içimdeki SEN gibi…

Kutsal Ahit Sandığı

Zaman: İÖ 13. yüzyıl?
Mekân: İsrail

Ve vaki olurdu ki, sandık göç ettiği zaman Musa derdi: Kalk, ya Rab ve düşmanların dağılsınlar ve senden nefret edenler senin önünden kaçsınlar. Ve konduğu zaman derdi; Ya Rab, İsrail’in on binlerce binlerine dön. SAYILAR 10: 35-36

Eski İsrail tarihçelerinde Kutsal Ahit Sandığı, pek çok rolü üstlenmiş muamma bir olgudur. İsrailoğulları Mısır’dan çıktıktan hemen sonra çölde yapılan Kutsal Ahit Sandığı, Tanrı’nın Sina Dağı’nda Musa’ya verdiği Ahit Levhaları’nın taşındığı kutuydu. Levhalar ve onların içinde bulunduğu sandık böylece Tanrı ile İsrailoğulları arasındaki ahdin tanıklığıydı. Tanrı’nın kesin buyruğu üzerine (Çıkış 25: 10) sandık akasya ağacından yapılmıştı, uzunluğu iki buçuk, eni bir buçuk ve yüksekliği de bir buçuk arşındı, içi ve dışı saf altınla kaplıydı ve üzerinde altın pervaz vardı.

Altın kapağının üstünde kanatlarıyla sandığı koruyan iki çocuk melek vardı. Sandığın kenarındaki halkalara, akasya ağacından, altın kaplama sırıklar takılır ve sandık bu sırıklarla taşınırdı. Kollar sandığın halkalarında takılı kalır, ondan ayrılmaz ve Tanrı’nın verdiği şehadet sandığın içinde saklanırdı. Sandık gidilen her yere taşınacak ve kamp kurulduğu zaman tam orta yerde bulunan, halis altın iplikle dokunmuş ve “Kefaret Örtüsü” de denilen bir örtünün altında korunacaktı.

Çıkış 25: 22′de Tanrı Musa’ya şöyle der: “Ve seninle orada buluşacağım ve seninle Kefaret Örtüsü Üzerinden, Kutsal Ahit Sandığı üstündeki melekler arasından söyleşeceğim.” Bu nedenle sandık kimi zaman Tanrı’nın ayak taburesi ve kimi zaman da Merhamet İskemlesi olarak görülür.

İsrailoğulları’nı Kenan ülkesine götüren ve oraya vardıktan sonra Eriha’nın düşüşünde aracı olan sandıktı. Sandık kendi başına da savaşabilirdi ve bir keresinde Ebenezer Savaşı’nda Filistinliler tarafından ele geçirildiğinde sahte bir putu parçalamıştı. Hatta kendisine izin verilmeden dokunan bir İsrailoğlu’nu bile öldürmüştü.

Kutsal Ahit Sandığı daha sonra Kral Davud tarafından Kudüs’e getirildi ve daha sonra Süleyman tarafından yeni tapınağının en kutsal yerine yerleştirildi. Sandık milletin en değerli ve önemli malı ve atalarının Tanrı ile girdiği özel ahit ilişkisinin güçlü bir hatırlatıcısıydı.

(Solda) Kutsal Ahit Sandığı, geleneksel olarak savaşlarda taşınırdı. Jean Fouquet’nin (1425-80) bu tablosunda sandık, Eriha çevresinde dolaştırılarak İsrailliler’in kenti ele geçirmelerine yardımcı oluyor. (Sağda) Suriye’de Dura-Europos’ta 3. yüzyıldan kalma sinagogdan bir freskte Filistinliler sandığı gönderiyorlar.

Sandığın tekerlekli bir araba üzerindeki klasik görünümü: Celile’de Kafernaum’daki sinagogda 4. yüzyıldan kalma bir röliyef. Sandık burada kaplama kapılı, kenarları sütunlu bir Bizans tapınağı olarak betimlenmiş.

SANDIĞIN AKIBETİ

Ancak bu, Kutsal Ahit Sandığı’nı saran mistikliğin yalnızca başlangıcıdır. Zaman boyunca farklı kültürel geçmişten insanların hayallerine hâkim olan Sandık efsanesi âdeta canlı bir durum almıştır.

Çok kimse sandığın Babilliler’in Kudüs’ü İÖ 587/6′da ele geçirip yıktıkları zaman yok edildiğine inanır. Ancak daha sonraki yıllarda Hahamlar, sandığın kaderi hakkında farklı görüşleri benimsemişlerdir. Peygamber Yeremya’nın sandığı Nebo Dağı’na sakladığına, Kral Yeşua’nın (İÖ 639-609) Tapınak Dağı’nın bir mağarasına gizlediğine, Kral Yehoaş’ın Babil’e sürgüne giderken yanında götürdüğüne inanılır. En garip inanç da sandığın sunak ateşi için odunların depolandığı odun sundurmasının altına saklanmış olduğudur.

(Solda) Roma’da Titus Kemeri’nden röliyef. Muzaffer Roma askerleri 70 yılında Kudüs’ü yağmaladıktan sonra tapınak eşyalarını götürüyorlar. Son zamanlardaki bir kurama göre sandık, Romalılar tapınağı yakmadan önce Lût Gölü kıyısındaki Kumran’a kaçırılmıştır. (Sağda) İÖ 9.-8. yüzyıldan kalma küçük bir fildişi panoda bir sfenks. Belki de sandığı koruyan melekler buna benziyorlardı.

Diğer başka garip inanışlar da vardır. Diğer pek çok şeyin yanı sıra sandığın Tapınak Dağı’na döneceği ve Mesih Çağı’nı kabul için yapılacak yeni bir tapınağın en kutsal yerine yerleştirileceğine inanılmaktadır. Eski Arap vakanüvisleri sandığın Arabistan’da güvenli bir yere götürüldüğünü yazarlar. Tapınak Şövalyeleri, Haçlı Seferi sırasında Kudüs’ü ele geçirdiklerinde sandığı aramışlar ama bulamamışlardır. Yine sandığın Vatikan mahzenlerinde saklandığı iddia edilmiştir.

Bazıları onun Mısır Firavunu Şişak (Şoşenk olarak da bilinir, İÖ 945-924) Kenan ülkesine girdiğinde götürüldüğünü düşünürler. Yakın zamanlarda ileri sürülen bir kurama göre Romalılar 70 yılında ikinci tapınağı yaktıklarında sandık yeraltı tünellerinden otuz kilometre ötedeki Kumran civarına taşınmıştır ve hâlâ orada gömülüdür.

Bir başka efsaneye göre sandık, tapınağa yerleştirildikten hemen sonra çalınmış ve Kral Süleyman ile Seba Kraliçesi’nin oğlu Menelek tarafından Habeşistan’a götürülmüştür. Habeşistan’daki Falaşalar, sandığa Habeşistan’a götürülürken eşlik eden Yahudiler’in soyundan geldiklerini iddia etmektedirler.

Habeş hükümdarının geleneksel unvanlarından biri de “Yahuda Aslanı”ydı ve eski Habeş kraliyet ailesi Davud ile Süleyman’ın soyundan geldiklerini iddia ederlerdi. Habeş Kilisesi yüzyıllardır sandığın kendi aralarında saklı olduğunu söylemiştir.

Kutsal Ahit Sandığı efsanelerinin esrarı ne olursa olsun, özgün sandığın Musa’nın zamanından günümüze kadar 3000 yıldır kalmış olması mümkün değildir. Büyük bir olasılıkla sandık, Babilliler İÖ 587 yılında Kudüs’ü ele geçirip Süleyman tapınağını yerle bir ettikleri zaman imha edilmiştir.

About these ads

Comments on: "Kutsal Ahit Sandığı" (59)

  1. dallama adim said:

    bu sayfanin sahibi herkimse soyliyim, tanri degil, Allah tir Allahin ismi,

  2. Her şeyi koruyan bu sandık kendini koruyamamış demek ki..!

  3. kardeşim siz iö 500 lerde yok oldu diyorsunuz ama hz peygamber döneminde istanbulda olduğuna dair bir rivayette var

  4. KUTSAL SANDIĞIMI ARIYORLAR .. O ZAMAN BU YERLERDE ARAMALARINI DAHA ÇOK TAVSİYE EDEİRM YANİ ÖNERİRİM .. bence…. imkanım olsa arardım. ama ancak yer tahmin vereyim. biri okur belki arar bulur. bakarsın belki haklıda çıkarım,faydam olur şu dunyaya yada tahmin doğruysa saklayanlar bulur , gereğini yapar.
    *********
    Peygamber Yeremya’nın sandığı Nebo Dağı’na sakladığına,
    Kral Yeşua’nın (İÖ 639-609) Tapınak Dağı’nın bir mağarasına gizlediğine
    *******************
    yani bence hala mağaranın içinde bir odada sanırım., *************
    bu iki varsayım iyi incelenmeli. ve ayrıca hala bunu bence bilen ve birbirine devreden bir müslim olmayan yahudi veya hırıstıyan olduğuna inandığım bir takipçisi,kontrolcusu var ve sanırım bunudna bir çocuğu var sanırım,onla birlikte kontrol eder dururlar. yani sandığın yok olmadığını ve hala korunduğunu düşünüyorum..
    hayalimdeki tarfi öyle kalmış benliğimde.

  5. Allah bu görevi sadece Hz Mehdi AS’ye vermiştir… Ve Suat Çolak arkadaşın da ne demek istediği anlaşılmıştır… Zaten O mübarek zattan başkası bunu bulamayacaktır… Bizler sadece söylenmiş Hadis ve bilgiler ışığında tahminlerden öteye gidemeyiz…

  6. sandıgı kuvvet icindekiler güven veriyor ahit sandıgı bulundumu yer yerinde oynayacak

  7. SUAT ÇOLAK said:

    selam arkadaşlar o kadar güzel araştırma ve çalışma yapmışsınızki hayran kaldım hepinizin araştırması başarısı çok güzel .tebrik ederim çalışmalarınızda başarılar dilerim..
    kutsal kase ve ahit sandığı sadece maddi bir değer değil sizlerinde anlattığı gibi kendi kendini koruyan kendi kendini taşıyan..bulunduğu kişiye kavme millete başarı ve mutluluğu n gelmesini sağlayan gizemli bir güce sahip….buraya kadar çok güzel..ve eğri oturalım doğru konuşalım…
    mademki böyle gizemli bir güce sahip nerde son sahibi ve sandık nerde….evet sandığın sahipleri sandığı devretmedilermi kendileri yok olurken yönetimi devrederken sandığı devretmedilermi..mutlaka devrettiler ve talancıların zalimlerin eline geçmesin diye gizlediler ..ve bu haritayı kutsal kitapta şifrelerle gizlemişlerdir..4 kitap sırayla bu kutsal emanetlerin yerini değiştirerek her kitap yeni yerini şifreliyerek kutsal kitaba işlemiştir..en son kuranı kerim bu emanetin yerini bilmektedir..ve inanmadan araştıran bütün filozoflar bilim adamları arkeologlar birleşse bütün teknolojileri kullansalar yinege bu şifreyi çözüp bu kutsal emanetleri bulamayacaklardır..bu emanetleri gerçek inanan ALLAH ın işaret ettiği gerçek müslüman bulacaktır….YİNEDE HERŞEYİ ALLAH BİLİR BENİMKİ ACİZHANE BİR YORUM.
    HER SÖYLENEN SÖZ SÖZDÜR fakat BAZILARINI ALLAH SÖYLETİR..
    inşallah bu yazıyı okuyanlardan biri ne demek istediğimi anlar…
    ALLA IN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN…..

  8. anlattıgın olay tamamen kura dısıdır bence sandık halen vardır ve hz mehdinin geldiğinde insanlara onu gösterecek ve böylece mehdi oldugunu ispat edecektir..

  9. Kamiul A.K said:

    Bilgilenmek iseyen Internette ancak Sayin Onur Atesin Vermis oldugu Bilgiden Fazlasini Bulamaz. Kim Armak Isdere isdesin BUlmak icin Cenabi Hak sadece Hz. Mehdiye vermistir o Görevi.

  10. merhamet said:

    bakara süresi 248. ayette sandığa işaret vardır. Ayet meali şöyle” Peygamberleri onlara dedi ki; ‘Talut’un hükümdarlığının belirtisi, size meleklerin taşıdığı bir sandığın gelmesidir. Bu sandıkta Rabbinizden size yönelik bir huzur ile birlikte Musa ve Harun ailelerinin geride bıraktıkları bazı önemli eşyalar vardır. Eğer mümin kimseler iseniz, bu sizin için kesin bir belirtidir.”

  11. Yakin Zamanda Haz. Mehdi Alehisselam Cikaracak ve Mehdilgini Tehit edecektir. Umutlarin yok oldu o nad herc sey biti dendigi anda. Cikacak ve Cikarilacaktir.

    • KUTSALBIRI @ T-ONLINE.DE said:

      CIVCIV cikacak kus cikacak ,sandik büyük bir olasalikla Hatayin Altinözü köyünde orada bir hafta kaldim köylüler cok eski bir din (hristiyan kökenli) öyle bir sistem kurmuslarki eski caglardan beri gelen saldirilari evden eve haberleserek köyün altinda ve civarindaki tünellerde saklaniyorlarmis, ve 3000 senedir böylece ayakta kalmislar, göcmemisler neden? o sandik oralarda bir magarada gizli de ondan o köyde bir arastirma yapilsa mesela radyasyon veya metaldedökterlerle sandigin izi bulunur

  12. dünyanin sonu geldi ahit sandıgın yeri tebariye gölü mehdi ile ashabi kehf ile birlikte cikaracaklar sonra güneş batida dogaçak ve sonra yecüc mecüc cikacak sonra isa inecek sonra mehdi

    • alihikmet said:

      yav arkadaşlar bizim en önemli kaynaklarımız kur’an ve sünnettir. yani hadislerdir. bu kaynaklardan faydalanalım güneş batıdan doğduktan sonra hiçbir şeyin önemi kalmayacak bu sıralamadan eminmisiniz.

  13. Arkadaşlar sandık mısırdaki firavun mezarı sanılan piramitlerin tam ortasındaki yere aittir o dönemdeki elektirik enerjisi sandıın tam iletici madde olmasından kaynaklanır firavunun son ana kadar hz .musanın peşinden gitmesnin sebebi o sandııda yanında götürmesi olmuştur sandık zannedildii gibi mistik birşey deil iletken bir elemen olduu icin halil canayakın faceden girin meslek mafyada babaolana girin piramitli olan videoyu izlein

  14. arkadaşlar herşeyin hayırlısı zaten nuhun gemisi bulundu kim bilir belki kısa zamanda onuda bulan olur

  15. furkan merhaba…

    Teberiye’de veya başka yerde olduğunu ancak Allah bilir… kesin birşey yok elimizde bu bilgilere dair…

    ancak Hz Mehdi geldiğinde eğer görebilirsek o zaman anlayabiliriz…

  16. www tebariye tebariye tebariye gölünde

  17. tebariye tebariye tebariye gölünde

  18. ahit sandıgı kendi kendini koruyor ve kendisi taşiyan bir sandıgdir ve sandigi tebariye gölüne kendisi gelecek ve mehdi ta ayaklarina kadar gelecek

  19. kutsal sandığı MEHDİ A.S. bulacaktır ve o sandık onun gerçek mehsi olduğunun işareti olacak. vesselam

  20. ahit sandıgı tebariye gölünde bulunacak başka biryerde degil 2012

  21. hiç kimse gerçeği bilmiyor ve bilemez Allah dışında o yüzden boşa iddaalarda bulunmayın

    • tabiki… asla iddanın gerçek olduğu hakkında bir dayatma yapmıyoruz ve yapamayız… çünkü geçmiş ve geleceği en eksiksiz hiç şüphesiz Allah bilir… Bizler sadece var olan bilgiler ışığında ön görü ve tahmine dayalı yazılar yazıyoruz… sonuçta geçmiş ve gelecek;gizli ve saklı herşey Allah’ın katındadır…

  22. Sandık hakkındakş Teketek de yazdıgım İsrailogullarının kutsal sandıgı gerçek mi yazımı okuyun.Kutsal kitap kuranın BAKARA sresinin 248. ayetinde sandıgımn ngerçek oldugu belirtilmektedir.

    • Zaten doğruluğunu biliyorum… yazımda buna inanmayan ve efsane ve diğer bilgilere inanan kişilere nasıl araştırma yapılması gerektiğini yazdım…

      ahit sandığı zaten sadece günümüzde çıkmayacak bundan evvelde hz musa,hz davut ve hz süleyman as peygamberlere verilmişti…

      bu saltanatın bir simgesidir… bu ahit sandığını alan 2 peygamber hz davut ve hz süleyman’a dünya hakimiyeti verildi… 3. dünya hakimiyeti de yine müslümanlarda olacak ahir (yaşadığımız) zamanda…

      inşallah bu kutlu olaya şahit oluruz ve bu kutlu elçi (Hz Mehdi) ile kutlu davanın birer fedayisi oluruz…

      saygılarım ile..

  23. ahitsandıgı taberiye gölünde başka yer isimleri geciyor bunlarin hepsi yalan ahit sandıgı taberiye gölünde başka yerde degil

    • Bir çok bilgiler vardır… Efsaneler, destanlar… Önemli olan da bu bilgilerin doğruluğunu ve neden bunların türediğini bulmaktır…

      Yani sonu görünmeyen bir yol varsa ileriyi göremezsin… Ancak sona doğru yaklaşırsan sonda ne var gün yüzüne çıkar…

      İşte bu şekilde araştırma yapılmalıdır…

  24. ahit sandigi içinde mehdinin askerleri var sandik sayesinde mehdi dünya hükmedecek ahit sandigi hiç acilmadi allah ahit sandigini mehdiye verecek

  25. senin ile iletişime geçmek isterim. iletişim adresim zahriyan[at]hotmail.com.tr

  26. Merhaba Ali Fidan Kardeşim… Gençsin ve heyecanlısın dolayısıyla… Benim de senden fazla büyük olduğum söylenmez. bende 21 yaşındayım.

    Bu sadece bilinen bazı bilgiler… Ama bilinmeyen ve çok gizli olan bilgilerde şüphesiz vardır… Bu bilgiler anlatılmaz hakikatler içerir ve açığa çıkmasıda bazı olmasını istemediğimiz kesimlerin yararına dokunur…

    O yüzden edindiğim bilgiler benim kendi arşivimdendir… Bu bilgiler bunlar ile sınırlı değildir… Sadece şunu demek gerekirse Hz Süleyman’ın kutsal mührü yani yüzüğü aslında bir haritadır… İşte gerçek hakikatte burda gizlidir… Gerisini araştırıp bulmanda sana kalmıştır…

    İyi araştırmalar…

  27. ahit sandigi hatayda bir gölde bulnacak

  28. Ali Fidan said:

    Onur Öztaş verdiğiniz bilgilerin doğruluğu tartışılmaz. Çünkü şuan elimizde bu bilgilerden başka bilgi yok. Var ama kısıtlı. 1.5 senedir ”Kutsal Kase ve Ahit” hakkında araştırma yapıyorum. Ancak elimizde çok az somut bilgi var. Şuan 17 yaşındayım ve Arkeoloji Bölümü okuyacağım. İnanıyorum ki önümüzdeki asırda bu iki kutsal parça ile ilgili somut bilgilere ulaşılabilecek. Bu arada bilgileri aldığınız kaynağı belirtirseniz mutlu olurum…

    • madikaryus said:

      sen bu gibi sayfalardan değil de tarih bilimcilerin kitapların faydalan beni dinlersen eğer…mesela erich von daeniken’le başla işe…çok faydasını göreceksin eminim….

  29. Merhaba herkese…

    Ahit Sandığı var olan ama nerede olduğu bilinmeyen bir sandık. İçinde Hz. Harun ve Hz. Musa’dan kalan emanetler ile birlikte Tevrat’ın ilk taş tabletlere yazılmış gerçek nüshaları mevcut.

    Hz. Musa kavmini Mısır’dan çıkarıp verimli araziye göç yaptılar. Bu arada Sina Dağı’nda Hz. Musa’ya Allah tarafından Tevrat taş nüshalara yazıldı…

    Hz Musa Tevrat’ta geçenleri halkına anlattı ve Allah’a inanmalarını ve ondan asla vazgeçmemelerini söyledi. Tabi o Sina Dağı’nda günlerce kaldı ve halk arasında tereddütler baş gösterince kimisi tekrar putlara yöneldi…

    Bunu gören Allah’ın peygamberi ilk savaşını Sina Dağı yamaçlarında, halkının içinde türeyen sapkınlara karşı oldu ve galip geldi.

    Sonra bu taş levhalar ve kutsal emanetler korunması için bir sanduka yapıldı. O zamanın şartlarından dışı ağaç içi saf altın kaplamalıydı…

    Bu sanduka üstten iki uzun ağacın, sandukanın üzerinde bulunan özel deliklerden geçirilir dört kişi tarafından taşınırdı…

    Nitekim Hz Musa öldüğünde yahudiler sapkınlığa düştüler ve dinlerini terkettiler. Bu dönemde bir çok eziyet ile karşılaştılar. Yurtlarından sürüldüler. Bu durum karşısında ne kendilerine inandıkları putların ne de dinlerin yardım etmediğini görünce Allah’a sığınıp yardım istediler.

    Kendilerini yönetecek ve savaşmak için bir lider istediler. Allah Yahudilere Davut’u seçti. Fakat onlar yine isyan edip; bu güçsüz ve malı olmayan bize nasıl hükümdarlık eder şeklinde isyanlarda bulundu. Fakat Yüce Allah, Hz Davut’a hükümdarlığının belgesi olan ahit sandığını verdi.

    Çok azı dışında zalim Calud’a karşı savaştılar. Fakat çok kısa zamanda olsa Calud, Tabut-u Sakine’yi ele geçirse de, sayıca az olan Hz Davut’un önderliğindeki Yahudiler zafer kazandı. Kudüs’ü ele geçirdiler ve Birleşik Yahudi Krallığı kurdular. Kutsal Tabut’u ise bu krallıkta muhafaza ettiler. Hz Davut ölünce bu krallığı ve Tabut’u Hz Süleyman’a emanet etti.

    Üç dinin kutsal şehri olan Kudüs’te Hz Süleyman Mabedi diye adlandırılan yerde, Hz Süleyman bu tabut için özel bir muhafaza odası yaptırdı.

    Uzun yıllar boyunca korundu. Fakat Hz Süleyman öldükten sonra tabut bir çok kavim tarafından ele geçirildiği (Babilliler, Romalılar ) rivayet edildi.

    MS 63 yılında Kral Herodes tarafından Kudüs fethedildi ve mabedi güzelleştirme ve genişletme
    çabalarında bulundu. Tapınak MÖ 70 yıllarında yakılarak tahrip edildi. Kurtarılan bir kaç eşya ve 7 kollu şamdan Roma’ya götürüldü.

    MS 63′ten buyana Yahudiler tapınağın yakınlarında ve Herodes’in inşa ettirdiği ve ağlama duvarı diye tabir edilen surlarda ağlarlar, göz yaşı dökerler…

    MÖ 587 yılında ünlü Babil’in Asma Bahçeleri’ni yaptıran Kral Nebuchadnezzar tarafından Kudüs’ü büyük bir baskın ile işgal etti. Burayı yerle bir ettirerek burada yaşayan Yahudileri Babil’e ve yakın şehirlere sürgün etti.

    İşte O Tarihten Sonra Sanduka kayboldu ve bir daha da izi bulunamadı. Aradan 40 yıl kadar süre geçti Babilliler yıkıldı ve Yahudilerin sürgün hayatı biterek Kudüs’e geri döndüler.

    Bu tarihten sonra tapınağı yeniden inşa ettiler ve Sanduka’nın odasını boş bırakmak zorunda kaldılar. Fakat Sanduka’nın kaybolmadığı düşüncesi her geçen gün arttı ve Sanduka’nın koruyucuları Levililer’in yaklaşan felaketi önceden görüp, tapınağın altına gizli bölme yaparak oraya sakladığı iddiaları ortaya çıktı.

    Nitekim bu söylentilerde sandığın yerini bulmaya yeterli olmadı.

    Son olarak da tarihi kaynaklara göre Roma valisi Titus’un Kudüs’ü yıktırdıktan sonra bu yer altındaki gizli yere de ulaştığı ve mabedin kutsal eşyaları ile Sanduka’yı Roma’ya götürdüğü kabul edilir.

    MÖ 587 ve MS 70 Yılından buyana Sanduka’nın nerede olduğu ve kimlerde olduğu hala bilinmemektedir.

    Tapınağı Arama Çalışmaları:
    Tarih 1090 Sion Tapınağı’nın Kuruluşu: Sion Tpınağı’nın amacı Hz İsa’nın soyunu korumak ve Tanrı’nın Dünya’daki güç sembolü olan Kutsal Kadehi muhafaza etmektir. Nitekim bu Tapınak gizli ve korkunç cinayetler ile asıl amacı olan Ahit Sandığı’nı ele geçirmeye çalışması o zamanlar kimse tarafından bilinmemektedir.
    Hâlâ günümüzde bu tapınak var olup bazı kimseler hariç gizlice arkeolojik kazı çerçevesinde Sandığı aradıkları bilinmemektedir.
    Ayrıca Sion Tapınağının kuruluşundan 9 yıl sonra 1. Haçlı Seferi başlamış ve Tapınak Şövalyeleri adını duyurmuştur.

    Tarih 1099 I. Haçlı Seferi Zamanları. Bu sefere katılan Hıristiyanlar ve Tapınak Şövalyeleri Kudüs’ü ele geçirdiler.

    Savaş’a katılan askerlerin bir çoğu geri döndü. Sadece Tapınak Şövalyeleri hariç. Başta Fransa’dan gelen bir çok haçlı askeri bölgede kaldı.Kendilerine Tapınak Şövalyeleri denilen bir grup asker için Kudüs’ün ayrıca bir önemi vardı.

    Tapınakçılar Tarikatı’nı Kuran 9 Şövalyenin gerçek amacı diğer askerden çok farklı. Onlar eski Mısır’ın ve Yahudilerin özünü içeren belgeleri bulmak istediklerini söylüyorlardı.
    Ancak asıl amaçlarının Ahit Sandığı’nı aradıkları bir gerçekti. Bu nedenler onlar için Kudüs’te bulunmaları elde edilmez bir fırsattı.Çünkü bu bölgede istedikleri gibi araştırmalar yapıp sandığı arayabileceklerdi. Mabed tepesinde yapılan bilinen ilk ve kapsamlı kazı çalışmaları 1. Haçlı Seferi’nden sonra Tapınak şövalyeleri tarafından yapılmıştır.
    Tapınak Şövalyeleri için Ahit Sandığı’nın önemi, arkalarında bıraktıkları tarihi eserlere bakılarak görülmektedir… 12. YY’da Yaptırdıkları Şartır Katedrali’nin Kuzey kapısına çizdikleri bir kabartmada araba üzerindeki Ahit Sandığının bilinmeyen bir yere taşınması anlatılmaktadır ve altında da Ahit Sandığı Burada gizlidir yazmaktadır. Ancak Tapınak Şövalyeleri 19. yy’a kadar araştırma yapsalar da bir takım bilgiler dışında başka bilgi ve ize rastlamamışlardır.
    Sanduka Filmlere’de Konu Olmuştur:
    Uzun yıllar Ahit Sandığı’nı bulmaya yönelik çalışmalar filmlere de konu olmuştu.Örneğin; Indiana Jones’un ilk serisi olan Kutsal Hazine Avcıları. Filmin konusu, ünlü arkeolog Indiana Jones’un ülkesi tarafından görevlendirilerek Ahit Sandığı’nı bulmalasını istemiştir. Jones, bu emaneti bulabilmek için onlarca tuzaktan geçiyor ve maceralara atılıyor. Bu serideki filmler gösterime girdiği anda bütük ilgi uyandırmıştı.
    Filmler yalnızca çevrelerce değil dini topluluklarca da ilgi ile izlenmiştir. Filmin konusu ve geçtiği yerler ne kadar da dini bilgilere ile uyuşmasa da görsel olaylar ve konusunun ilginçliği izlenmesi için yeterliydi. Bu sayede de Ahit Sandığı’nın aranması da tekrar gündeme gelmişti.

    Tabut-u Sekine’nin Yeri

    Peygamber efendimizden rivayet edildiği üzere Tabut, Hatay(Antakya) civarındadır. Ve Ahir Zaman’da gelecek olan Mehdi AS’nın bulup, tıpkı Hz Talut (Davut)’un hükümdarlığının nişanı olacaktır. Bu konudaki hadisler şu şekildedir;
    1.) O’na Mehdi denilmesinin nedeni gizli olan bir şeyin yolunu göstermesidir. Antakya denilen bir yerden Tabut2u ortaya çıkaracaktır. (Suyuti, el-Havi lîl Fatava, 11.82)
    2.) Mehdi, Rumlar ile savaşmak için bir ordu gönderir. O’nun fıkıh bilgisi on aliminkine bedeldir. O, Tabut-u Skine’yi de Antakya mağarasından çıkarır. (Naim bin Hammad, Kitab-ül Fitem)

    Romalıların baskılarından kaçan Yahudi Mezheplerinden olan Esseniler’in bir kısmı Ürdün yakınlarında ve Lûd Gölü kıyısında Kumran’a bir kısmı ise Antakya civarına yerleşmişlerdi. Antakya çevresine yerleşmiş olan Esseniler yanlarında Tabut-u Sekineyi getirmişlerdi.Yıllardır baskı ve zulümden korunmak ve Tabut’u korumak için Antakya’yı uygun görmüşlerdir.
    Esseniler bir çok topluluktan bazı özellikleriyle ayrılıyordu. Kumran tarafına yerleşenler kendilerini Tevrat’a ve çoğaltılmasına adamışlardı. Antakya tarafına yerleşenler ise Sandığı korumaya ve kollamaya kendilerini adamışlardı. Öyle ki bu uğurda canlarını feda edecek durumdaydılar. Kendilerini toplumdan tamamen tecrit etmişlerdi ve kimseyle görüşmüyorlardı. kendilerine ait çiftlikleri ve yetiştirdikleri yiyecekleri vardı. Sandığın korunması ise en önemli görevleriydi. Belki onların bu titizliği sayesinde Sandık, bozulmaya uğramadan ve kimse tarafından bilinmeden bulunmaktadır.
    Peygamberimiz’in Antakya’ya dikkat çekmesi son derece anlamlıdır. Bu bölge kalkerli olmasından dolayı doğal mağara oluşumuna müsait olduğu için bir çok mağara vardır ve uzun süre saklanması için elverişli yerlerdir.Sandığın bu bölgede bulunamamış olması mağaraların çokluğu, coğrafi yapının elverişsiz olması ve teknik imkanların tam anlamıyla olmamasından olabilir.
    Ancak bulunamamış sandığın son yıllardaki teknolojik gelişmeler sayesinde bulunması mümkündür.
    Peki Tabut-u Sekine Nasıl Antakya’ya gelmiştir?
    Tabut-u Sekine’yi kendisine korumak için ilke edinen Levililer bu Romalılar ve Babilliler’in baskısından kurtulmak ve Tabut’u kurtarmak için gizli bölme yaptıkları bilinmektedir. Babilliler’in sürgün ettiği Yahudiler tekrar Kudüs’e gelmiş ve Tapınakta tadilat yapmışlardır.
    Bu tadilat sırasında kutsal Tabut’un gizli bölmeden çıkarmış ve o zaman Hem Kudüs’e yakın Hem de bulunması zor olan tek yakın yer olan Antakya’ya gitmiş olabilirler. Coğrafi konumu, bereketli toprakları ayrıca kalkerli arazisi nedeniyle bu bölge tercih edilmiş ve Romalılar’ın saldırısında bu bölge Esseniler tarafından seçilmiştir. Ayrıca Hadislerde de bu bölgeye işaret edilmesi bu tezi kuvvetlendirmektedir.

  30. gencler herkese mereba ALLAHIN rahmeti üzerinize olsun uzun yıllar bu sandık hakkında araştırmalar yaptım son vardığım nokta sandığın hatay ilinde bi mağarada saklı olduğu kıyamete yakın mehtinin bu sandığı bulacağına dair önemli bilgilere ulaştım şu kesin sandık var yinede en doğrusunu yaradan bilir kalın selametle

  31. bu sandik var ve bu sandik illuminatu teskilatinin elindedir,ve o sandikda insanliga mujde ve insanliga baris huzur iceren yazilar var ama bu ulluminatu teskilati o yazidaki nin tersine dunyayi kendilerince sekilendirme dusuncesiyle hareket ediyorlar,son yillarda cikan tum hastaliklar aslinda bu teskilat tarafindan uretilen viruslerdir yani yeni yok etme silahlari diyelim,,tum savaslar dunyadaki tum sansasyonel suikastlar vs bu teskilatin kararlariyla uygulanir,bu dediklerim hayal urunu degil dunya bir grup tarafindan yonetiliyor ve bizler sadece gormek istediklerimizi goruyoruz ve daha cok ekmek derdinde olan insanlar bu gercekleri gormekden cok uzaklar.

    • Sandık İlluminati şebesi elinde değildir… Sandığı sadece müjdelenen Hz Mehdi AS bulacaktır… Buda O’nun en büyük delili olacaktır…

  32. yani Hz. Mehdi dünyaya gelmeden bulunmasi imkansiz.

  33. ahit sandigini bulacak ve acacak olan kisi Hz. Mehdi olacak.

  34. şimdilerde de bu sandığın bulunduğu iddia edilmekte.

  35. önyargıları bırakın artık. biz belki son dinin inananlarıyız ama bizden önce yaşanan binlerce yıllık tarihe yabancıyız.
    peki hiç şöyle birşey düşündünüzmü zaman içinde birçok kavmin elinden geçen ahit sandığının içinde ilk Tevrat, Zebur, İncil, Kuran
    olabileceği ihtimalini neden ilk diyorum çünkü bütün kutsal kitaplar. zaman içinde toplumları ya farklı bir düzene sokmak yada kaos yaratmak için değiştirilerek taaki yeni bir kitap gelene kadar toplumlara empoze edilmiştir.

  36. bence bu sandık ortadoğuda biyerde yani burnumuzun dibinde, bütün bu bilgiler ışığında çıkarılabilecek sonuç şudur.
    israiloğulları ortadoğuyu ne petrol ne bor madeni nede gelecekte işlerine yarayabileceği düşünülebilecek herhangi bir element için istemiyorlar. onlar içinde 10 emirin yazılı olduğu ahit sandığının ortadoğuda biyerde olduğunu veya tam yerini biliyorlar. belki türkiyenin doğusu belki ırak ın kuzeyi…

  37. sandığın Hz. Musa ve kavmine çölde seyahat ederken sınırsız miktarda helva ürettiği ve bu sandığın uranyum elementi barındırdığı özel kıyafetler giymeden yaklaşan insanların korkunç yaralar döktüğü belirtiliyor. ve günümüze kadar gelebildiği şuan bile bulunduğu yerde radyasyon yaydığı varsayılmakta.

  38. sayın serdar zekeriya bu tür konulara ön yargılı yaklaşmak, konuyu çözmek yerine daha çok düğümlenmesinde neden olur bence ön yargıları bir kenara bırakıp olaya bir çok çıdan bakmalıyız.
    ahit sandığı ile ilgili birçok kaynak var mesela Erich Von Daniken in tanrıların ayak izleri adlı kitabında da ahit sandığından bahsediliyor.

  39. aslında duymus olsam inanmazdım belki,ama bu sandıgın gerçekten bizim kutsal kitabimizdada adı geçiyo.müslüman inancına sahip olanlar ve dinimizi kitabımızdan öğrenenler bilirler.aslı hanım siz hiç araştırdınızmı da böyle bi kanıya vardınız? saçma olan hiç bir araştırma yapmadan
    hemen ön yargılı davranmanız ahit sandıgı her dinde bilinen bir sandık,sizce bu saçmalıksa Kur’an da adı geçen ne? yoksa onadamı saçmalık diyeceksiniz?

    • kurnı kerim de adı geçiyorsa dogrudur vardır inanıyorum ben aslında aslı hanıma inanamıyorum saçma sapan laflar falan..

  40. o ahit sandığını ben bu8lacağım

  41. aslı hanıma kesinlikle katılmıyorum bilmiyorum şimdiye kadar din üzerine araştırma yaptınız mı ben 3 ilahi din üzerine araştırmalar yaptım ve müslümaların kutsal kitabında şu cümle(ayete) rastladım
    “Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: “Onun hükümdarlığının belgesi, size sandığın gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden ‘bir güven duygusu ve huzur’ ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.” bence bu cümle yeterince açık yani böyl bir sandığın varlığı sabitlenmiş oluyor bu bir efsaneden ziyade gerçek…

  42. AYRICA ŞUNU DA BELİRTMEK İSTERİM BEN TANRI’YA İNANMIYOR DEĞİLİM BEN SADECE BÖYLE ASILSIZ OLAN WE SAÇMA ŞEYLERE İNANMIYORUM

  43. BU KADAR SAÇMA Bİ EFSANE NE GÖRDÜM NE DUYDUM UMARIM BU SAÇMA ŞEYLERE KİMSE İNANMIYORDUR BUNLARIN HEPSİ YALAN (AMA BUNLAR BENİM DÜŞÜNCELERİM BAŞKA OKUYUCULARIN BUNLARDAN ETKİLENMESİNİ İSTEMEM)

  44. serdar zekeriya said:

    bu konu ile ilgili alıntı yaptığınız kaynak tamamen Kuran dışı. Dini reddeden kişilerin hazırlamış olduğu bir kitaptan alıntı yapmışsınız, oysaki konuyu islami zeminde anlatan yayınlar ve kaynaklar var, harun yahya’nın sitesinde konu islami bir bakış açısıyla resimleri ile irdeleniyor, buradan yararlanabilirsiniz. Emeği geçen herkesden Allah razı olsun sitenizi takip ediyor ve yararlanıyorum, selamlar kardeşiniz Serdar…

    • murat taşkıran said:

      sanduka sakine hatay kırıkhan balık göl çevresinde bir kayanın içinde arkadaşım o sandıgın yerini geçen mevlit kandili gecesi internette gördüm daha önce rüyamda görmüştüm içinde asa taş yazı üzarinde bişeler var sandıgın üstünde ortada bir şekil var ayrızca altın çürümesin diye gölün yanın su oluğu var sonra musanın sandaleti var ayagıma takıyorum iki melek yüzü var kurban önünde kesilip kanı melegin yüzüne sürüldükten sonra açılıyor oğlum bile elini açmadan süremez çocuklarım bile

      not:tarım il müdürlüğü hatay orada tam önünde balık avlamışlar

      • murat taşkıran said:

        eger oraya gidebilirsem ve belki bulurum balık avlamamışlar balık göle atmışlar o resimde gerçekten bi gizli kadın yüzü vardı ve o kadın yüzünü ben daha önce gördüm geçerken ordan agaç sallandıkça oda başını yukarı aşagı sallıyordu yanımda bi resmi elbiseli biri vardı orası sanki iki kaya birbirine geçmiş ve vinç krader gibi bi araçla o yüz şeklindeki kadın yanımda durdu ben önce antalya zannettim mevlit gecesi karşıma çıktı aynı yer küçük bi penceresi var ve iki sırık ve tül ama altının üstüne örtülmemiş tarif edilmiyor ki

        • sandık sapasaglam budevirdeki sandıklar gibi degil kenan ülkesi türkiyedir ökişlersol kürekkemiğimin üstünde bir ben var seyit mührü alnımda m harfi yazılı sinirlenin şaş boz ferata kendisi süfyandır kör deccal bekodaki kardeşi ahmettir terörü destekleyip bize kürt evlerinden eşegleri lazerle 5 yıldır zulum ediyorlar kürtler boku 7 alnım yıldız gibi parlıyor sol yanagımda bir ben daha var altın çaga geçelim şaşın zulmünü kimse çekemez mehdiye peygamber diyen kafirdir mehdi ahit sandıgını bulduktan sonra bi gecede islah olacak keyf oku süfyan ofis markette çalışıyor evleri bizim evin karşısında durmadan o ve kavmi bize zulüm ediyor van onun sallandı cifr ilmi sondepremlerden geliyor

          • gelelim apocuların ve osman baydemirin haksızlığına ahid üzerine yemin edelim geldiler 3 defa oy istediler bende şıkıştırmayın kime verecegimi kimseye demem dedim bu şalvarlı kürt inerken sövdü aynı o gece benle çocuklar ofis market var eşya ucuzmuş gidelim alalım dedik ama kızmıştım sonra ofis markette baktım bi çalışan arkamızda bende orada aklıma buraya gelen şalvarlı pezevengin lafı geldi eşime dedim bana sövdü bende senide apoyuda dedim bu pezevenk şaş arkamdaydı bunu duydu nasıl murat apoya söver apo peygamleridir murat sövüyor ondan sonra bi baktım bu kafir kürtler evime aileme lazer tutuyor eve tutmak yasaktır onlar tutukça bende başlarına sövüyordum osman baydemir gidin sizi allahafetsin sen demokratikmisin kavim kavim

            devleti allah uyardı simavla mavi lazer tutuyor kütahyayı salladı allah durmadılar vanı salladı allah muradı yediler muradın şeyini yesinler yukarısı uyarıyor kör fezi şaş fıroezi açtıgında lazeri körfez sallanıyor bunlar bikaçörnek ben diyarbakırsdan çıksam ben biliyorum sondeprem diyarbakırda olur azmışlardı

          • murat ne diyon olum? kafayımı yedin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 82 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: