içimdeki SEN gibi…




 

Sokakta yürüdüğümde, deniz kenarında ellerim ceplerimde, pantolonumun paçaları usul usul uçuşurken, en azından o an dimdik durmaya çalışırken, evimde çizgili pijamalarla uzanıp “evim evim güzel evim” naraları atmak üzereyken, çocuklarımın kocaman gözlerini gözbebeklerimin içine aldığımda ve onların bana güvendiğini her zerresinden anladığım ellerini ellerimin arasına sıkıştırıverdiğimde, kendime eş bildiğim, kabul edilen en güzel duama en bildik cümleyi daha özel sunabilmek gayretiyle devirerek, ona “seviyorum seni” dediğimde, koca yaşıma bile gelmiş olsam annemin şefkatli kucağına kendimi sığdırmaya çalıştığımda, hasta babamın küçücük kalmış vücudunun önünde diz çökerek bir kaç damla gözyaşı eşliğinde yalnızca onun ve benim bilebileceğim gerekçelerle “sağolasın Baba Nihat” dediğim anlarda hep gayretim kendimle başbaşa kalmaktır aslında.

Hey modern dünya; her ne kadar sen insanın kendisi ile başbaşa kalmaması gerekliliği üzerine yapsan da kurgunu ben ısrarla bu alanların peşindeyim haberin ola. Ben aklım, yüreğim ve eylemlerimi “verili ilkelerim” doğrultusunda kullanarak kendimi dinleyebileceğimi öğrendim. Bunu bana kendisinin farkına varabilmek için Hira’ ya çıkan ve bu çabası karşılığında Rabbine kavuşan Peygamberim öğretti bilesin. Bilesin ve ayağını denk alasın!


Sen; ben deniz kenarındayken bana fotoğraf makinası önerdin hep, yürüken kulaklarıma walkman, babamın yanında gözyaşlarımla varolurken televizyonu, annemin kucağı ile baraber soğuk bir ekranı, ailemin cıvıltıları ile birlikteyken polifonik sesleri yanıbaşıma iliştiriverdin. İstedin ki ben kendimle başbaşa kalmayayım. Ama gördün başardım işte. Artık sana beni daha çok dünyalılaştıracak icatların peşine düşmek kalıyor. Çıldırmak üzere olduğunu iyi biliyorum. Bundan olacak sanırım, oldukça keyifliyim.


Sen; benim hayat anlayışımı değiştirmek için kendimi hiç dinlemem gerektiğini de iyi biliyorsun, fıtratın sesini duyduğumda bu sesin bana neler yaptırabileceğini de. Perdeler ördürüyorsun aklımla gönlüm, her ikisiyle iradem arasına kimbilir hangi kirli ellerle kurguladığın makinalarında. Başaramadın işte. Tüm yatırımların, tüm harcamaların, tüm fizibilite çalışmaların boşa gitti. Tüm sermayen bu yolda tükeninceye kadar bu yolda olacağını da biliyorum. Çünkü şeytanda tüm sermayesini bu uğurda harcıyor. Bunu bana Adem öğretti. Bunu bana Adem’ in eşi öğretti. Bunu bana Habil öğretti.

Sen; benim hayatımı değiştirmek için yaldızlı sözlerle beni büyülemeye çalışıyorsun. “Ateş seni çağırıyor!” diye alımlı bir sesle davet ediyorsun bazen beni, bazense bir melodiyi alıp eşliğine “Sokağa çık sokağa hayat sokakta!” diyorsun. Ben senin çağırdığın ateşin ne olduğunu İbrahim’ den öğrendim, sokağının ne olduğunu Musa’ dan. Çünkü Rabbim Musa’ ya evlerini karşılıklı yapmalarını, yani kendi sokaklarını oluşturmalarını öğütlemişti. İşte benim sokağım budur. Senin kocaman bir yalancı olduğunu, yalana daveti bu kadar güzel yapabildiğini, yaldızlarının arkasında sakladığın çirkin yüzünü çocukluğumda babam göstermişti zaten bana. Evimize, kendimizle başbaşa kalmayı öğrendikten sonra giren televizyonlarının karşısında şaşkına uğramış bir şekilde bakakalan bana babam “oğlum bunların hepsi yalan” derdi. “Baba yalan değil o gerçek işte. Bak Schwepss’ in kapağının altındaki yumuşak plastiği kaldırınca hediye çıkıyor” dediğimde “oğlum bunların hepsi yalan” cevabını ısrarla aldığımı hiç unutmuyorum. Evet gerçekte vardı. Bana kalırsa gerçekçi olmalıydık. Ama babam bana, dünyanın ne kadar gerçek bir şey olduğunu temaşa eylediğimizi oysa ki bunun bile bir oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu okuduğunda bütün bilgeliğiyle, seni çözüverdim o zaman işte. O gün bugündür senin tüm kuşatmalarını nasıl yarabileceğimi de iyi öğrendim. Benim o günlerde gerçek dediğime bugün koca koca adamlar “reel politik” diyorlar. Ben de gülüyorum acı acı ve diyorum ki; “oğlum bunların hepsi yalan!” Bunu bana babam öğretti.Ben senin ateşinden ve senin sokaklarından Rabbime kaçmak için kendimle başbaşa kalmayı önemsiyorum.

Çünkü;Rabbim beni terketmedi!

Yusuf Armağan

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 83 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: