yaşayan bir canlının da gelip bizlere bu sizin inandıgınız komik böyle bişi yok demesi lazım yada böyle bişi yok biz sizlerin tanrınızız demesi gerekmekte. hani öyle görünüyor ki uzaydan gelebilecek bir başka yeryüzünde yaşayan zeki varlık tarifi buna işaretlerle doludur. ki henüz böyle bir temas oluşmamıştır. yani halka bildirilmemiştir. tabi ileri sürülen ufo diye ifade edilen bilinmeyen cisimler ve canlıların olduguna dair bilgilerin nasada saklı oldugu ve bunu insanlara bildirmedikleri söylentileri dedikoduları vardır. gerçekten böyle bir şey var ise de saklamalarının niyeti kalkıp bizim de Allahımız aynı demeleri de olabilir ki bu mantık ile bakarsak dünyayı yönetenlerin bu düzenin bozulmasından korktukları da söylenebilir. kalkıpta Allah yarattı bizi diyen bir uzaylı görsek zaten inanmayan bir çok insanın kafasında bir şimşek çakacak ve Zülm ederek para uyruna insanlara eziyet edenlerin rüyalarını Allah korkusu saracaktır. hani bu bilgi insanlardan saklanıyorsa bundandır. Zaten bu tür insanlarında Cocuklarının adı gibi bildikleri bir gerçek ama Nefislerine yenilip dünya hayatına aldanmış cehennemlikler diye hitap edilir ki bu kişilerin kendilerini bildikleri de iletilir. bu durumda bile bu tür insanların yaşantısı ve sonlarına bakıldıgında hiç birinin dünyada rahat etmediği ve dünya yaşantılarının bu tür kişilere zehir oldugu ve azap çektikleri gözlemlenmektedir. hani bu dünyada da cehennemi yaşamışlar ahir zamanda da burada ögrendikleri gibi cehennem azabını yaşayacaklardır. yani bu dünyada nekadar ruhunu bakışını güzelleştirip cennet gibi yaşarsan öyle de ahir zaman göç edersin. bu arada teshislerde şunu göz önüne almak gereklidir. Tüm bunların yaratıcısı vardır Allahtır. ve bizlere kuranda cennet ve cehennemi vaad etmektedir. fakat vaad edilmeden önce ademin cennette yani insanın cennette oldugunu belirtmektedir. ve şeytanın da ademi kandırma tarzının bir ağaçın meyvesinin yenmemesi üzerine oldugunu görürüz. bu ağaç cinsellik ile eşleştirilmiştir ki bu ağacın meyvesi halk arasında e ile başlayan meyva denildiğinde evlat denilerek insan evladının bir meyve oldugu ifade edilmektedir. bu durumda bizlere cennette vaad edilenler arasında cinsellikten bahsedilmemektedir. ve aksine insanların eşlerinin huri adında bir farklı bir varlık olacağı ve bu hurilerin de insana benzer bir varlık oldugu fakat insandan farklı bir varlık oldugu iletilmektedir. Cehennemliklere de zebanilerden bahsedilmektedir. Ve ayetlerde ise Onlar diye hitap eden bir ayet vardır ki bu ayet Onlar coluk cocuk sevgisi Mal mülk hırsı beni unutturdu diyerek Allahı unuttugumuzu ve günaha girdiğimizi belirtmesi göz önüne alınırsa cennette coluk cocuk sevgisi mal mülk hırsının olmadıgı bir yer olması gerekmektedir. ki burada ki en güzel şeyin de Allah aşkı olmasıdır. Zaten bu dünyada Allah aşkını yaşayabilen insanların hiç bir şekilde şer düşünmediği ve ruhunu güzel bakışlarla geliştirdiği göz önüne alınırsa ruhunda beden kafesinde saklı oldugunu kabul edersek ozaman bizlerin ölümü de belki kozmik evrende bir boyut değiştirme de olabilir çünkü zaman görecelidir ve ruhun özgür kalması ile bu ruhun dünya üzerinde yaptıklarına göre gideceği yerlerdir. hesap günü denilirken zaten ruhunu teslim edenlerin zaman mehrumu kalmadıgı için herşeyin şipşak görülüp transfer edileceğimiz bir boyut gözü ile bakmamız da normal olabilir. ki sahip oldugumuz beden topragın emaneti ise ve bizdeki ilahi gücün mirası ruh ise ozaman bu ruhunda sahibi nefsinden üflemiş ise bu ruhun yani ruh boyutunun evreleri de olabilir. Çünkü en sonunda bana döndürüleceksiniz diyerek burada bizim ruhlarımızın sahibinin Allahtan oldugunu bilerek yaşamak ve her adem yani adem sıfatını taşıyan insanlara güzel pencereden bakabilmek gereklidir. Hani varsın uzaylılar olsun yada olmasın. Varsın adem havva olsun. bu konular insanların kafasını karıştırmak anlayan anlamayanla bu tür düşüncelerle oyalamaktan başka bir şey değildir. Şeytanın da en güzel işi kafa karıştırmaktır. görevide insanlık makamındaki canlıları hayvanlık mertebesine çekebilmektir. kim hayvanlıktan insanlıga evrimleşerek gelişirse onlara cenneti vaad ediyor gerisine de cehennemi eh tercih meselesi hayrada şerrede Allahtan diyerek bakabilir de dünyadaki insanlara yada başka dünyada ki varlıklar var deniliyorsa onlara güzel gözle bakılabiliyorsa ozaman sorun yok. bu arada film dünyasında uzaylılar hep üstün ırk olarak gösteriliyor yada canavar görüntüsünde ama ne hikmetse hep bir teknolojileri var ve bizden üstünler :) korkulacak varlıklar gibi gösteriliyor. En güzel filmi ET filmiydi düşünebilen zeki ve bir varlık hucube şeklinde de olsa düşünebilen ve insanca yaşayan tüm canlılara verilen isim adem. fark etmiyor. japonların kücük boyları çekik gözleri olmasa ve uzaydan japonlara benzeyen bir ırk gelse bunlar uzaylımı olacak? hani bunların geldiği yeryüzü ile ile bakarsak allah yeryüzüne insanı yaratacağım derken Dünya diye belirtmemesinde de belki bir hikmet vardır. henüz ilmin ve bilimin keşfetmemiş oldukları dahi kuranda yazılı ise ve bizler çözümleyemiyor isek belki bu gelecek kuşaklara bırakılan kuran mucizesi de olabilir. o yüzden bu konuda uzaylı yada ademin kemiği gibi hikayelerin henüz ilmi bir ispatı yoktur. ve hikayeden öteye geçemez. Sadece şuna faydası olur ki henüz demlenme aşamasındaki insanların kafasını karıştırmak Ve bunu peygamberimiz söylemiştir diyerek Peygamber efendimizin adını kullanıp bugünlere kadar getirdikleri hikayelerdir. Kuran dosdogru bir kitaptır ve kuranda herşey yazmaktadır. umarım gelişen bilim ve ilim karşısında Kurandaki mucizeleri tekrar görüp Allahın büyüklüğünü gelecek nesillerinde görmesini arzu ederim. bu arada osmanlının yuzyıllardır islamiyetin kılıcı olması ve tüm islam alimlerinin osmanlı yönetiminde söz sahibi olması ile birlikte (Adaletten ayrılma, acizlere ve biçarelere karşı merhametli ol. Kimsesizlere şefkat göster, herkesin sana ram olmasını istiyorsan ulemaya çok saygı göster, zaruret olmadıkça kimseye sert davranma) diyerek ogluna tahtı emanet eden ll.Beyezatın oglu Yavuz sultan Selime ilettiği vasiyeti vardır. yani burada ulema nın türkçe manasıda Osmanlı’da hukukçu, öğretim üyesi ve din adamlarının oluşturduğu zümre manası taşır. yani din adamlarının önemi kadar ilim adamlarının ögretim görevlilerininde önemine işaret edilmiştir. ilme kapalı olmamak adına. ilim islamiyetin gelişmesinde yol cizecek gerçektir ki düşünen ile düşünmeyeni bir tutmamıştır. Yazılarım umarım bu düşüncelerine bir yol gösterebilir diye bende bir iki söz ileteyim bu konuda

  351. dünya dışı varlıklar konusu kur an ı kerimde geçmemektedir.ancak bu dünya dışı varlık olmadığı anlamına gelmez.kur an ı kerim insanoğluna gelmiştir insanın hayatını yoluna koymak için insanı kamil insan olup takva seviyesine eriştirmek için gelmiştir dolayısıyla dünya dışı varlıklardan sözetmemesi bizi şaşırtmamalı.ayrıca kısa bir beyin fırtınası yaşayalım.:evrende bizim dünyamız ve güneş sistemimizde şu ana kadar 9 gezegen ve onların uyduları keşfedildi ve bizim güneş sistemimiz gibi samanyolu galaksisinda milyarlarca güneş sistemi var ve bizim samanyolu galaksimize en yakın galaksi andromega galaksisi uzaklığı yaklaşık 2 milyon ışık yılı.ve bu galaksilerden şu ana kadar keşfedileni daha doğrusu öne sürülen öngörü yüz milyar galaksi olduğu.düşünebiliyor musun libra.;tam yüz milyon galaksi ve bu galaksilerin herbirinin içinde yüz milyarlarca güneş sistemi.akıl alır gibi deyil çok çok uzaktalar ve tirilyonlarca bizim güneşimizgibi güneş sistemleri var.yani yüce ALLAH evreni yaratırken insanoğlu için ne kadar cömert davranmış demesi geliyor insanın içinden kimbilir belki farklı yaşam formları yaratmış ve onlarada kendi içlerinden peygamber göndermiştir ancak bizim hayatlarımızın altüst olmasını isteediyi için bize bildirmemiş belkide bizden başka yani dünyamızdan başka hiç yaşam yoktur bunu henüz bilemeyiz.açık olan bişe var kitabımız bize bundan sözetmiyor.ancak yıldızları bize geceyolumuzu bulalım diye yarattığını ayı gece yolumuza ışıktutsun diye yarattığını ve gökyüzünü bir kandil bibi yakıp süslediyini kur an ı kerimde okuyoruz buda evrenin insan merkezli bir evren olduğu aklımıza geliyor ama dediyim gibi evren okadar genişki düşündükçe beynimize ağrılar giriyor yinede algılamada berrak bir yere varamıyoruz………..selamlar…….!

  352. Libra ;

    kadınları ’sız ademın kurek kemıgınden yaratıldınız’ diyenlere ;

    “Allah yarattı sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra sizi çift çift yaptı…”
    (35/Fatır Suresi: 11. Ayet )

  353. bir sorumda
    -dunya dısı varlıkların olup olmadıgı olucaktır.
    tesekkur ederım.

  354. sankı yarım kalmıs gıbı yanı dısı ve erkek aynı mı yaratılmıstır.(bazı ınsanlar kadınların ‘sız ademın kurek kemıgınden yaratıldınız’ deyıp onları assalamak ıstemesıne ıstınaden soruyorum)

  355. havvanın hz adem in kürek yada kaburga kemiyinden yaradıldığını söylemek saçma ve cajhilcedir…bu yahudi uydurmasıdır.ALLAH tevratta böle bişe söylemiş olsa şu an kur an ı kerimle çelişir.tevrat sonradan eklemelerle insaneli deydiyi için şimdi bu durum trajikomik bi durum almıştır.

  356. benim bir sorum olacaktı.
    -hz.havva nın hz.adem in kürek kemiğinden yaratıldıgı doğrumudur?neden?
    tesekkurler.

  357. İLK MADDE, İLK YARATILIŞ ve KALU BELA

    “Gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. O zaman arşı MAİ (su) üzerinde idi…” (11/Hud: 7, S. Ateş çev.)

    “O nankörler görmediler mi ki göklerle yer karışık idi, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi MAİ’den yarattık? Hala inanmıyorlar mı?”(21/Enbiya: 30, S. Ateş çev.)

    “Allah her canlıyı MAİ’den yarattı.” (24/Nur: 45, S. Ateş çev.)

    Varlık ve Yaşam âlemindeki maddi varlıkların temel maddesinin, âyetlerin dikkat çektiği mai (su) olduğu anlaşılmaktadır. Aşağıda vereceğimiz âyetlerden de fert fert bütün insanların ilk defa, doğrudan topraktan yaratıldığı anlaşılmaktadır.

    “Sizi yerden yarattık, yine oraya döndüreceğiz ve sizi bir kez daha oradan çıkaracağız.” (20/Taha: 55)

    “Allah yarattı sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra sizi çift çift yaptı…”
    (35/Fatır: 11 Yazar)

    Yukarıda verdiğimiz âyetler ve benzeri birçok âyet, genel olarak iki olaya dikkat çekmektedir.

    Birincisi, Yüce Allah’ın kendi ilminden insana yüklediği bilgiler (ruh) hariç, insanın can ve bedeninin esas itibarı ile toprak menşeli olduğuna dikkat çekmektir.

    İkincisi, insanın ilk defa cennette (Mescidi Aksâ’da) ve aşağıdaki âyetlerin tasvir ettiği gibi, doğrudan topraktan yaratıldığına dikkat çekmektir.

    “De ki: O, büyük bir haberdir. (Ama gafletinizden dolayı) siz ondan yüz çeviriyorsunuz.

    Yüce topluluk tartışılırken (aralarında) neler geçtiği hakkında bir bilgim yoktu. Ben ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için (bu bilgi) bana vahyediliyor.

    Rabb’in meleklere demişti ki: Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu biçimlendirip ona ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secde edin. Meleklerin hepsi tüm olarak secde ettiler…” (38/Sad: 67-73, S. Ateş çev.)

    İnsanın yaratılışını anlatan yukarıda verdiğimiz âyetler ve benzeri diğer âyetlerin, sadece ilk insan veya Hz. Adem’in yaratılışını anlattığı zannedildi. Halbuki, âyetler seri başı ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem’in yeryüzüne indirilmeden önce, cennette yaratılışını anlattığı gibi, fert fert bütün insanların, ilk defa cennet ikliminin hakim olduğu Mescidi Aksâ’daki yaratılışını da anlatmaktadır. Çünkü: Kur‘an’ın tanıttığı Adem, mikroda seri başı ilk insan ve ilk peygamberi vurgularken, makroda bütün insanları vurgulamaktadır. Aşağıdaki âyet dikkatle düşünülürse, bu tesbitimizin doğru olduğu anlaşılacaktır.

    “Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: Adem’e secde edin dedik; hepsi de secde ettiler…” (7/Araf: 11, S. Ateş çev.)

    Âyetin, “sizi yarattık, sonra size biçim verdik” demesinden meleklerin secde ettiği Adem’in tek bir şahıs olmayıp, birçok şahıs olduğu ve âyetteki siz hitabının bütün insanlığı kuşattığı anlaşılmaktadır.

    Âyet, bir önce verdiğimiz âyetlerin anlattığı ilk yaratılışı, makro bir açıdan anlatmaktadır.

    Aşağıdaki âyetlerden de, ilk yaratılıştan sonra insanın, belli bir süre, birinci eceli gelinceye kadar cennette yani Mescidi Aksâ’da yaşadığı ve belli bir sınavdan geçtiği anlaşılmaktadır.

    “(Sonra Allah, Adem’e hitap etti) Ey Adem, sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zâlimlerden olursunuz.

    Derken şeytan onların, kendilerinden gizlenmiş olan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: ‘Rabb’iniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedi kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti’ dedi.

    Ve onlara: ‘Elbette ben size öğüt verenlerdenim’ diye de yemin etti.

    Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı…” (7/Araf: 19-22, S.Ateş çev.)

    “Şeytan onları oradan kaydırdı, içinde bulundukları (nimet yurdun)dan çıkardı. (Biz de) dedik ki: Birbirinize düşman olarak inin. Sizin yeryüzünde kalıp bir süre yaşamanız lazımdır.” (2/Bakara: 36, S. Ateş çev.)

    Âyetlerden, insanın bir melek gibi ebediyen cennette kalmak uğruna şeytana kandığı anlaşılıyor. Böylece, Yüce Allah hem cezalandırmak, hem de yeniden cennete dönmesi için insanı yeryüzüne indirerek (öldürerek) ona bir fırsat daha vermiş oluyor.

    Bazılarını daha sonra dikkatinize sunacağımız birçok âyetten ve Kur‘an’ın genelinden, Ademoğullarının, ilk defa yaratıldıkları Mescidi Aksâ’da dünya ölçeğinde, bin yıldan az eksik bir süre yaşadıkları ve tıpkı dünyadaki gibi, orada da Yüce Allah’a kullukla mükellef oldukları anlaşılmaktadır. Ve… Dünya yaşamındaki insanların sosyal refah seviyeleri, mutluluk dereceleri, yaşam süreleri vs.’nin dünya öncesi yaşamlarının tabii bir sonucu olduğu anlaşılmaktadır. Tıpkı Dünya sonrası ve ahiret yaşamının, dünya yaşamının tabii bir sonucu olduğu veya olacağı gibi.

    Aşağıda vereceğimiz âyet, insanın dünyadaki yaratılış ve yaşamı ile, Mescidi Aksâ’daki ilk yaratılış ve ilk yaşamı arasındaki yaratılış ve yaşam farkını vurgulamaktadır.

    “Biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.” (95/Tin: 4, 5, S. Ateş çev.)

    Mescidi Aksâ’daki Ademoğullarının yeryüzüne indirilmesi, Kur‘an’ın sık sık dikkat çektiği ölüm olayı ve aşağıdaki âyetlerin vurguladığı iki ölüm veya iki ecellerden ilkidir.

    “Dediler ki: Rabb’imiz, bizi iki kez öldürdün ve iki kez dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik…” (40/Mümin: 11, S. Ateş çev.)

    “Sizi çamurdan yaratıp, sonra bir ecel koymuştur. Belirli bir ecel de kendi katındadır. Böyle iken siz hala kuşkulanıyorsunuz.” (6/Enam: 2, Yazar)

    Âyetler, Mescidi Aksâ’da geçen ilk yaşam sonrası, Ademoğullarının dünya’ya indirilişine ve dünya yaşamı sonrası, tekrar Mescidi Aksâ’ya dönüşüne dikkat çekmektedir.

    Çünkü ölüm, bilgi yüklü Cann’ın, bulunduğu bedenden ve yaşadığı ortamdan ayrılıp, başka bir bedene ve başka bir mekâna geçmesidir. Ecel ise: Cann’ın, bulunduğu bedenden, yaşadığı ortamdan ayrılma zamanıdır.

    1. Ölüm veya ecel: Bütün Ademoğulları ilk defa evrenin Kuzeyinde bir gezegen olan Mescidi Aksâ’da, en güzel bir ortamda, en güzel bir bedenle, en tekamül etmiş düzeyde ve doğrudan topraktan yaratılır. Dünya takvimi ile, takriben 900 yıl bulunduğu ortamda yaşadıktan ve belli bir sınavdan sonra, bir Can halinde dünya’ya iner ve layık olduğu bir annenin rahmindeki bir cenine girer. Böylece, birinci ölümü ve birinci eceli tadar.

    2. Ölüm veya ecel: Anne rahminde, dünya yaşamında kendini ifade edip kullanabileceği, geçici ve zayıf bir bedene bürünen Can, ikinci eceli gelip, ikinci ölümü tadıncaya kadar, tıpkı rüyada gerçek yaşamımızı unuttuğumuz gibi, dünya öncesi yaşamını, tekrar Mescidi Aksâ’ya dönünceye kadar hatırlamadan yaşar.

    Yukarıda anlattığımız ve her insanın serüvenini kısaca vurgulayan, yukarda verdiğimiz ayetler, din adamları tarafından anlaşılamadığı için, ne yazık ki reenkarnasyona yorumlandı.

    Yukarıda verdiğimiz iki ölüme ve iki ecele dikkat çeken âyetlerle, konu başında verdiğimiz “sizi yerden yarattık, yine oraya döndüreceğiz ve bir kez daha ondan çıkaracağız” şeklindeki âyetler aynı olaya, önce gökteki bir arzda yaratılıp, sonra yerdeki bir arza gönderilmeye, sonra yerdeki arzdan çıkıp, tekrar gökteki arza dönmeye dikkat çekmektedir.

    Ölümün, bir bedenden başka bir bedene ve bir mekândan başka bir mekâna geçiş olduğu, aşağıda vereceğimiz âyetlerden de açıkça anlaşılmaktadır.

    “Nihayet onlardan birine ölüm geldiği zaman: Rabbim der, beni geri döndürünüz. Ki terk ettiğim dünyada iyi işler yapayım. Hayır, bu, onun söylediği bir sözdür. Arkasında, geri gönderileceği güne kadar (dönmesine engel olan) bir perde vardır.” (23/Müminun: 99-100, Yazar)

  358. ya kardeşim atomu var sen parçala.ne anlamaz adamsın ya seninle muabbette olmuyor hep kendifikirinden olmadımı hemen ya eksik görüp ya yanlışlıyorsun.ya sana okadar yazıyorum kur an deyişmez diye sen hala çarpıtıyorsun yahu ne deyişmesi deyiştiren sensin evrimci seni!!!bak koca koca yazılarla gör diye yazmışım.kuran ın müsadesi çerçevesinde yeni görüşler yani şeriat kanun kural oluşturulur oluşturulmalı oluşturulacaktırda. bu gereklidir ama KUR AN IN MÜSADESİ ÇERÇEVESİNDE.anlasana..aynı messep bibi nasıl 4 messep var messepler islamın zenginliyidir.bizler deyişeceyiz demişsin ya anla sen kran için gelmedin adem oğlu kuran için gelmedi kuran insan için geldi ve tekrar diyorum.zaman geçtikçe şartlara bağlı olarak kur an ın çerçevesi içerisinde yenianlayışlar şarttır ve olacaktırda.bu hususu peygamberimizde dile getirmiştir.benim sözlerimin bu konudaki ilham kaynağım peygamberimizdir………!

  359. ayhan hani bu anlattıklarını sanki tek sen biliyorsun biz kuranı okumadık gibi anlatıyorsun. şimdi uzaydayız uzay gemileri var filan diyorsun ya hani bu filan yani. pek gerçekci değil. bu hayali sanırım ataistler kuruyor. hani başka dünyalar vardır bu başka dünyalarda başka insanlar vardır bu din olayını biz dünyalı insanlar oluşturduk gibi düşüncelere sahipler. artı birde Allah herşeye gücü yetense kendisini çıkamıyacağı bir kutuya koyarmı sonra içine girermi girerse çıkamaz gibi düşüncelerle ali cengiz oyunları yaparak kafa karıştımak isterler. hani insanın su ve oksijene ihtiyacı var bu temel ihtiyaçlar evrenseldir. hani 1000 sene öncesinde de temel ihtiyaçlar aynıydı. barınma ısınma ve yemek içme üreme gibi. şimdi uzaydayız çöldeyiz gibi örneklere zaten kitabımız hayatta kalabilmek için yani insanın yaşamda kalması için elinden gelen ne varsa yapabilmesini zaruri şekilde helal kılmış fakat bunlar ihtiyaç. ihtiyaçlara göre kuran değişmiyor sadece müsade ediyor. yani kuranı güncelleştirmiyor. kuran zaten yine güncel. kolaylık dini diyorsun sözlerimde zorluk dini zorluk yolu demiyorum. aksine zorlaştırma diyorum. zorlama ile kurandaki ayetlerin ilimle ters düşen düşüncelerine kılıf bulmak zorlamadır. masallarla anlatımların hepsinin bilimsel acıklaması mevcuttur bizim acıklayamadıgımız ayetler ise henüz o ilme sahip olmadıgımızı gösterir. yani zaman gelip te bu ilme sahip oldugumuzda da kesinlikle kuran değişmiyecektir kuran oldugu gibi duracak bizler değişeceğizdir. anlatmak istediğimi anlamamana şaşırıyorum. atomu parçalamak kadar zor sanırım bunu anlatmak…

  360. bak çenk çoooook geniş düşün hayal kualım şimdi:onbin yıl geçti kıyamet henüz kopmadı ancak dünya yaşanamaz hale geldi ozon tabakası delindi buzullar eridi .insanoğlu için dünya cehenneme döndü ama teknoloji harika .uraya kadar tamam.sonra insanoğlu dev gemiler uzay tesisleri yapıyor uzayda yaşamaya başlıyorlar .bak zaman geçti şartlar deyişti hadi 2009 un tefsiriyle hayatını yaşa bakalım uzayda.haç yok kurban yok daha birçok şey yok e hani kur an evrenseldi nasıl dinini yaşayacaksın uzayda. haaaa bak şimdi burada ne devreye giriyor KUR AN IKERİM in ışığında.zarurete ve koşullara cevap vermek için o zamanın şartlarına uymak için kur an ın müsadesi çerçevesinde o topluluğa yön vermek.o zaman kur an ı kerim vrenselliyini devam evvirir.bak deyiştirmeden bahstmiyorum..kuran ı kırmızı çizgisinden çıkmadan hayata yorumlamak.bak cenk kardeş allah korusun ama ALLAHCC zaruret karşısında domuz etini onaylıyor.bunu biliyormuydun.mesela sen haca giderken uçağın düştü çölde sen sağ kurtuldun ama açlıktan öleceksin bir domuz sürüsüne rastladın hemen birini hayatta kalmak için avlayıp yersel yüce ALLAH oş görüyor.ama kalkıp şimdi sen bir domuz etininde tadına bakayım dersen o olmaz işte.ya namazı kılmassın kaza edersin orucu tutmassın sonra tutarsın.islam kolaylık dinidir.her şey insan içindir ……iyi anla…………………………………..!!!!!!

  361. insanoğlunun geçen zamanla ve deyişen şartlardan dlayı doğan zaruri ihtiyaç ve gereksinimlere göre kur an ı kerimin müsadesi çerçevesinde şeriatte (kanunda uygulamada) erkek erkeye diyerek sapıklaşma eyer aklını kullandığını idda eden birisi isen ne demek istediyimi anlamaya çalı.(kur an ın ışığında )………………………………..!

  362. bu arada yine yanlış anlama senin fikrine de saygu duyuyorum çünkü sen böyle ikna oldum böyle inanıyorum benim aklıma yatıyor ve ben allahın büyüklüğüne bu şekilde de inanıyorum diyorsan da sorun yok saygı duyarım ama benim aklıma bu yatmıyor benim düşündüğüm de senin aklına yatmıyor ama sonuçta ikimizinde aklına yatan bir şey var ise ve sonuçta allahın büyüklüğü önünde biat ediyorsak zaten yine sorun yok adem kardeşim sadece adem olarak bakabil dünyaya karşındakine bana yeter umarım anlaşabildik

  363. ayhan yada adem kardeş diyelim sana şimdi senin oluşman için ailen topraktan gelen ürünlerle beslenir harmanlanır ve bir alak ile ana rahmine yapışır ve dünya ya gelirsin adem oglusundur. adın da ayhan konmuştur. sonra zamanla bu topraktan alınan emanet ile gelişirsin ve düşünmeye başlarsın. sonra der ki allah O ağaçtan uzak dur yoksa zalimlerde olursun der. yani soy ağacıdır bu çünkü evlat bir meyvedir ve bu meyve insanı zalimlerden kılar göründüğü üzere coluk cocuk sevgisi mal mülk hırsı ile dünya nimetlerine sarılır ve cennetlik dünyanı cehennemlik hale getirirsin. o yüzden de bu ağaçtan uzak dur ki zalimlerden olmayasın der. sonra adem nefsine dayanamaz kendisine hayat arkadaşı olarak belirlenen arkadaşı ile arasına şeytan girer ve şeytan ona o ağacı gösterir yani cinselliği gösterir. hani sonra ademin evlatları olur. işte bu durumdan sonra da cennetten yeryüzüne indirilirler zaten insanı da yeryüzüne halife ilan edeceğim der ki allah sözünden özünden en başında neyse sapmamıştır. ve bizler şu an da dünyada evremizi yaşıyoruz ya dünya hayatına sıkı sıkı baglanıp gerçeklere gözümüzü kapatıyoruz yada ilahi gücün karşısında teslim olup tüm ademlere karşı saygı ile bakıyoruz. evrim hiç bir zaman içeriye dogru gelişmemiştir hep dışarıya genişlemiştir ki evren de genişleyendir ve allahta genişleten güctür. genişlerken de bir şey değişmez insanın nefsi binbir türlüdür ama hepsi genelinde allahtan oldugu için birdir hepimide insani ve hayvanı duygular vardır ki neyin iyi neyin kötü ve neyin nasıl yapılacağını biz insanlara kuran ile bildirmiştir. fakat kurandaki ayetleri kişisel olarak ele alıp sonra karşındakinin fikrine bakıp teraziye yatırdıgında genişleyen ilim karşısında eskilerin anlatıkları masalsı hale gelmekte fakat ilim ile bakıldıgında gerçekci bir mücize halini almaktadır. kuran hangi yüzyılda olursa olsun herzaman bir mücize olarak parlayacaktır çünkü peygamberimize sadece kuran mucizesi verilmiştir kavmine inandırmak için mücize istemiş fakat kavmi için kıyamete kadar süre gelen bir mücize miras bırakmıştır bizlerde bu mirası ilmi ve manevi yönden ele alıp önümüzdeki nesillere taşımak ile görevliyiz. kalkıpta 18 yaşında ilmi gelişmiş bir insana 50 li yılların ilmi ile anlatım yaparsan ozaman genişleyen güce haksızlık etmiş olursun. ve içe dogru bir evrimleşme olur ki bu insanların en büyük evrimleşmesi uygar olabilmek yolundadır ve doğada ki canlılardan farklı olmamızda uygar ve düşünen insanlar olabilmemiz yada olmaya çalışmamızdır. şimdi evresini adam gibi adem gibi tamamlayanların zaten yaşantısı bu dünyada da cennetteki gibidir ahir zamanda da farkı yoktur. bu dünyada cenneti yaşamayı beceremeyen canlıların da yeri yaptıklarından dolayı kendi kendilerine azap ile yanmalarıdır çünkü kimse cehenneme hayır diyemiyor niye çünkü dünya da evrimleşirken pişerken yaptıkları hataları görüp sonra nefsine yenilip tekrar tekrar yenik düşüp yapmaya başladıgında kalbindeki vicdanı ona azap vermektedir ki cehennem ateşi ile kıyaslayabiliriz bu ateşi. bu durumda adem konusu ile anlatılmak istenen bu olsa gerek. yoksa masalsı anlatımlar sadece bir aşama oluşturuyor olması mümkündür ki bir rivayete göre peygamberimiz sahabelerine bildiklerimin hepsini anlatsam sizi aşar sizin zamanınız için anlayabilmeniz gerekenlerle yetinmeleri ve ilminde yerinde zamanında gerektiğini vurgulayarak kuranın her dönem mücizlere vesile olacağını belirtmiştir. kuran daki Allahın yemin ettiği süreler arasında and olsun bu kitap değişmiyecektir demesiyle de bellirdir. ama zamanla ilimle geliştikçe de hep mucizelerini düşünen insanlar üzerinde göstermektedir. yol göstermekte ışık olabilmektedir. ki bizden sonraki nesillere de mucizelerini gösterecektir bizim henüz ilmimizin yetmediği ayetleri de belki ilerki nesillerin ilmi ile çözümlenerek tekrar mucizelerine vesile olacaktır. ki o yüzden gücü yeten varsa bir ayet yazsınlar der ve her ayet herzamana göre bir mucizeyi göstermektedir. eğer insan işi olsa zamanında sönüp kalır ve dedelerin masalları olmayı hak kazanırdı ki yaratanın ilmi ile geldiğini her dönem tastik edecek tek kitap oldugu üzerine yemin etmektedir. ki bu durumda ki ilimsel bilimsel araştırmalara göre kuran yine mucizesini göstermektedir. sadece acıkgörüşlü olabilmeyi becerebilmek ile alakalı tapularla kurana bakarsak kuranda bizlere bakar sonra kitap yüklü eşeklerden bir farkımız olmaz ki zaten bu tür ayette vardır. yani kurallara göre şartlar değişmez. kuranın şartları hep aynıdır ve hangi dönem olursa olsun da aynı kalacaktır. kimse kalkıp ta zaman değişti artık erkek erkeğe de evleniliyor diyemez. ve kimse diyemez ki erkek erkeğe evlilik kuranda anlatılmış olabilir diyemez yani yasaklar her dönem için geçerlidir ki zaman nekadar geçerse geçsin çirkinlikler şeytanlıklar hep aynıdır değişmez. çirkin olan kötü olanın sadece kılıfı değişir onuda yersen diye yutturmaya çalışırlar. ama bilimsel bir veriye de gözünü kapatır bunada kılıf dersen de ozaman görmezlerden olursun. evrene bakınca büyüklüğü görünce kalkıp olayları böyle kücük bir küpün içinden izlersek hem kendimize verilen emanet gücün hakkını veremeyiz hemde allahın büyüklüğünü kalbimizde genişletemeyiz. ilmi gerçeklerin ilerlemesi ile kalbimizdeki allah sevgisini ilerletemiyorsak ta bizler yerimizde sayıyoruzdur olmaz adem kardeşim olmaz bu bana ters

  364. benim düşüncelerimi kur an ı kerimden yola çıkarak toparlayayım.hz adem mayalanmış hasıl edilmiş çamurda bellibir zamana kadar olgunlaştı ve ALLAH cc nin inayeti ile hz adem ve eşine hayat verildi. herşey yaratıcının ilahi yasasına ve yaradılış plan programı çerçevesinde yapıldı.meleklerin karşısına çıkarıldı bilmediyi öyretildi ilahi plan dahilinde süregeliş cereyan etti.aslında hayatın başlangıcından kıyamete kadar yaratıcımız herşeyi biliyor lvhi mavuz da ana kitap ta yazmıştı.ancak müdahale etmezdiçünkü insana irade verdi halef kıldı.ki hesaba çekmenin ancak iradeyi vermeyle mümkün olduğu her akıllı insanın malumudur.aradaki net bilemediyimiz olayları ALLAH bilir.insanoğlunun çoğalması 2 şekilde açıklanabilir.1 ya yaratıcı başlangıçta birçok adem yarattı çoğalma buşekilde gerçekleşti .ki bu düşük bir ihtimal çünki böle olsaydı cennete koyulan adem nasıl seçildi ve o ademin yaptığı hatalar yaratıcının planı olduğu haliyle bile olsa diyerlerinin tepkisine neden olmazmıydı?? diyer seçenek ise benim kanaatimce doğru olan budur.adem ve eşi 1 çift yaratıldı başlangıçtaki şeytan olayı ve cennet olayı ve meleklerin karşısına çıkmaları olayı da bir adem olduğunu güçlü bir tez olarak önümüze koyuyor.en tartışmalı olan konu insanoğlunun çoğalması ki bazılarının anlayamadığı şu ALLAHcc insanoğluna şeriatleri şartların zamanın imkanların dahilinde belirlemesi eyer amaç insanoğlunun çoğalması ise yaratıcı ozaman neyi vahyetmişse kanun odur sonradan şartlara göre kurallarda deyişmiştir………son………

  365. haa ayrıca yazında insanın maymundan geldiyi ni anlatan düşünceye atıfta bulunmuşsun bunu diyen sendin ama bu teoriyide yanlış biliyorsn.o teoriye göre yani gerek evrim teorisi gerek akıllı tasarım olsun hiçbizaman insanın maymundan geldiyini söylemezler belgeseli iyi izlememişsin sanırım (her belgesel gelgeseli hazırlayan kurum ve kişilerin dünya görüşü çerçevesinde olayları ele alır)o teorilere göre maymun da issanda ortak atadan gelmiştir ancak ne insan maymundan ne maymun insandan gelmemiştir maymun insana dönmemiştir ancak maymunumsu insan lar olarak apayrı bir ırk olarak evrimleşmiştir.dolayısıyla bu canlılar arasında kesinlikle üreme olmaz.

  366. cenk:gördüyün gibi sadece atalarımın masallarıyla yetinmiyor ve belgeselleri hazırlayan din fukaralarıylada yetinmiyorum.buradaki kaynaklardan bi kısmı elmalılı hamdi yazır ın tefsirinden yararlanmakla beraber.bakara 30 un tefsiri va doğrusun u ALLAH bilir diyerek başka başka görüşlerede yer verdim.

  367. 2- Filozofların ve özellikle İslâm filozoflarının görüşleridir ki, melekler ne mütehayyiz (belli bir yer tutan)lerdir, ne de cisimlerdir. Bunlar beşere ait düşünen nefisler, yani insana has ruh gibi soyut cevherlerdir. Fakat mahiyetçe bunlardan başkadırlar. Kuvvetçe daha mükemmel ve bilgileri daha çoktur. Aralarındaki ilgi, güneş ile ışığının ilgisi gibidir. Ve bunlar iki kısımdırlar. Bir kısmı Hakk’ın ilmine garkolmuş ve başkasıyle meşgul olmaktan uzaktırlar. “Gece gündüz tesbih ederler, hiç ara vermezler.” (Enbiya, 21/20). Bir kısmı da kaza ve kader kaleminin cereyanına göre gökten yeryüzüne kadar işleri idare ederler ki, bunlar da “İşi düzenleyenlere andolsun.” (Nâziat, 79/5) âyeti ile anılanlardır. Ve bunların göğe ve yere ait olanları vardır. Öncekiler de bunların ruhları durumundadırlar.

  368. Evvela ilâhî takdir ve Allah’ın yardımı hatırlatılarak buyuruluyor ki, “Vav” harfi yine geçmiş söze atfedilmiştir. Ey Muhammed, ey Âdem oğlu, anılan nimetleri unutma ve o zamanı da unutma ki, insanlar yeryüzünde ortaya çıkmadan önce Rabb’ın ezelî iradesini açıklayarak ve sonsuz kudretini göstererek meleklere: ben muhakkak yeryüzünde bir halife yapacağım, bir halife tayin edeceğim, demişti ki, meâli: Kendi irademden, kudret ve sıfatımdan ona bazı selahiyetler vereceğim, o bana bağlanarak, bana vekil olarak yarattıklarım üzerinde birtakım kullanma yetkilerine sahip olacak, benim adıma hükümlerimi icra edecek ve yürütecek. O bu hususta asil olmayacak, kendi zatı ve şahsı adına asil olarak hükümleri icra edecek değil. Ancak benim bir vekilim, bir kalfam olacak. İradesiyle benim iradelerimi, benim emirlerimi, benim kanunlarımı tatbik etmekle emredilmiş olacak, sonra onun arkasından gelenler ve ona halef olarak aynı görevi icra edecek olanlar bulunacak. “Sizi yeryüzünde halifeler yapan O’dur.” (Fâtır, 35/39) sırrı belli olacak. Bu mânâ, Ashab-ı kiramdan ve Tâbiinden uzun uzadıya nakledilegelen tefsirlerin özeti ve sonucudur.Burada “yapacağım” demek, acaba “yaratacağım” demek midir, değil midir? Bu tefsir yok değildir. fiili bir mef’ul (tümleç)e müteaddî (geçişli) olursa “halk = yaratmak” demek olur. Burada da “halk = ” dan daha genel ve daha mutlaktır. Ve ikisine de ihtimali vardır. “Halk = yaratma” meselesi ilerde “Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu(n şeklini) düzeltip, ona ruhumdan üflediğim zaman, derhal ona secdeye kapanın.” (Sa’d, 38/71-72) âyetleriyle belirtilecektir ki, iş bu tebliği, takdirinden sonra görünüyor. Arada zatın takdiri ile sıfatın takdirinin farkı vardır. Dilimizde “kalfa” deyiminin doğrusu olan halife kelimesi, (yani birinin arkasından makamına oturmak mânâsıyla ilgili olarak) mânâsınadır. Yani aslı “halîf “dir. Ve sonundaki bitişik tâ (tâ-i merbûta) mübalağa içindir. Şu halde isim olarak kullanılan galip sıfatlardandır ki, Fransızca “reprezantan” kelimesi de bu mânânın temsilcisidir, çoğulu “halâif” ve “hulefâ” gelir, masdarı da “hilâfet”dir. “Hılâfet”, “vekalet” gibi, “asalet”in karşıtı olarak, başkasına vekil olmak, yani az veya çok onun yerini tutarak, onu temsil etmek demektir. Râğıb’ın “Müfredât”ında açıkladığı üzere bu vekillik de ya aslın kaybolmasından veya bir yardımdan veya aczinden, yahut da bunların hiçbiri olmadığı halde sırf asîlin vekiline bir şeref bahşederek lütufta bulunmasından doğar. Ve işte Cenab-ı Allah’ın yeryüzünde velilerini halife seçmesi bu kabildendir. Demek ki her vekilin, halifenin kıymet ve şerefi, asilin şerefi ve vekilliğin derecesine uygundur. Cenab-ı Allah da “yeryüzünde bir halife yapacağım” deyince, kendilerini bir danışma makamında gören melekler, bir taraftan bundaki şerefi takdir ettiler, diğer taraftan da yeryüzündeki bir yaratığa Allah tarafından böyle yüksek bir irade yetkisi verilmesinde bir şer ihtimalinden de korktular. “Yerde” deyince “Ben, çamurdan bir beşer yaratacağım.” (Sa’d, 38/71) takdiri anlaşılıyordu. Acaba bu selahiyeti alan güzel kullanabilecek mi? Acaba bunu asalet zannederek kendi çıkarına hükümler icrasına kalkışırsa yeryüzüne fesat vermeyecek mi? Cenab-ı Hak henüz bu noktaları ve o yetkinin derecesini ve gizli hikmetlerini bildirmemiş olduğu için melekler: orada (yani yeryüzünde) onu fesada verecek, onda fesatlar çıkaracak ve kanlar dökecek bir kimse, bir âmil mi yapacaksın? halbuki biz hep sana hamd ederek daima tesbih ediyoruz ve sana özel takdisler (kutsamalar)imizi sunarız. Veya senin için kendimizi daima temizler, temiz tutarız, dediler. Ve bu şekilde maksatları hâşâ itiraz olmayıp, hikmetini bir istifsar (açıklanmasını istemek) olduğunu bildirdiler. Bununla beraber hilafete, zımnen (üstü kapalı olarak) bir istek de ortaya attılar.

  369. Meleklerin daha önce şahid oldukları bir malumatları vardı. Nitekim daha önce yeryüzünde yaşayan cinler, dünyayı fesada vermişler, orada kan dökmüşler, zulüm yapmışlardı. Melekler bunları biliyorlardı. İnsanların da Allah’a isyan edeceklerinden, yeryüzünde tekrar fesat çıkaracaklarından korktular ve böyle bir sual sordular.Melekler bu bilgiye, ya Allah’ın bildirmesiyle vâkıf olmuşlar veya Levh-i Mahfuz’a bakıp oradan öğrenmişler yahut da insana gadabî ve şehevî kuvvetlerin verileceğinden anlamışlardır.

  370. Hani Rabbin, meleklere Ben yer yüzünde bir halife yaratacağım demişti. Melekler Ya Rabbi, sen yeryüzünde kargaşa çıkaracak, kan dökecek birini mi yaratacaksın…” (Bakara, 30) Suresinde meleklerin yüce Allahımıza bu soruyu sormalarının hikmeti nedir?-Alim sıfatı meleklerde de olduğundan mı yoksa insan ırkının Hz. Adem (as) dan önce başka bir başlangıcı da olduğundan mı? Buna inandığımdan değil ama öyle bir anlamda olabilir mi diye insanın aklına geliyor.haklı olarak tabi tabi cenk gibilerde bunları kendine göre yorumluyor.

  371. 1. Daha once insan varmiydida ve insan biliniyormuyduda Melekler hemen insan hakkinda boyle negatif laflar ettiler. Insan ilk defa yaratiliyorsa insanin bozgunlucuk yapip kan dokecegini nereden biliyorlardi?2. Ayrica Dikkat…. Insan yaratacagim demiyor… Halef /Halife yaratacagim diyor…. Yani Rab kendi yerine birisini yaratacak. Ve meleklerin cevabina/saskinligina bakin.(sein ve seningibi düşünenlerin kafasını karıştıran ve adem inöncesinde vahşi ve evrimini tamamlamamış insanların yaşadığına ışık tutuyor dediyiniz ayet bu cenk şimdi açıklamasını iyi oku……………..

  372. 30 – Bir zamanlar Rabb’in meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. (Melekler): “A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz” dediler. (Rabb’in): “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.” dedi.

  373. bak eski konuşmalarımız yukarıda akıllı tasarıma inanıyordun.!!! yani anlattıkların senin fikrin deyildir zaten akıllı tasarım teorisi aynen anlattığın gibidir..evrimi evreyi mutasyonu kabul eder .darwin den tek farkı dna ya tanrı canlılığı kodladı der fark budur senin anlattığında budur işte……ancak görüyorumki hz adem hakkındaki düşüncelerin deyişmiş yani insan yaratılışı insanın kendine münhasır bir yaradılışta olduğu ve insana ALLAH cc tarafından ruh verilip meleklerin karşısına çıkma süreci nde bana katılmaya başlamışsın bu senin açından bir deyişim ve gelişim bravo…

  374. ben fikirlerimi yazıyorum cenk efendi herzaman olduğu gibi öyretmenlik yapıyor bana.ya kardeşim sen benim yanlışlarıma eksiklerime bakacağına mesajımı algılamaya çalış.senin doğru bildiklerin benim yanlışım olabilir.böbürlenme doğrucu davut en olamassın.

  375. yazdıklarından şunu anlıyorum ayhan. biz maymundan gelmedik yani maymundan mutasyona uyrayıp sonra insan olduk diyenlere karşısın. bende buna karşıyım insan diye bir ırk vardı yani bizim şu an ki oldugumuz şekilde ve zaten biz maymundan geliyor olsaydık ve böyle evrimleşmişiz deseydik ozaman şu an ki maymunlarında aynı işlemlerden geçiyor olması gerekirdi bu mümkün değil zaten bilimsel olarakta bizim evrimleşme noktamız ilimle bilimle gelişmemişdir yani insanın evrimleşmiş hali bilendir bilmeyi isteyendir. zaten insanların geneline bakarsak kendisine emanet edilen bedene iyi bakmadıkları sürece dogal ortama ayak uydurma meyili vardır. soguk ortamlarda yaşayan insan ırkının tüylü olması gibi. yani bu noktadan anlaşılan konu şu zaten insan cennetten kovulmuş yani bu gezegen için bize verilen tek şey aklımız ilmimiz. yani beyin gibi bir cevheri kendi kontrolünde gelişmeye bırakmış bir varlıgız. yani insan. kesinlikle maymun insanlıktan vaz geçmiş akli dengesi bozuk bir ırkın soyudur ki böyle mütasyona uyramış olabilirler yani insan maymundan değildir ama maymun insandan olabilir bu konu tartışılır sanırım. insanlıktan vaz geçersen eğer hayvanlaşırsın hayvanlaşırsan ozaman sokaklarda yaşarsın sonra sokaklara uyum sağlar aklını kullanmak yerine içgüdülerinle aklını kullanmadan yaşarsan zaten maymundan farkın olmaz hani böyle bir soy geçmişi de olabilir. zaten insan olabilirsen cennet vaadi ve cehennem vaadi ile hayvanları uyarmıyormu insan olmaları gerektiğini emretmiyormu? Adem olabilene demiyormuyuz O yüzden de bu zamanda da eğer Adem olabilen var ise önünde saygı ile eğilmekten bizi kibrimiz mi engelliyor olacaz? yani evrimleşmek doğada olan ve gözle görülen bir olgu ise zaten şu an da da gözlüyor olmuyormuyuz? yolda sallası akarak hatunlara bakanların insanlık yoluında mı maymunluk yolunda mı evrim geçirdiğini gözlemlerimize dayalı olarak şu an itibari ile de görüyoruz. neyin itirazı ki bu? kuran şaşmaz evrim varsa vardır ve kuranda da vardır. herşeyin bir evresi vardır ki bizim amacımız da adem olabilmek. olaylara kendi pencerenden bakarken karşındaki kişinin pencersininde var oldugunu bilip onu kendinden üstün gibi düşünerek bu ne bilir diye bakmak yerine acaba ne yönlü bir bakış var niye böyle bakıyorlar diye de bakabilirsen ozaman objektif olursun. yönlü duygusal bakmaz sadece gerçekler ile dogruları aklına yatırıp sonra aklında soru işareti kalmadıgından itibaren de kalben yaşamayı bilmek gerekir. yoksa kalbine mühürleri tek tek vururlar ki bir bakarsın çevrende senden başka kimse yok. ozaman kendinle ben onları ne güzel kandırdım diye gülüp eğlenecekmisin ? aklında evrimcilik olamaz diyorsun ama ilmen ortada işte kuranda da ortada bunu daha tartışmak yerine kuran ne diyor acaba diye ayetlerin manaasını kendince yorumlarsan ve kendin haricinde ki yorumlarada saygı duyarak bakıp sonra kendini tekrar düşünceye yatırdıgında sende gerçekleri göreceksindir ki ozaman da aklınla zaten bu sohbetler sana boş gelecek bence bu tartışmayı kapatalım sözünün en güzel kısmına ve seni desteklediğim yönüne gelelim ki yeni yaşam anlayışları belirlemek yerine yeni bilimsel verilere önem verelim. çünkü kuranda bahsedilen yaşam olaylarında bayanlarla olan münasebetlere kadar herşeyin acıklaması var ve bu namus dedelerimizin atalarımızın örfleri konusunda bir sıkıntımız yok gerçekten örflerin güzelini yaşamışlar ama töreler yörelere göre değişim gösterir bu yüzden törelerin bakışında farklılıktara karşı da acaba niye böyle düşünüyor diye bir düşün taşın. ben söylediklerinde ki eksik bilimsel yönleri iletiyorum sana yani hikaye yerine mrt kardeşin sorusuna bilimsel bir cevap ver yani veremiyorsak ta olayı acıklayamıyorsak ta ozaman acıklanan konulara olumsuz bakma. en azından olumsuz olma. herşey Allahtan ise her fikre de saygı duy. en azından sahibinin hatırı için. yoksa kibrine yenilirde ben herşeyeyi biliyorum diye bakarsan bunlar bilmiyor dersen bu noktada oldugun insanlık makamından kovulursun. anlatabiliyormuyum sevgili ayhan.

  376. selam cenk kardeş saygılar sevgiler uzunca bir aradan sonra yine yazdık.bak kardeş levhi mavuz tabiki deyişmez.tabiki kur an ı kerimin mesajları sonsuza kadar geçerli ve evrenseldir.ilahi sünnetullah allah ın kanunu kainat yasası koyduğu düzen tabiki deyişmez.bunlar delinmez deyişmez dyiştiyi zaman zaten kıyamet oluyor demektir.ne diyor kitabımız güneş dürüldüyünde yıldızlar döküldüyünde dağlar yürütüldüyünde.yani kıyamet koptuğunda ALLAH cc nin evren yasası bitecek yaşam sona erecek fizik kuralları deyişecek iflas edecek herşey şuursuzca canlı cansız kıyameti yaşayacak.işte kur an ın bahsettiyi bu olgular yaşandığı zaman bu düzen bozulacak.ben 2 madde olarak söylüyorum 1 evrensel düzen o hiç deyişmez deyiştiyinde herşey son bulmuş demektir.burada seninle hemfikiriz.2 bak cenk kardeş yazılarını okuduğuma bu konulara kafa yormuş donanımlı derya gibi adamsın ama geniş düşün sadece belgesellerle yetinme dedeler e atalara devamlı atıf yapıyorsun ama her fikri harmanlaman lazım kafanda.kuran ı kerim neden yirmi yılı aşkın zamanda indi düşün allah istese 1 senede hepsini vahy ederdi ancak zamandan bağımsız (münezzeh)olan ALLAH cc insanın zaman içindeki yaşamının gereklerine sindirimini gözeterek adeta kur an ı hazmettirerek indirdi.zaten kuran da geçer (biz bu kur an ı size tenzil tenzil indirdikki anlayın)parça parça indirdi o zamanki yobaz insanlara biranda birsürü bilgi ayet gelseydi akılları iflas ederdi.alıştıra alıştıra geldi ayetler insanın altüst olan hayatını yavaş yavaş doyura doyura tamir etti.önce bazı ayetler geldi sonra bazı insanlara zorluk olunca yeni ayetlerle kolayı geldi.allah ne diyor kuranda!??biz daha iyisini getirmeyede gücümüz yeter .yani insanların ihtiyaçlarına göre mes edilen deyişen yada yerine yenisi gelen ayetler vardır.sanki allah geleceyi bilmiyormuydu da böyle yapdı diye aklından geçebilir.ancah hayır insan bilmiyordu 1 aşamaya gelmek için önceki aşamayı yoluna koymak gerekir.diğer peygamberlerdede aynı olmuştur hz musa döneminde serbest ve helal olan hayvanların iç yağı .yahudilerin bunu ticaret aracı yapıp ibadethaneleri ticaret yerine çevirince hz isa tarafından hayvanların iç yağı haram edilmiştir.ancak geçen samanla birlikte gelişen deyişen insan bunu nasıl kullanacağını öyrendiyi için müslümanlıkta bir mahsur teşkil etmemiştir.kur an ı kerimin ayetleri ayı guruplandırmalarla açıklanmıştır.kesin emirler vardır mesela asla bir müslüman kan içemez domuz eti yiyemez ama zaruret halinde domuz etide meşru kılınmıştır.asla dedikodu hırsızlık zina kıyamete kadar meşru kılınamaz.bu ayetler kesin hükümdür.ancak bununla beraber İNSANIN İHTİYAÇLARINA CEVAP VERMEK ADINA zamanın getirilerine ve yeni koşullara uyum sağlamak adına şeriatte kanunda uygulamada zamanın din bilginleri eskinin uleması şimdinin diyaneti tarafından topluma yeni uygulamalar getirmesi meşrudur.bindörtyüz sene öncesinin dünyası ile bin dörtyüz sene sonrasının dünyası aynı olmayacaktır mesela ikibin yıl sonraki insanların yeni gereksinimleri doğacaktır islam dini kare deyildir köşeleri yoktur yuvarlaktır yani insanın madur olmaması için kur an ın müsadesi ışığı çerçevesinde yeni yaşam anlayışları benimsene bilir..

  377. bilim dünyası deneylerle bazı şeyleri artık ispatlıyor. bu durumda kuranda bu bilimi destekliyor. burada ki amaç bilime kapalı olmak mı yoksa bilimsel olarak gözünüze soksalarda yinede yok bizim dedeler yanlış yapmazmı diyoruz. demişsin dinazorlar filan. zaten. dünya da hayat kuranda anlatılana göre önce yeryüzüne şekil verildiğinde bahsediliyor. yani dünya var taş fosilleri dünyanın yaşını tahmin edebiliyorlar. sonra dünya ya büyük bir gök taşının yada taşlarının çarpması sonucunda da dünya ya su ve demirin geldiğini tespit ediyorlar. şimdi kuran ne diyor biz rahmanı gönderdik. demir suresi diyor ki biz demiri gökten indirdik. zaten demir ve su kaynakları uzaydan gelmiş diye de bilim adamları deneylerinde dünyanın oluşumundaki sebeplerden dolayı demir madeninin oluşamıyacağını belirtiyorlar. şimdi buraya kadar bilim diyor bunlar böyle buraya kadar da kuran buraya kadar böyle diyor terslik yok. sonra dünyada su ve demirin etkileşimi ve güneş ışıklarının verdiği enerji ile dünyada canlılık başlıyor. zaten kuranda sizi topraktan bitirdik diyor buraya kadar da hata yok. mesele şurada şimdi bunların oluşumunun hepsi Allahın emri ile oluyor. Allahın emri ile bu göktaşlarının içindeki minerallerde yada diğer yapıcı maddelerde tüm canlıların şifresi ilmi Allah tarafından belirleniyor. ve bu gelişimde zaten dünyada buna göre oluyor. son nokta da Allah Meleklerine Yer yüzünde insanı halife kıcam diyor.Melekler ise bu konu yer yüzünde kan göz yaşı döken insanımı halife kılacaksın diyorlar. yani melekler gaybı bilmiyorlar zaten bilmediklerini Allahta tekrar vurguluyor. Ve Siz gaybı nerden bileceksiniz diyerek emrini veriyor. diyorki biz ademe isimleri ögrettik. şimdi bu noktada bir ögrenme aydınlanma konusu var. dünyadaki canlılardan tek farkımız ögrenmek ve bilmek düşünebilen canlılarız. sanırım fazla aydınlanamamış durumdayız ki halen kan göz yaşı döküyoruz. şimdi gaybı bilmeyen melekler bilmiş olsa zaten şeytan kibrine yenilmezdi ya neyse :) yani şeytanda melek toplumun bir parçası sanki yahudiler filan gibi hani kibir şeytanda da var yahudilerde de var. neyse işte secde edin deniliyor meleklere insanın önünde ve Allahın halifesi önünde secde ediliyor. Secde nedemek? saygı duymak Her canlı sadece Allaha secde ederken niye melekler insana secde ediyor diye sorarsak ozaman zaten şeytanda bu hataya düşmüş insanın önünde eğilmeyerek fakat hatası şurada bunu kibrinden görememiş. Hz diyoruz ya saygı ifadesi Bu benliğindeki saygısızlıktan kaynaklanan ben üstünüm o topraktan ben ateştenim diyor ya Aslında Allahın halifesinin önünde secde etmek aynı anlamda Allahın önünde secde etmek ile eş değerde. Çünkü Bizler Allahı temsil eden varlıklarız Ama Allah değiliz. Allahın isimlerine bakarsan bir özelliğini bunlardan birinde mükemmelleştirmiş olursan Yaptıklarının hepsi zaten Allahın izni olmadan oluşamıyorsa ve Bu yaptıgın iyilik yada kötülüklerden dolayı Allah razı olsun yada Allah belanı versin gibi sözleri işiterek Temsil sınavında sınanıyoruz. Zaten sonunda bu sınama bittikten sonra tekrar hepimiz ona döndürüleceğiz diye de belirtiliyor. Peki niye sınanıyoruz? cennet cehennem nedir? bunlarında sahibi yaratıcısı Allah değilmi ? Bu böyle ise Ve kötülerde benden hayırlarda benden diyerek Fakat Kötülerden muaftır hayırlarda ben varım diyerek tarafının iyi yönlü oldugunu biz insanlara bildirmiş ve kötüden arınarak onun iyi yönünde yolunda bu dünyada sınavımızı vermemizi ve tekrar geri dönmemiz olacağını hep kuranda yazıyor. Hatta rüyada oldugumuzu bile belirtiyor Bilim şu an herşeyin beyin algılaması ile oldugunu acaba varmıyız yoksa uykudamıyız gibi sorulara cevap arıyor. Bu durumda bu kurgunun sahibi zaten Allah. Hani AAAA bak bilim buldu bunlar dünyada doğal olarak oluyormuş Allah yok filan diyen yok. Aksine bunların tespiti ile Allahın büyüklüğünü görmek ve uzaya baktıgımızda büyüklüğünü düşünemiyeceğimiz kadar da büyük oldugunu görüp Allahı her dönemde oldugu gibi varlıgını bütünlüğünü tekliğini ispatlıyorlar. Bunun güzel yanı bugünkü teknoloji ilim ve bilim noktasında kuran halen akla yatıyor olmasının bir tartışma götürmesi gerekmez aksine yine Allahın haklılıgını görüp mutlu olmak gerekir bırak kibrine yenilme biz Allah yok demiyor Aksine Allahın varlıgını yeni bulunan bulguların ışında kuranın her dönem bir mücize oldugunu belirtiyoruz. Aksi düşüncede kuranı kötülemek isteyen islam düşmanlarına malzeme veriyoruz. Ama ben üstünüm diye dünya üzerinde kibrine yenilen yahudilerin niyeti İnsanın bukadar saygın bukadar değerli ve kıymetli bir temsilcilik taşıdıgını bilipte bizde sizde birsiniz diyerek kendilerine hak gördükleri kendilerinden olmayanlara zülmü hak gören bir toplum olarak bizleri kandırmanın vede bizlere böyle davranmanın peşlerindeler unutmayın haçlı seferleri tarihte bir kez olmamış yüzyıllarca olmuş ve bu yüzyılda da olacaktır ve yüzyıllar sonra ki torunlarımız da bizim dönemimizde de olmuş diyerek aynı bu dönemdeki gibi şimdi olmaz zihniyeti ile tetbiri elden bırakacaklardır. Arkadaşlar Kendinize gelin. İslam düşmanları hertaraftan saldırıyor. bizler de geçmişin masalları ile uyutuluyoruz. Geçmişten bakıyoruz Osmanlı ilme bilme karşı çıkmış ve gerilemeye ve sonra O şanlı Hilafet sancagını Topkapı sarayında dinlenmeye bıraktırmıştır. Hatta bu şanlı bayrak ortaya çıkacak isede bunu yüzyıllardır muhafaza eden Biz osmanlı torunlarına miras olacaktır. Kendinize gelip ilme karşı olan bilme karşı olan gözlerinizi kapatmayın hata yaparız. Dedelerimize elbet büyük saygımız var. Onlar bilmiyor diyerek onları kücümsemiyoruz onların devrinde ki ilim kadarı ile bakarsak fazlasını biliyorlarmış ki bizlere ışık olmuşlar peki bizim bildiklerimiz de yüzyıllar sonrasına mı ışık olsun yoksa bu düşünceden sıyrılıp kendimize dönüp ilmi araştırmalarımıza bilime öncelik verip hatalarımızı toplayıp silkinme vaktimizi bir yüzyıl daha ileriye mi atalım. Yoksa bu damarlarımızdaki asil kan nerde ? osmanlı torunu değilmiyiz? aslımızı mı inkar edecez? Hakkıdır Hakka tapan milletimiz nerde? Hak derken herşeyi hak edene veren Osmanlı düzeni nerde? şimdiki düzen nerde? Şimdi çalma yalan dolan kaynayan bir düzen nerde bu hakka tapan ve damarlarında asil kan akan millet_? hani nerde size soruyorum_? vergi kaçıran insanların hakkını gasp eden bir toplumda yaşayan Allah dostlarını da deli diye kapatıyorlar. acaba Allah dostları Çok olsaydı bu insanları da suclu diye ceza evlerine kapatırdık aynı deli hastanesindeki gibi ceza evlerinde islah ederdik. Evde yatmadan önce kafasını yastıga ölüyorum diye koyup kaç kişi uyayabiliyor? kaç kişi ölüm riski ile karşılaştıgında ter dökmüyor? hani konuşuyoruz bu er meydanında ama hep aynı hiç ses yok? Allah büyük diyoruz örtümüze kapanıyoruz. Allah için savaşalım diyoruz ama kimse evini ailesini riske atamıyor. Sonra bu ülkede yüzde 90 müslüman diyoruz. ayıptır beyler ayıptır kendinize gelin. Evde tek başınıza kalınca kendinizi nasıl kandıracaksınız kendi yüzünüze nasıl bakacaksınız? bir öyle bir böyle olmaz arkadaşlar. Hani bir böyle bir öyle diyenlere de ayet diyor Cennet onların ise ölümü dilesinler diyor. ama onlar ise ateş bize biraz sürünecek sonra cennete gidecez diyorlarmış. hani Allahtan bir söz mü almışlar? Eğer Allahtan bir söz almışlarsa Allah sözünde durandır diyor. Hani kendime soruyorumda ben bir söz almadım. ozaman Söz alabilmek istiyorsak Hakkı Hakkı ile temsil edebilmek gerekir ki bunun içinde Yaşarken ölmek gerekir. yani dünya nimetlerinden dünyevi işlere çok değer vermeden hakkı ile yaşamak gerekir ki o da yanmadan pişmeden olmuyor sanırım. Hani onlar Coluk cocuk sevgisi mal mülk hırsı ile Allahı unuttular diyor ya birde Yahudilerin tekrar buzağa taptıklarını yani altından olan bu buzağı o zamanın serveti manasında ki yine dünyevi işlere taptıklarını belirtmekte. Allahsız müslümanlık mı yoksa Allah lı islam mı? Yoksa Kalbimizi yani içimizi temizlemedikten sonra Su ile abdest alıp dışımızı temizleyip insanlara camideyim diyerek bizlerimi kandırıyorlar? yoksa kendilerimi aldanıyor ? Onların namazını kabul etmiyeceğini de belirtiyor? Ama bir de yürürken koşarken yatarken gibi insanın durum hallerini belirterek te onlar namazlarını kılarlar diyor_? acaba ne diyor? anlıyormusunuz? yoksa görmemezlikten mi gelmek istiyorsunuz? bence camide namaz kılıp millete müslümanım süksesi verip sonra kalbinden dedikodu faiz haram yiyip te zülme ederek Allahımı kandırcağımızı sanıyoruz? O herşeyi bilmiyormu ? daha neyi saklıyoruz yoksa kendimizi mi kandırıyoruz? Kendini kandıranlara gerçekleri söylediğinde kızıyorlar tepki veriyorlar çünkü gerçekler can yakıyor ve istem dışı tepki veriyorlar. üzülüyorum kibrinize yenilen insan olarak ama bizlerinde görevlerinin içinde şeytanlıkta var. Şeytana senin yolundan gidenlerle birlikte seni de cehennem azabına terk edecem demiyormu Allah merhamet etmeyene merhamet mi eder sanıyoruz? yada kalbindeki şeytandan kurtulmadan cennete mi alır sanıyoruz? yoksa Ölüm tarihimiz hakkında bir bilgimiz mi var? şu an bu yazılarımı bitirmek konusunda bir garantim mi var? yada sizler bunu okumaya fırsatınız olacak diye bir garantimiz mi var? Yoksa biz Allaha inanmıyormuyuz? İnandık diyip yalanmı söylüyoruz? bunu kalbinize sorun kimseye değil. Eğer kalbinde mühür yoksa ozaman cevapta verecektir elbet. Fakat cevap veemiyorsan ozaman bir merak et bunca varlıgı yaratan Allahın büyüklüğünü araştır. İnsan bilmediklerinden korkar. Allahı bilen Allahtan korkarmı? Allahı bilen cehenneme cennete itibar edermi ? Şirk koşmadan sever. Ozaman kul hakkıda yemez haramda yemez. yasaklar ona çirkin gelir cezbedici gelmez. nefsini öldürmeden de Allaha ölünmez. nefsini öldür diyor yaşarken ölmek ne olsa gerek? sen sen ol önce er niyeti ile olayın büyüklüğüne bir er sonra erdikten sonra derviş misali kalk büyüklüğünü ara sonra veli ol araftan izle neyi izle cennet cehennem diye dünyada gezenleri izle. ama cahille sohbeti kes diyerek te ermeyenlerle sohbet yerine onlardan uzak dur taaa ki görebilene kadar der. ama Hoş görüyü de bırakma der. asarım keserim yerine hoş görü ile görmesini ermesini bekle sabır et kardeşim sabır et diye de yüzlerce ayet var başka tavsiye de bulunmaz der daha ne der insan olun biraz der birbirinize saygı duyun der. daha ne desin işte insan olun kanınızdaki yatan asalet şifresini çözümleyin. Atamızda yobazlıkla mücadele etmiş osmanlıda da edenler olmuş ama hep bir yobaz tayfası kalkmış engel olmuş. Hatta bu engele Allahı karıştırmış cehennemi karıştırmış. Ama Hallacı manzur diri diri yanmış. O ateş Allah aşkının Ateşidir insanı yakmaz aksine Aşk ateşi ile çoşturur. Levhi mavhus ta saklı olan kuran değişmedi değişmiyecekte zamana göre bir böyle bir şöyle olmayacak bütünde hep aynıydı ve hep aynı kalacak. evren yaratılmadan önce neyse evren yok edildiğinde de aynı olcak değişmiyecek zamana göre Değişen bir kuran olamaz. Değişen belki sadece bizler oluruz. umarım.
    saygılarımla
    cenk

  378. adem in tek hücreli canlıdan milyonlarca yıl içinde evrimleşerek gelmesi fikri bana masalımsı ve olanaksız geliyor.ayrıca dinazorların varlığına son veren o afet her ne ise insanın da varlığını yoketmiştir .sonradan tekrerdan bir tek hücre ve yine evrim çarkının dönmesi olanaksız geliyor bana.şimdi bir mantık oyunu oynayalım.yarın dünyaya bir göktaşı düşse tüm hayat tüm canlılar yok olsalar.ben kanaatimce her şeysıfırdan başlasa sizce yeniden bir tek hücre devreye girip tekrar milyon yıl sonra yeniden şuanki insan konumuna gelirmiyiz bence hayır.yarın dünyadaki böceklere kadar hayat yok olsa bence yeniden bir evrimin tekavul etmesi mümkün deyildir.yeniden yeniden başa dönüp bazı islamcı bilginlerin insanı ALLAH dna sını kodladı tek hücreli olarak yaradılışa başlangıç verdiyi tezleri bana inandırıcı gelmiyor.kur an da insanı yerden bitgi gibi çıkardı ayetide mecaz olarak insanın yok ken toprktan mayalanmış çamurdan meydana geldiyine işarat ediyor.hz isa ya ölülere yeniden hayat verme gücü mucizesi veren ALLAH adem i yaratdığından neden şüphe duyarsınızki?ayrıca hz ademi hokuz pokus yaratmaktan bahsetmiyorum tabi kur an ı kerimde adem in hasıl olmuş bir çamurda uzun yıllarca kaldığını adeta mayalandığını söylüyor.yani topraktan sudan ama başka bir yaradılış kendine has bir yaradılış tarzıyla olduğunu anlıyorum.adem in çocuklarının nasıl evlendiyi konusu sizin evrim le yaradılış olgusunu desteklemenize neden oluyorsa düşünün belki adem i bir deyil belkide bin olarak yarattı allah.bunu bilemeyiz.ayrıca adem dönemindeki şeriat o zamanın şartlarına göre düzenlenmiş olabilir şimdiki şeriat başka.unutmayın ALLAH zaman içinde insanoğlunun ihtiyaçlarına göre ve yaşadığı zamanın gereklerine göre şeriatler indirmiştir.ha ilahi yasa nasıl değişir demeyin ilahi yasa deyişmez mesele güneş batıda hiçbizaman doğmaz bunlar son zamana kadar böyledir.ALLAH ın deyiştirdiyi beşeri yasalardır.insan ın ihtiyacına göre şeriatler kolaylıklar yenilenmiştir….

  379. adem nerden geldi ?

  380. eyy insanlar hepinz adem den geldiniz.

  381. Bu arada Adem diye hitap ederken Hz Adem diye hitap etsek iyi olcak. Hz=sayın Adem=İnsan insanın geneli ister kırmızı olsun ister mavi fark etmez hepsi sayındır ve öyle hitap etmek gerekir. bu manada Allah bilir diyorsak ta bizim bilmemiz içinde akıl fikir vermiş düşünen ile düşünmeyen bir olmaz demiş lafını hatırlatalım. gelecek hakkında bilgimiz yok ama geçmiş hakkında bilgimiz de olmayacak diye bir kural yok. mesele de zaten evrim yada evrecilik değil. Mesele Allahın büyüklüğünü kücümsememek. Zaten kardeş evliliği dersek kurana ters düşecek. ama böyle düşünürsek kurana ters düşmüyor. İllaha kurana ters düşen ve dedelerimizin bilmedikleri hakkında inatle bu böyle diyerek devam etmekte pek akılcı bir yol değil. tartışılacak bir konu da değil. Tartışılacak Konu Allahın büyüklügüdür. Adem olabilene…..

  382. ayhana dedi:

    yeni akıma sizde uymuşsunuz vermişler narkozu uğuyun bakalım beyefendi.bakk evre arageçiş falan bunlar başka manalarda hayatın içinde olan şeyler ama ALLAH tüm canlıları kompleks ve bugünkü bibi bu haliyle mükemmel olarak yaratmıştır.sen ademe 1 deme bin de ALLAH cc 1 deyil 1000000 ademde başlangıçta yaratmış olabilir…….bu konular net deyildir muallaktadır kimse gerçeyi bilemez ALLAH CC bilir ama yaptığınız yorumlar kur an a terdüşmesinde ne dersiniz deyin ………..

  383. 23 Eylül 2008 Salı
    İNSANLARIN İLK ÇOĞALMASI ADEM VE HAVADAN DEĞİLDİR.
    Bu güne kadar bize anlatılan dinde, İnsanların çoğalma şekli anlatılırken, Allah ilk önce hazreti Ademi yarattı.Daha sonra onun sağ kaburga kemiğinden hazreti havayı yarattı. Onlar evlendiler. Her Doğumda çocuklar ikiz doğuyordu doğan çocukların mutlaka biri kız biri erkek oluyordu. Her batından doğan çocukların bir biriyle evlenmeleri yasak ama başka batından doğan erkek ve kız bir birlerini almaları ise helal diye anlatmışlar durmuşlardır.
    Yani insanların ilk üreme şekli kardeş evliliği ile başlıyor. Bu Anlayış Allah ın dinine bir iftiradır.Şimdi Kur’an dan İnsanların türeme şekli nasılmış ve nasıl olmalıdır onu incelemeye çalışalım.
    Kur’an da anlatılan üreme ve yaratılış biçimi: Daha önce Adem, melek , iblis şeytan, cin , kelimelerini Kur’an da ki ayetler ışığında izah etmiştik. Bunları burada tekrar izah etmeye gerek yok. Şimdi insanların türeme şeklini bize anlatan ayetleri incelemeye çalışarak çelişkisiz bir dini anlatmaya çalışacağım inşallah.
    71/17-“Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirdi.”
    71/18”Sonra sizi oraya tekrar geri çevirecek, ve sizi bir çıkarışla ,diriltip çıkaracaktır.”
    Ayetlerden anlaşıldığı gibi,ilk insanlar yaratılırken , bir tek insandan yaratılmadığı, bir çok insandan yaratıldığı vurgulanmaktadır. Şimdi Bu anlayışın tam aksine gibi bir anlam taşıyan ayeti nakletmeye çalışalım.
    49/13”Ey İnsanlar gerçekten biz sizi,bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışmanız için halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah katında sizin en üstün olanınız,(soyca değil) Takvaca en ilerde olanınızdır.Şüphesiz Allah bilendir haber alandır.”
    Kur’an burada İnsanları bir erkek ve dişiden yarattık ifadesini kullanırken,Üreme,çoğalma biçiminin,formülünden bahsetmektedir. Yani bir insanın çoğalma biçiminin oluşabilmesi için,Erkeğin sperması ile kadının yumurtalığının birleşmesi sonucunda olduğu anlatılmak istenmektedir. Yoksa klasik dinde anlatıldığı gibi Adem ve Havva değildir. Eğer öyle olmuş olsaydı Kur’an da bahsedilen kardeş evliliğinin haram olmasıyla ilgili ayete ters düşerdi.
    4/23”Sizlere anneleriniz kızlarınız, kız kardeşleriniz,halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, sizi emziren anneleriniz, süt kız kardeşleriniz,kadınlarınızın anneleri, ve Kendisiyle gerdeğe girdiğiniz, kadınlarınızdan olup, koruyuculuğunuz altında bulunan, üvey kızlarınız, onlarla gerdeğe girmemişseniz,size bir sakınca yoktur.Sizin sülbünüzden olan oğullarınızın eşlerive iki kız kardeşi bir araya getirdiğiniz (evlilik ) haram kılındı ancak,(cahiliyede) geçen geçmiştir. Şüphesiz Allah bağışlayandır esirgeyendir.”
    Anlatılan ayette Erkeklere haram olan kadınları sıralarken başkabir ayette de kadınlara haram olan erkekleri anlatmaktadır. Şimdi o ayeti nakletmeye çalışalım.
    33/55” Onlar için babaları oğulları kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, Kadınları ve sağ elinin malik olduğu (cariyeleri) hakkında bir sakınca yoktur.( ey Müslüman kadınlar) Allah tan sakının şüphesiz Allah her şeye şahid olandır.”
    İlk Yaratılan insan topluluğu içerisinden Allah bir peygamber göndermiştir, Allah’a ve gönderilen peygambere bağlı olanların adı müslümandır. En son peygamberin getirdiği dinin adı İslam bağlı olanların adı da müslümandır.
    Öyleyse İlk Yaratılan insanlarla Kıyametin kopuş anına kadar vahye bağlı insanların, dinleri arasında farklılık yoktur Bir Toplumda zorunlu bir durum ortaya çıkmadıkça Helal olanlar diğer toplumlarda da helaldir haram olanlar da diğer toplumlarda da haramdır. Şimdi nasıl aynı anneden doğan kardeş evliliği haram ise ilk insan topluluğundaki insanlarda da kardeş evliliği haram idi
    16/118” Yahudi olanlara da sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.”
    Allah ilk insanların yaratılışından sonra bir sünnet koymuştur. Ve bu sünnetini bir erkek ve bir dişiden insanları türeterk devam ettirip durmaktadır.Allah’ın Yarattığı ve bir sünnet olarak devam ettirip durduğu dinin adı fıtrat dinidir İbrahim dinidir hanif dinidir.
    30/30”Öyleyse sen yüzünü Allah’ı Birleyen (bir hanif ) olarak,dine Allah’ın Fıtratına çevir ki, İnsanları bununüzerine yaratmıştır.Allah’ın Yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din ( budur. ) Ancak insanların çoğu bilmezler.”
    Diyorlar ki Allah’ın Kendi koyduğu kurallarına uymaya mecbur mu tutuyorsun diyorlar. Haşa Allah’a Böyle bir şey söylemek ,bizim haddimize değildir.Allah Dilediğini dilediği gibi yapar. Ona hiçbir sözümüz yoktur ancak Allah vaad ettiğini yerine getirendir. Bir de Allah’ın koyduğu kanunlar ile pratik hayat uyuşmamış olsaydı. Kainat fesada uğrardı. Allah Her şeyi bir intizam ve düzen içinde yaratmıştır.
    22/47”Onlar azabın senden çarçabuk getirilmesini istiyorlar,Allah Vadine kesin olarak muhalefet etmez,Gerçekten senin rabbin katında bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.”
    İnsanların Türeme şeklini bir adam değil de veya bir adem değil de bir çak adam veya bir çok adem yaratsaydı veya yaratmış olarak, anlaşılsaydı İnsanlara haram olan kardeş evliliği o zaman da haram idi mantığı daha uygun olmaz mıydı. Çünkü Her peygamber kendinden önce gelen peygamberleri doğrulamış ve tasdik etmiş ve kendinden sonra gelecek olan peygamberi de müjdelemiş böylece Akaidi bozulmayan bir din ortaya gelmiştir.
    61/6” Hani Meryem oğlu İsa da, Ey İsrail oğulları, Gerçekten ben sizin için Allah’tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önce tevratı doğrulayıcı, ve benden sonra ismi Ahmet olan, Bir elçinin de müjdeleyicisiyim demişti. Fakat o onlara apaçık belgelerle gelince bu açıkça bir büyüdür demişlerdi.”
    Allah İnsan oğlunun ilk yaratışıyla, insan oğlunun son yaratılışı arasındaki hayat ağını Hiç hata ve eksik olmadan çelişkisiz bir biçimde peygamberler göndererek, çelişkisiz bir biçimde örmüştür. Her An ve her zaman elçileri peş peşe dizerek, kendi yolunda yürümek isteyenleri, Haram ve helal olanları bildirerek haramlardan sakınmayı helalleri yapıp ve yaptırmayı teşvik eden elçiler göndermiştir. Kendi özgür iradesiyle şeytanın yolunda gitmek isteyenlere de müdahale etmemiş serbet bırakmıştır.
    Kur’an Peygamberlerin yerini ve konumunu ortaya koyarken onlara bir değer biçmiştir. Onlar Allah’ın vermiş olduğu bir emri yerine getirmede kesinlikle çekimser kalmazlar. Onlar Allahın emirlerine karşı muhalefet edemezler Allah’a şirk koşmazlar. Bakınız Adem kelimesini sadece peygamber olarak algılayanlar. Kur’an da geçen şu ayete muhalefet ederler. Şimdi ayeti buraya naklederek beraber düşünelim.
    7/189”O sizi tek bir nefisten yarattı, Ve kendisiyle durulup yatışması için,ondan eşini var etti. Onu (eşini) Örtüp Bürüyünce, O da bir yük yüklendi, Bununla (bir süre) gezindi.nitekim ağırlaşınca ikisi Rableri olan Allah’a, dua ettiler.eğer bize Salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız.
    Ayette geçen tek bir nefis sözü, Bir Adamı sembolize ederek,ondaki yaratılış biçiminin aynısı olan kadını da aynı nefis cinsinden yarattığı anlaşılması gerekmektedir. Burada erkek ve kadınların Hepsinde akıl takva ve fısk ve fücur olduğu şeklinde anlaşılmalıdır.
    Yoksa buradaki tek bir nefis ifadesini Hz. Adem peygamber olarak anlaşılmış olsaydı akebinde gelen ayete tezat teşkil ederdi.
    7/190” Ama o onlara Salih (bir çocuk) verince kendilerine verdiği şey konusunda, ona ortaklar kılmaya başladılar. Allah onların şirk koştuklarından yücedir.”
    Hiçbir peygamber müşrik değildir. Hiçbir peygamber çocuğunu Allah’tan daha çok sevemez. Öyleyse burada bahsedilen tek bir nefis adem peygamber değil insan oğlunun genelini kaplayan bir haslettir.
    Bu gün insanların geneli öyle değil mi? Çocuklarına olan sevgilerini Allah’a olan sevgilerinin önüne çıkarıp çocuklarını ilahlaştırmıyorlar mı? İnsanların genelinde mal ve Dünya tutkusu Allah’a olan sevginin önünde ilerlemektedir. Ama Peygamberler Allah’ın Kutsal ruh ile desteklediği elçilerdir Onlar Eğitimlerini peygamber olduktan sonra Allah’tan almışlardır. Onların nerde ne yapacağını Allah bildirir onlar Allah’ın koyduğu sınırlar içerisinde haraket ederler.
    Elbette Kur’an da bir adem peygamber geçmektedir ama bu adem çocuğunu Allah’a ortak eden adem değil peygamber olarak övülen ademdir.
    3/33” Gerçek şu ki, Allah Ademi , Nuh’u İbrahim ailesini ve İmran ailesini Alemler üzerine seçti.”
    İşte bu Adem peygamber Yaratılan İlk Ademler arasından Allah’ın Seçtiği ve ilk adem topluluğuna gönderdiği bir elçidir. Yoksa ilk insan yaratıldığı zaman peygamber olmaz. Peygamberlik Sonradan kişilerin kendilerini Allah ‘a Yöneltmesiyle Allah’ın Seçmesi sonucunda peygamber olunur.
    Gönderen Ali Rıza Borazan zaman: 08:03

  384. benimde izninizle bir sorum olacak;bu soruya yargılamak için değil gerçekten öğrenmek için soruyorum,eğer insanlık nesli Hz.Adem ve Hz Havva’nın çoğalması ile devam ettiyse bu kan grupları nasıl oluyorda a-b -ab-0 pozitif ve negatif diye var? eğerki Hz Adem (a grubu) Hz Havva (b grubu) kana sahip olduklarını varsayarsak çocuklarının en fazla ab grubu olma şansı var ! pozitif ve negatif olayına girmiyorum bile..bu konu ile ilgili düşüncelerinizi söyleyebilir misin teşekkür ederim.

  385. yazılanlardan anladığım kadarıyla cenk arkadaşımız herşeyden önce Hz. Adem i inkar ediyor. dolayısıyla bir peygamberleri inkar ediyor. Kur’an da namaz kılın diye bir emir vardır. ama namazın nasıl kılınacağı konusunda bir bilgi yoktur. ve diğer ilmihal bilgileri de. biz bunları peygamberler ve onun yolundan giden alimlerimiz, allah dostlarımız olmasa bu dini nasıl anlayabiliriz. anlatılanlar dedelerden kalan masallar değil. okullar da olmasın o zaman. verin çocuklara kitapları, kendi başlarına okuma yazma öğrensinler, fizik öğrensinler, matematik vesaire. okuduklarımdan benim gözlemlediğim şu Allah bazı insanların gözüne perde indirmiştir. ve o perde orda kaldığı müddetçe gerçeği göremezler. Tek gerçek kendi bildikleri sanırlar. bir gün gerçeği gördüklerinde de iş işten geçmiş olur. cenk kardeşim umarım sen bunlardan olmazsın. vesselam.

  386. çok güzel bir site ellerinize sağlık

  387. olabilir.ancak kime sataşırsa sataşsın bu mantığa verilecek tepki budur.çünkü kimse kimsenin fikrine katılmaya mecbur değit ama önce anlamaya çalışıp bu adam ne diyor nasıl bir pencereden hayata bakıyor diye önce anlamalı katılmasada katılmasın sayğı duymak zorunda da deyil ama bu ona ukalalık küçümseme aşağılama için meşru olmaz bu tamamen körükörüne saldırmaktır.bir fikri olmayan sadece hurafeleri kendine tabu kabul edenler başka fikirlere düşüncelere açık değillerdir bunu anlayabiliyorum ama saldırmaları hemde körü körüne saldırmalarına yuh diyorum …………ayhan……………….

  388. ayhan üstüne alma yahu belki bana saldırıyorlardır..

  389. sanki farklı isimler tarafından yazılan ama aynı kişinin yazdığı kanısı uyanıyor bende .çünkü hiç amaç birşeyleri araştırmak yada fikirlerini yazmakdeyilde sanki bir sataşma bir rahatsızlık var kanaatimce kalbinde buuğz var farklı amaç peşindesin ….bir fikrin varsa yaz yoksa al eline iskambili pişpirik oyna dostum bırak bu işleri kalbinde kutsal yolculuğa çıkanlar yazsın….!!!

  390. size alıntı gelebilir ancak ,hurafeleri deyilde kur an ı okuyan herkesin ağzından çıkan çümle aynıdır.hayatı herkes farklı yorumlayabilir ama kim okursa okusun ayetlerin mesajı aynıdır…

  391. masallah iyi alinti yapiyorsunuz

  392. din yanlızca bitakın kişiler için gelmemiştir.aklı olmayanlar hariç,her insan okuyup anlaması için kur an ı kerim indirildi..ve tabiki ulemanın ortak kararları na uymak dışında ALLAH cc nin her insana verdiyi müstakil akıl çerçevesindede hayatı evreni anlayıp yorumlamak ALLAH ın insana kur an da (uyan )AKIL EDİNİZ)(diye yüzlerce ayetlerde insanlara yol gösterdiyinide bilmen gerek……………….ayrıca insanın aniden yok olması gibi bir cahilce savı ortaya atman nekadar bilgi fakiri olduğunu ortaya koyuyor.herşeyden önce sataşmadan ve yanlış bulmadan önce oku bilgi edin…..önce şunu anla .ALLAH cc herşeyi ilahi bir pilan dahilinde yani sünnetullah yaradılış ve süregeliş planına göre uygulamakta kur an ı kerimde ne diyor biliyormusun.her şey HAK VE HİKMETLE YARATILMIŞTIR…………..!!!

  393. arkadasim lütfen isimize geleni sunupta isimize gelmiyenide yokmus diye hitap etmiyelim.senin ne istedigini ben anlamis degilim.
    tabiki yazdiklarin cogu kisinin hosuna gidebilir. ama bu gercek diye bi garanti yok.bizim ülkede diyanet denen bisey var bunu icindede bir sürü prof. lar var. biz birkere Kuran okuduk diye lütfen burada hoca kesilmeyelim.sonrada bu yaziyo bu yazmiyo diyede kafadan sallamayalim.cok büyük günahi var.
    oda sana kalmis bisey.Allah yardimcin olsun.

  394. Allahin sundugu sebeblerinde hicbiri bos degildir.toprakdan geldik geri topraga dönecegiz.senin dedigin gibiyse niye aniden yok olmuyoruzda ölüp cürüyoruz.?sonrada bir türlü toprak oluyoruz.bunlarin hepsi algilama meselesi dir.

  395. ALLAH CC cennet cehennem ve evendeki herşeyi yoktan var etmiştir.ne cennet nede cehennem melekleri için evre söz konusu deyildir işte insanın yaradılışıda böyledir.yaradan ademi yaratırken çamura ihtiyacı yoktur.musanın asasını yılan a dönüştürürkende asaya ihtiyacı yoktu bu sadece bir vesile olsun diye böyledir.eyer asa olmasaydı yılanda olmazdı demek çok büyük bir yanılgı ve gaftettir.ancak yaratıcının herşeyi sebepler sonuçlar ilişkisine dayandırıp insanların mantık kurmalarını sağlamaları için benzetmelere ve bu anlatımlara ihtiyaç duymuştur.ALLAH cinleri melekleri zebanileri yoktan varettiyi gigi hz ademide yoktan var etmiştir.((hicr__ve__rad_surelerini okuyunuz …))konuyu daha iyi anlayacaksınız.yaratıcı evreni ve dışındki tüm yaratılanları evre gerekmeksizin biranda ol demesiyle yaratmıştır………

  396. ALLAH CC.hak ve hikmete uygun olarak hem melekleri şeytanı cinleri biranda herhangi bir koşul ve evre ye gerek duymaksızın yaratmıştır.cenneti cehennemi ve içindekileri herhangi bir evrim süreci olmadan yoktan yaratmıştır.cennette insanları karşılayacak olan rad suresi 23 ayette geçen cennet hurileri melekleri civanları biranda yaratılmıştır.cehennemdeki zebaniler ve birçok yaratılmış mahlukatta hak ve hikmete uygun olarak yaratılmıştır..zümer suresi 71 ayette cehenneme gelenlerin bekçilerle karşılaşacağı bildirilmektedir cehennemdeki her detayda yokta varedilmiştir..

  397. gizem e. (kendisinden birşeyler öyrenilen kişilere teşekür edilir bu durumda aferin öyrenen olarak sana denir.)

  398. aferim size

  399. güsel begendim
    bazi sorularin cevaplarini buldum

  400. ben bu yazımda sadece bir konu üzerinde durmayıp ,rahatsız olduğum bazı konularda kişisel kanaatlerimi paylaşacağım..ya çevreme baktığımda ülkeye baktığımda islam yolunda çizgisinde gitmek isteyen insanların kılık kıyafetlerindeki gericiliyi taklitçiliyi görüp kendimce kızıp kınıyorum.adam birkarış sakal bırakıp şalvar giyip garip davranışlar sergiliyorlar.otobüste bayanın yanı boş olduğu halde oturmuyorlar bayanlarla el sıkışmıyorlar.bu davranışlar bence tamamen islama peygambere yönelik ters etki yaparak antipatik karşılanıp islam dinini yobaz gösterilmesine neden oluyor..ya çarşaf şalvar puşi eskiden çölde yaşayan bedevilerin yanmamak için ve kum fırtınalarından korunmak için kullandıkları giysilerdir.islamda kara çarşaf şalvar puşi hele hele türban yoktur hepsi bedevi arap geleneyidir hatta türban bir hristiyan geleneyidir…bunları giyen müslüman gibi olmaz bedevi gibi olur….müslümanlık özdedir yürekte kalpte kalp temizliyinde niyet temizliyindedir eyer senin niyetin bozuksa deyil el sıkışmak yüz metreden kadını süzüp gözle tecavüz edrsin önemli olan kişinin bilinçli ve nefsine hakimiyet kılmasıdır….sevgili peygamberimiz güzel kokular sürermiş kendi gelmeden kokusu gelirmiş oysa şalvarlılar çarşaflılar ter kokuyor temizlik imanın yarısı deyilmidir….eyer sevgili peygamberimiz şu an dünyayı şereflendirse eminim arabistana gitse kum fırtınalarından güneşten korunmak için oranın adetine göre giyinirdi istanbula geldiyinde takım elbisede giyerdi zaten peygamberimiz çağdaş yenilikçi ve devrimcidir.o herşeyin en temizini en iyisini yemesini giymesini bilirdi..kadınlarımızın kur an ı kerimde açıkça ifade edilen ayette dediyi gibi,mümin kadınlara söyle başlaını gerdanlarına kadar örtsünler ayetine baktığımız zaman ölçü belli olmasına rağmen kadınlar kendilerine zul ederek cana cefa çektiriyorlar ve dünyaya bir bezin ardından bakıyorlar.oysa islamda herşeyin aşırısı haramdır.islam evrenseldir islan dinini yaşarken kur an ı iyi okumak lazım bu olumsuzlukların temelinde hurafeler yatıyor.anadilde kimse kur an ı okumuyor anlamıyor adeta bir papağan gibi ezber yapıp okuyor ancak ALLAH ne diyor hiç haberi yok..bu nedenle ((mümin erkeklere söyle hayızlı iken kadınlarına yaklaşmasınlar )(size domuzu kanı haram kıldım ayetleri okunurken insanlar ağlıyor neden:domuz yiyemeyeceyi içinmi ağlıyorlar yoksa karılarıyla yatamayacakları içinmi ağlıyorlar.yani ezberci toplumuz vesselam.ALLAHCC bu yüce kur an ı okuyup anlayalım diye gönderdi …ramazanlarda iftar vakti televizyonu açmaya pişmanım bi bakıyorum her kanaldainsanlar telli babanın türbesinde toplanmış kimi anahtar kimi defter kimi kalem sürtüyor mezara..hahu bre zıdnıklar fasıklar cahiller topluluğu siz hiç birkere düşünmezmisiniz en büyük affedilmeyen günah nedir şirk tir.ALLAH dururken siz kendine bir faydası olmayan kemiklerden mi medet umuyorsunuz o kendi ahiretini kurtardımıki bakalım…(bir gün hz fatıma hz muhammede sormuş babacığım ey sevgili resul namaz kılmaktan dizlerin dirseklerin nasır tutmuş sen peygambersin bukadar kendini yormasan;ah kızım der sen benim bildiklerimi gördüklerimi görsen başın secdeden kalkmazdı der……yani peygamber bile kuşkulanırken yaradana olan ibadetinden yeterliliyinden ..siz o evliya denen zatın cenletlik olduğunu nereden biliyorsunuz sizide peşinden cehenneme sürüklemesin.size şefaat edeceyinizi zannediyorsanız daha peygamberin şefaatçi olacağı bile tam islam alimlerince fikir birliyine varılmamış çünkü kesin ayetler var ((orada size nebir yardımcı vardır nede bir kurtarıcı diyor ALLAHCC))hal böyle iken ayetler açıkça beyan edrken nasıl olurda bir ölüden yardım istenir sizi yaradan varken bir mezardan nasıl yardım edersiniz..ya bu hurafeleri bir kenara koyup her hafta bir roman okuyacağınıza tamam okuyun ya ömrünüzde bir haftayıda kur an okuyarak geçirin islamı anlayın mezarlıklarda sadece ibret alınır ve dua okunur hepsi budur.gerisi boş her ne isteyecekseni ALLAH cc den isteyin ..LA İLAHE İLLALLAH.hz muhammed peygamberimiz boşuna devamlı vurgulayarak bunu insanlara boşuna öyretmedi.ama eminim bununda anlamını her yüz kişiden sekseni bilmiyordur sadece papağan gibi ezberlemişlerdir..ALLAHTAN BAŞKA ALLAH YOKTUR…………………………….sevgiylekalın………..!!!

  401. ne o cenk beyefendi bizi mason cahil şeytan vesaire deyip aşağılarken senin yaptığın meşruda bizim latifemizmi sizi gocundurdu….neyse selamet bizden..

  402. ya vallaha ayhana Allah razı olsun diyoruz Ayhan ne yapıyor? dinazorus cenk filan halen hani biz ayhanın sahibi hatrına yazdıklarına Allah razı olsun diyoruz. Şeytan gibi insanın önünde ilim sahibi olan insanın önünde eğilmeyerek o ilmin sahibine isyan etmiştir. ki sonra bu isyandan sonra af dilemek yerine kalkıp insanları yoldan çıracam diyerek halen kibrini kendini yukarlarda görme çok bilme arzusu ile yanmasından dolayı süre verilenlerden oldu. süre sende ayhan rahat ol. Ama yinede ilmin sahibi Allahtır ki güzel anlatım sen böyle anlat ki Allah senden razı olsun gerçekten. Sen anlat biz dinleyelim. Ben saygı ile eğildim ilminin karşısında sen yolunda devam et senin bu acıklamalarına hayran kaldım gerçekten. Sen ne biliyorsan dogru biliyorsun. Biz hata ettik senin ile ilmimizi paylaşmaktan. Hani müslüman müslüman ile paylaşır da böylesine paylaşımlarda hükmü yine Allah verir O ne hüküm kılmışsa hakkımızda hayır eğler umarım. Bu arada ayetlerin sonlarında ise Kibrine mi yenildin ey şeytan deniliyor ki onunda sahibi sensin diyor şeytan işte kurnaz ya eh tabi Allah adil İyi de Allahtan Kötü de Allah tan Fakat ben kötüye buzz ederim kardeşim sen ne diyorsan dogru söyleyenlerdesin….selametle

  403. dinazorların günümüze ulaşan tek familyası ve evrimleşerek aramızda yaşayan dinazorus cenkorus tur.:D

  404. :) mükemmel anlatım Allah Razı olsun Ayhandan :)

  405. tevretı zeburu incili ve kur an ı kerimi yıllarca okuyup ve hz muhammedin ve dostlarının öyretilerini araştıran okuyan biri olarak diyorumki islamı anlamak ve kendinizi sapkın fikirlerden uzaktutup hurafelerden arınmakiçin.herkese inanıp kapılmayın kuran ı kerimi okuyun ve hz muhammed in doğumundan ahirete intikalinne kadar yaşaşışını okuyun ancak ozaman gerçek müslünan ekolü oluşturursunuz başka yollar saptırır yada kafanızı bulandırır…(ayhangunes7@hotmail.com)eyer araştırmak istiyorsanız güvenilir kaynakları okumanız için yardımcı olabilirim ..

  406. canan sormuş.tabi bu cenk te olabilir olmayada bilir bu kurnazlıklar onun aklına gelir çünkü.!!ben yine de herkes için yazayım.dinazorlar ın nereden geldiyini sormuş,ee onları leylekler getirmedi elbet:D sen nasıl var olduysan tüm canlılar var olduğu gibi onlarında yaradılış varoluş serüveni aynıdır…dinazorların ne amaçla var olduğunu sormuş canan hm.o zaman bende derimki cenk neden var oldu:D tabi bu konu cenke kalsa hemen olayı akademik bir dil kullanarak kelime oyunlarından yararlanıp evre evre yaradılış zırvasına bağlayacak.cenk e sorarsan tüm canlılar yerden çifter çifter bitti.tabi oda ikilemde bir diyor yerden çifter çifter bitti tüm canlılar..diyer yandan evreden bahsederek hani şu meşhur teoride olduğu gibi yaşamın tek hücreli bir canlıdan başlaması allah ın dna şifresini bu tek hücreye kodlamasıyla bu akıllı hücre milyonlarca yıl içinde mutasyon doğal seçilim (cenk e göre tanrısal seçilim yoluyla çoğalmış türlere bölünüp yaygınlaşmış ve her hayvan her canlı ara geçiş lerle evresini tamamlayıp bugünlerede ulaşmış mesela seksen tonluk otuz metrelik bir dino zamanla evrimleşerek şuanki uçan kuşa dönüşmüş birgün cenk te evrimleşip havalanırsa hiç şaşmayalım mazallah evrim çark edim tersine dönerde cenk bir kurbağaya dönerse nice olur hali :D ((((((((((((((evet şimdi hiçbir dini şahsı bağlamayan sadece kendimce okuyup araştırıp ve fikir sahibi olduğum bu konuaki şahsi düşüncelerimi paylaşacağım.evren yaratılıp dünya soğuyup canlıların yaşayabilecekleri düzeye geldikten sonra ALLAH cc nin yaradılış ve hayatın süregeliş planında kuralında nasıl bir yol izleneceyini en doğru ALLAH bilir benimki ferdi düşüncelerim sadece.ALLAH CC kur an kerimde insanı dünyaya halife yani kendi adını temsil eden yaradılanların başı olarak gönderdiyini söylüyor al böle olunca insan merkezli bir dünya herşey insan için tasarlanmış olduğunu anlıyorum.bakın insan için ne gerekirse dünyada hepsi var insan binsin diye at deve eski uygarlıklarda atın önemi çok vardı.at ,a baktığında insan binmesi için sırtının ergonomik yaratıldığını hızlı koşması için çok özel bacak makanizmaları olduğunu bilimde kanıtlamıştır.arı yı düşün.köpek.koyun inek…bakara sureside ni ALLAH bu hayvanların insan için önemini öne süren ayetlerle indirmiştir.meyveler mesela kışın hasta olduğumuzda c vitaminine ihtiyaç duyaız yazın çok susarız imdadımıza karpuz yetişir.balıklar,ya şeker olmasaydı peki tuz nasıl yaşardık bunlar olmadan asla hayatta kalamazdık.işte yüce yaratıcı insana ne lazımsa yaratmış etinden yesin sününden içsin kılından giysi yapsın diye işte herşey insanlar için yaratıldı..dinazorlara gelince islam kaynaklarında bahsi geçmez belkide ALLAH kur anda bildirmeyerek belkide bu hayvanları önpilana çıkarmak istemedi belkide insanlık henüz dinazorları keşfetmemişken böle bir bilginin tüm insanları kayıtsız şartsız imanedip dünyada imtihana gerek kalmayan dolayısı ile iyi kötü kavramının yokolması ve tüm insanlığın tamamen inançlı olmasını şeriatine uygun bulmadı.öyleya (bir ayet deki hani peygamberimiz döneminde inanmayanlar her dönemde olduğu gibi yine vardı demişler peygamberimize eyer ALLAH varsa gökyüzünü açip bize baksaya.o arada ayet gelmiş ALLAH İSTESE GÖKYÜZÜNÜ YARIP BAKAR ANCAK ONUN DEHŞETİNDEN DÜNYA NORMAL YAŞANAN YER OLMAKTAN ÇIKAR ..ayet i tam orjinal yazmadım aklımda kalan bu ancak farklı kelimelerde olsa mesaj bu ne demek istiyor yüce yaratıcı yani ben size bakacak olsam celamimden siz dünyada yaşayıştan vazgeçip gece gündüz rızamı kazanmak için ibadete durursunuz…oysa ALLAH bunu istemiyor o kitap indirdi elçi gönderdi inanan inanmayan mahşerde sorulacak..ibadet için belirli gün ve saatler vardır…dinazorların insanoğlunun gelecekteki yaşantısına bulunacağı katkı muhakkak ileriki zamanlarda bilim daha da geliştiyinde insanoğlu yaradılış sırlarını anlayacak hikmeti anlayacaktır bugünün bilimi dinazorların milyonlarca yıl yaşayan ve aniden ortada yokolan bu hayvanların bu anki günümüz deyer altı kaynakları oluşturmasında ki faydalarını ortaya çıkarmıştır ve çıkaracaktır..dinazoların yaşayışı yerküreye bıraktıkları kalıtım ile insanoğlunun zengin maden lerden yararlanması bakımından faydalı olup tarih sahnesindeki görevini tamamlayıp yokolmuşlardır….tabi burada cenk hemen devreye girip açık yakaladığını zannederek benim insan için gereken koşulların oluşması için zamanın gerektiyini hemen evrelere bağlayabilir.evet evre evre olmuştur yannız cenk in dediyi şekilde evre deyil.cenke göre şu an her canlı hala evrim in yolunda devam ediyor onbin yıl sonraki insanın neye benzeyeceyi meçhul yani canlının anatomisi deyişiyor.bende diyorum hayır canlıların anatomisi ilk yaradılıştaki gibi aynı deyişen şey zamanın geçmesi yle şartların deyişmesi yle insan ın vucudunun sadece küçük miktarlarda çevreye ortama karşı savunma geliştirmesi..mesela sibiryada insanların soğuktan daha az etkilenmesi için zamanla gözlerinde çekilme küçülme olmuştur.timsahların iki tane göz kapağı vardır develer kum fırtınalarına karşı çok mükemmel bir göz le donatılmıştır..ama hiçbir canlı kendi anatomisinden çıkıp timsah bir papağana devede bir tavşana dönüşmez.eyer enk in dediyi gibi olsaydı evrim tüm canlıları şu an bulundukları şekilden daha karmaşık dahaevrimin gerisinden gelen yarı kuş yarı kara ayvanı olurdu.ve yeryüzünde maymunsu insanların henüz tam anlamıyla insanlaşmadığı canlılar türü ırkı olurdu ki böyle bişi yok..)(ALLAH CC her canlıyı kompleks ve günümüzdeki anatomik şekliyle yaratmıştır ve tüm hayvanları meyveleri insanoğlunun hizmetine bahşetmiştir bize düşen bunlardan istifade edip şükremek…dinazorlar olsun tüm canlılar hikmet sahibi olan ALLAH ın yaradılış pilanının bir parçasıdır.herşey insanoğlunun yaşayışına uygun olarak zaman içerisinde olgunlaşarak bugünlere gelmiştir..siz siz olun sapkın fikirlere bulaşacağınıza bu konuları hiç araştırmayın internette böyle yoldan sapanlar saptırmaya uğraşanlar çok var şeytanın avukatları…benim yorumlarım düşüncelerim kur an ve hz muhammed çizgisindedir.sapıklardan korunun …sevgiyle…………..!!!.

  407. evet ben bilmiyorum bir bilene sormak lazım bu konuyu canan. ayhan bizi aydınlatırmısın ?

  408. biride alah aşkına bana şu dinozorların nerden geldiğini ve ne amaçla var olduklarını anlatırsa sevinirim.biraz konuyla alakasız ama gerçekten bimel istiyorum.yıllardır kafama takılan bşişey bu.mağara insanları var diyolar mesela dinozorlardan bahsediyolar ve kemikleri sergileniyo hala müzelerde.teşekkür ederim

  409. cenk sen manyakmısın kardeşim gidip gelip bana ne sataşıyosun.yukarıdaki teneke denen benmiyim zannediyorsun araştır eyer bensem dünyanın en kötü lanetibana olsun eyer deyilsem sana olsun adileşme benle alakası yok sen düştüün yanlışla ilgilen insanların tepkisini neden alıyorsun ona bak sapkın senii..

  410. ayhan değişik mail adresleri değişik rumuzlarla içini dökmenin alemi yok. erkek gibi ne söylemek istiyorsan söyle içinde kalmasın. saklama içindekileri nede olsa allah biliyor. kimin ne hak ettiğini kim ne hak ederini bilecek kadar delikanlı isen ateşine de razısın demek oluyor. Allah akıl fikir dağıtırken nerdeydin ? sen küfür sofrasında mı kalmıştın ? yazık ne yazık ki islah olamamışsınız. sizin gibi müslüman pardon süslümanlar yüzünden islamiyet bu noktalarda ve sizin gibiler yüzünden batıl ile hakkı karıştırmaktalar. bence onlar görmezden fasıl sizler gibiler olsa gerek.. yada benim gibiler nasıl olsa hüküm sahibi bilir kararını benim kalbim rahat ama seninkini pek rahat göremiyorum. sormazlarsa ahir zamanda hakkı hakikatı hükmü açıkladıklarında sanılarından dolayı bulundugun durumda geri dönüşün huzurumda olacak yada huzurunda olacak merak etme yüzüm kızaracaksa orada karşında söylediklerin ile ozaman ben razıyım cehenneme sen merak etme seninle komşu olmak istemem. ama sen delikanlı gibi içini dök bu zamanda ki bari saklayacak bir şeyin olmasın.

  411. görüldüyü gibi herkes hakettiyi ni alıyor..

  412. s.a
    teneke

    insan psikolojisinde bilinç altında yatan gizli kalmış fakat toplum baskısı ile bastırılmış duyguları bir şekilde dışa vurumu yansıtması kullandıgın tariflerin içinde saklı sanırım. şimdi aklına yatıyor olması sonra yok böle şeyler olmaz demek düşünmeden inanmanın bir anlatımına bir örnektir. düşünen ile düşünmeyen bir olmaz elbet kuran da bahsetmiştir. hani samimiyet ise peygamberimiz bana komşumdan daha yakın Allah ise şah damarımdan daha yakın bilmiyorum ama sizlerin bakışında ki samimiyetin derecesini

  413. S.A
    bu Cenk denen …. ilk yazisini okudugumda anladim yahudi oldugunu :)
    serefsiz öyle bi yaziyoki okuyan otomatikmen Allah razi olsun diyor. ama isin gercegi bunun gibi Top lar Türkiyemizde git gide cogaliyor ve böyle internet sayfalarinda insanlarin aklina girerek yalan yanlis ne varsa anlatiyor ……. ben söyle düsünüyorum simdi bu Cenk topu yazmis bi roman, ama farkindaysaniz bu bütün yazdigi sacmaliklar icinde Allah ve Peygamberlerden sanki Komsulari gibi bahsediyor.
    Arkadaslar internette böyle sürüyle Forum var vatandas oturmus internetin basina zaten kafa karman karisik tereddütde sorular icinde bilmiyo ne yapsin iste o bahsettigim forumlarin birisine giriyor ve sorusunu soruyor iste olay ondan sonra basliyor. Bu cenk …. ve bunun gibi …. iste böyle birisini gördülermi böyle forumlarda capraz atese alip aklini bulandiriyorlar, aman Dikaat!!
    ilk bakista Allah razi olsun diyosun cünkü aradigin soruya arkadas öyle güzel cevap vermiski kafandan nerdeyse bütün soru isaretleri gidiyor.
    ama iyi bak adam eklemis dünya noktadan evre evre evrimciler hakli diyor, iyi bak kardes. hz.Adem e adam incilde gecer öyle adam ismiyle.
    ( adam und eva ) derler hiristiyanlar.
    Peygamberimiz Muhammed Mustafa S.A.V. in yüzü suyu hürmetine yaratilan su Gecici Dünyada ( bunun icinde Adem Aleyhisselam da dahil ) onu anlamadiktan sonra Kurani nasil anlayacaksin bosuna Tefsiri yazilmadi onca ciltlik. ARKADASLAR
    ben sunu derim sizlere
    EGER KAFANIZA TAKILAN SORULAR OLURSA ETRAFINIZDA ARAYIN BÖYLE CAMILERDEKI HOCALARA PARKLARDA YASLI INSANLARA SORUN YANI BÖYLE ILK BAKISTA BU ADAM AK SAKALI ILE NE KADAR GÜZEL BI YÜZÜ VAR DEDIGINIZ INSANLARA SORUN VE CEVABINIZI ONLARDAN ALIN.
    Cumaniz mubarek olsun….

  414. teşekkürler çok güzel bana lazzımdı bunar

  415. normalde güzel sohbet allahtan da kötü sözler ayhandan mı yok vallaha iyi de kötü de allahtan vardır bu kinin altında bir hatamız. Ayhan her sözünde haklı diyerek dinlemek onun gözünden dünya ya bakmak lazımdı. haklı ama her sözüne amin diyorum. Nasıl olsa ayhanın hatrı olmasa da sahibinin hatrı var. ayhan dök kalbindekileri dök kafandakileri rahatla bu pencereden de bakmanın hayrı alameti vardır elbet. senin dediğin gibi olsun seni mi kıracaz bu ölümlü dünyada.. tamam Ayhanın söylediği gibi olsun.
    Adem ve havva var Allah ol dedi bunlar oldu ademin ogulları oldu ve dünya bunlardan çoğaldı. buna göre biz ayhan ile kardeşiz nede olsa babamız bir. hatta anamızda bir ne fark eder ki kardeşiz işte ayhan. senin söylediğin gibi olsun. Allah ta senin olsun peygamberlerin hepsi de senin olsun. paylaşamadık gitti vallaha sen bana müseylime yi laik gördün ya şükür en azından bir şey verdin.

  416. CENK ADİSİNE.olum benim kalbim yeytana açık deyil ben gıybette etmedim.ayetleride yanlış yorumlamadım………..sen mason sun sen ataistsin sen islamdan anlamayan materyalist felsefelerin etkisinde kalarak kendine göre bir islam anlayışı geliştiren bir adisin.kur an ın mesajını peygamberin çizgisinden saptırıp kendine göre bir yorum katan salaksın senin kalbine şeytan çoktan girmiş bile….ben dosdoğru yoldayım sen kendine bak buzamana kadar sana bişey demedim ancak her yazında bana ya hakaret yada iftira attığın için bu senin hakettiyin bir tepkinin patlamasıdır.sana lanet olsun adi herif ben bana hitaben yazma dedikçe yazıyorsun adi defol git benim adımı ağzına alıp kirletme adi..seni sahte sapmış sapık müslüman kırığı.ademe takılmışmışım çünkü o kalın kafana kur an gerçeklerini sokmaya çalıştım ancak geç kalmışım çünkü çoktan orayı şeytan ele geçirmiş bile..sen cahil sin ben cahil e bilmediyini öyretirim ancak sen kalın kafasın sen öyrenemessin cahille sohbet etmem zamanıma vaktime yazık sen herşeyi yanlış bilen adi vucubesin…siktir git lan benim adımı ağzına alma o cahil kafanı n içine ederim ha tamam…defol.senin yazıların yüzünden saçmalıkların yüzünden bişeyler öyrenmek için bu sitelere giren insanlarında aklını bulandırıyorsun ot herif..evet sen otsun OT.neymiş efendim insanlar bitkilerden evrimleşti sonra suda yaşadı balık tı sonra kurbağa oldu sonra sürüngen sonrada şimdi sen oldun evet senin ırkın o sen osun ot soylu herif.senin peygamberin ve senin gibilerin peygamberi de var MÜSEYLİME senin peygamberinde müseylimedir oda senin gibi ağzı laf yapan şarlatandı….doğruya daha önce niye akıl edemedim bizim yolumuz anlayışımız belli senin yolun belli peygamberindevar oda senin gibi şarlatan ve yalancıydı peygamberlik iddasında bulunup insanların kafasını bulandırıyordu.sahtekar ayet yazıyorum diyordu ………..seni sahtekar cahil defol …………..

  417. mehmet şahin dedi:

    beyler din konusunda saçmalamayalım.Yahudi kitabından esinlenmeyin. Söylenceleri bırakın

  418. ayhan kardeşin bu son yazısına katıldıgım nokta kuranı okuyun ve gerçekten peygamberimizin döneminde neler yaşanmış nelere karşılık hangi ayetlerle cevap verilmiş bunları kalbinizde hissederek kendinizi yerine koyarak düşünüp öyle bakmanız en dogrusudur. bu arada bilim hergün yeni yeni buluşlara imza atar. ve bu buluşlardan teori olanları tam gerçeği yaratmaz bu yüzden ayhanın darwinci düşünce diyerek itiraz ettiği fakat bu itirazın bugüne kadar gelen bazı gerçeklerini de bu adamın kuranı görmemesi ve allahı bilmemesinden dolayı yaptıgı hataları alın değil de bu adamın buldugu gerçekleri bugün de ispatlanan gereçekleri baz alın manasında bir sözümden darwinci olmak gibi bir düşünce yapısına sahip görüntüsü yaratmasından dolayı bazı konular eksik kalmış. bakış penceresi farklı bakılan yer aynı fakat konu bütünlüğünde şu gerçek vardır ki kitap yüklü eşşekler sözünü de unutmamak lazım. mesela darwin teorisinde maddeci bir yaklaşım sunmuştur ortaya fakat şu an Quantum fiziğine girdiğimizde maddenin gerçek olmadıgı ve tek gerceğin yaratıcı oldugu konularının ispatlandıgını ve artık maddecilik kalmadıgını bilimsel olarak ispatlanmış durumda oldugunu belirtmekte yarar görüyorum. Hatta mevlananın sözlerini incelemeye gelen ve ona hayranlıklarını gizleyemeyen ingiliz kraliyetini de örnek gösterebiliriz. bu yasalara göre bakılırsa kimse kimseye dokunamaz kimse var oldugunu ispatlayamaz sadece algılama yani gözlemcilik yapabilir ki bu gözlemcilik konusunda sadece bizler karar verir ve verdiğimiz kararların bedelini öderiz. tabi bunlar geniş konular bunları yazarak burada anlatmak zor zaten anlatmaktansa kuranı okumak ve sonra reel hayatta ki gerçekleri gözlemlemek ve bilimsel olarak hazırlanmış belgesellerde ki kuran ayetlerini görebilmek nasip etsin herkese. bilim allahın ilminin sınırlarını zorlar fakat teorilerde hatalarla gelişir ki hatasız kul da olmaz bu düşüncelerde benim düşüncelerim kimseyi etkilemesini istemem bende elbette bu vebale girmek kimse istemez biz burada düşüncelerimizi paylaşmak ve belki fikri elde etmek ve fikirleri paylaşmak bunun ötesinde şunu da belirtmek gerekir ki biz kulların bu tür tartışmalar yerine gerçeklerin peşinde olmamız ve bu gerçeklere ikna olmamız gerekliki gönülden allaha inanılmış ve teslim olunmuş ve adım adım allah izin verirse allah aşkına ulaşabilmek nasip etsin. hani burada sözlerimiz tartışmalarım ayetler üzerine dir ki bu konularda fikirden ibarettir ve en dogrusu allah katında saklıdır. fakat ayhan arkadaşıma yaklaşımında ki tehlikeli uslubundan dolayı ayetlerle bir çok hatasını ince uslup ile belirtmek sohbetin içindeki sözlerindeki yorumlarındaki gıybetlerinde ki hatalarını belirttim ki görmek istmedi kitlendi adem sözüne kitlendi darwine kitlendi kuranı oku demeye ki bunlar şeytana açık olan kalbini göstergesidir umarım bu sohbetlerimizi tekrar tekrar okur ve sonra akşam vaktinde kalbine sorarak bakarsa elbet bu aklin sahibinin ne demek istediğini ayetlerden görebilir diye umuyor ve herkes adına da allahtan rahmetini esirgememesini diliyorum. son olarak ta bu dünya üzerinde allahın şerri kanunları cahillikten çökmüştür ki düşünen ile düşünmeyen bir olurmu ayeti buradan gelmiştir keşke tüm islam yolunda olan insanların okuması düşünmesi gerekmektedir bu konuda ayhan arkadaşa kuran okunması geldiği zamanda ne gibi hadiseler yaşandıgını bilip okuyup düşünülmesi gerektiğine gönülden katılıyor fakat bilimsel yönden de takip edilmesini de ekliyorum.

  419. kur an ı kerim anlaşılması okunması için indirildi.duvarda asılı duması sadece mezarlıklarda okunması için deyil .arapça okumak sevaptır ancak anadilde okuyup ALLAH cc bize ne söylüyor okuyup zerrelerimize kadar hissetmemiz gerek her insan hayatı boyunca onlarca roman okur ancak konu kur an olunca kapağını açmaz kur an a dokunmaktan korkmayın o bizim için indi duvarda asılı dusun diye deyil.sırf bu okumamazlı yüzünden halkımız hurafeleri din zannediyor lütfen kuran ı kerimi okuyun…sevgiylekalın……………….ayhan…………

  420. bu duvardaki yazıları okuyanlara hitaben diyorumki.! sakın ben yada başkaları kim olursa olsun fikrini benimsediyiniz insanların hemen tamam bu oğrudur diye okuyup tabi olmayın inanç hususunda her düşünce düşüneni bağlar.aklı olan her birey başkalarının araştırma düşünce ve fikirlerini alır doğruları alır yanlışları eleyerek bilgisine bilgi katar.tabi islam kur an ve hayat hakkında kriter belirlemek için belgesel izlemekle bazı düşünce kitapları okumakla oluşamaz bu eksik ve yanlış olur.insan eyer hayata materyalist atait olarak bakıyorsa tamam istediyi gibi hayatı yorumlayabilir hatta canlılık hayat yaşam hakkında kendine göre kurgularda kurabilir.ancak dünyaya evrene hayata kur an islam çerçevesinden bakmak istiyorsak.bu darwinin araştırmalarıyla olmaz önce kur an ı kerimi okuyacağız sonra sünnet yani hz muhammedin yaşamına ve anlattıklarına bakacağız.bir ayette ALLAHC.C derki(o hiçbirşeyi kendiliyinden söylemez) yani peyğamberimizin sözleri bizim için hayatı anlamak açısından tek yoldur .yine söylüyorum eyer hayata islam çerçevesinden bakacaksak tabi.bir ayette der ki(zikir ehline sorun)neyi ? tabiki hayat yaşam hakkındaki herşeyi.hz muhammed den sonraki halifeler hz ali.hz ömer.hz ebu bekir.hz osman.bu deyerli şahsiyetlerin hepsi kendiliyinden konuşmaz onlarda hz muhammedin öyrettiklerinden konuşurlar.onları yetiştirip eyiten öyreten hz muhammed tir.hz ali yaradılışın başından itibaren nasıl bir süreç geçtiyini tabiki hz muhammedden öyrenmiştir.bir hadis te ne der sevgili peygamberimiz (ben ilimin şehriyim ali anahtarıdır)yanlış hatırladıysam bağışlayın..yani peygamber onu eyittiki ondan sonra gelenlere doğruları öyretsin diye…şimdi biz kur an okuyacağız anlayacağız..ve anladıklarımızı sonrasında bakacağız bu deyerli şahsiyetler de aynı mı anlamış ve öyretmişler işte bizim kriterimiz bu olmalıdır…bunlar olmadan biz altyapımızı güçlendirmeden yavan aklımızla yoksun cıplak beynimize sadece yüce kur an ı kerimi koyarsak allyapımız olmadığı için başımızda bir canlı peygamber olmadığı için alırız bu kur an ayetlerini başlarız darwin le harmanlamaya izlediyimiz bilimsel belgesellerle harmanlayıp kendimize bambaşka bir anlayış geliştirerek doğru bildiyimiz yanlışlarla bir ömür geçirmiş oluruz…kur an bilime ters demiyorum aksine bilim eyer kur an a aykırı ise bilimde eksiklik yanlışlık vardır demektir.bilim doğruları buldukça kur an a yaklaşacaktır da zaten.doğru bilim kur an la çelişmez.ama biz her teoriye doğru gözüyle bakarsak bikaç yıl sonra birileri o teoriyi çürüttüyünde olan sizin kaybolan yanlışlarla dolu yıllarınıza olur…bilim geliştikçe kur an la buluşacaktır nitekim bunun bugünde birsürü örneyini gördüyümüz gibi…….bir örnek verecek olursak big beng le yaradılış olayında olan buluşma gibi………sözlerimi sonlandırırken bir kez daha söyleyeyim islamı anlamak için kimsenin aklına deyil.önce kur an okuyacağız sonra hz muhammed i anlayacak ve zikir ehli yani hz muhammedin sonrasında gelen onun öyrencilerini anlayacak islamla onların buluştuğu noktada buluşup demlenip sonra hayatı anlayacağız.yol budur bunun dışındakiler kendi kişisel yorumlardır…tahammülle okuyanlara teşekürederim nacizane fikirlerimi paylaştım.sevgiyle kalın………….ayhan…..

  421. veda hutbesi((ey insanlar rabbiniz birdir.babanızda birdir.hepiniz ademin çocuklarısınız.adem ise topraktandır.))…….bak kaliteni adiliyini ortaya koymuşsun bide önceden takiyye yapıyordun ağzını bozmamaya çalışıyordun noldu basitliyini ortaya koymuşsun.benim hakkımda ne söylemişsen iki katı sana olsun .bak kardeşim sana yine kardeşim diyorum istesem sana şimdi birsürü küfür yazardım ama ben senin düştüyün duruma düşmeyeceyim.seninle yaklaşık iki aydır yazışıyoruz aslında birbirimizden çok faydalana bilirdik fikirlerimiz uyuşmasada ortak noktalarda buluşup ALLAHIN yüceliyini kanıtlayan delilleri paylaşarak çok güzel muhabbet edebilirdik hemde burada okuyanlara iyi bir mesj bırakmış olurduk daha muhabbetin başında takılıp kaldık konuşacaklarımız ın daha yüzde bir ini bile konuşamadık sebebi şu sen allah var diyosu bende var diyorum peygambere inanıyorsu bende inanıyorum.ancak kur an ı okumuşuz farklı kanılara varmışız sen ilk yaradılışta bana tamamen ters geliyorsun.bu yüzden muhabbetin devamı birtürlü gelmedi ortak zeminde buluşamadık.sebebi sen son zamanlarda bazı islami düşünürlerin ortaya attığı evrimle yaradılışı destekliyorsun adem insanların tamamına verilmiş bir isimdir diyorsun sana göre kuran böyle diyor….bende sana soruyorum peki kardeşimsen 1400 yıldır gelen tüm alimlerden dahamı akıllısın yoksa beklenen mesih senmisin ne 4 halifede ne bütün messeplerde böyle bişe yok sen sait nursiyi okudunmu bu adam ömrünü verdi islam yolunda bu adam böle demiyor hz ali nin düşüncelerini oku hz muhammed onu bize örnek gösterdi yanlış bir insan olsa gösterirmiydi sen yaşar nuriden iyimi bileceksin adam ömrünü vermiş….şimdi bana diyeceksin onlarbilmiyor iyide kardeşim bugüne kadar yaşayan islam alemindeki bilginler hepmi yanıldı hiçkimse anlayamadımı kur an ı sadece senmi çözdün kur an ı..yine diyeceksin hocaların etkisinde kalmışsın iyide insan dış dünyaya kulaklarını kapatıp sadece belgeselmi izler.ayrıca ben kimsenin etkisinde kalmadan okuyup kendi aklımı kullanarak da aynı kanıya vardım .sen böyle düşünerek bir kumar oynuyorsun ben ise sünnete uyuyorum ayrıca aklımda bana aynı şeyi sölüyor….sana göre 4 halife dahil gelmiş geçmiş tüm insanlar hataya düştüler yanlış inaç edindiler ozaman herkes cehenneme yalnız sen cennete öylemi…kur an ı dördüncü kez baştan sona okudum bende oluşan izlenim yine aynı ……..sana katılacağım tek nokta oluştu oda hz ademin cennetten hadi pepiniz çıkın ayeti var.burada hepiniz derken çoğul var.ancak yasak meyve olayını anlatırken iki kişi üzerinden anlatılıyor anca bu cennette binlerce insan vardı anlamına gelmiyor .cennet bu dünyadamı yoksa gerçek cennettemi olay meydana geldiyi hakında bugüne kadar hala ortak bir kanı yok ben im fikrim bu dünyada seçilmiş bir yer.kovulma dan kasıt ise insana verilen yeni bir yaşam şeklinin başlangıcı burada çıkın hepiniz derken bence muhtemelen çocuklarından bahsedebilir bundan tam emin deyilim.yani bunun yaradılış sürecindede çok radikal anlatımdeyişikliyine yol açmaz.anca radikal anlatım adem nasıl meydana geldiyini açıklarkendir.senninle ayrılığa düştüyümüz noktada budur.sen evrelerden geçerek geldi diyorsun..ozaman ben sana diyorum allah hemen yaratmaya gücü yetmiyormu da evreye ihtiyaç duysun….ben hemen iki çift yarattı diyorum kur an da bana göre böyle diyor.ozamanda sen diyordun allah ikiden fazla yaratmaya gücü yetmiyormu işte seninle burada tıkanıyoruz..bu şuna benziyor tavukmu yumurtadan çıktı yoksa yumurtamı tavuktan…………ben benim anladığım okuyunca bu kanıya vardığım düşüncem bu seninkide o…anlaşılan ne sen inandığından döneceksin .bende araştırmaya okumaya devam edicem ileride ne olur bilemem.ben buna iman ediyorum……………daha fazla kırıcı olmaya hakarete gerek yok bana ağır şeyler yazmışsın seni karşımda bulsam belki surayına bir yumruk kondururdum.mason falan saçma sapan yakıştırmalar yapmışsın oysa sen tam bir yanlış içindesin……..bana yazma bende sana yazmayacağım burada daha hiç yazmayacağım…..bana ne demişsen ALLAH sana bin katını versin söylediyin herşey senin aleyine dönsün ..bana sakın yazma yazarsan sana çok kötü şeyler söylerim tamam.işine bak……

  422. Ala
    (6) Sana Kur’an’ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.

  423. Ayhan GÜNEŞ dedi:

    sen cahilsin saptırmak senin gibilerin işi sen daha islamın ne olduğunu bilmiyorsun adi ben sana öyretemem sen şartlanmışsın öyrende gel….

  424. ayhan // Ocak 16, 2009 8:22 pm
    (hutbede ey insanlar hepiniz bir babadan meydana geldiniz ademden meydana geldiniz diyor)

    hahahaha hutbede ay insanlar hepiniz bir babadansınız yani öyle iki üç babanız yok lafını sen tek erkek bir baba olabilir ama o zaman da ikinci erkekten olsa yada yüzlerce erkek olsa da yinede bu ayeti yada bu hutbeyi okuyan kim olursa olsun evrensel zamanla kıyasladıgında bakacak ki tek babası var. benim bir babam var ayhan senin kaç baban var diye sana soru kimse sormaz sanırım? yani ayetlerin geneline bak istersen yoksa sen halen ne manaya geldiğini anlayamıyacak kadar körsün ayetleri göremiyecek ve laftan anlayamayacak kadar cahilsin o yüzden cahille sohbeti kes diyor çünkü bir gün gelip te önüme sundugun şu kafirleri öldür ayetini önüme sürerek kalkıp diyeceksin ki bu cenk kafirdir bu cenk kin katli vaciptir diye sözünü getirecek kadar da aşağılık din simsarısın . Allah ayetlerinde sadece sana ademi anlattım ki sen sadece ademde kaldın ve sana yüzlerce ayet söyledim sen buradaki şeyleri görmedin hatta senin kökünde yahudilik olabilir kanımca ve sen mason da olabilirsin. kuranı masal kitabı gibi görüp bilimsel kavramlarla anlatıldıgında gücüne giden kim olabilir ki bence hiç bir müslüman kurandaki bilimsel olarak ispatlanan mücizleri göstserdi diye korkmaz ve böyle saldırmaz. sadece müslümanlık konusunda büyük müslüman edasıyla hava atıp sonra bilimsellikten konuyu ele alanlara aman diyerek saldırıp sen dinsizsin sen böylesin diyerek konuşan yobazsın. Atatürk bu ülkede senin gibilerinin kellesini kesmiş ama soyunuz bitmemiz düşün yani senin gibi yüzlerinin kellesini kesmiş atatür ama tek hatası senin gibiler gibi düşünmüş olması. kafirleri nerde görürsen gör öldür dendiği için yani kalbin kafirlikten çoşuyor kuranı görmeden bana kuranı oku diyorsun ve yüzlerce kez sana kuranı elli kere hatim ettim diyorum ki kanımca sen ayetlerin sadece arapcasını bilirsin ama manalarını bilmezsin ezbere arapca okursun ama ne diyor bilmezsin. zaten de öyle kalması gerekli dimi yoksa din simarlarının o elleri ile para kazananların o kitap yazanların kazanacakları ekmek engellenmiş olacak dimi. bu ülkede bu böyle gelmiş ve koskoca osmanlı sizin gibiler yüzünden parçalanmış Allah sizin gibilerden korusun bu ülkeyi ama yinede bizler eğitememişiz sizleri hata bizde o yüzden siz bu ülkeyi de parçalarsınız. bu ülkede din elden gidiyor kafirler kurana saldırıyor diye dogru söyleyene bu gerizekalı bu ahmak diye farklı farklı isimlerden farklı şekilde saldırmaları örgütleyecek kalbi fesatlık kin nefret akacak sonra kalkıp diyecek ki ben müslümanım arkadaşlar bu kafir diyeceksin Allah diyeceksin bire edepsiz Sen Allahı tanımış olsan bu sözleri ağzına almazsın be bre cenabet gelmişsin cenabet gideceksin bu dünyadan ama sen buna razısın böyle olsun böyle gitsin senin adına sana inanma diyen yok böyle bak böyle kalbinde putlarınla yaşa sana Allahtan hidayet diliyorum.

  425. ayetleri yazman senin söylediklerini haklı çıkarmaz o ayetler belirli bir anlatım içinde bütünlük kazanır eyer ayetleri tane tane ele alarsan birgün(kafirleri tuttuğunuz yerde öldürün)ayetini öngörerek önüne çıkan gayri müslimi öldürürsün.istediyin kadar uğraş asla ve asla senin bazı teorilerden esinlendiyin canlılık vakasını kur an ın yaradılış anlatımıyla özdeşleştiremessin…veda hutbesini oku sen kur an ı peygamberden daha iyimi anlayacaksın sen kendini utanmasan peygamber ilan edeceksin.hutbede ey insanlar hepiniz bir babadan meydana geldiniz ademden meydana geldiniz diyor.şimdi sen bunada inanmassın ya deyiştirilmiş dersin yada peygamber ozaman yanlış bilmiş dersin.yada hayır o aynı baba derken aynı maymundan yada aynı tek hüçreden gelmiş bitkiler ve hayvanlar aynı atadan gelmiş demiştir diyeceksin …ama hayır.aynı babadan ademden diyor hepiniz ademin çocuklarısınız diyor…………şimdi sen bu düşünceye yanlı demlenmemiş cahalet herkes yanlış diyorsan.ozaman hz muhammed den sen daha iyi biliyorsun öylemi.kur an seninmi kalbine indi sen hem hz muhammedin tersine kur an ı yorumlayacak hemde onungibileri yanlış bulacaksın öylemi sen kendine gel be adam ya adamgibi inan yada adamgibi inanma..ne olursan ol ama islamı kendine göre yorumlayıp peygamber nedemiş hiç düşünmeden saçmalama insanlarında kafasını bulandırma………………….

  426. tancenk dedi:

    ayhan // Ocak 16, 2009 1:46 pm
    sen önce aklını çalıştırmasını öyren…………

    Aman diyorum O aklın bir sahibi var çalıştıranı var sözlerin gücüne gitmesin benim gücüme gitmiyor ama sahibinin gücüne gidermi kim bilir.

    İbrahim
    (52) Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.

    Bakara
    (179) Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.
    Enfal
    (22) Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.

    Yunus
    (42) Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin?
    Yunus
    (100) Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.
    73 – Müzzemmil
    4. Yahut buna biraz ekle. Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.

    8. Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O’na yönel.

    Bakara
    (6) Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

    Bakara
    (38) “İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir” dedik.

    Enam
    (116) Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.
    Bakara
    (165) İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da ona ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi.
    (hani hep peygamber sevgisi var nerde Allah sevgisi ?)

    istersen kuranı tane tane tekrar okumanı tavsiye ederim. Allah ilmini artırır umarım bizim ki sadece uyarı. gerisini sen bilirsin. Sözlerinin hepsine Amin. Küfre sapanlardan olacak kadar cesur olamıyorum kusura bakma haddimize de düşmez bu yüzden aklın sahibine bırakıyorum hükmü.

  427. Ben Kuran ve sünnet diyorum haşa sünneti akıllı bir insan inkar edemez ama müslümanlar sünneti tam yaşamıyor ki asıl sorun bu eğer yaşasaydı İslam dünyası bu kadar mutsuz olmaz ve geri kalmazdı SevgiliPeygamberimiz ümmetimin fikir ayrılında rahmet vardır demiş bu sözü kaç kişi sindirebilmiş bunun gibi bir çok sözü hiç tutulmuyor
    Peygamberim as ın ahlakını müslümanların ne kadarı taşıyor ondaki sevgi saygı temizlik her tür güzellik bizde olsa İslam böyle garip kalmazdı Peygamberimi çok seviyorum bütün müslümanların onun gibi davranmasını diliyorum

  428. sana apaçık deliller geldiyi halde yan çiziyorsun…………..çünkü senin kalbin mühürlü………….tabi önce aklını açmak lazım..malum aklı olmayanın imanından sual olunmaz……..seni gidi materyalist sen bir ataist sitesinde yorumunu paylaş daha mutlu olursun…………..sen ki deyilmisin insanın maymunumsu ırklardan evrimleştiyini söyleyen sen hem bunları söyleyip hem kur an ayetlerini okuyorsun kardeşim sen nekadar körsün bari inanmıyorum dede tamam diyelim………peygamberin anlattığı kur an ın anlattığı sana taban tabana ters sen işkembeden konuşuyorsun sen önce islam dininin temelini öyren bre cahil.zamane ebu cehil i ebu sufyanın 1400 yıl sonraki versiyonusun sen anlayamıyorsun bide allah a iftira atıyorsun ……………sen önce aklını çalıştırmasını öyren…………

  429. cenk eeeeeeeeeee bakıyorum ayetleri yine cımbızlamışsın..yani tam birbirinden ardısıra anlam bütünlüyü olan ayetleri aralardan almış yazmışsın .sen önce kur an ın emrettiyi bir insan ol hem kur an hükümlerine zıt düşünüp hemde işine geldiyi gibi ayetleri yazman boşuna sen önce islam dinine geç müslüman ol materyalizmden darwinden doğma lardan arın sonra ayetleri oku tereciye tere satma sen önce bi demlen …………….

  430. ayhan // Ocak 16, 2009 9:26 am

    (ALLAHA iftira atanlar asla ben ALLAH a teslim oldum dememelidirler deselerde onlar gerçek deyil kafalarındaki mabudlarına inanırlar.ve onlar sadece yanılgı içindedirler.aklı yetmeyenler bazı ayetleri çağcıl bulmayıp onları saptırırlar oysa o sadece onların anlayamadığından dolayıdır……….ayrıca ALLAH kullarına karşı bir babanın oğluna olduğundan daha şefkatlidir.insan başına ne gelirse kendi elindendir)
    Enam
    (62) Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah’a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O’nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.

    Hüküm hikmet sahini ayhan kulun şirk koşması ile Olayı Allahın hükmü ile mühürlüyoruz.

    Amin

  431. Bakara
    (129) “Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”

    Bakara
    (209) Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Al-i İmran
    (23) Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.

    Bakara
    (209) Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Enam
    (62) Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah’a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O’nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.

  432. ALLAH c.c nin indirdiyi kur an ı kerime ter söylemlerde bulunanlar kuran ın yaşam hakkındaki ayetlerini gerçekle bağdaşmadığını zannederek kafasında kendine göre hayat yaşam anlayışını kuran ı çarpıtarak kuran aslında böyle diyerek ALLAHA iftira atanlar asla ben ALLAH a teslim oldum dememelidirler deselerde onlar gerçek deyil kafalarındaki mabudlarına inanırlar.ve onlar sadece yanılgı içindedirler.aklı yetmeyenler bazı ayetleri çağcıl bulmayıp onları saptırırlar oysa o sadece onların anlayamadığından dolayıdır……….ayrıca ALLAH kullarına karşı bir babanın oğluna olduğundan daha şefkatlidir.insan başına ne gelirse kendi elindendir………………………..filistine gelince bu konunun islamla bir alakası yoktur geçmişte açgözlü dedeleri topraklarını satmasaydı şimdi israil orada olmazdı yine herkes kendi elinin yaptığını çekiyor……………….

  433. semra // Ocak 14, 2009 3:42 pm

    (Hayata geçirebileceğimiz,hem dünya hem de ahirette mutluluğa ulaştıracak bir İSLAM diliyorum.İSLAM dünyası neden mutsuz?)

    Allah herkesi İslah ederek islam ipine sarılmayı nasip etsin. Amin. İslah olmayanların hali de vay onların haline diye bakabiliriz. İslam dünyasının mutsuz oluşundan anlayabiliriz de…İslah şekilde islam ipine sarılmış olsalar filistinde bu acılar yaşanmaz ve cocuk katilleri ile iş birliği içinde kalıp allahın ipinden sapmazlardı. bu süslüman düşüncelerle islam dininin güzelliklerini isa gelecek falanca olacak diyerek dinin içine sokuşturmak isteyen düşüncelerin de masonların tarih öncesinde ki yozlaştırdığı düşücenlerin ürünü olarak karşımızda peygamberimiz zamanında da vardı. evlerinde insanlara küfür eder sonra yüzlerine karşı gülerlerdi. fark yok. kuran evrenseldir. İsrailogullarının sonu da evrenseldir sonunda helak edilecekler bir şekilde ama mümin kullar birbirine sabrı tavsiye eder ki kötü de Allahtan olduğunu bilerek bakınca arkadaşlara şükür demekten başka ne olur
    Allaha emanet umarım islah olursunuz.

  434. ayhan // Ocak 15, 2009 8:09 pm
    (cenk denen adam tam bir ahmaktır anlattıklarının hiçbiri tutarlı deyildir.)

    Şer de Allah’tan Hayır da Allah ‘tan
    Allaha şükür Amin…..

  435. serdar dedi:

    teşekürler ayhan kardeş çok faydalandım.cenk çok kalınkafa.

  436. handan dedi:

    cenkin anlattıkları düşünceleri aynen materyalistlerinkiyle aynı oysa bu kur an ın özüne tamamen aykırı bence cenk evrim teorisini kabullenmişte ilk canlılığın oluşumuna açıklık getiremediyi için allah var evrimle yaratmış demiş.bu çok saçma tamamen cahilce ve sonzamanlarda mataryalizmin etkisinde kalan budalalardan..adam resmen allaha iftira atıyor cahil bikaç ayeti çarpıtmakla bilgi sahibi olunmaz ayhan arkadaş sana uzunca anlatmış anlayamamışsın burada yazıpta bilgisi az olan insanların kafasını karıştırma şeytan .teşekürler ayhan sana saygı duydum çok güzel tesbitlerinvar yazmaya devam et takipteyim birazda hz isa hakkında yazsana hz isa şu an uykudamı gelecekmi.yoksa vefat ettirildimi.senin fikrin nedir …?????????????

  437. senin hikayen nedir SEMRA atalarının maymun olması hikayesi sana daha cazip geliyor herhalde………..(ya bu insanlar ne kadar budala kur an da yazan ayetlere hikaye gözüyle bakıp kendilerine kendi yeni hikayeler uyduruyorlar.cenk denen adam tam bir ahmaktır anlattıklarının hiçbiri tutarlı deyildir.adam hz ebu bekir ali osman ömer cafer i sadık ebu hanifi ,bunların hepsini reddediyor oysa onların yaşamlarına bakmadan onları anlamadan ehlibeyt ve sahabeyi okuyup öyrenmeden,islam yolunu anlamak mümkün deyildir sadece kendi aklına güvenerek sadece kur an ı kerimi tanırım demek cahilliktir.kur an ıkerim i okuyup öyrenip ve sünneti de bilmek lazımdır yoksa birçok konuda eksik kalınır kuran ı kerimde bazı hususlar mesela namaz kılınız der ancak sadece bu emire bakarsak nasıl ve neye göre kılacaksın namazı tabiki hz muhammedin sünnetine bakarak doğruyu bulacaksın daha birçok konu böyledir sadece kuran dan okuyarak fikirsahibi olunmaya calışılırsa konuların açılımını ve anlaşılması kişinin bilgi birikimini yani kapasitesini aşan konularda kişi yanlış yada eksik anlayarak yanlıış yada sapkın fikirler edinir aynı zamanda tevsire hz muhammedin yorumlarına sünnetine bakmak gerekir …….inancında samimi insan önce kur an ı kerim okur sonra hz muhammedin hayatını okuyarak kuran ın buyruğunu nasıl yaşamış olduğunun neticesi olarak kendine bir mümin modeli seçer.aksi taktirde her duyduğu teoriden etkilenerek onları kuran daki ayetlere uydurarak harmanlama yapar ve kendine yeni bir yaradılış senaryosu ve islam anlayışı geliştirir..akıllı insan kuran okur hz muhammedin sünnetine uyar…………

  438. islama girmiş olan hikayelere kesin kanıt gözüyle bakılmasına karşıyım.Bu hikayeler gerçeklerden yola çıkıyor ama kesin delil değil.Lütfen uydurma hadislere de dikkat edelim.Hayata geçirebileceğimiz,hem dünya hem de ahirette mutluluğa ulaştıracak bir İSLAM diliyorum.İSLAM dünyası neden mutsuz?insanları düşünmeye davet ediyorum.Cenk’e de tşkkr ediyorum

  439. ya bu gono ayhan la cenk arasında baya bi çekişmeye dönüşmüş.tambi düello.ama ayhan kardeşin yazdıkları daha kur an ı kerime uygun cenk zırvalamış teşekürler ayhan sana birkaç soru soracağım sanırım onlara cevap verebilecek bilgidesin bu soruların cevabını çok kimseler veremedi bakalım senin fikrin bilgin varmı…

  440. ben sorduğun tüm sorulara cevap verdi cevap veremeyen sensin.ben anladım sen anlamıyor yada anlayamıyorsun.artık sana hitaben yazmam boşuna emeyime yazık senin durumun anlaşılmıştır.anladığım hiçbirşeyi anlayamamış olman.basmakalıp dediyin ayetlerin tefsiridir.senle artık kesiyorum fayda yok anlamayacaksın sen bildiyin gibi yaşa ben bildiyim gibi……selametle……(ayhan).

  441. saptırma saptırma diye diye bir türlü oldun. Peygamberimizi görmedim. ve Allahtan başka da kimseye güvenmiyorum. Birde kuran var ondan başka kaynakta tanımıyorum. Geri kalan kaynakların hepsinde kabalanın yada diğer gizli tarikatların zorlamaları vardır. sen bu zorlamalarla yaşamaya devam edebilirsin. Fakat sözlerime hep aynı cevapları veriyorsun basma kalıp cevaplar ve hep aynı cevaplar saptırma saptırma saptırma yani sorulara verilecek en güzel cevap saptırma savunmasıdır. biraz psikolojide oku istersen. bütün bak hayata.

  442. bak patron olayında yine saptırmışsın yahu kardeşim sen neden saptırıyorsun eyer söylediklerinde bir dayanağın varsa anlat samimi bak ben sana sadece ayeti yazmamakla kalmayıp tefsir ettim hatta herkesin anlayacağı basitlikte örnekleme yaptım…patronun hata yapmasında bahsetmişsin gene saptırmışsın iyi oku ben patron deyil .tabiki patronu tanıyorlar ONLAR İŞE GİRECEK BAŞLARINA GETİRİLECEK ŞEFİ TANIMIYORLAR.ve melekler denetleme memuru deyil öyle anlama sadece zan yani mahçupca yada biz sana yetmedikmi biz hatamı yaptıkki oysa biz hepsenin emrinde hazır nazırdık.burda melekler tamamen masumane olarak diyaloktadırlar ve ALLAH ne diyor yani hayır hayır düşündüyünüz gibi deyil diyor siz bilmezssiniz diyor.gaybı yani geleceyi saklı olanı bilmiyorsunuz telaş yapmayın zan zannetme yapmayın ben ona bilmediyini öyretip isimleri öyretip ilim verdim diyor.anlamaya çalış saptırma…………..(bak kardeşim senin bu fikirlerin yeni deyil aslında maddecilerin BAZILARI hücre gerçeyini anlayınca akıllı tasarımdan sözetmeye başladı bunlarda kendi içinde ikiye bölündü birisi insanların ve canlıların tek insan deyil birçok insanın biranda yaratıldığını idda ediyor.(buda kuran ın adem olayını tekil olarak anlatımına ters düşmektedir.))diyeride aynı senin düşündüyün gibi canlılığın evrimleşerek akıllı bir tasarımcı tarafından yani allah tarafında evrimle bugünlere geldiyini idda ediyorlar .(ancak bu düşüncede sadece ZAN dan ibarettir çnkü kuran ın açık ayetlerine tamamen ters düşmektedir.)KUR AN I KERİMİN VE YÜCE PEYGAMBERİN ÖNE SÜRDÜYÜ YARADILIŞ SÜRECİ SADECE İLK İNSAN OLARAK BİR ÇİFT OLARAK YARATILAN İKİ ANSAN ADEM VE EŞİ VE ONLARIN CENNET MELEK ŞEYTAN ANLATIMIYLA AÇIKÇA BELİRTİLDİYİ ŞEKİLDE TEKİL KİŞİLERDEN BAHSEDER.VE İNSANLIK DÜNYADA ZÜRRÜYETLERİ ÇOĞALIR.yaradılış iradesini ALLAH öyle uygun gördüyü için öyle olmuştur.senin kafandaki uygun oln senin aklının sınırıyla endekslidir ALLAH her şeyi daha iyi bilir saptırma yapma ……………!!!!!!!!!!!!!

  443. demek sen hz ömer den ali den osmandan ehlibeyt ten hepsinden dedelerin masalı diyorsun ha öylemi.bedirde savaşan hendekte uhutta sen onlarlamışdın.onlar hz muhammed in öyrencileriydi sen kimin öyrencisisin.hz muhammed yaşayan kurandır onu en iyi anlayan anlatanda arkadaşlarıdır.onlara sen nasıl dedelerin masalı dersin onların öyretilerini inkar etmek şaşkınlıktan başka nedir.tutturmuşsun bir kalbine yatır diye biz neremize yatırıyoruz .sen önce belgesel izleyeceyine ehlibeyt i oku anla.hz muhammet ey insanlar şaşırmamak için iki ipe iyi tutunun kuran ve ehli beyt yani peygamber ailesi.kuran yetmiyormu diye hemen soracan şimdi peki sen peygamberden dahamı iyi biliyorsun.kuranda tamolarak anlayamadığın ilmin kafi gelmediyi yada çelişkide kaldığın mevzularda hz muhammedin işaret ettiyi ehle müracat edeceksin………..ben kimseden ezber yaparak yada tembellik edip kalıplaşmış bilgileri alarak anlatmıyorum.sana arı bal örneyini anlatırken sen yine saptırmıştın benim demek istediyim.sen dünyanın gelmiş geçmiş en akıllısı deyilsin kuran ın indiyine tanık olmuş sahabeden ve peygamberin bizzat eyittiyi ve bugüne dünyada saygı görmüş insanları okuyup herkesimden istifade edip sonra kur an ı kendin okuyup kafanda harmanlayıp kendi fikirlerini ortaya atmalısın.yoksa izlediyin belgesellerin yanında kur an ı kerimde bazı ayetleri saptırarak kendi kafana göre ortaya yorumlar çıkarmak islam dinini bağlamaz o senin fikrin olur.evrensel kur an ın deyil……………….

  444. işin gücün saptırmak mesajımı anlamaya çalışmaya niyetin yok sen saptır en iyi yaptığın bu.takvayıda öyren ne manaya geldiyini.eyer canlıların evrimleşerek bu güne geldiyini söylüyorsan ve ben ve bugüne kadar 1400 yıldır hiçkimse bundan bahsetmeyip benim anlattığım şekilde anlatıyorsa ve sen bunları reddediyorsan ALLAH bütün yalancıları kahretsin…

  445. hele dur hele dur :) yine kopardın beni takva sahibi arkadaşım :) patron işcilere diyor ki ben başınıza birini getirecem o artık müdür olacak diyor. çalışanlar olarak yani melekler patronu tanımıyorlar bilmiyorlar o yüzden patron hata yapar diye düşünüyorlar ve korkuyor telaş ediyorlar. ve bu yüzden soru soruyorlar öylemi :D hahahaha ülen meleklerin hattinemi öyle şeyler. Hüküm hikmet sahibi oldugunu yaptıklarında bir hüküm olacağını bilmiyorlarmı sanıyorsun.yani melekler de insan gibi düşünüyor kalpleri var kötü düşünebiliyorlar yada allahın gücünü bilmeden hüküm verme hükmüne mi eriyorlar vay anasını vallaha aman he Allah duymasın bu söylediklerini Meleklerin hakkında böyle konuşma sonra Azraiil geldiğinde hükmü sana sert bildirmesin. Önce Allahı tanı derken Bu yüzden söyledim. Allahı tanımayan varlıkların düşünebilecekleri şeylerdir bunlar ki Allahı tanımayan görmeyen tek varlık insandır. melek te insan gibiyse ozaman vah halimize vah.Zaten en büyük hatan Allahı dünya ile anlamaya çalışıp dünyadaki maddesel şeylerle kıyasladıgından bu hataya düşüyorsun. Allahı tanı diyorum bu sözden ne anlıyorsun yada duymuyorsun. Allahın büyüklüğünü kalbinde tekrar tart. böyle tartarsan ne kötü tarttılar kahretsin denir. ki vah haline. Takva derken Put olur kalırsın dünya hayatında. aman Allah korusun düşmanıma da dostuma da kalmak nasip etmesin. aman he. Bu tür anlatımlarla şeytana hakkını verip kendini gülünç duruma düşürme.

  446. ya kime sorsan cehenneme gitmez. herkes cennetliktir zaten. kimse hata yapıyorum demez. benim söylediklerim dogrudur der. başka fikirler kişisel fikir olur kendi fikirleri ise gerçektir Allah söylemiştir. olur. yaf anlamıyorum nasıl bir mantık bu bencil bir dünya bakışı ile Allaha nasıl samimi olabiliiyorsun şaşıyorum. takva ile bilgi arasında nasıl biir bbaglantı kurabildiin şaşarım. takva sahibi isen zaten bu konuda bukadar tartışmazdık. başta söyledim senin dinin sana benimki bana diye. nerde takva aldın bendeki takvayı da soktun günaha. ne olacak şiimdi benim dinim bana göre böyle senin dinin sana göre öyle. takvan nerde kaldı? bilgi dersen eğer kitap yüklü eşekklerde var. kitap yüklü eşeklerden bahsederken acaba ne dedi diye düşündünmü hiç ? yada o elleri ile kitap yazanlar diyor? acaba kimlere sesleniyor? mutlaka herkes cennete gidecek diye ümiit eder durur. namaz kılarlar abdestsiz. nasıl mı abdest aldım sanarlar kalplerinde fitne fucur geçer. kimse kendini kıyam et miş halde görmek istemez. eğer sen kendini Allahın huzurunda Kıyam etmiş halde görüp te soru sorarsan huşu içersinde kalbinden gelen ses dogrudur. kalbin temiz ise temiz tarafından alırsın kirli ise kirli tarafından alırsın. Allah herkese verir sadece kim ne isterse onu alır. sen bunu almış anlamışsın saygı duyarım öyle diyorsan öyledir sana göre bana göre de böyle diyorum. hani sana göre bana göre yok diyorsun ya öyle dünya ya tek pencereden bakarak ben böyle düşündüm bu böyledir demiyeceksin. fikirleri tartacaksın sonra fikrin kalbine yatıyorsa caymayacaksın. benim fikrim benim kalbime yatıyor senin ki de senin kalbine yatıyorsa biz burada boşa kürek çekeriz. İnsan olmanın kurallarını kuran da yazmıştır Allah. Hayvanlarınki de doğada bellidir. Takva diyorsan bu saat ten sonra takvaya uygun davran ki bende takva ile cevap vereyim. laflarını secerek tartarak kullan ki bana cevap hakkı kalmasın. hani kulun hesabı bu dünya da kalsın bize Allah iile hesap kalsın. Ne beni ne kendini günaha sok. Anlaşabildik umarım. Bu arada her sarı çizme giyeni de deden sanma. sorgula sor soruştur. Allah akıl vermiiş düşün taşın. Saldırma. Bu ziyniyet islamı bu noktalara getirmiştir. taşlanarak öldürmeler gibi bir sürü din ile alakası olmayan yaptırımlarla Allah dini Hak dini islam dan insanları kopartmışlardır. Sana başta söyledim. acaba gerçeklerden niye korkuyor bu alimler. acaba çıkarları mı var yoksa elleri ile kitap yazanlar kim ? yada cocuklarının iismi gibi bilen kişiler kim? yada cami de namaz kılan münafıklar kim? yani kuran evrenseldir. geçmişin hikayesi değildir kuran muciizedir her an Hayydır. Ve her an yeniden yeniden tekrarlanır. görebilene.. denizi ikiye ayırsa Allah görmeyen yine görmedim der. Önce Allahın büyüklüğünü araştır alimlerin büyüklüklerini değil. benim tavsiyemdir. senin tavsiyen içinde teşekkürler. ben bu tavsiyeleri yapıyorum zaten. varsa tavsiyen Aşk ile alakalı bak dinlerim seni… ne aşkımı? Allah aşkı….

    Nasıl bir babadır ki evladını Allah adına kurban edecek Nasıl bir evlattır ki Allah uyruna canını verecektir. Sen bu aşkı anlat. Bu aşkı nasıl yakalar insan bunu anlat. Anlatamıyorsan Derviş misali bu aşkı ara.. belki ermiş olursunda allah aşkından başka şeyler peşinde koşmazsın. takva bir basamaktır takvadan sınavda kalma. Cennet cehennem bile evre evrediir.Cennet ve cehennemden aşk için vaz geçebiliyorsan ne mutlu sana ermiş olarak huzura kovuşmuşsun derim. Kalbimdeki Allahı kırma ki O da seni kırmasın. Yoksa ademi arar durursun. dün dünde kaldı diyorum sen bugüne bak. kendini kurtar. beni de günaha sokma Paylaşmayı bilmeyen Fikirlerini dikta edenler cenneti bile paylaşamaz. Alın sizin gibilerin olsun. bana cehennemde yeter. sonuçta Aşk yakıyorsa cehennemde yakıyor. cennet sizin olsun da kalbiniz rahat olsun.

  447. kur an da anlayamadığın ayetleri farklı yorumlama önce tamamını oku bir bütün olarak düşün ozaman yaradılışın mükemmel düzeyde yaratıldığını anlayacaksın…….!!!!!!!!!

  448. sana bir örnekleme: ben patronum yeni bir işyeri açtım kendime.seninle birlikte birçok işçi aldım hepinize çeşitli sorumluluklar görevler tayin ettim.çok deyerli elaz yakut taşlar işliyoruz önemli işlere önemli insanları atadım.ve ben birgün sizi topladım size dedimki ben bu fabrikada yenibir işci alıp başınıza şef yapacam:D tabi sen sizler şaşıracak ve telaşlanacak aklınıza birçok zan gelecek deyilmi çünkü acemi biri sizin başınıza şef geliyor oysa sen daha eski ve ehliyetli olduğunu düşünüyorsun cevher işliyorsunuz acaba gelen işci şef buişlerden anlıyormu telaşa kapılıp bana diyorsunki patron biz çalışıyorduk ve sana hizmet ediyorduk böyle önemli bir işin başına acemi bu işin ustası belli olmayan belkide cevherlere zarar verecek bir ini nasıl işe alırsın.e toplantıya bu herkes fikrini söyler tabi bende diyorumki siz bilmiyorsunuz ben onu kursa gönderdim bilmediklerini öyrenmesini sağladım o ehliyetli ve hepinizden daha eytimlidir diyorum şimdi anladınmı diyaloğu…

  449. bazen doğru bildiyin şeyler aslınd yanlıştır şuurun ve aklın zekan ın yatkınoluşu kapasiten sana senin algılayabildiklerini doğru kılar.benimkide bana ben inancımda samimiyim kur an da yaradılış hihmeti ancak benimdediyim tarzdadır.başka düşünceler sadece kişisel fikirlerdir kimse kişisel fikirlerini ALLAHIN mış bibi gösteremez bilgi sahibi olmak başka takva sahibi olmak başkadır.!

  450. hımm melekler Allahın danışmanları yani. Allah bir şey yapacak ve Meleklere danışacak. Sonra melekler yorum yapacak sanılara kapılacak. Melekler işkembeden atacaklar ve hayıflanacaklar öylemi ? hımmm mantıklı bu şekilde bakarsak yani melekleri de insan gibi düşünelim kanatları varmıydı ? yoksa dişi mi erkekmiydi ? meleklerde çift mi yaratılmıştı? Hatta meleklerin sınavı olarak mı yaratılmış varlıklarız? Gaybı bilmeden gayb hakkında yorum yapabiliyorlar ama hüküm sahibi Allaha karşı hata yapıyorlar peki. Allah ta meleklere danışıyor.Anlatımın yalın hali bu ayhan. Bu arada itiraz etmiyorlar ama kısadan acıklama istyorlar ? alla alla ülen günde başıma yüzlerce şey geliyor da açıklama istemeye hakkım yok iken melekler bu gücü nerden buluyor hayret. hesapta meleklerden üstünüz. vay be. melekler zanlara kapılabiliyor yani. aynı insan modeli.
    gelelim adem ve eşi sözüne.
    adem insan demek. insan ve eşi diye cevirilecek. şimdi bunu ben okuyorum erkek biri olarak kendimi insan olarak görecem ve karşımdaki eşimde bayan olacaktır. bu ayeti bir bayan okursa insan sınıfından olacak fakat eşi de erkek olacaktır. burada eş manasını sen erkek manasıyla bakarak görüyorsun. ya bir bayan okursa o da senin gibi mi bakmak zorunda dünya ya? yoksa kuran ayetleri erkeklere özel mi gelmiş ? bu arada demişsin ki darwinci meteryalist düşüncede evreciliik olmasa söylemlerini kabul ederdim diyorsun. fakat darwin de bir bilim adamı ve bu adamın ilmi allahı görmeye yetmemiş. şimdi bu adamın savını savunuyor olsam allah yok derim. ama gerçeklere de yok diyemem. Hücre yapısına bakarsak eğer her canlının hücre yapılarında benzerlikler vardır. ve canlıların yaratılması topraktan diye bahsediliiyorsa ve hatta bak ayet olarak söyleyecem
    biz canlıları topraktan çift çift yarattık diyen ayet var iken. bana masal tarzında anlatım yerine bilimsel anlatımla acıklarmısın bu ayeti.
    yani melekler geldi toprakları elleri ile aldı heykel traş gibi insan modelii cizdi sonra allah geldi ruhundan üfledi mi ? yaf vallaha bu anlatım belki 10 yaşındaki yeğenim tarafından kabul görebilir ama yani bu tür bir anlatımı bana anlatamaz kimse. allah rahmanı yolladım toprak ölüydü rahman ile can verdim diyor. görmez onlar diyor. neyi görmezler acaba kap eline bir toprak al ve su dök bekle gör. yavaş yavaş canlanma olacak topraktan kurtcuklar böcekler çıkacak. hani nerde başta yoktu bu böcekler kurtlar nerden geldi bunlar? nerden geldi biliyormusun topraktan geldi. çünkü topraktan bu monoküller var. yani melekler gelip elleri ile böcekleri canlıları yaratmıyor. hani istersen camera koyalım izleyelim hani biri gelip te bu canlıları yaratmıyor orada onlar topraktan bitiyor. allah ol demiş oluyor. Allah zamandan muaftır. zaman biz canlılar için var. yani bizlere göre zamanla oluyor. Allaha göre anında oluyor. Ayetleri okurken kitap sana hitap ediyor genel kavramlarla da hitap ederken bazı noktalarda okuyanın kalbine hitap ediyor. bu yüzden masal kitabı gibi okumak yerine besmelenin manasına inanarak teslim olarak okursan ozaman sende göremediklerini görmeye başlarsın diye umuyorum. bu arada meteryaliist değilim. bu tür sanılara kapılarak günaha girme. hatta istersen sana bu dünya nın sadece insan sanılarından ibaret oldugunu quantum fiziğinden bilimsel veriler ile de anlatabilir yada belgesellerini almanı tavsiye edebilirim. meteryalist düşünceyi temelden yıkan bir bilim dalıdır. varmısın? gerçekten varmısın ? yoksa sadece var olan Yaratan mı ? yoksa bizler sanılarla var olan varlıklarmıyız? izle oku. Allah her canlıyı bir amaç için yaratmıştır. her insanın iyisi ve her insanın kötüsü vardır. sen şimdi darwinin kötüsüne kitlenmiş iyisini göremez olmuşsun. adam yıllarını araştırmaya vermiş boşa mı vermiş. gir bak bu araştırmaların iiçersinde dogru olanlarda var. yanlışları al diiyen yok. allah akıl fikir versin adama vermemiş diyecen dimi dur onada cevap vereyim adamın günahına girmeyelim.
    Allah Yok demiiş adam dimi. Peki bana yok kavramını anlatabilecekmisin ? yok nedemek? Yok insanların bilmediklerine verdikleri isimdir. batının türkçe anlamıdır. insanın ilminin yetmediği anlamadıgı bulamadıgına verdiği acizlik ismidir. Allah yok derken Allahı bilmediğini itiraf etmektedirler. Onlar görmemişlerdir. Bilmemedikleriinden de muaftırlar. Fakat Birde Allahı bilerek ve dünya da görerek ona isyan edenler var. bile bile kasten günahlara giriip Allahtan korkmayanlar var. cehennemlik olanlardan bahsederken bu zatlardan bahsediliyor. Fakat ilginç biir yön var Allah adil herkese adil davranacak yani şeytan kötüyü temsil ediyor ve gerçek manada bakarsak kötü değildir cennetin bekcisidir. cehennemden bir gram kötüyü cennete bırakmayacak ve cenneti kötülerden korumuş olacaktır. ozaman Allah her yarattıgına adildir. şimdi gelelim ayetlerde ki ince noktaya.. Şirk koşmadan inanmak ve teslim olmaktan bahseder. Şirk koşmak nedir? şart koşmaktır. Allaha şartlı inanmak yani cennet cehennem korkusu ile inanmak. yunus emreden feyz al biraz mevlanadan ilham al biraz onlarıda oku. Bak mevlanayı oku bir de Quantum fiziğini oku. sonra kuranı tekrar oku. bakalım görüşlerin yine aynı olacakmı ? bu arada bunları okurken de Allaha dua et ilmimi artır diye ilmim tamam diyerek kalma. genişletici güce teslim ol. islama bilerek tesliim ol. başkalarının bilgileri ile değil kendi kalbin ile teslim ol. teslim olmuşlar pacayı kurtarmış sen kendi paçanı kurtar. samimi ol samimi. ok. önce zekatını vermelisiin. iç temizlik dış temizlik ama sen önce içini temizle günahını çıkar. kalbini temizle. sonra temiz kalp ile oku kuranı. darwinci değilsin ama darwin gibi okuyorsun kuranı. farkın kalmıyor ozamanda. hem kızıyorsun darwine hem de onun hatasına düşüyorsun. Bu arada fatihanın manasını kapten bilsen hüküm hikmet sahibi Allahtır. biilirsin. ve hüküm vermeye korkarsın. bırak bu mülkün herşeyin sahiibi karar versin hüküm versin sana bana ne oluyor. ben sana okuduklarımdan anladıklarımı anlatıyorum. sen benim gibi anlamış olsan yada ben senin gibi anlamış olsam ozaman zaten arabadan farkımız olmaz. iinsan düşünen varlıktır hepsi farklı farklı düşünür farklı pencerelerden bakar. sen benim pencereme saldıracağına kendi pencereni sorgula bak senin sayende penceremi sorguladım ve yine kalpten kendi söylemlerimi test ederek kabul ettim. beni kendi söylemlerinle iikna edemedin. kalbim rahat sen kendinii tekrar sorgula istersen.

  451. ayrıca her dil başka dillerden etkilenmiştir sonuçta bütün dilleri allah bili lisanıda o yarattı onun arabi bir dille indirdik diyor ALLAH.ancak tükçede olan arap kelimelerin çoğu edebiyat kitaplarımızda bile kullanırız yani adem kelimesini iyi araştır önce kelimenin kökenini araştır arapça olmadığını göreceksin ve tekil adem çoğulunda da ademen olarak kullanıldığını göreceksin.ayrıca yüce ALLAH birçok ayette adem ve eşinde sözeder hep tekil şahıslar olarak geçmektedir saptırırsan o başka tabi …diyer okuyan arkadaşlar varsa bilgilerini paylaşması toplumsal bilinçnenme mataryalizmin etkimelerinden kurtulmak için yararlı olacaktır…..!!!!!!!!111

  452. yani meleklerin sorusu insana dair birşey bildiyinden deyildir onlarınki sadece bir zan tabiri caizse ALLAHIN açıklık getirmesi için ortaya atılmış zannetmedir…….

  453. hani,rabbin meleklere,ben yeryüzünde bir halifa YARATACAĞIM demişti.onlar,orada bozgunculuk yapacak,kan dökecek birinimi yaratacaksın?oysa biz sana hamdederek daimi seni tesbih ve taksis ediyoruz.demişler.allah da bensizin bilmediğinizi bilirim demişti…………..(bakara 30)………….(ben çamurda bir insan yaratacağım.onu(n şeklini)düzeltip.ona ruhumdan üflediyim zaman derhal ona secdeye kapanın..sa,d. 71/72.))…………..(Allah insana vereceyi yetkinin henüz maksadını açıklamamıştı allah yeryüzünde bir halifa yapacağım deyince kendilerini bir danışma makamında gören melekler birtaraftan bundaki şerefi taktim ettiler,diyer taraftan yeryüzündeki bir yaratığa allah tarafında böyle yüksek bir irade yetkisi verilmesinde bir şer ihtimalinden korktular.yerde deyince ben çamurdan bir beşer yaratacağım.sa,d 38.71.takdiri anlaşılıyordu.acaba bu selahiyeti alan güzel kullanabilecek mi acaba bunu asalet zannederek kendi çıkarına hükümler icrasına kalkışırsa yeryüzünü fesat vermeyecek mi? cenab ı hak henüz bu noktaları ve o yetginin derecesini ve gizli hikmetlerini bildirmemiş olduğu için melekler orada yani yer yüzünde onu fesada verecek onda fesatlar çıkaracak ve onda kanlar dökecek bir kimse bir amil mi yaratacaksın.?habuki biz hep sana hamd ederek daima tesbih ediyoruz.vesana özel kutsamalarımızı sunarız.veya senin için kendimizi daima temizler.temiz tutarız dediler.ve bu şekilde HAŞA maksatları İTİRAZ olmayıp.hikmetini bir istisfar(açıklamasını istemek)olduğunu bildirdiler.bununla beraber hilafete,zımnen(ÜSTÜ KAPALI OLARAK)bir istekte ortaya attılar……(yani senin dediyin anlayışta melekler ilkel bir insan topluluğunun önceki kanlı yaşayışını gözönünde bulundurarak vahşi insanlığın hilafet itirafına mütakip bu soruyu sormamıştır..)hz adem yani insan eşiyle yaradılmış ve en mükemmet şekilde suret verilmiş bilmedikleri öyretilmiştir.senin dediyin bitgi gibi çift yaradılış kuran da mecazen geçmektedir bunu real düşünmeş yanlıştır..belki desen birçok insan biranda yaratıldı belki sana katılmasamda saygı duyardım ama materyalist söylemin öyretisi tarzında evreden bahsetmen kur an ayetlerine tamamen ters düşmektedir..tüm canlılar kompleks hiçbir evreden geçmeden ve sadece OL demekle olmuştur …ilahi takdir budur…….!!!!!!

  454. adem isminin üdme den veya edimü,l-ard dan türemiş (ef alu)veznindenarapça bir kelime olduğu rivayet olunuyorsada A ,cemi (yani arapça olmayan)ve (faalü)vezninde olması tercih edilir.dil bilginlerinin ortak görüşü budur..imam şabi ve çoğunlu bunun azer ve a.zer gibi ibrani dilinden olduğunu ileri sürmüş..
    yusuf süresi 2 ayet.
    Biz onu, akıl erdiresiniz diye arapça bir Kur’an olarak indirdik…

    alimler mi haklı allah ayetlerinde mi yanılıyor vallaha kime inanmak lazım şaşırdım :) ama somut sorularıma cevap yok melekler nerden biliyor gaybı? daha bu soruya çalışmadık galiba :)

  455. adem isminin üdme den veya edimü,l-ard dan türemiş (ef alu)veznindenarapça bir kelime olduğu rivayet olunuyorsada A ,cemi (yani arapça olmayan)ve (faalü)vezninde olması tercih edilir.dil bilginlerinin ortak görüşü budur..imam şabi ve çoğunlu bunun azer ve a.zer gibi ibrani dilinden olduğunu ileri sürmüş.süryanicede de adem in toprak demek olduğunu söylemişlerdir.bazılarıda bunun hatam vezninde süryanice olduğunu ileri sürmüştürki bu şekilde dilimizdeki adam telaffuzu asla daha uygun olmuş olur.arapça da ise özel isimlik ve fiil vezninde olduğundan dolayı;arapça olmadığına göre de özel isimlik ve ucme(ASLA ARAPÇA OLMAYAN)kelimelerden olduğundan dolayı gay,r i münsarif(cer ve tenvili kabul etmeyen)dir.ve her iki taktirde bir CİNS ismi olmayıp ÖZEL İSİM OLDUĞU MUHAKKAKTIR.adem beşer insan gibi cins ismi yerine kullanılacak olursa çoğulu avadim gelir ve ozaman çoğulu gay,i munsarif olursada müfred.(tekil)i min beni adem=)demektirve doğrusu hariçte tek cins ismi başlangıçta bir ÖZEL İSMİN GENELLEMESİDİR.ve (TEK)tabiyetiyle önceliklidir.adem insanlığın ilk babasıdır.

  456. (sebepleri yaratan)a sebep ile hak iddasına kalkışmak manasız olur .asli ve hakiki sebep ancak onun iradesidir.

  457. gülüyorum çünkü bu söylediklerini yıllardır okuyorum :) sen inanmışsın adem tek varlık ben diyorum adem insan ırkının genel ismi içersinde erkek yada dişiliik olmayan somut isim insan yani adem. sen diyorsun adem ali ahmet mehmet gibi isim. şimdi bu konuda senin fikrine göre gidersek sen sorularıma cevap ver laf salatası yaparak reklam kokan hareketlerle reklam yapma. yoksa aynı düzende tartışma sürer gider. sorularıma tek tek cevap vermeni istiyorum. istersen sorularıma tekrar bak yazılarımı okumadan yorum yapıyorsun diye düşünüyorum. ve sorularım haricinde kelime yapma uzun sürmesin. düz ve yalın cevap ver tamam. samimiyetini görelim.

  458. BAKARA SURESİ.28 DEN 38 E KADAR OKU ünce diyanetinkini oku sonra yaşarnurininkini oku sonra harun yahyanınkini sonra elmalılı hamdiyazır ın mealini oku iyice hatmet.sonra ömrünü bu işe vermiş bu alimlerin yada diyanetin TEVSİR ini oku tam kanaat getir işte o anda benim önüme koyduğun o ayette bu ayetlerin içinde işte o an adem realitesini tekil bir adem olduğunu yaşadığını anlayacaksın ve ademi yani ilk insanın biranda yaratılmayla yaratılıp herşey oana öyretildiyini kavrayıp anlayacaksın anlayamadıklarını be anlatacağım………..

  459. sana o ayetinde asıl kastini açıklayacağım önce bir çay molası verecem kendimee.

  460. senin anlatımına görede adem var oda yasak meyveyi yiyor hatta o esnada birsürü etrafta ilkellikten kemale ermiş insan hüviyetine kavuşmuş insanlar var dünyanın heryerinde yayılmışlar (acaba ALLAH ademi hangi ırktan seçti japon muydu adem acep haaaa ne dersinnn))ha tekil adem gerçeyini tamamen yalanlıyorsan ozaman da ALLAHIN kur an da anlattığı şeytan meyve ağaç cennet melekler ,den bahseden ayetleri tamamen görmezden geleceksin…sen tutturmuşsun bir dedelerinizin masalları diye ben bu kelimeyi kur an ı ilk araştırdığım yıllrda konuştuğum kişilere çok kullanırdım hoşuma giderdi çünkü bu kuran i bir kavramdır.kur an da der siz hala atalarınızın dedelerinizin yolundanmı gideceksiniz diye…bu deyim islamdan önceki cahil putperest kavimlere kullanılır.oysa ben KUR AN dan nasibini almışhz muhammed hz ali imam cafer imam azam hanifi.oniki imam bunlara cahil dedelerin masalı demen tamamen cehalttir.onları anlayamamaktır.hadislere inanmıyorsun tamam tartışmalı hadisler var fakat.ehlibeyt ve sahabelerin nakilleri sağlam kaynaklarda mevcuttur imam azamın kitapları vardır .sen herşeye topyekün yalan dersen hz muhammedin insanlar size iki kılavyz bırakıyorum biri allahın sözü olan kur an diyeri ehli sünnettir.sen bana şimdi dersen herşey kökünden yalandır o halde sen yavuz sultan selime fatih ekanuniye de inanmaman lazım ne malu efsanevi kahramanlar olmadıkları deyilmi.amaöyle deyil işte önemli olaylar önemli sözler dünyadaki binlerce önce yaşamış ama sözleri sıcak taze olarak bugüne gelen sayısızca ünlü insanlar dünyanın her yerinde vardır.toplum bu önemli kişilikleri yaptıklarını ve sözlerini aynı canlılıkla kuşaktan kuşağa iletmiştir..bunuda böyle bil….

  461. peygamberin adını ağzına alma dememin sebebi onun söylediklerini yalanlayan yok sayan biri kalkıp ondan söz etmesi hem tehlikeli hem samimiyetsizdir.

  462. şu an 7 milyar insan var :) hani adem elmayı yedi diye cennetten mi kovulduk :) yuh yani :) sen şuna cevap vermediin melekler nerden biliyor kan göz yaşını? yoksa gayb hakkında melekler hırsızlık mı yapmış allah katından? nerden biliyorlar kardeşim gaybı melekler sadece gaybı allah bilmezmi ? bu kan göz yaşı dökecek insanı niye halife kılıyorsun diye hayıflanıyor melekler niye hayıflanıyorlar nerden biliyorlar? allah kuranında çelişti yani kardeş evlilikleri yasak ama ademe kıyak var öylemi ? vay be hani niye sana kıyak yapmamış ayhan ? şimdii kelime etme dediğin Hz Muhammet benim peygamberim. Fakat sözleri söylerken ben yanında şahit değildim.Kalkıp etraftaki sözlerin onun olduguna inanıp sonra kalkıpta peygamberimiz öyle demiş miş miş miş dersem ozaman Saygı duydugum peygamberim hakkında haksızlık etmiş olurum Yalan yere şahitlik etmiş olurum ben sadece kuran konusunda şahidim sen eğer yanında bizzat duydunsa ozaman sana söyleyecek lafım olmaz. benim mesaj almama gerek yok. sen mesajı almıyorsun. hani yazılarımı tekrar oku tekrar oku sorularının cevaplarını ayetlerle cevap vermiş durumdayım senin verdiğin örneklere de acıklama yapmış durumdayım. hani sen daha sorularıma cevap veremedin ki kalkıp ta adını agzına alma diyorsun. sen kimsin yaf Peygambberin adını agzıma aldırmıyorsun yoksa senin kan bağın mı var ?

  463. ben çok farklı insanlarla konuştum ama seninkadar sabitfikirli lafları istediyi gibi saptırangörmedim.kardeşim senin beynin bir cam fanusun içinde.bana ALLAH tan peygamberden sapmış deme asıl sapan sensin.sen ne hz muhammed in sözlerine inanıyorsun nede sünnete sensöylemlerini kabul etmediyin peygamberin adını ağzına alma…..sen sapmışsın ben sana yaradılış sürecini KUR AN ın inen ayetsırasına göre anlatımının neticesinde nasıl bir yaratılış olduğunu sana anlatmaktan yoruldum ama sen kapalısın kardeşim anlamıyorsun sana zorla anlatacak deyilim…..ayrıca hz isanın durumunu yanlış anlamışsın kardeşim işte sorun bu yanlış anlatıyorsun anlayışşeklin temelden yanlış ALLAH isanın durumu ademin durumuyla söylenen kasıt ikisininde babasız olmasıdır bununla birlikte başlangıta nasıl adem ALLAHIN inayetiyle canverildiyse isayada aynı şekilde can verilmiştir adem kelimesi insanlar manasına gelmez tekil insan manasına gelir adam gibi yani.ayrıca kur an da oğullarından bahsederken tekil bir kişiden bahsetmiştir……….ha demişsin adem meyveyi yediyse diyer insanların suçu ne asıl bu soruyu ben sana soruyorum adem yaşadığı zaman milyonlarca insan olsaydı asıl ozaman onlara haksızlık olurdu.ama benim dediyim süreçte başlangıçta sadece adem vardı ayrıca bu ALLAHIN dedimya bir yasası sebep sonuç ilişkisine bağladığı bir durumdur.adem ilk insan ve insanlığın ilk babasıdır.haksızlık olayı asıl senin dediyin şekilde insanlık haksızlığa uğrardı ama senin dedn kimbilir ne yanlışlar yapmıştır belkide dolandırıcılık yapmıştır zamanında sana hesap soran varmı bu durumdan………….umarım mesajı almışsındır….

  464. yazılarımı okursan ayetlerle sana ve senin gibilere cevapları verdim. ama anlamamakta israr ediyorsunuz. niye biliyormusunuz? kücük akvaryumda ortaya bir cam konuyor. yıllar boyunca oranın ötesine geçemiyorsunuz. geçmek isterseniz çarpıyorsunuz günah yasak ayıp diye. aman he korku ile o noktada kitlenip kalıyorsunuz. sonra yıllar sonra o camı kaldırıyorlar oradan bakmışsın geçmeye bile cesaret edemiyor çünkü bu korku artık bagımlılık yapmış alışmış burada yaşamaya. ne gerek var geçmeye bırak kalsın yaşasın :) sorularına cevap verdim sonra senin cevaplarına soru sordum ve sonunda inanmak istemedin. çünkü kalıplarını yıkmaktan korktun. merak etme milyonlar senin gibi tek değilsin sokakta senin gibiler dolu. birbiriniz iile birbirinizi kıstaslarsanız ozaman da şöyle bir ayet çıkar ortaya zina yapanla zina yapan birlikte olur. eh artık senin ve senin gibi düşünme alışmış insanlarla sana bu sanal dünya da mutluluklar dilerim :) Bu arada sözlerimin genelinde Allahın ayetleri var zırva dediklerin eğer Allahın ayetleri ise tebrikler sonunda Allahın sözlerine zırva diyebildin. :) tebrik ederim seni gerçekten süpersin. Peygamberimizede böyle demişlerdi zamanında bu sözler Hz muhammetin zırvaları demiişlerdi ayetlere :) onlarda dedelerden gelen bilgiilere böyle alışmış inanmışlardı :) korkuyorlardı yeni sözlerin gerçekliiklerine :) vallaha kuran evrenseldir diyorum. başka da söz söylemiyorum. Allah büyük diyorum ve akıl fiikir versin diyorum. zorla gösteremezsin Allah izin vermedikten sonra diyor peygamberimize. Vallaha haklı nede olsa HAKK ve ADİL. Bu sözlere zırva diyenlere de hakk ve adil. nede olsa cennetin de cehenneminde katları var. orada bile evre evre :) kat kat :) düşünen ile düşünmeyen bir olurmu yani :) hani şimdi seninle aynı katta olacaksam ben cehenneme razıyım :) cennet senin olsun ayhan kardeş. Bana Allah yeter. Allaha emanet

  465. yine birsürü zırva tavukmu yumurtadan çıktı yoksa yumurtamı tavuktan sana ben okadar şey öyretmişken cevabını vermişken ama sen benim sorduklarıma daha cevap veremedin boş şeylr yazmışsın gene somut hiçbirşey yok bürsürü zırva söylediyin herşeyi terse çevirdim yanlışsın dedin derkende kanıtıyla ayetiyla dedim ama inanmadınn

  466. sevgili kardeşim. Bak. ben anlatıyorum sen anlamıyorsun sen anlatıyorsun ben anlamıyorum sen bana sınavsın anlaşılan pekii şimdi sana sıra sıra anlatalım zaman kavramı ? Allahın zaman kavramı yoktur. zaman sana bana göredir ve bu zaman bile görecelidir. Allah elbet ol der ve olur ama dünya da işler böyle işlemez. dünya da pat diye olsa sabır edin denmez. bu arada ayetleri biliyorum merak etme hepsini biliyorum ama farkında isen sadece bir bölümünü yazıyorsun satır satır gelen kurana ne oldu ? yoksa çımbızla ayet secme olayını mı yapıyorsun ? Zaman konusunu bir araştır.
    toprak=rahim Ölüydü Biz Rahmanı=yagmur gönderdik ve toprak canlandı diyor. şimdi hakikata gelelim git bir kuru toprak al. su dökmezsen eğer öyle ölü olarak duracaktır. sonra git bir su dök göreceksin yavaş yavaş evre evre bitkiler çifter çifter çıkacaktır. yani elindeki kücücük topraktan bile ayşe ali diye iki tane bitki çıkmıyacaktır. peygamberimize sormuşlar o da her yerden toprak gelmiş o toprakla meleklere emir vermiş melekler elleri ile toprakları toplamış insan suretini yaratmış sonra Allah can üflemiş öylemi :) Peki senin dediğiin gibi olsun :) sonra bu adem cennette cinsellik yapmış? şutlanmış. yaf peki kardeşim bu naneyi yiyen adem bizim günahımız ne ? hadi neyse dedemiz olsun mirası diyelim. Allah adil di hani ? neyse hadi bunu da teyet geçelim kurcalamayalım bunları. Önce peygamberden önce Allahı tanımak lazım. neyse biz dedelerden gelen anlatımlara eyvallah çekelim devam edelim. nede olsa Allah pat diye yarattı insanı ama maneviyatı pat diye olmadı he sadece bedeni yarattı ama kalp gücüne yetmedi gücü öylemi vay be. Yani kuran evrensel değil. yani adem ve havvanın cocukları kurandan muaflar? peki onlar ayrı teraziye mi konacak? He bu arada kuranı yaratan adıyla oku elbette bak ne güzel anlamışsın kapmışsın bu sözü :) Allaha ilmimi arttırda demelisin. neyse. Hz isa nın Annesi var babası yok. Pekii Ademin Annesi kim ? Yoksa Allah Cocukmu edindi ? Bu mantık hiristiyanlarda oluştu niye çünkü Bu mantık onlarda da vardı ve incili bozdular nasıl bozdular ayetleri kenara bırakıp sünnetullah filan diyerek fırkalara ayrıldılar onlarda halen aynı şeyleri tartışıyorlar aynı bizde oldugu gibi alevilik sünnilik gibi bölümlere ayrıldılar. Acaba insan hep aynı hatayımı yapıyor düşünmüyor da bir düşünen var ona itaat edelim mi diyor ? hani kuranda güdülmek istemeyin gözetin deniliyor ama nede olsa iinsan koyun gibimi nereye çekersen oraya mı gider? Bu arada Allah üfledi ne üfledi ? gaz mı üfledi? Nefsinden üfledi dimi ? aynı nefsten yarattım diyor ya işte Allah tek ise elbette hepimiz aynı nefsi paylaşıyoruz manası çıkar. hadi bunu da geçelim kısa kısa gidelim. sonra insanı yarattı meleklere secde edin dedi. melekler ise kalkıp kan göz yaşı dökecek iinsanı mı halife kılacaksın dedi. eeee hani gaybı sadece Allah bilirdi ne oldu bu meleklere de gayb hakkında yorum yapıyorlar? yoksa melekler toptan isyan mı ettilerde bu ayet geldi ? nerden biliyor bu melekler iinsanın kan göz yaşı dökeceğini ? hani adem ile havva var hesapta ortada nerde peki kan göz yaşı dökme olayı? adem havvayı öldürdümü ? işkence mi yaptı? ama havva kelimesi yok diyorsun kuranda ama havva adem hikayesini anlatıyorsun? kuranda olmayanı nasıl kuranda var diye anlatabiliyor ve kabul ediyorsun ? Allahtan korkmazmısın sen ? kuran da olmayan sözler için sünnetullah diyon peygamberin arkasına mı saklanıyorsun? vallaha Ahir zamanda kimse kimseye şafaat edemiyecek diyor? sen Peygamerimizin söylemediği sözleri kalkıp söylemiş diye söylersen ozaman şefaat konusunu da çok beklersiin. hani sanki yanındaydın peygamberimizin de okadar emin konuşuyorsun. ama Peygamberimiz ozaman kurana yerine hadis kitabı da yazardı. yani kuranda olmayan şeyleri de yazardı havva derdi ? ne oldu niiye yazmadı ? neyse kuran dosdogru kitaptır diye Allah kurandan Şaşmayın diyen Allah yoksa yanıldı da Peygamberimiz kalkıp yaf Allah anlatamamış dur birde ben mi anlatim demiş ? Kuranı okuyan herkes anlıyor da Fark şurada Aynı havayı tüketsekte içerde yanma oranı farklı.. o yüzden de her insanın anlayacağı şekilde ayetleri farklı farklı tekrar tekrar anlattım diyor. Sonra diyor ki Tartışmayın herkesin dini kendiine diyor. niye diyor acaba bilmezmi yaratan ayhanları ayşeleri fatmaları hepsi farklı ama ne oldu aynı nefsten yaratmıştı hani ? ah ah neyse. bu melekler de ne yaramazlarmış böyle gayb hakkında yorum yapıyorlar aynı insan gibiler? bu arada meleklerin elleri var toprak almışlar heykel traş gibi göz kaş yapmışlar :) ama Allah rahman ve rahmin Dna yapısına bunların olmasını emretmiş olsa ve topraktan çifter çifter çıkarsa sonra bu çiftler dünya da yaşamış olsa kurana ters düşecek öylemi ? vay be bu arada darwinci değilim ben darwin de ölmüş gitmiş darwin düşünmüş Allahı bulamamış Darwin Big bang i görememiş. Keşke görseymiş. Fakat evre evre yaratılmayı görebilmiş sadece. yarım bilgi insanı dinden de edermiş. ya tam bileceksin ya susacaksın. yani ben artık susuyorum taş devrine gidemedik henüz taş devrinde insanların yaşam tarzına dem vuruyorsun. Kardeş helal diyorsun :) bu ziyniyet din olmasa demek neler yapacak :) dünya da Din olmasa hayvandan farkı olmayacak yani insanın. eh işte yani iinsan taş devrinde hayvandan farklı değil katliyamlar göz yaşları gani gani peki Allah ne yapmış Ademe isimler ögretmiş ilim iirfan ögretmiş ? hımm bak bu masal daha güzel. En azından daha kabul gören bir anlatım. kuran ile de ters düşmüyor. Hatta Allahın büyüklüğünü anlatıyor.. Senin anlattıgın dedelerden kalma masallar vallaha adamı yoldan çıkartır. zaten yoldan çıkmışlarda. nede olsa Allah adil şeytana da adil sanada bana da adil. Hak edene hakkını verir. Peki ozaman ben peygamberi görmedim. Hakmı bu şimdi Kuranı kim anlatacak bana? eee Rahman ve Rahim olan Allahın Adıyla oku kiriptolu bir sözdür bu manayı sana anlatan kişi olarak sevindiim bak kuranı böyle okuyacaksın kalbinde tartacaksın. Aferin. Ama bak diyom ki sana kuran satır satır indirildi diyen ayet var iken sure sure okumayacaksın. İniş sırasına bakacaksın. Kitapcılarda bir tane iniş sırasına göre terlenmiiş kuran var. İlk ayetlerde deniliyor ki peygamberimize Allahın büyüklüğünü anlat ey örtüne bürünen Muhammet deniliyor? eee ozaman Önce Allahın büyüklüğünü kavrayacaksın kardeşim. sonra kalkıp sünnetullah filan diyeceksin. Bu anlatımda Allahın büyüklüğü yerine Allahın sistemi böyleymiş diyerek akıllarda çelişki yaratmıyacaksın kalpten iman edeceksin. He diyeceksin ki ben iman ettim. peki sınav yapalım. kafana silahı daya ölmeyi dile ozaman. ölmek istemiyorsan Allah aşkıyla ozaman dur tekrar düşün imanını. Yoksa ölmek istemiyormusun? yoksa cennet sizlerinmi ? yoksa Allahtan bir söz mü aldınız?Biraz ateş bize değecek sonra cennete gececez diye? Önce Allahı tanı arkadaşım. sünnetullah yerine kuran allahın sözüdür. allahın da sünnetullaha ihtiyacı yoktur.

  467. ALLAH insan yaradılışını açıklarken ik önce BİZ İNSANI SÜZME BALÇIKTAN YARATTIK……BİZ İNSANI ÇAMURDAN YARATTIK ……ve sonra BİZ İNSANI TOPRAKTAN YARATTIK……. BİZ İNSANI KUPKURU BİR TOPRAKTAN YARATTIK demiştir hz muhammede sorulduğunda insanlar nasıl aynı atadan bir babadan geldiyi halde bazıları zenci arap beyaz sarı oldu denindiyinde yüce peygamber de şöyle cevap vermiştir.toprak nasıl her gittiyiniz beldede renk deyiştirir işte ALLAH dünyanın her yerinden gelen topraklarla insanı yaratmıştır bu fark ondandır ……tabi peygamberimiz bunu anlatırken halkın anlayacağı ir uslupla anlatmıştır tüm peygamberler örnekleme yapara yada mecazen çok şey öyretmişlerdir ALLAH ın toprak toplamaya ihtiyacı yoktur O istedimi herşey OLUVERİR .ama olayın özü budur……ve adem den sonraki yaradılışı da ALLAH böyle vahyediyor.BİZ İNSANI BİRDAMLA SUDAN YARATTIK……..BİZ İNSANI BİR DAMLA MENİDEN YARATTIK…..BİZ İNSANI BİR ALAKTAN(embriyodan)YARATTIK……yani yüca ALLAH hz ademi süzme çamurdan hazırlayıpkerpiç gibi kuruyana kadar müddet verip(bak evre budur işte allah musade ediyor peki neden o herşeyi hemen birenda yaratamazmıydı tabikide ama O bu evrende koyduğu yasanın gereyi olarak herşeyi sebep sonuç ilişkisine bağlanması yasası yerine gelsin diye böyle yapıyor yani hemen demeyin ALLAH ın gücü yetmiyormu diyerek başa dönmeyin yukarıdaki yazımı iyi okuyun ne dedim koyduğu ilahi sünnetullah yasa gereyinin sözü yerine gelsindiye herşeyi sebep sonuç ilişkisi içinde geliştirdiyi için böyle oluyor anla….İNSANI,ATEŞTE PİŞMİŞGİBİ KURU BİR ÇAMURDAN YARATTI….RAHMAN SURESİ 14 AYET))yani adem e sonra aynı isaya nın kine benzer şekilde can verdi…..KATIMIZDA İSANIN YARADILIŞI ADEM İKİ GİBİDİR))ve ademden sonra da birbirinizden yaratılıp durmaktasınız diyor ALLAH c.c.yani birdamla meniden……kur an ı anlamak ALLAHIN emirlerini anlamak için KUR ,AN oku ….HANİ BİZ MERYEM OĞLU İSAYA MUCİZE VERDİK ÇAMURDAN BİR KUŞ YAPTI ONA ÜFLEDİ İZNİMİZLE CANLANIP UÇUVERDİ……ALLAH birşeyin olmasını istedimi ona sadece OL der ODA HEMEN OLUVERİN ….sadakallahulazim……………eğer hayata KUR AN penceresinden bakmayı düşünüyorsanız olurolmaz yerlerden saçmasapan öyretilerden etkilenerek deyil KUR,AN okuyun…..OKU YARADAN ALLAHIN ADIYLA OKU…..!!!!!!!!!!!!!!!!!!

  468. slm.anlaşıldı sen doğru bildiyin yanlışlarda devam edeceksin ama yinede sorduğun sorulara cevap hakkımı kullanacam.1.demişsin kur an neden pat diye gelmedi.ha ama önce sana bazı şeyleri anlatmam lazım bak senin şu evre evre olayı insanlık tarihinden sonraki bu süregelen yaşayışın ta kendisidir ama bu fizyolojik evre deyildir benim bundan kastım manevi evredir bütün ilahi dinler aslında ALLAH katında islamdır her müslim bunu böyle kabullenmek zorundadır.bir çocuğun ana okuluna başlayıp ilköyrenimini tamamlayıp ünversty okuması gibi düşün durumu.işte kuranla okul bitmişve insanlık alemiyine kuranın gelmesiyle okulu tamamlamıştır.insanoğlu kuranla birlikte kemale ermiştir.pat diye yaratma fikri anlık düşünüldüyünde saçma hatta sana komik gelebilir ancak senin dediyin tarzdaki yaratma komikliyi biryana birsürü cevapsız soru ve garip düşünceler doğurmaktadır ben sana söylediyimi destekleyen ayet var ancak senin dediyinin bir dayanağı yok.geleli soruna tabi allah isteseydi kur an ı adem aleyselama indirirdi o bişeyi istedimi sadece OL der ve o hemen (bak evre evre yani yavaş dönüşümlü deyişimşi demiyor HEMEN oluverir diyor ayet.))hahu sana hemen neyi hatırlatıyor gündelik hayatta patronun sana hemen bu arsayı al diyor meselasen tamam patrondur evre evre alırımmı diyorsun:D hemen diyor ayet yani o an bulunduğun an (bu hemen insan merkezli yaşanılan dünya zaman mekan içi hemen kendi zamansızlığını çağrıştıracak deyil sakın saptırma.)BİZ BU KUR AN I AÇIK BERRAK BİR DİLLE İNDİRDİKKİ OKUYUP AKIL EDESİNİZ DİYE)evet ayet gayet açık yani insana sesleniyor allah hemde okuyup anlayalım diye o yüzden saptırma başka manaya çekip işkembeden şeyler ortaya atma…………..başlangıçta her canlı ALLAHIN inayeti ile bugünkü donanımda yaratıldı insanda aynı.bak ayet ne diyor.BİZ İNSANI SÜZME BALÇIKTAN YARATTIK …….ONA EN GÜZEL BİÇİMDE SURET ŞEKİL VERDİK……(tekhücreden yaratılış adına hiçbir atıf yok ne diyor bak iyi anla belkide şeytan senin kalbinin anahtarını çalmış birtürlü berçeyi görmene izin vermiyor.kendini şeytandan kurtar kalbini gerçeklere aç.anlamaya çalış ne diyor ayet bak EN GÜZEL ŞEKİLDE SURET VERDİK diyoryani başlangıçta tamda insanı bugünkü insan anatomisinde ve fıtratında yaratıyor………..ALLAH insanlığın geçen zamanla birlikte ihtiyaçlarına göre yeni kitaplar indiriyor ve en sonunda da kur,an ı indiriyor.bak bak sana çok basit bir örnek şu an baktığın her gün hayatının bir parçası olan bilgisayarı düşü iyi dinle göz gezdirerek okuma benim ne demek istediyimi anlamaya çalış.bu bilgisayar ı nasıl aldın ????tam donanımlı ve en mükemmel surette deyilmi:D ??yani bu bilgisayarı yapan tam eksiksiz ve en güzel şekilde yapmış aynen insan ın yaradılışı gibi düşün:D tam ve eksiksiz bilgisayar başlarda işini yapıyor ona yüklenen yazılımlar dahilinde.ama zaman geçtikce yeni ihtiyaçlara gerek kalıyor sürekli güncellenmesi gerekiyor yeni parçalar falan sen mesajı aldın ne demek istediyimi şimdi anladınmı.işte insanda başlangıçta tam bir suretle yaratılıyor ancakinsanın geçen zamanla birlikte insanoğlu ÇOĞALDIKÇA ihtiyaçlara göre ALLAH şeriatini indiriyor ve din kur anla birlikte evrensel olarak kemale eriyor.ve bundan sonraki zamanlarda kur an sonsuza kadar tek rehberdir geçen zamanın deyişimlerine gereksinim olan yorumlarıda o yaşanılan dönemin din alimleri diyaneti nin yorumuna fetbasına bakarak yaşayacağız.ayrıca hz MUHAMMED in ve EHLİBEYT inin öyretileri sonsuza kadar ihtilaha düşülen mevzularda insanlara rehber olacaktır………!!!!!!!!!kardeş ilişkisine gelince…sana böyle bir örnek vereyim.geçen yıl hindistanda adamın biri bir köpekle nikah kıydı.papua yeni ginede bu gün bile yeni yeni ortaya çıkan kabilelerin bırak kardeşi evlenmeyi artık kendilerince gereksiz gördükleri eşlerini yiyorlar….ne demek istiyorum sana yani ALLAHIN varlığını duymayan insanlar ilahi öyretiden bihaber olan insanlar için sınır yoktur çinde ölü doğan ceninleri yiyorlar her şeyi yiyorlar korede en sevilen et köpek etidir geçen sene ülkede köpeklerin soyu tükenmeyle karşı karşıya gelmesiyle bir müddet köpek yemek yasaklandı…yeryüzü tesadüflerle oluşsaydı yada ALLAH yaradıp ama asla bir kitap peygamber gelmeseydi insanlar tamamen aynı bu anlattığım tipte her ırkın kendine göre marjinal alışknlıkları olacaktı…..işte şu an kardeşle evlenmek bize nekedar sapık ve ürpertici geliyorsa bunun tek nedeni ALLAH peygamberi ve insanlığın binlerce yıldır bundan aldığı edep yaşam şekli anane olmuş ta kafamızı bıra zerremize kadar işlemiştir bu bilinç.ancak başlangıçta dünyadaki yaşamı ilahi yasa çerçevesinde sürdüren yüce ALLAH insanoğlunu mükemmel yaratıp ona irade vererek artık insanı kendi iradesine bırakmıştır ALLAH insanların ne yapacağına insanın iradesi dahilinde yapmasına izin vermiştir o herşeyi geleceyi bilen ancak duaya icabet dışında insanın iradesine müdahale etmez çünki hesabı verecek olan insan sonunda kendi yaptıklarının iyide olsa kötüde hesabını verir……………ha bide tutturmuşsun uzay bilim falan kardeşim allah kuran da ikiyüz küsürkere uyanın ve akıl edin düşünün der tabi bilim.kuran bilime ters düşmezki eyer bilim kuran a ters düşüyorsa demekki henüz o bilim yetersizdir darwin e kadar olan süreçteki yaygın görüş maddecilik kuran a tamamen ters düşer ancak bilim son yıllarda big beng teorisini çok güçlü kanıtlarla ortaya attı ve bugün en makul görünen budur buda kur an ın yaradılış öyretisiyle birebir örtüşmektedir….ayrıca darwin in zamanında daha hüçre içini ortaya çıkaraçak bir mikroskop olmadığı için darwin doğal seleksiyondan bahsediyordu şimdiki şartlarda hüçre içi makanizmayı görseydi eminim küçük dilini yutardı. dünün darwin istleri bugün hüçre içi kamçılı motor dna rna yı ve adeta bir fabrika gibi çalışan hüçre içi makanizmayı keşfedince işin içinden çıkamayıp artık akıllı tasarımdan sözetmeye başladılar yani tanrı yani ALLAH …çünki bilim zaman zaman sağa sola sapsada insanoğlu eninde sonunda ışığın kaynağına doğru ilerleyecektir….uzay meselesine gelince insanoğlu şu an uzay denince daha emekleme bile sayılmayacak kadar yolun başındadır.daha uzay namına ne biliyoruzki.şu an görebildiyimiz sadece burnumuzun ucu.uzayda milyarlarca galaksivar her galakside bir okadar güneş sistem,i biz daha bırak uzayı bırak galaksileri daha kendi samanyolu galaksimizi bırak daha kendi güneş sistemimizi çözemedik hal böyle ike uzaydan bahsetmek çok acı birokadarda anlamsız..sadece uydumuz olan ay ın hakkındaki bilgiler dışıda güneş sistemimizdaki diyer gezegenler hakkında tahminin ötesinde henüz bişe yok.kara delikler sönmüş bir yıldızın içine çöküşünü.evren genişledikçe sonra tekrar içine çöküş geri ye dönüş olacakmı evrenin kütle çekimlerinin gücü birgün patlamanın vermiş olduğu hızdan daha baskın çıkarak evren daralmaya doğru başlangıça geridönecekmi ve genişlemekte ola evrenin ötesindeki feza nedir orası ve bunun gibi birsürüsorunun cevabı yok sadece spekülasyonlardan ibaret …………evrendeki canlı cansız herşey ALLAHI tesbih eder……

  469. hahahaha kuran niye pat diye gelmemiş ondan önce başka kitaplar gelmiş :) hani insanı pat diye yarattı ya evre evre yaratmadı ya kuran niye pat diye ademe gelmemiş :) bu arada hani kuran olmamış olsa din olmamış olsa sana normal gelecek yani kardeş ile olan ilişki böyle mi anlıyorum ? hani kuran evrenseldi her insana her kişiye göre gelmemişti? günün şartları ve değişen teknolojide artık hükmü yokmu yoksa eskilerin masallarını mı anlatıyor bu kuran =? yoksa şu an tıp bilimi uzay bilimi ve çeşitli bilim dalları yalan söylüyor da senin hocaların dogrumu söylüyor? peki ne ile kıyaslamalıyız senin dogrularını ? kıstas nedir? altının bile kıstası vardır? senin söylediklerinin kıstası nedir? ben bilim ile hakikat ile kuranı kıstas ediyorum ya sen geçmişteki dedelerin bilgileri ile mi kıstas ediyorsun? vallaha sen yaşamıyorsun demek ki arı nerden balı toplayacagını bilir öyle şaşırmış halde uçmaz ona rotayı veren allah şu an da veriyorsa kuranı sana geçmişteki dedelerinin söyledikleri yalanlarla yorumluyorsan kıstas ediyorsan dün dünde kaldı cancazım bugün yeni şeyler söylemek lazım derim sana. Peygamberimiz de zamanında dogruları söyledi diye kabul görmedi pek az kişi iman etti. şimdi kuranda ki dogruları ilmi olarak açıklanınca rahatsız olanların niyetleri nedir acaba ? yoksa insanları kuranın mucizlerini allahın büyüklüğünü gösterip kalplerine tekrar allah aşkını aşılamaktan korkan zihniyet kimlere hizmet ediyor acaba ? kuranın ve islamın en büyük düşmanları müslümanım diye namaz kılıp müslüman gibi görünen sonra evde nasıl makara yaptım diye gülen kişilerden gelmiştir. ama onların sadece kendilerini kandırdıkları ortaya çıkmıştır. Allah alemleri eğlence için yaratmamıştır. Eğlence edinecek olsaydı kendi katından edinirdi zaten. Allah alemleri Hakk, hakikat ile yarattı.
    yani bu hakikat ile batılı karıştırıp masallarla insanları kandıranların amacı gerçekleri saklamalarından kaynaklanır. gerçekleri onlar cocuklarının adı gibi bilir ama kimseye söylemezler korkarlar bu sırrı herkes çözecek diye. yoksa bu korku niye ? Bu sözlerim de anlamaya bilirsin. Aramıza cami hocası diye sokulan özel eğitilmiş dini parayla satan dini imanı para olan islam düşmanı kişileredir bu sözlerim. Demlenmeden pişen çayın tadı olmaz. bir oradan bir buradan yarım yamalak bilgi ile de bal olmaz. korku ile de din olmaz. İslamiyette de cahillik olmaz.

  470. hadi ordan be kardeşim bırak boş lafları.tutturmuşsun bir allahın gücü yetmedimi de sadece adem i yarattı diye…ya sana yukarıda bununla ilgili çok şey yazdım ama sn herşeye kapalısın bu nedenle kes artık faydasıyok sen anlamassın.o zaman bende diyeyimmi allahın hemen yaratmaya gücü yetmedimide evre evre yarattı.yahu anlayamadığın bişe var herşey bir ilahi yasa çerçevesinde olmuştur .sen böyle arzu ediyorsun diye ayetleri yalanlayamassın.adem insan demek ama bazı ayetlerde tekil kişiye atıf yapılmaktadır.hem insan ademdir hemde ilk insana verilen ad ademdir.va tüm ilahi dinlerde bir adem vardır.tahrip edildiyini söylediyimiz dinlerde de ufak farklılıklar hariç bir adem gerçeyi vardır.ALLAH TÜM CANLILARI BİRANDA VE BUGÜNKÜ ŞEKLİYLE YARATMIŞTIR VE ENSON İNSANI YARATIP VE İLK İNSAN IN ADI ADEMDİR EŞİNİN ADI KURAN DA GEÇMEZ AMA BİR EŞTEN BAHSEDER.VE SONRA İNSANLAR BİRBİRİNDEN YARATILMIŞ ÜREMİŞ ÇOĞALMIŞTIR.NUH TUFANINDAN SONRA İNSAN IRKI YENİDEN ÇOĞALMAYA İLK BAŞTAKİ GİBİ YENİDEN BİR SÜREÇTEN GEÇMİŞTİR.KARDEŞLERLE EVLENMEK BUGÜN SİZE ÇOK DEHŞET VERİCİ GELMESİNİNTEK NEDENİ DİNSEL ÖYRETİDİR EYER YERYÜZÜNDE İLAHİ BİR KİTAP ÖYRETİ OLMASAYDI KARDEŞ KAVRAMI NAMUS FALAN ÖNEM ARZETMEZDİ AMA İLK İNSANIN YARATILDIĞI DÖNEMDE BU DEDİKLERİN BİR ÖNEM ARZETMEZDİ.ALLAH İNSANIN ÜREMESİ ÇOĞALMASI İÇİN O ZAMAN VE ŞARTLAR GEREYİ BÖYLE ŞERİAT UYGUN GÖRMÜŞTÜR SONRA İNSANLAR ÇOĞALDIKÇA İHTİYAÇLARA GÖRE YENİ ŞERİATLER GELMİŞTİR.SON ŞERİAT KURAN LA GELMİŞ VE ALLAH KİTABINI TAMAMLAMIŞTIR…….sıcak bir gölette var olan tek hücreli canlının evrim geçirerek yada akıllı bir güç tarafından birsürü çeşitlilik sağlaması o canlının suda yaşayan canlının yani solungaçlı olan canlının aynı zamanda karada yaşamaya elverişli hala gelmesi binlerce çeşide bölünmesi sonra insan milyonlarca yıllık serüvenden sonra birara hayvan gibi yaşıyor ama allahın buna gücü yetmiyor beklemesi lazım önce insan pardon hayvan insan olması lazım dimi …..sonra yeryüzünde yüzbinlerce insan ve allah karar veriyor ve bu insanlardan ikisini alıp meleklere secde ettirip onları cennete yasak ağacın yanına yerleştiriyor.bu arada diyer insanlarda heyecanla beliyor dünyada herkes televizyon başında seyrediyorlar ademle eşini yasaklı meyveyi yiyeceklermi yoksa yemiyeceklermi die.:D…..diyer insanların tedirginliyişu adem meyveyi yemesse cennette kalacak ozaman allah bizide alacakmı cennete diye heyecenla bekliyorlar ee eyer kendileri cennete alınmassa mazallah ne yaparlar ozaman ….ee yerse meyveyi adem ozamanda ben gitsem yemezdim ulan sen ne karaktersizsin diye yanlarına geldiyinde onu naparlardı acaba..yahu bırakın bu saçmalıkları yahu adem aleyselam ilk insan ve ilk peygamberdir.ALLAH SİZE AKIL FİKİR VERSİN .başka ne diyeyim sen deyişmessin oğlum sen bana yazma artık sen kapalısın anlamassın çünkü herşeyi her kaynağı aşağılıyorsun sadece kendi aklına güveniyorsun tamam aklına güven ama arı bal yapmak için her çiçekten öz alır sonra bal yapar……!!!!!!!!!!!!

  471. satır satır indirilen kurana…. bir saniye satır satır indirilen kurana alla alla acaba satırlar alınıpta sürelere getirilmesi ile okuma uslubunda terslik yaratanlar kimlerdir acaba bu ehli keyif alimlermidir? yoksa kuran anlaşılmasın diyemi böyle yazılmıştır? arkadaşım biz sana kuran ayetlerinden cımbızla bir şey okumuyoruz. satır satır okuyoruz. bu arada kuranı okumadıgımızı nerden bilipte yorumluyorsun? kurandan öncekii kitaplar dan tut mitolojiye kadar incelemiş biri olarak hatta bilimsel ispatlara dayanarak sana kurandan ayetleri okuyorum. sonra allahın büyüklüğünü anlatıyorum. sen diyorsun darwinci ? darwincilik allah yok diyor ben allahın büyüklüğünü anlatıyorum kuranın mucizelerinii anlatıyorum? sen neyi anlatıyorsun ? adem insan demek ve bir bayan okursa adem olarak kendini görecek ve karşısındaki kişi de eşi olacaktır. bukadar yalın bir anlatımı vardır. yani sen ve senin gibilerin yüzünden ensest ilişkilere yeşil ışık yakılıyor ki allah bukadar aciz di en başta gücü yetmedi de böyle yarattı. sonra hokkabazlık yaptı da kavimlere ayırdı. orada aynı nefsten yarattık diyor aynı nefs nedir biilirmisin. ? sen daha nefis ile insanın ne manaya geldiğini kavrayamıyorsun… hatta kuran erkek kitabı zaten o yüzden de cennette erkeklere huri var bir bayana nuri var olacak dimi mantık bu ? huri ismi adem ismi hep farklı şeyler yani burada dişilik sadece çift olarak belirtiliyor? hadi gelelim şu konuya. cuma ayeti nedir? tüm iman sahipleri diyor dimi ama hadisci ehli keyifler diyor ki bayanlar camiye gelemez. niye çünkü hadisler öyle… peki kuran ne diyor? çok okumuş arkadaşlar bilir her müslümana farz diyor? peki niiye camilerde bayan yok çünkü ehli keyif abiler istememiş. kuranı alıp kendi kafalarına göre yorumlayıp peygamberimizin üstüne iftira atarak onun sözüymüş gibi yansıtarak insanları etki altına almış. hani şimdi uzaya gidipte orada analiz yapan adama sen bilmezsin bizim eski dedeler bilir diyebilecek kadar at gözlüğü ile dünya ya bakan insanlarla ne tartışılır ne konuşulur. sadece anlamamasına sinirlerini bozar günaha girersin. arkadaşım günaha sokma milleti. vebalı büyüktür. sen biraz daha araştır soruştur insanların etkisinde kalma. alimlerini de sorgula hatta peygamberi allahı da sorgula allah akıl fiikir verdim diyor. böyle aciz kücük şeylerle allahın büyüklüğünü kücültme. hani hesap zamanı herkes gidecekleri yere razı olacak ya. hani soracaklar itiraz edecek bahanen olmayacak ya. o gün sormazmı insan yaf o gün adem ile havvanın cocukları evlenmiş ilişkiye girmiş bende onlar gibi kardeşim ile oldum ona günah yokta niye bana var demezmi ? der der hemde hakkım dı bile der. ozaman allah pardon ozaman gücümüz bukadar dı sonra geliştik geliştirdik haklısınmı diyecek? vah vah vallaha yazık… şirk koşmadan inanın bana diyen allah cenneti cehennemi koymuş. yani ona inanmazsak cehennem inanırsak cennet mi vaat ediyor? vah vahh. ne yazık şartlı iman edenler o münafıkların namazını yüzüne vuracakta rezil edecek tüh tüh diyecekler sonra biz ne rezil insanlarmışız diyecekler. vallaha fazla rezillik yapmayalım burada fikirlerini yazmak herkesin hakkı ama fikirlere saldırmak cahillikle iitam etmek olmaz

  472. cenk kardeş sana yukarıda daha önceden senin dinin sana benim dinim bana diyerek muhabbeti kesmiştim .çünkü senin tamamen ben doğruyum diyerek başka fikirlere kapalı olman ve ben seninle yukarıda sorduğum sorulara tek tek cevap verip doğru söylemlerini açıklayacağına birsürü şey ama biokadarda hiçbirşey yazmıştın bende o nedenle seninle asla bi açık görüşlü masum münakaşa sorgulama yorumlama fikiralışverişi bilgipaylaşımı olmayacağını anladığım için sana artık sen sana ben bana demiştim ama bana sonradanbirsürü şeyler yazmışsın …oysa ben yukayıdaki benim yazılarıma cevaben yazan bayana hitaben yazdım tavrımın sertliyi onun peşinhükümlü yaklaşımındandır sanane kardeş.tama senin adını yazdım ama sana sataşmak için deyil ismini okuyanları senin yazdıklarına yönlendirmek naden çünki ben yukarıdaki yazılarımı sana hitaben yazdığım için seni okumadan beni okuyanlar yazılarımı kendi üzerlerine almamaları içindir…senin kapalı oluşun senle muhabbeti kapatmama neden olmuştur bana yazma sen önce kuran ı tamamen oku .beni boşver ben sadece burada bana hiap olursa yazıyorum.senin fikrin sana ben bana kesiyorum .ALLAH doğruyulu nasip etsin hepimize……..!!!!!!!!!

  473. ben kimseye saldırmam ama kur an da açık ayetle belirtilen bir konunun üzerini laf ebeliyiyle örtüp materyalist felsefenin öyretilerini kendi mantık çerçevesinde harmanlayıp kuran da ki bir ayeti cımbızlayıp kafasına göre bir sav ortaya atan tam cahildir diyorum.ben atatürkün astırdığı deyil tamda onun çizgisindeki çağcıl bir cumhuriyet genciyim ve benim görüşlerde atatürkün dine karşı bakış açısına uyar.atamızda kuran ın türkçe okunma ve mealine işaret ederdi bende aynı fikirdeyim .sorun nedir sorun bazı insanlar hala kuran ı asla bırak baştan sona okumayı daha kapağını bile açmamıştır sadece cımbızla seçerek kafasına göre işkembeden söylemlerle fikir sahibi oluyorlar.ben takma akılla hareket etmem fakat ehli beyt ve büyük alimlerden feyz almadan peygamberimizin hadislerine bakmadan okumadan islamdan bahsetmek yavandır.tekrar diyorum kuran ı tamamını okumadan bazı ayetleri okuyup bişeyler söylemek yanlıştır çünkü kur an ı kerim derki biz insanı zayıf yarattık başka bir ayette derki biz insanı çok güçlü donanımlı yarattık başka bir ayette .kafirleri gördüyünüz yerde öldürün yine bazı ayet bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibidir der şimdi siz bu ayetleri cımbızla secerseniz istediyiniz çelişkiyi bulursunuz yada allahın emri diye biri gider bir müsliman olmayanı öldürür.işte sizin durumunuz bu ayetleri tek tek ele alırsanız istediyiniz yere monte edip söyleminize dayanak gösterirsiniz.ancak kuran ı kerimi bütün olarak okuma ve olaylar zincirini ve nereye varmak istediyini anlamaya çalışın ve ozaman kur an,ı kerimin insanoğlunu biranda ve mükemmel bugünkü donanımda yarattığı izlenimine kitap bittiyi andan itibaren kapılacaksınız .SADECE KUR,AN I KERİMİ OKUYUN.önce onu anlayın sonra başka şeyler.bu flatform bir paylaşım yeridir herkes fikrini beyanda özgürdür ben yukarıdaki hanım arkadaşın direk kafadan cahillikle itamına karşın.cahil dedim sonuş ta etki tepki mecelesi.konuşma uslubu sohbet uslubunu öyrenmediyimi söyleyen arkadaş o an heralde şeytanın kötü vesvese vermesine karşı koyamadı bu neden le ona bişe diyemem demekki henüz eksikyanları çok.ona kuran ı baştan sona okumasını tavsiye ediyorum.yazılarıma gelince noktası virgülüne bakmadığımı biliyorum kısıtlı zamanda alalacele buraya yazdığım yazıların noktasına virigülüne bakacağına içeriyine baksın.lafın kısası ve özü şudur kuran oku ve anlamaya çalış ben birçok fikre saygı duyarım ama biri kuran da olmayanı kendinden katarak anlatırsa buna karşı çıkarım saygılar….!!!!!!

  474. s.a ayhan kardeş. fazla ileri gidiyorsun. cahil lafın bence senin cahiliklerin olmasın. diyorum ki ayetler aynı oksijen gibidir sende farklı bende farklı etki yaratır diyorum. ayetleri tartışmıyorum. senin dinin senin kapasiten sana diiyorum kendini biizden akıllı görmen şeytanın kibrine denk geliyor? sanırım siz ve sizin gibileri Atatürk asmıştı. keşke biraz daha uzun yaşasaymış ta dini bozan yobazlardan kurtarsaymış. çok uyraşmış ama nerdee mantar gibi cahillik türemiş. yazdıklarına sadece gülüyorum fakat konuyu saldırı düzeyine çekmeye çalışırsan ozaman boyutları farklı konumlara taşıyabilirim ama seni sen ile bıraktım kendi yorumlarını kendine sakla dedim. benim cahilliğim varsa eğer hodri meydan yazılarımda ayet olmayan tek bir unsur göster ozaman sana hak vereyim. hatta ben sana bilimsel ispat veriyorum sen göremiyorsun ayet ile cevap veriyorum onlar görmez diiyorum onlardan oluyorsun cahiille sohbbeti kes diyor sohbeti kesiyorum sen adımı telafuz ederek saldırıyorsun bu yaran nerden geliyor anlamıyorum ? yoksa hocaların mı akıl veriyor? Neyse uzatmayalım ben senin anlattıgın şekilde allaha inanmıyorum. hani senin allahın kalkıp beni cehenneme atacaksa razıyım zaten cennet cehennemi isteyene versin şirk koşmadan inanacaksan kalbinde inan başkalarının sözlerinden yola çıkarak kendi fikrin gibi savunma. kuranda ki cahil olmayın lafı bence tam yerinde senin adına ama allah hidayet versin sana ne diyelim. senin gibiler yüzünden bu din kirlenmiş hatta peygamber efendimiz vebal altında kalmıştır hatta ona soracaklar sen mi söyledin bu hadisleri diye soracaklar oda haşa diyecek ben sadece ayetlerini söyledim. eee şimdi ayhan kardeşin inandıklarını söyleyenlere ayetler yetmedi de kuranı değiştirmeye güçler yetmedi de sözlerle mi bozacaklar sanıyorsun. komiksin. araştırmışsın ama eksik araştırmışsın. samimi olamamışsın. konuşma uslubunu sohbet uslubunu bile ögrenememiş bir insanın kalkıpta allah demesi nekadar samimi bunu tartışmak lazım bence

  475. hz muhammet ne demiş?ben ilmin kapısıyım ali anahtarıdır benden sonra ilmi aliden öyrenin.ali yi seven beni sever beni seven allahı sevmişdir diyor peygamberimiz.bak haz muhammed hz ali okuyun ne demiş adem hakkında.islam aleminin gelmiş geçmiş en zeki en akıllı hocaların hocası imamların imamı imamıazam ebu hanifi.ne demiş yaradılış hakkında okuyun .aynı görüşleri takip eden bu çağın yorumcusu elmalılı hamdi yazır bu insan kırk yılını ömrünü dine verdi dünyaca saygı gören kabulgören alimimiz.ve bugünün en deyerli prof alimleri .mustafa islamoğlu ömrünü verdi bu işe yaşar nuri bayraktar hoca.bunlarıda okuyun yoksa öyle hiç bir dini kaynaktan yararlanmazsanız işte böyle saçma ve sapkın fikirlere bürünürsünüz.okuyup araştırın sonra yine kur an okuyun sonra fikir sahibi olun cahillik yapmayın.sait nursi okuyun .ALLAH ilahi yasasını bozmaz o başka bişe ama insanın ihtiyacına göre şeriatlerde deyişir.yahudilerde iç yağı helaldi hz isa geldi yasakladı.neden peki işte anlayın allah herzaman son kitap kua an ı kerimdede herzaman insan için kolaylaştırıcı hükümler vermiştir allah geçen zaman içerisinde insani ihtiyaçlara göre şeriatler yani kanunlar kurallar indirmiştir.düşünün beşeri yasalarda aynıdır bir ama yasa vardır deyişmez ama zaman geçtikçe ihtiyaçlara ve gereksinimlere göre kanun deyişir iş te buda böyle bişeydir yoksa lefti mahruz yani anayasa deyişmiyor allah vadinden dönmez.insanların çoğalması için başlangıçta allah böyle uygun görmüştür.zaten biriki kuşak geçince ortada kardeş diye bişede kalmamaktadır bu gün bile iki kardeş düşünün evleniyorlar çoçukları birbiriyle evleniyor yani amca çocukları bugün bile evleniyorlar.arada ozaman sadece 1 kuşak vardır onlarda allahın emriyle ikizler önceki sonraki yle evlendirilmiştir.ayrıca kur an ı kerim adem in çocuklarında da bahseder onların allah yolunda cömertlikle sınandıkları konu edilir açın KUR,AN OKUYUN cahil olmayın .sözlerim cenk ve demet gibiler içindir .allahın insanı ve bütün canlıları biranda ve bugünümüzde olduğu komlekste ve donanımda yarattığına inanan tüüm kardeşlere selam olsun …………!!!!!!!!!!

  476. bakın eyer siz bu kur,an a inanıyorsanız her ayete inanmanız gerekir ama derseniz ben bunu sevmedim bu yanlış bu tam bana göre diye ayetleri siz ona deyil onu size uydurmaya çalışırsanız işte o zaman hiç kuandan islamdan falan bahsetmeyin siz gidin yaradılış efsanenizin senaryosunu kendiniz yazın öylede inanın ama ben kurandan yola çıkarak böyle konuşuyorum diye falan hiç kendinizi kandırmayın .kuran da bir ayet var derki bu kuranda bir ayeti kabul etmeyen inanmayan bütün ayetleri dışlamış inanmamış olur yani bütün ayetlere iman edeceksin.yada gidip darwinin koltuğunun altına gireceksin..

  477. ya demet sanırım bana hitaben yazmışsın cahil diye peki sen adem havva olayını hangi dine dayanarak yorumluyorsun?? tevratı incili ve kur,an ı okumuş ve yıllarını bu konulara vermiş biri olarak sana diyorumki asıl sen koskoca bir CAHİLSİN.bütün kitaplar adem ve eşinden bahseder.tabi ALLAH isteseydi milyonlarca insanı biranda yaratırdı ancak sünnetullah allahın yaradılış pilanı kanunu şeriati kura,an da ki anlatım üzerine olmuştur ben size ayetlerden kurandan ayetler yazıyorum sen ise nereden işkembeden atıyon.başlangıçta ilahi plan gereyi birçift insan yaratmış ve onların yine ilahi yasa gereyi cennetten çıkarılma vedünya yaşamında devam etme olmuştur.ne diyor ayetler oku biz ademi yarattık ondanda eşini yarattık .başka bir ayette (ve siz birbirinizden yaradılıp durmaktasınız ) diyor ayet.allah tabi istediyini yapar ne diyor ayette ALLAH İSTESEYDİ HEPİNİZİ AYNI ÜMMET YAPARDI.ama insanlığın parçaparça fırkalara ayrılmasında fayda görmüştür.herşeyi işte allah şöyle yapardı böyle yapardı diyerek olmaz ilahi yasa diye bişe var oda kuran da bellidir.OKU.

  478. yaaa arkadaslar… bu kadar kara cahiilll. olamazsınız.yerı gogu yaratan allahtır ve onun gucu essız sonsuzdur. eger bız bunu bılıp buna ıman edıyorsk. eger allahın hz meryemı babasız bır cocuk dunyaya getırmesıne saygı duyup yorum yapmayıp kabul etmıssekallahın gucunu sorgulayıcılıgımız yok demektır vee bızler de ıman edenlerızzzz. elhamdulıllah muslumanım tamam.. ALLAHA ınanıyorum teklıgıne bırlıgınee oda tamam.
    ama ınsanlıgaa 4 kıtap gonderd yanı ılk gonderdıgı dınden son gonderdıgı dıne ve ılk kıtabından son gonderdıgı kıtaba kadar ınsanlıga kardesıyle bırlıkte olmayııı uygun bulmamıstır ve hıcbır dındede kardes kardesle evlenemez….. yanı adem ıle havva teorısı burada suya dusuyor demek olur….soyle soylıyeyım allahın sadece ıkı tane ınsan yaratmayamı gucu yetıyordu.(tovbe tovbe……)ya allahın gucunu allahın yaratıcılıgı sadece ıkı ınsanamı yetıyorrr. arkadaslar yapmayın bunu yaaaaa allah ıstese mılyarlarca mılyonlarcaaa ınsanı bır anda yaratabılecek buyukluktedır……

  479. eyer gerçekten türler öbürtürlerle yavaş gelişmelerle türemişse,neden sayısız ara geçiş formuna rastlayamıyoruz?neden doğa bir karmaşa halinde deyilde,tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde?sayısız ara geçiş formu olmalı,FAKAT NİÇİN YERYÜZÜNÜZ SAYILAMAYACAK KADAR ÇOK KATMANINDAGÖMÜLÜ OLARAK BULAMIYORUZ…NİÇİN HER JEOLOJİK YAPI VE HER TABAKA BÖYLE BAĞLANTILARLA DOLU DEĞİL?JEOLOJİ İYİ DERECELENDİRİLMİŞ BİR SÜREÇ ORTAYA ÇIKARMAKTADIR VE BELKİDE BU BENİM TEORİME KARŞI İLERİ SÜRÜLECEK İTİRAZ OLACAKTIR.(CHARLES DARWIN,THE ORIGIN OF SPECIES,S.172,280)………………………………………………………ve darwin bu şekilde söylemiştir ve böylede olmuştur 150 yıl geçmesine rağmen hala ara geçiş formu bulınmamıştır.bulunanlar müstakil ve sonderece mükemmel düzeyde yaratılan canlılardır.bundan sonrada hiçbirzaman bulunamayacaktır.çünkü alemlerin rabbi olan ALLAH tüm canlıları bugünkü gibi mükemmel ve donanımlı olarak evre evre deyil biranda yaratmıştır…

  480. s.a ayhan ne güzel bak bu konu da anlaştık sen inandıklarında inançlısın ben inandıklarımda. sonuçta Peygamber efendimiiz zamanında da ona inanmayanlar inanmamış yada inanlar da inanmış kolay kolay kimse vaz geçmemiş inancından. bu inanç nekadar samimii inandıgında bağlıdır. Ben inandıklarımda samimiyim sende ozaman bu konu burada kapanmıştır, diiyorum. bu durumda sana duvara yazma demiyorum senin ile bu konuyu tartışmayı kapat manasında diiyorum. Bu arada şu fikriine de katılıyorum. Ben sana BBC izle diyorsam sende Saygı duydugum hocaların kitaplarını oku diyorsun. Fakat yine bir ayet ile cevap vereyim sanılara kapılmayın der. Bazıları günaha sokar der. Niye der ben bu yazılanları okumuyor ve takip etmiyorum sanıyorsun. Bu konuda her gün yeni şeyler okuyor yeni araştırmaları takip ediyor ve tekrar tekrar düşünüyorum. Ve aklımaa ve kalbime yatmıyorsa yatmıyor diyorum yok eğer yatıyorsa yatmıştır ozaman da inandıklarıma iman ediyorum. Bu konu da da sorun yok. Yani seninle tartışacak pek konu yok diyorum.Umarım anlamışsındır.
    Allaha emanet

  481. hz muhammed ilim için hz aliyi gösteriyor oku hz muhammedin hayatını hz alinin deyerli sözleri var oku.materyalist kesim in yaptığı belgeseller bugün ün bilimiyle böyle yarın başka.onlara itimad etme kafakarıştırmaktan başka birişe yaramaz.hiç boşuna uğraşma kendinide kandırma islam hiçbirzaman evrim teorisini desteklemez bunu da böyle bil…………………..

  482. anlaşıldı sen doğru bildiyin yanlışlarla devam et bende benim doğrularımla devam edicem yanikısacası senin dinin aklın sana benimki bana…….ayrıca sana saldırdığım falan yok bilgi almak isteyim hiç olama neyn bilgisini alıcam benimle taban tabana zıt olan biriyle derinlere dalıp iyi bir sohbet yapmam mümkün deyil sen bana göre daha ilk baş bana zıtsın senin fikirlerin.sana hangi ayeti söylesem ya lstikgibi çekiştiriyorsun yada farklı anlam yüklüyorsun.unutma dünyanı en akıllısı sen deyilsin başka din alimlerindende feyz al mesela yaşar nuri bayraktar hoca.mustafa islamoğlu.abdüllaziz bayındır.bunlar dedelerinin masallarını anlatmıyorlar seninlede aynıçağda yaşayıp ve aynı derecede ileri görüşlü alimlerdir.onları oku islam aleminde saygı duyulan elmalılı hamdi yazır ı oku her çiçekten bal al.ozaman kuranıda oku sonra da bunları harmanla inan benim dediklerimle birebir şeyler bulacaksın……..sohbete gelince isterkes ister keme.ben butarz sitelerde kendi fikirlerimi paylaşıyorum.dilersen cevap verirsin dilersen verme kes diyemessin ona ben karar veririm…

  483. s.a
    Aynı bütünün ayrılarıyız. Gayri değiliz. Ben senim sen bensin bunu bilmiyoruz.

    Nefis bin bir türlüdür. Sizde bir türlü bizde bir türlüdür.

    Hz Muhammet Hz İsa yada ayşe fatma ali hüseyiin hepsi tek bir nefse sahip. Nefsi terbiye edebilen de mertebelerde ayrı ayrıdır. Teknik olarak nefs yerine demir diyelim demir maddesi aynıdır ama farklı ellerde farklı farklı şekil alır.

    somut şeyler evet istiyorsun. ben şimdi peygamberliğimi ilan ediyorum. ve hatta dur hele bir öbür tarafa gideyim sana cennetten toprak getireyim. sen bana 10 yaşındaki halinden somut şeyler getir hele şöyle ondan sonra geçmişten somut şeyler iste. Ben sana somut bilgiyi verdim git bilim belgesellerini izle dedim yani sana şimdi nasıl somut şeyler verebilirim. Hani peygamberlerimizden de somut şeyler istenmiş ama yine inanmamışlar ki seni mi inandıracaz ? neyse ademin hali isanın hali gibi dir sözüne cevap vereyim en azından ki sözlerimi ayetle cevaplamış gibi kalma..

    İsanın durumu ile Ademin durumu aynımı pekii Ozaman isanın annesi var. meryem hımm yani yine olmadı meryem nasıl var ? yada acaba önce havva mı varmış da adem gelmiş ? vallaha isanın durumu gibi nasıl olacak ademiin durumu ? ozaman ademinde annesi olmalı sanırım sil baştan savundugun şey ters düşüyor. Ama teknik olarak cevap verelim yinede kafan karışmasın.
    toprak Rahim olarak geçer Rahman da yagmur su olarak manalara geçer. Bu yüzden toprak ana deniir. Ademi de topraktan yarattım diyor isayı da yani her ikisinin arasında ki benzerlik Rahman kendisi bizzat aşılama yapmıştır. Bu yüzden ki Hiristiyanlar sapmıştır. İsaya Allahın oglu demişlerdiir. Allahtan mucize isterler sonra da Allah ol der meryem anında 9 ay beklemeden pat diye bebek yapar sonra bu bebek konuşur koşar filan kundakda durmaz hatta emeklemez bile direk koşmaya başlamıştır. nede olsa Allah ol dedi hemen oluverdi. Allah zaten boşuna demiiş sabret diye. Her neyse Hz.İsa Allahın oğludur ve ve meryem de anasıdır. vay bee ademiin durumuna bakalım meryem yok havva var ve ademi yaratmış. Aslında dünya yı da Allah yaratmış sen dünya ya da tapabiliirsin. nede olsa Allah yaratmıştır. Ama o bu tür şeylerden uzaktır. Neden Allah dogmamış Dogurmamıştır nede bir evlat edinmiştir. sadece bir mucizesinii gerçekleştirmiştir. ol demiştir ve rahim matebolizmasını değiştirmiş ve olmuştur ama öyle pat diye olmamıştır. bunları yazdırıyorsun farkındayım baştan niyetini belli ediyorsun. Saldırıp kızdırıp bilgi almak ama bunu yapmasanda bu bilgileri verecez para istemedik senden tarzın rahatsız edicii ve böyle devam edersen günaha sokacan beni bende seni gerek yok. Hani Kuranı hatim etmeyi tek seferle bırakmış biri değilim ki ayetle cevap verecen kafama takılsa zaten ben düşünürüm. Bu manada ayetle ayetleri cürütemezsin. sadece anlama şeklin farklı olur. seni cürüttüm yada ben sen cürüttüm olsa ne olur. aynı hiristiyanlar gibi benim allahım senin allahın tarzı olur. Ki inan bu tür bir sohbete peygamberimizi de çekmişler ve ayetle cevap verilmiş.Sohbeti kes.

  484. rahman ve rahim olan allahın adıyla………..ey insanlar sizi TEKBİR NEFİSTEN yaratan ondanda EŞİNİ yaratanve ikisinden pekçok ERKEK VE KADIN yaratıp meydanagetiren rabbinizden korkunkendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz allahın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının allah muhakkak sizin üzerinizde gözetleyicidir…NİSA (1)……………………………….bak bu ayette ALLAH bir nefis diyor ondan eşini diyor ve ikisinde çok erkek ve kadın yarattığını söylüyor bu ayeti bşka manalara çekmek tamamen şirk olur….

  485. allah tüm canlıları komleks olarak ve bir anda bizim anladığımız manada hemen yaratmıştır.allah evrelere ihtiyaç duymaz…..ANDOLSUN BİZ İNSANI SÜZME BALÇIKTAN YARATTIK….BİZ İNSANI BİR DAMLA SUDAN MENİDEN YARATTIK…bahsettiyin kelebekler mutasyon uğramazlar sadece ALLAHIN onlara verdiyi kamuflaj mucizesini kullanırlar tıpkı bukalemuda olduğu gibi….

  486. selam. yo yo yo yo cenk kardeş benim söylediklerime karşın yazdığın birsürü bişeyler var ama aslında biryığın boş şeyler bak tutturmuşsun bir demlenmede demlenme gidiyorsun.yahu ne demlenmesi ayata çay mantığıylamı bakacağız at gözlüyüylemi kardeşim.bana somut şeyler yaz lafı dolandırma anlamadığımdan deyil.somut tamam somut somut somut somut tamamm şu şöyledir bu böyledir diye bak ben nasıl acı bir yaradılışın süregelişini yazdım sen koskoca bir hiç benim senin söylediklerine karşın söyledilerimi ve senin söylediklerini çürüttüyüme karşın bana cevap ver bırak cahili mahili.tutturmuşsun bi evre.ALLAHne diyor sizi tek nefisten yarattık. ve birbirlerinizden yaratılıp durmaktasınız.bu 100000 yılda geçse ep aynı kalacaktır tamam.zaman mekan kavramınıda saptırma.allah kuranda hitap olarak kendi bulunduğu deyil insanoğlunun bulunduğu yaşadığı mekanı hayatı öngörerek ayet indiriyor.ne diyor ALLAH KUR,AN da isa çamurdan bir kuş yaptıda ona üfledi ve canlandı u çuverdi.hz isa ölüleri diriltti.ALLAH kendisiin bir canlıyı evre evre yaratması öte yandan hz isa nın ölüleri diriltmesi çamurn kuş yapıp uçurması.bunlarada eskilerin masallarımı diyeceksin zira bilirsinki 1 ayeti reddeden hepsni reddtmiş sayılır kur an ı aç oku göreceksin ayrıca herkes bilgisince anlar demişsin yani kapasitesince pki bu böbürlenmek deyilmi karşıdakini eksik yetersiz görmek deyilmi oysa kur an da biz bu kur an ı apaçık arabiönderdik okuyun anlayın diye yani kuran her iakıl sahibi insanın okuduğunda anlaya bileceyii düzeyde inmiştir ki ALLAH her müslim in kendi okusun anlasın diye islamda ruhban lık yoktur illa ilim öyreneceyim diye birilerine köle olmak gerekmez bazı anlayamadığımız ayetler hakkındada islam aleminde kabul görmüş alimlerden feyz alarak fikirsahibi olunabilir.geleli hz isa ya kaldığımız yerden devam etmeye.allahın bir yasası var evrensel sünnetullah.kanun sebep sonuç ilişkisi.allah insanı akılla donattı herşeyi çift yarattı erkekli dişiligüzel çirkin iyi kötüuzun kısa vesaire vesaire bu uzayıp gider böyle.eyer güzeli yaratıpçirkini yaratmasaydı güzelin deyeri naıl anlaşılırdı kötü olmasaydı iyinin rütbesi ne olurdu.bunlar allahın kainattaki ezelden ebed yaşam planının yasa gereyiydi ee doğruyuda bulmak için insanlara resuller kitaplar gönderdi.allah evre evre yaratırkern isaya neden çamurdan yaptırdığı kuşu canlandırıp uçurdu???hiç düşündünmü şte bugün senin gibilere örnek olsun diye sapkın fikirlere düşmeyin diye.hiç allh sünnetullahı bozarmı nediyor allah incildede var kur an dada (allahın yasasından kimse tek bir harf çıkaramaz diyor bozamaz bu kural kıyamete kadar böyledir.diyor allah.)tabi ayeti bire bir yazmadı ancak çıkan anlam budur sonuçta vurgunun amacı yerini buluyor sonuç itibariyle….ALLAH evre evreyarattıda isaya bu kainat kuralını deldirdi ölüleri dirilttirdi çamurdam yaptığı kuşu canlandırdımı haşa tabi allah tamda sünnetullaha aynen uyan bir mucize verdi başlangıçtaa yaptığının aynını aynı kudreti isaya verdibirşeyin olmasını istedimi ona OL der oda hemen oluverir.diyorsunki ALLAH ın bulunduğu yerde zaman mekan yok onun için 1 de 1 100000 de bir diyorsun anladık emenna.ama anlayamadığın bişe var dikkat et derne dal birkaç saniye deyi en az 2 dakika lambayı kapat karanlıkta düşün allah bize hitap ederken kendi ekanının yaza zamansızlığın olgusuna göre deyil bizim yaşamımızın zamanlılığın olgusunu gözeterek vahi verior.ee nede olsa zamansızlık sadece ona özgü bizim için anlamı olmayan ve iliminden bize verilmeyen bir mekanın üstüne anlayamadıklarımıı atmak kaçmaktan başka birşey deyildir cenk allahın sıfatlarını okuduğunda hep onun herşeyi istediyi anda yaratmasını görecekin.ha bana deme şidi allah istiyor ama onun zamanla işi olmadığı için hemen demesi bile bize 100000 yıl demek hayır allah bizim nladığımız anlamda yani dünya zaman mekan gözeterek ayet indiriyor.bunu böyle bil allah geçmişi geleceyi biliyta yaşıyor ancak biz zamanın kollarında yaşarken o bizim ihtiyaçlarımıza göre şeriat indiriyor.kitabları belli aralıklarla indirmesi de allahın canlıların insanların zaman kavramının getirdiyi ihtiyaçlara mütekabit olarak getiriyor..

  487. s.a ayhan kardeş. öncelikle zekatın manasını ileterek başlamak isterim. iç temizlik dış temizlik manası taşır. şimdi öncelikle bir iç temizlik gerekir. sanırım aptala yatarak kurnazlık yaptım demek bile çirkin bir düşüncenin temelidir. her neyse. çirkinde Allahtan dır kabulümüzdür. Ama cahillik kabülümüz değildir. cahil ile sohbeti kes ayetini hatırlatırım. Fakat bu konu da da şöyle bir söz söylemek gerekir. göklerde şahinde uçar karga da iki de aynı gökte aynı havayı solurlar fakat ikisininde dünya ya bakışı farklıdır. Bu yoldan çıkarsakta her farklı bakışa göre Kuranda kii ayetleri farklı farklı herkesin anlama kapasitesine göre anlatılmıştır der ve şimdi sen böyle anlıyorsan da cevap olarak senin dinin sana benim dinim bana diyerek tartışmak veya kavga etmek alaya almak yerine saygı duymak gerekir ki buradaki her fikre saygım vardır. Mesele zaten adem yada evrimde değildir. Hani bunların sohbeti niyedir? Çünkü Ataizm taraftarı arkadaşların Kurana çirkince laf söylemeleri ve Kalbimizde ki Allah ve peygamberimiz hakkında ileri geri konuşup yani cahilce konuşup insanların kafalarını karıştırıp Allah sevgisiinden koparmamaları içindiir mevzular bilimsel temelde araştırılmalıdır. bilim bir yoldur. ve Din de bir yoldur. Dinin manası hayat tarzını belirleyen yollardır. 7 milyar insanın 7 milyar bakışı vardır hepsi güneşe bakar ama farklı noktalardan ve farklı gözlerden ama hepsi aynı güneşe bakar. Etik olarak Buraya gelen tüm arkadaşların Baktıkları yer Allah olması biizlerin yolunun farklı olması alaya almak yada kücümsemek ile yürümez. Bilim Allahın izin verdiği sürece gelişiir. bundan 100 sene önce farklı bilimsel veriler var iken şimdi farklı bilimsel veriler vardır. ve dünya üzerinde kıtaların yeri bile her sene santim santim değişmektedir. kalkıp 100 sene önceki bilimsel verilerle şu anki durumu değerlendirmek komik olur. Hatta tüm gezegenler dünyanın etrafında dönüyor dünya merkez diyenler şimdi utandılarmı hayır sadece bilim sayesinde gerçekleri gördüler. peki ozaman bilim ilerki zamanlarda inşallah böyle veriler bulmaz da diyerek kalıplaşmış verilere sarılmanın atalarımızın yanlışını sürdürmekten öteye geçmeyen bir yöntem olacaktır. Allah herşeyi elbette bir an da ol diyince yaratmıştır fakat şöyle bir sorun vardır. Allahın zaman boyutu yoktur zaman boyutu içersinde yaşayan varlıklar bizleriz. istersen 1000 sene yaşa öldüğünde bir gün bile kalmadık diyecek biri olarak ozaman herşey bir anda oldu bitti diiyecek biri olarak bu zamanı nasıl acıklayacaksın ? hatta güzel bir örnek vermişsin 1000 sene önceye geri gittik demişsin ki çok güzel hatta 1000 sene değilde 100.000.000 sene önceye gidelim fark etmez. evrendeki gezegenler bile canlılar gibi haretlidir herşey bir değişim içersindedir. ve hepsinin kalıntıları ve fosili olacak onları bulacaz diye de bekleyemeyiz. Biizler şu an oluşum içersinde gelişenleri izleyerek düşünebiliriz. Onlar görmez derken acaba geçmişi yada geleceğimi demek istiyor sanıyorsun ? yanılıyorsun onlar şu an itibari ile olanları da görmez derken algılamaz demek ister. Hayata dünya ya bakarsan eğer bundan 10 sene önceki kemik yapın ile şu an ki kemik yapın çok farklıdır. yani bir anda oldun bittin mi ? dünya ya gelmeden anne karnında bile bir evreden geçmektesin ? ve dünya ya gelmeden ölmüş olsan demek ki 1000 sene sonra senin fosilin bulsalar insanlar aaa ara evre mi bulduk diyecekler. Şu an bile herşeyin biir evre içersinde geliştiğini ve kuranın geçmişin hikayesi olmadıgını ve evrensel oldugunu bundan 100 sene sonra da aynı şeyleri ileteceğini ve yeni buluşlarla anlaşılamayan ayetlerin aaa bak burada yazıyor dedirtecek bir kitap oldugunu görmeni isterdim. Aslında görüyorsun ama farklı görüyorsun. Cennetin bile katları var yani evre evre cennet var. her şeyde bir evre var kelebekte biiile. kalkıp evre var diyince Allah yok mu demiş olacaksın ? kuran yalan mı söylüyor olacaksın? kesinlikle kuranda ki mucizeleri görmeye ve algılamaya başlayacaksın. Peygamberlerin hepsine mucizeler gelmiş te inanmamışlar Son peygamberimize gelen mucize de kuran mucizesidir ki bunu arif olan anlar. Fakat ariflikte kolay değildir ilk evresi zekatını vermek ile başlar. Kibir gömleyini bir kenara bırakıp alaycı yaklaşımını kenara bırakıp karşındakinin bakışı ve algılamasını anlamaya çalışmadan sizler böylesiniz diyerek sadece kendini kandırırsın. Bu arada kusura bakma ama herkesin bir hatası vardır elbet peygamberimize ayet ile uyarı gelmiş iken bizler kat kat hata yaparız. Bu durumda yapılması gereken bu sohbetlerde ki hataları örtmek içiin gece olmak lazım. Kalpte Allah var ise kalp Allah diye atıyor ise ozaman zaten bu tür bir yaklaşımdan korkman gerekir. Kırdıgın bir kalbin ahir zamanda zerre kadar hesabını vereceğini bilen ve Dünya da halifem insandır diyen Allah ayetler karşında dimdik durur iken Tüm insanların velisi Allah iken sen kalkıp nasıl böyle bir gaflette olabilirsin şaşarım. Ben sadece teblimi yaparım. Araştırmalarına Öncelikle zamandan örnek verdiğinden dolayı Zamanın ne oldugunu araştırmanı tavsiye ederim. BBC nin yani bilim belgesel kanalının hazırladıgı yayınları izleyerek kanıtlanmış gerçekleri görerek bakarak düşünerek tekrar tekrar ayetlere bakarak. bu arada hatırlatmak isterim bazı kuran çevirilerinde yorum katılmasından dolayı ben diyanetin cevirisini esas alan biri olarak tekrar düşünmeni tavsiye ederim. Bu arada son cümlende şunu da fark ettim ki büyük hata allah evre evre yaratmaktan münezzehtir lafı şerde hayırda Allahtandır fakat Allah şerden münezzehtir ve şerre buz eder. BU tarz da kelimelerle canbazlık yapan şeytan ayetleri aklıma geldi. Kurandan Öldürün kelimesini alıp sonra kuran öldürmeyi katletmeyi taşlamayı recm yapmayı söylüyor diyerek yobaz düşüncelere ön ayak olmaktır. Kuran asla bilim ile ters düşmez Eğer bilim Farklı söylüyor ise ozaman bu bilimin hatasıdır. bugüne kadar geçen sürede kuran hatalı diyen bilimsel veriler yine yeni bulgular ile kurandaki ayetlerin gerçek oldugunu ve kendilerinin hata yaptıgını da kabul etmiş iken bu olgunlukta bakabilmekte iken biraz demlenmeni tavsiye ederim. ve Allahtan sana bol Sabır dilerim. Fark ettinse evre evre diyerek Allahsız olmadım. Aşın bu cahil düşünceleri lütfen. Bir şeyi yaratmasında yorgunluk diye bir kavram olmaz Allah adına elbette fakat demlenmesindeki faydayı da bu hayatta görmüyorsan sana pes derim. Çay bile demlenmeden içilmiyor sen olayı laflarınla sadece kafa karıştırmaktan öteye geçmez Allah korusun insanların Kafasını da karıştırıp Allahtan kopartırsın. Bu arada unutmadan Havva ile Adem diye iki zat var ise ve bu zatların cocuklarından biri ben olsaydım kalkıp ta kardeşlerim ile bu tür bir ilişkiyi yaşayacak isem asıl bu şekilde ki Allaha isyan ederdim. Allahın gücü kutredi tartışmaya bile yersizdir. Ve kuran ayetleri evrenseldir. Alemler yaratılmadan öncede aynı idi Alemler yok edildiğinde de aynı olacak. yani ne oldu herşey biir anda oldu. Kim için Allah için Peki niye an dedik Çünkü zaman kavramı içersinde olan biz canlıların zamansız bir boyutu hayal edecek bir ilme sahip olmamamızdan dolayı. Bazı şeylerin ilmi Allahın katında saklıdır. Mutlaka oraya gidince sorarsın bu konuyu Havva mı yoksa daha geçmişteki lilit mi ? kim bilir belki ben yanılırım da senden orada hakkını helal et kardeş derim. Hani sen yanılmış isende ben Hakk Konusunda Allaha teslim biri olarak Velim bilir onun rızasını al yeter derim. şimdiden Allaha emanet olasın.
    saygılar sevgiler.

  488. Ayhan GÜNEŞ dedi:

    cenk e. sen diyorsunki insanlar başlangıçta evrelerden geçerek hayvanımsı varlıklar olarak yaşadılar.yani allah insanın olgunlaşması için çok zaman bekledi insana insani özelliklerini kazanması için hayvandan insana dönüşümünü belkide binlerce milyonlarca yıl bekledi.konuyu iyice açıyor detaylara götürüyorum cenk ve seninle bir zaman makinasına binip beraber beş milyon yıl öncesine gidiyoruz şimdi iyi dinle evet ve geldik iniş yaptık etrafa bakıyoruz ve insana benzer canlılar görüyoruz çok garip daha şuanki zamanda görmediyimiz canlıları seyrediyoruz çok garip bi dünyadayız korkuyoruz ama geldik işte bi kere :D memeli kuşlar kanadı olan timsahlar solungacı olan atlar kaplumbağayla ceylan arası canlılar.ve ben sana soruyorum hey cen biz şu an beşmilyon yıl gerideyiz ama geldiyimiz zamanda bu canlılara ait tek bir tane cik bile neden fosil yok oysa hepsi o zamanki gibiler sen ne diyeceksin bana ….(hem sana bişe diyeyimmi öyle bir fosili yarın bulsunlar darwin teorisi teoriden çıkıp real hale gelecek artık kimse allah diyemeyecek herhes materyalizme inanır hale gelecekki bu çok tehlikeli inşallah bulamazlar.).ve insansı varlıklar gelişimini tamamladı allah insanı artık şereflendirme zamanı geldi.yani akılla donatıp meleklerin karşısına çıkaracak.peki cenk şeytanın önünde eyilmediyi adem yani insan hangi ırktan idi.tabi tabi yanlış anlamadın ırk.e dünyanın hertarafında insanlar var her tarafta belkide yüzbinlerce milyonca ve bu insanlar ozamandan dünyanın hertarafında evrimini tamamlayıp insan olduğuna göre belkide türklerin de ozaman ataları varidi tanrı dağlarında ha nedersin.hani birçok insan evre evre dünyanın hertarafında birbirinden bağımsız olarak yaşadığına göre.ozaman allahın seçtiyi adem kimlerdendi allahın bu seçimi hangi ırktan idi.peki şeytan ademi kandırdığında seen o ağaca soy ağacı o meyveyede cinsellik diyorsun adem bunu yaparken diyer insanlar dünyada ne yapıyordu ademin yaptığı diyer insanları neden ırgalasın.bir kişinin yaptığını neden diyer insanlar ödesin bu adilmi.?.. allah kur,an da biz sizi tek bir nefisten yarattık ve sizde ondan yaratılıp durmaktasınız diyor.ve hz isa hakkında (isanın yaradılışı allah katında ademin yaradılışı gibidir diyor.)bu ayet çok açıktır hiç bir yere çekemessin yani diyor isa babasız yaratıldı aynı adem gibi eyer senin deyiminle adem insan demekse şu anlama gelir isanın yaradılışı insanın yaradılışı gibidir .olurdu buda sende taktir edersinki çok anlamsız olurdu.çünkü isa insanlar gibi yaratılmadı o farklıydı babasız yaratıldı adem gibi olduğunun söylenmesinden ise ademin tekil bir kişi olduğunu anlıyoruz yani adem babasız yaratıldı ademin hayvanımsı bir babası yoktu senin düşüncene göre ademin babası henüz evresini tamamlamamış hayvandı oysa allah isanın durumu ademin durumu gibidir diyor düşün aç ayeti oku yani ademin babası yoktu .bismillahirrahmanirrahim ALLAH BİRŞEYİN OLMASINI İSTEDİMİ ONA YANLIZCA OL DER ODA HEMEN OLUVERİR. diyor yüce allah o evre evre yaratmaktan münezzehtir onun herşeye gücü yeter onun birşeyi hemen yaratması ona yorgunluk zeval vermez…………..

  489. Ayhan GÜNEŞ dedi:

    s.a. cenk kardeş ben sana yazdım bana bişeyler öret diye ee ben sıfır kilometre deyilim tabi benimde bir mürekkep yalamışlığım var bu konularda.ben kendimi bu konularda eksik tanıtıp yeni fikirler i dinlemeyi severim senide dinledim bi yere kadar. ancak sen ta başında hemen bana yanlış geldin tamam sende kendine göre bilgi edinmişsin ama temelden yanlışsın dostum ben sana bunu ayetlerle kanıtlayacağım sana msn den yazmıyorum çünkü araştırarak yazdığım için burada yazmam daha rahat oluyor.diyorsunki allah insanları evrimle yarattı.lafı dolandırıyorsun ama söylediyin tam anlamıyla bu sende son dönemdeki evrimle yaratılış teorisinin ağına düşmüşsün seni daha fazla dinlemem yersiz fakat tartışma istersen yaparız yapıcı manada tabi kavga etmeden…kur,an da evrimi çağrıştıracak bir ayet bile bulunmamaktadır.tam tersine allah kur,an da tüm canlıları bir anda komplek olarak anında hemen yaratandır.evren in tek bir noktadan patlayarak genişlemeye devam ettiyi bilim tarafındanda kabul gören bir durumdur,bulunduğumuz galaksi gezegenler tabiki bir süreçten geçtiler dünya canlıların yaşaya bilecekleri koşullara geldiyinde allah canlıları dilediyi sıra ile ve şu anki insani sıfatlarla donatılmış olarak yaratmıştır.hz ademi yaratmış eşini yaratmış ve allahın evrenselkanunları sebep sonuç ilişkisi içinde gelişme göstermiştir.ademin cocuklarının meselesi de her çocuk ikiz doğmuş dişili erkekli olarak ve her sonraki doğan ikizin birini öncekiyle nikahlamıştır hz adem. ta ki insanların çoğalması ileallahın şeriati kanunu gereyi evlenmeler olmuştur.senin kafana takılan kardeşler nasıl evlenir sait nursiyi okursan şöyle der allah geçen zamanla birlikte insanın ihtiyacına göre şeriatlarıda deyiştirmiştir.her peygamber ana mesajı korumak kaydıyla insanların yaşam gereyi olara çeşitli şeriatler kurallar getirmiştir ve din olgunlaşmayı demlenmeyi hz muhammed döneminde onunla tamamlamıştır..

  490. Ayhan GÜNEŞ dedi:

    laz oğlu,na eyer benim yukarıdaki namaz kılamıyorum yazıma atıf sa o yazıyı ben bir zarf atma olarak yazdım ama şimdi itiraf ediyorum kimse bişi yazmayınca vazgeçtim namazımı kılıyorum.yalnız sen bu yazını öyleden öncemi yazdın sonramı hani sizin öyleden sonra kafanızın çalışmadığını söylerlerde o bakımdan… :-D :D bak laz oğlu düşünen insan herzaman sorgulamalıdır bu insanı günahkar yapmaz ALLAH yoktur demiyorumki fakat yaradılışın başlangıcından itibaren nasıl bir olaylar zinciri cereyan etmiştir önemli olan bunları araştırıp tam anlamıyla herşeyin nasıl olduğunu anlayamasak bulamasak bilemesek bile körü körüne iman etmektense bilerek neye neden nasıl iman edildiyini bilmek daha doğrudur deve kuşu gibi başını kuma sokarsan gerçek dünyayı tanımadan ölüp gideceksin düşün ki o halde var olasın yoksa hayvandan bi farkın kalmaz….

  491. sukredın namazı kılın ınsan olmanın hakını verın yeter fazla karıstırmayın

  492. Bismillahirrahmânirrahîm.Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla…
    sevgili ayhan bu sorularının hatta sormayı düşünmediğin ayrıntılarıda hepsinin cevaplarını sana Allahın izni ile vermek isterim. öncelikle yazılarımı baştan sonra okursan msn adresimi göreceksin o adresi eklersen eğer vakit oldukça sana yardım edebileceğim konularda yardım ederim. Bu sorularının hepsinin ilmi ve hakikat ile birleşmiş cevapları var. Şimdi hata olarak şunu ileteyim herşey evre evredir. ve siz 1 evreyi geçmeden 10 evreyi anlamak istiyorsunuz ki bu durumda kafanız karışıyor. o yüzden üzülmeyin ve kalbinizi sıkmayın.
    Allaha emanet olun.

  493. Ayhan GÜNEŞ dedi:

    1.kur,an ı kerimde ALLAH ın hz muhammed e unutturduğu ayetler? deyiştirilen ayetler hükmü kalkan ayetler??benim sorum ALLAH neden unutturacağı bir ayeti gönderim sonra unutturuyor yada deyiştiriyor yada yerine yenisini getiriyor ALLAH geleceyi bildiyi halde ve asla hata yapmayacağınıda gözönünde bulundurduğumuzda lehvi mahruz da her söz korunduğuna göre bunların anlamı nedir.????????????2 ,hz muhammed in miraca çıkışını bazı din adamları maddi bazıları maneviyatıyla gitmiştir diyorlar.madde olarak gitti ise ozaman allahın sünnettullah yani kainat kanunu yani bu evrendeki geçmişten geleceye koyduğu yasayı nasıl bozuyor allah benim kuran dan anladığım kadarıyla allah hiçbirşey ve hiçbirzaman için kuralını deyiştirmez bu durumda peygamberimiz nasıl bu alemin dışına çıktı .manevi olarak gittiyse o zamanbunun rüya olduğunu düşünmek saçmamı.hz isa yı dağda şeytan benzer süslemelerle sanal gösterişlerle kandırmaya çalışmadımı.peygamberimize ebabil kuşlarıyla inşallah yanlış hatırlamıyorumdur o ayeti vahiy alırken şeytan araya girmedimi sonra cebrailin uyarısı ile peygamber düzeltme yapmadımı.????ben kur,an da hz isanın geleceyine dair hiçbir ipucu bulamadım. kur,an da ALLAH dini tamamladığını sölüyor bu durum da hz isa ne diye gelecek ALLAH her peygamber geldiyinde bir şeriat üzerine gelir eyer başka peygamber gelmiyecekse o halde isa ne getirecek e diyolar islamı yüceltecek e ozaman herkes şimdiden isayı ansın vakit kaybetmeye gerek yok öylemi anlamamız lazım.hz isa peygamber olarak gelmesi kuran a aykırı o halde ne sıfatla gelecek hiç peygamberin makamı elinden alınırmı .e ozaman adnan oktar ın isa gelecek cığırtkanlığı neden.??????????cenletlikler ALLAHI görecekmi?? bunu nu dünya görmesi ile anlama oradaki bahşedilen şu an algılayamadığımız bir görme orada olacakmı tabi ALLAH görelim derken o bir kütle nesne deyildir görüş alanına sığmaz biliyorum MA Ddedimya ahiret te ALLAHIN bize vereceyi başka algılama hissiyattıyla cenletlikler allahı göreceklermi.yoksa hem bu hem diyer dünyada ALLAH hep bir sır olarakmı kalacak bizim için??kıyamet suresi22 ayet görmeden bahsediyor bu bizim dünya da görme algımızla aynımı yoksa neee????bide 7 musaf yani 7 harf le kur,an ıkerim okunurmuş hz muhammed e sormuş sahabe hangisi daha doğru yada daha hayırlı hangisini okuyalım diye sormuş hz muhammed hepsini okuyun demiş.o halde hz osman 6 sını yakmış peygamberimizin yapmadığını hz osman nasıl yapar ne hakla belki o yakılanlardan birisi daha günümüzde bizi aydınlatırdı bunu bana papaz dedi bu olay nedir yumuşatmadan ve şeffaf bi şekilde açıklayın bu nasıl iş.sorularım devam edecek ( geç saatlere kadar çalıştığım için dikkatsiz ve biraz özensiz yazdım kusura bakmayın selamlar…..

  494. Ayhan GÜNEŞ dedi:

    CENK,E seninle açık konuşacağım ben 31 yaşındayım senin yaşını bilmediyim için nasıl hitab edeceyimi bilmiyorum ama ben diyalok içten olsun diye senli benli yazıcam saygısızlık olarak görme.cenk kardeş ben 20 yaşıma kadar darwin okur kominist liderlere özenirdim kısacası ataisttim,ancak askerliyimi güneydoğuda yaptım orada çok enterasan olaylar oldu şimdi bu konuya girmiyeceyim uzun,ben orada bu kainatın tesadüfen oluşmasını canlı cansız varlıkların bu mükemmel dyerde ve derecede var olmasını tesadüflere bağlamak artık beni rahatsız ediyordu.askerden döndüyümde önce işe tevrat zebur incil okudum araştırdım sonra sırayla hepsini okudum elmalılı hamdi hoca,bayraktar hoca,yaşar nuri hoca,nın aralarında çeviri farkınıda gözeterek kur,an ı kerimi 3 kere baştan sona okudum tefsir okudum.ben inandım artık ALLAH var dedim,oruç zekat ve bu çağda ve memleket imkanları ölçeyinde ibadet etmeye başladım arasıra namaz da kıldım.ancak namazı daimi kılmak için kendimde bu gayreti bulamıyorum.dua ediyorum saatlerce ALLAH .a benim hidayet yolumu aç diye ama nezaman cuma günü olsa arkadaşlar cumaya gitse bana hadi diyorlar ben bidahaki hafta diyorum gitmiyorum.akşamları ağlıyorum neden namaza gidemiyorum diye sinirden ağlıyorum ama vakit geldiyinde o içimdeki boşvermişlik duygusunu atamıyorum biryanım git diyor diyer yanım boşver sonragidersin diyor ben kendime söz geçiremiyorum.sana sormak istediyim benim kafamda hala çok soru var cami imamları beni anlamıyor bana araştırma boşver iman et yeter diyorlar.belkide kafamdaki sorular cevabını bulursa ozaman herşey farklı olur ben körü körüne deyil bilinçli inanmak istiyorum bana yardımcı ol çok prof a yazdım ama cevap gelmedi gelenlerde kısa ve yetersizdi.ben incili araştırırken papazın biri bana bazı şeyler söylemişti ben bunların cevabını hocalardan doğru düzgün alamadım eyer sen bana yardımcı olursan belkide hayatının en iyi iyiliklerinden birini yapmış olacaksın sorularım şunlardır.?????????????

  495. Bismillahirrahmânirrahîm.Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla…
    sevgili ayhan…. şimdi sorularında kendi kendine cevap vermişsin zaten. yani kısaca Allah niye yarattı diye soracaksın. yani kainatın yasasını kuran yaratıcı güç kim? ve niye yarattı? Hatta zaten herşeyi biliyor du da niye iyi ve kötüyü yarattı acaba sadece iyi yaratmazmıydı ? yada niye kötüyü yarattı? bu sorular böyle alır başını gider. Soru niiye yarattının altında yatıyor. öncelikle cahilce verilecek en basit cevap eğlence diyebiliriz. Ve Allah ta ayetle cevap verir. Biz eğlence edinmek isteseydik kendi katımızdan edinirdik. Biz sizleri Hak ve hakikat ile yarattık diye de ayeti tamamlar.
    Şimdi bu ayetin açılımını yapalım? ilk soru Allah tek ve kimin hakkı için alemleri yarattı? Bu olaya cevap verebilmek için ilk inen ayetleri bilmek lazım. Bu ayetlerde peygamberimize verilen ilk emirlerden biri örtüne bürünen yani etrafından çekinen Muhammet kalk Allahın büyüklüğünü anlat deniliyor. Yani ilk olarak Allahı tanımak lazım ki Allahın büyüklüğünü anlatabilsin. Bu nokta da ilk dikkatii çeken Allahın isimleridir. Adil. Eğer Allah Adil ise iyi kötü tüm isimlerine Adil olarak hakkını verecektir. yani yaratacak affedecek zenginliği paylaşacaktır. Bu durumda yaratılmanın manası insanın aklına yatmaya başlıyor. niye kötülük var niiye iyilik var niye şeytan tüm soruların cevabını zaten bu şekilde vermiş oluyor. Ve gelelim hak kelimesinden sonra ki ikinci gerçeğe. diyor ki hakikat ile yarattık. hakikat ilimdir bilimdir insanın doğada gözlemlediğii gerçeklerdir. ozaman Allahın dini hakikattır. Allahın dini hak dinidir. Ey iman edenler Önce Allahın büyüklüğünü anlamaya çalışın. Sonra Allahın izni ile kalbinize sorun ayetleri size şah damarından yakın olan Allah size uzak değildir. Tüm iman sahiplerinin kalbindedir. başka yerlerde aramayın. Allaha emanet olun.

  496. Ayhan GÜNEŞ dedi:

    cenk ,e sen hangi messebe dahilsin merak ettim aslında söylediklerin saçma deyil adem ve havva olayı tartışmalarla ve deyişik görüşlerle dolu bir konudur.ancak senin dediyin şeylerde başka sorular doğuruyor.1 adem tek deyil birçokinsanın aynı anda yaratılmasıysa ve soy o şekilde çoğalmışsa o zaman şeytan bütün insnlarınmı karşısında isyan etti yani orada sadece bir adem yokmuydu????2 adem ve senin deyiminle havva deyil eşi yani çifti ALLAH ın yemeyin diyerek yasaklamış olduğu meyve yi yemeleri hadisesi aslınla meyve cinsellik ve onlarda bunu yapınca mı ALLAH onları cennetten kovdu cinsellik yenmemesi gereken ama mecazen buna meyvemi denilmiştir.^^^3ALLAH gaybı bildiyine göre şeytanın isyan edeceyinide biliyordur önceden o halde neden şeytanın kendine isyan etmemesi üzerine bir yaradılışla yaratmadı.??????ALLAH sanki ademin o meyveyi daha önceden yiyeceyini bilmiyormuydu neden mani olmadı (eyer ademin nefsini güçlü yaratmadı ise oda veyveyi yedi ise suç neden ademin yaradılan kapasitesini yaradana borçlu deyilmi neden bu olanlar.5 yoksa bu olanlar ALLAHIN kainat yasasının bir parçasımıydı.???????????????????????????????*

  497. Bismillahirrahmânirrahîm.Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla…
    Sevgili arkadaşlar, Kuran mucizesini hafife almayın. kitabımız bu günü gelecek günleri ve her zamanı kapsayan kutsal kitaptır. Allah tan ilmi mi artır diyin geçmiş ilimlerde takılı kalmayın. geçmiş alimler dedikleriniz elbet zamanında alim miş veliymiş Allahın sevgili kullarıymış. Lakin dünya düzmüş ozaman biz bu düz mantıkla bakalım ve ilmimiz yeterli diyelim. İnsanlar bilmediklerinden korkarlar. Akıl sahipleri ile Kitap yüklü eşşekler arasında düşünen ile düşünmeyen birmidir ? birdir diyen vardır demeyen vardır. zaten herkesin dini kendine. Kuran da havva kelimesi geçmez diyorum. ama Ademin çocuklarının ismi geçer. ben ve ilk kardeş katli de geçer. kuran da geçen ayetlere kim yok derse Allahın azabı üstünde kim Allahın sözü yerine kendi sözlerini Allahın sözü diye anlatırsa yine Allahın azabı üstünde olacaktır. Bilmediklerimiz hakkında bize ilmi veren okumayı yazmayı öğreten bir alaktan yaratan Allahın lütfu tüm alemleri kapsamıştır. Adem=İnsan manası taşır. bir bayan okursa bu insanın eşi erkektir. bir erkek okursa eşi bayandır. kuran evrenseldir. Adem kelimesi üzerine bir çok Allah sözü olan ayetle cevaplar verdim. Fakat her insana ayetlerimizi ayrı ayrı anlattım diyen Allah her insanı bir yaratmamış belliiki her insan farklı anlayabiliyor. Hatta onlar görmez sen nekadar göstersende göstermeyen Allah göstermez sen sadece Allahın büyüklüğünü anlat diyen. Ayet var iken, gerçekleri Allah rızası için anlatmak örtümüze saklanıp gerçeklerden kaçmak biz kullarına yakışmaz. yorumların iyisi de kötüsü de olsa her yorumcudan Allah razı olsun. Fatiha suresi hüküm sahibi Allahtır. kimin bozuk imanı var kimin düzgün imanı var biz kullarına düşmez Allah dururken. Fatihanın sırrını besmelenin sırrını bilmeyen ile bilen birmiidir? ilmi yeterli bulup kendini piştim diyen ne kötü bir karar vermiştir. O elleri ile kitap yazanlar hepsinin hükmü Allahın katında verilmiştir. Bu arada Özkan kardeşim Allah yardımcın olsun. böyle duyguların varsa bunun tedavisi var aman ihmal etme bir doktoru ziyaret et sonra ilerde üzülecek şeyler başına gelmeden tetbir almanda fayda var bu ortamda çare bulman mümkün değil. Bu arada Allah Zahirdir. nedir? görünen dir. Mantıkları almayan arkadaşlar hadi bana Allahı gösterin? Allah Batındır. Kalplerde gizlidir. Hadi bana benim kalbimdekini gösterin? burada cahillikle imamımdan şüphe eden arkadaşları ben affediyorum. ama her kalbin bir sahiibi var unutmadan gücenirse ben vesile olmak istemem. Siz benim sözlerim diye algıladıgınız ayetleri çöpe atın onun yerine dedelerinizin sözlerini yerine koyun. Ben Allahtan korkarım. Allahın sözünü bir kenara bırakıp sizler gibi dedelerin sözlerine iman etmekten Allah korusun.Sizler benim düşündüklerimi bir kenara koyun. bildiğiniiz gibi inanın. benim Allahım böyle anlatımlara uygun değil. O yüzden ne beni ne kendinizi günaha sokun. Allaha ısmarladık. Allaha emanet.

  498. Atahualpa dedi:

    Hadis insan sözüdür ama bu sözü söyleyen siradan bir insan degil bilakis Allahin kullarina dini anlatmasi icin görevlendirdigi elcilerinin yani peygamberlerin sözüdür.Hadis deyip gecmemek lazim.Ayni sekilde Peygamber sözü gibi yaptigi davranislarda sünnet olup uyulmasi zorunlu olan sünnetlerde vardir.Herkes yasadigi gibi inanir,inandigi gibi yasar.Bozuk bir inanc haline sahip olanlar lütfen etraflarina kusmasinlar,isi alimine erbabina biraksinlar.

  499. Selamunaleyküm kardesler.daha önce bu siteyi ziyaret etmistim ve bütün yazilan yorumlari okumustum.Cenk arkadasimizin yazdiklari oldukca kafami karistirmisti cünki benim bildiklerimle ve ögrendiklerimle hic uyusmuyordu ama hicbirsekilde yorum yapmakta istememistim.Herkes duydugu bildigine inandigi seyleri yazmakta özgür ama sadece kendine ait yorumlari yaparkende cok dikkatli olmak gerekiyo bence.cünki millet olarak gercekten islam bilgisi hakkinda oldukca zayifiz elbette kendini gelistirmis gercek ve saglam kaynaklardan bilgi edinmis kisilerde var bunlara sözüm yok ama bilgisi az olan kisi duydugu bircok seye inanmaya daha elverisli.yukarda gördügüm kadariyla bircok kardesimizde yazilanlara inanip hak vermekte.ve birsekilde bu beyninede yerlesmekte.malesef bu konuda bilgilere bende oldukca acim ama Cenk arkadasimizin yazdiklari bana hic mantikli gelmemisti cünki o sadece okuduklarini kendine göre yorumlayip buraya yazmis.aslinda cok güzel hep Kuran’i Kerim’imizden örnekler vererek yazmis ama gelmis gecmis okadar büyük ve bilgili din adamlarimizida bir kenara atmis onlarin bu güne kadar verdigi bircok bilgiyi yalanlamis.evet malesef ülkemizde bircok insan belki ben din adamiyim diyerekten olmadik seyleri oldu,yasandi,böyleydi,söyleydi diye insanlara yönlendirenler var.Ama tam manasiyla bu ise gönülden yillarini veren arastiran ve bize dogruya gercege en yakin bilgileri verenlerde var.
    neyse ben daha fazla uzatmak istemiyorum asil yazmak istedigim konulardan birisi üzgünüm ama yine Cenk arkadasimin yazdiklariyla ilgili kendisi hz.Adem ve Havva’nin olmadigindan ve Habil, Gabil diye cocuklarinin olmadigindan ve kardesler arasinda böyle bir evlilikte olmadigindan ve bu kardeslerle ilgili Kuran’da kesinlikle söz edilmediginden bahsetmis.
    Ve ben diyorumki evet Kuran’da bu kardeslerden kesin olarak bahsedilen ayetler var
    el-MAIDE besinci sure
    ayet 27:Onlara,Adem’in iki oglunun haberini gercek olarak anlat:hani birer kurban takdim etmislerdi de birisinden kabul edilmis,digerinden ise kabul edilmemisti.(kurbani kabul edilmeyen kardes,kiskanclik yüzünden)”Andolsun seni öldürecegim “dedi.Digeride “Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder”dedi
    ayet28:”Andolsunki sen,öldürmek icin bana elini uzatsan ben sana,öldürmek icin el uzatacak degilim.Ben alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarim”
    ve bu konuyla ilgili ayetler devam ediyo ayet29,30,31
    yani bu olay kesinlikle yukarida sayin Mehmet Paksu’nun cevaplamis oldugu satirlarla ayni.Cenk kardesimizin mantigi bu ayetleri nasil yorumluyo bilemem ama acik acik diyoki “onlara,Adem’in iki oglunun haberini gercek olarak anlat” diye baslayan bir ayet bu baska birsey degil.Cenk kardesimizin Allah inanci oldugundan hic süphem yok ama yazdiklariyla insanlarin kafasini karistirarak elbetteki herseyi Allah bilir ama Allah korusun belkide büyük bir günaha giriyordur.
    Allah’a emanet olun insallah hepimiz dogru yolu bulup Allah’in rizasini kazaniriz..

  500. ıste bunun ıcın arastırmalar yapıyoz bende calısıyodum neyse sızlere ııı aksamlar

  501. bence bızım bır odevımız vardıydı hz. ademden mı yoksa maymundan mı geldık bunu kanıtlayacaktık ama bana gore hz. ademden geldık.

  502. selamun aleykum
    ben can batmandan
    öncelikle çok teşekkür ederim
    beni büyük bi meraktan kurtardınız
    allah sizden razı olsun
    bu arada sitenize nasıl üye olabilirim?
    msn adresime gönderseniz sevinirim
    allaha emanet olun

  503. Söylenenler ya da anlatılanlar bilgi değildir, bunu unutmayınız! Sadece rivayetten ibarettir. Ve rivayetlere inanılır ya da inanılmaz. Hakikati ise ancak Allah bilir. Kur’an-ı Kerim’de kardeş ile evlilik haram kılınmışsa kılınmıştır. Bunun süresi zamanı yoktur. Evvelce böyleydi şimdi böyle denilemez. Çünkü zaman ve mekandan münezzeh ışık yayan, evrensel mesajı ile insanlığa rehberlik eden yüce kitabımız içinde çelişki ve tutarsızlıklara yer vermez. O yüce Yaradan’ın kelamıdır. Hamd Alemlerin Rabbi Yüce Allah’adır…
    Ey insanoğlu, yorum yapmadan ve rivayette bulunmadan önce bunları düşün…

  504. arkadaşlar verdiğiniz bilgiler için tşk ederim ama herkes farklı yorum yapıyo ve kafam karıştı inanın
    ve şunu söylemek istiyorum ve bu konuda yardımlarınızı bekliyorum ben bir babayım ve yetişkin bi kızım var kızıma seviyorum bir baba olarak değilde ne bileyim bir aşk olarak seviyorum bu benimkisi enseste giriyor sanırım ama kızımla herhangi bir münasebetim olmadı daha doğrusu ona söyleyemedim bile sadece pilatonik şimdi ne yapmalıyım ve ne yapmam gerekiyor yorumlarınızı bekliyor ve t.ş.k ediyorum….

  505. ben daha 5ay önce babamı kaybettim onu kaybettikden sonra bende din konusunda adem(a.s)hayatına merak sardım okuduklarımdan çok etkilendim bu gibi şeylerle bizi bilgilendirenlerden ALLAH RAZI OLSUN

  506. Hem Google var oradan bulabilirsin.
    Habil’in anlamı:Adem Aleyhisselamın bu mazlum evladını görmek meziyetlerinden dolayı kıskanılmaya ve Allahu Teala’ya itaat etmeye delalet eder. (Böyle bir rüya görenin arkadaş ve çevresine karşı dikkatli olması gerekir.)Bir kimse rüyada Habili görse, o kimse hakkinda hased yapilir. Bazen de o kimse, suçsuz olarak öldürülür. Rüyada Habili gören kimse, Rabbisine itaatta bulunur. Kabil ise Kardeşi Habil’i haksız yere öldüren Kabil’i görmek yaptığı haksızlıktan dolayı pişman olmaya yahut birinin canına kastederek maddi ve manevi zarara uğramaya delalet eder.

  507. Peki Yüce Allah Hz.Adem ve Hz. Havva’dan başka insanlar yaratmış olamaz mı? Sonradan yasaklayacağı bir şeyi o zaman serbest bırakmış olması bizim aklımıza ve mantığımıza uymayabilir ama biz olaya bir daha dar bakıyorda olabiliriz.Ve Sevgili Merve senn sorunun cevabını [cana yakın // Temmuz 1, 2007 9:19 am]‘da vermiş

  508. ya sıtenız guzel ama tam olarak ıstedıgım seyler yok ornegın ben hz. ademın cocuklarının ısımlerının anlamlarını ogrenmek ıstıyordum ama bulamadım.bunları dıkkate alırsanız cok sevınırım.tesekkur ederım.

  509. bi bayan dedi:

    sevgili inananlar. yorumları okudum. hakkaten şu apaçık ortadadırki. yüce rabbim hiç bir kulunu bir diğeri gibi yaratmamış. herkesin ayrı bir yüzü olduğu gibi ayrı düşünceleri ve anlayış kapasitesi var. herşeyden önce şunu söylemek isterimki müslüman bie ülkede müslüman olarak dünyaya geldiğimiz için çok şanslıyız. yüce rabbimize binlerce şükürler olsun…
    evet gelelim asıl diyeceklerime. cenk kardeşimin anlatım şekli beni duygulandırdı. objektif ve akılcı yorumları var. ve görünen oki sonsuz bir Allah sevgisi ve teslimiyet. neyi ne kadar biliyor bilemem tabii. ama en azından Kur-an’ı kerimdeki ayetler üzerinden ve orjinaline sadık kalarak yorum yapmaya çalışması ve dinimizde yapılmaya çalışılan dejenereye düşüncelerinde yer vermemesi ve hiddetle karşı çıkması bi müslüman olarak hoşuma gitti ve takdire şayan buldum. diğer yorum yapan kardeşlerimizide okudum. evet bende Anne baba ve dedelerimizden bi takım yorumlar ve hikayeler dinledim insan kesinlikle dinle ilgili konularda küçükken dinlediklerinin çok etkisinde kalıyor, hepsi doğruymuş ve değişmezmiş gibi geliyor. ama tabi aklı salim olup düşüncelerine hükmetmeye başlayınca doğruyu aramaya başlıyorsun. benim nacizhane fikrim ve din kardeşlerime tavsiyem yüce kitabımızı okuyup ona sadık kalarak ne denildiğini anlamaya çalışmak. ve en önemliside ( bence tabii ) dinizim genelindeki iyilik, doğruluk, sağlıklı yaşamak, hak yememe, ana baba sevgisi, yalan söylememe ve tüm canlılara yardım etme hususunda bi arada olmak ve hayat şartlarını bu kurallara göre yaşamak. zaten güzel dinimiz bize bu hayat biçimini ibadet şekillerimizle ve koyduğu kurallarla öğretmiştir. detaylar ise ancak Yüce Allah’ın bileceği şeylerdir. milyonlarca yıl önce vukuu bulmuş olayları detaylarıyla bilmemiz pek mümkün değil. ama insan hayal eden bi varlıktır. fıtratında bu var. belkide bu bilinmezlik içinde bize bu yorumları yaptıran ve dine olan ilgi ve bağımlılığımızı artıran sadece Yüce Rabbimizdir. Allahın Rahmeti ve sevgisi üzerimize olsun. Yüce Rabbimiz bizi kötülüklerden korusun, bizi kul hakkıyla mahşere göndermesin.. AMİN
    Allaha emanet olun kardeşlerim.

  510. Neslin çoğalması için

  511. Konu eski ama aklıma takıldı yazayım dedim.
    Kaf Suresi’nde “Andolsun biz gökleri ve yeri 6 günde yarattık, bize hiçbir yorgunluk dokunmadı” buyurulmaktadır.
    Benim Allah’ ın varlığı konusunda en ufak bir şüphem yoktur. Allah herşeye gücü yeten, OL demesiyle yerşeyi yapabilen bir güce sahiptir. Bunu inkar etmiyoruz. Cenk isimli arkadaşın savunduğu, haşa Allah’ ın gücü mü yetmiyordu, tek insan yarattı, ondan başka insanlar yaratıp insan neslini devam ettirdi düşüncesi yukarıda verdiğim ayetle çelişiyor. Şöyleki, OL demek ile kainat kurulacak, niye 6 gün sürüyor kurulması? İnsanın yaradılışıda buna benziyor. OL demesiyle milyarlarca insan bir anda yaratılacak, buna gücü var tabiki. Ama ya sonra ne olacak, bunu insanlar nasıl algılayacak, yoktan sıfırdan dünyaya gelmek. Önce Adem ve eşinin yaratılması ve bunlardan çocuk doğması insanın aklının alabileceği bir şeydir. Ama anasız babasız milyarlarca insanın bir anda dünyada bitmesi insanın akıl sağlığını bozar. 6 gün olayına dönecek olursak, Allah kainatı var ettiğinde ilerde insanların bunu araştıracaklarını tabiki biliyordu. Bu yüzden evre evre yarattı. Bilimsel yönden açıklaması yapılabilsin diye düşündü bana kalırsa. Ve buda bir sınav bizim için. BigBang tesadüfen mi oldu, yoksa Allah’ ın ol demesiyle mi oldu bunu tartışmıyor olurduk bugün. Herkes Allah’ ın varlığını birliğini kabul etmiş, kıyamet gününün gelmesini ve Cennete girmeyi bekliyor olmaz mıydık?

  512. böyle siteler herkese bilgi saçıyor bunları yazanlara bu bilgiyi verenlere çok tskr ediyorum

  513. insanlara koyulan yasaklar nedeniyle her türlü çirkinlik yapılıyo günümüzde yasaklarla bir yere varılamıyacagını öğrenmek istemeyen ve bun da israr eden zihniyeti merak bile etmiyorum yorum yazmak yerine sitem ediyorum internette bir sayfayı açamıyorsam filitre konmuşsa bunu koyan yasakçı zihniyete kınıyorum belki o siteden almması gereken dersler var

  514. Diğer konularda bilmek istediklerinizide elimden geldiği kadar cevaplamaya çalışırım arkadaşlar.Herşey gönlünüzce olsun inşallah.

  515. Arkadaşlar bu konularda benim çok araştırmalarım olmuştu ve sebebide merakımdı.Merakımın sonucunda tüm aklımdaki soruların cevabını buldum.Burada sizlere bir konudan daha bahsetmek istedim.Bunu kimse sormamış yada bahsetmemiş ama tamamen bilgilendirme amaçlı olarak yazmak istedim.İslamda RECM.Bakın arkadaşlar her zaman dediğim gibi doğru tektir.Cenabı Allah demiştirki “benim verdiğim canı benden başkası alamaz”buna kimse itiraz etmez sanırım.Kişinin suşu ne olursa olsun ölüm cezası veremez o kişinin canını alamazsınız.Canı ben alırım diyen Allah’tır unutulmasın.Sözün özü şudur;ya Allah dememiştir”benim verdiğim canı benden başkası alamaz”yada islamda recm yada idam yoktur.Biri yanlış arkadaşlar.Doğru bir tanediiiiiiiiiiiir.Aksini yapmak şirktir.Yani bende alırım demektir Allah korusun.

  516. Yukarıda bir arkadaşımızda cuma namazına 3 kez gitmeyenin nikahı düşer yada cenaze namazı kılınmaz gibi bir sorusu vardı.Arkadaşlar inanmayın böyle şeylere.Cenazesini gördüğün her müslümanın cenaze namazını kılmakla mükellefiz.O halde şunu yapmamız lazım;hocam kimin bu cenaze?nerde oturuyormuş?gidip bir sorup soruşturayımda eğer cumaya 3 kez gitmediyse cenaze namazını kılmıyayım :) yada caminin imamı sormalı;getirdiniz bu mevtayı fakat bu adam cumalara gidermiydi bak bunu bilmem lazım eğer 3 kez gitmediyse ben bunun cenaze namazını kıldırmam :) Arkadaşlar lütfen inanmayın böyle şeylere yaw.Gelelim nikah düşer meselesine.Al birini vur ötekine.Nikah akit demektir yani anlaşma.Bunun için 2 insan (bayan ve erkek)ellerini açıp Allah’a dua ederek birbirlerini eş olarak kabul ettiklerini beyan etmeleri bir nikahtır fakat insanlar çiğ süt emmiştir sözünden anlaşılacağı gibi yarın biri diğerini inkar edebilir olayının önüne geçebilmek içinde 2 tane şahit olması gerekir.İmam hatırı sayılır kişidir sözüne itibar edilir.Evet bu kişilerin nikahını ben kıldım diyecek ve dediğinde itibar görecek bir merciidir.Neresinden bakarsanız bakın cuma namazının bu nikahla uzaktan yakından alakası yoktur olamazda.Üstelik cuma namazı konusunda adı geçen ayette”cuma günü namaza gitmek hakkınızda hayırlı olandır”diye geçer.5 vakit üzerine farz olan (Allah’ın emri)namazları kılma,oruç tutma zekat verme nikahın düşmesin,gitmeniz sizin için hayırlıdır denilen cuma namazına gitmediğinizde nikahınız düşsün cenaze namazınız kılınmasın hah haha haa kusura bakmayın ben bu tür şeylere gülerim.

  517. Bu konu,yani insanın yaratılışı demiyeyim çünkü insanın yaratılışında bir sorunum yok.Sorun tartışıldığı gibi üreme şekli.Genel olarak cenk arkadaşımızın söylediklerine sonuna kadar katılıyorum.O herşeyden büyük ve gücünü anlayamıyacağımız ve hayal bile edemiyeceğimiz Allah’ın kudretimi yoktu bir başka insanlar yaratmaya.Ve şunuda bilmek ve anlamak gerekirki,Allah’ın koyduğu kurallar,kanunlar,yasaklar daimdir.Yukarıda okuduklarım arasında bir arkadaşımız bazı kaynaklar vererek “kavimlere göre şeriat farklılığı olabilir”demiş ve doğrudur fakat yanlış yanlıştır,doğruda doğru.Ve doğru bir tanedir.Allah’ın verdiği bir hüküm varsa bu hüküm geçmiştede bu günde gelecektede değişmez.Allah’ı basit duruma düşürmeyin lütfen.O zaman böyle demişte sonra böyle demiş yada o zaman kardeşe nikah düşmesine izin verdide sonra yasakladı gibi şeyler saçmalıktan öte geçmez.Sizlere bir önerim var;Allah ile ilgili yapacağınız yorumlarda ve herşeyde insani kanun ve kurallarla düşünmeyin,yanılırsınız.O hatasızdır.O hata yapmaz.Verdiği hüküm tartışmasız doğrudur ve değişmez.Bunlarıda anlattıktan sonra sizlere yıllardır benimde kafama takılan bu sorunun uzun zaman sonrasında bir gün kendi kendime düşünürken birden kıvılcımlanan bir düşünceden hareketle kendimce doğruyu bulduğumu sanıyor ve bunu sizinle paylaşmak istiyorum.Cenabı Allah var olan herşeyi ilimle yaratmıştır.İnsanlar neyi merak ediyorsa araştırdığında herşeyi bulabiliyor.Yani hiç bir şey yokturki araştırıldığında aaa bunun altında hiç bişey yok buda neyin nesi denilemez.Atomu bile 4 e böldüler ve bölünen her bir parça yine bölünüyor bakalım nereye kadar ama sonuçsuz kalmıyor insanoğlu.Sadece ilim konusunda yetersiz kalıyor o kadar.Artık sadede geleyim.Cenk anlatımlarında evrim teorisinden bahsetmiş.Benim fikrimin altında ise evrim teorisi yok.Enbiya suresi’ndede bahsi geçen”yaşama dair herşeyi sudan yarattık”yaratılış bilimsel olarakta oluşumun başlaması devamında tüm mahlukat yeryüzünde varolmaya başlamıştır.İnsanda bu oluşum sürecinin içindedir.İnsanoğlu hep vardı canlılar arasında fakat insanın insan olabilmesi için ruh taşıması gerekmektedir.Var olan insan mahlukuna ilk ruh verilipte insan sınıfına giren ilk kişidir Hz.Adem.Ve sonrasında Hz.Havva.Ve sonrasında diğer varolan insanlar.Yani ruh veriliş manasında ilk insandır Hz.Adem.Bunun aksini yada başka şeklini düşünmeye çalışan ve bu fikrime karşı çıkacak arkadaşlarım mutlaka olacaktır.Onlardan ricam herşeyden önce biraz cesaretle ve (islam mantık dinidir)mantıkla iyice düşünmesidir.Kur’an’da bir çok şey vardırki semboliktir.Hz.Adem’de bir semboldür.Hz.Adem bir peygamberdir.Bunuda bir düşünelim.Hz.Adem kime peygamberlik yapacak çocuklarınamı.Onların zaten babası.Bir baba olarakta onlara doğruyu yanlışı anlatıp söz geçirebilir peygamberlik sıfatına ihtiyacı olmazdı ve gereksizde olurdu bence.Böyle düşündüğümüzde yaratılışı inkar etmiyoruz ve evrim teoriside kabul etmiş olmuyoruz.İnsan hep vardı fakat mahluktu(ruhsuz)ve ilk bedenine ruh giydirilen (insan sıfatını alan)Hz.Adem’dir.Bu benim kendimce ürettiğim fikrim sayesinde yıllardır kafama takılan bu sorunun cevabını buldum sanıyorum ve sizinle paylaşıyorum.Eminim haklı olduğumu düşünenlerde düşünmeyenlerde olacaktır.Hangi konunun muhalefeti yokki.Doğruda olsa yanlışta olsa.Fakat burda bunu sizlerle paylaşmamın yegane sebebi bu sorunun insan zihnindeki meşguliyetini bildiğim için belki bir kaçınıza çözüm olabilmek.Olabildiysem ne mutlu bana.Kalın sağlıcakla.

  518. güzel bir konunun tartışması bu ve ben geç kaldım sanırım.Çünkü en son yazılan yorum üzerinden 13 gün geçmiş.Fakat bu konudaki düşüncelerimi ve kendi tezimi sizlerle paylaşmak istiyorum

  519. Evet iyice okudum burada yazilan yazilari ve su sonuca vardim

    EN BÜYÜK BESIKTAS

  520. sikişmek için yani çocuk yaparak çoğalacaklar

  521. he suarrad 1 ana 9 cocuha bakar ama 9cocuk 1 anaya bakamaz..:(

  522. ben ce cok guzel olmuss
    tbrik lr:D dahada beklerim okumayı ve okut mayı sevem lerre tav siiye bildi hiniz seyleri bizzlerle pay lasın

  523. hüsamettin sayram dedi:

    1-Kabil kardeşimi öldürüp kendi ile doğan kızı aldığı anlaılıyor.Habille doğan kızı ne oldu. Kızlarımn adı yok mu? Yani Duygu Asena hanım haklı mı, “kadının adı yok” ???
    Bu bakımdan, verilen bilgiyi yeteraiz buldum. Vesselam.

  524. Arkadaşlar sizden özür dileyerek şunu istiyorum konuştuğunuz dili ilk önce doğru kullanın,çünkü sözler çok şeyi ifade eder ve ne kadar açık ve yalın konuşursanız o kadar rahat anlaşılırsınız. Birde dikkat ettim çoğunuz Allah yazarken küçük harfle başlamış size yalvarıyorum belki içinizde kötülük yok ama böyle şeylere dikkat edelim. Şimdi ilk yaradılışa gelecek olursak bende bu konuda çok bilgili değildim sizin ve sitedeki kardeşlerimin yorumlarını dinleyene kadar yalnız bana en mantıklı gelen cenk kardeşimizin yazdığı yazı oldu(tabi ki daha detaylı araştırılması gerekiyor kendisinin bu konularda ne kadar bilgi sahibi olduğunu bilmiyorum sadece tarafsız olarak ve bilmeyen bir kişi olarak okuduğumda mantıklı geldi)Ama şunu biliyorum ki tek gerçek Kur’an tabi onu nasıl yorumladığınız önemli hepiniz Allah’a emanet olun.

  525. selamın aleyküm: HOCAM VE ARKADAŞLAR ANLATTIĞINIZIN AYNISI NI HOCAMDA ANLATMIŞTI BANA AMA SİZİNKİ İLE DİYER HOCAMIN ALATTIĞI AYNISI HOCAM BEN SOHPET ETMEYİ ÇOKSEVERİM SİZİN LE BİRKEREDEN OLSUN SOHPET EDELİM BU KONULARDA? HOCAM ÇOK ETKİLEYİCİ HOCALARIN SOHPETLERİ AHCAM ETKİLEN DİĞİM DEN VE RÜYAM DA ÇOK İLGİNÇ BİRŞEY GÖRDÜM HOCAM ALLAH HAYIR ETSİN DİYELİM LET FEN ALLAHIN DEDİĞİOLUR allaha sonsuz inan cım var allah büyüksün yarepbim hadi herkese selanın aleyküm (senihepsevdim__55@hotmail.com)

  526. selanın aleyküm kardeşler doslar dedeler BENİMDE KARDEŞİMİN ADI ADEM hocaın dediği doğru ben de daha önce duymuştum bana kuran kursun da hocam anlatmıştı gerçekten çok etkileyici bir şey ama ALLAH BİLİR. ALLAHIN DEDİĞİ OLUR. ben konuyu araştıran hocanın mümkünse msn adresini we ismini öğrenmek istiyorum Allaha emanet olun kardeşlerim:):):)
    BENDE İSTİYORUM HOCAM BANA YARDIMCI OLURMUSUN YARDIMA İHTİYACIM VAR Bİ İKİ BİŞEYLER KOMUŞMAK İSTERİM SİZİNLE senihepsevdim__55@hotmail.com
    BEKLERİM HOCAM?

  527. cana yakın dedi:

    selamun aleykum kardeş sen hadislere inanmıyorsun öyle mi o zaman bu güne kadar adem babamızdır diyen alimler havva anamızdır diyen alimler bilmiyorlar da sen biliyorsun ben başta da söyledim ben alim değilim sadece bildiklerimi söylerim. ben hem hadislere inanırım hem de alimlere sen anda zekeriya beyaz gibi birisin o zaman kendi kafasına göre fatva verir sen de aynen öylesin ben alimlerin söylediklerine inanırım ki onların söylediklerini söylerim onların anlattıklarını anlatırım. bu kadar yani ben ayetleri inkar etmiyorum ama hadislere de inanıyorum. ALLAH BİRDİR.

  528. cana şimdi şöyle soracam. balcıktan ali ahmet memet diye 3 erkek oldu diyelim sonra balcıktan ayşe fatma hüsniye oldu diyelim. ve bunların geneli insandır. yani allahın tabiri ile ademdir. havva diye ayet yoktur. şirk koşma olmayan bir sözü allahın sözü diye ekleme. artı ayşe fatma hüsniye var birde ali ahmet memet var bunların cocukları var ve bunlar aralarında evlendiriliyor diye düşünemiyormusun. yani illaha dünya da bir ayşe ve bir ali var diye mi anlaman gerekli. yani allah bir tane adem bir tane de havva mı yarattı diyorsun. peki ozaman allah okadar aciz di ki gücü yetmedi 3 adet erkek 3 adet bayan yaratmaya ki o yüzden ilerde bu acizliğini kapatmak için kardeş nikahını yasakladı diyorsun. ilk zamanlar yasak değildi çünkü coğalmamız gerekiyordu. sonra baktı bu iş böyle yürümez bu işin sonu sapıklık vaz geçti ve yasak koydu. vay be ben bu allahın neyine inanacam ya daha iki erkek iki dişi yaratmaya gücü yetmeyen bir allaha kim ne diye inansın. ama olay malesef senin anlattıgın gibi değil. havva diye bir kelime ayette geçmiyor. bu senin bilgin hurafe bilgi ben sana gerçek ilmi veriyorum. sen görmek istemiyorsun sanırım. allah kainat yaratıldıgından beri yasak dediklerini ayetle bozmadıgı sürece yasaktır. ve ayetlerde hiç bir şekilde havva kelimesi ve bu bahsettiğin zatların cocuklarının evlendiği geçmemektedir. islamiyetin yan kaynakları yani uydurmacıları tarafından allah söylemiş gibi anlatılan yalan yanlış bilgileri dogru görüp otomot düşünmeden savunma yapılmasıdır. lakin bu konu okadar da önemli değildir. bu senin bakışın diyorum. benim inandıgım allah aciz değildir. yaratırsa milyonlarca insanı tek seferde yaratıp onların cocuklarından cogalmayı da saylayabilir. ama sonuç benim inandıgım ta tek allah seninki de tek allah. benim inandıgım allah kusursuzdur. ve ilerki dönemlerde karar değiştirip kardeş evliliğe ne yasak koymamıştır. benim allahım en başından beri bu yasak demiştir ve öylede devam edecektir. sonuç olarak ta şu an yasak ve yasak olarak da en baştan sona kadar devam edecektir.
    konuyu fazla uzatmak istemiyorum çünkü görenle görmeyen düşünenle düşünmeyen bir değildir. tartışmaya da fazla gerek yok.
    allaha emanet

  529. cana yakın dedi:

    SAKIN KİMSE BENİ YANLIŞ ANLAMASIN BEN ALİM DEĞİLİM BEN BİLGİN DE DEĞİLİM AMA BİLDİKLERİMİ DE PAYLAŞMAYI SEVEN BİRİYİM. KİMSEYİ DE KANDIRMA GİBİ BİR ŞEYİM DE YOK ALLAHA ŞÜKÜR AZ DA OLSUN ÇOK DA OLSUN BİR ŞEYLER OKUDUK O OKUDUKLARIMI DA PAYLAŞMAK İSTERİM. GERÇEKTEN EĞER Kİ DİN ÜZERİNE KONUŞMAK İSTEYEN MUHABBET ETMEK İSTEYEN WAR SA HER ZAMAN BEKLERİM. ALLAHA EMANET OLUN İNŞALLAH. DUALARINIZI EKSİK ETMEYİN.

  530. cana yakın dedi:

    S.A. ARKADAŞIM ANNEMİZİN ADI HAVVA BABAMIZIN ADI DA ADEMDİR BUNU İNKAR EDEN WAR MI? BİZİM ANAMIZ DA BABAMIZ DA BALÇIKTAN YARATILDILAR VE ONLARIN ÇOCUKLARINDAN BU DÜNYA YA GELDİK EĞER Kİ ONLARIN ÇOCUKLARI OLMAMIŞ OLSAYDI YANİ SENİN DEDİĞİN GİBİ KARDEŞLER EVLENMEMİŞ OLSAYDI ŞU ANDA DÜNYA YA GELEN HERKES BALÇIKTAN YARATILIR DI O ZAMAN DA HİÇ KİMSE ANA RAHMİNDEN GELMEZDİ. HA KİMSE BALÇIKTAN YARATILDIĞINI İNKAR ETMİYOR. BU AYETTİR DE İNNALİLLAHİ WE İNNA İLEYHİ RACİUN BİZ TOPRAKTAN GELDİK VE TEKRAR TOPRAĞA GERİ DÖNECEĞİZ. AMA ANA RAHMİNDEN YANİ KİMSE DİREK OLARAK BALÇIKTAN DÜNYAYA GELMİYOR ANAMIZ HAVVA BABAMIZ ADEM BALÇIKTAN YARATILDI. VE ÇOCUKLARININ EVLENMESİ SAYESİN DE HER GEÇEN GÜN İNSANLAR DA ÇOĞALIYOR. ARTI MSN ADRESİM DE ALEMINKRALI_13_49@hotmail.com

  531. havva diye bir kelime geçmiyor kuran da. insanın iki oglu diye geçen bir ayet bulunuyor. kardeş evliliği kainat yaratıldıgından beri yasak. araştırma yapmak isteyen kurandan bakabilir. kuran haricinde kaynaklar da yazan bilgilerin dogruluk payı ne kadar dogrudur bilinmez. tek delil kuran. kuran da ise bu tür bilgiler yok. hatta aksi bilgiler var.

  532. ben konuyu araştıran hocanın mümkünse msn adresini we ismini öğrenmek istiyorum Allaha emanet olun kardeşlerim:):):)

  533. selamun aleyküm.çooooooooookk güsel ama kardeş kardeşe ewlenmek haram dilmi?????Ben tam olarak istediğimi bulamadım.çünkü hawwa annemiz ve adem babamızın ilk çocuklarının ismini merak etmiştim ama bunları öğrendiğim iyi oldu.saolun.bide ben bu konuyu araştıran hocanın msn adresini we ismini öğrenmek istiyorum tabi mümkünsekendinize iyi bakın Allaha emanet olun sewgilerimleee::):):)

  534. selamun aleyküm.çooooooooookk güsel ama kardeş kardeşe ewlenmek haram dilmi?????Ben tam olarak istediğimi bulamadım.çünkü hawwa annemiz ve adem babamızın ilk çocuklarının ismini merak etmiştim ama bunları öğrendiğim iyi oldu.saolun.allaha emanet olun……….

  535. cana illaha hokus pokuz şeklinde bir dişi bir erkek olacak sonra bunlar çiftleşecekmi diye görmek istiyorsun. diyor ki topraktan çifter çifter yarattım diyor. yani topraktan oluşan insanların oluşumu bittiğinde çiftleşerek çoğalmasında ne mahsur var. illaha olayı tek bir bireyle olması şartımı var. allahın 1 yaratması ile 100 adet yaratması arasında ne fark var ?
    hakan arkadaşım bu yazı ortamı konusu adem yani bu yüzden bu konu burada tartışılıyor. diğer konularda ki düşünceler de başka bölümde yani şimdi adem havva hikayelerinin bölümüne gelip neyi tartışıyoruz diye sormanın yeri değil bence.

  536. Kardeşlerim (neden kovuldu nasıl çiftleşti) siz bu tür şeyleri düşünürsünüz ama Allah C.C. bu düşünmeyi istedimi sadece ders almamızı istedi.Rabbimiz öğüt alanlar bu kitabı anlar demiyormu.Yani elmanın neden şurası kızarmamış gibi şeye benziyor :) )

  537. cana yakın dedi:

    o zaman dünyaya diyorsun ki cennetten annemiz ve babamız kovulmadı öyle mi?
    ve ya ilk çiftleşme nasıl oldu mutlaka ilk çiftleşme oldu ki böyle insanoğlu çoğalmış ilk çiftleşmeyi kim yaptı.

  538. cana allahın ayetlerini okuyorsan allah anlatmış anlamayacak bişi yok. insan topraktan bitki gibi çifter çifter oluştu. yani sizlerin dediği gibi bir erkek bir dişi yoktu. erkekler ve dişiler vardı ve işte bunların çiftleşmesi ile de soy ağacımız devam etti. zaten allahın o ağaca yaklaşmayın dediği şey soyağacıdır. ayetleri yazdım okumakta tembellik yapmayın okuyun göreceksiniz…

  539. cana yakın dedi:

    s.a. peki diyelim ki senin dediğin gibi kardeş evliliği yok peki biz nasıl çoğaldık bu günlere kadar bunca insan doğdu öldü bunlar nerden geldi ki halen daha da her geçen gün insanlar çoğlıyor. nasıl oldu bu adem babamıza yoktur diyorsun havva annemiz de yoktur diyorsun nasıl olacak peki?

  540. ismail kardeş ayetleri peygamber efendimizin getirdiği ayetlerdir. bunun dışında sizlerin inandıkları hadislerin hiç biri bu ayetlerde yoktur. lütfen allahın ayetlerini kirletmeyin. ve isterseniz tekrar tekrar okuyun ve allah ne demiş ona bir bak derim. tüm ayrıntıları ile ayet yazıyorum siz diyorsunuz ki fazla karıştırmayın.niye yoksa allahın ayetleri etrafta ki bilgileri silecek diye mi korkuyorsun. allahın ayetlerinin ne dediği ortada ayet kardeş evliliği yok diyor ötesi de yok. yani allah nasıl yarattıgını anlatıyor birileri çıkıyor kardeş kardeşe evlenilerek bu noktaya gelindi diyor. ben diyorum yok. varsa ayet ispatınız getirin gösterin yoksa allaha şirk koşmayın…

  541. selam ben malatyadan ismail kılıç bu soruya tek yanıtm şu olacak eger allah(cc)isteseydi onu başka bir şekilde yapabilirdi.bunun için bu konuyu daha fazla korcalamammak bize düşer….

  542. sevgili din kardeşlerim eger onlar evlenmeseydi biz bu gün burda olmaya bilirdik . her şey allahın ellinde degil mi? allah istsseydi başka bir yollada bizleri yaratabilirdi.ama allah bu laik görmüşse bizede bunları karıştırmamak düşer.

  543. gercekten şimdi rahatladım ne zamandır sormadığım kişi kalmamıştı kimse net cevap veremiyodu. Allah razı olsun.

  544. Nuh Suresi
    (17) ‘Allah, sizi (babanız adem’i) yerden (bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı.)’
    insan topraktan bitti fakat henüz halifelik ünvanını kazanmış değil dünyada var oldu ve yaşıyor anlamında bir ayet.
    Bakara Suresi
    (30) Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler, Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.

    sonra allah meleklerine haber veriyor. insanı halife olacağı hakkında ve melekler ise dünyada yaşayan insanlara yani adem hakkında bu yorumu yapıyorlar.
    Bakara Suresi
    (31) Allah Adem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin” dedi.
    sonra allah ademe isimleri ögretiyor. ve ademi türkçe anlamı olarak insanı meleklere gösteriyor.
    32. Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.

    bu ayetten de anlaşılan şudur ki melekler gaybı bilmiyor gördükleri bildikleri insan hakkında yorum yapıyorlar. fakat isimleri ögrenmiş insanın karşısında secde ediyorlar. halifelik ünvanını alan insanın önünde eğiliyorlar.

    Araf Suresi
    (11) Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” dedik. İblisten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.
    bu ayette çok acık ve bariz belli oluyor ki sizi yarattık deniliyor. yani adem kelimesi burada insan anlamında kullanıldıgı bariz belli

    Hicr Suresi
    (29) Hani Rabbin meleklere, “Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti.
    burada ki ayette ademin insan oldugunu bariz ispatı yapılmıştır. yani bu ceviri de insanı yaratacam deniliyor. adem kelimesi geçmiyor. özel bir isim yerine geçmiyor.

    İsra Suresi
    (61) Hani meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi. Yalnız İblis saygı ile eğilmemiş, “Hiç ben, çamur halinde yarattığın kimse için saygı ile eğilir miyim?” demişti.
    bu ayette ise insan yerine adem kelimesi parantez içinde kullanılmıştır. hicr süresinde insan diye cevirilmişken bu ayette parantez içinde adem diye geçmektedir. bariz zorlamalar yapıldıgını göstermektedir…

    Sad Suresi
    (71) Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”
    bu ayette ise yine insan yaratacım deniliyor adem diye özel bir isim yok. arapça adem kelimesi insan yerine geçiyor ve çeviri yapan kişiler genelde uyumlu olsun diye hadislere işlerine geldiği yerde adem işlerine geldiği yerde insan diye çeviriyor. yani meleklere gidin ordan burdan çamur toplayında insanı yaratacam demiyor.
    Nisa Suresi
    (1) Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.
    bu ayet te çok acık bir ayet. burada kaburga kemiği filan denilmiyor. nefis deniliyor. yani insanın nefsi arzularıdır. bir anlamda aynı can diyebiliriz. yani burada allah ademin kaburga kemiğinden bahsetmiyor. nefsin tarifi de alttaki ayette geçiyor.
    Al-i İmran Suresi
    (14) Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
    derler ya canım çekti işte nefsin istekleridir bunlar. burada bedeni bir anlatım değil ruhanı bir anlatım mevcuttur. ve aynı nefisten yaratılmanın hikmeti insanlar arasında ayrımcılık olmadıgıdır.
    araf süresi
    3. Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
    yani rabbimiz kuranı indirmiş hadisi şerife uyun diye bir emir yok. kuranda olan hadislere de bir itirazım yok. lakin kuranda olmayan hadislere uyanlarada az öğüt alıyor oldugunu iletiyor…
    19. “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.”
    20. Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı
    21. “Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.
    22. Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rableri onlara, “Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?” diye seslendi.
    23. Dediler ki: “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”
    24. Allah dedi ki: “Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır.”
    bu ayette birbirinize düşman olarak inin deniliyor. yani adem havva ya düşman olarak mı iniyor sizce dünya ya.? yoksa insanlarmı ?
    25. Allah dedi ki: “Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız.”

  545. merhaba tekrar. öncelikle şunu belirterek başlamak istiyorum. hadis insan sözüdür ayet allahın sözüdür. bir bilimsel araştırma yapan biri olarak bunu bilmeyecek değilim elbette. şimdi hadis insan sözü. ve peygamber efendimiz kalkıp diyor ki ey resülüm sen olmasaydın alemleri yaratmazdım. bu söz allahın sözü olması gerekir. allahın sözüde ayettir. ayetlerde kuranda yazar. yok yazmıyorsa hadis olarak geçerliliği vardır. fakat bu hadisi bir insan söylüyorsa soracağım soru şu olacaktır insan allah adına böyle bir söz söylerse şirk koşmaktan başka bişi olabilirmi? tabi otomot cevap vermeden önce şunu belirtim. düşünenle düşünmeyen birmidir? düşünüp cevap verin. ikinci konu olarak ayetlerde kesin bir dille kardeş ilişkisi yasaklanmıştır. hatta kuranda havva kelimesi geçmemektedir bile. çevirilerini yapan müslüman büyüklerimiz bu havva kelimesini kuranımıza parantez içinde eklemek şartı ile yerleştirmişlerdir. biz herşeyi çift yarattık diyen ayet var kaburga kemiğinden yarattık diyen ayet yok. acaba allah kuranı eksik yolladı da alimlere tamamlamak mı düştü.? adem konusunda tüm bu anlattıklarınız hadisten ibarettir. kuranda adem ile geçen ayetleri isterseniz bir inceleyin sonra bir düşünün. sonra doğanın kurallarına bakın izleyin. doğanın kuralı allahın kurallarıdır. kainatta herşey onun kurallarına göre hareket eder. aksi olamaz. adem diye hitap edilen insandır. insan ve insanoğlu diye hitap edilmiştir. allahın bir yaratması ile milyonlar yaratması arasında hiç bir fark yoktur ve allahın yaratma gücünü her sene görmekteyiz belgesellerde. işte bilim allahın ilmini bilmek için uyraşan ilim adamları yetiştirmiş. ve bizlere de gösteriyorlar. biz kalkıp halen hurafe sözlere itaat ediyoruz. ya dedelerimizden bildiklerimiz yanlışsa yoksa sizde mi bu yanlışta devam edeceksiniz? dünya ya düz diyen alimlerin sözlerinin hepsini dogru olarak hiç sorgulamadan kabul etmek kadar komik bir inanış olamaz. adem özel bir isim değildir. insanlara verilen bir isimdir. melek adem cin gibi topluluk isimleridir. lütfen hadislerde var diyerek gelmeyin. hadisle kuranı aynı rafa koymayın. tek dogru olan kurandır. kuran da ki ayetleri okursanız eğer göreceksiniz ki adem insana verilen isim. adem havva hikayelerini lütfen tekrar gözden geçirin derim. elbette kimsenin inancını sorgulamıyorum. bu sitedeki tüm arkadaşların allahı bir peygamberi birdir. sadece yorum farklılıkları yüzünden belki çelişkiye düşebilirsiniz. lakin ben araştırmadığım konuda burada sizlerin kafasını karıştırmak için yazmıyorum. bu eski düşünce din düşmanlarının en büyük dayanaklarından biridir. derlerki allah hiç bir şey yaratamaz sadece emir verir emrindekiler yapar. evet insanı da melekler yapmış allah sadece can vermiş filan falanmış derler. sonra malzeme kıtlıgı varmış tek bir insan yaratmış sonra da bölünme yolu ile eşini yaratmış. sonra da bunlar çiftleşerek dünya nesli oluşmuş diyor islamiyet diyorlar. sonra da başlıyorlar bilimsel olarak konuşmaya eğer aynı babadan ve anneden oluşan bir nesil bir süre sonra genetik hatalardan dolayı yok oluyorlar. mümkün değil diyorlar. sonra sakat olması gerekiyor. sonra zencisi beyazı yüzlerce ırk çıkıyor ortaya bunlara cevap verirken işte allahın gücü diyoruz allah büyük diyoruz yapar diyoruz. elbette böyle de yapar allahın ol deme tarzına elbette sorgu çekilemez. haddimize düşmez. lakin kuranda böyle anlatılmıyor allahın anlatıkları ile hadislerin anlattıkları çelişiyor. sonra dinimize geçecek insanların kafasını karıştırıp dinimizden uzaklaştırıyoruz. lütfen bu tür hurafelerle dinimizi kirletmeyelim arkadaşlar. eğer tartışacaksak ayetler üzerinden konuşalım ve araştıralım. benim de bilgim allahın izin verdiği kadar. varsa daha iyi bilen bir arkadaş tancenk@hotmail.com adresimden iletişime geçip beni de aydınlatırsa sevinirim.
    saygılarımla

  546. ya şimdi şöyle bişe var ilk insan hz ademdir ve bunun üzerine hz adem in kaburgasından hz havva yaratılıyor ya bir çok yerde dinledim ama bence bütün bu anlatılanlar oldukça doğru çok güzel olmuş allah herkezin yardımcısı olsun emeği geçenlere tşk ederim

  547. yani şimdi şöyle bişe var bazı arkadaşların yorumları hoşuma gitti ama bazılarırı diyorki tuafıma gitti ben bütün bunların doğru old inanaıyorum

  548. Sayın cana yakın;
    Helal ve haramı belirleyen Allah(cc) dır.
    Ensest ilişki Kitabullah ta bahsedilmeyen bir konudur.
    Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?
    Yada niçin israiliyata bu kadar önem veriyorsunuz?
    Helal di demek bu kadar kolay mı? Yada karşılıksız mı kalacağını zannediyorsunuz?

  549. cana yakın dedi:

    S.A. ARKADAŞLAR ÖNCELİKLE ÖZÜR DİLİYORUM BEN KENDİ KAFAMDAN UYDURMUYORUM Kİ ÖYLE BİR HAKKIM DA YOKTUR YALNIZ CA CENK KARDEŞİMİZ DAHA AYET İLE HADİSİ KARIŞTIRIYOR PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) EFENDİMİZİN SÖYLEDİĞİ ŞEYLER HADİSTİR KUR’ANI KERİM DE OLMAZ ALLAH’IN (C.C.) DEDİKLERİ KUR’AN DA OLUR ONLAR DA AYETTİR. ARTI BU BİLGİLERİ TAM PEYGAMBELER TARİHİ KİTABINI BULUPTA İNCELERSENİZ BULABİLİRSİNİZ. HAKKINIZI HELAL EDİNİZ VAKTİNİZİ ALDIM.
    ARTI NESLİMİZİN ÇOĞALMASI İÇİN O ZAMANLAR KARDEŞ EVLİLİĞİ HELALDİ HELAL OLMAMIŞ OLSAYDI ŞU ANDA NE BEN NE DE SİZ VARDINIZ. SİZE BİR AYETİ SYLEMEK İSTİYORUM. (İNNALİLLAHİ WE İNNA İLEYHİ RACİUN) BİZ ONDAN GELDİK VE TEKRAR ONA GERİ DÖNECEĞİZ. ALLAH HEPİMİZİ AFFETSİN BEN BURAYA KİMSENİN KAFASINI KURCALAMAK İÇİN VE YA KAFASINI YIKAMAK İÇİN GELMEDİM SADECE BİLDİĞİM BİLGİLERİ KARDEŞLERİM İLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.
    YALNIZ CENK KARDEŞİMİZ BİRAZ HATALI AMA İNŞALLAH KENDİSİNİ DÜZELTECEKTİR TABİ SÖYLEDİĞİM KİTABI İNCELERSE.
    SAYGİ SEVGİ VE HÜRMETLERİM İLE.

  550. Selamun Aleyküm müslümanlar
    Cenk kardeşe teşekkürler :)
    Birileri hala hadislere gereğinden fazla önem vermeye devam ediyorlar.
    Birileri de hocam doğru demiş diye hazıra konuyor.
    Bu dinin ilk emri OKU dur.
    İlk evvela okuyacağımız kitab, Kur’anı Kerim dir.
    Anlayamam, büyüklerimiz zaten okumuşlar.. türünden tembellikler hesaba çekilecek bir davranış tarzıdır.

    Bakınız size bir ayet sunayım;

    Taha 123 – Dedi ki: ‘Kiminiz kiminize düşman olarak, hepiniz oradan inin. Artık size benden bir yol gösterici gelecektir; kim benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz.

    Ayette, sadece Adem ile Havva olsa, Allah(cc) kime sesleniyor öyle?

    Bir başka ayette Hz. İsanın durumunun da Adem in durumu gibi olduğu vurgulanmaktadır.
    Cenk kardeşin de dediği gibi adam=adem olabileceği de göz önünde bulundurularak dikkatlice takip etmek gerekir.

  551. en doğrusunu allah bilir

  552. konu çok güzel fakat detaylı bilgiye ihtiyac var.habilin kurbanı koyun deyil koç,tu.okurlarn kafa karışıklığına katkıda bulunmak için renklerinin ne olduğuna cevap mevlamız hz.ademi yaratcağı zaman meleklerine yer yüzünden çeşitli yerlerden toprak getirtmişti renkler bundan dolayı şekil almıştır.aslımız toprak oldundam yine toprak olacaz.hocamızında ifade etdiği gibi adem babamızın şit as.a kadar çocukları ikiz kız erkekli olarak doğmuştur ve çapraz olarak kardeş evliliği yapılarak neslin devamına mevlamız ruhsat varmiştir.hadis kitaplarında ve peygamberler tarihinde detaylı olarak bulacaksınız.hatta kuranda adem babamızın yaratılışı ile bakare suresinde yer verilmiş cennetden yer yüzüne indirilişi ve bilinmeyenleri adem babamıza bildirdini haber vermektedir.hocamıza ve okurlara teşekkür ederim.

  553. fesih_aslan dedi:

    “İNSANLARIN EN CİMRİSİ BENİM ADIM OKUNURKEN BANA SALAVAT GETİRMEYENDİR.”SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM DEYİN İNŞALLAH.İSMİNİN YANINA.

  554. fesih_aslan dedi:

    selamun aleyküm CENK Bİ İNSAN BU KADAR MI NE DİİM SANA BİLMİYOM Kİ.ŞİRK KELİMESİNİ BU KADAR HAFİFE ALIYOSUN.”HABİBİB SEN OLMASAYDIN KAİİNATI YARATMAZDIM” SÖZÜYLE NE ANLATILMAK İSTENİYO YANİ O AYNAYDI RABBİMİZİ YANSITIYODU TÜM KAİNATTA ONUN NURUNDAN YARATILDI RABBİMİZ O KADAR Kİ KENDİNE YAKIN ETTİ ONU SEVDİ.KILDIĞIN NAMAZDA KELİME İ ŞEHADETTE TEVHİDDE HEP RABBİMİZİN YANINDA ONUN İSMİ ŞERİFİ DE VAR.O ARKADASIN SANA DOĞRU SÖYLEMİŞ AMA SEN TERS ANLAMIŞSIN.KURBAN OLUYUM.SELAMETLE.

  555. siteniz güzel ama çook uzun ben ödevimi geçirmek istedim ama bu imkansız sayılabilir yani:)

  556. olayları bu kadar karıştırmayalım.dinimiz cok güzel.bu güzelliği hurafelere göre değil tabiki olması gerektiği gibi KURAN’I KERİME göre yaşayabilelim.hayat bunu yaşamak için var.

  557. bugün burada harika bir analize şahit oldum
    cenk gerçekden allah senden razı gelsin allahımızın büyüklüğünü açıklama şeklin düşüncelerin zekan sadece helal olsun demek istedim sana yazılarına dewam ettt bence harika iş çıkarmışsın bilim bence allahın bir dilii we hergün yaratılışımızın ne mükemmellik de olduğuna şahit tutuyor bizi bunu fark eden gözlere de zekaya da helal olsun yolun açık olsun saol…..

  558. sayın cana. çok alemsiniz. ademin tüm aile bilgisini vermişsiniz hayran kaldım size. şimdi ben kurandan anladıgım kadarı ile adem kelimesini ya adam yerine geçiyor yada insan yerine geçiyor yani özel isim değil ve adamın iki erkek cocugu yada insanın iki erkek cocuğundan bahsediliyor. ayetlerde ne havva geçiyor ne lebuda geçiyor. geçen tek özel isim fark ederseniz özel isimler belirtilerek geçiyor ayetlerde habil ve kabil var kavga ettikleri konuda ise hiç kız konusu geçmiyor. sizler bu bilgileri nerden buluyorunuz. hatta bu bilgileri bilen arkadaşlara sormak isterim kabilin göz rengi neymiş. hatta habil kaç kiloymuş öyle kesin ve öyle detaylı anlatılıyor ki bu hikayeler gerçekten bunlar kesinmiş gibi sanıyor insan. peygamber efendimiz sadece kurana itibar edin diye veda hutbesinde bas bas ümmete seslenmiş bu ümmet hiç söz dinlemiyor bence. uydurmalarla dini bozmayın arkadaşlar. adem peygamber değil hatta kardeş kardeşe kainat yaratıldıgından beri nikah düşmemiştir. allahın insanlara verdiği isim adem olarak geçer. ilk yaratılan insanlara adem diye hitap edilmiştir. hatta ilk insan zaten vardı sadece allah kuranda anlatılanlara göre bakarsak meleklere diyor ben ademi halife kılacam dünya üzerinde. yani insanı halife yapacam diyor. meleklerde kan göz yaşı döken varlıgımı halife yapacaksın diyor. eh işte dünya da insan var ve bilinçsizce vahşice yaşıyor. meleklerde şaşırıyor buna. sonra allah isimleri yani sıfatları ögretiyor yani allah ilmini veriyor insana. işte insan ozaman adam oluyor yani adem oluyor tam anlamı ile. hatta hürafelere göre melekler ordan burdan toprak almış ademi yaratmış diye anlatılır ki allah bizzat ayetinde diyor ki ben sizi topraktan yarattım. yani meleklerime emir verdim de onlar şurdan buradan toprak alıp yarattı demiyor. peki bunu söyleyen zaatlar nerden biliyorlar da böyle anlatabiliyorlar yoksa allah ile aralarında bir hat mı var da bu bilgileri alıp bize anlatabiliyorlar. peygamber efendimiz anlatmış olsa kuranda yazardı. he anlatmadığı şeylerde zaten kuran yok. olmayan ve kurana ters düşen bir şey anlatmamıştır peygamber efendimiz. ama biz illaha allahtan daha iyi biliyoruz ya bu işi mutlaka bişiler eklemek gerekli allah çünkü kuranı yollarken eksik yollamıştır diyecekler. hatta her insana aklı veren allah bazı insanlar anlasın bazıları anlamasın diye kuranı belli kişilerin anlaması için göndermiştir. dimi ama yani allah hoca efendileri sever çünkü. yahu ayet diyor ki biz insanlar anlasın diye ayetlerimizi ayrı ayrı anlatırız diyor peki her insanın anlayacağı dilde anlatılan kuranda ben niye böyle hikayeler bulamıyorum. yani allah aşkına bu hikayeleri nerden bulur bu insanlar çok merak ediyorum. öyle ayrıntılı ve öyle kesin gibi anlatılıyor ki insanın inanası geliyor. hatta bir arkadaş inat etti diyor ki allah bu kainatı ey resulüm sen olmasaydın bu kainatı yaratmazdım diye ayet varmış diye inat etti. baktım aradım yok. eh peki dedim arkadaş nerden buldun bunu? bu büyük şirktir büyük günahtır yok banamısın demiyor millet böyle hürafelere kapılıp gidiyor. yazık vallaha. allahın söylemiş olması gereken bu laf kuranda yok ama bir takım insanlar bunu allah demiş diye söyler dururlar. yahu merak ederim ben bu lafı söyleyen kişinin allah ile arasında kırmızı hattımı varmış acıp sormuş ta allahta böyle bişi demiş. yoksa allahın bize söylemediği şeyleri aslı olmayan kaynaklardan uydurup allah adına yalanmı söyler insanlar ne büyük şirk ne büyük günah yapmayın etmeyin lütfen.

  559. cana yakın dedi:

    H.Z. ADEMİN ERKEK ÇOCUKLARINDAN BİNİN ADI KABİL VE DE BİR KIZININ ADI İKLİMA ARADAN ÜÇ YIL GEÇTİKTEN SONRA BİR OĞLU İLE BİR KIZI DAHA OLDU OĞLUNUN İSMİ HABİL KIZININ İSMİ İSE LEBUDA BIRAKMIŞLAR FAKAT BU KIZLARI İLK KIZLARI KADAR GÜZEL DEĞİLDİ YANİ İKLİMA KADAR GÜZEL DEĞİLLERDİ. TOPLAM 4 ÇOCUK VARDI.ŞEYMA ABLA SORUNUZUN CEVABI BU.

  560. zaten hocalarımız ayetlerle açıklamış bu iş sana göre bana göreyle olmaz ki.ALLAHım bizlere hakkıyla anlamak nasib eyle.bizleri af eyle günahkarız sen bizleri şaşırtma YA RABBİM sana sığınırız af eyle.amin.

  561. s.a yav ne acaib yorumlar ağzı olan konuşuyo kuran ne diyorsa o açıp ordan okumamız gerekiyor.hepimiz ADEM aleyisselam dan geldik ne mutlu ki nebilerin nebisi MUHAMMED MUSTAFA sallallahu aleyhi ve sellemin ümmetiyiz hepimiz onun nurundan yaratıldık.RABBim onun sünnetine uymayı kevser havuzunun başında mübarek elinden su içmeyi nasib eyle.amin.

  562. Ey müslüman kardeşlerim
    havva annemiz ve adem babamızın kaç çocuğu vardır ve isimleri nelerdir yardımcı olursanız sevinirim..

  563. güzel olmşta biz sorularımızı nasıl sorcaz

  564. cana yakın dedi:

    s.a. öncelikle iyi akşamlar bizler bu dünya ya ne için geldik kimin için geldiğimizi bilmemiz gerekiyor. aslında bizler bu dünyaya hata yapmak için geldik zaten eğer ki hata yapmıyacak idiysek bu dünyaya niye geldik zaten melekler allaha kulluklarını bizden daha iyi yapıyorlar dı bize gerek yoktu ki bizim asıl yaratılış amacımız sınav değil mi? kimimiz ufak hatalar yapar kimimiz de büyük hatalar yapar ve ya küçük günahlar ile büyük günahlar desem daha doğru olur. allah affedendir allah hepimizi affetsin cehennem ile kabir azabından da korusun. ha kusura bakmayın kafanızı ağrıttım ama şu anda allahtan başka hiç kimse bilemez h.z. adem beyaz tenlimiydi yoksa zenci mi? beyaz tenliler de onun soyundanzenciler de japonlar, ingilizleri filistinler de yani yer yüzündeki bütün insanlar onun soyundan.
    onun için hiç kimse onun hangi renkte olduğunu da bilmez.

  565. Bana Çok tuhaf geldi…..

  566. emeğinize sağlık

  567. selam
    ben can
    sizin kulube uye olmak istiyorum beni kabul ederseniz seviinir

  568. allahın selamı üstünüze olsun diyerek söze başlayalım. arkadaşımız çok güzel bir konuya değinmiş. kardeşlere nikah düşer ozaman demiş. evet sonra ayetlerde bu yasak kılınmış. niye biliyormusunuz çünkü mişlerle muşlarla yaşadıgımız için. kimse gerçekleri sorgulamaya cesaret edemiyor. şimdi konuyu şöyle ele almak gerekli sadece inanacagımız kitap kuran ve bizlerde sadece kurana göre yorum yapmak zorundayız. şimdi öncelikle yaratılma konusuna gelelim. allah tek ve bu fizik olarak ispat edilmiş durumda. herşey bi noktadan başladı ve büyük patlama ile yaşam ve tüm kainatın temeli atıldı ve genişlemesiyle devam ediyor. peki bunun ispatını büyük patlamanın fosilini bularak bilim adamları ispat etti. şimdi soru şu bu noktanın evveline gidersek nokta yok oluyor.ozaman u noktayı yaratan bir gücün olması gerekir işte bu güce biz allah diyoruz. düzeltmek gerekise ben böyle diyorum uslup farkı sizlerin kafasını karıştırmasın. peki biz allahın 99 sıfatını biliyoruz yani 99 gücünü biliyoruz ve bilmediğimiz daha ne gücleri var bizlerin ilmi yetmiyoor. peki cocukca soruların devamına gelelim niye ol dedi. evet hak için yarattık diyor. hiç bir şey yokken kimin hakkı diye düşünüyor insan. bunun da cevabı şu bildiğimi 99 vasfının hakkı için yarattı. çünkü adaletin ve hakkın en üstü allah katındadır ve onun taktiridir. ozaman ilk olarak kendi varlıgının gücünün hakkını vererek başlaması gerekir. ve yaratma gücünün hakkını veriyor. sonra ve bir kez ol diyor. ve herşey en baştan bir kerede başlıyor. yani her seferinde olaylara karşı şöyle olsun böyle olsun demiyor. eğer böyle olsa allahın gücünü kücümsemiş oluruz. ve ayet diyor ki herşeyi evre evre yarattık. evet patlama ile zaman başlıyor ve herşey sırasıyla oluşmaya başlıyor. herşey sistemli ve sistematik şekilde büyük gücün tasarımına uyarak devam ediyor. evrelerin sonucunda dünyada hayat başlıyor. ve dünyada adem yani türçeye cevirsek insan anlamına gelen varlıgı oluşturuyor. ve bu insanlar dünyada yaşarken iç güdeleri ile yaşıyor. kan ve göz yaşı dökerek kuralsızca yaşıyor. ve allah insan evresini tamamladıgıda meleklerine diyor ki ben insanı dünya ya halife kılacam. halife demek temsilci demek. yani allahı dünya da temsil edecek varlık olarak biz insanlara bu mertebeyi uygun görüyor. ve melekler diyor ki biz dururken kan ve göz yaşı döken varlıgımı halife kılacaksın diyor. işte bu nokta da diyor ki allah gaybı ben bilirim diyor. demek ki melekler gelecek hakkın da yorum yapmıyor. bildikleri konu üzerinde yorum yapıyor. sonuç olarak allahın bir tane yaratması ile milyonlarca yaratması arasında hiç bir fark yoktur. ve insana katındaki ilmi veriyor. yani isimleri ögrettik diyor. ve meleklere diyor ki ilmim karşısında eğilin. tabi burada şeytan hataya düşüyor kibre giriyor. ateşle toprak bir olurmu düşüncesine kapılıyor. şöyle de düşünebilirsiniz bir fakir adamla bir zengin adam bir olurmu tarzında ama allah ilme bilgiye eğilmek gerektiğini vurguluyor. ama şeytan kibrine yenik düşüyor. şeytan mütlet istiyor ve insanı (adem) cennetine yerleştiriyor. fakat şeytan kandırıyor ve insanı isyana sürüklüyor insana yasak kılınanı yaptırıyor. fakat allah bunu bilmiyormu biliyor zaten insanı zayıf yarattık diyor unutkan yarattık diyor. ve yarattıktan sonra hata yapacak ki af etsin. isteseydi zaten kusursuz da yaratırdı. ozaman af edebilme gücüne hakkını vermemiş olurdu allah herşeyi kusursuz yaratmış. ve insan dünya da gecici hayatına sınanmak için gönderiliyor. ve insan ve insanogulları olarak soyumuz devam ediyor. yani adem diye tek bir varlık yok. insan var. insanların cocukları var. işte burada şunu anlamak gerekli allah bir şey yarattırsa kusursuz yaratır. öyle tek insan yarattı demek allahın gücünü kücümsemektir. ve sonra insanlar cogaldıgında kardeş kardeşe ilişkiyi yasakladı gibi yaklaşımlar zamanın din düşmanlarının uydurmaları olarak bu günümüze gelmiştir. allahın gücü herşeye yeter diyoruz allah tek diyoruz. peki allahtan başka tek olamaz diyorsak ozaman adem tek erkek olarak dünya ya gelmiş se teklik kavramını bozacak şekilde bir yaratılış olamaz. ve zaten ayetlerde herşeyi ap acık anlatıyor. diyor ki toprak ölüydü. ve rahmanla can verdik yani suyla. ve diyor ki görmezlermi evet bakalım şimdi bir kuru toprak alalım ve üstüne su dökelim. hayat başlıyor. bitkiler ve bakteriler hayat buluyor. işte dünya da hayat böyle başladı. evre evre. zaten allahın bir şeyi yaratması için ne meleklere ihtiyacı var ne başka bir şeye. yok melekler ordan burdan toprak almış kurutmuş filan falan bunlar fasarya. yok eliyle melekler göz yapmış kaş yapmış fasarya. allah bilime aykırı mantık dışı hiç bir şey yaratmamıştır. zaten bilim de allahın bizlere verdiği ilimdir. hiç akıl alıyormu allah insanı yaratması için meleklere emir verecek. allah ol dediğinde önünde durabilecek bir güc varmı ? ol bir kez der ve bir daha ol demesine gerek yoktur herşey sırası geldiğinde görevini yapar ve allahın belirttiği sona ulaşır. bizler zaman kavramı gibi ve birşeyleri mantıklı kılabilmek için bu hikayeleri anlatarak allahın gücüne haksızlık ediyoruz. allahın bizlere gönderdiği kitabı okumak yerine yıllar önce söylenen hadislere göre allahı anlamaya yöneliyoruz. ama allah diyor ki tek dogru kitap bu kitap diyor. dos dogru bu kitaba inanın diyor. şimdi bir örnek verelim. kimse kimseye şaafaat edemiyecek diyor ama sonra diyoruz ki peygamber efendimiz bize şafaat edecek. peki allah mı yanılıyor yoksa bizlermi ? yoksa bizler allahtan bir söz mü aldık? hatta diyor ki onlar ateş bize bir süre dokunduktan sonra cennete gececez diyorlar diyor onlar allah katından bir sözmü aldılar diyor. bizler halen rivayetlere göre dinimizi yaşamaya ve akıl yürütmeye çaba veriyoruz. bunada ayetle cevap veriliyor ya atalarından gördükleri yanlışsa diyor. sizde mi bu hatalara devam edeceksiniz diyor. en son olarak peygamberler hakkında ayetlerde nebi yada resul olarak belirtme geçiyor ama adem için hiç böyle bir belirti yok. çünkü adem demek insan demek özel isim yerine kullanılmış bir isim değil. cins isim. ve adem kelimesine özel isim yakıştırmak allahın gücünü kücümsemek oluyor. hatta bazıları diyor ki allahın kitabından bişi anlamazsınız diyor hadislerle acıklamak istiyor. peki allah kitabında diyor ki biz insanların anlaması için ayrı ayrı ayetlerde anlattık diyor. yoksa allahın kalemi yetmedi de biz sivri zekalılar kalkıp tamamlamak için mi çaba veriyoruz. herşeyi. yine allah ayeti ile cevap. onlar elleri ile yazdıkları kitaplardan kazandıkları para ne acı paradır diyor. peki kim eliyle kitap yazıyor? kuran dışında yazılan kitaplara ne isim veriliyor kuranı anlamazsınız siz biz size acıklayalım diyor. ama bu ayeti görmekten bile acizler. zaten allah bizleri yaratırken anlama kapasitesini kendi vermemişmi ayetleri gönderirken her insanın anlama kapasitesine göre göndermemişmi. yoksa allah biz insanlar gibi hata yapan sonra hatalarını düzelten bir varlıkmı demek istiyorlar. ben diyorum ki büyük günah allah öyle bir güc ki düşünürken bile gücümüz yetmezken. hatta düşünürken titrememiz gerekirken böyle çirkin yorumlara itibar edilmesine hayretle bakıyorum. zaten aklıma takıla bir şey de şuydu. münafıklar diyor. ne anlama geliyor müslümanım diyen kişilerden bahsediyor. şimdi bakıyorum herkes ben müslümanım diyor. ama el öptürüyor. ayet diyor ki güdülmeyi istemeyin benden gözetlenmek isteyin diyor. ama bizleri güdecek insanların elini öpüyoruz. allah razı olsun herkesten. islam dinini böyle yozlaştırarak insanların kafasını karıştıranlardan.
    dünya kuruldugundan beri kardeş karşedeşe nikah düşmedi düşmeyecekte. allah ayetlerini değiştirmedi hiç bir zaman bu kuran allah katında hep aynı. sadece geçmiş kitapları şu anda oldugu gibi değiştiren sivri zekalar vardı okadar. şu anda bu zekalar halen mevcut ve kuranın içine zorlamalarla bişiler eklemek istiyorlar. ama tüm kitaplar kurandı. ve tüm dinler islamdı. lütfen insanların kafasını karıştırmayın. gerçek dini ögrenmek isterseniz.peygamberimizin dediği gibi allahın yazdıgı gibi kuranı okuyun. orda tüm cevapları allah bizlere vermiştir. sadece düşünerek okuyun. düşünenle düşünmeyen görenle görmeyen bir olurmu diyor. bu arada evrimcilerin tek hatası şudur. allaha inanmamaları. ama allah herşeyi evre evre yaratmıştır ve zaten evrimciler bunu dünya üzerinde bularak bizlere sunmaktadırlar. ama hataları allah yok diyorlar. işte allah var evrimde var. ayetlerde de evre evre yaratılmadan bahsediyor.
    hepiniz allaha emanet olun.
    saygılarımla
    cenk

    • fatih çıtak dedi:

      Kardeşim yazını sonuna kadar okudum aradan 4 sane geçmiş ama ben yeni okudum…Senin düşüncende çok büyük yanlışlar var.Yazından anladığım kadarıyla biraz birşeyler okumuşsun ama meseleleri tam kavrayamamışsın…En önemlilerinden birisi adem in tek olmadığını insan olarak çoğulun adem isminde tek zannedilmesi var sende…Oysa ki Allah ayetlerinde der ki ”Biz adem i toprakdan eşinide ondan ve sizide bu ikisinden yarattık” Ayet gayet açık olarak bildirilmiş… Adem insanların genel adı değil Allah ın yarattığı ilk insanın adıdır ve ondan eşi Havva yı ve ikisindende insan neslini yaratmıştır.Birde sen evrimcilerin görüşleri ile okuduğun kur an arasında bazı şeyleri birleştirmişsin…Mesela evrimcilerin evre meselesini Allah ın ayetlerinde geçen evrelerde yarattık . ile karıştırıyorsun…Allah biz insanı evrelerde yarattık der ve bunu açıklar.Bu evreler; ” Biz insanı değersiz bir su damlasından bir meniden yarattık sonra onu bir çiğnem et haline soktuk sonra o bir çiğnem eti kemik halinegetirdik ve bu kemiğede et giydirdik ve onu başka bir yaratılışta yarattık ” Der. Allah ın evrelerde yarattık sözü budur. Maymundan türeterek insan şekline soktuk demiyor ?? Şimdi müslümanız diyoruz Kur an a iman ediyoruz Herşeyin Allah ın elinde olduğuna inanıyoruz ama Ademin evlatlarının birbirleri ile evlendiğini inkar yoluna gidebiliyoruz.Bunu nasıl yapıyoruz ? Allah Adem A.S. a bir şeriat öğretti ve oda onu uyguladı.Ademin aynı göbekde doğmayan çocukları evlenebiliyordu aynı göbekte doğan çocukların evlenmesine izin yoktu. Kardeşler evlenirmi kuran buna karşı çıkar demeyin hemen ve aklınızın almadığını kardeşlerle evlenme olursa çocukların öleceğinden bahsedip bunu bilime bağlamayın.Maden bilime bağlayanlarınız var o halde şunu bilimle açıklasın ”Hz. İsa nın babasız dünyaya gelişi ” Bilimle konuşanlara başka örnek vermiycem zira bu yeterli bir örnektir. Allah a güçlük yoktur. Birde şefahatten bahsedip şefaat yoktur diye kestirip atmışsın. Bahsettiğin ayet doğrudur fakat neden indirilmiştir ? Kafirler Allah a inanmıyorlarmıydı ? inanıyorlardı fakat bunun yanında kabe deki 3 büyük puta da tapıyorlardı ve bunların allah katında şefaatçileri olduklarını öne sürüyorlardı… Allah bu ayetleri ile bunlardan bahsetmektedir ve ” Allahın izni olmadan kimse şefaat edecek değildir ” Ayetini indirmiştir. Ayrıca Başka ayetlerde ise şefaat edecek kişilerdende bahsetmektedir sanırım bunları kaçırdın. Allah der ki ” Onlar Allah ın razı olmadığı kişilere şeffat etmezler ” Bu ayetten şefaat edileceği anlaşılıyor… Bimeden tam konuya vakıf olmadan yarım bilgilerle düşünüp kestirip atmayalım lütfen.İyice araştırıp konulara vakıf olalım.Zira müslüman olmanın gerekliliği budur.

  569. güzell olmuşşşşş

  570. selam hocam yazınızı ve yorumları okudum,ancak yorumlara hiç cevap yazmamışsınız.bazı anlatılanlar karışık geldi.derya arkadaşımız çok güzel yazmış bazı şeyleri.peki diyorum biz hıristiyan olarak dünyaya gelseydik hayata öyle devam edecektik.onların ne suçu var???ve benim asıl araştırdığım şey hz adem efendimizden günümüze nasıl geldik???okullarda hep darvinizim tarzı teoriler anlattılar,yani taş devri…falan.ben günümüze nasıl geldiğimizi yani hz adem kaç yıl önce yaşamış ve sonra neler yaşanmış günümüze gelinmiş?
    şimdiden sağolasın hocam…

  571. belovet dedi:

    :)

  572. belovet dedi:

    sizinle bişey daha paylaşmak istiyorum bunu öğrenmek isteyenler olabilir hz adem ve havva o meyveyi yememiş olsaydı biz insanlar cennette yaşıyor olacaktık sanıyorsunuz fakat edimdiğim bilgiye göre insanların nevsine hakim olup olamayacağını öğrenmek amacıyla zaten insanlar dünyaya gelecekmiş yani insan soyunun cenneti hak edip etmeyeceğini öğrenmek için insanlar zaten dünyada olacaklarmış cenneti hakedenler ve etmeyenler ortaya çıkarılacakmış ben bunu bir ayeti okuyarak cevaplandırdım sizde araştırın selamlar

  573. belovet dedi:

    hz ademin çocukları birbiriyle evleneceklerini bilmiyorlardı allahın emri ile evlendiler allah helal kılarsa olur zaten insan nesli çoğaldıktan sonra haram kılınmıştır allah her insanın ileriki yaşayışına göre hükümler değişerek gelmiştir düşünsenize çocukları evlenmemiş olsaydı başka insanlar yaratılsaydı o zaman ademin soyundan gelenler bizim ırkımız üstün derdi diğeri bizimki üstün derdiyeryüzünde hiçmi hiç huzur kalmazdı bence bunları araştırarak yazdım selamlar

  574. belovet dedi:

    insanların teninin tipinin dilinin değişkenliğini ben yaşadığı bölgeye göre değişir sanırdım ama hz adem in farklı topraklardan yaratılmış olduğu burdan öğrendim ama daha bilmediğim çok şey var tşkler

  575. s.a.benim tam 5yıllık bi kurs hayatım geçti ve bu kardeşlerin evlenme olayını en son senem de duydum.hala araştırıyorum ve inanıyorum.ama bu olayı kime anlatsam çok şaşırıyo.daha sağlam deliller sunabilirseniz sevinirim.mesela şu batmanlı gibi olanları susturma amçlı:))iyi çalışmalar.

  576. fatma akalın dedi:

    s.a hz. adem ve havva için yazdıklarınızı okudum açıkcası kalbimin bir yeri inandı diğer yeri acabamı? dedi ki ben bu sitelere babamı kaybettikden sonra girmeye başladım merak ilk yaşam ve ölüm iyi günler

  577. çok beyendim baya bi bilgi aldım…
    ama aradığım şey hz.adem(s.a.s)’in hayatıydı.
    amaaa ğerçek ten çok güzel bilgiler aldımm…..

  578. ceren & sunay dedi:

    çok güzel olmuş bizi aydınlattığınız için teşekkür ederiz.

  579. çookk güzell.harika olmuş.Tüm merak ettiklerimi buldum bunların bilindiğini de bilmiyordum…

  580. deryanin dedigine katiliyorum,ama bizede teblig düser,tebligi saglikli yapmak icin ateistlerin soracagi sorulara hazir olmamiz lazim,cünkü onlar 1001 dereden su getiriyorlar, yani hic düsünmedigin sorulari soruyorlar.Allah ilmimizi artirsin ve ilmimizle amel etmeyi nasip etsin,amin

    • iki insanın tartıştıgını gördüm tartışanların biri kürt biride türk kürt olan şöyle diyordu ilk dil kürtçe türk olanda hayır ilk dil arapçadır ben sadece dinliyordum ve konuşmak zorunda kaladım şimdi şöyle bir düşünelim dedim sen kürsün ben türküm obiri arap obiri alman obiri rus obir amarikalı obiri ermeni obiri yahudialla yani nereli olursan ol bizler birbirimzin dilinden belki anlamayız ama allah and olsunki bütün insanların dilinden ve halinden anlar allah kısacası kürtçede biliyor türkçede almancada insanların regi önemli dil şöyle bir düşünelim bir anne ve bir babanın üç çocu olr biri beyaz biri esmer biridekumral olur demektirki bütün renklerin bir sahibi var

  581. kırıkkaleli dedi:

    yorumlarınız kafamı karıştırdı tam anlamıyla kafamdaki soru işaretleri dagılmadı

  582. selamun aleykum kardesler;hocamin dedigine katiliyorum
    baska bir kitapta okumustum gercekten dogruymus bize bu dogru bu yanlis dememiz yakismaz Allah ozaman onu emretmis oyle olmus Allah muhafaza etsin bizleri yanlis yorumlardan kacinalim biz elhamdulillah hak din islam dinine tabiyiz bu bize buyuk bir mukafaat hamdolsun Allah’ amanet olun…

  583. ali rıza dedi:

    slm..ben ali rıza..bu olayı bana rahmetli dedemde anlatmıştı..aynı sekılde anlatmıştı..burdada gorunce sevındım…her dogumda ıkız geldıgını dedemden duymustum..neyse iyi calısmalar…

  584. selamün aleyküm keske hz adem hakinda daha cok bilgi verilse,mesale ateistin biri bana soru sordu hala cevabini vermedim,sorusu söyleydi hz adem zencimiydi?japonmuydu?arapmiydi?ve insanlar niye böyle zencisi japonu oluyor biri bana bu sorunun cevabini ve o ateisti tatmin edecek cevap verirse cok sevinirim.e-mail adresime göndersenizde olur.selamlar

    • değerli kardeşim günümüz tıb dalında da anlatıldığı gibi insanlarda 7 adet gen olayı vardır.buradan hareketle insanların renkleri de buna göre cenabı hak tarafından nasıl takdir ederse insan sureti de o şekilde dünya ya gelir.selam ve dua ile

    • kafanı böyle şeylere yorma kardeş.japonmuş çinliymiş.unutmaki köpeklerin bile on çeşidi var ..atların sineklerin. saymakla bitmez…selamlar saygılar…

    • seref kardeşim hayatta her şey ola bilir Mesela bazıları çok sıcak ülkelerde kalıyor siyah oluyor bazıları soğuk ülkelerde kalıyor beyaz oluyor Ama bu 100 ve ya 1000 yıllar sonra oluyor Mesela eskiden kırqızların yaşadığı yerde insanların saçı sarıydı ama şimdi siyah

  585. songül dedi:

    insan hayatı kısadır.ama peygamberlerimiz,cenneti tatmış ne güzel bence çok güzel baştan sona kadar. yazdığınız için tşk ederiz.
    şeyma
    songül
    gülhan

  586. çok güzel insanların dinini ve peygamberlerini öğrenmesi.

  587. necatı dedi:

    çok iyi ornekler verdığiniz için sıze içimden geldı tesekkur ederim

  588. merhabalar hocam 3 hafta cuma namazına gıtmeyen kısı ımansız oluyomus Allah korusun bole bır duruma dustugumuz zaman ne yapmamız lazım

  589. Batman muhalifi olduğun şey Din unutma.sen doğru yada yanlış diyemezsin.yada diyosun senin teorin ne.

  590. anlattıklarınız tefsir kitaplarında anlatıldığı gibi çok saçma çünkü anlatılanlar ve sizin anlattıklarınız hep hikaye nisa süresi 23. ayet kırkardeşi nikahlamayı haram kılmıştır ve ne Kur’an-ı Kerimde ne de Hadislerde Hz ademin çocuklarını evlendirdiğine dair bir ibare yok ve yine kur’anın bir ayetinde Hz adem ve Hz havvanın allahtan bir çocuk için cenabı hak ka dua ettikleri geçiyor kimisi neymiş efendim daha önce öyle idi derler ne alaka iki kardeşten dünya gelen 3. neslin hepsi bir fiil ölür çok merak eden varsa bunu tavşanlar üzeinde denesinler ilişkiye giren dişive erkek dışında 3. nesil dünyaya gelen tavşanların hepsi ölür bir nevi hastalık gibi hem günümüz tıbbındada bu kanıtlanmıştır akraba ile evliliğe şiddetle karşı çıkılıyor çünkü 3. nesil de dünyaya gelenlerin %99 u sakat doğuyor yada doğmadan ölüyor biraz mantıklı bakın olaylara ve nisa süresi 21 ayte bakın

    • bence batman kesinlikle saçmalıyosun.bu olaya bakarken ne günümüz tıbbını nede günüümüz olaylarına bakabilrsin-milyonlarca yıl öncesinden bahsediyoruz-hem herşey kuranda ve hadislerde geçmez aslında direkt geçmez diyim.zamanında ulemalar toplanıp,kurandaki bilgilerden ve hadislerden yola çıkarak bu sonuca varıyorlar.ona bakarsan namazda kuranda secde olarak geçiyo.

    • önemli mi dedi:

      sen ne sacmalıyorsun arkadaş…alman bir adam kız çocuguyla bilmem kaç yıl birlikte oldu,sonra doğan torunuyla birlikte oldu daha sonrada torununun kızı ile birlikte oldu ve bu adam almanyada kendi evinin altında yaptı bu işleri..hepsi sağlıklı doğdu bunların..sadece psikolojilerine bakmak lazım! kafadan atıyorsunuz hepiniz..dikkat edin..kuranda hep ‘biz’ der…bu bizler kımlerdır hıc dusundunuz mu?

  591. Kerim Turan dedi:

    Bayadan Beri Aklımda Olan Bir Soruydu Allah Razı Olsun. Halloldu..

  592. çok gggggggüüüüüüüüzzzzzzzzeeeeeeeeeeeellllllll

  593. kardes burada anlattıgınız dını ılmın kuran ve sunnetten delılı varmı mesela adem a.s ile havva a.s. nın cocuklarının ıkız dogup bırbırlerı ıle evlenmesının delılı nerede bır ayet veya hadıs varmı sahı9h bır hadıs

  594. sıtenızı beyendım ama aradımı bulamadım bn adem ile hawwanın cocuklarının adlarını arıyodum

    • ya kardes kardesle olurmu bu ne sapikliktir.herseyi yaratan allah iki kadin iki erkek yaratamamismi.bu ne serefsizliktir.kardesin kardesle yatmanin aciklamasi izahatimi olur.aklinizi basiniza devsirin sapiligin alemi yok

      • ordan bakınca evet sapıklık gibi duruyo,ilk başta bende sindirmekte zorlandım fakat bazı şeylerin mantığı olmuyo-hz ademin doğmadan dünyaya gelmesi gibi-bugün dünyaya gökten biri gelse heralde ozmnda “bu ne saçmalıktır”deyip inanmıycağımız gibi.

      • köksal dedi:

        bu ne terbiyesizlik ateistmisin kardeşim sapıklık derken kimi kasdediyorsun sapık olan sensin ateist sapık

      • şerefsiz olan sensin ateist kafir

      • kafana takma köksal asıl şerefsiz hakan gibileri

      • hayatim da senin gibi aptal görmedim sapik
        olan sensin hakan bey, sen git kuran oku biraz aydin larsin

      • altinok dedi:

        Konu eski ama cevap yazma geregi duydum.
        Din kardeslerim muslumaniz degilmi,
        birbirimizin fikirlerine kufurle yanit vermektense neden ortak cozum arayisina gecmiyoruz neden tatli elestirilerle konuyu genisletmiyoruz. Hepimiz ayni ummetin evletlari degilmiyiz. Arabi hazretlerini bir sozu ” Benim seni sevebilmem icin senin Allahi sevmen yetmezmi ” ne guzel bir soz. hepimiz Allahi, peygamberlerini kitaplarini seviyoruz iste ortak noktamiz bu. tartisma ve kufurle sonuc alamayiz.

      • abdullah dedi:

        hakikaten insanın kafası allak bullak oluyor

      • sadece adem ve havvayı yaratıp onların çocuk sahibi olmasına gücü yeten allah neden bir kaç daha çift insan yaratmadı da kardeşleri birbiriyle evlendirdi.allah sapık mı yada bütün gücü bir erkek ve bir kadın yaratınca bitmişmiydi.şimdi böyle bir şey olsa millet ayağa kalkar ama onlara laf yok ne iş anlamadım…herkes aptal ve çok fena şekilde kandırılıyoruz.aç kuran oku diyen arkadaş sen aç oku o kuranı.yarısı incil ve tevrattan oluşuyor.diğer yarısı ayetlerin tekrarlarından oluşuyor.sonuç olarak eğer allah istemeseydi kardeşler cindel ilişkiye girmez ve başka insanlar yaratırdı.ama nasıl bir allah ise kardeşleri sokmuş aynı yatağa.herşeye sofu aldanmayın biraz mantık biraz düşünce lütfen…

      • BIRAZ INSAN GIBI KONUSALIM, KOTU SOZLER BARI BURDA KULLANMAYIN.EN AZINDAN INSAN OLAMASANIZ BILE BURDA DUZGUN KONUSUN.COK AGIR KELIMELER SARFEDIYOUNUZ SIMDI BURDA SAVCILIK TARAFINDAN DINLEME OLSA, SORGUYA ALINSANIZ ORDA EFENDIM DIYE KONUSCAKSINIZ SIZIN GIBI BIR INSANA. TANRI INSANLARI BU KADAR OZGUR VE TERBIYE ICINDE YARATMISKEN SIZIN YAPTIKLARINIZ COK ACINASI BIR DURUM,SEYTANA KARSI BILINCLI OLMAK GEREK, SOZDE INSAN DENEN VARLIK SEYTANDAN DAHA KOTU OLMUSTUR,, ALLAH BILE INSANLARI OZGUR BIRAKMISKEN SIZ KIME KUFUR EDIYOSUNUZKI ? SIZ BIRISINE SEREFSIZ DEYINCE ALLAH SIZE MADALYAMI TAKICAK ACABA ? BIRAZ INSANLIGA YAKLASMAK GEREK.
        INSANLIGA YAKLASAN BIRBIRINE BOYLE DAVRANMAZ HELE GERCEK INSAN OLUNDUGU VAKIT HIC BIR KAVGA KALMAZ ZANNIMCA.BURDA INSAN GIBI SOZLER OLSUN,KIMSENIN NE OLACAGI BELLI DIIL, SIZLERI UYARIM DEDIM KARDESIM.

    • ya bu ne sapıklıktır arkadaş ya… Hiçbir zaman kardeş evliliği olmamıştır.Eğer öyle olsaydı 2 kan grubu olurdu .bir erkek ve bir kadını yaratan Rabbimiz aynı şekilde 2 tane daha kadın yarattı ve bunlar hz ademin çocuklarıyla evlendiler mesele bu kadar basit milleti üstünüze güldürmeyin rezillik ya

      • güldümmmmm kuranda mı yazıyor 2 kadın yarattıgı muhaaaaa yukarda kuranı oku aydınlan diye azmış arkadaşın biri bence bu sapıklıgı anlaman için kuranı okuman yeter…
        KURAN aydınlanmak için okursan yaya kalırsın.Adam evlatlıgının karısıyla evlenmiş 6 yaşındaki bebeyi koynuna almışşş bu mu aydınlan diye örnek gösterdiğin kitap..
        Hani nerde deme evlatlık karısıyla ilgili ayet var..İSLAMIYET BAŞTAN SONA SAPIK bir din.sadece muhammedin uçkuruna inmiş ve onun karılarla nasıl yatacagını anlatan bir kitap.HANİ deme ayet var karılarınla sırayla yat sana helal kıldık diyeee..OKUYUN AYDINLANIRSINIZ , sapıtmazsanız aydınlanırsını

      • Çok saçma yorum. Kan gruplarının tamamı iki kişiden olabilir. İki kan grubu olmaz. Mendel kanunlarını biraz araştır. A0 ve B0 kangruplarından oluşan çocuklar tüm kangruplarından olabilir (a,b,ab veya 0)

  595. alla’ha emanet olun

    • 23 Eylül 2008 Salı
      İNSANLARIN İLK ÇOĞALMASI ADEM VE HAVADAN DEĞİLDİR.
      Bu güne kadar bize anlatılan dinde, İnsanların çoğalma şekli anlatılırken, Allah ilk önce hazreti Ademi yarattı.Daha sonra onun sağ kaburga kemiğinden hazreti havayı yarattı. Onlar evlendiler. Her Doğumda çocuklar ikiz doğuyordu doğan çocukların mutlaka biri kız biri erkek oluyordu. Her batından doğan çocukların bir biriyle evlenmeleri yasak ama başka batından doğan erkek ve kız bir birlerini almaları ise helal diye anlatmışlar durmuşlardır.
      Yani insanların ilk üreme şekli kardeş evliliği ile başlıyor. Bu Anlayış Allah ın dinine bir iftiradır.Şimdi Kur’an dan İnsanların türeme şekli nasılmış ve nasıl olmalıdır onu incelemeye çalışalım.
      Kur’an da anlatılan üreme ve yaratılış biçimi: Daha önce Adem, melek , iblis şeytan, cin , kelimelerini Kur’an da ki ayetler ışığında izah etmiştik. Bunları burada tekrar izah etmeye gerek yok. Şimdi insanların türeme şeklini bize anlatan ayetleri incelemeye çalışarak çelişkisiz bir dini anlatmaya çalışacağım inşallah.
      71/17-“Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirdi.”
      71/18”Sonra sizi oraya tekrar geri çevirecek, ve sizi bir çıkarışla ,diriltip çıkaracaktır.”
      Ayetlerden anlaşıldığı gibi,ilk insanlar yaratılırken , bir tek insandan yaratılmadığı, bir çok insandan yaratıldığı vurgulanmaktadır. Şimdi Bu anlayışın tam aksine gibi bir anlam taşıyan ayeti nakletmeye çalışalım.
      49/13”Ey İnsanlar gerçekten biz sizi,bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışmanız için halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah katında sizin en üstün olanınız,(soyca değil) Takvaca en ilerde olanınızdır.Şüphesiz Allah bilendir haber alandır.”
      Kur’an burada İnsanları bir erkek ve dişiden yarattık ifadesini kullanırken,Üreme,çoğalma biçiminin,formülünden bahsetmektedir. Yani bir insanın çoğalma biçiminin oluşabilmesi için,Erkeğin sperması ile kadının yumurtalığının birleşmesi sonucunda olduğu anlatılmak istenmektedir. Yoksa klasik dinde anlatıldığı gibi Adem ve Havva değildir. Eğer öyle olmuş olsaydı Kur’an da bahsedilen kardeş evliliğinin haram olmasıyla ilgili ayete ters düşerdi.
      4/23”Sizlere anneleriniz kızlarınız, kız kardeşleriniz,halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, sizi emziren anneleriniz, süt kız kardeşleriniz,kadınlarınızın anneleri, ve Kendisiyle gerdeğe girdiğiniz, kadınlarınızdan olup, koruyuculuğunuz altında bulunan, üvey kızlarınız, onlarla gerdeğe girmemişseniz,size bir sakınca yoktur.Sizin sülbünüzden olan oğullarınızın eşlerive iki kız kardeşi bir araya getirdiğiniz (evlilik ) haram kılındı ancak,(cahiliyede) geçen geçmiştir. Şüphesiz Allah bağışlayandır esirgeyendir.”
      Anlatılan ayette Erkeklere haram olan kadınları sıralarken başkabir ayette de kadınlara haram olan erkekleri anlatmaktadır. Şimdi o ayeti nakletmeye çalışalım.
      33/55” Onlar için babaları oğulları kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, Kadınları ve sağ elinin malik olduğu (cariyeleri) hakkında bir sakınca yoktur.( ey Müslüman kadınlar) Allah tan sakının şüphesiz Allah her şeye şahid olandır.”
      İlk Yaratılan insan topluluğu içerisinden Allah bir peygamber göndermiştir, Allah’a ve gönderilen peygambere bağlı olanların adı müslümandır. En son peygamberin getirdiği dinin adı İslam bağlı olanların adı da müslümandır.
      Öyleyse İlk Yaratılan insanlarla Kıyametin kopuş anına kadar vahye bağlı insanların, dinleri arasında farklılık yoktur Bir Toplumda zorunlu bir durum ortaya çıkmadıkça Helal olanlar diğer toplumlarda da helaldir haram olanlar da diğer toplumlarda da haramdır. Şimdi nasıl aynı anneden doğan kardeş evliliği haram ise ilk insan topluluğundaki insanlarda da kardeş evliliği haram idi
      16/118” Yahudi olanlara da sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.”
      Allah ilk insanların yaratılışından sonra bir sünnet koymuştur. Ve bu sünnetini bir erkek ve bir dişiden insanları türeterk devam ettirip durmaktadır.Allah’ın Yarattığı ve bir sünnet olarak devam ettirip durduğu dinin adı fıtrat dinidir İbrahim dinidir hanif dinidir.
      30/30”Öyleyse sen yüzünü Allah’ı Birleyen (bir hanif ) olarak,dine Allah’ın Fıtratına çevir ki, İnsanları bununüzerine yaratmıştır.Allah’ın Yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din ( budur. ) Ancak insanların çoğu bilmezler.”
      Diyorlar ki Allah’ın Kendi koyduğu kurallarına uymaya mecbur mu tutuyorsun diyorlar. Haşa Allah’a Böyle bir şey söylemek ,bizim haddimize değildir.Allah Dilediğini dilediği gibi yapar. Ona hiçbir sözümüz yoktur ancak Allah vaad ettiğini yerine getirendir. Bir de Allah’ın koyduğu kanunlar ile pratik hayat uyuşmamış olsaydı. Kainat fesada uğrardı. Allah Her şeyi bir intizam ve düzen içinde yaratmıştır.
      22/47”Onlar azabın senden çarçabuk getirilmesini istiyorlar,Allah Vadine kesin olarak muhalefet etmez,Gerçekten senin rabbin katında bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.”
      İnsanların Türeme şeklini bir adam değil de veya bir adem değil de bir çak adam veya bir çok adem yaratsaydı veya yaratmış olarak, anlaşılsaydı İnsanlara haram olan kardeş evliliği o zaman da haram idi mantığı daha uygun olmaz mıydı. Çünkü Her peygamber kendinden önce gelen peygamberleri doğrulamış ve tasdik etmiş ve kendinden sonra gelecek olan peygamberi de müjdelemiş böylece Akaidi bozulmayan bir din ortaya gelmiştir.
      61/6” Hani Meryem oğlu İsa da, Ey İsrail oğulları, Gerçekten ben sizin için Allah’tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önce tevratı doğrulayıcı, ve benden sonra ismi Ahmet olan, Bir elçinin de müjdeleyicisiyim demişti. Fakat o onlara apaçık belgelerle gelince bu açıkça bir büyüdür demişlerdi.”
      Allah İnsan oğlunun ilk yaratışıyla, insan oğlunun son yaratılışı arasındaki hayat ağını Hiç hata ve eksik olmadan çelişkisiz bir biçimde peygamberler göndererek, çelişkisiz bir biçimde örmüştür. Her An ve her zaman elçileri peş peşe dizerek, kendi yolunda yürümek isteyenleri, Haram ve helal olanları bildirerek haramlardan sakınmayı helalleri yapıp ve yaptırmayı teşvik eden elçiler göndermiştir. Kendi özgür iradesiyle şeytanın yolunda gitmek isteyenlere de müdahale etmemiş serbet bırakmıştır.
      Kur’an Peygamberlerin yerini ve konumunu ortaya koyarken onlara bir değer biçmiştir. Onlar Allah’ın vermiş olduğu bir emri yerine getirmede kesinlikle çekimser kalmazlar. Onlar Allahın emirlerine karşı muhalefet edemezler Allah’a şirk koşmazlar. Bakınız Adem kelimesini sadece peygamber olarak algılayanlar. Kur’an da geçen şu ayete muhalefet ederler. Şimdi ayeti buraya naklederek beraber düşünelim.
      7/189”O sizi tek bir nefisten yarattı, Ve kendisiyle durulup yatışması için,ondan eşini var etti. Onu (eşini) Örtüp Bürüyünce, O da bir yük yüklendi, Bununla (bir süre) gezindi.nitekim ağırlaşınca ikisi Rableri olan Allah’a, dua ettiler.eğer bize Salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız.
      Ayette geçen tek bir nefis sözü, Bir Adamı sembolize ederek,ondaki yaratılış biçiminin aynısı olan kadını da aynı nefis cinsinden yarattığı anlaşılması gerekmektedir. Burada erkek ve kadınların Hepsinde akıl takva ve fısk ve fücur olduğu şeklinde anlaşılmalıdır.
      Yoksa buradaki tek bir nefis ifadesini Hz. Adem peygamber olarak anlaşılmış olsaydı akebinde gelen ayete tezat teşkil ederdi.
      7/190” Ama o onlara Salih (bir çocuk) verince kendilerine verdiği şey konusunda, ona ortaklar kılmaya başladılar. Allah onların şirk koştuklarından yücedir.”
      Hiçbir peygamber müşrik değildir. Hiçbir peygamber çocuğunu Allah’tan daha çok sevemez. Öyleyse burada bahsedilen tek bir nefis adem peygamber değil insan oğlunun genelini kaplayan bir haslettir.
      Bu gün insanların geneli öyle değil mi? Çocuklarına olan sevgilerini Allah’a olan sevgilerinin önüne çıkarıp çocuklarını ilahlaştırmıyorlar mı? İnsanların genelinde mal ve Dünya tutkusu Allah’a olan sevginin önünde ilerlemektedir. Ama Peygamberler Allah’ın Kutsal ruh ile desteklediği elçilerdir Onlar Eğitimlerini peygamber olduktan sonra Allah’tan almışlardır. Onların nerde ne yapacağını Allah bildirir onlar Allah’ın koyduğu sınırlar içerisinde haraket ederler.
      Elbette Kur’an da bir adem peygamber geçmektedir ama bu adem çocuğunu Allah’a ortak eden adem değil peygamber olarak övülen ademdir.
      3/33” Gerçek şu ki, Allah Ademi , Nuh’u İbrahim ailesini ve İmran ailesini Alemler üzerine seçti.”
      İşte bu Adem peygamber Yaratılan İlk Ademler arasından Allah’ın Seçtiği ve ilk adem topluluğuna gönderdiği bir elçidir. Yoksa ilk insan yaratıldığı zaman peygamber olmaz. Peygamberlik Sonradan kişilerin kendilerini Allah ‘a Yöneltmesiyle Allah’ın Seçmesi sonucunda peygamber olunur.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.