içimdeki SEN gibi…

Şifalı Bitkiler

bitkisel

1-adaçayı
Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.

2-ahududu
Kullanılan kısmı, meyve, çiçek ve yapraklarıdır. Meyveler tamamen olgunlaştıkları zaman toplanır. Yapraklarında tanen, meyvelerinde ise organik asitler (malik asit, sitrik asit vs.) şeker, pektin, uçucu ve sabit yağlar bulunmaktadır. Yaprakları bogaz hastalıklarında gargara için kullanılır. Çiçeklerinden romatizma ve nikris (gut) hastalıklarında faydalanılır. Taze olarak, şeker ve böbrek hastalıklarında perhiz yiyeceği olarak istifade edilir. Halk arasında ishal ve ateşli hastalıklara karşı tavsiye edilir.

3-armut
Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. İdrarı bollaştırır. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler bütün salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir, kabızlığı önler. Sinirleri yatıştırır. Zihni yorgunluğu giderir. Susuzluğu keser. Tükürük ifrazatını artırır. Hamilelerin kusmalarını azaltır. Hazımsızlığı giderir. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizmada faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanların kompostosunu içmeleri tavsiye edilir. Yemeklerden önce yenecek olursa daha faydalı olur.

4-asma
Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.

5-balıkotu
Terletir, idrar söktürür. Vücudu rahatlatır. Had bronşit ve nezlede, bütün bulaşıcı hastalıklarda kullanılır.

6-bamya
Kabızlığı giderir. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.

7-böğürtlen:
İdrar söktürür. Ayaklardaki şişlikleri indirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Gözlerdeki zafiyeti giderir. Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur. Ağız, dil, diş eti ve bademcik iltihaplarını giderir.

8-çay
Aşırı miktarda olmamak şartıyla içilecek olursa bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Sinirleri uyarır. Mide tembelliğini giderir. İdrar söktürür. İshal ve dizanteriyi keser. Damar kireçlenmesini önler. Damar sertliği, kalp yetersizliği, kan kanseri, guatr, nefrit, kolera ve bağırsak hastalıkarında koruyucu ve tedavi edicidir. Haddinden fazla içilecek olursa çarpıntı, göğüs anjini, sinir bozukluğu, baş ağrısı, sıkıntı, mide bulantısı, el titremesi ve uykusuzluğa sebep verir. Şişmanlar, kalp, sinir, mide ve karaciğer hastaları, romatizma ve nikristen şikayet edenler, böbreklerinde kum veya taş olanlar, kabızlık ve yüksek tansiyondan yakınanlar, üremi veya albüminüri olanlar, mümkün olduğu kadar az çay içmelidirler.

9-çiğdem
İdrar söktürür. Kabızlığı giderir. Tavsiye edilen dozdan fazla kullanılmamalıdır.

10-çörekotu
İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa; baş ağrısını keser. Nezle ve sara hastalığında tütsü yapılır. Suyu ile sivilcelere pansuman yapılır.

11-eğreltiotu
Bağırsak solucanları ve tenyaları düşürür. Memeli basur ve variste de faydalıdır

12-elma
Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin bulantı ve kusmalarını azaltır. Hastalıkların çabuk geçmesini sağlar. İdrar söktürür, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasında yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eder. Kanı temizler. Kolestrolü düşürür. Damar sertliği ve kalp krizlerini önler. Kandaki şeker miktarını düşürür. Kabızlığı giderir. Şeker hastaları için faydalıdır. Dizanteri ve paratifoda iyileşmeye yardımcı olur. Öksürüğü keser. Kompostosu ateşi düşürür. Susuzluğu keser. Uçukları geçirir. Cildin taze ve güzel kalmasını sağlar. Göz ve kulak ağrılarında da kullanılır.

13-erik
Sinirleri kuvvetlendirir. Zihin yorgunluğunu giderir. Kabızlığı giderir. İdrar söktürür ve vücudun rahatlamasını sağlar. Karaciğer şişliğini giderir. Böbrekleri dinlendirir. Kansızlığı giderir. Kalbi kuvvetlendirir. İştah açar ve hazmı kolaylaştırır. Romatizma, mafsal kireçlenmesi ve nikriste faydalıdır. Çekirdekleri de, bağırsak solucanlarını düşürmekte kullanılır.

14-esek kulağı
Müzmin ishali keser. Nefes darlığını giderir. Göğsü yumuşatır. Bronşitte faydalıdır. Öksürüğü keser. Ağız, dil ve boğaz iltihaplarını giderir.

15-fare kulağı
İştahı açar, vücuda dinçlik verir. Nezleyi keser. Göğsü yumuşatır, öksürüğü giderir, balgam söktürür. Diş ağrılarını keser. Sinir bozukluklarını giderir. Görme zafiyetinde de faydalıdır. Midevi, yatıştırıcı ve spazm gidericidir. Yaralar için hazırlanan ilaçların bileşiminde vardır.

16-fındık
Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet verir. Nekahat devresinin çabuk geçmesini sağlar. Hamilelere de faydalıdır. Dövülmüş yenirse öksürüğü keser. Varise faydalıdır. Fındıkyağı, böbrek ağrılarını giderir. Kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olur. Bağırsak solucanlarını düşürür. Sarada da faydalıdır. Mideleri hasta olanlar, damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenler, çok az yemelidirler.

17-hanımeli
İdrar söktürür. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır. Müzmin bronşitte rahatlık sağlar. Nefes darlığını giderir. Öksürüğü keser. Nikriste de kullanılır.

18-hindistancevizi
İdrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Mide ağrılarını giderir

19-hurma
Bedeni ve zihni gelişmeyi sağlar. Besleyicidir. Kansere karşı koruyucudur. Zihni yorgunluğu giderir. Anne sütünün, bol ve besleyici olmasını sağlar. Boğaz ağrılarını keser. Bronşit, öksürük ve soğuk algınlığının şikayetlerini giderir. Kemik hastalıklarında faydalıdır.

20-hıyar
İdrar söktürür. Vücut yorgunluğunu giderir. Romatizma ve mafsal ağrılarında faydalıdır. Susuzluğu keser. Kandaki şeker miktarını düşürür. İnsülin ihtiyacını karşılar. Ter bezlerinin düzenli çalışmasını sağlar. El, yüz, boyun kırışıklıklarını ve lekeleri giderir. Cilde güzellik verir.

21-ıhlamur
Sinirleri kuvvetlendirir, sinir bozukluğunu giderir. Uyku verir. Kan dolaşımının normal olmasını sağlar. Kansızlığı giderir. Kalp kifayetsizliğinde faydalıdır. Damar kireçlenmesini önler. Böbrekleri ve mesaneyi temizler. İdrar söktürür. Kum döker, taş oluşmasını önler. Ter söktürür. Grip ve soğuk algınlığının şikayetlerini giderir. Göğsü ve bronşları yumuşatır. Mide ifrazatını artırır. Balla karıştırılıp içilirse, mide ülserine faydalıdır. Kabızlığı ve bağırsak spazmını giderir. Boyun ve yüze güzellik verir. Burkulma ve ezilmelerde ağrıyı keser. Saç dökülmesini önler.

22-ıspanak
Vücudun dayanıklılığını artırır. Kansızlığı ve gelişme bozukluğunu giderir. Soğuk algınlığına karşı korur. Kalp ve gelişme bozukluğunu giderir. Kalp adalelerini kuvvetlendirir. Ruhi çöküntünün sıkıntılarını giderir. Kan miktarını artırır. Ağız, boğaz ve göğüs hastalıklarında faydalıdır. Kanser ve veremden korur. Hamilelerde faydalıdır. Doğacak bebeğin güçlü olmasını sağlar. Yara, yanık ve dolamada da faydalıdır. Dişlerin çürümesini önler. Şişmanlık ve şeker hastalığına da faydalıdır.

23-ısırgan otu
Dıştan tatbik edildiği zaman, iç organlarda biriken kanı çeker. Romatizma ve mafsal ağrılarını dindirir. Burun kanamasını keser. Egzamanın şikayetlerini giderir. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Böbrek kumlarını döker. Balgam söktürür. Haricen tatbik edildiği zaman, dalak hastalıklarına ve çıbanlara da faydalıdır.

24-ıtır
Cildi güzelleştirir. İshali keser. Boğaz ağrılarını giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. Nikriste de faydalıdır.

25-kabak
İdrar söktürür ve idrar tutukluğunu giderir. Böbrek ve mesane iltihaplarını temizler. Prostattan doğan şikayetleri giderir. Mide ve bağırsaklara yumuşaklık verir, kabızlığı giderir. Basuru olanlar için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürür. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Helvacıkabağının çekirdekleri bağırsak kurtlarının düşmesine yardımcı olur. Lapası dıştan tatbik edilecek olursa boğaz ağrılarını ve kadınlarda görülen akıntıyı keser.

26-kantoron
Vücudu kuvvetlendirir. Ateşi düşürür. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İshali keser. Nekahat devresini kısaltır. Nezle ve bronşite faydalıdır. Öksürüğü keser. Mide ağrılarını dindirir. Yaraların iyileşmesinde yardımıcı olur. Astım, mide ülseri, midede asit fazlalığı, akciğer hastalıkları, damar sertliği ve sinir iltihaplarında da faydalıdır

27-kaşu
İshali keser. Vücuda kuvvet verir.

28-keçiboynuzu
Mide ve bağırsak hastalıklarına faydalıdır. Göğsü yumuşatır, balgam söker ve bronşları boşaltır. İshali keser. Sigara tiryakileri için faydalıdır.

29-kenevir
Yapraklarının suda haşlanması müzmin romatizma ağrılarını keser.

30-kırlangıçotu
Sütü siğil ve nasırların tedavisinde kullanılır.

31-kızılcık
Meyveleri ishali keser. Kabızlık yapar. Kabukları ateş düşürür. Ağız paslanmasını giderir. Ağız yaralarını geçirir. Şurubu, vücuda kuvvet verir.
32-mandalina
Kanı temizler. Sinirleri yatıştırır. Damar sertliği, felç ve gripte faydalıdır.

33-mantar
Etin yerini tutar. Protein değeri etten fazladır. Yorgunluğu giderir. Düşünme ve öğrenme yeteneğini geliştirir. Kansızlığı giderir. Bedenin gelişmesinde yardımcı olur. Romatizma ve üremi olanlar yememelidir.

34-mercimek
Beden ve zihin gücünü artırır. Sinirleri kuvvetlendirir. Bağırsaklara yumuşaklık verir. Sinir zafiyetlerinde faydalıdır. Kan yapar. Anne sütünü artırır. Baharatlı çorba şeklinde yenmesi tavsiye edilir.

35-meryemotu
Yaprakları ve kökü kuvvet verici olarak kullanılır. İshali keser.

36-muz
Vücudun ihtiyacı olan bütün maddeleri karşılar. Kemiklerin gelişmesini sağlar. Nekahat devresini kısaltır. Sinir zafiyeti ve yorgunluğu giderir. Böbrek ve mafsal iltihabında, bağırsak hastalıklarında faydalıdır. Müzmin kabızlık çekenler fazla yememelidir.

37-roka
İdrar söktürür. Karında biriken suyu boşaltır. Kanın temizlenmesine yardımcı olur. Sıtma ateşini düşürür. Mafsal iltihaplarını giderir. Karaciğer ve dalak hastalıklarında faydalıdır. Safrayı boşaltır. Sarılığı keser. Karaciğer ağrısını giderir. İştah açar, hazmı kolaylaştırır.

38-sarmaşık
Haricen yaraların tedavisinde kullanılır.

39-sarmısak
Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar. Solunum ve hazım sistemindeki mikropları öldürür. Grip, tifo ve difteri gibi salgın hastalıklar sırasında faydalıdır. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Kanı temizler. Kalp adalelerini kuvvetlendirir. Böbreklerin normal çalışmasını sağlar. Karında ve bacaklarda toplanan suyun boşalmasında yardımcı olur. Romatizma ve mafsal iltihaplarında faydalıdır. Damar sertliğini önler. Ateşi düşürür. Arpacık ve basur memelerinde faydalıdır. Zehirlenmelerde kullanılır. İdrar tutukluğunu giderir. Zehirli hayvan sokmasında da faydalıdır. Saçların uzamasına da yardımcı olur.

40-semizotu
Mide ve bağırsak kanamalarında ve kanlı idrarda faydalıdır. Kanı temizler. Vücuda serinlik verir. Şeker hastalarının susuzluğunu giderir. İdrar söktürür. Kabızlığı giderir. Zayıflamaya faydalıdır. Dalak hastalıklarında şikayetleri geçirir. Uykusuzluk, sinirlilik ve zihin yorgunluğunda faydalıdır. Lapası, yanık ve apsede rahatlık verir.

41-söğüt
Ateşi düşürür. İshali keser. Kanamayı dindirir. Mikropları öldürür. İştah açar. Vücuda kuvvet verir. Romatizma ağrılarını dindirir. Mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Uykusuzluğu giderir. Sinirleri yatıştırır.

42-yabanmersini
Yaprakları şeker hastalığında faydalıdır. Meyvesi dizanteride etkilidir. İshali keser.

43-yenibahar
Damar sertliğini önler. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Unutkanlığı giderir. Vücudun direncini artırır.

44-yulaf
Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Kandaki şeker miktarını düşürür. İktidarsızlığı giderir. Guatrı önler. Mide ve bağırsak bozukluklarını giderir.

45-zeytin
Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Eczacılıkta, bazı ilaçları hazırlamakta kullanılır. Yaprakları ve kabukları, yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Taneleri de besleyicidir.

OĞUL OTU ( Melissa officinalis ) / Labitatae

Diğer İsimleri : Melissa, kovanotu, temreotu, limonotu, turunçotu.
Bilinen Bileşimi : Uçucu yağ, kafuru, tanen, acı maddeler, müsilaj, kahve asidi, eterik yağ, citral, citronellal, citronellol, geraniol, linalol, pinenler.
Özellikleri : Beyin, kalp, rahim ve sindirim sistemi üzerinde koruyucu- kuvvetlendirici, spazm çözücü, ruhsal ve fiziksel sakinleştirici, hazmı kolaylaştırıcı, bağırsak gazlarını giderici, terlemeyi önleyici, bağırsak parazitlerini düşürücü, kanı temizleyici, kalp hastalıklarını iyileştirici.
Önerilen Hastalıklar : Kalp rahatsızlıkları ( oğul otu İbni Sina dan günümüze kadar başarıyla kalp ilacı olarak kullanılmıştır.), “Vegatativa dystonie” adı verilen baş ağrılarında, uykusuzluk, hazımsızlık şikayetleri, nevralji, akciğerden kaynaklanan kan kusmalarda, sinir krizleri, depresyon, anksiete, kulak çınlaması, baygınlık, baş dönmesi, hafıza kaybı, melankoli, histeri, kansızlık, stres.
Kullanım Şekli ve dozu : 1 tatlı kaşığı kıyılmış bitkiden 1 bardak kaynar suya konularak 10 dakika baklatilir. Günde 3 defa birer bardak aç karnına içilir.
NOT : Oğul otu 20. asrın baş düşmanı olan stres ve kalp hastalıklarının en iyi yan tesirsiz ilacıdır. Eğer insanlar bunu bilselerdi çay yerine oğul otu içerlerdi.

ÖKSE OTU ( Viscum album ) / Loranthaceae

Diğer İsimleri : Çekem, Gevele, Burç, Gökçe.
Bilinen Bileşimi : Viskotoksin, vissin, koline muadil bir madde, norviskalbin, viskalbin, tiramin, inozit, urson, yağlı maddeler, provitamin A, Vitamin C, reçine ve sepi maddeler.
Özellikleri : Vazodilator / damar genişletici, hipotensor / tansiyon düşürücü, antispazmodik / spazm çözücü, diüretik / idrar söktürücü, kan birikimini önleyici, antiepileptik / epilepsi tedavisini destekleyici, antikansorejen / kanserden koruyucu.
Önerilen Hastalıklar : Damar tıkanıklığı, hipertansiyon, irada dışı titreme, dalak hastalıkları, baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi kollateral rahatsızlıklar, kronik nefrit, karaciğerde kan birikimi, akciğerden kan kusma, sinir krizleri, sara, baygınlık, histeri, migren, albumin, astım, prostat büyümesi, kanser.
Kullanım Şekli ve dozu : İnce kıyılmış yaprak ve dallardan bir çorba kaşığı bitki 0,5 litre suda 10 dakika kaynatılır süzülür. Yemeklerden önce birer kahve fincanı içilir.
Yan Tesirleri : Meyveler zehirli olduğundan kullanılmamalıdır. Yaprak ve dallar zehirsiz olup kullanılmasında sakınca yoktur.

PAPATYA ( Matricaria chamomilla ) / Compositae

Diğer İsimleri : Mayıs papatyası, Tıbbi papatya.
Bilinen Bileşimi : Papatyanın etkisini sağlayan oleum chamomillae ( uçucu yağ ), bisabalol, bisabalol oksit, amino asitler, chamuzelen, cadinen, capryl asid, cholin, fernesen, geroniol, pytosterin, nikotinik asid, yağ asitleri.
Özellikleri : Antispazmodik / spazm çözücü, emenagog / adet kanı söktürücü, antiseptik / mikrop öldürücü, antibakteriyel / mikropların yaşamasını engelleyici, diüretik / idrar söktürücü, stomaşik / mideyi kuvvetlendirici, kolagog / safra artırıcı, antihelmintik / bağırsak parazitlerini düşürücü.
Önerilen Hastalıklar : Karın ağrısı, soğuk algınlığı, iştahsızlıkruhsal çöküntü, uykusuzluk, mide-bağırsak ülseri, gastrit, bağırsak iltihabı, adet düzensizliği, ateş, idrar tutukluğu, safra azlığı, karaciğer ve dalak hastalıkları, böbreklerde taş, sarılık, sara.
Kullanım Şekli ve dozu : 1 bardak kaynar suya 10 tane çiçek konarak 10 dakika demlendirilir. Günde 3 defa yemeklerden evvel birer bardak içilir. Ülser için en az 3 ay kullanılmalıdır.
Yan Tesirleri : Fazlası kusturur. Hamilelere yasak
.

PELİN OTU ( Arthemisia absinthium ) / Compositae

Bilinen Bileşimi : Terpenli alkol, tuyon, ketontuyon, a-pinen, kadinen, felandren, B-kariofilen, y-sepinen, bizabulen, hemazulenogen’ den ibaret eterik yağ, absintin, anabsintin, artabsin, katalakton A ve B, oksilakton, artemisetin, kehribar ve elma asidi, sepi maddeler, vitamin C, B6 ve provitamin A.
Özellikleri : Tonik / kuvvetlendirici, digestif / hazmettirici, diüretik idrar söktürücü, aperatif / iştah açıcı, kolagog / safra söktürücü, antiflatulan / gaz söktürücü, antifebril / ateş düşürücü, antihelmintik / bağırsak kurdu düşürücü, vülnerer / yara iyileştirici.
Önerilen Hastalıklar : Sıtma, sara, kusmalarda, adet zorluğu, hazım güçlüğü, uykusuzluk, verem, bağırsak parazitleri, mide ekşimesi ve yanması.
Kullanım Şekli ve dozu : 1 kahve kaşığı bitki bir bardak kaynar suya konarak 10 dakika demlendirilir. Günde 3 defa yemeklerden evvel birer kahve fincanı içilir.
Yan Tesirleri : Hamilelere, emzikli kadınlara ve mide kanaması geçirenlere yasak.

PITRAK ( Xanthium spinosum ) / Compositae

Bilinen Bileşimi : Acı maddeler, sepi ve helme maddeleri, provitamin A, vitamin C, yağ.
Özellikleri : Diüretik / idrar söktürücü, laksatif / bağırsakları yumuşatıcı, sudofirik / terletici, sindirim sistemini düzeltici.
Önerilen Hastalıklar : Üremi, sindirim güçlüğü.
Kullanım Şekli ve dozu : 1 çay bardağı kaynar suya 1 çorba kaşığı kıyılmış yaprak konur. 7 – 8 saat bekletilerek süzülür. Günde 3 defa yemeklerden evvel birer çorba kaşığı içilir.

RENKLİ BURÇAK ( Coronilla varia ) / Leguminosae

Diğer İsimleri : Körigen
Bilinen Bileşimi : Kornizid, koronilin, yağlı asitler, vitamin A ve C.
Özellikleri : Diüretik / idrar söktürücü, kardiotonik / kalbi güçlendirici.
Önerilen Hastalıklar : Kalp hastalıkları.
Yan Tesirleri : Yüksek doz zehirleyebilir doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

EYHAN ( Ocimum basilicum ) / Labiatae

Diğer İsimleri : Fesleğen
Bilinen Bileşimi : Uçucu yağ, estragol, eugenol, lineol, thymol, camphor, pinen.
Özellikleri : Aperatif / iştah açıcı, digestif / hazmı kolaylaştırıcı, antiflatulan / bağırsak gazlarını giderici, diüretik / idrar söktürücü, antiseptik / mikrop öldürücü.
Önerilen Hastalıklar : Mide krampları, mide bulantısı, gastrit, öksürük, kabızlık, miğren, asabilik ve sinir zafiyeti, baş ağrısı.
Kullanım Şekli ve dozu : 4 bardak kaynar suya 20 gr. kıyılmış bitki konarak 15 dakika demlendirilir. Günde 3 defa yemeklerden evvel birer bardak içilir.
Yan Tesirleri : Hamilelere yasak.

REZENE ( Foeniculum vulgare ) / Umbelliferae

Diğer İsimleri : Erziyan, Raziyane, Arapsaçı, Sincibil.
Bilinen Bileşimi : Anatol, fenhon, a-pinen, afelandren, kampfen, dipenten, metilhavikol, anis aldehidi, anis asidi, fenikulen, Vitamin A ve C.
Özellikleri : Digestif / hazmettirici, antiflatulan / gaz söktürücü, ekspektoran / balgam söktürücü, diüretik / idrar söktürücü, laktiferoz / süt artırıcı, kardiotonik / kalbi güçlendirici, yaşlıları güçlendirici, estrojenik / kadınlarda cinsel istek artırıcı.
Önerilen Hastalıklar : Mide ve bağırsakgazı, klit, çocuklarda gaz sancısı, mide ağrısı, üremi, kalp yetmezliği, bronşit, ishal, kabızlık, ağrılı adet.
Kullanım Şekli ve dozu : Hafifçe dövülmüş tohumlardan 1 çorba kaşığı 400 gr. kaynar su ile haşlanır ve 2 saat demlendirilir. Günde 4 defa yemeklerden evvel birer çay bardağı içilir.
Süt çocuklarına emzirmeden sonra 2 kahve kaşığı verilir.
Yan Tesirleri : Hamilelere yasak.

SABUN OTU ( Saponaria officinalis ) / Caryophyllaceae

Diğer İsimleri : Sabunçiçeği, Kargasabunu, Köpürgen.
Bilinen Bileşimi : Saponin, sapurubinler, sapurobin asidi, sapotoksin, karbonhidratlar, yağlı maddeler ve tuzlar, vitamin C.
Özellikleri : Mukolitik / balgam söktürücü, sudofirik / terletici, diüretik / idrar söktürücü, zayıflatıcı.
Önerilen Hastalıklar : Nefes darlığı, romatizma, nikris, kemik deformasyonları, karaciğer ve safra ağrıları, sivilceler.
Kullanım Şekli ve dozu : Kıyılmış köklerden 1 kahve kaşığı bitki 0,5 litre suda 5 dakika kaynatılır. Günde 3 defa yemeklerden evvel birer kahve fincanı içilir.
Yan Tesirleri : Yüksek dozlar zehirleme yapar. Hamilelere yasak. Doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

SALEP OTU ( Orchis maculata ) / Orchidaceae

Diğer İsimleri : Salepotu, Çayırotu, Çamçiçeği.
Bilinen Bileşimi : Helme, nişasta, dekstrin, metilpentozan, sakkaroz, madeni tuzlar, loroglosin glikozidi.
Özellikleri : Göğüs ve bronş yumuşatıcı, öksürük dindirici, panzehir.
Önerilen Hastalıklar : Öksürük, bronşit, solunum yolu iltihabı, zatürre, mide ve bağırsak ağrıları, zihin yorgunluğu, çocuk ishalleri, panzehir olarak zehirlenmelerde.
Kullanım Şekli ve dozu : Öğütülmüş kök yumrulardan 1 çay kaşığı az su ile bulamaç hale getirilip üzerine 300 gr. su konarak karıştırılıp 15 dakika kaynatılır. Bal ile tatlandırılarak üzerine zencefil ekilerek sıcak sıcak içilir. Günde 4 defa yemeklerden evvel birer kahve fincanı içilir.
Yan Tesirleri : Mide ve bağırsak hastalığı olanlara yasak.

SARMAŞIK ( Hedera helix ) / Dioscoreaceae

Diğer İsimleri : Duvar sarmaşığı, Karayaprak, Orman sarmaşığı.
Bilinen Bileşimi : Saponinler, hederin glikozidi, kolesterin, pektin, inozit, elma ve karınca asidi.
Özellikleri : İltihaplı salgı bezlerini sakinleştirici, sıkıştırıcı, idrar söktürücü, vücutdaki yağ tabakalarını eritici ( zayıflatıcı ).
Önerilen Hastalıklar : Dalak iltihabı, ülser, kulak ve diş ağrısı, nezle, grip, şişmanlık, uykusuzluk.
Kullanım Şekli ve dozu : 1 çorba kaşığı bitki 0,5 litre suda 10 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 3 defa yemeklerden evvel birer çay bardağı içilir.

SAKIZAĞACI ( Pistacia lentiscus ) / Anacardiaceae

Diğer İsimleri : Damlasakız ağacı, Mastik, Mesteki.
Bilinen Bileşimi : Masticoresen, mastikon asidi, mastikol asidi, mastikin asidi.
Özellikleri : Dişleri temizleyici, dişetlerini kuvvetlendirici, ağız kokularını giderici, balgam söktürücü.
Önerilen Hastalıklar : Apse, iltihap, yara, yanık, agız kokusu, öksürük, bronşit, nefes darlığı, gastrit.
Kullanım Şekli ve dozu : Bu bitkinin gövdesi çizilerek elde edilen sakızı kullanılır. Bu sakızdan bir miktar alınarak dövülüp bala katılıp yenilir. Sakız olarak da çiğnenir.

SARIMSAK ( Allium sativum ) / Liliaceae

Bilinen Bileşimi : Eterik yağ ( allilpropildisulfit, dialildisulfit ), 2 antibiotik ( alisin, garlisin ), fitosterin, azotlu maddeler, katı yağ, vitamin B, C, D, fermentler, hormon etkileyici maddeler, kolin, fitonsid.
Özellikleri : Ekspektoran / balgam söktürücü, antiseptik / mikrop öldürücü, antibiotik / mikropların yaşamasını engelleyici, diaforetik / ter ifrazatını stimule edici, diüretik / idrar söktürücü, hipotensor / tansiyon düşürücü, antikolesterolemik / kolesterol düşürücü, kanda meydana gelen pıhtıları çözücü sistemi harekete geçirici, kanı sulandırıcı, antihelmintik / bağırsak parazitlerini düşürücü, bakteresid / bakteri öldürücü, vücuda direç ve kuvvet verici, ihtiyarlamayı geciktirici.
Önerilen Hastalıklar : Damar sertliği, kalp hastalıkları, güneş çarpması, sarılık, kanser, şeker hastalığı, allerji, nefes darlığı, astım, bronşit, grip, yüksek tansiyon, varis, sara, bağırsak parazitleri.
Kullanım Şekli ve dozu : Günde 3-4 diş ezilerek yoğurt veya yemeğe katılarak yenilir.

SIĞIR DİLİ ( Anchusa officinalis ) / Boraginaceae

Bilinen Bileşimi : Sinoglosgin alkaloidi, tanenler, kolin, alkalin, sinoglosin, alantosin.
Özellikleri : İdrar söktürücü, safra söktürücü, terletici, ısıtıcı, kalp ferahlatıcı.
Önerilen Hastalıklar : Öksürük, nezle, grip, vesvese, kendi kendine knuşma, korku, stres ve sinir bozukluğu, bronşit, sevdaya uğrama ve bu mizaçta olma.
Kullanım Şekli ve dozu : 4 bardak kaynar suya 50 gr. yaprak konarak 15 dakika demlendirilerek süzülür. Günde 3 defa yemeklerden evvel birer bardak içilir.

SIĞIR KUYRUĞU ( Verbascum densiflorum ) / Scrophulariaceae

Bilinen Bileşimi : Saponin, sapogenin, quecetin, crocetin, hesperidin, şekerler, yağ, eterik madde, kumarin, ksantrafil.
Özellikleri : Antiastmatik / astımı giderici, diaforetik / ter ifrazatını stimule edici, mukolitik / balgam söktürücü, diüretik / idrar söktürücü, sudofirik / terletici, bakteriostatik / bakterilerin gelişmesini önleyici.
Önerilen Hastalıklar : Öksürük, bronşit, tüberkiloz, mide spazmı, nezle, nefes darlığı, karaciğer hastalıkları, mide ve bağırsaklardaki iltihaplanmalar, akciğer hastalıkları.
Kullanım Şekli ve dozu : 300 gr. kaynar suya çiçek durumlarından ( çiçeklerin sarı renk kısımları ) 1çorba kaşığı konarak haşlanır ve 1 saat demlendirilir. Günde 3 defa yemeklerden evvel birer çorba kaşığı içilir.

SİNİRLİ OT ( Plantago lanceolata / major / media ) / Plantaginaceae

Bilinen Bileşimi : Acı maddeler, demir, fosforik asid, aucibin, kireç, klorofil, kükürt, labenzim, saponin, sümüksü madde, şeker, tanen, A ve C vitaminleri.
Özellikleri : İdrar söktürücü, balgam söktürücü, kabız yapıcı, basit kanamaları durdurucu, tıkanıklık çözücü, hazım kolaylaştırıcı, antiseptik, iltihaplanmaya karşı.
Önerilen Hastalıklar : İshal, bronşit, astım, verem, öksürüğün her çeşidi, nefes darlığı, gastrid, dizanteri, kan tükürme, tohumumları safra kesesi taşlarına.
Kullanım Şekli ve dozu : Bitkiden 1 çorba kaşığı yaprak 0,5 litre kaynar su ile haşlanarak 2 saat demlendirilir ve süzülür. Günde 4 defa yemeklerden evvel birer çay bardağı içilir.
Yan Tesirleri : İnce kıyılmış köklerden 4 çorba kaşığı 800 gr. suda 20 dakika kaynatılır ve üzerine 4 çorba kaşığı kıyılmış yaprak ilave edilerek 5 dakika daha kaynatılır. Soğuduktan sonra süzülür ve 500 gr. bal karıştırılır. Günde 4 defa yemeklerden evvel birer kahve fincanı içilir.

SOLUCAN OTU ( Pelargonium endlicherianum ) / Geraniaceae

Bilinen Bileşimi : Tanen, şekerler, yağlar, flavon glikozidi.
Özellikleri : Antihelmintik / bağırsak solucanlarını ( özellikle askaris ve kılkurdu ) düşürücü.
Önerilen Hastalıklar : Bağırsak parazit ve solucanları.
Kullanım Şekli ve dozu : 100 gr. taze bitki veya 25 gr. kuru bitki balla karıştırılıp sabahleyin aç karnına yenilir.

SUMAK ( Rhus coriaria, Rhus cotinus ) / Anacardiaceae

Bilinen Bileşimi : Şekerler, tanen, mum, flavon glikozidleri, asidler (sitrik, gal, mallik, tartarik), miristirin ve fustin flavonoidleri, fizetin flavonoidi,
Özellikleri : Digestif / hazmı kolaylaştıncı, kabız yapıcı, hafif mikrop öldürücü, antihiperglisemik / kan şekerini düşürücü, antihemorajık / kanama durdurucu, antifebril / ateş düşürücü, diüretik / idrar söktürücü, tükürük artırıcı, sıkıştırıcı, iltihaplanmaya karşı.
Önerilen Hastalıklar : Mide ülseri, nefes darlığı, kan tükürme, böbrek hastalıkları, iştahsızlık, ishal.
Kullanım Şekli ve dozu : 2,5 bardak kaynar suya 1çorba kaşığı sumak yaprağı konup 10 dakika demlenir.
Boğaz hastalıklarında gargara olarak kullanılır veya günde 3 kere birer bardak içilir.
Kan şekerini düşürücü ve idrar söktürücü; 4 bardak suya 50 gram kuru bitki konup kaynatılır. Sabah – akşam birer fincan içilir.
Yan Tesirleri : Yüksek tansiyonlulara yasak.

About these ads

Comments on: "Şifalı Bitkiler" (145)

  1. G�zel payla��mlar�n�z�n devam�n� diliyorum.

  2. saffettin kılıçcan said:

    Sayın yetkili
    alıç meyvesini alıyormusunuz
    saygılar

  3. Arkadaşlar myomlarım var bazı günlerde çok ağrılar çekiyorum.Ameliyat
    olmak istemiyorum.yardımlarınızı bekliyorum. şifalıbbitkiler bitkileri yazarsanız çok sevinirm.

  4. Çok güzel bir kaynak olmuş site sahibine teşekür ederiz. Şifalı bitkilerin önemini bu sayede bir çok insan daha iyi anlıyacak.

  5. kızım 8 yaşında ama hala konuşamıyor dilinin çözülmesi için şifalı bitki hangisi acaba cvp yazarsanız sevinirim

  6. arkadaslar uzağı bulanık görüyorum hangi besinler göze yararlı yardım bekliyorum

  7. Güzel paylaşımlarınızın devamını diliyorum.

  8. Melisa otu gerçekten bir çok derda devan olan bir ottur. Çay olarak demlenmesi de en çok kullanılan yöntemidir. Ayrıca kalp dostudur. Güzel paylaşımlarınızın devamını diliyorum.

  9. Dr. Yakup said:

    teşekkürler. alterntif tıp artık çok önemli…

  10. kereviz tansiyonu yükseltir,kanser içinde zerdeçal en etkili
    her bitki çayını alıp içmeyin.yan etkilerini de iyi değerlendirin

  11. lam ne demek

  12. salamunaleykum annemin kulak cınlamsı var ve bu cınlama kendısını cok rahatsız edıyor bunun ıcın bıze onerılerınız nelerdır:?…sımdıden tşk ederım

    • sevgi mrb, kulak çınlamasına bitkisel bir çözüm kesinlikle yok..gürültü.müzik ve yaşlılık gibi sorunlarda bu durum ortaya çıkabiliyor.
      özellikle annenizi bir kbb uzmanına göstermenizde yarar var.uzman doktor nedenini yaptığı tetkik ve tahlillerle muayene ile ortaya çıkaracaktır, bu daha sağlıklı bir yöntem.
      özellikle kuru yemişlerin kulak çınlamasını tetiklediği ifade ediliyor..

    • selamunaleykum. Annenizin kulak çınlamasına Melisa(oğul otu) kullanmasını öneririm.gerçekten mucizevi bir bitki.bunun dışında sayısız faydası vardır.kısa sürede insana mutluluk moral ve huzur verir.herkes 1 kez denemeli bu bitkinin çayını…

  13. sivilcekerim var.evde bitkisel tedavi yapmak istiyorum ne önerirsiniz

  14. selam .hasat olan herkese geçmiş olsun arkadaslar bu şifalı bitkiler sağlığım ız için çok sağlıklı

    NOT:Kendinize iyi bakın, bu çaylardan için

  15. KANSER NEDİR?

    Organizmada meydana gelen ve hücreleri kontrolsüz büyüyen kötü huylu tümörlere verilen genel addır.

    Kanser, genellikle kontrolden çıkan hücrelerin sürekli çoğalmalarıdır.

    Kanserler, malignant (kötü huylu) tümörlerdir; yani benign (iyi huylu) tümörlerin aksine başka dokulara sızma ve yayılma (metastaz) özelliği gösterir.

    Kanserli hücreler neden sürekli bölünürler?

    Kültürde, normal hücreler komşu hücrelere yapışarak ilişkilerini devam ettirirler. Bu yapışma (adhezyon) noktalarında hücrelerde elektronca yoğun bir plak oluşur. Bununla birlikte, hücrelerin ameboid uzantılarında yavaşlama ve durma görülür. Bu olaya kontak inhibisyon denir. Bu şekilde, hücre bölünmesi kontrol edilir. Deneysel olarak, normal hücreler bir kültür ortamında kendilerine sağlanan ortam şartları ne kadar iyi olursa olsun kontak inhibisyon nedeniyle tek tabaka oluşturduktan sonra daha fazla çoğalmazlar. Çünkü, bölünme sınırlı sayıda olur. Fakat, kanser hücreleri sürekli çoğalarak birkaç tabakalı düzensiz kitleler oluştururlar. Bu da kanser hücrelerinde kontak inhibisyon kaybı olduğunu göstermektedir.

    Kanser nasıl oluşur?

    Kanserlerin yaklaşık %80-90’ı çevresel ve/veya davranış faktörleri tarafından meydana gelir ve önlenebilme potansiyeli vardır. Kalıtım yoluyla kanser meydana gelme olasılığı çevresel faktörlere oranla çok daha azdır.

    x-ışınları, uv (ultraviyole-morötesi) ışınları gibi fiziksel ve bazı ilaçlar, polisiklik aromatik hidrokarbonlar gibi kimyasal faktörlerin yanında virüsler de biyolojik olarak normal karaktere sahip bir hücre kültürünü transforme ederek kanser oluşturabilirler.

    Kimyasal karsinojenler, tümörü ya uygulandığı yerde (örn: cilt) veya absorbe edildiği yerde (örn: bağırsak) ya da metabolizmanın durumuna göre karaciğer, böbrek gibi organlarda, bazen de direkt olarak alakası olmayan bir yerde meydana getirirler. Fakat, karsinojene maruz kalma kanser oluşturmak için tek başına bir sebep değildir. Karsinojenler ancak uygun yer ve zamanda kanser oluşturabilirler.

    Sayabileceğimiz bazı kimyasal karsinojenler şunlardır:

    ¨ Hidrokarbonlar: baca temizleyicileri, boya endüstrisinde kullanılan maddeler

    ¨ Aflatoksin ( küf mantarı tarafından sentezlenir)

    ¨ Nikel, krom

    ¨ Sigara (nikotin, tar)

    ¨ Yiyecek katkıları

    ¨ Birçok ilaçlar

    ¨ Parfümlerde kullanılan bazı kimyasallar

    Fiziksel faktörlerin, kanserojen kimyasal maddelerin veya onkojenik (kansere neden olan) virüslerin konak hücre genomu ile etkileşimleri sonucu hücreler değişmekte ve farklı antijenite kazanmaktadır. Bir normal hücrenin kontrolden çıkarak hızla bölünmesiyle oluşan kanserli hücrede birçok anormal doku antijeni belirmektedir. Tümör hücrelerinde yeni yeni antijenler oluşmakta ve normal antijenlerin kaybına veya değişikliğine neden olabilmektedir. Erken fötal dönemde, normalde bulunan protoonkogenlerin ( kansere sebep olabilme potansiyeli olan gen) farklılaşmasıyla anormal genler oluşmakta ve bunlara selüler onkogenler adı verilmektedir.

    İmmün sistem (bağışıklık sistemi) ve kanser oluşumu arasındaki ilişki

    Bağışıklık sistemi yabancı doku antijenlerini kolayca tanıyabilir ancak, tümör dokusunu organizmadan kolayca atamaz. İnsanda bir saniyede bir milyara yakın hücre çoğalması olmakta ve somatik olarak bunların birkaçı, günde yüzlercesi mutasyonla farklı hücreler oluşturmaktadır. Bu farklı hücrelerin temizlenmesinde hücresel immün cevap mekanizması rol oynamaktadır. Buna, immün sistemin kansere karşı “immün denetimi” denmektedir. İmmün sistem, tümör oluşumunu denetlemekte, aynı zamanda tümör hücresi ve antijenlerine karşı immün cevap çıkarmaktadır. Hücresel immün cevap baskılandığı zaman kanser oluşumu artmaktadır.

    Yenidoğan ve yaşlılık dönemlerinde immün cevap mekanizması zayıflamaktadır. Yaşlılarda prostat kanseri, çocuklarda nöroblastoma sık görülmektedir. İmmün sistemi baskılayıcı ilaç kullananlarda tümör oluşumu riski artmaktadır. İmmün sistem bozukluğu olan hastalarda da bazı kanser tipleri gelişebilmektedir.

    Kanser neden öldürür?

    Kanser hastalarının çoğu, kalp hastalığı veya başka enfeksiyonlar gibi kanserle ilgisi olmayan nedenlerden dolayı ölür. Tümörün bulunduğu bölge ve tümörün yayıldığı bölgenin büyüklüğü ölümü direkt veya indirekt olarak etkileyen nedenlerdir. Ölümün temel nedeni, beyin, akciğer, karaciğer gibi hayati önemi büyük olan organlarda tümör oluşması veya tümörün bu organlara yayılmasıdır.

    Kanser teşhis eden köpekler

    Son olarak, kanseri teşhis edebilmek için günümüzde kullanılagelen metodlara alternatif olabilecek yeni bir araştırmadan bahsetmek ilginç olacaktır sanırım.

    Schnauzer türü köpek, derideki ben kanserlerini (melanoma) tanı yapılmadan önce, koklayarak teşhis edebilmektedir.

    Bazı hastalarda melanoma kolay gözükmeyecek bir yerde olabilir. Melanomaların %20’si bu nedenle teşhis edilememektedir. Florida’lı eski polis köpekleri terbiyecisi Duane Pickel, bir kanser uzmanının da yardımıyla, bu köpeği hemen hemen hiç yanılmadan melanoma tanır hale getirmiştir. Tıp kitaplarına “Köpekle Tanı” diye bir bölüm eklenecek mi dersiniz?

    Kaynaklar:

    Bilim ve Teknik Dergisi; Mayıs 1998.

    Biyoloji Terimleri Sözlüğü; TDK, 1998.

    Franks, L.M., Teich, N.; Introductin to the Cellular and Molecular Biology of

    Cancer, 1996.

    Özbal, Y.; Temel İmmünoloji, 1994

    KANSER NEDİR?
    Kısaca vücut hücrelerinin isyanı olarak nitelendirilebilecen kansere sebep olan olay (normalde) bölünerek çoğalan ve bir görevi olan hücrelerin yerine yine bölünerek çoğalan fakat bir görevi olmayan hücrelerin oluşması olarak açıklanabilir. Bu hücreler zamanla (genelde) etrafındaki normal hücreleri sıkıştırarak büyümeye başlarlar. Bir yerde büyüyen tümör ameliyatla çıkarılabilir veya başka şekilde (fizyoterapi ile) tedavi edilebilir. Fakat bu hücreler kan dolaşımı veya lenf kanallarını yırtarak dolaşıma girerse vücudun başka yerlerinde de ortaya çıkabilir (“Sıçrama” denilen olgu). Kanser hücresinde gelişme çabuk olur ve hücrelerin artmasıyla ortaya gelen tümör, içinde geliştiği organı tahrip eder. Genelde görülen kanserin tıbbi açıklaması budur.

    ÇÖZÜM NE OLABİLİR?
    Devamlı pipo içenlerde görülen dil, sigara içenlerde akciğer, gırtlak gibi tahrişe dayalı (sanayi boyaları, egzozlar, fabrika baca dumanı, vb.) kanser vakaları haricindeki kanser vakalarında, kendini iyileştiren insanların ortak olarak uyguladıkları yöntem, gıda sistemlerini değiştirmek olmuş. (Bu yöntem üstteki vakalarda da kısmen işe yaramış.) Kanserin geçmişte az, günümüzde çok gelişmiş ülkeIerde fazla, teknoloji girmeyen yerlerde az, kentlerde çok, kırsal kesimlerde az olmasının sebebini de incelersek karşımıza yine beslenme alışkanlıklarının çıktıklarını görürüz. Vücudun çalışma prensibi hücrelerin “yenilenmesi-ölümü-tekrar yenilenmesi” mekanizması şeklinde olup, oluşumu ise doğadan alınan (gıdalarla) vitamin-mineral-proteinlerle sürer. Normal hücrelerin ihtiyacına cevap vermeyen gıdalar (rafine) vitamin-mineralden yoksun olduğu için vücutta bu anormal (kanserojen) hücreleri oluşturur. Bu anormal hücre gelişimini engellemek ise rafine gıdaları kesip vücuda doğal ihtiyacını vermekle olur. Genelde kanserin belli bir yaştan (45) sonra görülmesinin sebebi mineral eksikliğinin bu devrede patlak vermesin kaynaklanır.

    GIDALARIMIZ VE BİZ
    İnsanların hayatlarını idame ettirebilmeleri için birtakım temel gıda maddelerine ihtiyaç duyarlar. Bunlar proteinler, vitaminler, mineraller, yağlar, karbonhidratlar ve su olarak sıralanabilir. Vücut yenilenme, tamir, bedeni ve ussal faaliyetlerini bunları doğrudan alarak yerine getirir. İşte bu noktada özellikle günümüzde gıdaların doğru alınması gerekliliği ortaya çıkıyor. Çünkü vücudumuzun doğal yapısı bunu emreder. Aynı şekilde sağlıklı ve uzun ömürlü kişi ve toplumların ya da kendisinde kansere rastlanmayanların, bilinçli ya da bilinçsiz olarak yaptıkları budur.
    Kanserden ne zaman şüphelenmelisiniz?

    DOĞRU VE YANLIŞ BESLENME NEDİR?

    Çağımızda kanserin giderek yaygınlaşması, sanayice geIişmiş ülkelerde sıkça rastlanması (ABD’de ölüm olaylarının 1/6 sebebi) ya da birtakım insanlarda bu hastalığın olup birtakım insanlarda olmaması tesadüfe bağlanamaz. Muhakkak ki kansere yol açan ortak şartlar, etkenler vardır (çevresel, gıdasal, vb). Üstteki durumlardaki ortak etkenlerin en önde gelenleri ise rafine gıdalar ve hayvansal ürünlerdir. Doğallığını yitirıniş gıdalar (rafine gıdalar) ve hayvani gıdalar (et, tavuk, balık, vb.)ın aşırı tüketimi kanser hastası olan kişi ve toplumları, olmayanlardan ayıran başlıca etkenlerdir.

    İNSANIN GIDA İHTİYACI NEDİR?

    İnsanın günlük gıda ihtiyacı birçok araştırmalarla belirlenıniş, çizelgeler halinde sunulmuştur. Mesela orta aktif bir insanda günde 3.000 kalori, belli ölçülerde kalsiyum, fosfor, demir vb. mineraller, A, B, C vb. vitaminler ve her insanın kilosu kadar gram protein (kg/g) lazımdır. Örneğin 70 kg’lık bir insanın 70 gr. protein. alması gerekir (1. sınıf proteinlere ilerde değineceğiz). Bunu bilimsel anlatımdan günlük hayata indirgersek her gün yenecek Örn. 1 elma (veya diğer meyveler)+1 soğan (sarmısak, pırasa vb.)+1 tabak bulgur (esmer pirinç, kepek ekmek)+1 tabak soya+yeşilliklerden oluşan bir salata (roka, tere, ısırgan, hindiba, ebegümeci, marul vb. insanın tüm ihtiyaçlarını karşılamaktadır. İleride bu detaylı ve günlük bir menü şeklinde belirtilecektir (Kanser hastalığındaki beslenme özellikle mineral+vitamin ağırlıklı olacaktır).

    RAFİNE GIDALAR NELERDİR?

    Görüldüğü gibi insan vücudu yaşamını özünde protein, vitamin, mineral, karbonhidrat, yağ ve su üzerinde kurmaktadır. Bunları içermeyen herhangi bir madde (gıda görünümünde de olsa) vücudu yoracak ve bozacaktır. Rafine gıdalar:

    Beyaz undan yapılan her gıda: (börek, , makarna, beyaz ekmek, kek, pide, galeta, vb)

    Sebebi: Buğdaydaki mineral oranının diğer tahıllara kıyasla insan bünyesindeki minerallerin oranına en yakın olduğunu görürüz. Kanserle savaşımda ise minerallere ağırlık verilmesi gerekliliğini gözönüne alırsak buğdaydan azami istifadenin nasıl olacağı sorusu . aklımıza gelir. Kepek ve tohumundan ayrılan ve çeşitli emulgatör, maya, tat ve kıvam geliştirici katkı maddeleriyle yapılan beyaz ekmekler ve unlu mamüller önemli miktarda vitamin ve mineralini yitirmiş, vücudu yoran, birçok hastalığa direkman veya dolaylı olarak neden olan bir madde haline dönüşmüştür. Buğdaydan en iyi faydalanma yolu tam buğday unu ile evde ekmek yapımı, bulgur olarak tüketimi veya filizlendirilerek kullanımıdır. Buğdayın doğru olarak tüketimi özellikle kanserde en önemli konulardan biridir.

    Beyaz pirinç: Piyasadan aldığımız, kepeğinden ayrılan ve talkla cilalanıp parlatılan beyaz pirinç vitaminlerinin tümünü, madensel tuzlarının % 60’ını ve lipitlerinin %80’ini kaybedip vücudu yoran bir madde haline dönüşmüştür. Kanserde iyileşmeyi sağlayacak mineralleri ihtiva eden esmer doğal pirince artık bir takım aktarlar, marketler ve doğal gıda satan dükkanlarda rastlamak mümkündür.

    Konserveler, turşular, hazır gıdalar (çorba, puding, salça, sirke vb): Besleyici nitelikleri çok düşük olan bu gıdaların, yapılan deneylerde vücuda girdiğinde vücut adeta bir saldırıya uğrayacakınış gibi akyuvarların artışına sebeb olduğu gözlemlenmiş, sebze, meyve ve su gibi doğal gıdaları alırken böyle bir olaya rastlanmamıştır. Bilimsel kaynaklar ise katkı maddeleriyle ilgili hayvan deneylerinden alınan bazı sonuçlarda E320, E132, E250-251 gibi bazı katkı maddelerinin yönetmeliklerinin gösterdiği ölçü üzerinde kullanıldığı vakit kansere yol açabileceğini belirtmektedir. Bu yüzden salça, konserve, sirke, çorba, vb. gıdaları zaman ayırarak evde üretmek en emniyetli yoldur.

    Her türlü alkollü içki, meşrubat (diet dahil), çay, kahve, sigara, meyve suları: Vücutta, alkollü içki veya sigaranın en ufak miktarının bile çok büyük tahribatlara yol açtığı bilinen gerçek. Çay ve kahveyi ise yine uyarıcı ve toksik yönleriyle değerlendirirsek, vücutta bağışıklık sistemini etkilemesi sebebiyle kansere zemin hazırlayıcı maddeler olarak görebiliriz. Bu konuda ülkenin önde gelen üniversitelerinin Milli Prodüktivite Merkezi ile yürüttükleri çalışmalar da var. Vücudu yoran, çeşitti kimyasal maddeler içeren meşrubatlarda ise; İngiltere’nin en ciddi gazetelerinden The Times ve The Independent’da kansere ‘ yolaçan “Benzen” maddesinin bulunduğu belirtilmekte.Su, maden suları, şifalı bitki çayları ve meyveler bünyemize en uygun alternatifler.

    Beyaz Şeker, beyaz tıız, bal: Beyaz şeker ve tuz çeşitli kimyasal işlemler sonucunda açık renklerine ve granüle hallerine kavuşurlarken piyasada satılan sahte ballara da dikkat etmemiz gerekir. Her gıdada, tahılda, sebze-meyvede, bakliyatta zaten vücudun kullanacağı şeker (karbonhidrat) bulunur ve bu şeker en ideal şekerdir. Kaya tuzu veya sanayi, deniz ya da doğal tuz adı altında satılan tuzlar ise insan kanındaki tuzun kimyasal bileşimine en çok benzeyen tıızlardır. Kanserde en çok kullanılan forınüllerden biri ise halis bala ilave edilen ısırgan tohumunun 10 gün bekletildikten sonra kullanımıdır.

    Tereyağı, margarin, rafine sıvı yağlar: Çeşitli kimyasal işlemlerle preslenen, rengi ve kokusu giderilen rafine yağlar, margarinler ve kolesterol ihtiva eden hayvani yağları, kanserlilerin kullanmaması gerekiyor. Bakliyat, tahıl, zeytin, fındık, fıstık gibi yağlı tohumlar, az miktarda olan günlük yağ ihtiyacımızı zaten doğal olarak bünyelerinde barındırıyorlar.

    Bakliyat: Hastalığın başlarında özellikle sebze yemeklerini (hatta mineral ve vitaminlerinden maksimum istifade etmek için çiğ olarak) tercih etmek ve bakliyatı haftada 3-4 öğünden fazla yememek en doğru davranış.

    HAYVANİ GIDALAR BAHSİ

    Kepekli ve lifli olmadığı için sindirim sistemine ağır gelmesi ve fazla üretim için yemlerde kullanılan kimyasal maddeler,hayvanlara verilen hormonlar ve ilaçlar eti oldukça sakıncalı hale getirmekte. Katrandaki “benzopyrene” maddesi hayvani yağlardaki kolesterolde mevcutken, kanseri yenen insanların ortak olarak yaptıkları şeyin eti bırakmak olduğunu gözlemliyoruz. Insan vücuduna lazım olan 8 esansiyel amino asidi içeren l.sınıf proteinler az yağlı süt ürünleri (peynir, yoğurt vb) veya soyadan sağlanmalı, özellikle soyanın içerdiği Genistein ve Daidzein adlı antioksidanlar ve isoflavonlar göğüs, göden, akciğer, prostat, deri ve kan kanserini, kısaca her tip kanser oluşumunu engelliyor.

    KANSERDE İDEAL BESLENME

    Bu beslenme biçimiyle (kanserin vücuttaki bulunma oranına göre) 3-4 ay içinde vücut çok kuvvetlenecek (mineral+vitaminler) sayesinde, hastalığı ya yenecek ya da yenme yoluna girecektir.

    SABAH [07.00-09.00):

    1- Özellikle yeşil bir salata (ısırgan, tere, marul, ebegümeci, roka, vb. biri veya birkaçı) + sızma zeytinyağı + doğal tuz + limon,

    2- Tam buğdaydan katkısız olarak yapılmış ekmek + az yağlı yoğurt veya az yağlı beyaz peynir (süt üıünleri yerine soya sütü ve ürünleri temin edilebilirse, daha idealdir),

    3- Özellikle elma (ya da herhangi bir meyve),

    4- Soğan veya sarımsak.

    KUŞLUK [10:00-11.00), İKİNDİ (15.00-16.00), YATSI (21.00-22.00): Bunlardan biri ya da birkaçı, 4-5 kuru incir, 4-5 kuru kayısı.6-7 kestane,3-4 hurma,1 avuç kuru üzüm,1 avuç çimlenmiş buğday,1 havuç, 1 tabak limonlu maydonoz.

    ÖĞLE – AKŞAM

    1- Yemekten önce kahvaltıdaki gibi bir salata (kırmızı pancar ilavesi tercih edilir),

    2- Yemek olarak sebze (ıspanak- kabak- pırasa-kereviz vb),

    3- Haftada 3-4 öğünü geçmeyen bakliyat,

    4- Yemekte veya yemek arasında 1 tabak soya (200-250 gr) veya yoğurt (200-250 gr).

    Kanseri yenen kişilerin yediklerini incelersek genelde Demir, Potasyum, Kükürt, Manganez, Magnezynum gibi nıineral ağırlıklı olduğunu göreceğiz. Yukarıda belirtilen gıda sistemi de bunlar gözönüne alınarak hazırlanmıştır.

    DİĞER ÖNEMLİ MADDELER

    * Baş prensip vücuda yabancı madde sokmamaktır. Dişmacunu kullanmamalı, yerine fırça+su+doğal tuz kullanmalı, deterjan yerine su, bulaşık fırçası tercih edilmeli, ruj, krem, deodorant vb. kozmetik ürünlerden kaçınılmalıdır.

    * Alman, Japon ve Macar bilim adamlarınca kırmızı pancar, havuç, kırmızı biber, kırmızı lahana ve ısırgan gibi zengin mineral yapısına sahip gıdaların kanser tedavisinde etkili olduğu gözlemlenmiştir.

    ‘ Mevsim değişikliklerinde vücudun mineral dengesi de mevsime adapte olmak ister. Bu ise mevsimin gıdalarıni almakla olur. Örneğin kışın vücut magnezyum ve kalsiyum gibi antidepresif lahana, havuç, şalgam, kereviz, yerelması, kuru fasulye, yulaf, turunçgillerde bulunan öğeleri ister. İlkbaharda hindiba, ısırgan, ebegümeci, biber, domates gibi demir ve C vitamini içeren vücudu canlandırıcı gıdalar gereklidir. Yazları kanı sulandıran kiraz, şeftali, kavun, karpuz gibi meyveler, kalpten ölümlerin fazla olduğu sonbaharda ise üzüm, kestane, nar, ayva, elma gibi kalbi güçlendirici, potasyumlu gıdalar vücudun ihtiyacını karşılar. Sera ürünleri veya ithal değişik mevsim meyvelerine bu yüzden itibar etmeyelim.

    ‘ Kemoterapide veya diğer bir sebeble kapsüllü ilaç alırken, kapsülün içini bir bardağa boşaltıp biraz suyla içmeliyiz. Zira kapsül de sentetik ve kansorejen bir maddedir ve keınoterapik ilaçların ikincil kanser oluşturma riski taşıdıklarına dair kanıtlar olduğunu da hatırlayalım.

    ‘ Kanserin iyileştirilmesinde en önemli etken disiplinli bir şekilde iyileştirici yolları uygulamaktan geçiyor. Nefsimizi dizginleyerek bu disiplini sağlayacak irade ancak bizim elimizde.Yani alışageldiğimiz yaşam biçimimizden (arkadaş toplantıları, günler,davetler, sosyal etkinlikler ve buralarda bize zarar verecek birçok unsurdan) soyutlanmak irademizle % 100 bağlantılı. Ünlü artist Mine Mutlu bu hastalıktan bu şekilde kurtulmuş fakat iyileşince terkedip yine bu hastalıktan vefat etmişti. Unutulmaması gereken diğer bir husus da manevi huzurun hormonların çalışması, bağışıklık, sinir, sindirim sisteminin güçlenmesi ve etkinliği dolayısıyla tüm vücut üzerinde oluşturduğu olumlu etkisinin tıbbi çevrelerce de kabul edilmesi.

    KANSERİ YENMEK İÇİN KULLANILACAK GIDALARIN HAZIRLIGI :

    1- Buğday çimi: Birkaç avuç buğday bir kaba oda sıcaklığında (15-20) derece üzeri suyla örtülecek şekilde bırakılır. 24 saat sonra su boşaltılır. 1 gün bu şekilde bekletilir ve daha sonra hergün sadece nemlendirecek miktarda su serpiştirilir. 1-2 gün içinde filizlenme başlayacaktır. Bundan sonra uzun süre dayanması ve çabuk bozulmaması için buzdolabına konulur. Buğday filizi çok kuvvetli bir gıda olduğu için günde 2-3 çorba kaşığından fazla alınmaz. Çorba, salata ve yemeklerde çok güzel garnitür olur. Kıyaslamalı besin içeriği:

    100 gram Fosfor Magnezyum Kalsiyum Beyaz Ekmek 86 0.5 14

    Tam Buğ Ekmeği 200 90 50

    Buğday Tohumu 423 133 45

    Çimlenmiş Buğday 1050 342 71

    2- Doğal tuz hazırlanması: Piyasada sanayi tipi tuz olarak torbalarda satılan sadece yıkanıp öğütülmüş doğal tuz bulamazsanız aktarlarda satılan iri kaya tuz parçalarını elektrikli kahve çekeceğinde çekecek veya havanda döveceksiniz.

    3- Soya: Soyayı pişirmeden önce geceden (10 saat) ıslatacaksınız. Düdüklü tencerede 1 saat pişirip 1/2 saat bekleteceksiniz. Pişen soya piyaz olarak çok iyi yenebileceği gibi bulgur pilavıyla karıştırılarak çok güzel bir tada kavuşacaktır.

    4- Kepekli pirinç: Beyaz pirince göre 10-15 dakika daha geç pişer. En kolayı 5 dakika kaynatıp 1/2-1 saat suyunu çekmesini bekleyip daha sonra 15 dakika daha pişirmektir.

    5- Doğal ekmek yapımı: 2 kg. tam kepekli buğday unu alınır. Doğal tuz ve su ilavesiyle hamur haline getirilir. Sızma zeytinyağıyla sıvanmış tepsiye yerleştirilerek 20-30 dakika fırında pişirilir. Dilimlendikten sonra poşet içinde buzdolabına konulur ve hergün yenileceği miktarda ısıtılır. Doğal ekmek az miktarlarda saç üzerinde pişirilerek de yenilebilir.

    6- Isırgan salatası: Toplanan veya köylülerden alınan ısırgan bir kevgirin içinde suda yıkanır. Bu sırada üstündeki cildi yakıcı karınca asidi kısmen yok olur. Lastik eldivenle doğranır, doğal yağ+doğal tuz ve limon veya doğal sirke de ilave edilince yakıcılığı tamamen ortadan kalkarak yenilecek hale gelir.

    7-Alternatif salatalar: Hindiba (radika), kuzukulağı, ebegümeci, yabani semizotu, bayırturbu, madımak vb.köylülerin sattığı herhangi bir kimyasal gübre görmemiş, ilaç veya hormon taşımayan yeşil bitki, yukarıdaki gibi salata yaparak yenilir.

    8- Doğal sirke: Suyu çıkartılan elma veya üzüm 15 gün bir kapta üstüne tülbent örtülerek bekletilir ve süzülürse doğal sirke elde edilir.

    9- Doğal çorba: Kereviz, havuç, patates, şalgam, pancar, yerelması, domatesin suyu çıkartılıp biraz posa+doğal tuz+ baharat+sızma yağ eklenerek ısıtılır.

    10- Doğal şeker: Tüm bitkisel çaylarda bal ve pekmez tatlandırıcı olarak kullanılır. Esmer ya da doğal şeker diye satılan şekerler veya tatlandırıcılara itibar etmeyin.

    Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalık…

  16. Şeker (Diyebet)
    Diyabet nedir? Nasıl meydana gelir?
    Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun (şekerin) hücrelerin içine girememesidir. Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükoz pankreas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enerjiye dönüşür. Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin verilen kapılar vardır. Bu kapılar normalde kilitlidirler ve uygun anahtar varlığında açılırlar. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz kapısının açılamaması durumudur. Bu örnekten ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin (hücre kapısındaki kilidin) bozukluğuna bağlı gelişmektedir.

    Kaç tip diyabet vardır? Diyabet sıklığı ne kadardır?
    Nedenlerine göre bir çok diyabet tipi olmakla birlikte diyabet vakalarının çok büyük bir kısmını Tip 1 ve Tip 2 diyabet vakaları oluşturmaktadır.

    Tip 1 Diyabet
    Daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Tip 1 diyabet, pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin otoimmün bir süreç (vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini tanıyamaması) sonunda zedelenmesi ile meydana gelmektedir. Mutlak veya görece bir insülin yetersizliği olduğundan hastalar ömür boyu insülin hormonunu dışarıdan (enjeksiyon yoluyla) almak zorundadırlar. Bu nedenle Tip 1 diyabet İnsüline Bağımlı Diyabet (Insulin Dependent Diabetes Mellitus=IDDM) olarak da isimlendirilmektedir. Genel olarak toplumdaki diyabet vakalarının %10’unu Tip 1 Diyabet vakaları oluşturmaktadır. Çocukluk çağında Tip 1 diyabet sıklığı ülkeler (bölgeler) arasında farklılık göstermekte ve her yıl 15 yaş altındaki 100.000 çocuktan 1-42’sinde diyabet gelişmektedir. Tip 1 diyabet genel olarak kuzey ülkelerinde daha sık görülmektedir.

    Tip 2 Diyabet
    Sıklıkla erişkinlerde ve şişman (obes) kişilerde görülmektedir. Tip 2 diyabetli hastalarda insülin salgılanmasındaki yetersizlikten çok dokulardaki insülin reseptörlerindeki direnç (rezistans) sonucunda glükoz metabolizması bozulmaktadır. Tip 2 diyabetin kuvvetli bir genetik yatkınlık zemininde geliştiği bilinmekle birlikte, genetik mekanizmalar tam olarak aydınlatılamamıştır. Tip 2 diyabetliler hastalıklarının başlangıcında ve sıklıkla çok uzun bir süre insülin ihtiyacı olmaksızın yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Bu nedenle Tip 2 diyabet İnsüline Bağımlı Olmayan Diyabet (Non-Insulin-Dependent Diabetes Mellitus= NIDDM) olarak da isimlendirilmektedir. Genel olarak erişkin nüfusta %4-8 oranında Tip 2 diyabet görülmektedir.

    Diyabetin bulguları nelerdir?
    Diyabete bağlı klinik bulgular vücuttaki karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasının bozulmasına bağlıdır. İnsülin eksikliği ve/veya insülin direnci nedeniyle hücrelere giremeyen glükoz belli bir serum düzeyini (180mg/dl) aştığında idrarla atılmaya başlar. Böbreklerden atılan glükoz beraberinde sıvı atılımını da arttırır ve sonuçta ÇOK VE SIK İDRAR YAPMA (POLİÜRİ) olur. Vücut, poliüri ile olan sıvı kaybını karşılamak için ÇOK SU İÇİLİR ve bu da POLİDİPSİ olarak isimlendirilir. Organizma, enerji kaynağı olarak glükozu kullanamayınca bir taraftan İŞTAH ARTAR diğer taraftan yedek enerji depoları olan yağlar ve proteinler yıkılmaya başlar ve bunun sonucunda iştah artmasına rağmen KİLO KAYBI olur. Bu klasik bulguların dışında diyabet hastalarında ÇABUK YORULMA, GÖRME BULANIKLIĞI, SIK DERİ ENFEKSİYONU, KADINLARDA VAJİNAL MANTAR ENFEKSİYONU gibi bulgular da görülür.

    Diyabet tanısı nasıl konur?
    Diyabet tanısı, çeşitli uluslararası kuruluşların (WHO, Amerikan Ulusal Diyabet Veri Gurubu=NDGG) belirlediği ölçütlere göre konmaktadır. Bu ölçütler:

    Klasik diyabet bulguları olan bir kişide herhangi bir zamanda ölçülen plazma glükoz düzeyinin 200 mg/dl’ye eşit ya da üzerinde olması,
    En az 8 saatlik aç (kalori almayan) bir kişide plazma şekerinin 140 mg/dl’ye eşit ya da üzerinde olması. Yakın zamanda Amerikan Diyabet Birliği açlık kan kekeri sınırını 126 mg/dl’ye eşit ya da üzerinde olarak belirlemiştir.

    Şeker yükleme testinde (OGTT) 2. saatdeki plazma glükoz düzeyinin 200 mg/dl’ye eşit ya da üzerinde olması.

    Gizli şeker nedir?
    Halk arasında gizli şeker olarak isimlendirilen durum, normal glükoz dengesi ile diyabet arasındaki metabolik durumu ifade etmektedir. Normalde açlık plazma şekerinin 110 mg/dl olması gerekmektedir. İşte açlık plazma şekerinin 110 mg/dl’nin üzerinde fakat 140 mg/dl’nin altında (yeni kriterlere göre 126 mg/dl) olması bozuk glükoz toleransı olarak tanımlanmaktadır. Benzer şekilde şeker yükleme testi yapılan kişilerde 2. Saatdeki plazma glükoz düzeyininin 140 mg/dl’nin üzerinde fakat 200 mg/dl’nin altında olması da bozuk glükoz toleransı olarak isimlendirilmektedir. Bu durumdaki kişilerin gün boyu kan şekerleri normaldir ve diyabetin klasik bulguları görülmez. Bununla birlikte bu kişiler Tip 2 diyabet için en riskli grupta olduklarından yaşam biçimlerini yeniden düzenlemeleri gereklidir.

    Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalık…

    SAĞLIKLI BİR YAŞAM
    DİLEKLERİMİZLE…

    Geniş bilgi için iş veya cepten arayınız.

    İş: 0326 413 01 77
    GSM: 0555 347 62 53

    SAĞLIKLI BİR YAŞAM
    DİLEKLERİMİZLE…

  17. İLTİHAPLİ ROMATİZMA ROMATOİD ARTRİT
    TEDAVİSİ MÜMKÜN OLAN BİR HASTALIKTIR

    Romatoid Artrit

    Romatoid artrit kronik bir eklem hastalıktır. Eklemleri simetrik bir şekilde tutar. Zamanla eklemlere kalıcı hasarlar verir ve sakatlıklara yol açabilir.

    Romatoid artrit kötü sonuçları olan ve hafife alınmaması gereken bir hastalıktır. Romatoid artritli kişilerin yaş kaliteleri ciddi derecede düşer. En sık 35-50 yaşlarında, kadınlarda görülür.

    En çok hangi eklemleri tutar?

    Romatoid artrit en çok el bileği ve parmaklardaki küçük eklemleri simetrik bir tarzda tutar. Yani hem sağ hem sol el birlikte tutulurlar.

    En sık tutulan eklemler “proksimal interfalangeal eklemler”dir. – bir odaya girmek üzere kapıyı çalarken kapıya vurduğumuz eklem- Romatoid artrit de öncelikle bu eklemle kapımızı çalar. Etkilenen eklemler şişer, ağrır ve kızarır. Zamanla eklemlerde harabiyet başlar. El bileğinin şekli bozulur. Eklemlerin hareket aralığı giderek kısalır ve geri dönüşü olmayan bir şekilde elin fonksiyonları bozulur. El bileği ve parmaklar eski hareketlerini yapamaz hâle gelirler.

    Romatoid artritte omurgalar, diz, ayak bileği eklemleri de tutulur.

    Sabah tutukluğu nedir?

    Sabah kalkınca bir süre eklemlerde tutukluk hissedilmesi ve bir saat sonra açılmasıdır. Romatoid artritin en önemli bulgularından biridir. Sabah tutukluğu, mekanik kökenli değil iltihabi bir eklem hastalığının var olduğu anlamına gelir. Romatoid artrit iltihabi bir eklem hastalığıdır.

    Eklem hasarı dışında nelere yol açar?

    Eklem dışı bulguları da vardır. Örneğin romatoid artrit zemininde yorgunluk, güçsüzlük, iştahsızlıkla birlikte bir takım deri, akciğer, göz bulguları ortaya çıkabilir.

    Romatoid artritin nedeni nedir?

    Hastalığın nedeni bağışıklık sisteminin vücudun sağlıklı eklem dokularına saldırmasıdır. Bunun sebebi hâlâ araştırılmaktadır. İltihap hücreleri eklem yüzeyini örten “sinovyal membran”da birikir ve ekleme hasar verirler. Eklem hasarı ilerledikçe zamanla iltihap bitişikteki kemik dokusuna da sıçrayabilir.

    Genetik yatkınlığı olan kişilerde romatoid artrit daha kolay ortaya çıkmaktadır

    .İLTİHAPLİ ROMATİZMA ROMATOİD ARTRİT
    TEDAVİSİ MÜMKÜN OLAN BİR HASTALIKTIR

    Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.

  18. istenmeyen tüylere ne önerirsiniz bilgi verirseniz evinirim

  19. Hüseyin Sepetci said:

    değerli arkadaşlar bilgisi olan varsa eğer aşırı kulağımda çınlama var ne tavsiye edersiniz böyle bir gelişme varmı bana bilgi verirseniz sevinirim

  20. esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu ebeden daimen
    ——-BÖBREKLERE BİREBİR——-
    ACİZANE KENDİ ÜZERİMDE DENEDİĞİM BİR İLAÇ VAR ONU PAYLAŞMAK İSTİYORUM.
    BENDE YAKLAŞIM OLARAK 20 YIL ÖNCE BÖBREK RAHATSIZLIĞI BAŞLADI. DOKTORA GİDİP AMELİYAT OLMAK İSTEDİM. ANCAK CENNETMEKAN ANNEM BİR VESİLEYLE ”A V A K A D O” YAPRAĞININ BÖBREĞE İYİ GELDİĞİNİ DUYMUŞ. BANA BUNU SÖYLEDİĞİNDE HEMEN UYGULADIM VE SONUÇ ALDIM. ELHAMDULİLLAH TAŞI DÜŞÜRDÜM.
    TAŞ NE KADAR BÜYÜK OLURSA OLSUN ‘AVAKADO YAPRAĞI’ TAŞI ERİTİP MESANEYE DÜŞMESİNİ SAĞLIYOR. TAŞ YERİNDEN ÇIKTIKTAN SONRA BÖBREKTE OLUŞAN İLTİHABI DA (taş düştükten sonra 10 gün daha kullanılmalıdır) KURUTUR. KUM VARSA ONU DA DÖKER.
    KULLANILMASI : ATTAR’LARDA SATILAN BİR POŞET ‘AVAKADO YAPRAĞI’NI 12 İLE 15 LİTRE SUDA İYİCE KAYNATIP 1,2 SAAT BEKLETİLİR. DAHA SONRA KAYNAYAN SUYU SÜZGEÇLE SÜZÜP, 1 BARDAK SUYU SABAH NAMAZI SAATİNDE AÇ KARNINA İÇİLİR. BU YAKLAŞIK OLARAK 1 AY DEVAM EDİLMELİDİR. AYRICA GÜN İÇİNDE DE AÇ-TOK FARKETMEZ İSTENİLDİĞİ KADAR SUSADIKÇA İÇİLİR.
    NOT: BELKİ BİRAZ KABIZLIK YAPABİLİR ANCAK BİRAZ SİNAMEKİ KAYNATILIP İÇİLİRSE BU SORUN DA ORTADAN KALKAR.
    BUGÜNE KADAR TAVSİYE ETTİĞİM HERKES MEMNUN KALDI.
    BİR DE HAMİLE KADINLARDA NASIL BİR ETKİ YAPTIĞINI BİLMİYORUM. DUANIZI BEKLİYORUM WESSELAM – Fİ EMANİLLAH -

  21. EBAZER AMEDİ said:

    esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu ebeden daimen

  22. arkadaşlar ne yaparsanız hangi doktora giderseniz gidin.çaresi yok diyorlar ama ben bi ilaç buldum.gerekli arkadaşlar irtibata geçebilir. çaydan.kahveden uzak durun.tuzlu yemeyin.. çınlamayı arkadaş edinin.alışacaksınız… heade geçmiş olsun..

  23. hatice said:

    çok horluyorum bu yüzden kimsenin yanında yatamıyor ve hiçbir yerde kalamıyorum hangi ot yararlıdır? şimdiden teşekkür ederim

  24. merhabe,bende 4cm çapında çikolata kisti var.eşimin sperm sayısı düşük olduğundan tüp bebek deneyeceğimiz için kistime hiçbir müdehale edilemiyor.bunun için önerebileceğiniz bitki varmı?ilgileriniz için teşekkürler.

  25. mrb benhepatit b hastasıyım karaciğer intabını atmayı vucudum tekrar bağısıklık sistemini kazanması için bana ne önerirsininz simdiden tesekkurler beklyrm cevabınızı

  26. VİTİLİGO için hangi bitkileri tavsiye edersiniz?

  27. yemek yedikten sonra göğüste ağrı geğirti yapıo ve karında şişme yapıo ?ne gibi bitki örenirsinizz acaba?şimdiden teşekür ederim..

  28. yemek yedikten sonra göğüste ağrı geğirti yapıo ve karında şişme yapıo ?

  29. lenf bezleri dengesiz calıstıgından zayıflıyorum bunun ilaçla tedavisi var dedi doktora gittim ilaç fayda etmedi neyapmalıyım

  30. ya benim ağzımda yaralar oluşuyor bunun için ne yapa bilirim bana bu konuda yardım edin

  31. s.a bende karaciğer enzimlerinden ALT denilen bir enzim var normalin iki katı kadar yüksek bunu düşürmek için ne kullanmalıyım lütfen yardım edin

  32. yasemin said:

    merhaba ben 21 yaşında bir kızım.bacaklarımda yeni yeni oluşan varisler farkettim acabahangi bitkiyi kullanırsam bunu önleyebilirm.tamamen yok olması mümkün mü acaba?bilgi verirseniz teşekkür ederim.

  33. NİLAYCIM YORUMUNU ÖNCEDEN GÖRSEYDİM BİRŞEYLER SÖYLERDİM

  34. ABİ ALLAH RAZI OLSUN SİZDEN TABİ ÖNCELİKLE BU SİTEYE EMEĞİ GEÇEN TÜM ARKADAŞLARDAN ALLAH RAZI OLSUN ZATEN BU ÜLKEYİ SİZ VE SİZİN GİBİ İNSANLAR AYAKTA TUTUYOR.EĞER SİZLERDE OLMASAYDINIZ…

  35. H Hüseyin ARI said:

    Kulağımda yaklaşık bir aydır çınlama var kbb doktoruna gittim bazı ilaçlar verdi fakat herhangi bir iyileşme olmadı ne yababilirim.

    <ilginize şimdiden teşekkür ederim.

  36. maxima said:

    s.a ben otosekleroz hastasıyım ( kulakta kireçlenme) fakat kısa süre içinde iç kulaktan rahatsızlandım .. aşırı ses veya kireç iç kulağa kadar etkilemiş…
    kulak çınlaması ve kireçlenmeye karşı bir bitki var mı ?
    kemikler yapışmış da deniliyor
    değerli bilgileriniz için teşekkür ederim….

  37. merhaba r ben 35 yasindayim amma su gunlerde zannedersem seks uzerinde cok fazla gerilemeler var bunun acaba dogal bitkilerle yukseltme caresi varmi lutfen cevabini verirmisiniz

  38. ali akdağ said:

    merhaba hocam ben 26yıllık evliyim cocuğumuz olmuyor sperimlerde canlılık oranı cok zayımmış bana ne önerirsiniz yaşım 48 şimdiden cok tşk ederim slamlar

  39. selamun aleyküm. Bitki ve bitkisel ürünleri bünyeye göre seçme ve bünye üzerindeki etkilerini çok iyi bir şekilde bilmeden üreten ve satanların kul hakkı yediklerini düşünüyorum. ben bitki terapisi hakkında Türkiyede ve dünyadada bir kaç bölgede bilinen BİTKİ TERAPİSİ hakkında kısıca bilgi vermek istiyourm. Eğer bitki ve bitkisel ürünlerle uğraşıyorsanız ilk önce bilmeniz gereken insanların ve o kullandığınız bitkilerin MİZAC çok iyi bir şekilde bilmek sorundasınız. bunları bilmiyorsanız kullandığınız bitki ve bitkisel ürünlerde ya sonuç alamayacaksınız veya kişiyi bulunduğu konumdan daha ağır bir konuma gelmesine sebepçi olmuş olacaksınız. Eğer MİZAC konusunu biliyorsanız kazalar,kesikler ezilmeler, dışındaki aklınıza gelen bütün hastalıklar,bitki ve doğru hazırlanan bitki karışımlarıyla %90 na varan başarılarla sonuçlanabilmektedir. MİZAC KONUSUNU NE OLDUĞUNU MERAK EDENEN ARKADAŞLAR VARSA E-MAL ATSINLAR

  40. nadire elif said:

    mrb bana acil yardım edin hamam ilacı kullandım kollarımda ve kalçamda pul pul allerji dökmeye başladım kaşıntı yapıyor ne yapmalıyım siz söyleyin kendinize iyi bakın.

  41. merhaba. sizden bi ricam war. 1 senedir ishal oluyorum we bana hangi bitkiyi önerirsiniz ? bir çok bitkinin ishale iyi geldiğini okudum ama ben sizden yardım almak istedim.şimdiden teşekkür ederim

  42. bende çikolata kisti ve myom var ne önerirsiniz.

  43. selam arkadaşlar benim dödreğimde taş vardı.denize düşen yılana sarılır hesabı internette dolaşırken sitenin birinde böbrek taşları için satışa sunulan bir ilaçtan siparişettim ve bunu kullandım.daha sonra doktoruma gittiğimde böbreğimdeki taştan tamamen kurtulduğumu öğrendim.ilgilenen arkadaşlar için işte link yardımcı olabildiysem ne mutlu bana böbrek sancısını ancak çeken bilir çünkü. işte sinenin linki http://www.bobrektaslari.com

  44. merhabalar bana yardımcı olursanız çok mutlu olurum sorunum şu; benim ağzımda sürekli bir koku var bir türlü önleyemedim acaba şifalı bitkilerden ne şekilde faydalanabilirim bunun bitkilerle bi çözümü varmıdır? bana acilen yardımcı olun lütfen cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim…

  45. anadolunungenci said:

    :( :( :( :( :( :( :( :( :( :(

  46. anadolunungenci said:

    selamün aleyküm.ben bişey sorcaktım.benim yüzümde küçüklükten kalma suçiçeği ve sivilce izleri var.sizce nasıl giderilir.bilen varsa Allqah rızası için yardım etsin…çok dikkat çekiyo.azda olsa giderilsin.bi çare ne olur:)
    bazılarımız cevap alamayın ca sinir len miş.umarum istemeden olmuş tur…::)))))))

  47. merhaba şengül bendede sendeki rahatsızlıklardan var kulak çınlaması ve baş dönmesi doktorlar bir çare bulamadı daha inşallah şifalı bitkilerde beraber buluruz geçmiş olsun bizlere yardımcı olun lütfen ALLAHA emanet olun

  48. slmunaleykum bende bprostat iltihabı var ne önerirsiniz şimdiden tşk ederim

  49. prostatit rahatsızlığım var ne önerirsiniz teşekkür ederim

  50. endometriozis ameliyatı oldum 6yıl önce sanırım tekrar yenilendi çikolata kisti olarak biliniyor bunu için ne önerirsiniz

  51. mrb lar ya benim boğaz ağrım var hangi bitkiyi önerirsiniz lütfen cevap verin tşklar

  52. ŞENGÜL said:

    cevap verirseniz çok makbule geçer

  53. ŞENGÜL said:

    MERHABA SİTENİZİ YENİ KEŞFETTİM. BENİM KULAK UĞULDAMASI, BAŞ DÖNMESİ MİĞDE BULANTISI ŞİKAYETLERİM VAR HANGİ BİTKİYİ ÖNERİRSİNİZ TEŞEKKÜRLER

  54. ağız yaralarına neyapmak lazım

  55. a. osman çırakoğlu said:

    çiçek mayası hakkında bilği

  56. doğadaki hiçbir şey boşuna varolmamış.yaradan ne de güzel vermiş dermanını herşeyin.bu bitkiler gerçekten çok güçlü

  57. benim de çok bayan gibi fazla kilo pproblemim var.ah şu yağlar…ne yapmalı hangi güzelim bitkiyle eritmeli…

  58. mrblar ben trabzondan yazıyorum bende bir aktar olarak yazıyorum benim elimde olan şifalı bitkilerle olan bir karışımım var bu karışım şu rahatsızlıklara yaramaktadır başta sedef,egzama,mantar,temreyi,ayak kokusu,basur,ve cilte rahatsızlık veren bir çok rahatsızlığa yaramaktadır bu sebeble sizlere yazmamın nedeni sizin bunu daha farklı deyerlendirmenizi rica ediyorum bu konuda bu karışım için sizlere her türlü karantiyi veririm fırsat bulupta bunun yayrarlı olduğunu sizlere bu tür sıkıntısı olan kişiler üzerinde kanıtlayabilirim ilgilenirseniz memnun olurum saygılarımla ayrıyetten sitemin zamanı dolmuş şimdilik yenileyemedim saygılarımla davut pehlevan.

  59. gülçin said:

    siteniz harika.fakat ben tam olarak derdimin dermanının neyde oldugunu bulamadım kafam karışrtı bana yardımcı olursanız çok sevinirim benim vicudum rahatsız edici şekilde su topluyor bunu engelliye bilecegim herhangi bir ottan oluşan tarif yokmu bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim sevgiler

  60. resul said:

    soya fasülyesinin tohumunu karadenizde varmı ekilmesi mümkünmü

  61. nevin said:

    şeker haslalığuna iyi gelem şifalı bitkilerin isimlerini rica edeyorum

  62. sa,ya arkadaslar site yoneticisi cevap veririm demiyor galiba onun icin dertlerimizi yazmaya cok gerek yok.sadec belki kendi deneyimlerimizi paylasabiliriz gibime geliyor.baki selamlar celal

  63. arkadaşlar,cevap alamadığınız için çok üzüldüm.siteyi sevdim başta ancak bu ilgisizliği görünce çok sinirim bozuldu.bukadar insana atılmış bir tokattır bu yapılan.utanmaları gerek.
    siz yine de burda okuduklarınıza hemen inanmayın derim ben.sonuçta güvenilir gelmiyor artık bana.bi bitkiyi her yerden araştırıp öyle kullanın.sağlık şakaya gelmez.
    umarım hepiniz en kısa zamanda şifa bulursunuz.bilsem yardımcı olurdum.
    geçmiş olsun…

  64. meraba.benim bacaklarımda bir aydır yogun bir kılcal damar catlaması var. ben hamile degilim ve daha 21 yasındayım.buna bir care bulabilir misiniz.hangi yagları kullanıyım hangi ottan iceyim..lütfen yardım edin

  65. slmlar herkese çok tşk şule bana yardımcı olmaya çalıştığına sevindim zaten başkasından hayır yok

  66. bak nilay a daldım kendimi unuttum benim yiğenimin surtında sivilce izleri var ne yapsın

  67. ay nasıl bi yer burası ya yazık şu nilay denen kıza valla bilsem ben söylerdim ama nerdeee bak nilaycım sen en iyiysi bir cildiyeye görün baksana sana kimseden hayır yok zaten olsada artık inanma

  68. ayşima demek istemişdim ama ayşe de olur

  69. ya varya ne diyim ben ya size nasıl bi site bu ya gıcık oldum ya ayşin bana yardım et ya yazıyom yazıyom sonuç mort yani alt tarafı bi yardım etceniz bari ayşin olmazsa başkası ama bana da yardım edin artık sinirlerim çok bozuldu psikolojim alt üst oldu tansiyonum tavan yaptı ben de ondan ne dediğimi bilmiyom ama bana yardım ediiiiiiiiiiiiiiiinnnnnnn sevaptır be

  70. niye bana da yazmıyonuz beeeeeeeeeeeeeeeee of gıcıksınız hepiniz yaaaaaaa

  71. ayşima bana da yardım et lütfen

  72. ne olur biri bana da yorum yazsın artık izlerden kurtulayım ne olurrrrrrrrrrrrr

  73. ya benim su çiçeği izlerim nasıl yok olacak bana da b. çözüm lütfen

  74. :(:(:(:(:(:((:(:(:(

  75. bni bagışklayın

  76. allahım siz yorum yapanlar ne kadar salaksınız ya bide böle salk sitelerden urasıosunuz siee cnlarım

  77. allahın salakları malları ameleleri hepinizin bn …………….. koyıyım

  78. offf istediim bu diil tabi siz bu yorumun okuduktan snra bunu koycanızıda sanmıyorum sizlr bölesiniz allah sizi bildii gibi yapsın

  79. fesih_aslan said:

    melek RABBİM tez zamanda şifa verir İNŞALLAH.

  80. cevap neden yazılmıyor ne kadar daha bekliycez

  81. böbreklerimde taş var önerilen çeşitli yollar denedim ama malesef bir türlü düşmedi siz ne önerebilirsiniz 63mm ve 6mm lik

  82. Sağ kulağımında derinden gelen bir ağrı var. İltihap vardı, doktorun verdiği ilaçlarla geçti. Ama Ağrı ve çınlama devam ediyor. Sağ taraftaki boyun damarım ve başımın sağ tarafı da onunla birlikte ağırıyor. Önerebileceğiniz bir bitkisel ilaç varmı? Bir kaç doktora gittim ve çok ilaç kullandım.

    Saygılar

  83. oğlum astım bronşit hastasıdır 1aydır doktor bir çaresini bulamadı balgam sökemiyor öksürmekten boğuluyor nefesi tıkanıyorneolur bana yardımcı olun çok acil cevabınızı bekliyorum

  84. size 10 gün önce yazdım sizden 1 cevap gelmedi insanlar size güveniyor ve dertlerini yazıyor sizze onlara bir cevap dahi yazmıyorsunuz ,bence insanları kandırıyorsunuzy

  85. S.A 4 YASINDA BI OGLUM VAR VE GÖZLERİ COK BOZUK GÖZ BOZUKLUGUNA İYİ GELENBİTKİLER NELERDİR YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİM ŞİMDİDEN TESEKKÜR EDERİM

  86. Alparslan sivilcelerinle oynamamaya çalış hatta iltihaplıysa hiç dokunma sık sık hamama gitmen iyi olur ayrıca reokotan ilacı var kullandınmı herkese yazmazla bu ilacı çok etkili bi ilaç uzmanlar yazıyo istersen bi uzman doktora görün.

  87. ALPARSLAN said:

    18 YAŞIMDAN BERİ SIRTIMDA VE YÜZÜMDE ÇOK İLTİHAPLI YARALAR OLUŞUYOR.BUNLARIN BİR KISMI KİST ŞEKLİNDE .İLTİHAP AKTIKTAN SONRA KAN AKIYOR DAHA SONRA SARI SIVI GELİYOR .BÜTÜN TEDAVİLER SONUÇ VERMEDİ .10YILDIR RAHATSIZLIĞI ÇEKİYORUM.YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİM.TEŞEKKÜR EDERİM.

  88. AYŞEGÜL SELVİ said:

    yaş 48.menapoz sıkıntıları çok fazla.ateş basması terleme,baş dönmesi,algılama güçlüğü,şiddetli baş ağrıları .hormon tedavisi kilo aldırttığı için bıraktım.nasıl bir bitkisel tedavi önerirsiniz.yardımlarınız için teşekkürler.

  89. güneş said:

    ben kantoron yağı kullandım öyle bir şeyle karşılaşmadım. böyle birşeyide ilk kez senden duyuyorum bir aktara sormak lazım

  90. Güneşcim kantoron yağı dedin de ceviz yağıda lekeleri geçiriyomuş fakat bu tarz yağlar yüzdeki tüyleri besliyomuş tüyler kalınlaşmaya ve uzamaya başlıyomuş bu konuda bilgin varmı?

  91. Güneşcim kantoron yazı dedin de ceviz yağuıda lekeleri geçiriyomuş fakat bu tarz yağlar yüzdeki tüylri besliyomuş tüyler kalınlaşmaya ve uzamaya başlıyomuş bu konuda bilgin varömı?

  92. güneş said:

    sivilcelere katiyen elinizi sürmeyin bira mayası ve limon suyunu karıştırn sivilcelerin üzerine nokta şeklinde sürün yüzünüzü sabah akşam düzenli yıkayın güvendiğiniz bitkisel sabun olsun mesela kükürtlü sabun yada selülit sabunu olabilir fazla yağları alır tabi yüzünüz yağlı ise. Her hafta muhakkak buhar maskesi,haftada iki defa kil maskesi yapın.Kil maskesi yüzdeki ölü hücreleri alır. Sivilceleriniz geçtiktin sonra kalan lekeleri her akşam yüzü yıkadıktan sonra kantoron yağı sürün.tabı bunlar gelıp gecen sıvılceler ıçindır..cıddı bır sorun varsa cılt doktoruna baş vururnuz…

  93. Selm benim cildimde sivilce lekeleri var bunun geçmesi için bana ne önerirsiniz.şimdiden teşk.

  94. sümbül said:

    romatizmayı nasıl tedavi edebiliriz ilac kullanıyoruz lütfen yardımcı olurmusunuz

  95. eşimde kist var 7 cm ameliyat isteniyor mayısın 30 a burda yazınıza gördüm şifalı bitkiyi öğrenmek istiyorum yardımcı olursanız sevinirim

  96. slm.1 yıl önce doğum yaptım.6-7 kilo kadar fazlalığım var.diyet yaptığım zaman kendimi halsiz hissediyorum.bu yüzden diyet yapamıyorum.bana zayıflamam için hangi bitkileri önerirsiniz.cevabınızı bekliyorum.teşekkür ederim.(bebeğimi emzirmiyorum)

  97. iyi akşamalar benım sorun eşimde 16 yaşından berı epilepsi var
    şuanda 25 yaşında ançak 2,5 yıldır nobet yok olduğu zamanda sadece sol
    koldan başlayarak kasılmalar oluyor doktorlar sekonder parsiyei epilepsi
    sendromu diyorlar şuanda lamıctal kullanıyor ıl gecırmede once bır kaza
    gecırmış ancak kafa carpmamış fılmler temız cıkmış bellı bır aradan sonra
    nobet beşlamış egg ve mr ve dıger tahlıller normal cıkıyor saedec beyınde
    bır lezyon var oda dr dıyorkı zarasız bu hastalığı şizonsefali denıyor
    galıba sızce ne yapabılırız bır de yoğurt otu ıyı dıyorlar onu öğrene
    bılırmıyım tabıkı sız daha ıyı bılırsınız teşekkurler

  98. elif mine said:

    annemin nefesinde daralma var doktor hiç birşey yok dedi bide çok terliyor yaşı 75 şimdiye kadar sonuça ulaşamadık yardımcı olabilirmisiniz.Teşekkürler

  99. ciğdem said:

    merhaba ben 1,5 yıl önce horlamaya başladım doktora gittim ve burnumdaki etlerden kaynaklandığını söylediler ve ameliyat oldum üzerinden zaman geçmesine rağmen hala horlamaya devam ediyorum bunun geçmesi için bana yardımcı olursanız çok sevinirim teşekkürler.

  100. selam benim babamin beyin damarlari tikaline olur biliyorsaniz cevap yaziniz

  101. selamun aleykum ben samsun çarşambada yetişen bir çiçeği arıyorum gitme şmkanım olmadığı için size danışıyorum.bu aradığım çiçek eskiden fırıncıların maya yapımında kullandıkları bir çiçekti onun ismini öğrenmek istiyorum.yardımcı olursanız çok memmnun olurum.şimdiden teşekkürler

  102. DİLEK said:

    güll

    bende böbrek taşı yüzünden ameliyat oldum ameliyat sonrası doktorum bana bendeki taşı verdi ve bana bu taşı herhangi bir klinik laboratuvarda incelet ve taş hangi yiyeceklerden oluşuyor öğren önlemini al dedi ben malesef bitürlü yapamadım :( ama siz doktorunuza sorun birçok klinik laboratuvar var acaba hepsi bu konuyla ilgilenirmi bilemem eniyisi kendi doktorunuza sorun o size bu bilgiyi verecektir ;)

  103. bence çok biligi werici birsey yalnız bu felçle mi ilgili bilmiom

  104. dilek hanım;
    öncellikle bende böbrek taşı hastasıyım..5 sene önce açık böbrek taşı ameliyatı oldum ama taşlar tekrar oluştu ,taşları nerde ve nasıl inceletebiliriz yardımcı olursanız çok sevinirim..şimdiden tşkler…

  105. musa gülleb said:

    merhaba benim abimin ağzında ve dilinde yaralar oluşuyor.bunun için ne kullanması gerekiyor.bana bu konuda yardımcı olursanın cok mennun olurum

  106. merhaba ben sigara kullanıyorun ciğerlerim için hangi bitkiyi kullanmalıyım ayrıca böbrek ameliyatı geçirdim taştan dolayı fakat daha böbreklerimde 6 adet taş var bunlar için ne yapmalıyım

  107. ahmet faruk said:

    slm al. oğlum 1 aylıkken karaciğer-safra yolları rahatsızlığına bağlı beyin kanaması geçirdi.karaciğerinden ameliyat oldu ve safra yolları ve kesesi alındı.Karaciğerinde büyüme (siroz) ihtimali var.beyin kanamasına bağlı epilepsi nöbetleri var ve ciddi gaz problemimiz var.bazen gaz çıkartırken zorlanıyor ve kusuyor.sizden ricamız karaciğerine ve epilepsisine ve gaz problemini çözecek şifalı bitkiler önermenizi istiyorum.

  108. Bulunduğunuz yere yakın AKTAR cılarda bitkilere ulaşabilirsiniz AKTARcılar hangi hastalıklar için faydalı olacağına dair bilgide verebilirler:)yorumlarına karşılık alamayanlar bu yola başvurabilirler ;)

    hasan bey geçmiş olsun Böbrek taşıyla ilgili olarak şunu söyleyebilirim bende böbrek taşından çok çekmiş biri olarak size şunu tavsiye edebilirim(doktorun söylemişti) taşlar yiyeceklerden oluşuyor o yiyeceğin ne olduğunu bilmelisiniz eğer öğrenir ve onu kullanmazsanız vücut taş retmicektir sizin yapmanız gereken doktorunuza başvurmanız söylemeniz. eğer düşen taşınızı laboratuara verip inceletirseniz hangi yiyecek olduğunu bulabilirsiniz ;)

  109. İyi günler sitenizdeki yorumları okudum çok beğendim.Benim böbreğimde taş oluşuyor.Bir yıl öncesi kapalı amaliyat oldum.İki üç ay rahattım.Ama şimdi ağrılarım çok şittetli benim için ne önerebilirsiniz hangi otlardan faydalana blirim.Şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla

  110. iyi günler sitenize üye olmak istedim ama öyle bir durum yok galiba… Size rahatsızlığımla ilgili bir alternatif bitki önermenizi istiyorum. Bende bacaklarımda varis var. Yanlız venlerde olan türünden kılcal deil. Doktorun yazmış olduğu hapı ve çorabı kullanıyorum elimden geldiğince eğer siizin bildiğiniz bir bitki varsa bu rahatsızlık konusunda bana yardımcı olursanız çok sevinirim. saygılar

  111. ihsan said:

    bu bitkileri nereden nasıl temin edebiliriz. SİNİRLİ OTa acilen ihtiyacım var.mail atarsanız sevinirim teşekürler

  112. zeliha said:

    merhaba hocam benim annem felç hastası yatalak değil fakat aksaklık ve baş dönmesi ve başını dik tutamama gibi rahatsızlığı var bana önereceğiniz bir bitkisel ürün varsa tavsiye ederseniz çok sevinirim

    saygılarımla

  113. SELAMÜN-ALEYKÜM…MERHABA BENİM BABAM GIRTLAK KANSERİ VE ZATÜRRE ÇIKTI CİĞERİNDE…ZATEN RADYOTERAPİ GÖRÜYODU..BİTTİ TEDAVİSİ…TAHLİL YAPTIRDIK ŞİMDİDE ZATÜRRE ÇIKTI…NE YAPMALIYIZ…NELER İYİ BU HASTALIĞA….BENİ BİLGİLENDİRİRSENİZ EN KISA ZAMANDA SEVİNİRİM…HOŞCAKALIN…SELAMETLE…SAĞLIKLA…

  114. S.a
    Sitenizi şifalı bitki ararken tesadüfen buldum
    Eşimde ileri safhada çikolata kistleri var doktorlara gittik bir kez laparoskopi yaptılar ilaç tedavisi gördü fakat yeniden oluştu,çocuğumuz olmuyor bize yardımcı olurmusunuz. Yukarıda belirttiğiniz siteleri inceledim fakat bu kist için faydalı bir bitki bulamadım.

  115. imamali said:

    tükrük bezlerimde taş olduğu ve iltihaplandığı söylendi antibiotikler kullandım hala aynıfaydalı olabilecek bitkiler varmıdır teşekkürler

  116. osman özen said:

    çok güzel bakıp degerlendirme yapıyoruz ancak kulak çınlamasına yarayan şifalı bitki nedir en azından denemek istiyorum doktora gittim gerekli tespitler yapıldı ancak bana erken gelseydiniz en azından zayıflayan damarı besleme yoluna gidilirdi denildi işitme kaybı oluşmakta denildi oysaki beş senedir çınlıyor ve zayıflamada olmadı eskisisnden daha çok işitiyorum işitme kaybımda yok sol kulagımda çınlama hala beni rahatsız etmekte en azından hangi bitki faydalıdır onu denemk istiyorum ve o bitki isminidede rastlayamadım teşekkür ederim

  117. babam şekerb hastası düzenli olarak ilaçlarını kullanıyor ve yanısıra bitkisel yollardan tedavi olmak istiyor bize önerebileceğiniz bir tedavi yolu var mı?

  118. HASBİ TANRIVERDİ said:

    SELÂMÜNALEYKÛM! SİTENİZİ BİRAZÖNCE KEŞFETTİM.
    Sigara içtiğim zamanlar bile çok fazla içmezdim. Yaklaşık 5 yıldır hiç içmediğim gibi, içilen yerlerden de uzak duruyorum çünki; sigara kokusu, ağır esans parfüm kokusu ve kirli hava oldukça fazla nefesimi daraltıyor.
    Ayrıca gece yatağa yattığımda da nefes darlığı hissediyorum ve uyuduğumda 3-4 senedir horlama şikayetlerim arttı. Boy:1.65-Kilo:80
    17.02.2007 tarihli ultrason ve tahlil sonuçlarında; (*)Karaciğer boyutları (160mm.)Prankim Ekosu Diffüz olarak artmış (*)Sağ böbrek orta kesiminde 3mm.çapında 1 adet küçük kalkül var. Böbreklerin Pelvis vekaliksleri hafif dolgunlaşmıştır. (*)Prostat boyutları; normalin üst sınırında(45/36/41mm.ağırlık 35 gr.)Santral Zonunda 8mm çapında kalsifikasyon mevcut. Bilateral olarak seminel veziküler dolgunlaşmıştır(15-16mm.)
    -GLUCOSE:112-HDL.CHOLEST:58-CHOLESTROL:212-TRİGLYCERIDES:220-LDL:142-A.S.T:5-A.L.T:52-CREATİNE:0.89-UREA:42-MİKROSKOPİ: Hersahada nadir lökosit-eritrosit görüldü…
    Bu Tıbbî terimler ve sonuçlar denemek istediğim Bitkisel Tedavi şekli için yararlı olurmu bilemiyorum ama; öncelikle NEFES DARLIĞI ve HORLAMA şikayetimle ilgili nasıl bir bitkisel tedavi şeklinden yararlanabilirim? O nu öğrenmek istiyorum. Selamlar, sevgiler, saygılar ve en iyi dileklerimi sunarım. HASBİ

  119. ALINTI:

    KEFİR”yaygınlaşmaya başladı annem arkadaşına tavsiye etti.aradan 1 ay sonra komşumuzu tanıyamadık diyebilirim şişler inmiş çok rahat hareket edebilir hale gelmişti çok şaşırdık sebebinin “kefir” olduğunu söyledi sabah ve akşam o kefiri mayaladım ve içtim bu hale geldim dedi hatta onda karaciğerde yağ birikmesi olmuş doktor son kontrolünde yağın yok olduğunu bile söylemiş gerçekten çok şaşırdık

  120. selam benim annem şeker hastası ama şekeri bir türlü inmiyor nasıl bir bitki tedavisi önerirsiniz cevabınızı bekliyorum. geri dönerseniz sevinirim teşekkürler.

  121. MERHABA BENİM ANNEMDE KARACİĞER YAĞLANMASI VE YÜKSEK TANSİYON VAR NELER YAPMALIYIZ YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİM TEŞEKKÜRLER

    • HİLAL, tansiyon önemlidir,Öncelikle bir doktora başvurmalısınız,bitkisel çözüm sdece yan destektir.sÜREKLİ yüksek tansiyon varsa ve bu teşhiş konulmuşsa doktorun vereceği ilacı kesinlikle kullanmalısınız.
      Ayrıca,bitkisel olarak limonlu çay,sarımsak iyi gelir.buna ilave olarak ökse otu da tansiyonu düşürür.ve en önemlisi tuz kullanımı kesinlikle olmaması gerekir.Stres ve gregni ortamlardan da uzam durmak lazım.. acil şifalar

  122. felç olduktan sonra düzelmesini kolaaylaştırıcı fizik tedavi ve ilaçların yanında yardımcı bitkiler varsa ve bu konuda bilginiz varsa teşekkür ederim

  123. serçin said:

    slm steniz çok faydalı ama sormadan bişey yapmak istemediğim için bana yardımcı olmanızı istiyorum kızım yeni 9. aynı doldurdu 40 günlük bebekken akciğerinde iltihap olduğunu söyleyerek hastaneye almıştı doktorumuz şuansa öksürüğü ve göğsünde hırıltı var balgam atamıyor ve grip ona bitkilerden hazırlaya bileceğim bir karaşım yada bitkiler içerisinden hangisini önerirsiniz yapılış şekliyle birlikte email atarsanız çok sevinirim şimdiden teşekkürler ….

  124. dilekbab said:

    malum bizler doktor yada uzman değiliz ama bildiklerimizi paylaşıyoruz doktorlarımızın ilgilenmesi gereken hatta onların sözünün dışına çıkılmaması gereken çok hastalık var onların sözünün dışına çıkmamalıyız hala bitkileri yok sayan hekimlerimizde var onlarıda kızdırmadan ben yaşadığımız hatta bizzat tanık olduğum bir hadiseyi anlatmak istiyorum YORUMSUZ çok yakın bir komşumuz karaciğer hastasıydı hatta son aşamadaydı”siroz” elleri ayakları şişiyor yüzünde renk değişimleri oluyordu yürüyemiyordu annem yine kendi etrafından duyduklarını son çare olarak arkadaşına tavsiye ediyordu o dönemde “KEFİR”yaygınlaşmaya başladı annem arkadaşına tavsiye etti.aradan 1 ay sonra komşumuzu tanıyamadık diyebilirim şişler inmiş çok rahat hareket edebilir hale gelmişti çok şaşırdık sebebinin “kefir” olduğunu söyledi sabah ve akşam o kefiri mayaladım ve içtim bu hale geldim dedi hatta onda karaciğerde yağ birikmesi olmuş doktor son kontrolünde yağın yok olduğunu bile söylemiş gerçekten çok şaşırdık biz bile bilmiyorduk ben yanlızca yaşadığımız bir hadiseyi anlattım ne eksik ne fazla YORUMSUZ komşumuz şuanda çok iyi Allah daha iyi etsin tüm hastalarımıza şifa versin inş AMA ŞU VAR BİTKİLERE SARILACAM DEYİP HATADA YAPMAYALIM BELKİDE BİZE GÖRE YANLIŞ OLANI KULLANIYORUZ DOKTORUMUZA DANIŞMADAN KULLANMAMAKTA FAYDA VAR NE OLURSA OLSUN

  125. fatoş said:

    bi sorum daha var hepatit b için öneriniz ne olur taşıyıcı olan biri karaciğer enzim testleri yaptırılıyor herşey normal teşekkürler

  126. fatoş said:

    Aslında tanımadığınız birine güvenmek şaşırtıcı ama site başlığınız çok etkiledi.Benim sorum şu anksıete bozukluğuna önereceğiniz bir bitki ve kullanımı birde bende gün içerisinde hani araba tutarda mide ve baş dönmesi yaşarsınız ona benzer bi durumum var önereceğiniz bitkileri sabırsızlıkla bekliyorum şimdiden ALLAH razı olsun.

  127. dilekbab said:

    Doktor aksini söylemediyse ;)

    Basit uykusuzluklarda yatmadan önce sigara, çay, kahve gibi şeyler içmemek, yatak odasını havalandırmak, bir bardak sıcak süt içmek ve sıcak banyo yapmak çok faydalıdır

    ALIÇ :) ÖNERİLEN HASTALIKLAR:
    Kalp ağrıları (koroner damarları genişleterek kan dolaşımını artırır. Böylelikle “angina” denilen kalp ağrılarını azaltır). Vasküler spazmlar, taşikardi, aritmi, miyokardit, damar sertliği, yüksek tansiyon, sinirsel kalp problemleri, uykusuzluk, ishal, idrar yolu hastalıkları.

    KEDİOTU :) ÖNERİLEN HASTALIKLAR:
    Ağızdan: Nevrasteni, histeri, sinirsel uykusuzluk, heyecandan kaynakla­nan kalp çarpıntısı, baş ağrıları, kramplar, bronşial astım, yüksek tansiyon, menopoz ve buluğ çağındaki sıkıntılar, çocuklarda davranış bozuklukları, konsantrasyon azlığı. Haricen yaralar.

    OĞUL OTU :) Önerilen Hastalıklar : Kalp rahatsızlıkları ( oğul otu İbni Sina dan günümüze kadar başarıyla kalp ilacı olarak kullanılmıştır.), “Vegatativa dystonie” adı verilen baş ağrılarında, uykusuzluk, hazımsızlık şikayetleri, nevralji, akciğerden kaynaklanan kan kusmalarda, sinir krizleri, depresyon, anksiete, kulak çınlaması, baygınlık, baş dönmesi, hafıza kaybı, melankoli, histeri, kansızlık, stres.
    Kullanım Şekli ve dozu (OĞUL OTU): 1 tatlı kaşığı kıyılmış bitkiden 1 bardak kaynar suya konularak 10 dakika baklatilir. Günde 3 defa birer bardak aç karnına içilir.
    NOT : Oğul otu 20. asrın baş düşmanı olan stres ve kalp hastalıklarının en iyi yan tesirsiz ilacıdır. Eğer insanlar bunu bilselerdi çay yerine oğul otu içerlerdi.

  128. geceleri sabaha kadar 1 saat uyuku anca uyuyorum sebebini hiç bir doktor anlayamadı bana şifalı bitkilerden hangisi fayda eder yardımcı oluyrsanız sevinirim. Kastamonudan Nihat VARSAKOĞLU Memur

  129. yararlı bir çalışma olmuş kutlarım sizi.

  130. dilekbab said:

    YÜKSEK TANSİYON
    doktor aksini söylemediği takdirde ;

    KEREVİZ: Kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardırŞeker, yüksek tansiyon ve romatizma da da faydalıdır.

    ISPANAK: Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze

    ALIÇ: Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. yüksek tansiyonu düşürür Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.

    MEYANKÖKÜ: yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar

    ZEYTİN: Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.

    DİKKAT KESTANE VE KAVUN: şeker hastaları ve yüksek tansiyonu olanlar yememelidir.

  131. murat çelik said:

    slm hocam eşim sekiz aylık hamile ve yüksek tansiyonu var.en son geçen tansiyon bayağı yükseldi.doktara gittik tuzlu yemesin diyor.onun haricnde birşey söylerseniz sevinirim.allaha emnet olun .teşekkürler

  132. osman bozali said:

    ben şeker hastasıyım ve şekerim çıkıyor hangi bitkileri kullanmam gerekir bu konuda beni aydınlatırsanız çok sevinirim

  133. sevgili semra ve ayşe öncelikle geçmiş olsun Allah acil şifalar versin diyoruz..
    size yanlış bilgi vermemek açısından bitkisel tedavilerle ilgili açılmış birkaç site tavsiye edeceğiz. ayrıca ciddi bir sağlık probleminiz varsa bir doktora görünmenizi öneriyoruz.
    bitkisel tedavilerle ilgili tavsiye edebileceğimiz siteler:

    1- http://www.bitkisel-tedavi.com/faydalibilgiler.htm

    “bitkileri tanıtan bir sitedir”

    2- http://www.bitkievi.com/

    “bir çok sağlık probleminize bitkisel çözümler üreten bir site”

    3- http://www.forumsaglik.com/

    “sağlık sorunlarınıza danışarak çözüm bulabileceğiniz bir site”

    şimdiden geçmiş olsun. umarız Allahın Şâfi sıfatı sizin için en kısa zamanda tecelli eder.

  134. s.a.ben 2 defa myomdan ameliyat oldum tekrar oluşmasından korkuyorum .Hangi bitkileri ne kadar ve ne miktarda kullanmam gerekir yardımcı olursanız sevinirim. şimdiden Allah razı olsun.teşekkürler

  135. Selamlar,41 yaşındayım.İki yıl önce cerrahi menopoza girdim.Sağlık problemlerim var çok dikkat etmeme rağmen hızla kilo alıyorum.Takviye olarak östrojen tablet kullanıyorum.Hangi bitkileri ne kadar ve ne miktarda kullanmam gerekir yardımcı olursanız sevinirim.

  136. aleykum selam . şifa bulmanıza vesile olduğumuza çok sevindim. geçmiş olsun..

  137. selam,sitenize daha önce de girip bilgilerinizden faydalanmıştım, ve size bir teşekkür borçluyum çünkü rahatsızlığım için kullandığım bitkinin sayesinde ameliyat olmaktan kurtuldum(8cm civarında kistim vardı ama artık yok!)bazı insanlar bitkilerin mucizesine inanmıyorlar,2 yıl öncesine kadar ben de inanmazdım,ama artık bizzat kendi deneyimlerime dayanarak söylüyorum bitkiler birçok hastalığın ilacı! hem ilaçlar da nihayetinde bitkilerden yapılmıyor mu?

    • merhaba hülya canım benimde çikolata kistim var acaba kullandığınız ve size iyi gelen bitkinin adını verir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 86 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: